<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>meksika arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/meksika/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/meksika</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 26 Feb 2023 08:49:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Erken uyarı sistemi: Meksika ve ABD&#8217;den örnekler</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yerkure/erken-uyari-sistemi-meksika-ve-abdden-ornekler</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Feb 2023 08:49:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezegenimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Yerküre]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[bina]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılık]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[erken uyarı sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[japonya]]></category>
		<category><![CDATA[meksika]]></category>
		<category><![CDATA[tahliye]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=29010</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meksika, 1985’te 8.1 büyüklüğündeki depremle sarsılmış ve 9.000’den fazla insan hayatını kaybetmişti. Aradan 30 yılı aşkın bir süre geçti. 2017 yılında Meksika bu sefer de iki büyük depremle sarsıldı. Biri Puebla’da 7.1 diğeri de Chiapas açıklarında meydana gelen 8.2 büyüklüğündeki depremlerdi bunlar. Ancak can kaybı ise 30 yıl öncekine göre çok azdı. Birinde 98 diğerinde 370 can kaybı yaşanmıştı. Peki ama ölüm sayısındaki bu çarpıcı düşüş nasıl olmuştu? Meksika&#8216;nın sismoloji otoritesi Centro de Instrumentación y Registro Sísmico (CIRES), etkili bir deprem erken uyarı sistemi (EEW) geliştirdi. 5.0’ın üzerindeki büyüklükleri bildiren sistem, okullardaki, devlet dairelerindeki ve TV ile radyo istasyonlarındaki özel alıcıların, yaklaşan sarsıntı uyarısını alması ve yayması yoluyla işliyor. Bu uyarı sistemi, deprem bölgesindeki insanlara, önce 10 saniyelik bir zaman tanırken bugün geldiği noktada 60 saniye önceden haber verebiliyor. Bu da depremin yıkıcı etkilerinden kurtulabilmek için kritik önemde bir süre. Tabii Meksika’da en fazla 5 katlı binalara inşaat izni verildiğini de ekleyelim. 1 dakikada insanların binalarını tahliye edebilecek zamanları olabiliyor. Buna benzer sistem ABD’de de var. MyShake ve ShakeAlert gibi telefon aplikasyonları, 5.0 büyüklüğünün üzerinde bir deprem gerçekleşmeden 20 saniye kadar önceden uyarı gönderebiliyor. Veriler, West Coast’un yukarısında ve aşağısında yer sensörleri bulunan ABD Jeolojik Etütleri ağından alınıyor. Tabi bu önceden bildirme süresi, deprem odağının yakınlığı ve uzaklığı vb ile ilişkili olarak artıp eksiliyor. https://eos.org/features/lessons-from-mexicos-earthquake-early-warning-system Japonya’daki inşaatlardan çıkartacağımız dersler Dünyada tek bir ülke depreme dayanıklılık konusunda rakip tanımıyor. Bu ülke Japonya. Depreme dayanıklı inşaat teknolojisinde, tüm ülkelerin Japonya’dan öğreneceği çok şey var. Özet olarak en önemli dersler şunlar: Güçlü yönetmelikler yaşamsal önem taşır: Dayanıklılık için minimum standartlar yönetmeliklerde açıkça belirtilmiştir. Japon müteahhitler bu kurallara harfiyen uyarlar. Ve bu yapılarda yaşayanlar güvende olduklarından emindirler ve geceleri korkmadan uyuyabilirler. İnovasyon gereklidir: Japon tasarımcılar binalarının depreme daha dayanıklı olmasını sağlamak için sürekli yenilik yapmaya kendilerini mecbur hissederler. Yatırım kaçınılmazdır: Depreme dayanıklı yapılar, standart yapılara göre %20 daha pahalıya mal olur. Ne var ki uzun vadede bu yaklaşım müteahhitlere para kazandırır, zira deprem vurduğunda binaları hasar görmez. https://www.planradar.com/gb/japan-earthquake-proof-buildings/#:~:text=Common%20earthquake%2Dproof%20features%20in%20Japanese%20buildings&#38;text=The%20use%20of%20diagonal%20dampers,help%20to%20fortify%20the%20building</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yerkure/erken-uyari-sistemi-meksika-ve-abdden-ornekler">Erken uyarı sistemi: Meksika ve ABD&#8217;den örnekler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meksika, 1985’te 8.1 büyüklüğündeki depremle sarsılmış ve 9.000’den fazla insan hayatını kaybetmişti. Aradan 30 yılı aşkın bir süre geçti. 2017 yılında Meksika bu sefer de iki büyük depremle sarsıldı. Biri Puebla’da 7.1 diğeri de Chiapas açıklarında meydana gelen 8.2 büyüklüğündeki depremlerdi bunlar. Ancak can kaybı ise 30 yıl öncekine göre çok azdı. Birinde 98 diğerinde 370 can kaybı yaşanmıştı. Peki ama ölüm sayısındaki bu çarpıcı düşüş nasıl olmuştu?</p>
<p><strong>Meksika</strong>&#8216;nın sismoloji otoritesi Centro de Instrumentación y Registro Sísmico (CIRES), etkili bir deprem erken uyarı sistemi (EEW) geliştirdi. 5.0’ın üzerindeki büyüklükleri bildiren sistem, okullardaki, devlet dairelerindeki ve TV ile radyo istasyonlarındaki özel alıcıların, yaklaşan sarsıntı uyarısını alması ve yayması yoluyla işliyor.</p>
<p>Bu uyarı sistemi, deprem bölgesindeki insanlara, önce 10 saniyelik bir zaman tanırken bugün geldiği noktada <strong>60 saniye önceden</strong> haber verebiliyor. Bu da depremin yıkıcı etkilerinden kurtulabilmek için kritik önemde bir süre. Tabii Meksika’da en fazla 5 katlı binalara inşaat izni verildiğini de ekleyelim. 1 dakikada insanların binalarını tahliye edebilecek zamanları olabiliyor.</p>
<p>Buna benzer sistem <strong>ABD</strong>’de de var. MyShake ve ShakeAlert gibi telefon aplikasyonları, 5.0 büyüklüğünün üzerinde bir deprem gerçekleşmeden <strong>20 saniye kadar önceden</strong> uyarı gönderebiliyor. Veriler, West Coast’un yukarısında ve aşağısında yer sensörleri bulunan ABD Jeolojik Etütleri ağından alınıyor. Tabi bu önceden bildirme süresi, deprem odağının yakınlığı ve uzaklığı vb ile ilişkili olarak artıp eksiliyor.</p>
<p><a href="https://eos.org/features/lessons-from-mexicos-earthquake-early-warning-system">https://eos.org/features/lessons-from-mexicos-earthquake-early-warning-system</a></p>
<p><strong>Japonya’daki inşaatlardan çıkartacağımız dersler</strong></p>
<p>Dünyada tek bir ülke depreme dayanıklılık konusunda rakip tanımıyor. Bu ülke Japonya. Depreme dayanıklı inşaat teknolojisinde, tüm ülkelerin Japonya’dan öğreneceği çok şey var. Özet olarak en önemli dersler şunlar:</p>
<p><strong>Güçlü yönetmelikler yaşamsal önem taşır:</strong> Dayanıklılık için minimum standartlar yönetmeliklerde açıkça belirtilmiştir. Japon müteahhitler bu kurallara harfiyen uyarlar. Ve bu yapılarda yaşayanlar güvende olduklarından emindirler ve geceleri korkmadan uyuyabilirler.</p>
<p><strong>İnovasyon gereklidir: </strong>Japon tasarımcılar binalarının depreme daha dayanıklı olmasını sağlamak için sürekli yenilik yapmaya kendilerini mecbur hissederler.</p>
<p><strong>Yatırım kaçınılmazdır: </strong>Depreme dayanıklı yapılar, standart yapılara göre %20 daha pahalıya mal olur. Ne var ki uzun vadede bu yaklaşım müteahhitlere para kazandırır, zira deprem vurduğunda binaları hasar görmez.</p>
<p><a href="https://www.planradar.com/gb/japan-earthquake-proof-buildings/#:~:text=Common%20earthquake%2Dproof%20features%20in%20Japanese%20buildings&amp;text=The%20use%20of%20diagonal%20dampers,help%20to%20fortify%20the%20building">https://www.planradar.com/gb/japan-earthquake-proof-buildings/#:~:text=Common%20earthquake%2Dproof%20features%20in%20Japanese%20buildings&amp;text=The%20use%20of%20diagonal%20dampers,help%20to%20fortify%20the%20building</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yerkure/erken-uyari-sistemi-meksika-ve-abdden-ornekler">Erken uyarı sistemi: Meksika ve ABD&#8217;den örnekler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">29010</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ömrünü Mayalara adayan bilim insanı: Vera Tiesler</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/omrunu-mayalara-adayan-bilim-insani-vera-tiesler</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Apr 2019 09:58:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[antropoloji]]></category>
		<category><![CDATA[arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[Latin Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Maya]]></category>
