<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kuzey kutbu arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/kuzey-kutbu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/kuzey-kutbu</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Thu, 08 Aug 2019 12:06:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Büyük sırra bir kapı aralandı: Dilin kökeni nereye dayanıyor?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/buyuk-sirra-bir-kapi-aralandi-dilin-kokeni-nereye-dayaniyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Aug 2019 14:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[d vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[dil becerisi]]></category>
		<category><![CDATA[ebola]]></category>
		<category><![CDATA[kozmik ışın]]></category>
		<category><![CDATA[kuzey kutbu]]></category>
		<category><![CDATA[radyasyon]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=14755</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Merhaba!” Bu ifade, dilimizde selamlamak için kullanılıyor. Farklı dillerde de farklı karşılıkları var. Peki ama selamlama ihtiyacımızı dilsel bir ifadeyle, yani merhaba olarak (ya da diğer dillerde nasılsa) karşımıza iletmeye ne zaman başladık? Bir başka deyişle, dil nasıl ortaya çıktı? Birçok tez var. Mesela Fransız dilbilim cemiyetinin eski zamanlarında olsaydık, bu tartışmanın yasaklandığını görürdük. O zamanki düşünce şuydu: Boşa zaman harcamayalım, bu konu bilinemez çünkü elimizde hiçbir kanıt yok! Kanıt yok mu? Evet fosil bir kanıt şüphesiz ki yok, ama bilimin bazı ipuçlarından hareket ederek sentezleme ve değerlendirme gücü ile ortaya koyduğu çok önemli ve ciddi ipuçları, savlar var. Mesela Charles Darwin, ses becerimizin ilk olarak cinsel seleksiyonla ilişkili olarak ortaya çıktığını düşünüyordu. Buna karşın bazı bilim insanları da dilin korunma, avlanma ve çeşitli sosyal etkileşimler sebebiyle ortaya çıktığını iddia ediyor. Bu, bilim insanlarının onlarca yıldır çözmeye çalıştığı bir sır. Murat Altaş, söz konusu tartışmaları ve dilin evrimine dair ipuçlarını derledi. Nilgün Özbaşaran Dede’nin hazırladığı Araştırma Gündemi yine dopdolu; Ay kutbundaki kraterin içindeki suyun sanıldığından daha yeni olduğunun ortaya çıkması, diş protezi yerine diş tohumu tekniği kullanılması ile insanların üçüncü kez diş çıkartabileceği olgusu, ve bağırsak bakterilerinin şişmanlama ile zayıflamadaki etkisi gibi bilim gündemine dair güncel haberleri bu sayfalardan okuyabilirsiniz. Bilim dünyasında korkutucu bir haber dolaşıyor. Ebola alarmı verilen Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde ölen insan sayısı 1600’ü aştı. Dünya Sağlık Örgütü de “Halk Sağlığında Endişe Yaratan Acil Durum” ilan etti. Gelişmeleri sizin için derledik. Bu arada Dünya Bankası’nın 300 milyon dolarlık yardımı, durumun küresel açıdan ne kadar büyük bir alarm niteliğinde olduğunu gösteriyor. Mesele salt Kongo veya Afrika değil, küresel dünyada salgınlar herkes için büyük tehlike! Bu arada 11-26 Temmuz tarihlerinde “İlk Türk Arktik Bilimsel Seferi”ni yapan İTÜ Kutup Araştırmaları Uyg-Ar Merkezi (İTÜ PolReC) ekibini de tebrik ederiz. Basın toplantısından izlenimlerimizi dergide bulabilirsiniz. Ahmet Yavuz’un Kurtuluş Savaşına giden yolun izlerini süren yazılarını okuyor musunuz? Kısa, öz ve anlamlı&#8230; Bu hafta geriye, Çanakkale’ye dönüyor ve soruyor: Çanakkale Savaşı’nda Mustafa Kemal baş rolü oynamasaydı, Kurtuluş Savaşı başarılabilir miydi ve Atatürk lider olabilir miydi? Yüksek yerleşim yerlerinde kanser riski daha mı fazla? Almanya’dan radyasyon fizikçisi Dr. Yüksel Atakan, kozmik ışınların kanser yapıp yapmayacağı sorusu üzerinden Türkiye’de rakımı yüksek şehirlerin maruz kaldığı kozmik ışınlara baktı. Ciddi bir tehlike var mı? Doğan Kuban hocamız bizi aydınlatmaya devam ediyor. Kuban, Türkiye’deki çarpık yapılaşmayı araç olarak kullanan kapitalizmin, plansız, çirkin bir kenti ortaya çıkardığını ve yetişmiş ağaçları, parkları, yolları ve kentin tarihini yok ettiğini söylüyor. Ve önemli kent bilimci Lewis Mumford’dan tavsiyeler veriyor. İstanbul’a mahveden sürecin politik izlerini sürüyor Kuban ve bir ders çıkartıyor. Ali Akurgal, Politikbilim köşesinde temel bilimlerin önemini, pratikte karşılığı olan bir örnekle açıklayarak temel bilimden uzak bir mühendisliğin düşünülemeyeceğini vurguluyor. Siz suyun iki kutuplu olduğunu biliyor muydunuz? İşte bir deney ve mühendisler için önemeli bir ders konusu&#8230; Tanol Türkoğlu, 8 bölü 2 çarpı 4 denkleminin sonucu üzerine yazdı. Sonuç 1 mi yoksa 16 mı? Sadece Türkiye’yi değil dünyayı tartıştıran bu soruyu