<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>canan dagdeviren arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/canan-dagdeviren/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/canan-dagdeviren</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Thu, 28 Mar 2019 11:02:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Eşitsizliğin yarattığı sorunlara yeni bir bakış, mesele çok daha vahim!</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/esitsizligin-yarattigi-sorunlara-yeni-bir-bakis-mesele-cok-daha-vahim</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Mar 2019 14:00:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[canan dagdeviren]]></category>
		<category><![CDATA[eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[haksızlık]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[yoksulluk]]></category>
		<category><![CDATA[zenginlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=13389</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eşitsizlik dünyasında yaşadığımız kimsenin tartışmadığı, hatta patronların bile yer yer şikâyet ettiği bir konu. Fakat nedense en çok parayı kazanmak, en büyük zengin olmak ekonominin itici gücü olarak kabul ediliyor, yanlışlık burada başlıyor. Zenginliğin sonu yok, ama doyuruculuğu da bir yere kadar. Bill Gates bile kendini pek çok hastalık meselesinin çözümüne vurmuş durumda! Oysa toplumda büyük eşitsizliklerin, sınıflar arasındaki uçurumların giderek artmasının, yoksullaşmalara ve büyük sağlık sorunlarına yol açtığı gerçeğinin ötesinde bir tablo ile karşı karşıyayız. Çok sayıda bilimsel çalışma durmadan önümüze olumsuz kanıtlar koyuyor. Yoksulluk, önemli ve büyük gelir farklılıkları, stres yaratıyor. İnsanları üç önemli sağlık konusunda vuruyor: Beyin fonksiyonunu zedeliyor, kronik iltihaplanmaya yol açıyor ve kromozomal yaşlanmaya neden oluyor. Biz eşitsizliğe yakın zamana kadar, toplumda fırsat eşitsizliği yarattığı, yoksul insanların iyi beslenemediği gibi açılardan bakıyorduk. Oysa durum daha vahim: Eşitsizlik insanları hasta ediyor, sağlığını bozuyor ve çok daha büyük bir toplumsal tablo ortaya çıkartıyor. Bu durum, düşünme yetisinden tutun, insanları zekâ ile ilgili yeteneklerine varıncaya kadar derinden etkileyen bir tablo. Bizce Bill Gates ve benzerleri, tamam hastalıklara tedaviler bulunması için araştırmalara para akıtsın, ama toplumsal eşitsizliklerin adım adım azaltılması için, yeni bir düzenin yaratılmasında çalışanlara da destek versin ve sözcülerinden biri olsun. Çok mu iyimseriz?! Dolu bir dergi  Dergimizi her zamanki gibi ilginç öykülerle, bilim haberleriyle ve yazarlarımızın başka yerlerde okuyamayacağınız yazılarıyla size sunuyoruz. Doğan Kuban dünyanın bugünkü haline kuşbakışı bakıyor ve içine Türkiye’yi de katıyor. Yazısının başlığı “Dünya ile bütünleşmek”, ama nasıl bir dünya ile ve Türkiye’ye yönelik hangi tehditlerle? Dünyayı değiştiren bir büyük olayın ilginç öyküsünü merakla okuyacaksınız. Konu internet, 30. yılını bu Mart’ta kutluyoruz. CERN’e dışarıdan kiralanan bir mühendis, Tim Berners &#8211; Lee, bir küçük ve basit yazılım hazırlıyor. Bilgisayarların bir ağ üzerinde dosya-bilgi alışverişini gerçekleştiriyor. Erdal Musoğlu çok güzel yazmış! Müfit Akyos yerel yönetimler üzerine yazılarını sürdürüyor. Bu kez konu kalkınma ajansları ve bölgesel kalkınmada akıllı uzmanlaşma. Mustafa Çetiner ise geçen hafta katıldığı Tıp Eğitiminde Program Yeterlilikleri Çalıştayı hakkındaki izlenimlerini paylaşıyor. Haber başlıklarımızdan bazıları: 10 saniyelik bir el sıkışma ile etrafınızı DNA’larınızı saçtığınızı biliyor muydunuz? Geceleri geç yatma alışkanlığı beyni nasıl etkiliyor? Bu iki ilginç konu üzerine yapılan yeni araştırmaları ve sonuçları sizinle paylaşıyoruz. Bilim ve Beslenme’de bu kez konu sakatatlar. Faydaları ve zararları ile ilginç bir yazı. Kedi sahibi misiniz? Kedinizi daha iyi tanımak ister misiniz? Arka sayfada sizi 6 ipucu bekliyor. Türkiye’de yöneylem araştırması disiplinin bir numaralı ismi Prof. Dr. Halim Doğrusöz’ü 9 Mart’ta 97 yaşında kaybettik. Öğrencileri Halim hocayı anlattılar. Bahçeşehir Üniversitesi’nden Meltem Bilikmen ise geçen hafta başlattığı Bilim İnsanı Yetiştirme Programı BİSEP ve Ortaöğretim öğrencileri arasında düzenlenen bilim yarışması hakkındaki yazısının devamını ve ödül kazananların projelerini yazdı. Gerçekten de gençlerimizin ilham verici projeleri son derece ilginç. Atılım Üniversitesi’nden Öğretim Görevlisi Dr. Günseli Gümüşel’in yazısı “Erken Cumhuriyet Döneminde Spor ve Gençlik üzerine. Kültür Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Özge Özkök ise Pazarlamanın Dönüşümü ve Chatbotlar üzerine yazdı. Kadir Has Üniversitesi’nin her yıl verdiği Kadir Has Üstün Başarı Ödülü bu yıl Prof. İvet Bahar’a verildi. Hesaplamalı biyolojinin dünyada önce ismi Bahar, Batuhan Sarıcan’a verdiği söyleşide diyor ki: “En büyük mutluluğum yetiştirdiğim genç bilim insanları, onların öğrencileriyle de birlikte çalışıyorum onlar benim akademik torunlarım.” Bir ödül de bu program çerçevesinde Canan Dağdeviren’e verildi. Her ikisine kucak dolusu başardı ve sevgi. HBT bilimin güncel kalbinin attığı yer. İzleyin, izletin ve yeni bir Türkiye’nin kapısını hep birlikte açılmasına yardımcı olun. Gelecek Cuma’ya kadar sevgiyle ve dostlukla kalın. *** Öğretmenlerimize abonelik hediye edenlere teşekkür Gazeteci meslektaşımız Emin Çapa’nın çağrısı üzerine başlattığımız öğretmenlere basılı dergi aboneliği kampanyasından çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Gerek öğretmenlerimizden gelen talep gerekse siz okurlarımızın desteği herkesi umutlandırıyor. Kamu görevleri nedeniyle öğretmenlerimizin isimlerini paylaşmıyoruz. 10 öğretmene abonelik hediye eden sayın Burak Güç’e, 5 öğretmene dergi aboneliğini üstlenen sayın Yaşar Çerik’e, birer öğretmene abonelik hediye eden sayın Barış Yıldız, Erdal Başeren, B. Sevgi Kocaçimen, Cem Tirumtay, Umut Karaman, Ömer Gün, Arzu Gelgeç ve Ayşe Gözcelioğlu ile Canpa Holding’e Türkiye’nin aydınlanma yolculuğuna yaptıkları katkılardan ötürü sonsuz teşekkürler.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/esitsizligin-yarattigi-sorunlara-yeni-bir-bakis-mesele-cok-daha-vahim">Eşitsizliğin yarattığı sorunlara yeni bir bakış, mesele çok daha vahim!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-13387 size-medium alignright" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/157-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/157-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/157-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/157.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Eşitsizlik dünyasında yaşadığımız kimsenin tartışmadığı, hatta patronların bile yer yer şikâyet ettiği bir konu. Fakat nedense en çok parayı kazanmak, en büyük zengin olmak ekonominin itici gücü olarak kabul ediliyor, yanlışlık burada başlıyor. Zenginliğin sonu yok, ama doyuruculuğu da bir yere kadar. <strong>Bill Gates</strong> bile kendini pek çok hastalık meselesinin çözümüne vurmuş durumda!</p>
<p>Oysa toplumda büyük eşitsizliklerin, sınıflar arasındaki uçurumların giderek artmasının, yoksullaşmalara ve büyük sağlık sorunlarına yol açtığı gerçeğinin ötesinde bir tablo ile karşı karşıyayız. Çok sayıda bilimsel çalışma durmadan önümüze olumsuz kanıtlar koyuyor.</p>
<p>Yoksulluk, önemli ve büyük gelir farklılıkları, stres yaratıyor. İnsanları üç önemli sağlık konusunda vuruyor: Beyin fonksiyonunu zedeliyor, kronik iltihaplanmaya yol açıyor ve kromozomal yaşlanmaya neden oluyor.</p>
<p>Biz eşitsizliğe yakın zamana kadar, toplumda fırsat eşitsizliği yarattığı, yoksul insanların iyi beslenemediği gibi açılardan bakıyorduk. Oysa durum daha vahim: Eşitsizlik insanları hasta ediyor, sağlığını bozuyor ve çok daha büyük bir toplumsal tablo ortaya çıkartıyor. Bu durum, düşünme yetisinden tutun, insanları zekâ ile ilgili yeteneklerine varıncaya kadar derinden etkileyen bir tablo. Bizce Bill Gates ve benzerleri, tamam hastalıklara tedaviler bulunması için araştırmalara para akıtsın, ama toplumsal eşitsizliklerin adım adım azaltılması için, yeni bir düzenin yaratılmasında çalışanlara da destek versin ve sözcülerinden biri olsun. Çok mu iyimseriz?!</p>
<p><strong>Dolu bir dergi</strong><strong> </strong></p>
<p>Dergimizi her zamanki gibi ilginç öykülerle, bilim haberleriyle ve yazarlarımızın başka yerlerde okuyamayacağınız yazılarıyla size sunuyoruz. <strong>Doğan Kuban</strong> dünyanın bugünkü haline kuşbakışı bakıyor ve içine Türkiye’yi de katıyor. Yazısının başlığı “Dünya ile bütünleşmek”, ama nasıl bir dünya ile ve Türkiye’ye yönelik hangi tehditlerle?</p>
<p><strong>Dünyayı değiştiren bir büyük olayın ilginç öyküsünü </strong>merakla okuyacaksınız. Konu internet, 30. yılını bu Mart’ta kutluyoruz. CERN’e dışarıdan kiralanan bir mühendis, <strong>Tim Berners &#8211; Lee</strong>, bir küçük ve basit yazılım hazırlıyor. Bilgisayarların bir ağ üzerinde dosya-bilgi alışverişini gerçekleştiriyor.<strong> Erdal Musoğlu çok güzel yazmış!</strong></p>