		<category><![CDATA[mayalar]]></category>
		<category><![CDATA[meksika]]></category>
		<category><![CDATA[ritüel]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Vera Tiesler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=13675</guid>

					<description><![CDATA[<p>İncelediği bir kemiğin üzerindeki V işareti, incelikli bir işlemle göğsün yarıldığını gösteriyor. Vera Tiesler&#8217;e göre bu, Mayalarda sıkça rastlanan bir ritüele işaret ediyor: Tanrılar için insan kurban etmeye&#8230;  Yucatán Özerk Üniversitesi’nden Vera Tiesler’in çalışmalarına göz atıyoruz. Kendisi, Maya medeniyetinde insan vücudunun din ve geleneklerden nasıl etkilendiğini gün yüzüne çıkarmasıyla tanınıyor. İlginç de bir hayat hikayesi var. Meksika’nın Mérida kentinde bulunan Yucatán Özerk Üniversitesi (The Universidad Autónoma de Yucatán) dünyanın en kapsamlı kütüphanelerinden birine sahip. Kapsam derken bu kütüphaneyi özel kılan unsur, tabandan tavana kadar insan kemiği kalıntıları bulundurması. Calakmul’dan Pomuch’a ve diğer antik Maya topluluklarına kadar etiketlerle arşivlenen insan kemiklerinden bahsediyoruz. Bu öylesine geniş kapsamlı bir “kemik kütüphanesi” ki yaklaşık 2 bin Mayalı cesedinden 10 binin üzerinde kemik kaydı bulunduruyor. En ünlü Maya krallarından rahiplere, fakirlerden zanaatkârlara kadar birçok Maya yerlisinin kalıntıları bu kütüphanenin tozunu yutmuş durumda. Ve şimdilerde, dört bir yanı kadim uygarlığın kalıntılarıyla çevrili bu kütüphanede bir bilim insanı, canla başla çalışıyor: Maya kalıntıları uzmanı olarak ünlenen Profesör Vera Tiesler&#8230; Hem tıp hem arkeoloji alanında ihtisas gören Tiesler, Maya medeniyetinin izlerini kemikleri inceleyerek sürüyor. Maya medeniyetindeki yaşamı, tıp ve arkeolojinin bilimsel yöntemlerini harmanlayarak yorumluyor. &#160; “Meksika’ya âşık oldum” Tıp eğitimine Almanya’da başlayan Tiesler’in hayatı, Meksika seyahati sırasında Teotihuacán kalıntılarını görmesiyle birlikte değişiyor. Ona bu kalıntıları göstermeyi teklif eden arkeoloji meraklısı genç bir doktorla birlikte çıktığı ve kilometrelerce süren arkeolojik yolculuk hem genç adama hem de Meksika’ya âşık olmasına neden oluyor. Kader ağlarını örerken genç adam talihsiz bir şekilde hayata gözlerini yumuyor. Bunun üzerine Tiesler, Almanya’daki tıp eğitimine devam etmek yerine Mexico City’deki Ulusal Politeknik Enstitüsü’ne kaydoluyor ve o gün bugündür Meksika’da yaşıyor. Tıp derecesini de Meksika’da alan Tiesler, Meksika Ulusal Otonomi Üniversitesi’nde (UNAM) antropoloji üzerine doktorasını veriyor. İlk zamanlarda daha çok tapınak, çanak çömlek ve maskelerle ilgiliyken sonradan sonraya kemiklerle haşır neşir oluyor. Tiesler kemiklerle ilgilenmeye başlayana kadar Meksika’da kemikleri inceleyen antropologlar sadece temel bilgileri ediniyordu. Eldeki verilere her zaman farklı açılardan baktığını söyleyen Tiesler ise tıp eğitiminin de pratiğini kullanarak doku örneklerini analiz etmeye başladı. Bununla birlikte Mayaların “kafa şekillendirme” uygulamasıyla ilgileniyordu. Antik Maya’nın sınırları güneydeki Yucatán yarımadasından günümüz Honduras’ına (bugünkü Mısır&#8217;ın büyüklüğünde bir bölgeye) kadar uzanan bir uygarlıktı. Tiesler, zamanla belirli bölgelerde yaşayan insanların belirli kafa şekillerine sahip olma eğiliminde olduğunu fark etti. Birkaç yüz kalıntıyı inceledikten sonra klasik dönemde (250-900) bugünkü Veracruz sahili boyunca yaşayan insanların kafa yapılarının dik ve armut biçimli bir tarza sahip olduğunu, ovalarda eğri ve boru şeklinde, Karayip Denizi kıyılarında ise geniş ve düz kafa yapılarının olduğunu keşfetti. Zamanla bu şeklin popülerleştiğini ve klasik döneme hâkim olduğunu ortaya çıkardı. Zamanla çizimleri ve oyukları karşılaştırarak kafa şekillerinin anne soyundan gelen gelenekleri takip ettiğini buldu. Çocuklar, annenin kafa şekline sahip olma eğilimindeydi. Maya geleneklerine dayanan olası sebep buydu. Anneler, bebeğin özünü kaybetme riskine karşın yavrularının kafasını şekillendiriyordu. Hem de tahtalar arasına sıkıştırarak ama zarar vermeden. Kral ve kraliçelerin hayatları gün yüzüne çıkıyor Tiesler, akademik kariyeri boyunca Maya kral ve kraliçelerinin de kalıntılarını inceledi. En sevdiklerinin kazı sürecini başından sonuna kadar takip ettiği kral/kraliçeler olduğunu söylüyor. Palenque’nin Kralı Büyük Pakal (ya da K’inich Janaab’ Pakal) ve eşi Kızıl Kraliçe, Dört Bir Yanın Efendisi Ukit Kan Le’k Tok’u ve Yılan hanedanından Fiery Claw (ya da Yukom Yich’ak K’ahk’) bunlardan yalnızca birkaçıydı. Tiesler, bu kazılarla birlikte Maya uygarlığının önemli isimlerinin hayatlarına yönelik birçok özelliği de gün yüzüne çıkaracaktı. Tiesler ayrıca, oymalardan birinde, antik bir Mezoamerikan top oyunu oynayan Fiery Claw’ın sportif ve fit birisi olarak gösterilmesine rağmen onun aslında omurunda acı verici bir hastalığı olan, obezlik sınırında ve 50 yaşlarında ölen birisi olduğunu buldu. Bu da bu oyunun tehlikeli bir oyun olduğunu ve sanatın (oymalar) daha o günlerde bile propaganda amaçlı kullanıldığını gösteriyordu. Bu bulgular Maya tarihinin temel çizgisini değiştirecek detaylar değil, ancak önemli tarihsel karakterlere ve nasıl bir hayat sürdüklerine dair önemli ipuçları veriyor. Örneğin Büyük Pakal’in dişlerindeki kalıntılardan, yaşamını tamale (mısır unu, kıyma ve kırmızı biberle yapılan bir yemek) gibi yumuşak yiyecekler yiyerek ve seçkinler arasında popüler olan çikolata ve ballı içeceği yudumlayarak geçirdiğini buldu. 2003’te önemli bir keşif daha Bir hekim ve aynı zamanda arkeolog olan Tiesler, kurban edildiğini düşündüğü genç bir adamın göğüs kafesi (sternum) kemiğinden bir şerit alarak merceğin altına koymasıyla birlikte önemli bir keşfin daha ilk adımını atmış oldu. Kurbanın göğsündeki V şeklindeki kesiğin ustaca açılmış olduğunu belirten Tiesler, bu izlerin kesinlikle bir savaş izi olmadığını ve “işini bilen” birinin müdahalesi olduğunun altını çiziyor. Yani bunun bir anlamı olmalıydı. Bir başka deyişle, Mayaların insan kurban etme ritüelinin bir parçası olarak bu kişi daha hayattayken göğsü açılmış ve kalbi yerinden sökülmüş olmalıydı. Maya metinlerinde de rastlanan bu ritüele göre kurbanın kalbi çıkarılmadan saniyeler önce kafası kesiliyor ve kalp çıkarılırken atmaya devam ediyor. Bunun yapılma sebebi de Tanrı’ya bir adak verilmesi ve bu sayede Tanrı’nın kan ile beslenmesiydi. Maya uygarlığında dini törenlerde nefsi körlemek için yapılan işkenceler, olağan ve kanlı kurban ibadetleri arasındaydı ve bu gelenek klasik dönemden Mayaların sonuna kadar sürmüştü. Sadece kalbin değil, vücudun çeşitli uzuvlarının da yerinden sökülerek kan akıtılması geleneği vardı. Maya tarihine adanmış bir hayat Tiesler, profesör olduğu 2000 yılından beri Meksika Yucatán Özerk Üniversitesi’nde 6,600’ü üzerinde çalıştığı kalıntılar olmak üzere 12 bin kalıntıyı derledi. Bugün Meksika’nın önde gelen biyo-arkeologlarından olan Profesör Tiesler’in laboratuvarında 2 binden fazla Mayalının kalıntıları bulunuyor. Binlerce cesedi inceleyen Tiesler, Maya toplumu için insan fizyolojisine yönelik bilginin vazgeçilmez bir unsur olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca Mayaların bebeklerinin kafalarını nasıl şekillendirdikleri, aile gelenekleri ve maneviyatlarına dair içgörülerini de gün yüzüne çıkarıyor. Tiesler, ABD ve Avrupa başta olmak üzere birçok bölgeden bilim insanlarıyla birlikte çalışıyor ve hem İngilizce hem de İspanyolca makaleler yayımlamaya devam ediyor. Rhode Island’daki Brown Üniversitesi’nden arkeolog Stephen Houston, Almanya’da doğan ve Meksika’da eğitim gören meslektaşı Tiesler’i kolektif enternasyonalizmin temsilcisi olarak gördüğünü ifade ediyor. Yazı: Batuhan Sarıcan / batusarican@gmail.com Kaynakça: https://www.nature.com/articles/d41586-019-00517-y https://ucmexus.ucr.edu/results/resident-scholars/vera-g-tiesler.html Walter Krickeberg, Azteklerin ve Mayaların Dinleri. Türkçesi: Alev Kırım, Okyanus Yayınları, İstanbul, 1998 Karl Taube, Aztek ve Maya Mitleri. Türkçesi: İsmail Yavuz, Phoenix Yayınları, Ankara, 2012</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/omrunu-mayalara-adayan-bilim-insani-vera-tiesler">Ömrünü Mayalara adayan bilim insanı: Vera Tiesler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>İncelediği bir kemiğin üzerindeki V işareti, incelikli bir işlemle göğsün yarıldığını gösteriyor. Vera Tiesler&#8217;e göre bu, Mayalarda sıkça rastlanan bir ritüele işaret ediyor: Tanrılar için insan kurban etmeye&#8230; </em></p>