ortaya atan şöyle mi diyor: &#8220;Siz beni matematik bilmediğim için cahil diye görüyorsunuz, bakın işte sizin matematiğiniz daha üç tane işlemi bile nasıl yapacağını bilemiyor; sonuç 16 mı 1 mi kesin olarak söyleyemiyor!” Mustafa Çetiner, tıbbın gözde tartışma ve araştırma konularından D vitaminini ele alıyor ve diyor ki “Hakkında o kadar çok söylendi ve yazıldı ki, ne doğru, ne yanlış, ne yapmalı, ne yapmamalı hepsi birbirine karıştı”. Peki D vitamini konusunda yazılıp çizilenlerin doğru yönü nedir? BAU Tıp Fakültesi Kurucu Dekanı, beyin cerrahı ve araştırmacısı Prof. Dr. Türker Kılıç, Dünya Bilim ve Sanat Akademisi’nde bir konuşma yaptı. Kendisini tebrik ediyoruz. Kılıç, beyinde bağlantısallık üzerine yaptığı konuşmanın Türkçe çevirisini HBT okurlarıyla paylaştı. Bu sayıda bu konuşmanın ilk bölümünü okuyabileceksiniz. Atılım Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Tunç, hem yapısal tasarım hem de malzeme teknolojisinin gelişimi üzerinden Türkiye’de ve dünyada yüksek binaları yazdı. İKU İşletme Bölümü’nden Arş. Gör. Tuğçe Ezgi Soyaltın, derin öğrenme yöntemleri ve aramızda dolaşan yapay zekâları konusunu ele aldı. Nerelerde dolaşıyor bu yapay zekalar? Tekno-Vitrin, beslenme sayfaları, ilginç sorular ve bulmaca gibi klasikleşen bölümler, sizi yine HBT sayfalarında bekliyor. Türkiye’nin haftalık bilim, teknoloji, kültür ve eleştirel düşünce dergisi HBT, sizi her hafta dopdolu içeriğiyle karşılamak için canla başla çalışıyor. Size bilim dolu ve bol okumalı bir hafta daha diliyoruz.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/buyuk-sirra-bir-kapi-aralandi-dilin-kokeni-nereye-dayaniyor">Büyük sırra bir kapı aralandı: Dilin kökeni nereye dayanıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-14750 alignright" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/176-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/176-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/176-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/176.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />“Merhaba!” Bu ifade, dilimizde selamlamak için kullanılıyor. Farklı dillerde de farklı karşılıkları var. Peki ama selamlama ihtiyacımızı dilsel bir ifadeyle, yani merhaba olarak (ya da diğer dillerde nasılsa) karşımıza iletmeye ne zaman başladık? Bir başka deyişle, <strong>dil nasıl ortaya çıktı?</strong> Birçok tez var.</p>
<p>Mesela Fransız dilbilim cemiyetinin eski zamanlarında olsaydık, bu tartışmanın yasaklandığını görürdük. O zamanki düşünce şuydu: Boşa zaman harcamayalım, bu konu bilinemez çünkü elimizde hiçbir kanıt yok!</p>
<p>Kanıt yok mu? Evet fosil bir kanıt şüphesiz ki yok, ama bilimin bazı ipuçlarından hareket ederek sentezleme ve değerlendirme gücü ile ortaya koyduğu çok önemli ve ciddi ipuçları, savlar var.</p>
<p>Mesela Charles Darwin, ses becerimizin ilk olarak cinsel seleksiyonla ilişkili olarak ortaya çıktığını düşünüyordu. Buna karşın bazı bilim insanları da dilin korunma, avlanma ve çeşitli sosyal etkileşimler sebebiyle ortaya çıktığını iddia ediyor. Bu, bilim insanlarının onlarca yıldır çözmeye çalıştığı bir sır. Murat Altaş, söz konusu tartışmaları ve dilin evrimine dair ipuçlarını derledi.</p>
<p>Nilgün Özbaşaran Dede’nin hazırladığı Araştırma Gündemi yine dopdolu; Ay kutbundaki kraterin içindeki suyun sanıldığından daha yeni olduğunun ortaya çıkması, <strong>diş protezi yerine diş tohumu</strong> tekniği kullanılması ile insanların üçüncü kez diş çıkartabileceği olgusu, ve <strong>bağırsak bakterilerinin şişmanlama ile zayıflamadaki etkisi</strong> gibi bilim gündemine dair güncel haberleri bu sayfalardan okuyabilirsiniz.</p>
<p>Bilim dünyasında korkutucu bir haber dolaşıyor. <strong>Ebola alarmı</strong> verilen Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde ölen insan sayısı 1600’ü aştı. Dünya Sağlık Örgütü de “Halk Sağlığında Endişe Yaratan Acil Durum” ilan etti. Gelişmeleri sizin için derledik. Bu arada Dünya Bankası’nın 300 milyon dolarlık yardımı, durumun küresel açıdan ne kadar büyük bir alarm niteliğinde olduğunu gösteriyor. Mesele salt Kongo veya Afrika değil, küresel dünyada salgınlar herkes için büyük tehlike!</p>
<p>Bu arada 11-26 Temmuz tarihlerinde <strong>“İlk Türk Arktik Bilimsel Seferi”</strong>ni yapan İTÜ Kutup Araştırmaları Uyg-Ar Merkezi (İTÜ PolReC) ekibini de tebrik ederiz. Basın toplantısından izlenimlerimizi dergide bulabilirsiniz.</p>
<p>Ahmet Yavuz’un Kurtuluş Savaşına giden yolun izlerini süren yazılarını okuyor musunuz? Kısa, öz ve anlamlı&#8230; Bu hafta geriye, Çanakkale’ye dönüyor ve soruyor: <strong>Çanakkale Savaşı’nda Mustafa Kemal</strong> baş rolü oynamasaydı, Kurtuluş Savaşı başarılabilir miydi ve Atatürk lider olabilir miydi?</p>