<p><strong>Müfit Akyos</strong> yerel yönetimler üzerine yazılarını sürdürüyor. Bu kez konu kalkınma ajansları ve bölgesel kalkınmada akıllı uzmanlaşma. <strong>Mustafa Çetiner</strong> ise geçen hafta katıldığı Tıp Eğitiminde Program Yeterlilikleri Çalıştayı hakkındaki izlenimlerini paylaşıyor.</p>
<p>Haber başlıklarımızdan bazıları: 10 saniyelik bir el sıkışma ile etrafınızı DNA’larınızı saçtığınızı biliyor muydunuz? Geceleri geç yatma alışkanlığı beyni nasıl etkiliyor? Bu iki ilginç konu üzerine yapılan yeni araştırmaları ve sonuçları sizinle paylaşıyoruz.</p>
<p>Bilim ve Beslenme’de bu kez konu sakatatlar. Faydaları ve zararları ile ilginç bir yazı. Kedi sahibi misiniz? Kedinizi daha iyi tanımak ister misiniz? Arka sayfada sizi 6 ipucu bekliyor.</p>
<p>Türkiye’de yöneylem araştırması disiplinin bir numaralı ismi Prof. Dr. <strong>Halim Doğrusöz</strong>’ü 9 Mart’ta 97 yaşında kaybettik. Öğrencileri Halim hocayı anlattılar.</p>
<p>Bahçeşehir Üniversitesi’nden <strong>Meltem Bilikmen</strong> ise geçen hafta başlattığı Bilim İnsanı Yetiştirme Programı BİSEP ve Ortaöğretim öğrencileri arasında düzenlenen bilim yarışması hakkındaki yazısının devamını ve ödül kazananların projelerini yazdı. Gerçekten de gençlerimizin ilham verici projeleri son derece ilginç. Atılım Üniversitesi’nden Öğretim Görevlisi Dr. <strong>Günseli Gümüşel</strong>’in yazısı “Erken Cumhuriyet Döneminde Spor ve Gençlik üzerine. Kültür Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi <strong>Özge Özkök</strong> ise Pazarlamanın Dönüşümü ve Chatbotlar üzerine yazdı.</p>
<p>Kadir Has Üniversitesi’nin her yıl verdiği <strong>Kadir Has Üstün Başarı Ödülü</strong> bu yıl Prof. <strong>İvet Bahar’a</strong> verildi. Hesaplamalı biyolojinin dünyada önce ismi Bahar, <strong>Batuhan Sarıcan</strong>’a verdiği söyleşide diyor ki: “En büyük mutluluğum yetiştirdiğim genç bilim insanları, onların öğrencileriyle de birlikte çalışıyorum onlar benim akademik torunlarım.” Bir ödül de bu program çerçevesinde <strong>Canan Dağdeviren</strong>’e verildi. Her ikisine kucak dolusu başardı ve sevgi.</p>
<p>HBT bilimin güncel kalbinin attığı yer. İzleyin, izletin ve yeni bir Türkiye’nin kapısını hep birlikte açılmasına yardımcı olun.</p>
<p>Gelecek Cuma’ya kadar sevgiyle ve dostlukla kalın.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>Öğretmenlerimize abonelik hediye edenlere teşekkür </strong></p>
<p>Gazeteci meslektaşımız Emin Çapa’nın çağrısı üzerine başlattığımız öğretmenlere basılı dergi aboneliği kampanyasından çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Gerek öğretmenlerimizden gelen talep gerekse siz okurlarımızın desteği herkesi umutlandırıyor. Kamu görevleri nedeniyle öğretmenlerimizin isimlerini paylaşmıyoruz. 10 öğretmene abonelik hediye eden sayın <strong>Burak Güç</strong>’e, 5 öğretmene dergi aboneliğini üstlenen sayın <strong>Yaşar Çerik</strong>’e, birer öğretmene abonelik hediye eden sayın <strong>Barış Yıldız, Erdal Başeren, B. Sevgi Kocaçimen, Cem Tirumtay, Umut Karaman, Ömer Gün, Arzu Gelgeç ve Ayşe Gözcelioğlu </strong>ile<strong> Canpa Holding</strong>’e Türkiye’nin aydınlanma yolculuğuna yaptıkları katkılardan ötürü sonsuz teşekkürler.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/esitsizligin-yarattigi-sorunlara-yeni-bir-bakis-mesele-cok-daha-vahim">Eşitsizliğin yarattığı sorunlara yeni bir bakış, mesele çok daha vahim!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13389</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Canan Dağdeviren: &#8220;Benim en büyük motivasyon kaynağım Atatürk&#8221;</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/canan-dagdeviren-benim-en-buyuk-motivasyon-kaynagim-ataturk</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Feb 2018 23:32:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[11 Şubat]]></category>
		<category><![CDATA[akademi]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyen]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa birliği]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimde kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü]]></category>
		<category><![CDATA[birleşmiş milletler]]></category>
		<category><![CDATA[BM]]></category>
		<category><![CDATA[canan dagdeviren]]></category>
		<category><![CDATA[doğa bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Hanzade Doğan Boyner]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kız Çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[marie curie]]></category>
		<category><![CDATA[matematik]]></category>
		<category><![CDATA[mühendislik]]></category>
		<category><![CDATA[nobel]]></category>
		<category><![CDATA[programlama]]></category>
		<category><![CDATA[STEM]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek öğrenim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=9189</guid>

					<description><![CDATA[<p>Canan Dağdeviren, 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü dolayısıyla BM Genel Kurulunda bir konuşma yaptı.  Birleşmiş Milletler tarafından, kadınların ve kız çocuklarının bilimdeki rollerini artırmak, STEM eğitimi ve araştırma faaliyetlerine her seviyeden katılımlarını teşvik etmek amacıyla 2015 yılında ilan edilen “11 Şubat &#8211; Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü’nün üçüncüsü dolayısıyla BM Genel Kurulu’nda bir konuşma yapan genç bilim kadınımız Canan Dağdeviren kendi başarılı bilim yolculuğunda en büyük motivasyonunun Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk olduğunu ve onun “Bir gün benim sözlerim bilime ters düşerse bilimi tercih edin” sözlerini vazgeçilmez bir yaşam öğüdü olarak aldığını söyledi. Daha çocukluk günlerinden başlayarak bugüne kadar süregelen bilim tutkusunu anlatan Dağdeviren, bilimi  gençlere ve çocuklara sevdirmek için her fırsatta Türkiye’ye seyahat ettiğini ve onlarla sosyal medya yoluyla sürekli iletişim halinde olduğunu anlattı. Yaklaşık 7 dakika süren İngilizce yaptığı konuşmayı aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz. Türkiye’de kız çocuklarının eğitimde fırsat eşitliğine kavuşması ve kızların güçlendirilmesi adına birçok sivil toplum girişimine öncülük eden Aydın Doğan Vakfı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan Boyner de BM etkinliklerinde bir konuşma yaptı. Her alanda olduğu gibi bilim alanında da eğitime erişimdeki kadın-erkek eşitsizliğinin, eğitim sürecinde kadına uygulanan ayrımcılığın, eğitim sonrasında mesleki gelişimin önündeki engellerin ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulayan Hanzade Doğan Boyner, çözüm yolunda ‘çok paydaşlı, uluslararası iş birliği yapılması’ çağrısında bulundu. Dünyada rakamlarla bilimde kadın&#8230; -Erkeklerin mühendislik, üretim ve inşaatı seçme eğilimi kadınlardan iki kat daha fazlayken, kadınların bir eğitim derecesinin peşinden koşma olasılığı da iki kat fazla. -Bazı ülkeler ve alanlarda, kadın mezunların “fazla veya yetersiz temsili” özellikle belirgin durumda. Örneğin, 2012’de mühendislik, üretim ve inşaat alanında, kadınlar, Almanya (%18), Macaristan (%22), Avusturya (%23), Çek Cumhuriyeti (%23), İrlanda (%24) ve İsviçre’deki (%24) doktora mezunlarının çeyreğinden daha azını oluşturdu. -2002 ile 2012 arasında, bilimin alt alanlarında ve mühendislikteki kadın mezunların sayısı, erkeklerin sayısından genel olarak daha hızlı bir oranda arttı. Ancak, 2002 ile 2012 arasında kadınların varlığının en çabuk arttığı alanlar (programlama, mühendislik ve mühendislik işleri) aynı zamanda kadınların en düşük tabandan başladıklarıydı. -Avrupa ve diğer gelişmiş ekonomilerde, üniversite ve okul hiyerarşilerinde, hem dikey hem de yatay tabiatıyla, cinsiyet ayrımı bulgularının olmasından memnuniyetsizlik duyuyor ve AB ülkelerindeki üniversite mezunlarının %59’u kadın olduğu halde, kadınlar üniversitelerdeki öğretim görevlilerinin yalnızca %18’ini oluşturuyor. -Yüksek öğrenim seviyesine sahip kadınlar, toplam çalışan nüfusa (%46) göre iş bulma konusunda daha başarılı olma eğilimindeler (üçüncü derecede eğitim almış olan ve profesyonel ya da teknisyen olarak çalışan kadınların %53’ü). Ancak, uzmanlaşmış bilim insanları ve mühendisler kategorisinde eşitsizlikler sürüyor; burada kadınlar çalışanların yalnızca %40’ını oluşturuyor. Bu durum, master seviyesi üstündeki lisansüstünde, bilim, matematik ve mühendislik alanlarında kadınların yetersiz temsil edilmesiyle kısmen açıklanabilir. -1903’te ödül alan Marie Curie’den bu yana yalnızca 17 kadın fizik, kimya veya tıp alanında Nobel Ödülü alırken, bu sayı erkeklerde 572. -Günümüzde, dünyadaki tüm araştırmacıların yalnızca %28’i kadın. -STEM katılımdaki cinsiyet farkı, alt ortaöğretimde daha belirgin hale geliyor. Bu, uzmanlaşmanın başladığı ve öğrencilerin hangi konularda eğitim göreceklerini seçtikleri zaman. Bunun yanı sıra, birçok durumda kızlar, yaşları ilerledikçe erkeklere nazaran STEM konularına ilgi duymamaya başlıyor. Birleşik Krallık’ta yapılan bir araştırmaya göre, 10 ila 11 yaşlarında kızlar ve erkekler STEM’le neredeyse aynı derecede ilgileniyor; Erkeklerin %75’i ve kızların %72’si bilimde ilgi çekici şeyler öğrendiklerini aktarıyor. 