<p>Yucatán Özerk Üniversitesi’nden Vera Tiesler’in çalışmalarına göz atıyoruz. Kendisi, Maya medeniyetinde insan vücudunun din ve geleneklerden nasıl etkilendiğini gün yüzüne çıkarmasıyla tanınıyor. İlginç de bir hayat hikayesi var.</p>
<p>Meksika’nın Mérida kentinde bulunan Yucatán Özerk Üniversitesi (The Universidad Autónoma de Yucatán) dünyanın en kapsamlı kütüphanelerinden birine sahip. Kapsam derken bu kütüphaneyi özel kılan unsur, tabandan tavana kadar insan kemiği kalıntıları bulundurması. Calakmul’dan Pomuch’a ve diğer antik Maya topluluklarına kadar etiketlerle arşivlenen insan kemiklerinden bahsediyoruz. Bu öylesine geniş kapsamlı bir <strong>“kemik kütüphanesi”</strong> ki yaklaşık 2 bin Mayalı cesedinden 10 binin üzerinde kemik kaydı bulunduruyor.</p>
<div id="attachment_13678" style="width: 310px" class="wp-caption alignleft"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-13678" class="wp-image-13678 size-medium" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/04/234234-300x169.jpg" alt="" width="300" height="169" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/04/234234-300x169.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/04/234234.jpg 800w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><p id="caption-attachment-13678" class="wp-caption-text">Vera Tiesler, Meksika&#8217;nın başkenti Meksiko&#8217;daki Ulusal Antropoloji Müzesi&#8217;nde kalıntılar üzerine çalışırken. Foto: First Face of America</p></div>
<p>En ünlü Maya krallarından rahiplere, fakirlerden zanaatkârlara kadar birçok Maya yerlisinin kalıntıları bu kütüphanenin tozunu yutmuş durumda. Ve şimdilerde, dört bir yanı kadim uygarlığın kalıntılarıyla çevrili bu kütüphanede bir bilim insanı, canla başla çalışıyor: Maya kalıntıları uzmanı olarak ünlenen Profesör Vera Tiesler&#8230; Hem tıp hem arkeoloji alanında ihtisas gören Tiesler, Maya medeniyetinin izlerini kemikleri inceleyerek sürüyor. Maya medeniyetindeki yaşamı, tıp ve arkeolojinin bilimsel yöntemlerini harmanlayarak yorumluyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>“Meksika’ya âşık oldum”</strong></p>
<p>Tıp eğitimine Almanya’da başlayan Tiesler’in hayatı, Meksika seyahati sırasında Teotihuacán kalıntılarını görmesiyle birlikte değişiyor. Ona bu kalıntıları göstermeyi teklif eden arkeoloji meraklısı genç bir doktorla birlikte çıktığı ve kilometrelerce süren arkeolojik yolculuk hem genç adama hem de Meksika’ya âşık olmasına neden oluyor. Kader ağlarını örerken genç adam talihsiz bir şekilde hayata gözlerini yumuyor. Bunun üzerine Tiesler, Almanya’daki tıp eğitimine devam etmek yerine Mexico City’deki Ulusal Politeknik Enstitüsü’ne kaydoluyor ve o gün bugündür Meksika’da yaşıyor.</p>
<p>Tıp derecesini de Meksika’da alan Tiesler, Meksika Ulusal Otonomi Üniversitesi’nde (UNAM) antropoloji üzerine doktorasını veriyor. İlk zamanlarda daha çok tapınak, çanak çömlek ve maskelerle ilgiliyken sonradan sonraya kemiklerle haşır neşir oluyor. Tiesler kemiklerle ilgilenmeye başlayana kadar Meksika’da kemikleri inceleyen antropologlar sadece temel bilgileri ediniyordu. Eldeki verilere her zaman farklı açılardan baktığını söyleyen Tiesler ise tıp eğitiminin de pratiğini kullanarak doku örneklerini analiz etmeye başladı. Bununla birlikte Mayaların <strong>“kafa şekillendirme”</strong> uygulamasıyla ilgileniyordu.</p>
<p>Antik Maya’nın sınırları güneydeki Yucatán yarımadasından günümüz Honduras’ına (bugünkü Mısır&#8217;ın büyüklüğünde bir bölgeye) kadar uzanan bir uygarlıktı. Tiesler, zamanla belirli bölgelerde yaşayan insanların belirli kafa şekillerine sahip olma eğiliminde olduğunu fark etti. Birkaç yüz kalıntıyı inceledikten sonra klasik dönemde (250-900) bugünkü Veracruz sahili boyunca yaşayan insanların kafa yapılarının dik ve armut biçimli bir tarza sahip olduğunu, ovalarda eğri ve boru şeklinde, Karayip Denizi kıyılarında ise geniş ve düz kafa yapılarının olduğunu keşfetti. Zamanla bu şeklin popülerleştiğini ve klasik döneme hâkim olduğunu ortaya çıkardı.</p>
<p>Zamanla çizimleri ve oyukları karşılaştırarak kafa şekillerinin anne soyundan gelen gelenekleri takip ettiğini buldu. Çocuklar, annenin kafa şekline sahip olma eğilimindeydi. Maya geleneklerine dayanan olası sebep buydu. <strong>Anneler, bebeğin özünü kaybetme riskine karşın yavrularının kafasını şekillendiriyordu.</strong> Hem de tahtalar arasına sıkıştırarak ama zarar vermeden.</p>
<p><strong>Kral ve kraliçelerin hayatları gün yüzüne çıkıyor</strong></p>
<p>Tiesler, akademik kariyeri boyunca Maya kral ve kraliçelerinin de kalıntılarını inceledi. En sevdiklerinin kazı sürecini başından sonuna kadar takip ettiği kral/kraliçeler olduğunu söylüyor. Palenque’nin Kralı Büyük Pakal (ya da K’inich Janaab’ Pakal) ve eşi Kızıl Kraliçe, Dört Bir Yanın Efendisi Ukit Kan Le’k Tok’u ve Yılan hanedanından Fiery Claw (ya da Yukom Yich’ak K’ahk’) bunlardan yalnızca birkaçıydı. <strong>Tiesler, bu kazılarla birlikte Maya uygarlığının önemli isimlerinin hayatlarına yönelik birçok özelliği de gün yüzüne çıkaracaktı.</strong></p>
<p>Tiesler ayrıca, oymalardan birinde, antik bir Mezoamerikan top oyunu oynayan Fiery Claw’ın sportif ve fit birisi olarak gösterilmesine rağmen onun aslında omurunda acı verici bir hastalığı olan, obezlik sınırında ve 50 yaşlarında ölen birisi olduğunu buldu. Bu da bu oyunun tehlikeli bir oyun olduğunu ve sanatın (oymalar) daha o günlerde bile propaganda amaçlı kullanıldığını gösteriyordu.</p>
<p>Bu bulgular Maya tarihinin temel çizgisini değiştirecek detaylar değil, ancak önemli tarihsel karakterlere ve nasıl bir hayat sürdüklerine dair önemli ipuçları veriyor. Örneğin Büyük Pakal’in dişlerindeki kalıntılardan, yaşamını <em>tamale</em> (mısır unu, kıyma ve kırmızı biberle yapılan bir yemek) gibi yumuşak yiyecekler yiyerek ve seçkinler arasında popüler olan çikolata ve ballı içeceği yudumlayarak geçirdiğini buldu.</p>
<p><strong>2003’te önemli bir keşif daha</strong></p>
<div id="attachment_13677" style="width: 210px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-13677" class="wp-image-13677 size-medium" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/04/tiesler-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/04/tiesler-200x300.jpg 200w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/04/tiesler-683x1024.jpg 683w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/04/tiesler.jpg 800w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /><p id="caption-attachment-13677" class="wp-caption-text">10.000&#8217;in üzerinde Maya kemiğiyle birlikte yaşayan Tiesler, kafa şekillerinin bölgeden bölgeye farklılık gösterdiğini keşfetti. Foto: Nature</p></div>
<p>Bir hekim ve aynı zamanda arkeolog olan Tiesler, kurban edildiğini düşündüğü genç bir adamın göğüs kafesi (sternum) kemiğinden bir şerit alarak merceğin altına koymasıyla birlikte önemli bir keşfin daha ilk adımını atmış oldu. Kurbanın göğsündeki V şeklindeki kesiğin ustaca açılmış olduğunu belirten Tiesler, bu izlerin kesinlikle bir savaş izi olmadığını ve “işini bilen” birinin müdahalesi olduğunun altını çiziyor. Yani bunun bir anlamı olmalıydı. Bir başka deyişle, <strong>Mayaların insan kurban etme ritüelinin bir parçası olarak bu kişi daha hayattayken göğsü açılmış ve kalbi yerinden sökülmüş olmalıydı.</strong></p>
<p>Maya metinlerinde de rastlanan bu ritüele göre kurbanın kalbi çıkarılmadan saniyeler önce kafası kesiliyor ve kalp çıkarılırken atmaya devam ediyor. Bunun yapılma sebebi de Tanrı’ya bir adak verilmesi ve bu sayede Tanrı’nın kan ile beslenmesiydi. Maya uygarlığında dini törenlerde nefsi körlemek için yapılan işkenceler, olağan ve kanlı kurban ibadetleri arasındaydı ve bu gelenek klasik dönemden Mayaların sonuna kadar sürmüştü. Sadece kalbin değil, vücudun çeşitli uzuvlarının da yerinden sökülerek kan akıtılması geleneği vardı.</p>