<p><strong>Yüksek yerleşim yerlerinde kanser riski daha mı fazla?</strong></p>
<p>Almanya’dan radyasyon fizikçisi Dr. Yüksel Atakan, kozmik ışınların kanser yapıp yapmayacağı sorusu üzerinden <strong>Türkiye’de rakımı yüksek şehirlerin maruz kaldığı kozmik ışınlara </strong>baktı. Ciddi bir tehlike var mı?</p>
<p>Doğan Kuban hocamız bizi aydınlatmaya devam ediyor. Kuban, <strong>Türkiye’deki çarpık yapılaşmayı araç olarak kullanan kapitalizmin</strong>, plansız, çirkin bir kenti ortaya çıkardığını ve yetişmiş ağaçları, parkları, yolları ve kentin tarihini yok ettiğini söylüyor. Ve önemli kent bilimci <strong>Lewis Mumford’dan tavsiyeler</strong> veriyor. İstanbul’a mahveden sürecin politik izlerini sürüyor Kuban ve bir ders çıkartıyor.</p>
<p>Ali Akurgal, Politikbilim köşesinde temel bilimlerin önemini, pratikte karşılığı olan bir örnekle açıklayarak <strong>temel bilimden uzak bir mühendisliğin düşünülemeyeceğini</strong> vurguluyor. Siz suyun iki kutuplu olduğunu biliyor muydunuz? İşte bir deney ve mühendisler için önemeli bir ders konusu&#8230; Tanol Türkoğlu, <strong>8 bölü 2 çarpı 4</strong> denkleminin sonucu üzerine yazdı. Sonuç 1 mi yoksa 16 mı? Sadece Türkiye’yi değil dünyayı tartıştıran bu soruyu ortaya atan şöyle mi diyor: &#8220;Siz beni matematik bilmediğim için cahil diye görüyorsunuz, bakın işte sizin matematiğiniz daha üç tane işlemi bile nasıl yapacağını bilemiyor; sonuç 16 mı 1 mi kesin olarak söyleyemiyor!” Mustafa Çetiner, tıbbın gözde tartışma ve araştırma konularından <strong>D vitaminini </strong>ele alıyor ve diyor ki “Hakkında o kadar çok söylendi ve yazıldı ki, ne doğru, ne yanlış, ne yapmalı, ne yapmamalı hepsi birbirine karıştı”. Peki D vitamini konusunda yazılıp çizilenlerin doğru yönü nedir?</p>
<p>BAU Tıp Fakültesi Kurucu Dekanı, beyin cerrahı ve araştırmacısı Prof. Dr. Türker Kılıç, Dünya Bilim ve Sanat Akademisi’nde bir konuşma yaptı. Kendisini tebrik ediyoruz. Kılıç, <strong>beyinde bağlantısallık</strong> üzerine yaptığı konuşmanın Türkçe çevirisini HBT okurlarıyla paylaştı. Bu sayıda bu konuşmanın ilk bölümünü okuyabileceksiniz.</p>
<p>Atılım Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Tunç, hem yapısal tasarım hem de malzeme teknolojisinin gelişimi üzerinden <strong>Türkiye’de ve dünyada yüksek binaları</strong> yazdı. İKU İşletme Bölümü’nden Arş. Gör. Tuğçe Ezgi Soyaltın, <strong>derin öğrenme yöntemleri ve aramızda dolaşan yapay zekâları </strong>konusunu ele aldı. Nerelerde dolaşıyor bu yapay zekalar?</p>
<p>Tekno-Vitrin, beslenme sayfaları, ilginç sorular ve bulmaca gibi klasikleşen bölümler, sizi yine HBT sayfalarında bekliyor.</p>
<p>Türkiye’nin haftalık bilim, teknoloji, kültür ve eleştirel düşünce dergisi HBT, sizi her hafta dopdolu içeriğiyle karşılamak için canla başla çalışıyor.</p>
<p>Size bilim dolu ve bol okumalı bir hafta daha diliyoruz.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/buyuk-sirra-bir-kapi-aralandi-dilin-kokeni-nereye-dayaniyor">Büyük sırra bir kapı aralandı: Dilin kökeni nereye dayanıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14755</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HBT Dergi 176. Sayı – 9 Ağustos 2019</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-176-sayi-9-agustos-2019</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Aug 2019 11:39:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergi Sayıları]]></category>
		<category><![CDATA[d vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[dil becerisi]]></category>
		<category><![CDATA[genetik hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi]]></category>
		<category><![CDATA[kuzey kutbu]]></category>
		<category><![CDATA[radyasyon]]></category>
		<category><![CDATA[temel bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=14749</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dil ve konuşma nasıl ortaya çıktı? Bilim insanlarımız Güney&#8217;den sonra şimdi de Kuzey Kutbu&#8217;nda Kalp krizi niçin sadece insanlarda yaşanıyor? Doğan Kuban: Lewis Mumford&#8217;dan tavsiyeler Tanol Türkoğlu: 8 bölü 2 çarpı 4 Ali Akurgal: Temel bilimler neye yarar? Tuğçe Ezgi Soyaltın: Aramızda dolaşan yapay zekalar Coşkun Özdemir: Moleküler biyolojide yeni aşama &#8211; Genetik tedaviler Türker Kılıç: Beyin araştırmaları penceresinden yaşam 100 saatlik MR taraması ile insan beyninin en detaylı görüntüsü Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nden Ebola alarmı: Ölü sayısı 1600&#8217;ü aştı Yüksel Atakan: