Bu nedenle bilim artık yalnızca akademisyenlerin ya da araştırmacıların ilgi alanı değil. Araştırma politikaları ekonomik büyümenin, ulusal güvenliğin, gıda üretiminin, enerji bağımsızlığının ve hatta ülkelerin uluslararası nüfuzunun temel belirleyicilerinden biri hâline geldi. Bilimsel bilgi, yalnızca yeni keşiflerin değil, aynı zamanda jeopolitik gücün de en önemli kaynağına dönüşüyor.
Bu sayımızın kapak dosyasında, tam da bu küresel dönüşümü mercek altına alıyoruz. Donald Trump yönetiminin ABD’de bilim kurumlarına yönelik müdahaleleri, araştırma bütçelerindeki kesintiler ve uluslararası bilim ağlarından geri çekilme eğilimi, küresel bilim dengesinde önemli bir kırılma yarattı.
Avrupa Birliği ise bunu tarihsel bir fırsat olarak görüyor. Milyarlarca avroluk yeni programlarla dünyanın en parlak araştırmacılarını kendine çekmeye çalışıyor. Bu amaçla 900 milyon Avroluk bir fon ayırdı. Peki Avrupa gerçekten ABD ve Çin’in yanında üçüncü bir bilim kutbu oluşturabilir mi? Nature dergisinin kapsamlı analizinden hareketle hazırladığımız dosya, bu sorunun yanıtını arıyor.
Peki Türkiye nerede?
Bu büyük tablonun ardından gözümüzü Türkiye’ye çeviriyoruz. Avrupa’nın araştırma ekosisteminin parçası olan Türkiye neden hâlâ beklenen bilimsel sıçramayı gerçekleştiremiyor? Üniversite sayımız artarken bilimsel etki neden aynı hızla yükselmiyor? Ar-Ge yatırımları, beyin göçü, patent üretimi ve inovasyon göstergeleri bize ne söylüyor? Veriler ışığında Türkiye’nin bilim karnesini değerlendiriyoruz.
Doğan Kuban, “Hangi Aydınlanma?” başlıklı yazısında laikliği yalnızca siyasal bir tercih değil, bilimsel düşüncenin ve çağdaş toplumun vazgeçilmez zemini olarak ele alıyor.
Müfit Akyos, sensörlerden yapay zekâya uzanan Tarım 4.0 dünyasını anlatarak, gıda güvenliğinin geleceğinin artık teknoloji, veri ve bilimsel planlamayla şekillendiğini ortaya koyuyor.
Tanol Türkoğlu ise Shannon’ın enformasyon kuramından Mallarmé’nin “güzel kitap” metaforuna uzanan düşünsel yolculukta, yapay zekâ çağında insanın neden hâlâ anlam üretmek zorunda olduğunu sorguluyor. Tanol’un kült aylık sayfası Dijitalem’i okurken eğleniyor, gülüyor ve öğeniyoruz. Kısa notlarından örnek: Internette Elon Musk’ın özel jetini takip eden genç ünlü olmuş, Musk’ın da sinirini bozmuştu. Kyle McDonald ise daha büyük düşünmüş. “Dünyadaki 31 binden fazla özel jeti anlık olarak izliyor ve harekete geçtiklerinde harita üzerinde gösteriyor. Misyonu ise daha ulvi: Eğer bu jetlerin büyük bir çoğunluğu aynı anda havalanırsa kıyamet yakındır ve bu bilgi biz avamla da paylaşılmalıdır tedbir alalım! Çünkü özel jetlerin çoğunun aynı anda havalanması ultra zenginlerin kötü bir haber alıp daha güvenli yerlere kaçması anlamına gelirmiş!”
Bağlantısallık ve demokrasi
İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türker Kılıç, bağlantısallık bilimi üzerinden demokrasiye yeni bir bakış öneriyor; farklı akılların ve bilgi ağlarının ortak yaşamı nasıl mümkün kıldığını tartışıyor: Demokrasi, yaşamın bilgi üretme biçimlerinden biridir. farklı deneyimlerin, farklı bakış açılarının ve farklı bilgi kaynaklarının bir araya gelerek ortak bir karar oluşturma çabasıdır.