<p><strong>Maya tarihine adanmış bir hayat</strong></p>
<p>Tiesler, profesör olduğu 2000 yılından beri Meksika Yucatán Özerk Üniversitesi’nde 6,600’ü üzerinde çalıştığı kalıntılar olmak üzere 12 bin kalıntıyı derledi. Bugün Meksika’nın önde gelen biyo-arkeologlarından olan Profesör Tiesler’in laboratuvarında 2 binden fazla Mayalının kalıntıları bulunuyor. Binlerce cesedi inceleyen Tiesler, Maya toplumu için insan fizyolojisine yönelik bilginin vazgeçilmez bir unsur olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca Mayaların bebeklerinin kafalarını nasıl şekillendirdikleri, aile gelenekleri ve maneviyatlarına dair içgörülerini de gün yüzüne çıkarıyor. Tiesler, ABD ve Avrupa başta olmak üzere birçok bölgeden bilim insanlarıyla birlikte çalışıyor ve hem İngilizce hem de İspanyolca makaleler yayımlamaya devam ediyor.</p>
<p>Rhode Island’daki Brown Üniversitesi’nden arkeolog Stephen Houston, Almanya’da doğan ve Meksika’da eğitim gören meslektaşı Tiesler’i kolektif enternasyonalizmin temsilcisi olarak gördüğünü ifade ediyor.</p>
<p><strong>Yazı: </strong>Batuhan Sarıcan<strong> / batusarican@gmail.com</strong></p>
<p><strong>Kaynakça: </strong></p>
<p><a href="https://www.nature.com/articles/d41586-019-00517-y">https://www.nature.com/articles/d41586-019-00517-y</a></p>
<p><a href="https://ucmexus.ucr.edu/results/resident-scholars/vera-g-tiesler.html">https://ucmexus.ucr.edu/results/resident-scholars/vera-g-tiesler.html</a></p>
<p>Walter Krickeberg, <strong>Azteklerin ve Mayaların Dinleri.</strong> Türkçesi: Alev Kırım, Okyanus Yayınları, İstanbul, 1998</p>
<p>Karl Taube, <strong>Aztek ve Maya Mitleri.</strong> Türkçesi: İsmail Yavuz, Phoenix Yayınları, Ankara, 2012</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/omrunu-mayalara-adayan-bilim-insani-vera-tiesler">Ömrünü Mayalara adayan bilim insanı: Vera Tiesler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13675</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hedefiniz yoksa yaya kalırsınız: Dünya 30 yılda %100 yenilenebilir enerjiye odaklanırsa&#8230;</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/hedefiniz-yoksa-yaya-kalirsiniz-dunya-30-yilda-%100-yenilenebilir-enerjiye-odaklanirsa</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Sep 2017 14:56:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[babil tableti]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[erken uyarı sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[hava kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[matematik]]></category>
		<category><![CDATA[meksika]]></category>
		<category><![CDATA[piagor]]></category>
		<category><![CDATA[pisagor teoremi]]></category>
		<category><![CDATA[trigonometri]]></category>
		<category><![CDATA[trigonometrik tablo]]></category>
		<category><![CDATA[vitamin]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir enerji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=7900</guid>

					<description><![CDATA[<p>Stanford Üniversitesi’nde araştırmacılar 139 ülkeyi dikkate alarak, dünyanın 2050 yılında yüzde yüz yenilenebilir enerji kaynaklarıyla idare edebileceği kanaatine vardı. Erdal Musoğlu’nun yazısından okuyoruz, rapor “tüm enerji sektörlerinin elektriğe geçmesini, altyapının yenilenmesini ve enerjinin yalnızca rüzgâr, güneş ve sudan elde edilmesini” öngörüyor. Çok daha da önemli bir sonuç şu: Böyle bir radikal dönüşüm sonucu kaybedilecek iş yeri sayısı 27,7 milyon, ama kazanılacak iş yeri sayısı ise 52 milyon. Ayrıca bilimsel sav şu: *küresel ısınmayı 1,5 derece santigrat ile sınırlayacak *hava kirliliğinden kaynaklanan yılda 4 ila 7 milyon ölümü önleyecek *enerji fiyatlarını sabitleyecek ve *önleyeceği karbondioksit salınımlarının sağlığımıza ve çevreye verdiği, yılda 20 trilyon dolara ulaşan dev maliyeti de yok edecek… Kulağa hoş geliyor! Şüphesiz ki bu tür savlar-programlar, gerçekten de tüm ülkelerin katılımı ile mümkün olabilir. 2050 yılı hedefinin önemli bir kısmına erişilmesi bile bir sürü sorunu çözebilir. Ülkelerin Yerküre ve tüm canlılar için böyle bir hedefe kilitlenmesi bile, tüm dünya ve barış için başlı başına büyük bir eşik atlama olur. Meydan okuma, başarıya ve hedefe yaklaştırır. Türkiye’nin bu çerçevede nerede bulunuyor sorusuna da yanıtı orta sayfamızda bulacaksınız. Yanı başımızdaki büyük uygarlık Pisagor, hepimizin en azından duyduğu bir isim. Üçgenlerin açıları, kenar uzunlukları ve şekli arasındaki ilişkileri inceleyen matematik dalı trigonometrinin geçmişteki en büyük babası olarak bilinir (Pisagor Teoremi). Pisagor hemen yanı başımızdaki Samos / Sisam adalıdır (adanın diğer bir ünlüsü de felsefeci Epikür). Yeni ortaya çıktı: Pisagor’dan 1000 yıl, bugünden tam 3700 yıl önce trigonometrinin temelleri bir diğer yanı başımız olan Babil’de atılmış. Yıllar önce bulunan bir Babil tabletinin yeniden incelenmesi bu tarihi gerçeği ortaya çıkardı. Haluk Ertan ve Esra Ertan, bu ilginç keşif öyküsünü yazdılar. Anadolu, hem doğa bilimlerinin vatanı (Milet), hem de iki yanı başı doğa bilimleri ve felsefesinin ateşinin parladığı bir yer. Görevimiz Anadolu’da bilimin ateşini yeniden yakılmasına katkıda bulunmak! Doğan Kuban hocanın yazı başlığı, “Kapitalizm cehaletle örtüşünce&#8230;” Hoca diyor ki “Kapitalist toplumların bu çelişkilerle yaşamaları doğal bir fenomen. Planlama yapan otorite, doğayı korumayı, daha fazla kazanmak amacıyla birleştirirse, bu çelişki koruma amacına aykırı olur. Bunun adı yozlaşmadır&#8230;” Bu bağlamda dünyada servet dağılımını inceleyen Bayram Ali Eşiyok’u kaçırmayacaksınız. Mustafa Çetiner, vitaminlerin yararı konusuna yeniden döndü&#8230; Düşüncesi şu: Vitamin çılgınlığının temelinde daha sağlıklı olmak değil daha çok para harcatmak&#8230;” Nedenini okuyacaksınız. Tanol Türkoğlu’nun yazısına önemle dikkatinizi çekeriz, &#8220;Bizi kör eden gözlükleri çıkaralım. Balta girmemiş, sanal bir vahşi ormandayız. İstisnasız hepimiz çıplak ve savunmasızız&#8230; Gerçek-ötesi dünyada yaşayan bireyler olarak bizler demek ki şöyle bir hayatı benimsemiş görünüyoruz…” dedikten sonra, 28 madde sıralıyor ki, bizi aynaya bakar gibi yakalıyor. Müfit Akyos Politik Bilim köşesinde “İleri teknoloji için teknoloji ve yenilik merkezi modeli”ni ele alıyor. Önemli bir konu Meksika’daki deprem! Erken uyarı sistemi sayesinde binlerce Meksikalı’nın hayatı kurtuldu&#8230; İstanbul depremi beklentisi içindeyken, Meksika’daki sistem nasıl işledi, derginizde&#8230; *** Size dergiden anımsatacak daha çok sayıda haber, makale var. Ama keşfi sizler yapın lütfen. HBT, her hafta yeniden kurulan dünyanın mesajlarını iletiyor, tartışmaya ve düşünmeye davet ediyor. Burada sadece bilimin bulguları var! Gelecek Cuma yeniden birlikte olmak dileklerimizle.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/hedefiniz-yoksa-yaya-kalirsiniz-dunya-30-yilda-%100-yenilenebilir-enerjiye-odaklanirsa">Hedefiniz yoksa yaya kalırsınız: Dünya 30 yılda %100 yenilenebilir enerjiye odaklanırsa&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Stanford Üniversitesi’nde araştırmacılar 139 ülkeyi dikkate alarak, dünyanın 2050 yılında yüzde yüz yenilenebilir enerji kaynaklarıyla idare edebileceği kanaatine vardı. <strong>Erdal Musoğlu</strong>’nun yazısından okuyoruz, rapor “tüm enerji sektörlerinin elektriğe geçmesini, altyapının yenilenmesini ve enerjinin yalnızca rüzgâr, güneş ve sudan elde edilmesini” öngörüyor.</p>
<p>Çok daha da önemli bir sonuç şu: Böyle bir radikal dönüşüm sonucu kaybedilecek iş yeri sayısı 27,7 milyon, ama kazanılacak iş yeri sayısı ise 52 milyon. Ayrıca bilimsel sav şu:</p>
<p><strong>*</strong>küresel ısınmayı 1,5 derece santigrat ile sınırlayacak<br />
<strong>*</strong>hava kirliliğinden kaynaklanan yılda 4 ila 7 milyon ölümü önleyecek<br />
<strong>*</strong>enerji fiyatlarını sabitleyecek ve<br />
<strong>*</strong>önleyeceği karbondioksit salınımlarının sağlığımıza ve çevreye verdiği, yılda 20 trilyon dolara ulaşan dev maliyeti de yok edecek…</p>