18 yaşına gelindiğinde ise, ileri derece STEM eğitime katılım baz alınarak yapılan ölçüme göre, bu oran erkekler için %33’e ve kızlar için %19’a düşüyor. Bu noktada erkekler, ileri derece eğitimlerine yaklaştıkça STEM konularını bırakmaya başlıyor. Kızlar ise, ortaöğretimin çok daha erken yıllarında bırakmaya karar veriyor. İsveçli gençlerle yapılan uzun dönemli bir çalışmanın bulguları da, çocukların kariyer isteklerinin çoğunlukla 13 yaşına kadar oluştuğunu ve o yaştan sonra öğrencileri bilime teşvik etmenin gittikçe zorlaşacağını gösteriyor.     -Dünya çapındaki yüksek öğretimde bulunan kadın öğrenci nüfusunun sadece %30’u STEM bağlantılı branşları seçiyor. Dallara göre de farklılıklar gözlemleniyor. Kadın öğrencilerin kayıt oranları özellikle bilgi, iletişim ve teknolojide (%3), doğa bilimleri, matematik ve istatistikte (%5) ve mühendislik, üretim ve inşaatta (%8) düşük seviyelerde. En yüksek ise sağlık ve refah çalışmalarında (%15). Video kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=BYpyhCcyWKk</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/canan-dagdeviren-benim-en-buyuk-motivasyon-kaynagim-ataturk">Canan Dağdeviren: &#8220;Benim en büyük motivasyon kaynağım Atatürk&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><strong><span class="s1">Canan Dağdeviren, 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü dolayısıyla BM Genel Kurulunda bir konuşma yaptı. </span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1"><img decoding="async" class="alignright wp-image-9191" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/02/bilimin-gucu-.jpg" alt="" width="360" height="160" /></span><span class="s1">Birleşmiş Milletler tarafından, kadınların ve kız çocuklarının bilimdeki rollerini artırmak, STEM eğitimi ve araştırma faaliyetlerine her seviyeden katılımlarını teşvik etmek amacıyla 2015 yılında ilan edilen “11 Şubat &#8211; Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü’nün üçüncüsü dolayısıyla BM Genel Kurulu’nda bir konuşma yapan genç bilim kadınımız Canan Dağdeviren kendi başarılı bilim yolculuğunda en büyük motivasyonunun Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk olduğunu ve onun “Bir gün benim sözlerim bilime ters düşerse bilimi tercih edin” sözlerini vazgeçilmez bir yaşam öğüdü olarak aldığını söyledi. Daha çocukluk günlerinden başlayarak bugüne kadar süregelen bilim tutkusunu anlatan Dağdeviren, bilimi<span class="Apple-converted-space">  </span>gençlere ve çocuklara sevdirmek için her fırsatta Türkiye’ye seyahat ettiğini ve onlarla sosyal medya yoluyla sürekli iletişim halinde olduğunu anlattı. Yaklaşık 7 dakika süren İngilizce yaptığı konuşmayı aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.</span></p>
<p><iframe src="https://www.youtube.com/embed/BYpyhCcyWKk" width="1283" height="480" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p class="p1"><span class="s1">Türkiye’de kız çocuklarının eğitimde fırsat eşitliğine kavuşması ve kızların güçlendirilmesi adına birçok sivil toplum girişimine öncülük eden Aydın Doğan Vakfı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan Boyner de BM etkinliklerinde bir konuşma yaptı. Her alanda olduğu gibi bilim alanında da eğitime erişimdeki kadın-erkek eşitsizliğinin, eğitim sürecinde kadına uygulanan ayrımcılığın, eğitim sonrasında mesleki gelişimin önündeki engellerin ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulayan Hanzade Doğan Boyner, çözüm yolunda ‘çok paydaşlı, uluslararası iş birliği yapılması’ çağrısında bulundu. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>Dünyada rakamlarla bilimde kadın&#8230;</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">-Erkeklerin mühendislik, üretim ve inşaatı seçme eğilimi kadınlardan iki kat daha fazlayken, kadınların bir eğitim derecesinin peşinden koşma olasılığı da iki kat fazla. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">-Bazı ülkeler ve alanlarda, kadın mezunların “fazla veya yetersiz temsili” özellikle belirgin durumda. Örneğin, 2012’de mühendislik, üretim ve inşaat alanında, kadınlar, Almanya (%18), Macaristan (%22), Avusturya (%23), Çek Cumhuriyeti (%23), İrlanda (%24) ve İsviçre’deki (%24) doktora mezunlarının çeyreğinden daha azını oluşturdu. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">-2002 ile 2012 arasında, bilimin alt alanlarında ve mühendislikteki kadın mezunların sayısı, erkeklerin sayısından genel olarak daha hızlı bir oranda arttı. Ancak, 2002 ile 2012 arasında kadınların varlığının en çabuk arttığı alanlar (programlama, mühendislik ve mühendislik işleri) aynı zamanda kadınların en düşük tabandan başladıklarıydı. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">-Avrupa ve diğer gelişmiş ekonomilerde, üniversite ve okul hiyerarşilerinde, hem dikey hem de yatay tabiatıyla, cinsiyet ayrımı bulgularının olmasından memnuniyetsizlik duyuyor ve AB ülkelerindeki üniversite mezunlarının %59’u kadın olduğu halde, kadınlar üniversitelerdeki öğretim görevlilerinin yalnızca %18’ini oluşturuyor. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">-Yüksek öğrenim seviyesine sahip kadınlar, toplam çalışan nüfusa (%46) göre iş bulma konusunda daha başarılı olma eğilimindeler (üçüncü derecede eğitim almış olan ve profesyonel ya da teknisyen olarak çalışan kadınların %53’ü). Ancak, uzmanlaşmış bilim insanları ve mühendisler kategorisinde eşitsizlikler sürüyor; burada kadınlar çalışanların yalnızca %40’ını oluşturuyor. Bu durum, master seviyesi üstündeki lisansüstünde, bilim, matematik ve mühendislik alanlarında kadınların yetersiz temsil edilmesiyle kısmen açıklanabilir. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">-1903’te ödül alan Marie Curie’den bu yana yalnızca 17 kadın fizik, kimya veya tıp alanında Nobel Ödülü alırken, bu sayı erkeklerde 572. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">-Günümüzde, dünyadaki tüm araştırmacıların yalnızca %28’i kadın. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">-STEM katılımdaki cinsiyet farkı, alt ortaöğretimde daha belirgin hale geliyor. Bu, uzmanlaşmanın başladığı ve öğrencilerin hangi konularda eğitim göreceklerini seçtikleri zaman. Bunun yanı sıra, birçok durumda kızlar, yaşları ilerledikçe erkeklere nazaran STEM konularına ilgi duymamaya başlıyor. Birleşik Krallık’ta yapılan bir araştırmaya göre, 10 ila 11 yaşlarında kızlar ve erkekler STEM’le neredeyse aynı derecede ilgileniyor; Erkeklerin %75’i ve kızların %72’si bilimde ilgi çekici şeyler öğrendiklerini aktarıyor. 18 yaşına gelindiğinde ise, ileri derece STEM eğitime katılım baz alınarak yapılan ölçüme göre, bu oran erkekler için %33’e ve kızlar için %19’a düşüyor. Bu noktada erkekler, ileri derece eğitimlerine yaklaştıkça STEM konularını bırakmaya başlıyor. Kızlar ise, ortaöğretimin çok daha erken yıllarında bırakmaya karar veriyor. İsveçli gençlerle yapılan uzun dönemli bir çalışmanın bulguları da, çocukların kariyer isteklerinin çoğunlukla 13 yaşına kadar oluştuğunu ve o yaştan sonra öğrencileri bilime teşvik etmenin gittikçe zorlaşacağını gösteriyor. <span class="Apple-converted-space">   </span></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">-Dünya çapındaki yüksek öğretimde bulunan kadın öğrenci nüfusunun sadece %30’u STEM bağlantılı branşları seçiyor. Dallara göre de farklılıklar gözlemleniyor. Kadın öğrencilerin kayıt oranları özellikle bilgi, iletişim ve teknolojide (%3), doğa bilimleri, matematik ve istatistikte (%5) ve mühendislik, üretim ve inşaatta (%8) düşük seviyelerde. En yüksek ise sağlık ve refah çalışmalarında (%15).</span></p>
<p><strong>Video kaynak: <a href="https://www.youtube.com/watch?v=BYpyhCcyWKk">https://www.youtube.com/watch?v=BYpyhCcyWKk</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/canan-dagdeviren-benim-en-buyuk-motivasyon-kaynagim-ataturk">Canan Dağdeviren: &#8220;Benim en büyük motivasyon kaynağım Atatürk&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9189</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yeni bir çağ: 35 trilyon hücremizin atlası çıkartılıyor</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yeni-bir-cag-35-trilyon-hucremizin-atlasi-cikartiliyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Nov 2017 13:24:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[35 trilyon hücre]]></category>
		<category><![CDATA[bilim insanı]]></category>
		<category><![CDATA[canan dagdeviren]]></category>
		<category><![CDATA[daron acemoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[human cell atlas]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[rahmi koç]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[yapay kalp pompası]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflık]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=8396</guid>