Kozmik ışınlar ve doğal radyasyon kanser yapabilir mi? Mustafa Çetiner: D vitamini konusunda bilinmeyenler Diş protezi yerine &#8220;diş tohumu&#8221; İnsan vücudunun bilinmeyenleri &#8211; 5: Gaz çıkartma Eyvah! Nefes boruma yemek kaçtı! Ne yapmalıyım? Bağırsak bakterileri ile kilo verin! Hangi yiyecekler birlikte tüketilmeli? Ahmet Yavuz: Mustafa Kemal&#8217;le biraz geriye, Çanakkale&#8217;ye gidelim Gökhan Tunç: Türkiye&#8217;de ve dünyada yüksek binalar Tınaz Titiz: Ne fikir üretsek nafile mi? Korku filmleri bizi hayata hazırlıyor Evcil dostlarımız için tehlikeli 7 yiyecek Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-176-sayi-9-agustos-2019">HBT Dergi 176. Sayı – 9 Ağustos 2019</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-14750" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/176-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/176-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/176-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/176.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Dil ve konuşma nasıl ortaya çıktı?<br />
Bilim insanlarımız Güney&#8217;den sonra şimdi de Kuzey Kutbu&#8217;nda<br />
Kalp krizi niçin sadece insanlarda yaşanıyor?<br />
Doğan Kuban: Lewis Mumford&#8217;dan tavsiyeler<br />
Tanol Türkoğlu: 8 bölü 2 çarpı 4<br />
Ali Akurgal: Temel bilimler neye yarar?<br />
Tuğçe Ezgi Soyaltın: Aramızda dolaşan yapay zekalar<br />
Coşkun Özdemir: Moleküler biyolojide yeni aşama &#8211; Genetik tedaviler<br />
Türker Kılıç: Beyin araştırmaları penceresinden yaşam<br />
100 saatlik MR taraması ile insan beyninin en detaylı görüntüsü<br />
Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nden Ebola alarmı: Ölü sayısı 1600&#8217;ü aştı<br />
Yüksel Atakan: Kozmik ışınlar ve doğal radyasyon kanser yapabilir mi?<br />
Mustafa Çetiner: D vitamini konusunda bilinmeyenler<br />
Diş protezi yerine &#8220;diş tohumu&#8221;<br />
İnsan vücudunun bilinmeyenleri &#8211; 5: Gaz çıkartma<br />
Eyvah! Nefes boruma yemek kaçtı! Ne yapmalıyım?<br />
Bağırsak bakterileri ile kilo verin!<br />
Hangi yiyecekler birlikte tüketilmeli?<br />
Ahmet Yavuz: Mustafa Kemal&#8217;le biraz geriye, Çanakkale&#8217;ye gidelim<br />
Gökhan Tunç: Türkiye&#8217;de ve dünyada yüksek binalar<br />
Tınaz Titiz: Ne fikir üretsek nafile mi?<br />
Korku filmleri bizi hayata hazırlıyor<br />
Evcil dostlarımız için tehlikeli 7 yiyecek</p>
<p><a href="http://www.herkesebilimteknoloji.com/1-abonelik">Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-176-sayi-9-agustos-2019">HBT Dergi 176. Sayı – 9 Ağustos 2019</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14749</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İlk Türk Arktik Bilimsel Seferi gerçekleşti</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/surdurulebilirlik/ilk-turk-arktik-bilimsel-seferi-gerceklesti</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Aug 2019 13:37:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezegenimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yerküre]]></category>
		<category><![CDATA[Arktik]]></category>
		<category><![CDATA[Burcu Özsoy]]></category>
		<category><![CDATA[buzulların erimesi]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[İTÜ PolReC]]></category>
		<category><![CDATA[kutup]]></category>
		<category><![CDATA[kuzey kutbu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=14639</guid>

					<description><![CDATA[<p>“İlk Türk Arktik Bilimsel Seferi”, İTÜ Kutup Araştırmaları Uygulama-Araştırma Merkezi (İTÜ PolReC) liderliğinde gerçekleştirildi. Sefer, dünyada küresel iklim değişikliğinin en fazla etkilediği noktalardan Kuzey Kutbu’nu kapsaması açısından önemliydi. 11-26 Temmuz tarihlerinde gerçekleşen sefere Türkiye İş Bankası bu sefere sponsor olurken, gerçekleştirilen toplantıda İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca ile İTÜ Kutup Araştırmaları Uygulama-Araştırma Merkezi (İTÜ PolReC) Müdürü ve Arktik Bilim Seferi Lideri Doç. Dr. Burcu Özsoy ve sefer ekibi hazır bulundu. İTÜ’nün bilimsel altyapısı ve öncü misyonu ile iklim değişikliğinin etkilerini gözlemleyerek, gelecek nesillere temiz bir dünya bırakma umuduyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diyen İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, araştırmacıların Arktik bölgede yaşanan iklim değişikliğini görmek ve bu değişimin ekosistem üzerindeki etkilerini incelemek üzere örneklemeler ve gözlemler yapmak üzere yola çıktıklarını belirtti. Özsoy: “Arktik’teki çalışmalarımızı bilimsel yayınlarla taçlandıracağız” Bilim seferine liderlik yapan