<p>Kulağa hoş geliyor! Şüphesiz ki bu tür savlar-programlar, gerçekten de tüm ülkelerin katılımı ile mümkün olabilir. 2050 yılı hedefinin önemli bir kısmına erişilmesi bile bir sürü sorunu çözebilir. Ülkelerin Yerküre ve tüm canlılar için böyle bir hedefe kilitlenmesi bile, tüm dünya ve barış için başlı başına büyük bir eşik atlama olur. Meydan okuma, başarıya ve hedefe yaklaştırır. Türkiye’nin bu çerçevede nerede bulunuyor sorusuna da yanıtı orta sayfamızda bulacaksınız.</p>
<p><strong>Yanı başımızdaki büyük uygarlık</strong></p>
<p><strong>Pisagor,</strong> hepimizin en azından duyduğu bir isim. Üçgenlerin açıları, kenar uzunlukları ve şekli arasındaki ilişkileri inceleyen matematik dalı trigonometrinin geçmişteki en büyük babası olarak bilinir (Pisagor Teoremi). Pisagor hemen yanı başımızdaki Samos / Sisam adalıdır (adanın diğer bir ünlüsü de felsefeci Epikür).</p>
<p>Yeni ortaya çıktı: Pisagor’dan 1000 yıl, bugünden tam 3700 yıl önce trigonometrinin temelleri bir diğer yanı başımız olan <strong>Babil</strong>’de atılmış. Yıllar önce bulunan bir Babil tabletinin yeniden incelenmesi bu tarihi gerçeği ortaya çıkardı. <strong>Haluk Ertan </strong>ve<strong> Esra Ertan</strong>, bu ilginç keşif öyküsünü yazdılar. Anadolu, hem doğa bilimlerinin vatanı (Milet), hem de iki yanı başı doğa bilimleri ve felsefesinin ateşinin parladığı bir yer. <strong>Görevimiz Anadolu’da bilimin ateşini yeniden yakılmasına katkıda bulunmak!</strong></p>
<p><strong>Doğan Kuban </strong>hocanın yazı başlığı, “Kapitalizm cehaletle örtüşünce&#8230;” Hoca diyor ki “Kapitalist toplumların bu çelişkilerle yaşamaları doğal bir fenomen. Planlama yapan otorite, doğayı korumayı, daha fazla kazanmak amacıyla birleştirirse, bu çelişki koruma amacına aykırı olur. Bunun adı yozlaşmadır&#8230;” Bu bağlamda dünyada servet dağılımını inceleyen <strong>Bayram Ali Eşiyok</strong>’u kaçırmayacaksınız. <strong>Mustafa Çetiner</strong>, vitaminlerin yararı konusuna yeniden döndü&#8230; Düşüncesi şu: Vitamin çılgınlığının temelinde daha sağlıklı olmak değil daha çok para harcatmak&#8230;” Nedenini okuyacaksınız.</p>
<p>Tanol Türkoğlu’nun yazısına önemle dikkatinizi çekeriz, <em>&#8220;</em><strong><em>Bizi kör eden gözlükleri çıkaralım. Balta girmemiş, sanal bir vahşi ormandayız. İstisnasız hepimiz çıplak ve savunmasızız</em>&#8230; <em>Gerçek-ötesi dünyada</em></strong><em> yaşayan bireyler olarak bizler demek ki şöyle bir hayatı benimsemiş görünüyoruz</em>…” dedikten sonra, 28 madde sıralıyor ki, bizi aynaya bakar gibi yakalıyor. <strong>Müfit Akyos</strong> Politik Bilim köşesinde “İleri teknoloji için teknoloji ve yenilik merkezi modeli”ni ele alıyor.</p>
<p>Önemli bir konu <strong>Meksika’daki deprem!</strong> <strong>Erken uyarı sistemi sayesinde</strong> binlerce Meksikalı’nın hayatı kurtuldu&#8230; İstanbul depremi beklentisi içindeyken, Meksika’daki sistem nasıl işledi, derginizde&#8230;</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Size dergiden anımsatacak daha çok sayıda haber, makale var. Ama keşfi sizler yapın lütfen. HBT, her hafta yeniden kurulan dünyanın mesajlarını iletiyor, tartışmaya ve düşünmeye davet ediyor.</p>
<p>Burada sadece bilimin bulguları var! Gelecek Cuma yeniden birlikte olmak dileklerimizle.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/hedefiniz-yoksa-yaya-kalirsiniz-dunya-30-yilda-%100-yenilenebilir-enerjiye-odaklanirsa">Hedefiniz yoksa yaya kalırsınız: Dünya 30 yılda %100 yenilenebilir enerjiye odaklanırsa&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7900</post-id>	</item>
		<item>
		<title>8.0 şiddetindeki deprem Meksika’yı vurdu</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yerkure/8-0-siddetindeki-deprem-meksikayi-vurdu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Sep 2017 15:33:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yerküre]]></category>
		<category><![CDATA[Cocos Plakası]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[depremsellik]]></category>
		<category><![CDATA[El Salvador]]></category>
		<category><![CDATA[GEAR]]></category>
		<category><![CDATA[Guatemala]]></category>
		<category><![CDATA[Honduras ve Ekvator]]></category>
		<category><![CDATA[Kosta Rika]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Amerika Tabakası]]></category>
		<category><![CDATA[levha kareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[meksika]]></category>
		<category><![CDATA[Nikaragua]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Amerika Çukuru]]></category>
		<category><![CDATA[Panama]]></category>
		<category><![CDATA[plaka hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[sismisite]]></category>
		<category><![CDATA[tsunami]]></category>
		<category><![CDATA[USGS]]></category>
		<category><![CDATA[yerküre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=7686</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün yerel saate göre 11.49&#8217;da, Meksika&#8217;da açık denizde 8 şiddetinde bir deprem meydana geldi.  ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (United States Geological Survey, kısaca USGS) depremin 69 km derinlikte meydana geldiğini açıkladı. Ana sarsıntının ardından, altı saat içinde Meksika&#8217;da daha da paniğe neden olan ve büyüklükleri 4.3 ve 5.7 arasında değişen çok sayıda artçı sarsıntı yaşandı. Depremin sadece 80 km uzakta meydana gelmesi nedeniyle; Meksika, Guatemala, Panama, El Salvador, Kosta Rika, Nikaragua, Honduras ve Ekvator için tsunami uyarısı yapıldı. Şu ana kadar kaydedilen en büyük dalga 70 cm yüksekliğinde. Bu büyük deprem, Cocos Plakası’nın yılda yaklaşık 80 mm’lik bir oranla Kuzey Amerika Tabakasının altına yerleştiği Orta Amerika Çukuru’nda gerçekleşti. Deprem, şiddeti nedeniyle, gerçekleştiği noktaya oldukça uzak olan Meksiko ve Guatemala kentlerinde de hissedildi. Başkent Meksiko’da panik yaşayan insanlar sokaklara koştu. Toplamda 40 milyondan fazla insan bu depremleri çeşitli şiddetlerde hissetti. Başta 1.000 ila 10.000 arasında ölüm beklendiği söylense de sadece 15 kişinin hayatını kaybettiği doğrulandı. Ancak artçı depremler de beklendiğinden, bu sayı yükselmeye devam edebilir. USGS, ekonomik kayıpların da toplam 1 milyar doların üzerinde olacağını öngörüyor. USGS, 69 km derinde gerçekleşen depremin yitim zonunun altını vurduğunu belirtiyor. Bu da depremin levhaların genişleme hareketinden kaynaklandığı gösteriyor. Yani USGS&#8217;ye göre deprem, genişleyen plakadaki değişen bir eğim açısı nedeniyle meydana geldi. Global Deprem Aktivitesi Oranı (Global Earthquake Activity Rate, kısaca GEAR) modeline göre, 8 şiddetindeki depremin şaşırtıcı olduğu düşünülüyor. Bu model, oranları belirlemek için, yeryüzünün herhangi bir yerinde, ömür boyu görebileceğiniz, muhtemel en şiddetli deprem büyüklüğünü tahmin ediyor. Bunun için global gerilme hızlarını ve son 40 yıllık sismisiteyi kullanıyor. Aşağıdaki tabloda da görülebileceği gibi, model Meksika kıyılarında muhtemel bir depremin büyüklüğünü 7.25 şiddetinde olarak belirtiyordu. Bu durum, depremlerin öngörülemeyeceğini bir kez daha vurguluyor. Büyük deprem riskinin olduğu bölgelerde insanların riskleri fark etmesi ve kendilerini mümkün olan her şekilde koruyor olması gerekiyor. GEAR modeline dayanarak, bu alandaki beklenen büyüklüğün 7.25 şiddetinde olması gerekirken, 8.0 şiddetindeki deprem şaşırtıcı sayılabiliyor. Kaynak: http://temblor.net/earthquake-insights/m8-0-earthquake-strikes-offshore-mexico-5024/</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yerkure/8-0-siddetindeki-deprem-meksikayi-vurdu">8.0 şiddetindeki deprem Meksika’yı vurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün yerel saate göre 11.49&#8217;da, Meksika&#8217;da açık denizde 8 şiddetinde bir deprem meydana geldi.  ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (United States Geological Survey, kısaca USGS) depremin 69 km derinlikte meydana geldiğini açıkladı. Ana sarsıntının ardından, altı saat içinde Meksika&#8217;da daha da paniğe neden olan ve büyüklükleri 4.3 ve 5.7 arasında değişen çok sayıda artçı sarsıntı yaşandı. Depremin sadece 80 km uzakta meydana gelmesi nedeniyle; Meksika, Guatemala, Panama, El Salvador, Kosta Rika, Nikaragua, Honduras ve Ekvator için tsunami uyarısı yapıldı. Şu ana kadar kaydedilen en büyük dalga 70 cm yüksekliğinde.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-7688 size-full" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/09/mexico-earthquake-map.png" alt="" width="2525" height="1514" /></p>