					<description><![CDATA[<p>Düşünün, inanılmaz bir sayı olarak, insan bedeninde 35 trilyon hücre var, 200 farklı tip hücre var. Her şey orada kayıtlı, tüm özelliklerimiz. Tüm deformasyonlarımız, yani zayıflıklarımız, güçlü yanlarımız, hastalığa meyilli yapımız, zekâmız, aptallıklarımız… Bir süredir hücre araştırmalarının “Hücre Bilimi” adıyla anılmaya başlandığını duyurmuştuk dergimizde. Şimdi ise devasa bir projenin başladığını belirtelim: Bedenimizdeki tüm hücrelerin kimliği çıkartılıyor. Dünya çapında bilimcilerin katıldığı bir proje bu. Tüm hücrelerin özellikleri moleküler düzeyde saptanacak ve kayıtlara düşecek. Yani tüm hücrelerin atlası çıkartılmaya başlandı: Human Cell Atlas. Hücreler içindeki müthiş karmaşık ve muazzam enformasyona ulaşılmış ve bunlar bilgiye dönüştürülmüş olacak. Böylece hem hücreler üzerinde moleküler düzeyde araştırmalar, gerektiğinde “düzeltmeler” vb. yapılabilecek, ama hepsinden belki de daha önemlisi, doktorlar için hastalıkları anlamada, tanı koymada ve tedavide yeni bir çağ başlayacak: Son derece duyarlı ve kesin bir tıp çağına geçiyoruz. Hücrelerin üç boyutlu haritaları ile bedendeki tüm sistemlerin birbiriyle ilişkileri ve etkileşimleri anlaşılacak. Bu muazzam işi kapak konumuz olarak inceliyoruz. Yapay Kalp Pompası: Büyük başarı Bilim insanlarımız yıllardır üzerinde çalıştıkları ülkemizin ilk yapay kalp pompasını üretecek aşamaya geldiler. Şüphesiz ki çok disiplinli bir araştırma, cerrahı, doktoru, mühendisi hepsi bir arada…  Prof. Dr. Deniz Süha Küçükaksu ile Prof. Dr. İsmail Lazoğlu ve arkadaşları, yıllardır üzerinde çalıştıkları yapay kalp pompasını hayvanlarda başarılı deneme aşamasına kadar geliştirdiler ve insana uygun tüm parametrelere eriştiler. Son aşamadalar. Türkiye’de üretimi %75 daha ucuza mal olacak, yılda 750 milyon TL bir tasarruf söz konusu… Hepsinden önemlisi, yapay kalp pompasında Türkiye dünyada 4. ülke olacak. Neden sevinmeyelim ülkemizin bu dinamik insan gücüne?! Yazının ayrıntıları içeride… Kanserde sigara etkeni %30 Tanol Türkoğlu’nun sevimli Dijitalem’i bu sayımızda var, sanal dünyanın önemli sorunları ve konuları üzerinde bir gezinti. Köşe yazısında ise “Şirketlerin tepe yöneticisi birer yazılım olabilir mi?” diye soruyor.. İlginç! Mustafa Çetiner çok önemli bir konuyu köşesine taşıdı, üstelik yepyeni bilgilerle: Kanser riskinin azaltılması ve kanser sayısındaki düşüşler. Kanser riskinde en büyük etken sigara: %30. Aşırı kilonun payı %8! Mutlaka okuyun. Ali Akurgal gelecekte İstanbul’da ulaşımı yazdı. Yazıda “Self Taksi” konusuna dikkatinizi çekeriz. Tınaz Titiz’in yazısı önemli, okuyun: Sözcükler tüm çatışmaların nedenidir diyor ve anlamaya çalışmanın en büyük ibadet olabileceğine vurgu yapıyor. Evet, anlamaya çalışmak! Tabii ki Doğan Kuban! Ya çağdaş teknolojiye ortak olacağız ya da ekonomik köle olarak hayatımızı sürdüreceğiz, diyor ve aydınları bunu halka anlatmaya davet ediyor. Ahmet Yavuz, 17 bin meyve ağacının nasıl heba olduğuna ilişkin bir deneyimini paylaşıyor. Çılgın kız Canan ve Rahmi Koç Bilim Ödülü Daron Bey’e ABD’de de ürettikleriyle tüm dünyada kendisinden bahsettiren Canan Dağdeviren yine sayfalarımızda: “Bana çılgın Türk kızı” dediler diyor ve yapamazsın sözüne aldırmadan nasıl başardığını anlatıyor. Koç Üniversitesi Rahmi Koç Bilim Ödülü ikinci kez verildi, ilkini Prof. Dr. Aydoğan Özcan almıştı. Bu kez Prof. Dr. Daron Acemoğlu’na! Daron Bey, Özlem Yüzak’a dünyanın içinde bulunduğu yeni koşulları anlattı ve Türkiye’nin ne yapması gerektiği konusunda düşüncelerini paylaştı. Karamsarlıktan kurtulmanın tüm dünya için çıkış yolu, devletin-iktidarların sivil toplumla bağlarını güçlendirmesi. Daha çok yazı var burada dillendiremediğimiz. Bugün Cuma beyin besleme günü. Türkiye’nin aydınlık geleceği için HBT’yi yayacağız&#8230; Gelecek Cuma’ya kadar sevgiyle kalın, HBT ile olun.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yeni-bir-cag-35-trilyon-hucremizin-atlasi-cikartiliyor">Yeni bir çağ: 35 trilyon hücremizin atlası çıkartılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Düşünün, inanılmaz bir sayı olarak, insan bedeninde 35 trilyon hücre var, 200 farklı tip hücre var. Her şey orada kayıtlı, tüm özelliklerimiz. Tüm deformasyonlarımız, yani zayıflıklarımız, güçlü yanlarımız, hastalığa meyilli yapımız, zekâmız, aptallıklarımız…</p>
<p>Bir süredir hücre araştırmalarının “Hücre Bilimi” adıyla anılmaya başlandığını duyurmuştuk dergimizde. Şimdi ise devasa bir projenin başladığını belirtelim: Bedenimizdeki tüm hücrelerin kimliği çıkartılıyor. Dünya çapında bilimcilerin katıldığı bir proje bu. Tüm hücrelerin özellikleri moleküler düzeyde saptanacak ve kayıtlara düşecek. Yani tüm hücrelerin atlası çıkartılmaya başlandı: Human Cell Atlas. Hücreler içindeki müthiş karmaşık ve muazzam enformasyona ulaşılmış ve bunlar bilgiye dönüştürülmüş olacak.</p>
<p>Böylece hem hücreler üzerinde moleküler düzeyde araştırmalar, gerektiğinde “düzeltmeler” vb. yapılabilecek, ama hepsinden belki de daha önemlisi, doktorlar için hastalıkları anlamada, tanı koymada ve tedavide yeni bir çağ başlayacak: Son derece duyarlı ve kesin bir tıp çağına geçiyoruz.</p>
<p>Hücrelerin üç boyutlu haritaları ile bedendeki tüm sistemlerin birbiriyle ilişkileri ve etkileşimleri anlaşılacak. Bu muazzam işi kapak konumuz olarak inceliyoruz.</p>
<p><strong>Yapay Kalp Pompası: Büyük başarı</strong></p>
<p>Bilim insanlarımız yıllardır üzerinde çalıştıkları ülkemizin ilk yapay kalp pompasını üretecek aşamaya geldiler. Şüphesiz ki çok disiplinli bir araştırma, cerrahı, doktoru, mühendisi hepsi bir arada…  <strong>Prof. Dr. Deniz Süha Küçükaksu</strong> ile<strong> Prof. Dr. İsmail Lazoğlu </strong>ve arkadaşları, yıllardır üzerinde çalıştıkları yapay kalp pompasını hayvanlarda başarılı deneme aşamasına kadar geliştirdiler ve insana uygun tüm parametrelere eriştiler. Son aşamadalar. Türkiye’de üretimi %75 daha ucuza mal olacak, yılda 750 milyon TL bir tasarruf söz konusu…</p>
<p>Hepsinden önemlisi, yapay kalp pompasında Türkiye dünyada 4. ülke olacak. Neden sevinmeyelim ülkemizin bu dinamik insan gücüne?! Yazının ayrıntıları içeride…</p>
<p><strong>Kanserde sigara etkeni %30</strong></p>
<p><strong>Tanol Türkoğlu</strong>’nun sevimli Dijitalem’i bu sayımızda var, sanal dünyanın önemli sorunları ve konuları üzerinde bir gezinti. Köşe yazısında ise “Şirketlerin tepe yöneticisi birer yazılım olabilir mi?” diye soruyor.. İlginç! <strong>Mustafa Çetiner </strong>çok önemli bir konuyu köşesine taşıdı, üstelik yepyeni bilgilerle: Kanser riskinin azaltılması ve kanser sayısındaki düşüşler. Kanser riskinde en büyük etken sigara: %30. Aşırı kilonun payı %8! Mutlaka okuyun.</p>
<p><strong>Ali Akurgal</strong> gelecekte İstanbul’da ulaşımı yazdı. Yazıda “<strong>Self Taksi”</strong> konusuna dikkatinizi çekeriz.<strong> Tınaz Titiz</strong>’in yazısı önemli, okuyun: Sözcükler tüm çatışmaların nedenidir diyor ve anlamaya çalışmanın en büyük ibadet olabileceğine vurgu yapıyor. Evet, anlamaya çalışmak!</p>
<p>Tabii ki <strong>Doğan Kuban</strong>! Ya çağdaş teknolojiye ortak olacağız ya da ekonomik köle olarak hayatımızı sürdüreceğiz, diyor ve aydınları bunu halka anlatmaya davet ediyor. <strong>Ahmet Yavuz</strong>, 17 bin meyve ağacının nasıl heba olduğuna ilişkin bir deneyimini paylaşıyor.</p>
<p><strong>Çılgın kız Canan ve Rahmi Koç Bilim Ödülü Daron Bey’e</strong></p>
<p>ABD’de de ürettikleriyle tüm dünyada kendisinden bahsettiren <strong>Canan Dağdeviren </strong>yine sayfalarımızda: “Bana çılgın Türk kızı” dediler diyor ve yapamazsın sözüne aldırmadan nasıl başardığını anlatıyor.</p>
<p>Koç Üniversitesi Rahmi Koç Bilim Ödülü ikinci kez verildi, ilkini Prof. Dr. <strong>Aydoğan Özcan </strong>almıştı. Bu kez Prof. Dr. <strong>Daron Acemoğlu</strong>’na! Daron Bey, Özlem Yüzak’a dünyanın içinde bulunduğu yeni koşulları anlattı ve Türkiye’nin ne yapması gerektiği konusunda düşüncelerini paylaştı. Karamsarlıktan kurtulmanın tüm dünya için çıkış yolu, devletin-iktidarların sivil toplumla bağlarını güçlendirmesi.</p>
<p>Daha çok yazı var burada dillendiremediğimiz. Bugün Cuma beyin besleme günü. Türkiye’nin aydınlık geleceği için HBT’yi yayacağız&#8230;</p>
<p>Gelecek Cuma’ya kadar sevgiyle kalın, HBT ile olun.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yeni-bir-cag-35-trilyon-hucremizin-atlasi-cikartiliyor">Yeni bir çağ: 35 trilyon hücremizin atlası çıkartılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8396</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Deprem fırtınası ile Canan fırtınası</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/deprem-firtinasi-ile-canan-firtinasi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Feb 2017 12:28:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[bilim insanı]]></category>
		<category><![CDATA[bülent kızıltan]]></category>