Dijital kültür yalnızca düşünme biçimimizi değil, sanat anlayışımızı da dönüştürüyor. Kültür Üniversitesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Göknur Sözüneri, sinema afişlerinin yapay zekâ ve dijital teknolojilerle nasıl yeni bir anlatım diline kavuştuğunu anlatıyor.
Sağlık sayfalarımızda günlük yaşamı doğrudan ilgilendiren önemli araştırmalar yer alıyor. Yaz sıcaklarında iştahımızın neden azaldığını, beynimizin sıcakla mücadeleyi neden sindirimin önüne koyduğunu inceliyoruz. D vitamini ve kalsiyum takviyelerinin yaşlılıkta kırıkları önlemede sanıldığı kadar etkili olmayabileceğini gösteren kapsamlı araştırmayı değerlendiriyoruz. Yapay zekânın, doktorların gözden kaçırdığı kalp sorunlarını saptamadaki başarısı ise tıpta yeni bir dönemin habercisi.
Nilgün Özbaşaran Dede’nin hazırladığı Araştırma Gündemi sayfalarımızda yarasaların ekosistem için vazgeçilmez rolünden, Fransız Milli Kütüphanesi’nde bulunan Mozart’ın bilinmeyen el yazmasına; insanlık tarihinin bilinen en eski veba salgınına ilişkin yeni bulgulardan bilim dünyasının dikkat çeken gelişmelerine uzanan geniş bir seçki sunuyoruz.
Bilgi Küpü: 500 den fazla balık, ihtiyaca göre cinsiyet değiştiriyor… Tayfun Akgül ve Ergun Akleman’ın bilim bantları, bulmaca sayfamız sizleri bekliyor. Ve tekno vitrinde tekno yenilikleri izliyorsunuz…
Dünyanın inovasyon üsleri: Çin ilk sırada
Grafik Bilgi köşemizde bu kez dünyanın yeni inovasyon üslerini inceliyoruz. Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’nün verileri, teknolojik geleceğin artık ülkelerden çok belirli araştırma ve girişimcilik merkezlerinde şekillendiğini gösteriyor. Çin’in ilk kez ABD’yi geride bırakması ise küresel bilim rekabetindeki değişimin en çarpıcı göstergelerinden biri.
Bilim ve Beslenme sayfamızda mutfakların en eski alışkanlıklarından biri olan “pirinci yıkamak gerekir mi?” sorusunu bilimsel veriler ışığında yanıtlıyoruz. Mercan Bursalı’nın hazırladığı Meraklı Çocuk sayfamız ise bu kez çocukların çok sevdiği bir sorunun peşine düşüyor: İnsan vücudu neden tüyle kaplı değil?
***
Dijital HBT
Gerçi Dijital dergimizdeki basılı dergide olmayan ekstra sayfaları karekod ile görüyorsunuz, ama yine de burada anımsatalım bir kaçını: Astronotlar uzayda keyifle yemek yiyemiyorlar (Meraklı Büyükler); Özgür irade bir yanılsama mı, insan davranışlarını gerçekten özgür irade mi miz yönetiyor yoksa kararlarımızın büyük bölümü beynimizin ve geçmiş deneyimlerimizin ürünü mü?… Belize’de bulunan gizemli bir mağara, Maya uygarlığının ölüm ve yeniden doğuş inançlarına ışık tuttu. İlginç bir araştırma… Dijital dergimize abone olunuz…
***
Bilim yalnızca yeni bilgiler üretmez; toplumların geleceğini de şekillendirir. Bugün laboratuvarlarda verilen kararlar, yarının ekonomisini, sağlığını, tarımını ve yaşam biçimini belirliyor. Bu nedenle bilimi izlemek artık yalnızca merak değil, geleceği anlayabilmenin de en güçlü yolu.
Keşfetmeye, sorgulamaya ve bilimin ışığında düşünmeye devam edeceğiz.
Özlem Yüzak