ve daha önce HBT’de kendisiyle bir söyleşi de gerçekleştirdiğimiz İTÜ Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi ve İTÜ PolReC Müdürü Doç. Dr. Burcu Özsoy ise dünyanın sürdürülebilir geleceği için Arktik’teki araştırmaların büyük önem taşıdığının altını çizdi. Türk bayrağını Arktik’te dalgalandırma onuruna eriştikleri için duydukları mutluluğu dile getiren Özsoy, bilim seferi sırasındaki gözlemlerini ve araştırma sonuçlarını da paylaştı. Arktik’te yaptıkları bilimsel çalışmaları bilimsel yayınlarla taçlandırıp bu çalışmaların sürdürebilirliğini sağlama amacında olduklarını belirten Özsoy, alınan veri ve toplanan örneklerin, bilimsel olarak incelenmesine hemen başlanacak olsa da hem laboratuvar incelemeleri hem de bilimsel yayınların basımının uzun zaman aldığını da sözlerine ekledi. Bölgenin iklimsel ve stratejik önemi Yaklaşık 14 milyon km² yüzölçümü olan bir okyanus olan Arktik; Rusya, ABD, Kanada, Danimarka, Norveç ve İzlanda’yla çerçeveleniyor. Kışın neredeyse tamamen donarak yazın 3 milyon km² kadar deniz buzu kalıyor. Yaptığımız söyleşide, Arktik’te 2000’li yıllardan beri deniz buzunda hızlı bir azalış gözlemlediklerini söyleyen Özsoy, normalde 17 milyon km²’lik bir deniz buzu alanına sahip olan Arktik Okyanusu’nun şu anda 13 milyon km²’lere kadar indiğini ifade etti. Türkiye’nin yüzölçümüne göre kıyasladığımızda şu an Arktik’te beş Türkiye büyüklüğünde bir alanın yok olması demek bu. Özsoy, “Deniz taşımacılığı açısından önemli yollar açıldı evet ama dünyanın iklimini dengede tutan okyanus akıntılarıdır. Ve bu akıntılarda yavaşlama söz konusu” ifadelerini kullandı. Arktik Bölge stratejik de bir öneme sahip. Çünkü Arktik Okyanusu’nda halihazırda petrol, doğalgaz ve kaya gazı arama ve çıkarma faaliyetleri yürütülüyor. Hal böyle olunca da uzlaşmazlıklar da beraberinde geliyor. Yaşanabilecek olası sorunları çözmek için Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) ile kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgelerin belirlenmesi ve uyuşmazlıkların çözülmesi amaçlanıyor. Bununla birlikte BMDHS, söz konusu uyuşmazlıkların çözümü konusunda her zaman başarılı ve nihai sonuçlar da veremiyor. Arktik’te özellikle Rusya Federasyonu’nun kıta sahanlığı üzerindeki iddiaları nedeniyle tam bir uzlaşı sağlanamıyor. Türkiye’nin talebi gözlemci ülke olabilmek Kıta sahanlığı ve ekonomik bölgelerin dışında kalan alanlar ise ortak, kimseye ait olmayan alanlar. Sözleşmelere göre burası herkesin kullanımına açık. Özsoy bu durum için şunları söylemişti: “Bir ülke orada ne kadar uzun süre bulunduysa biraz daha fazla söz sahibi oluyor. Oradaki görünürlük çok önemli, insan ve hafıza biriktirmek, bilimsel verileri toplamak, yayın yapmak bunlar her şekilde varlık göstermektir.” Bu bağlamda Arktik, Türkiye için yeni bir bilimsel keşif alanı. Daha önce Antarktika’ya birkaç kez giden gelen ekip, Arktik’e ilk seferini gerçekleştirmiş durumda. Türkiye yıllar önce Arktik Okyanusu’na kıyı ülkelerle Kuzey Kutup dairesi içinde kalan ülkelerin danışman olduğu Arktik Konsey’e gözlemci statüsüyle başvuruda bulunmuş ancak Türkiye’nin Arktik konularında yeterli girişimleri olmaması sebebiyle beklemeye alınmıştı. Bu sefer bu süreci hızlandırmak için de büyük bir adım. Batuhan Sarıcan / batusarican@gmail.com</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/surdurulebilirlik/ilk-turk-arktik-bilimsel-seferi-gerceklesti">İlk Türk Arktik Bilimsel Seferi gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“İlk Türk Arktik Bilimsel Seferi”, İTÜ Kutup Araştırmaları Uygulama-Araştırma Merkezi (İTÜ PolReC) liderliğinde gerçekleştirildi. Sefer, dünyada küresel iklim değişikliğinin en fazla etkilediği noktalardan Kuzey Kutbu’nu kapsaması açısından önemliydi.</p>
<p>11-26 Temmuz tarihlerinde gerçekleşen sefere Türkiye İş Bankası bu sefere sponsor olurken, gerçekleştirilen toplantıda İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca ile İTÜ Kutup Araştırmaları Uygulama-Araştırma Merkezi (İTÜ PolReC) Müdürü ve Arktik Bilim Seferi Lideri Doç. Dr. Burcu Özsoy ve sefer ekibi hazır bulundu.</p>
<p>İTÜ’nün bilimsel altyapısı ve öncü misyonu ile iklim değişikliğinin etkilerini gözlemleyerek, gelecek nesillere temiz bir dünya bırakma umuduyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diyen İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, araştırmacıların Arktik bölgede yaşanan iklim değişikliğini görmek ve bu değişimin ekosistem üzerindeki etkilerini incelemek üzere örneklemeler ve gözlemler yapmak üzere yola çıktıklarını belirtti.</p>
<p><strong>Özsoy: “Arktik’teki çalışmalarımızı bilimsel yayınlarla taçlandıracağız”</strong></p>