		<category><![CDATA[canan dagdeviren]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[karadelik]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=5410</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üst üste iki “fırtına” yaşadık. Biri Çanakkale bölgesini, önemli can ve mal kaybı vermeden bir süredir sarıp sarmalayan üst üste depremler&#8230; İkincisi de, başarılı Türk bilim insanımız Canan Dağdeviren’in geçen hafta ülkemizde estirdiği “bilim” fırtınası. Biri neredeyse ebedi ve ezeli korkulu rüyamız. Üzerinde yaşadığımız toprakların büyük çoğunluğu deprem üretir niteliktedir. 17 Ağustos 1999 kâbusunu hiç kimse unutamaz. Türkiye on binlerce insanını depreme kurban vermiştir. Dergimizin iki büyük ana konusunu hiçbir yerde yayınlanmamış yönleriyle ve özellikleriyle sizlere sunmaktan mutluyuz. Canan Hanımı iki yazıyla ve çok yönlü olarak tanıyacaksınız; Çanakkale’yi sarsan deprem fırtınasının özelliğini ve deprem bilimcilerimizin karşı karşıya kaldıkları bilinmezlikleri de deprembilimci Gürol Seyitoğlu sayfalarımızda anlatıyor! Bir de son olarak Ayvacık’tan da bir deprem haberi gelmez mi! Hey! Orada bir şeyler oluyor! Canan Dağdeviren fırtınası Bir de Canan Dağdeviren fırtına gibi gelip geçti. Çeşitli üniversitelerde konuşmalar yaptı, gençlerle buluştu, son olarak Boğaziçi Üniversitesi’nde konuştu ve İstanbul Kültür Üniversitesi’nde her yıl düzenlenen “Erdal İnönü Günü”nde “Hep sevinçliydi Erdal İnönü” başlıklı konuşma yaptı. İkisini de izledik ve yazdık. Merakla okuyacak ve bir genç bilimcimizi yakından tanıyacaksınız… Çok önemli diğer konular Bu sayımızda, palmiye yağı üzerinde esen bir dizi fırtınaya, Haluk Ertan ve arkadaşları, bilimsel araştırmaları didikleyerek, son noktayı koyuyorlar. Bir başka başarı öyküsü de yine ABD’de çalışan bir diğer bilim insanımızdan geldi: Bülent Kızıltan, 50 yıldır teorik olarak ortaya atılan ve uzayda aranmakta olan orta boy kütleli karadeliği keşfetti. Kızıltan, Trabzon lisesinde okuyup tek tercihi olan fiziği kazanarak ABD’de doktorasını tamamlayan üstün yetenekli bir başka bilimcimiz. Reyhan Oksay, Bilim Akademisi’nin konferansını izledi ve Prof. Sami Gülgöz’ün “Kişisel ve Toplumsal Olayların Belleğimizdeki Yeri” konuşmasının ana fikirlerini yazdı. Bayram Ali Eşiyok ülkemizdeki büyük göçü eşitsizlikler açısından ele aldı. Diyor ki, “insanlığın yaşadığı en sarsıcı, en büyük travmalardan biri”. Tıp bilimi tarihinden ilginç bir öykünün daha ilk bölümünü sunuyoruz: William Harvey ve kan dolaşımının keşfi. Atabay ve Kılıç’ın kalemlerinden. Çok uyumaktan mı şikâyetçisiniz? Arka sayfamızda “az uyku ile yetinmenin yolları”nı okuyacaksınız. Bedeninizi daha az uykuya ihtiyaç duyacak şekilde eğitebilir misiniz? Sağlık sayfamızda “kış tatilinde kar kazalarına dikkat” çekilirken, Big Data – Dev veri – ve Derin Öğrenme konusu İKU sayfalarında; Atılım sayfasında ise sosyal psikolojinin geçmişten günümüze en temel konularından biri olan sosyal etkiyi ele alıyor ve İrem Metin Orta “neden başkalarına uyarız” sorusunu bu bağlamda inceliyor. Doğan Kuban çok temel bir konuya, bilim tarihinde bir evrensel bilimci yetiştiremeden ve bir bilim akademisi kuramadan, Osmanlının dünya sahnesinden silinişini ele alıyor ve soruyor: Şimdi biz sahnede miyiz? Ve diğer yazarlarımızın çok ilginç yazılarını ve diğer haberlerimizi anımsatırız; gelecek Cuma’ya kadar sevgiyle kalın.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/deprem-firtinasi-ile-canan-firtinasi">Deprem fırtınası ile Canan fırtınası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üst üste iki “fırtına” yaşadık. Biri Çanakkale bölgesini, önemli can ve mal kaybı vermeden bir süredir sarıp sarmalayan üst üste depremler&#8230; İkincisi de, başarılı Türk bilim insanımız <strong>Canan Dağdeviren</strong>’in geçen hafta ülkemizde estirdiği “bilim” fırtınası.</p>
<p>Biri neredeyse ebedi ve ezeli korkulu rüyamız. Üzerinde yaşadığımız toprakların büyük çoğunluğu deprem üretir niteliktedir. 17 Ağustos 1999 kâbusunu hiç kimse unutamaz. Türkiye on binlerce insanını depreme kurban vermiştir.</p>
<p>Dergimizin iki büyük ana konusunu hiçbir yerde yayınlanmamış yönleriyle ve özellikleriyle sizlere sunmaktan mutluyuz. Canan Hanımı iki yazıyla ve çok yönlü olarak tanıyacaksınız; Çanakkale’yi sarsan deprem fırtınasının özelliğini ve deprem bilimcilerimizin karşı karşıya kaldıkları bilinmezlikleri de deprembilimci Gürol Seyitoğlu sayfalarımızda anlatıyor!</p>
<p>Bir de son olarak Ayvacık’tan da bir deprem haberi gelmez mi! <strong>Hey! Orada bir şeyler oluyor!</strong></p>
<p><strong>Canan Dağdeviren fırtınası</strong></p>
<p>Bir de Canan Dağdeviren fırtına gibi gelip geçti. Çeşitli üniversitelerde konuşmalar yaptı, gençlerle buluştu, son olarak Boğaziçi Üniversitesi’nde konuştu ve İstanbul Kültür Üniversitesi’nde her yıl düzenlenen “Erdal İnönü Günü”nde “Hep sevinçliydi Erdal İnönü” başlıklı konuşma yaptı. İkisini de izledik ve yazdık. Merakla okuyacak ve bir genç bilimcimizi yakından tanıyacaksınız…</p>
<p><strong>Çok önemli diğer konular</strong></p>
<p>Bu sayımızda, palmiye yağı üzerinde esen bir dizi fırtınaya, <strong>Haluk Ertan</strong> ve arkadaşları, bilimsel araştırmaları didikleyerek, son noktayı koyuyorlar.</p>
<p>Bir başka başarı öyküsü de yine ABD’de çalışan bir diğer bilim insanımızdan geldi: <strong>Bülent Kızıltan</strong>, 50 yıldır teorik olarak ortaya atılan ve uzayda aranmakta olan orta boy kütleli karadeliği keşfetti. Kızıltan, Trabzon lisesinde okuyup tek tercihi olan fiziği kazanarak ABD’de doktorasını tamamlayan üstün yetenekli bir başka bilimcimiz.</p>
<p><strong>Reyhan Oksay</strong>, Bilim Akademisi’nin konferansını izledi ve Prof. <strong>Sami Gülgöz</strong>’ün “Kişisel ve Toplumsal Olayların Belleğimizdeki Yeri” konuşmasının ana fikirlerini yazdı.</p>
<p><strong>Bayram Ali Eşiyok</strong> ülkemizdeki büyük göçü eşitsizlikler açısından ele aldı. Diyor ki, “insanlığın yaşadığı en sarsıcı, en büyük travmalardan biri”.</p>
<p>Tıp bilimi tarihinden ilginç bir öykünün daha ilk bölümünü sunuyoruz: William Harvey ve kan dolaşımının keşfi. <strong>Atabay</strong> ve <strong>Kılıç’</strong>ın kalemlerinden.</p>
<p>Çok uyumaktan mı şikâyetçisiniz? Arka sayfamızda “az uyku ile yetinmenin yolları”nı okuyacaksınız. Bedeninizi daha az uykuya ihtiyaç duyacak şekilde eğitebilir misiniz?</p>
<p>Sağlık sayfamızda “kış tatilinde kar kazalarına dikkat” çekilirken, Big Data – Dev veri – ve Derin Öğrenme konusu İKU sayfalarında; Atılım sayfasında ise sosyal psikolojinin geçmişten günümüze en temel konularından biri olan sosyal etkiyi ele alıyor ve <strong>İrem Metin Orta</strong> “neden başkalarına uyarız” sorusunu bu bağlamda inceliyor.</p>
<p>Doğan Kuban çok temel bir konuya, bilim tarihinde bir evrensel bilimci yetiştiremeden ve bir bilim akademisi kuramadan, Osmanlının dünya sahnesinden silinişini ele alıyor ve soruyor: Şimdi biz sahnede miyiz?</p>
<p>Ve diğer yazarlarımızın çok ilginç yazılarını ve diğer haberlerimizi anımsatırız; gelecek Cuma’ya kadar sevgiyle kalın.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/deprem-firtinasi-ile-canan-firtinasi">Deprem fırtınası ile Canan fırtınası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5410</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Çok hızlı yaşayan bir devrimci bilimci: Canan!</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/cok-hizli-yasayan-bir-devrimci-bilimci-canan</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhan Bursalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Feb 2017 11:28:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Orhan Bursalı]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[aziz sancar]]></category>
		<category><![CDATA[bilim insanı]]></category>
		<category><![CDATA[bilimci]]></category>
		<category><![CDATA[canan dagdeviren]]></category>
		<category><![CDATA[devrimci]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[erdal inönü]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[ilham perisi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kristalografi]]></category>
		<category><![CDATA[marie curie]]></category>
		<category><![CDATA[pierre curie]]></category>
		<category><![CDATA[piezo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=5364</guid>