<p>Bu büyük deprem, Cocos Plakası’nın yılda yaklaşık 80 mm’lik bir oranla Kuzey Amerika Tabakasının altına yerleştiği Orta Amerika Çukuru’nda gerçekleşti. Deprem, şiddeti nedeniyle, gerçekleştiği noktaya oldukça uzak olan Meksiko ve Guatemala kentlerinde de hissedildi. Başkent Meksiko’da panik yaşayan insanlar sokaklara koştu. Toplamda 40 milyondan fazla insan bu depremleri çeşitli şiddetlerde hissetti. Başta 1.000 ila 10.000 arasında ölüm beklendiği söylense de sadece 15 kişinin hayatını kaybettiği doğrulandı. Ancak artçı depremler de beklendiğinden, bu sayı yükselmeye devam edebilir. USGS, ekonomik kayıpların da toplam 1 milyar doların üzerinde olacağını öngörüyor.</p>
<p>USGS, 69 km derinde gerçekleşen depremin yitim zonunun altını vurduğunu belirtiyor. Bu da depremin levhaların genişleme hareketinden kaynaklandığı gösteriyor. Yani USGS&#8217;ye göre deprem, genişleyen plakadaki değişen bir eğim açısı nedeniyle meydana geldi.</p>
<p>Global Deprem Aktivitesi Oranı (Global Earthquake Activity Rate, kısaca GEAR) modeline göre, 8 şiddetindeki depremin şaşırtıcı olduğu düşünülüyor. Bu model, oranları belirlemek için, yeryüzünün herhangi bir yerinde, ömür boyu görebileceğiniz, muhtemel en şiddetli deprem büyüklüğünü tahmin ediyor. Bunun için global gerilme hızlarını ve son 40 yıllık sismisiteyi kullanıyor. Aşağıdaki tabloda da görülebileceği gibi, model Meksika kıyılarında muhtemel bir depremin büyüklüğünü 7.25 şiddetinde olarak belirtiyordu. Bu durum, depremlerin öngörülemeyeceğini bir kez daha vurguluyor. Büyük deprem riskinin olduğu bölgelerde insanların riskleri fark etmesi ve kendilerini mümkün olan her şekilde koruyor olması gerekiyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-7687 size-full" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/09/mexico-earthquake.png" alt="" width="2674" height="1620" /></p>
<p>GEAR modeline dayanarak, bu alandaki beklenen büyüklüğün 7.25 şiddetinde olması gerekirken, 8.0 şiddetindeki deprem şaşırtıcı sayılabiliyor.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://temblor.net/earthquake-insights/m8-0-earthquake-strikes-offshore-mexico-5024/">http://temblor.net/earthquake-insights/m8-0-earthquake-strikes-offshore-mexico-5024/</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yerkure/8-0-siddetindeki-deprem-meksikayi-vurdu">8.0 şiddetindeki deprem Meksika’yı vurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7686</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Paraguay bir kez daha dünyanın en mutlu ülkesi oldu</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/paraguay-bir-kez-daha-dunyanin-en-mutlu-ulkesi-oldu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Jul 2017 12:30:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Çad]]></category>
		<category><![CDATA[Ekvator]]></category>
		<category><![CDATA[Filipinler]]></category>
		<category><![CDATA[Gabon]]></category>
		<category><![CDATA[Gallup Global Emotions Report]]></category>
		<category><![CDATA[Guatemala]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[Irak]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[Kolombiya]]></category>
		<category><![CDATA[Kosta Rika]]></category>
		<category><![CDATA[Liberya]]></category>
		<category><![CDATA[meksika]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu ülkeler]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç]]></category>
		<category><![CDATA[öfke]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Afrika Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Özbekistan]]></category>
		<category><![CDATA[Panama]]></category>
		<category><![CDATA[Paraguay]]></category>
		<category><![CDATA[refah]]></category>
		<category><![CDATA[Sierra Leone]]></category>
		<category><![CDATA[Şili]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[Togo]]></category>
		<category><![CDATA[Uganda]]></category>
		<category><![CDATA[Yemen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=7104</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya çapındaki halkların, duygusal refahı hakkında yayınlanan yeni bir rapor, dünyanın en mutlu ülkesinin Paraguay olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye ise en mutsuzlar arasında. Raporda ayrıca, üst üste iki yıldır ilk sırada yer alan Paraguay en mutlu ülke olarak belirlendi. En mutsuz ülke ise Yemen&#8217;di. Araştırmacılar anketi telefonla ya da 15 yaş ve üstü kişilerle yüz yüze görüşmeler yaparak tamamladı. Gallup, 2015 yılındaki en az mutlu ülke olan Suriye&#8217;nin bu yıl ankete dahil edilmediğini çünkü sürmekte olan iç savaşın bir güvenlik meselesi olduğunu belirtti. Araştırmacılar, katılımcıların olumlu deneyimlerini değerlendirmek için bir gün önce iyi dinlenip dinlenmedikleri, kendilerini saygın hissedip hissetmedikleri ve kendi kendilerine eğlenip eğlenemedikleri gibi sorular sordu. Olumsuz deneyimler için ise, bir gün önce fiziksel ağrı, endişe, üzüntü, stres ve öfke duygusu hissedip hissetmedikleri soruldu. Gallup, bu sonuçları her ülke için genel bir skor belirlemek için kullandı. Dünyanın en mutlu ülkeleri Dünya çapındaki insanların yüzde 70&#8217;inden fazlası gülümsediğini ya da çok güldüğünü, insanların ona saygılı davrandığını, keyifli ve iyi dinlenmiş hissettiğini bildirdi. Rapora göre, &#8220;bölgedeki kültürel eğilimlerin hayatın pozitif yönlerine odaklanması&#8221; nedeniyle Latin Amerika ve Güney Amerika, dünyanın en mutlu ülkelerinden birçoğuna ev sahipliği yapıyor. Olumlu deneyim puanlarıyla dünyanın en mutlu ülkeleri şunlar: Paraguay, 84 Kosta Rika, 83 Panama, 82 Filipinler, 82 Özbekistan, 82 Ekvator, 81 Guatemala, 81 Meksika, 81 Norveç, 81 Şili, 80 Kolombiya, 80 Rapora göre ABD, Lüksemburg, Almanya, Bolivya, Brezilya, Avusturya, İngiltere, Mali ve Güney Afrika gibi diğer sekiz ülke ile benzer şekilde 75 puan aldı ve 38. sıraya yerleşti. Çatışmaların yaşandığı Ukrayna, Irak, Yemen ve Türkiye gibi ülkelerde olumlu duyguların en düşük seviyede olduğu bildirildi. Ortadoğu ve Kuzey Afrika&#8217;daki ülkeler pozitif deneyim endeksinde en düşük sıralamaya sahip ancak Gallup, bu bölgelerdeki altı ülkede 2016 yılında ortalamanın üstünde bir mutluluk olduğunu bildirdi. 2016&#8217;da pozitiflik oranının en düşük olduğu ülkelerden bazıları da Sovyet sonrası devletler oldu. En stresli, en üzgün, en öfkeli Irak, 58 puanla en yüksek olumsuz endeks skoruna sahip. Son yıllarda Irak beşinci kez listede birinci sıraya yerleşti. Yunan katılımcıların yüzde 67&#8217;si çok stresli bir gün geçirdiğini söyledi ve bu değerler ile Yunanistan, en stresli ülke oldu. Bunun yüksek işsizlik oranları nedeniyle olabilir. Savaşla parçalanmış Orta Afrika Cumhuriyeti en kaygılı, İran en öfkeli ve Liberya en üzgün ülke oldu. Rapora göre Kırgızistan, 12 puan ile en düşük negatiflik puanına sahip. ABD ise Dominik Cumhuriyeti, Arjantin, Makedonya ve Güney Afrika ile benzer şekilde 32 puan aldı ve 57. sırada yer aldı. Gallup, dünya genelinde insanların yüzde 36&#8217;sının endişe duyduğunu; yüzde 35&#8217;inin stresli olduğunu, yüzde 30&#8217;unun da fiziksel ağrı hissettiğini belirtti. Olumsuz deneyimleri en çok olan ülkeler: Irak, 58 Güney Sudan, 55 İran, 52 Liberya, 52 Orta Afrika Cumhuriyeti, 48 Togo, 48 Çad, 47 Sierra Leone, 47 Uganda, 46 Gabon, 43 Genel olarak, Ekvator, El Salvador ve Liberya 2016&#8217;daki en duygusal ülkelerdi ve bu ülkelerdeki 10 kişiden, 6’sı bir gün önce yoğun olumlu ya da olumsuz duygular yaşadıklarını söylüyordu. Rusya ve eski Sovyetler Birliği ülkelerinde ise 10 kişiden sadece 4’ü önceki gün, ankette sorulan duyguların herhangi birini yaşadığını belirtti. Bu ülkeler anketin en az duygusal ülkeleri oldu. Kaynak: www.livescience.com/59633-2017-report-on-world-happiness.html</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/paraguay-bir-kez-daha-dunyanin-en-mutlu-ulkesi-oldu">Paraguay bir kez daha dünyanın en mutlu ülkesi oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya çapındaki halkların, duygusal refahı hakkında yayınlanan yeni bir rapor, dünyanın en mutlu ülkesinin Paraguay olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye ise en mutsuzlar arasında.</strong></p>