<p>Bilim seferine liderlik yapan ve daha önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/turkiyenin-antarktikaya-bilim-yolculugu">HBT’de kendisiyle bir söyleşi</a> de gerçekleştirdiğimiz İTÜ Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi ve İTÜ PolReC Müdürü Doç. Dr. Burcu Özsoy ise dünyanın sürdürülebilir geleceği için Arktik’teki araştırmaların büyük önem taşıdığının altını çizdi. Türk bayrağını Arktik’te dalgalandırma onuruna eriştikleri için duydukları mutluluğu dile getiren Özsoy, bilim seferi sırasındaki gözlemlerini ve araştırma sonuçlarını da paylaştı.</p>
<p>Arktik’te yaptıkları bilimsel çalışmaları bilimsel yayınlarla taçlandırıp bu çalışmaların sürdürebilirliğini sağlama amacında olduklarını belirten Özsoy, alınan veri ve toplanan örneklerin, bilimsel olarak incelenmesine hemen başlanacak olsa da hem laboratuvar incelemeleri hem de bilimsel yayınların basımının uzun zaman aldığını da sözlerine ekledi.</p>
<div id="attachment_14640" style="width: 310px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-14640" class="wp-image-14640 size-medium" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/arktik-sefer-300x133.jpg" alt="" width="300" height="133" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/arktik-sefer-300x133.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/08/arktik-sefer-1024x453.jpg 1024w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><p id="caption-attachment-14640" class="wp-caption-text">Sefer ekibi Longyearbyen’dan, önce güneye ve ardından kuzeye doğru seyir yaparken mikroplastik, plankton, deniz suyu ve sediman örneklemeleri yaptı. Ayrıca sefer boyunca hava kalitesi ve denizcilik meteorolojisi ölçümleri ve deniz buzu ile buzul gözlemleri gerçekleştirdi.</p></div>
<p><strong>Bölgenin iklimsel ve stratejik önemi </strong></p>
<p>Yaklaşık 14 milyon km² yüzölçümü olan bir okyanus olan Arktik; Rusya, ABD, Kanada, Danimarka, Norveç ve İzlanda’yla çerçeveleniyor. Kışın neredeyse tamamen donarak yazın 3 milyon km² kadar deniz buzu kalıyor.</p>
<p>Yaptığımız söyleşide, Arktik’te 2000’li yıllardan beri deniz buzunda hızlı bir azalış gözlemlediklerini söyleyen Özsoy, normalde 17 milyon km²’lik bir deniz buzu alanına sahip olan Arktik Okyanusu’nun şu anda 13 milyon km²’lere kadar indiğini ifade etti. Türkiye’nin yüzölçümüne göre kıyasladığımızda şu an Arktik’te beş Türkiye büyüklüğünde bir alanın yok olması demek bu. Özsoy, “Deniz taşımacılığı açısından önemli yollar açıldı evet ama dünyanın iklimini dengede tutan okyanus akıntılarıdır. Ve bu akıntılarda yavaşlama söz konusu” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Arktik Bölge stratejik de bir öneme sahip. Çünkü Arktik Okyanusu’nda halihazırda petrol, doğalgaz ve kaya gazı arama ve çıkarma faaliyetleri yürütülüyor. Hal böyle olunca da uzlaşmazlıklar da beraberinde geliyor. Yaşanabilecek olası sorunları çözmek için Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) ile kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgelerin belirlenmesi ve uyuşmazlıkların çözülmesi amaçlanıyor. Bununla birlikte BMDHS, söz konusu uyuşmazlıkların çözümü konusunda her zaman başarılı ve nihai sonuçlar da veremiyor. Arktik’te özellikle Rusya Federasyonu’nun kıta sahanlığı üzerindeki iddiaları nedeniyle tam bir uzlaşı sağlanamıyor.</p>
<p><strong>Türkiye’nin talebi gözlemci ülke olabilmek</strong></p>
<p>Kıta sahanlığı ve ekonomik bölgelerin dışında kalan alanlar ise ortak, kimseye ait olmayan alanlar. Sözleşmelere göre burası herkesin kullanımına açık. Özsoy bu durum için şunları söylemişti: “Bir ülke orada ne kadar uzun süre bulunduysa biraz daha fazla söz sahibi oluyor. Oradaki görünürlük çok önemli, insan ve hafıza biriktirmek, bilimsel verileri toplamak, yayın yapmak bunlar her şekilde varlık göstermektir.”</p>
<p>Bu bağlamda Arktik, Türkiye için yeni bir bilimsel keşif alanı. Daha önce Antarktika’ya birkaç kez giden gelen ekip, Arktik’e ilk seferini gerçekleştirmiş durumda. Türkiye yıllar önce Arktik Okyanusu’na kıyı ülkelerle Kuzey Kutup dairesi içinde kalan ülkelerin danışman olduğu Arktik Konsey’e gözlemci statüsüyle başvuruda bulunmuş ancak Türkiye’nin Arktik konularında yeterli girişimleri olmaması sebebiyle beklemeye alınmıştı. Bu sefer bu süreci hızlandırmak için de büyük bir adım.</p>