					<description><![CDATA[<p>Canan Dağdeviren, iki gün İstanbul’da rüzgâr gibi esti geçti. Evet devrimci bir bilimci diyeceğim, çünkü kısa sürede çok hızlı adımlarla kendi alanının zirvesine çıkan ve hala tırmanmasını sürdüren bir bilim insanımızı- kadınımızı başka türlü tanımlamak mümkün değil. Cuma sabahı Boğaziçi Üniversitesi’ndeki konferansını Özlem Yüzak izledi ve yazdı. Öğleden sonra İstanbul Kültür Üniversitesi’ndeki konferansını da ben izledim. (*) Canan Dağdeviren’i birkaç yıldır izliyorum. Çok hızlı koşuyor! Düşünün henüz 1985 doğumlu! Doktorasını 2,5 yıl önce Harvard’da aldı! Parlak kişiliğe Amerikan bilim sistemi hemen yer açtı, laboratuvar olanağı sundu, bu genç yaşta aynı zamanda öğrenci yetiştirip mentörlük yapıyor! Aziz Sancar ile aynı zincirde Türkiye onu giyilebilen kalp pili projesi ile tanıdı. “Giyilebilen kalp pili” şüphesiz bizim toplum için fazla bir şey ifade etmezdi, ama Canan hanım bu projesiyle birden dünyada parlayınca ve üstün bilim insanı merdivenlerini hızla tırmanınca, gözdemiz oldu! Ne iyi! Tıpkı Aziz Sancar gibi. Sancar, Nobel alınca gözdemiz olmuştu! Canan hanım daha şanslı! Bunun nedeni, Canan hanımın doğrudan uygulamaya, pratik kullanıma yönelik çok önemli özgün ve dünyanın kullanabileceği projeler üretmesi.. Sancar ise uzun vadeli temel bilimsel çalışmalarla, biyolojik yapımızın sırlarını açıklayan çalışmalara odaklı.. Özverisi çok yüksek, bir ömür aldı! İki farklı alan, ama kesinlikle yaratıcı bilimciler zincirinin halkaları arasında aynı kumaştan iki bilimci! Erdal İnönü yol göstericisi Canan Hanım, bilimde yol göstericim Erdal Bey diyor. Liseyi yeni bitirmiş, Erdal beyin bir imza törenine gitmiş, sohbet etmişler, henüz ne okumak istediğine karar veremediğini söylemiş. Erdal bey “Anılarım” kitabını uzatmış ve “bunu oku, kesin karar vereceksin” demiş. Öyle olmuş: Fizikte karar kılmış. Hacettepe, derken, Sabancı’da malzeme bilimi ve mühendisliği yüksek lisansı ve oradan da Fulbright Doktora Bursu ile ABD’ye uçmuş: University of Illinois at Urbana-Champaign’da aynı konuda doktora! Kafasında Piezoelektrik olayı var! Piezo elektrik konusu da nereden çıktı derseniz, taa Pierre Curie’ye gitmemiz gerek. Gençliğinde Madam Curie’nin hayat öyküsünü okumuş. İki kez Nobel kazanan (1903 Fizik, 1911 Kimya) Marie Curie’nin bu olağanüstü öyküsü, Canan Hanımı, Marie Curie’nin eşi ve yine Nobelli fizikçi Pierre Curie’ye götürmüş. Pierre, kristalografinin, manyetizmanın, piezo elektrikselliğin ve radyoaktivitenin öncü bilimcisi! “Bilim ile felsefe aşkım” Piezo elektrik çarpmış Canan hanımı. Piezo elektriksel materyallerin özelliklerini araştırıyor ve birbirinden çok farklı bilim disiplinlerini birleştirerek, medikal alanda uyguluyor! Piezo elektriksel olaydan, 100 yıldır çeşitli alanlarda zaten yararlanıyor. Canan hanım, bu bilgiyi doğrudan tıp alanında devrimci bir buluşa dönüştürüyor. Biz bedenimizdeki biyolojik değişimleri ancak ciddi bir alarm verince anlayabiliyoruz. Soru şu: değişimleri bize erkenden haber verecek ve müdahaleyi kolaylaştıracak bir “tercüman” üretebilir miyiz? Geldiği nokta, bir elbise giyeceksiniz ve içimizde farkında olmadığımız değişimleri öğreneceğiz! Bedenin biyolojik dilini okuyacağız! Materyallerin piezo elektriksel etkisi kendisini bu noktaya getirdiği için de Pierre Curie’den “bilim aşkım” olarak söz ediyor. Ama o aynı zamanda Atatürk’ün de kızı, diyor ki Atatürk de hayat felsefemi borçlu olduğum insan! Ne zaman derde düşsem ona sığınırım! Çok şey anlattı Dağdeviren… Şimdilik bu kadar. Karşımızda çok zeki bir bilim insanımız duruyor. Onunla daha çok karşılaşacağız, yazacağız ve çizeceğiz. Geleneksel Erdal İnönü günü (*) Kültür Üniversitesi her yıl uluslararası değerde bilimcimiz Erdal İnönü’yü anma günü düzenliyor, Erdal İnönü Vakfı ile birlikte. (Düzenleyici Prof. Dursun Koçer). Tabii ki Özden Toker (İnönü’nün kızı), Sevinç İnönü (Erdal Beyin eşi) ve Gülsüm Bilgehan (Özden hanımın kızı, CHP Milletvekili) her yıl olduğu gibi konferanstaydılar. Kültür Üniversitesi’nin kurucusu Fahamettin Akıngüç, İKÜ Rektörü Erhan Güzel, İnönü’yü sevenler, Doğan Kuban, Murat Karayalçın, Ercan Karakaş ve Ömür Akyüz’den tutun Çoşkun Özdemir’e kadar çok sayıda tanıdık isim ve bilimsever.. İKÜ ne kadar iyi yapıyor bu geleneksellikle! Bu yılki davetli konuşmacıydı Canan Dağdeviren (ailesiyle birlikte!), mükemmel seçim! Herkese Bilim Teknoloji, gelecek Cuma sayısında konuya derinlemesine dalıyor. İzleyin! Orhan Bursalı *Bu yazı, 13 Şubat 2017 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Siyaset köşesinde yayınlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/cok-hizli-yasayan-bir-devrimci-bilimci-canan">Çok hızlı yaşayan bir devrimci bilimci: Canan!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Canan Dağdeviren</strong>, iki gün İstanbul’da rüzgâr gibi esti geçti. Evet devrimci bir bilimci diyeceğim, çünkü kısa sürede çok hızlı adımlarla kendi alanının zirvesine çıkan ve hala tırmanmasını sürdüren bir bilim insanımızı- kadınımızı başka türlü tanımlamak mümkün değil.</p>
<p>Cuma sabahı Boğaziçi Üniversitesi’ndeki konferansını Özlem Yüzak izledi ve yazdı. Öğleden sonra <strong>İstanbul Kültür Üniversitesi</strong>’ndeki konferansını da ben izledim. (*)</p>
<p>Canan Dağdeviren’i birkaç yıldır izliyorum. Çok hızlı koşuyor! Düşünün henüz 1985 doğumlu! Doktorasını 2,5 yıl önce Harvard’da aldı! Parlak kişiliğe Amerikan bilim sistemi hemen yer açtı, laboratuvar olanağı sundu, bu genç yaşta aynı zamanda öğrenci yetiştirip mentörlük yapıyor!</p>
<p><strong>Aziz Sancar ile aynı zincirde</strong></p>
<p>Türkiye onu <strong>giyilebilen kalp pili projesi</strong> ile tanıdı. “Giyilebilen kalp pili” şüphesiz bizim toplum için fazla bir şey ifade etmezdi, ama Canan hanım bu projesiyle birden dünyada parlayınca ve üstün bilim insanı merdivenlerini hızla tırmanınca, gözdemiz oldu! Ne iyi! Tıpkı <strong>Aziz Sancar</strong> gibi.</p>
<p>Sancar, Nobel alınca gözdemiz olmuştu! Canan hanım daha şanslı! Bunun nedeni, Canan hanımın doğrudan uygulamaya, pratik kullanıma yönelik çok önemli özgün ve dünyanın kullanabileceği projeler üretmesi.. Sancar ise uzun vadeli temel bilimsel çalışmalarla, biyolojik yapımızın sırlarını açıklayan çalışmalara odaklı.. Özverisi çok yüksek, bir ömür aldı!</p>
<p>İki farklı alan, ama kesinlikle <strong>yaratıcı bilimciler zincirinin halkaları</strong> arasında aynı kumaştan iki bilimci!</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-5366 alignleft" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/02/cnn-233x300.jpg" alt="" width="233" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/02/cnn-233x300.jpg 233w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/02/cnn.jpg 401w" sizes="auto, (max-width: 233px) 100vw, 233px" />Erdal İnönü yol göstericisi</strong></p>
<p>Canan Hanım, <strong><em>bilimde yol göstericim Erdal Bey</em></strong> diyor. Liseyi yeni bitirmiş, Erdal beyin bir imza törenine gitmiş, sohbet etmişler, henüz ne okumak istediğine karar veremediğini söylemiş. Erdal bey “Anılarım” kitabını uzatmış ve “bunu oku, kesin karar vereceksin” demiş.</p>
<p>Öyle olmuş: Fizikte karar kılmış. Hacettepe, derken, Sabancı’da malzeme bilimi ve mühendisliği yüksek lisansı ve oradan da Fulbright Doktora Bursu ile ABD’ye uçmuş: University of Illinois at Urbana-Champaign’da aynı konuda doktora!</p>
<p>Kafasında <strong>Piezoelektrik</strong> olayı var! Piezo elektrik konusu da nereden çıktı derseniz, taa <strong>Pierre Curie</strong>’ye gitmemiz gerek. Gençliğinde Madam Curie’nin hayat öyküsünü okumuş. İki kez Nobel kazanan (1903 Fizik, 1911 Kimya) Marie Curie’nin bu olağanüstü öyküsü, Canan Hanımı, Marie Curie’nin eşi ve yine Nobelli fizikçi <strong>Pierre Curie</strong>’ye götürmüş.</p>
<p>Pierre, kristalografinin, manyetizmanın, piezo elektrikselliğin ve radyoaktivitenin öncü bilimcisi!</p>
<p><strong>“Bilim ile felsefe aşkım”</strong></p>
<p>Piezo elektrik çarpmış Canan hanımı. Piezo elektriksel materyallerin özelliklerini araştırıyor ve birbirinden çok farklı bilim disiplinlerini birleştirerek, medikal alanda uyguluyor! Piezo elektriksel olaydan, 100 yıldır çeşitli alanlarda zaten yararlanıyor. Canan hanım, bu bilgiyi doğrudan tıp alanında devrimci bir buluşa dönüştürüyor.</p>
<p>Biz bedenimizdeki biyolojik değişimleri ancak ciddi bir alarm verince anlayabiliyoruz. Soru şu: değişimleri bize erkenden haber verecek ve müdahaleyi kolaylaştıracak bir “tercüman” üretebilir miyiz?</p>
<p>Geldiği nokta, bir elbise giyeceksiniz ve içimizde farkında olmadığımız değişimleri öğreneceğiz! Bedenin biyolojik dilini okuyacağız!</p>
<p>Materyallerin piezo elektriksel etkisi kendisini bu noktaya getirdiği için de Pierre Curie’den “<strong>bilim aşkım</strong>” olarak söz ediyor.</p>
<p>Ama o aynı zamanda <strong>Atatürk</strong>’ün de kızı, diyor ki <strong><em>Atatürk de hayat felsefemi borçlu olduğum insan! Ne zaman derde düşsem ona sığınırım</em></strong>!</p>
<p>Çok şey anlattı Dağdeviren… Şimdilik bu kadar. Karşımızda çok zeki bir bilim insanımız duruyor. Onunla daha çok karşılaşacağız, yazacağız ve çizeceğiz.</p>
<p><strong>Geleneksel Erdal İnönü günü</strong></p>
<p>(*) Kültür Üniversitesi her yıl uluslararası değerde bilimcimiz Erdal İnönü’yü anma günü düzenliyor, <strong>Erdal İnönü Vakfı</strong> ile birlikte. (Düzenleyici Prof. <strong>Dursun Koçer</strong>). Tabii ki <strong>Özden Toker</strong> (İnönü’nün kızı), <strong>Sevinç İnönü</strong> (Erdal Beyin eşi) ve <strong>Gülsüm Bilgehan</strong> (Özden hanımın kızı, CHP Milletvekili) her yıl olduğu gibi konferanstaydılar.</p>
<p>Kültür Üniversitesi’nin kurucusu <strong>Fahamettin Akıngüç</strong>, İKÜ Rektörü <strong>Erhan Güzel</strong>, İnönü’yü sevenler, <strong>Doğan Kuban</strong>, <strong>Murat Karayalçın, Ercan Karakaş </strong>ve <strong>Ömür Akyüz</strong>’den tutun <strong>Çoşkun Özdemir</strong>’e kadar çok sayıda tanıdık isim ve bilimsever.. İKÜ ne kadar iyi yapıyor bu geleneksellikle! Bu yılki davetli konuşmacıydı <strong>Canan Dağdeviren</strong> (ailesiyle birlikte!), mükemmel seçim!</p>