<div id="attachment_12180" style="width: 768px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-12180" class="wp-image-12180 size-full" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/07/iguazu.jpg" alt="" width="758" height="501" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/07/iguazu.jpg 758w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/07/iguazu-300x198.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 758px) 100vw, 758px" /><p id="caption-attachment-12180" class="wp-caption-text">Dünyanın en mutlu ülkeleri Arjantin, Brezilya ve Paraguay&#8217;ın sınırlarından geçen Iguazu Şelaleleri</p></div>
<p>Raporda ayrıca, üst üste iki yıldır ilk sırada yer alan Paraguay en mutlu ülke olarak belirlendi. En mutsuz ülke ise Yemen&#8217;di.</p>
<p>Araştırmacılar anketi telefonla ya da 15 yaş ve üstü kişilerle yüz yüze görüşmeler yaparak tamamladı. Gallup, 2015 yılındaki en az mutlu ülke olan Suriye&#8217;nin bu yıl ankete dahil edilmediğini çünkü sürmekte olan iç savaşın bir güvenlik meselesi olduğunu belirtti.</p>
<p>Araştırmacılar, katılımcıların olumlu deneyimlerini değerlendirmek için bir gün önce iyi dinlenip dinlenmedikleri, kendilerini saygın hissedip hissetmedikleri ve kendi kendilerine eğlenip eğlenemedikleri gibi sorular sordu. Olumsuz deneyimler için ise, bir gün önce fiziksel ağrı, endişe, üzüntü, stres ve öfke duygusu hissedip hissetmedikleri soruldu. Gallup, bu sonuçları her ülke için genel bir skor belirlemek için kullandı.</p>
<p><strong>Dünyanın en mutlu ülkeleri</strong></p>
<p>Dünya çapındaki insanların yüzde 70&#8217;inden fazlası gülümsediğini ya da çok güldüğünü, insanların ona saygılı davrandığını, keyifli ve iyi dinlenmiş hissettiğini bildirdi. Rapora göre, &#8220;bölgedeki kültürel eğilimlerin hayatın pozitif yönlerine odaklanması&#8221; nedeniyle Latin Amerika ve Güney Amerika, dünyanın en mutlu ülkelerinden birçoğuna ev sahipliği yapıyor. Olumlu deneyim puanlarıyla dünyanın en mutlu ülkeleri şunlar:</p>
<ol>
<li>Paraguay, 84</li>
<li>Kosta Rika, 83</li>
<li>Panama, 82</li>
<li>Filipinler, 82</li>
<li>Özbekistan, 82</li>
<li>Ekvator, 81</li>
<li>Guatemala, 81</li>
<li>Meksika, 81</li>
<li>Norveç, 81</li>
<li>Şili, 80</li>
<li>Kolombiya, 80</li>
</ol>
<p>Rapora göre ABD, Lüksemburg, Almanya, Bolivya, Brezilya, Avusturya, İngiltere, Mali ve Güney Afrika gibi diğer sekiz ülke ile benzer şekilde 75 puan aldı ve 38. sıraya yerleşti.</p>
<p>Çatışmaların yaşandığı Ukrayna, Irak, Yemen ve Türkiye gibi ülkelerde olumlu duyguların en düşük seviyede olduğu bildirildi.</p>
<p>Ortadoğu ve Kuzey Afrika&#8217;daki ülkeler pozitif deneyim endeksinde en düşük sıralamaya sahip ancak Gallup, bu bölgelerdeki altı ülkede 2016 yılında ortalamanın üstünde bir mutluluk olduğunu bildirdi. 2016&#8217;da pozitiflik oranının en düşük olduğu ülkelerden bazıları da Sovyet sonrası devletler oldu.</p>
<p><strong>En stresli, en üzgün, en öfkeli</strong></p>
<p>Irak, 58 puanla en yüksek olumsuz endeks skoruna sahip. Son yıllarda Irak beşinci kez listede birinci sıraya yerleşti.</p>
<p>Yunan katılımcıların yüzde 67&#8217;si çok stresli bir gün geçirdiğini söyledi ve bu değerler ile Yunanistan, en stresli ülke oldu. Bunun yüksek işsizlik oranları nedeniyle olabilir. Savaşla parçalanmış Orta Afrika Cumhuriyeti en kaygılı, İran en öfkeli ve Liberya en üzgün ülke oldu.</p>
<p>Rapora göre Kırgızistan, 12 puan ile en düşük negatiflik puanına sahip. ABD ise Dominik Cumhuriyeti, Arjantin, Makedonya ve Güney Afrika ile benzer şekilde 32 puan aldı ve 57. sırada yer aldı.</p>
<p>Gallup, dünya genelinde insanların yüzde 36&#8217;sının endişe duyduğunu; yüzde 35&#8217;inin stresli olduğunu, yüzde 30&#8217;unun da fiziksel ağrı hissettiğini belirtti.</p>
<p>Olumsuz deneyimleri en çok olan ülkeler:</p>
<ol>
<li>Irak, 58</li>
<li>Güney Sudan, 55</li>
<li>İran, 52</li>
<li>Liberya, 52</li>
<li>Orta Afrika Cumhuriyeti, 48</li>
<li>Togo, 48</li>
<li>Çad, 47</li>
<li>Sierra Leone, 47</li>
<li>Uganda, 46</li>
<li>Gabon, 43</li>
</ol>
<p>Genel olarak, Ekvator, El Salvador ve Liberya 2016&#8217;daki en duygusal ülkelerdi ve bu ülkelerdeki 10 kişiden, 6’sı bir gün önce yoğun olumlu ya da olumsuz duygular yaşadıklarını söylüyordu. Rusya ve eski Sovyetler Birliği ülkelerinde ise 10 kişiden sadece 4’ü önceki gün, ankette sorulan duyguların herhangi birini yaşadığını belirtti. Bu ülkeler anketin en az duygusal ülkeleri oldu.<br />
<strong><br />
</strong><strong>Kaynak:</strong><a href="https://www.livescience.com/59633-2017-report-on-world-happiness.html"><strong> www.livescience.com/59633-2017-report-on-world-happiness.html</strong></a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/paraguay-bir-kez-daha-dunyanin-en-mutlu-ulkesi-oldu">Paraguay bir kez daha dünyanın en mutlu ülkesi oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7104</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Turizmde klişe out: Zeki inovasyon in</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/edip-emil-oymen/turizmde-klise-out-zeki-inovasyon-in</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Edip Emil Öymen]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jun 2017 12:46:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edip Emil Öymen]]></category>
		<category><![CDATA[acenta]]></category>
		<category><![CDATA[airbnb]]></category>
		<category><![CDATA[berlin]]></category>
		<category><![CDATA[bulut]]></category>
		<category><![CDATA[Chicago]]></category>
		<category><![CDATA[emlak]]></category>
		<category><![CDATA[GSYH]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[isveç]]></category>
		<category><![CDATA[Lapiz]]></category>
		<category><![CDATA[Machu Picchu]]></category>
		<category><![CDATA[meksika]]></category>
		<category><![CDATA[oecd]]></category>
		<category><![CDATA[peru]]></category>
		<category><![CDATA[Tekila]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[Urban Spree]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=7076</guid>

					<description><![CDATA[<p>Turizmde tanıtım, hem reklam hem de halkla ilişkiler açısından, geleneksel, alışılmış ve kanıksanmış görsellerden, klişe kofluklardan uzaklaştığı ölçüde küresel turistin dikkatini çekiyor. Bunu yapabilmenin yolu ise yaratıcı yenilikçilikten geçmek zorunda. Sadece güzel, hoş makyajlı turistik görüntüler, turizm reklamı değil artık. Örneğin İsveç, bütün ülkeyi Airbnb alanı ilan etti. Airbnb, araya seyahat acentası veya emlakçı sokmadan, turist ile ev sahibinin anlaşmasıyla bir gayrimenkulün belirli bir süre için turiste kiralanmasını sağlayan, yeni ekonomiye uygun yeni bir iş modeli. İsveç’in yaptığı, şimdiye kadar kimsenin aklına gelmeyen (bkz: inovasyon) bir fikir: “Bütün ülkeyi Airbnb sayabilirsiniz.” İsveç Anayasası, ülkenin bütün tarlalarını, ormanlarını, nehir göl, kıyı, dağ neresi varsa hepsini herkesin açık kullanımına sunuyor. Bu durumda, Airbnb uygulamasına sadece binalar değil, bütün ülkenin bütün toprakları açık. Turizme yaratıcı yenilikçilik İsveç Turizm Kurumu, yaratıcılıkta herkesten önde. Geçen yıl, yine şimdiye kadar hiç akla gelmeyen bir şey yapmıştı: İsveç için telefon numarası icat etmişti. +46 771 793 336 numarayı arayan, her hangi bir İsveç vatandaşıyla konuşuyordu. Yabancıların, İsveç’e dair sorularını yanıtlamaya rıza gösteren gönüllülerin listesi çıkartılmıştı. Şimdi de Kurum, ülkeyi Airbnb alanı ilan ederek şunu diyor: İstediğiniz her yerde dolaşabilirsiniz. Nasıl ki Airbnb’den kiraladığınız evin/dairenin her yeri size kiralık, ülkemiz de aynı şekilde size kiralık. Airbnb dairenize nasıl özen gösterecekseniz, ülkemize de aynı özeni gösterin: Örneğin, doğayı koruyun. Bavul üstü tanıtım Turizm tanıtmada, yaratıcılığın, yenilikçiliğin sınırı –evet hâlâ- yok. Bakınız Peru Turizm Bakanlığı: Peru, dünyaca ünlü Machu Picchu yıkıntılarını görmek için 