<p><strong>Batuhan Sarıcan / <a href="mailto:batusarican@gmail.com">batusarican@gmail.com</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/surdurulebilirlik/ilk-turk-arktik-bilimsel-seferi-gerceklesti">İlk Türk Arktik Bilimsel Seferi gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14639</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kutuplara güle güle mi?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/kutuplara-gule-gule-mi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Mar 2017 05:48:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[als hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[antarktika]]></category>
		<category><![CDATA[arı]]></category>
		<category><![CDATA[arılar]]></category>
		<category><![CDATA[buz dağı]]></category>
		<category><![CDATA[dna]]></category>
		<category><![CDATA[erime]]></category>
		<category><![CDATA[francis crick]]></category>
		<category><![CDATA[güney kutbu]]></category>
		<category><![CDATA[hande özdinler]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[kutup bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[kutuplar]]></category>
		<category><![CDATA[kuzey kutbu]]></category>
		<category><![CDATA[trump]]></category>
		<category><![CDATA[yarılma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=5551</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendi kozamızdan başımızı dışarıya çıkarmıyor musunuz? Ev, iş, aile ve ülkenin durumuna kafamızı takmış ve gözlerimiz başka şeyleri görmüyor mu? Bunların bir sürüsü geçici, kalıcı olanı gündeminize getiriyoruz: Kutup bölgelerine Dünya güle güle diyor! Bu hepimizi etkileyecek bir gelişme şüphesiz! Durum karşısında ne yapalım diyecekler, ama onlar bile kayıtsız kalmamalı: Kutuplar kutup olmaktan çıktığında, yeni bir tatil fırsatı yakalayabilirler! Bu kez iki kutuptaki son gelişmeleri kapak yaptık: İlki Güney Kutuptaki gelişme: Muazzam büyüklükteki yeni bir buz dağımız olacak: uzunluğu 175 km! Anakara buzulundan kopmasına ve bağımsız buz dağı oluşmasına 20 km kaldı&#8230; Bu kopuşun sonucu: arkasında kalan buzullar da büyük ölçüde erimeye başlayacaklar. Sonuç, deniz düzeyinde yükselme. Yani yaşadığımız iklim değişikliğinin bir ürünü! İkinci ürünü ise Kuzey Kutbu’nda! Yaz aylarında 2030 yılına kadar deniz üzerinde hiçbir buzulun kalmayacağını öne süren araştırmalar! Bu duruma, bölgede yaşayan kutup canlılarının da sonu olacağına ilişkin felaket haberi eşlik ediyor. Hükümetlerarası görüşmelerde alınan iklim kararlarına hiç uyulmayacağının ortaya çıkması, felaketi yakınlaştırıyor. Trump zaten iklim değişikliğini tanımıyor! Amerikalı muhafazakârlar için her şey sadece para! Dünya battıkça paralarını ne yapacaklarını merak edelim! İki önemli gelişme Herkese Bilim Teknoloji dergimizde Hande Özdinler arkadaşımızın yeni bir çalışmasını duyuruyoruz: Bu, ALS hastalığının teşhis ve tedavisinde çok önemli bir basamak oluşturacak. Bilim dergileri haberi önemle duyurdular. Hande’ye de koş Hande koş diyoruz! Erdal Musoğlu, &#8220;Geleceğe Doğru&#8221;  köşesinde, Barselona kenti örneğinde, yarının akıllı ve yeşil şehirlerin başladığını duyuruyor. İlgiyle okuduk ve şiddetle öneriyoruz. Çünkü İstanbul’un ve ülkenin geleceğin neresinde durduğunu ve olacağını, en azından hepimizin düşünmesi gerekir! Çok gecikmiş de olsa bir metro ağının oluşturulması şüphesiz ki iyi bir şey, ama bu geçen yüzyılın kent politikasıydı. Şimdi ise kentlerde hemen hemen tüm hizmetlerin, insan dâhil, dijitalleştiği bir döneme adım atıldı. Bu yazıyı, geçen ay yayınladığımız kentlerde yeni trafik sistemleri yazısının bir devamı görebilirsiniz. Doğan Kuban ve Bozkurt Güvenç’in yazılarını anımsatmalıyız: Kuban, uygar bir toplumu kurmayı ve farklı boyutlardaki uygarlık gerçeğini dile getirirken, Güvenç bugünkü okullarımızın müfredat meselesini çağdaş eğitimin gereklilikleri gözünden ele alıyor. Değerli yazarımız Müfit Akyos’un iki sayı önce yayınlanması gereken yazısı, bizim kargaşalığımıza kurban gitti. Özür dileyerek, “Bir Zamanlar TÜBİTAK” yazısını önemle anımsatırız. Tanol Türkoğlu, insan biyolojisini ve canlılık olgusunu değiştirme özelliğine sahip atomik düzeyde yeni malzemeleri ve gelişmeleri gündeme getiriyor. Büyük bilimcilerin macerası Bilim ve Üniversite sayfamızda, bilime büyük katkılarda bulunan bilimcileri tanıtma macerası Francis Crick ile sürüyor: DNA’nın keşfinin heyecan dolu öyküsü! Kadir Özkan ve Türker Kılıç öykünün imzacıları. Arılar, ah o arılar! Müthiş bir deney yapıldı ve arılara futbol oynatıldı. Ayrıca seyreden arıların da, oyunu hemen kavradıkları ve sahaya girdiklerinde kurallara göre oynamaya başladıkları görüldü. Haberi dergimizde, ama oyunun video linki de portalda! Dikkatinize getirmek istediğimiz iki haberimiz daha var: Almanya’daki orta tabaka ve üstü Türkler konusu… düşünceleri ve konumları. Gözde Kara ve arkadaşlarının araştırmalarının