<p><strong>Herkese Bilim Teknoloji</strong>, gelecek Cuma sayısında konuya derinlemesine dalıyor. İzleyin!</p>
<p><strong>Orhan Bursalı</strong></p>
<p><em><strong><span lang="TR">*Bu yazı, 13 Şubat 2017 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Siyaset köşesinde yayınlanmıştır.</span></strong></em></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/cok-hizli-yasayan-bir-devrimci-bilimci-canan">Çok hızlı yaşayan bir devrimci bilimci: Canan!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5364</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Canan Dağdeviren: İlham perim Atatürk</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/canan-dagdeviren-ilham-perim-ataturk</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2017 16:10:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[boğaziçi üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[canan dagdeviren]]></category>
		<category><![CDATA[erdal inönü]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[fizik mühendisi]]></category>
		<category><![CDATA[giyilebilir kalp pili]]></category>
		<category><![CDATA[hacettepe üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[harvard üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[ilham perisi]]></category>
		<category><![CDATA[marie curie]]></category>
		<category><![CDATA[MIT]]></category>
		<category><![CDATA[mucit]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[temel bilimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=5344</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilime olan aşkımı Pierre Curie’ye, hayat felsefemi Atatürk’e borçluyum” diyen, 32 yaşına büyük işler sığdırmış ve belli ki daha da sığdıracak olan bir bilim insanı Canan Dağdeviren. “Hayal kurmayı ve hayallerinin peşinden gitmeyi seçmiş. Asla yılmıyor. Fizik mühendisi. Harvard Üniversitesi’nin Genç Akademi üyeliğine (Junior Fellow of Harvard) seçilen ilk Türk. Dünya medyası onu giyilebilir kalp pilinin mucidi diye tanıyor. Ayrıca cilt kanserini teşhis eden kendi geliştirdiği bir cihaz da var. Bilim kariyerini ABD’de sürdürüyor ama bu ülkenin okullarından mezun. Hacettepe Üniversitesi’nde fizik mühendisliği eğitimi aldıktan sonra, yüksek lisansını Sabancı Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği’nde yaptı. Şimdi MIT’te yardımcı doçent. Türkiye’de kolay değil Boğaziçi Üniversitesi’nde Boğaziçi Lectures kapsamında öğrencilere yapacağı konuşmanın öncesinde buluştuk Dağdeviren’le. “Azmimi ve kararlığımı annemden, riskli kararlar almayı babamdan almışım” dediği ailesi de yanındaydı. Yoğun Türkiye programında ilk durak Sabancı Üniversitesi olmuş. Nedeni ise ilginç. “Türkiye’de de ABD gibi giyilebilir kalp pili yapılabilir mi” diye araştırdığını, sonucunda bir rapor hazırlayacağını söylüyor. “Peki yapılabilir mi?” sorusunu yöneltiyorum. “Çok kolay değil Türkiye’de bilimsel araştırma yapmak. En büyük sorun malzeme temininde. Önce ihaleye çıkılıyor. Şirketler başvuruyor en hesaplısı seçiliyor. Bürokrasi çok fazla. Envanter tam yok, aynı malzeme başka üniversitede var mı yok mu bilinmiyor” diye sıralıyor. ‘Bilime güvenirler’ Peki ya ABD’de? “Orada araştırma yapanlara güvenirler. Üzerinde ismimizin olduğu kredi kartları verirler, limitsiz. İstediğiniz malzemeyi anında temin edersiniz.” Ya başka farklar? “Türkiye’de bahane üretmeye açık bir yapı var. Örneğin malzeme olmaması bile bunu tetikleyebiliyor. Ayrıca başarısızlığa hiç tahammül yok burada. Oysa bilim dünyasında başarısız olmak iyi bir şeydir.” Dağdeviren’le yaptığımız sohbet, tam da KHK ile onlarca bilim insanının üniversitelerinden atıldığı günlere denk geldiği için konu akademik özgürlüğe de geliyor haliyle. Dağdeviren “Genel anlamda özgürlüğün olmadığı bir ülkede akademik özgürlük nasıl olabilir ki?” diye yanıtlıyor. “Türkiye’deki üniversitelerde aldığım eğitimin hakkını vermem lazım. Sabancı ve Hacettepe’de katı hal fiziğini çok iyi öğrendim. Ama pratik eksiğim vardı onu da ABD’de tamamlıyorum” diyen Canan Dağdeviren, fizik mühendisliğine 73 kişi olarak girdiklerini ve sadece 3 kişinin mezun olabildiğini belirtiyor. ‘Çok acı&#8230;’ Dağdeviren Türkiye’de üniversitelerde Temel Bilimler fakültelerine hem ilginin düşük olmasını hem de bu yüzden kapatılmasını “Çok acı; böyle davranarak bir ülkenin gelişmesi gerçekten mümkün değil; bunu göremeyip teşvik edememek de başka acı bence” diye değerlendiriyor. Hedefini “Geliştirdiğim bir cihazın hastaların sorunlarını çözebilmesi” olarak tanımlıyor. Yapay zekâ ilgisini çekiyor ancak Türkiye’de basında çıktığı gibi Trump’ın ya da yakın çevresinin herhangi bir şirketinde ortak çalışma gibi bir teklif almadığını belirtiyor. Peki ya gençlere öneriler? Onlar hedeflerini nasıl bulacaklar? Bu soruya yanıtı net Dağdeviren’in: “Hedefler insanların içinde gizli bence. Sakin bir ortamda kendinize şu soruyu sorun: Kendinizi nasıl ve nerede görmek istiyorsunuz. Hayal kurun ve mutlaka peşinden gidin. Çünkü insan bir kez hayata geliyor. Curie ve İnönü Bilime olan merakında iki dönüm noktası olduğunu vurguluyor. İlki babasının kendisine Marie Curie hakkında hediye ettiği bir kitaptaki Pierre Curie’nin yaptıkları; ikinci ise Erdal İnönü’den bizzat aldığı “Anılar ve Düşünceler” adlı eser. Erdal İnönü ile tanışmasının lisedeki alan seçiminde çok etkili olduğunu da vurguluyor. Kendi adına öğrencilere vizyon bursu verecek Her yıl 23 Nisan’da 1 kız ve 1 erkek öğrenci Dağdeviren bursu ile Boston’a gelecek. Orada 1 hafta boyunca Harvard, MIT çeşitli üniversiteleri gezecek, müzeleri ve oradaki yaşamı gözlemleyecek. Türkiye’ye döndüğünde ise bir ağaç dikecek. “Çünkü ağaç yetiştirmenin önemini, sabır ve zaman gerektirdiğini anlamalarını istiyorum” diyor. Dağdeviren, 2 yıl önce bunun hayalini kurduğunu ve gerçekleştirmek için bir vakıf kurduğunu söylüyor. Vizyon bursuna ilk destek ise Arya Kadın Yatırım Platformu’ndan gelmiş. Bu yılki 20 bin dolar tutarındaki Güçlü Kadın Ödülü bu projesinden dolayı Dağdeviren’e verilmiş. ‘Giyilebilir kalp pili nedir?&#8217; Günlerini okulun Boston’daki laboratuvarında geçiren Canan Dağdeviren’in kalp için ürettiği özel çip, kalp atışlarıyla oluşan enerjiyi elektriğe dönüştürerek çipi sürekli şarj ediyor ve pile ihtiyaç duymadan çalışabiliyor. Soluk alıp verirken akciğer ve diyaframın oluşturduğu mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren “giyilebilir kalp pili” sayesinde, kalbe takılan pilin değişmesi için hastaların küçük yaşlardan itibaren sık sık ameliyat olma zorunluluğunu da ortadan kaldırıyor. Özlem Yüzak *Bu yazı 10 Şubat 2017 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/canan-dagdeviren-ilham-perim-ataturk">Canan Dağdeviren: İlham perim Atatürk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bilime olan aşkımı Pierre Curie’ye, hayat felsefemi Atatürk’e borçluyum” diyen, 32 yaşına büyük işler sığdırmış ve belli ki daha da sığdıracak olan bir bilim insanı Canan Dağdeviren.</strong></p>
<p>“Hayal kurmayı ve hayallerinin peşinden gitmeyi seçmiş. Asla yılmıyor. Fizik mühendisi. Harvard Üniversitesi’nin Genç Akademi üyeliğine (Junior Fellow of Harvard) seçilen ilk Türk. Dünya medyası onu giyilebilir kalp pilinin mucidi diye tanıyor. Ayrıca cilt kanserini teşhis eden kendi geliştirdiği bir cihaz da var. Bilim kariyerini ABD’de sürdürüyor ama bu ülkenin okullarından mezun. Hacettepe Üniversitesi’nde fizik mühendisliği eğitimi aldıktan sonra, yüksek lisansını Sabancı Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği’nde yaptı. Şimdi MIT’te yardımcı doçent.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-5346 alignleft" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/02/cd-151x300.jpg" alt="" width="151" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/02/cd-151x300.jpg 151w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/02/cd.jpg 316w" sizes="auto, (max-width: 151px) 100vw, 151px" />Türkiye’de kolay değil</strong></p>
<p>Boğaziçi Üniversitesi’nde Boğaziçi Lectures kapsamında öğrencilere yapacağı konuşmanın öncesinde buluştuk Dağdeviren’le. “Azmimi ve kararlığımı annemden, riskli kararlar almayı babamdan almışım” dediği ailesi de yanındaydı. Yoğun Türkiye programında ilk durak Sabancı Üniversitesi olmuş. Nedeni ise ilginç. “Türkiye’de de ABD gibi giyilebilir kalp pili yapılabilir mi” diye araştırdığını, sonucunda bir rapor hazırlayacağını söylüyor. “Peki yapılabilir mi?” sorusunu yöneltiyorum. “Çok kolay değil Türkiye’de bilimsel araştırma yapmak. En büyük sorun malzeme temininde. Önce ihaleye çıkılıyor. Şirketler başvuruyor en hesaplısı seçiliyor. Bürokrasi çok fazla. Envanter tam yok, aynı malzeme başka üniversitede var mı yok mu bilinmiyor” diye sıralıyor.</p>
<p><strong>‘Bilime güvenirler’</strong></p>