ilk bölümü. HBT’yi beraber geliştirelim ve büyütelim. Geleceğimizi inşa ediyoruz ve her cumayı beyin besleme günü olarak ilan ediyoruz… Gelecek Cuma’ya kadar, sevgi ve dostlukla kalın…</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/kutuplara-gule-gule-mi">Kutuplara güle güle mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kendi kozamızdan başımızı dışarıya çıkarmıyor musunuz? Ev, iş, aile ve ülkenin durumuna kafamızı takmış ve gözlerimiz başka şeyleri görmüyor mu? Bunların bir sürüsü geçici, kalıcı olanı gündeminize getiriyoruz: Kutup bölgelerine Dünya güle güle diyor! Bu hepimizi etkileyecek bir gelişme şüphesiz! Durum karşısında ne yapalım diyecekler, ama onlar bile kayıtsız kalmamalı: Kutuplar kutup olmaktan çıktığında, yeni bir tatil fırsatı yakalayabilirler!</p>
<p>Bu kez iki kutuptaki son gelişmeleri kapak yaptık: İlki Güney Kutuptaki gelişme: Muazzam büyüklükteki yeni bir buz dağımız olacak: uzunluğu 175 km! Anakara buzulundan kopmasına ve bağımsız buz dağı oluşmasına 20 km kaldı&#8230; Bu kopuşun sonucu: arkasında kalan buzullar da büyük ölçüde erimeye başlayacaklar. Sonuç, deniz düzeyinde yükselme.</p>
<p>Yani yaşadığımız iklim değişikliğinin bir ürünü!</p>
<p>İkinci ürünü ise Kuzey Kutbu’nda! Yaz aylarında 2030 yılına kadar deniz üzerinde hiçbir buzulun kalmayacağını öne süren araştırmalar! Bu duruma, bölgede yaşayan kutup canlılarının da sonu olacağına ilişkin felaket haberi eşlik ediyor.</p>
<p>Hükümetlerarası görüşmelerde alınan iklim kararlarına hiç uyulmayacağının ortaya çıkması, felaketi yakınlaştırıyor. <strong>Trump</strong> zaten iklim değişikliğini tanımıyor! Amerikalı muhafazakârlar için her şey sadece para! Dünya battıkça paralarını ne yapacaklarını merak edelim!</p>
<p><strong>İki önemli gelişme</strong></p>
<p>Herkese Bilim Teknoloji dergimizde <strong>Hande Özdinler</strong> arkadaşımızın yeni bir çalışmasını duyuruyoruz: Bu, ALS hastalığının teşhis ve tedavisinde çok önemli bir basamak oluşturacak. Bilim dergileri haberi önemle duyurdular. Hande’ye de <strong><em>koş Hande koş</em></strong> diyoruz!</p>
<p><strong>Erdal Musoğlu</strong>,<em> &#8220;Geleceğe Doğru&#8221;</em>  köşesinde, Barselona kenti örneğinde, yarının akıllı ve yeşil şehirlerin başladığını duyuruyor. İlgiyle okuduk ve şiddetle öneriyoruz. Çünkü İstanbul’un ve ülkenin geleceğin neresinde durduğunu ve olacağını, en azından hepimizin düşünmesi gerekir!</p>
<p>Çok gecikmiş de olsa bir metro ağının oluşturulması şüphesiz ki iyi bir şey, ama bu geçen yüzyılın kent politikasıydı. Şimdi ise kentlerde hemen hemen tüm hizmetlerin, insan dâhil, dijitalleştiği bir döneme adım atıldı. Bu yazıyı, geçen ay yayınladığımız kentlerde yeni trafik sistemleri yazısının bir devamı görebilirsiniz.</p>
<p><strong>Doğan Kuban</strong> ve <strong>Bozkurt Güvenç</strong>’in yazılarını anımsatmalıyız: Kuban, uygar bir toplumu kurmayı ve farklı boyutlardaki uygarlık gerçeğini dile getirirken, <strong>Güvenç</strong> bugünkü okullarımızın müfredat meselesini çağdaş eğitimin gereklilikleri gözünden ele alıyor. Değerli yazarımız <strong>Müfit Akyos</strong>’un iki sayı önce yayınlanması gereken yazısı, bizim kargaşalığımıza kurban gitti. Özür dileyerek, “Bir Zamanlar TÜBİTAK” yazısını önemle anımsatırız. <strong>Tanol Türkoğlu</strong>, insan biyolojisini ve canlılık olgusunu değiştirme özelliğine sahip atomik düzeyde yeni malzemeleri ve gelişmeleri gündeme getiriyor.</p>
<p><strong>Büyük bilimcilerin macerası</strong></p>
<p>Bilim ve Üniversite sayfamızda, bilime büyük katkılarda bulunan bilimcileri tanıtma macerası <strong>Francis Crick</strong> ile sürüyor: DNA’nın keşfinin heyecan dolu öyküsü! Kadir Özkan ve Türker Kılıç öykünün imzacıları.</p>
<p><strong>Arılar, ah o arılar</strong>! Müthiş bir deney yapıldı ve arılara futbol oynatıldı. Ayrıca seyreden arıların da, oyunu hemen kavradıkları ve sahaya girdiklerinde kurallara göre oynamaya başladıkları görüldü. Haberi dergimizde, ama oyunun video linki de portalda!</p>
<p>Dikkatinize getirmek istediğimiz iki haberimiz daha var: Almanya’daki orta tabaka ve üstü Türkler konusu… düşünceleri ve konumları. <strong>Gözde Kara</strong> ve arkadaşlarının araştırmalarının ilk bölümü.</p>
<p>HBT’yi beraber geliştirelim ve büyütelim. Geleceğimizi inşa ediyoruz ve her cumayı beyin besleme günü olarak ilan ediyoruz…</p>
<p>Gelecek Cuma’ya kadar, sevgi ve dostlukla kalın…</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/kutuplara-gule-gule-mi">Kutuplara güle güle mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5551</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