<p>Peki ya ABD’de? “Orada araştırma yapanlara güvenirler. Üzerinde ismimizin olduğu kredi kartları verirler, limitsiz. İstediğiniz malzemeyi anında temin edersiniz.” Ya başka farklar? “Türkiye’de bahane üretmeye açık bir yapı var. Örneğin malzeme olmaması bile bunu tetikleyebiliyor. Ayrıca başarısızlığa hiç tahammül yok burada. Oysa bilim dünyasında başarısız olmak iyi bir şeydir.” Dağdeviren’le yaptığımız sohbet, tam da KHK ile onlarca bilim insanının üniversitelerinden atıldığı günlere denk geldiği için konu akademik özgürlüğe de geliyor haliyle. Dağdeviren “Genel anlamda özgürlüğün olmadığı bir ülkede akademik özgürlük nasıl olabilir ki?” diye yanıtlıyor. “Türkiye’deki üniversitelerde aldığım eğitimin hakkını vermem lazım. Sabancı ve Hacettepe’de katı hal fiziğini çok iyi öğrendim. Ama pratik eksiğim vardı onu da ABD’de tamamlıyorum” diyen Canan Dağdeviren, fizik mühendisliğine 73 kişi olarak girdiklerini ve sadece 3 kişinin mezun olabildiğini belirtiyor.</p>
<p><strong>‘Çok acı&#8230;’</strong></p>
<p>Dağdeviren Türkiye’de üniversitelerde Temel Bilimler fakültelerine hem ilginin düşük olmasını hem de bu yüzden kapatılmasını “Çok acı; böyle davranarak bir ülkenin gelişmesi gerçekten mümkün değil; bunu göremeyip teşvik edememek de başka acı bence” diye değerlendiriyor. Hedefini “Geliştirdiğim bir cihazın hastaların sorunlarını çözebilmesi” olarak tanımlıyor. Yapay zekâ ilgisini çekiyor ancak Türkiye’de basında çıktığı gibi Trump’ın ya da yakın çevresinin herhangi bir şirketinde ortak çalışma gibi bir teklif almadığını belirtiyor. Peki ya gençlere öneriler? Onlar hedeflerini nasıl bulacaklar? Bu soruya yanıtı net Dağdeviren’in: “Hedefler insanların içinde gizli bence. Sakin bir ortamda kendinize şu soruyu sorun: Kendinizi nasıl ve nerede görmek istiyorsunuz. Hayal kurun ve mutlaka peşinden gidin. Çünkü insan bir kez hayata geliyor.</p>
<p><strong>Curie ve İnönü</strong></p>
<p>Bilime olan merakında iki dönüm noktası olduğunu vurguluyor. İlki babasının kendisine Marie Curie hakkında hediye ettiği bir kitaptaki Pierre Curie’nin yaptıkları; ikinci ise Erdal İnönü’den bizzat aldığı “Anılar ve Düşünceler” adlı eser. Erdal İnönü ile tanışmasının lisedeki alan seçiminde çok etkili olduğunu da vurguluyor.</p>
<p><strong>Kendi adına öğrencilere vizyon bursu verecek</strong></p>
<p>Her yıl 23 Nisan’da 1 kız ve 1 erkek öğrenci Dağdeviren bursu ile Boston’a gelecek. Orada 1 hafta boyunca Harvard, MIT çeşitli üniversiteleri gezecek, müzeleri ve oradaki yaşamı gözlemleyecek. Türkiye’ye döndüğünde ise bir ağaç dikecek. “Çünkü ağaç yetiştirmenin önemini, sabır ve zaman gerektirdiğini anlamalarını istiyorum” diyor. Dağdeviren, 2 yıl önce bunun hayalini kurduğunu ve gerçekleştirmek için bir vakıf kurduğunu söylüyor. Vizyon bursuna ilk destek ise Arya Kadın Yatırım Platformu’ndan gelmiş. Bu yılki 20 bin dolar tutarındaki Güçlü Kadın Ödülü bu projesinden dolayı Dağdeviren’e verilmiş.</p>
<p><strong>‘Giyilebilir kalp pili nedir?&#8217;</strong></p>
<p>Günlerini okulun Boston’daki laboratuvarında geçiren Canan Dağdeviren’in kalp için ürettiği özel çip, kalp atışlarıyla oluşan enerjiyi elektriğe dönüştürerek çipi sürekli şarj ediyor ve pile ihtiyaç duymadan çalışabiliyor. Soluk alıp verirken akciğer ve diyaframın oluşturduğu mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren “giyilebilir kalp pili” sayesinde, kalbe takılan pilin değişmesi için hastaların küçük yaşlardan itibaren sık sık ameliyat olma zorunluluğunu da ortadan kaldırıyor.</p>
<p><strong>Özlem Yüzak</strong></p>
<p><em><strong>*Bu yazı 10 Şubat 2017 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınlanmıştır.</strong></em></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/canan-dagdeviren-ilham-perim-ataturk">Canan Dağdeviren: İlham perim Atatürk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5344</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dağdeviren: Hawking benim kahramanım</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/dagdeviren-hawking-ile-birlikte</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlem Yüzak]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Apr 2016 21:41:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik ve Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[canan dagdeviren]]></category>
		<category><![CDATA[harvard]]></category>
		<category><![CDATA[hawking]]></category>
		<category><![CDATA[kara delik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=2240</guid>

					<description><![CDATA[<p>Amerika’da “giyilebilir kalp pili” tasarımı ve ürünüyle yıldızı parlayan genç bilimcimiz Canan Dağdeviren, Harvard Üniversitesi’nde bir konuşma yapan ünlü İngiliz teorik fizikçi Hawking ile bir araya geldi. Kozmolog Stephen Hawking, Harvard Üniversitesi’nde verdiği derste, kara delikler ‘düşündüğümüz kadar kara değil’, demiş ve çevresinde, ışık dahil her şeyi içine çeken kara delikler paralel evrenlere açılan kapılar olabilir iddiasını ileri sürmüştü.  Bini aşkın akademisyen ve öğrencinin dinlediği ve internet üzerinden de canlı olarak yayınlanan ders, uzmanı olduğu ve üzerine kitaplar yazdığı kara delikler ve enformasyon paradoksu üzerine idi. Kara deliklere giren nesnenin sanılanın aksine kaybolmadığını, kara deliklerin bilim kurgu yazarlarının hayal edebileceğinin ötesinde bir gizemi barındırdığının belirten Hawking, &#8220;Kara deliklerin nasıl bu kadar büyük bilgiyi bünyesinde barındırdığı sorusu, çözmek için son derece sıkı bir biçimde çalıştığımız konulardan biri.. Eğer kara deliğe düştüğünüz hissine kapılırsanız korkmayın, bir çıkış var&#8221; esprisini yaptı. Canan Dağdeviren de Hawking’in verdiği bu ilginç dersi izleyenler arasındaydı. Dağdeviren, Harvard Topluluğunda &#8220;o benim kahramanım&#8221; dediği Hawking ile bir araya geldi ve çektirdiği fotoğrafını sosyal medyada paylaştı. Canan Dağdeviren özellikle giyilebilir kalp pili tasarımı ile birden gözleri üzerine çekti ve Forbes’un 30 yaşındak küçük 30 bilim insanı listesine girdi. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’ndeki (MIT) bilimsel araştırmalarla duyurdu ve son olarak da Harvard Üniversitesi’nin Genç Akademi Üyeliği’ne seçilen ilk Türk oldu. Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesini bitirdikten sonra, Sabancı Ünivresitesi’nde yüksek lisans ve ABD’de doktora yapan Dağdeviren’in kalp ile ilgisi, küçük yaşta dedesini kalp krizinden kaybetmesi üzerine başladı. Normal şartlarda ömrü 5-7 yıl arasında değişen kalp pillerini, giyilebilir kalp pili projesi ve tasarımı ile ölümsüz hale getirdi, Dağdeviren, şimdi de Parkinson, Alzheimer ve farklı beyin hastalıklarına yardımcı olabilmesi için iğne şeklinde bir pil tasarlıyor. &#160;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/dagdeviren-hawking-ile-birlikte">Dağdeviren: Hawking benim kahramanım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amerika’da “giyilebilir kalp pili” tasarımı ve ürünüyle yıldızı parlayan genç bilimcimiz <strong>Canan Dağdeviren</strong>, Harvard Üniversitesi’nde bir konuşma yapan ünlü İngiliz teorik fizikçi Hawking ile bir araya geldi. Kozmolog Stephen Hawking, Harvard Üniversitesi’nde verdiği derste, kara delikler ‘düşündüğümüz kadar kara değil’, demiş ve çevresinde, ışık dahil her şeyi içine çeken kara delikler paralel evrenlere açılan kapılar olabilir iddiasını ileri sürmüştü.  Bini aşkın akademisyen ve öğrencinin dinlediği ve internet üzerinden de canlı olarak yayınlanan ders, uzmanı olduğu ve üzerine kitaplar yazdığı kara delikler ve enformasyon paradoksu üzerine idi.</p>
<p>Kara deliklere giren nesnenin sanılanın aksine kaybolmadığını, kara deliklerin bilim kurgu yazarlarının hayal edebileceğinin ötesinde bir gizemi barındırdığının belirten Hawking, &#8220;Kara deliklerin nasıl bu kadar büyük bilgiyi bünyesinde barındırdığı sorusu, çözmek için son derece sıkı bir biçimde çalıştığımız konulardan biri.. Eğer kara deliğe düştüğünüz hissine kapılırsanız korkmayın, bir çıkış var&#8221; esprisini yaptı.</p>
<p>Canan Dağdeviren de Hawking’in verdiği bu ilginç dersi izleyenler arasındaydı. Dağdeviren, Harvard Topluluğunda &#8220;o benim kahramanım&#8221; dediği Hawking ile bir araya geldi ve çektirdiği fotoğrafını sosyal medyada paylaştı.</p>
<p>Canan Dağdeviren özellikle giyilebilir kalp pili tasarımı ile birden gözleri üzerine çekti ve Forbes’un 30 yaşındak küçük 30 bilim insanı listesine girdi. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’ndeki (MIT) bilimsel araştırmalarla duyurdu ve son olarak da Harvard Üniversitesi’nin Genç Akademi Üyeliği’ne seçilen ilk Türk oldu.</p>
<p>Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesini bitirdikten sonra, Sabancı Ünivresitesi’nde yüksek lisans ve ABD’de doktora yapan Dağdeviren’in kalp ile ilgisi, küçük yaşta dedesini kalp krizinden kaybetmesi üzerine başladı.</p>
<p>Normal şartlarda ömrü 5-7 yıl arasında değişen kalp pillerini, giyilebilir kalp pili projesi ve tasarımı ile ölümsüz hale getirdi,</p>
<p>Dağdeviren, şimdi de Parkinson, Alzheimer ve farklı beyin hastalıklarına yardımcı olabilmesi için iğne şeklinde bir pil tasarlıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/fizikuzay/dagdeviren-hawking-ile-birlikte">Dağdeviren: Hawking benim kahramanım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2240</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