2,500 metre yükseğe çıkmaya gönüllü milyonların ziyaret ettiği bir güney Amerika ülkesi. Zaten tanınan, bilinen, cazip bir ülke. Daha “nasıl” tanıtılır? Orta boy bir çekçek valiz alınır. Peru’nun tarihi ve turistik güzelliklerini gösteren parlak fotoğraflarla donatılır. Üzerine şu yazılır: “Bu bavul, sizi sihir diye bir şeye inandıracak bir ülkeden, Peru’dan geliyor.” Valizler, Peru’lu tanınmış sinema sanatçılarına, şef aşçılara, sporculara, kültür insanlarına, ve çok seyahat eden iş adamlarına “bedava” verilir. Bu kişiler, gittikleri yabancı ülkelerde bu valizin bagaj alma kontuarında 4-5 kere dönmesi için orada sabırla bekler. Valizin üzerindeki Peru güzelliklerinin oradaki herkesin dikkatini çekmesidir amaç. Tanıtımın bedavası Peru turizmi için bedava bir tanıtım fırsatı! Çünkü havaalanları, reklam panosu, banner, yer kiralama konusunda dünyanın en pahalı yerleri. Örneğin Paris havaalanında bir banner kirası yılda 380 bin dolar. New York’ta dijital bir reklam panosu kirası yılda 124 bin dolar. Londra’da arkadan aydınlatmalı bir reklam panosunun kirası yılda 260 bin dolar. Kampanya için bakanlık, Facebook sayfası açtı (tabii ki!). Bu sayfaya bakarak, Peru vatandaşları da bu bavullardan ısmarlamaya başladı. Bakanlık, beş kuruş harcadığı halde, 1 milyon dolarlık reklam harcaması yapmış kadar medya görselliği sağladı: 5.4 milyon dolar karşılığı. Ve tekila bulutu Meksika Turizm Kurumu, Chicago’daki yaratıcı reklamcı Lapiz’le işbirliği yaparak reklamı kurdu: Bir şişe tekila alınız. Ultrasonik nemlendiriciyle şişeyi çalkalayınız. Şişenin ucunu açınca, şişede köpüren tekila, “bulut” halinde dışarıya çıkacak. Bulut, az sonra yoğuşmaya başlayacak ve yağmur damlalarına dönüşecek: Tekila yağmuru! Size, bardağı “bulut”un altına tutup, tekila damlalarının bardağa dolmasını beklemek kalıyor. Meksika Turizm Kurumu, yaratıcılığını Urban Spree adlı Berlin sanat galerisinde sergiledi. Kurum, turizmi yaratıcılık ve yenilikçilikle pazarlıyor. Turizm, ülke (GSYH) ekonomisine % 8.7 katkı sağlıyor. Bu oranla, OECD ülkeleri içinde İspanya ve Yunanistan’dan sonra 3’üncü. Bir çok OECD göstergesinde aşağılarda kalan Meksika, turizm denildiğinde en yukarda. OECD ortalamasının 2 kat üstünde&#8230; Edip Emil Öymen *Bu yazı 30.06.2017 tarihli Dünya gazetesinde yayınlandı</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/edip-emil-oymen/turizmde-klise-out-zeki-inovasyon-in">Turizmde klişe out: Zeki inovasyon in</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Turizmde tanıtım, hem reklam hem de halkla ilişkiler açısından, geleneksel, alışılmış ve kanıksanmış görsellerden, klişe kofluklardan uzaklaştığı ölçüde küresel turistin dikkatini çekiyor. Bunu yapabilmenin yolu ise yaratıcı yenilikçilikten geçmek zorunda. Sadece güzel, hoş makyajlı turistik görüntüler, turizm reklamı değil artık.</p>
<p>Örneğin İsveç, bütün ülkeyi Airbnb alanı ilan etti. Airbnb, araya seyahat acentası veya emlakçı sokmadan, turist ile ev sahibinin anlaşmasıyla bir gayrimenkulün belirli bir süre için turiste kiralanmasını sağlayan, yeni ekonomiye uygun yeni bir iş modeli. İsveç’in yaptığı, şimdiye kadar kimsenin aklına gelmeyen (bkz: inovasyon) bir fikir: “Bütün ülkeyi Airbnb sayabilirsiniz.” İsveç Anayasası, ülkenin bütün tarlalarını, ormanlarını, nehir göl, kıyı, dağ neresi varsa hepsini herkesin açık kullanımına sunuyor. Bu durumda, Airbnb uygulamasına sadece binalar değil, bütün ülkenin bütün toprakları açık.</p>
<p><strong>Turizme yaratıcı yenilikçilik</strong></p>
<p>İsveç Turizm Kurumu, yaratıcılıkta herkesten önde. Geçen yıl, yine şimdiye kadar hiç akla gelmeyen bir şey yapmıştı: İsveç için telefon numarası icat etmişti. +46 771 793 336 numarayı arayan, her hangi bir İsveç vatandaşıyla konuşuyordu. Yabancıların, İsveç’e dair sorularını yanıtlamaya rıza gösteren gönüllülerin listesi çıkartılmıştı.</p>
<p>Şimdi de Kurum, ülkeyi Airbnb alanı ilan ederek şunu diyor: İstediğiniz her yerde dolaşabilirsiniz. Nasıl ki Airbnb’den kiraladığınız evin/dairenin her yeri size kiralık, ülkemiz de aynı şekilde size kiralık. Airbnb dairenize nasıl özen gösterecekseniz, ülkemize de aynı özeni gösterin: Örneğin, doğayı koruyun.</p>
<p><strong>Bavul üstü tanıtım</strong></p>
<p>Turizm tanıtmada, yaratıcılığın, yenilikçiliğin sınırı –evet hâlâ- yok. Bakınız Peru Turizm Bakanlığı: Peru, dünyaca ünlü Machu Picchu yıkıntılarını görmek için 2,500 metre yükseğe çıkmaya gönüllü milyonların ziyaret ettiği bir güney Amerika ülkesi. Zaten tanınan, bilinen, cazip bir ülke. Daha “nasıl” tanıtılır?</p>
<p>Orta boy bir çekçek valiz alınır. Peru’nun tarihi ve turistik güzelliklerini gösteren parlak fotoğraflarla donatılır. Üzerine şu yazılır: “Bu bavul, sizi sihir diye bir şeye inandıracak bir ülkeden, Peru’dan geliyor.”</p>
<p>Valizler, Peru’lu tanınmış sinema sanatçılarına, şef aşçılara, sporculara, kültür insanlarına, ve çok seyahat eden iş adamlarına “bedava” verilir. Bu kişiler, gittikleri yabancı ülkelerde bu valizin bagaj alma kontuarında 4-5 kere dönmesi için orada sabırla bekler. Valizin üzerindeki Peru güzelliklerinin oradaki herkesin dikkatini çekmesidir amaç.</p>
<p><strong>Tanıtımın bedavası</strong></p>
<p>Peru turizmi için bedava bir tanıtım fırsatı! Çünkü havaalanları, reklam panosu, banner, yer kiralama konusunda dünyanın en pahalı yerleri. Örneğin Paris havaalanında bir banner kirası yılda 380 bin dolar. New York’ta dijital bir reklam panosu kirası yılda 124 bin dolar. Londra’da arkadan aydınlatmalı bir reklam panosunun kirası yılda 260 bin dolar.</p>
<p>Kampanya için bakanlık, Facebook sayfası açtı (tabii ki!). Bu sayfaya bakarak, Peru vatandaşları da bu bavullardan ısmarlamaya başladı. Bakanlık, beş kuruş harcadığı halde, 1 milyon dolarlık reklam harcaması yapmış kadar medya görselliği sağladı: 5.4 milyon dolar karşılığı.</p>
<p><strong>Ve tekila bulutu</strong></p>
<p>Meksika Turizm Kurumu, Chicago’daki yaratıcı reklamcı Lapiz’le işbirliği yaparak reklamı kurdu: Bir şişe tekila alınız. Ultrasonik nemlendiriciyle şişeyi çalkalayınız. Şişenin ucunu açınca, şişede köpüren tekila, “bulut” halinde dışarıya çıkacak. Bulut, az sonra yoğuşmaya başlayacak ve yağmur damlalarına dönüşecek: Tekila yağmuru!</p>
<p>Size, bardağı “bulut”un altına tutup, tekila damlalarının bardağa dolmasını beklemek kalıyor. Meksika Turizm Kurumu, yaratıcılığını Urban Spree adlı Berlin sanat galerisinde sergiledi. Kurum, turizmi yaratıcılık ve yenilikçilikle pazarlıyor. Turizm, ülke (GSYH) ekonomisine % 8.7 katkı sağlıyor. Bu oranla, OECD ülkeleri içinde İspanya ve Yunanistan’dan sonra 3’üncü. Bir çok OECD göstergesinde aşağılarda kalan Meksika, turizm denildiğinde en yukarda. OECD ortalamasının 2 kat üstünde&#8230;</p>
<p><strong>Edip Emil Öymen</strong></p>
<p><strong>*Bu yazı 30.06.2017 tarihli Dünya gazetesinde yayınlandı</strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/edip-emil-oymen/turizmde-klise-out-zeki-inovasyon-in">Turizmde klişe out: Zeki inovasyon in</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7076</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Colima yanardağı patlaması yakın çekimi</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yerkure/colima-yanardagi-patlamasi-yakin-cekimi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2017 13:18:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Yerküre]]></category>
		<category><![CDATA[ateş volkanı]]></category>
		<category><![CDATA[colima]]></category>
		<category><![CDATA[colima yanardağı]]></category>
		<category><![CDATA[meksika]]></category>
		<category><![CDATA[volkan]]></category>
		<category><![CDATA[volkanik dağ]]></category>
		<category><![CDATA[yanardağ]]></category>
		<category><![CDATA[yanardağı patlaması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=5273</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meksika&#8217;da ‘Ateş Volkanı’ olarak da bilinen Colima Yanardağı geçtiğimiz Ocak ayında birkaç saat arayla 3 kez patlamıştı. Ülkenin batısındaki Jalisco eyaletine bağlı 3 bin 800 metre yüksekliğindeki volkanik dağ, Ekim ayından bu yana daha faal durumda. Ateş volkanı, Colima Üniversitesi&#8217;ndeki Volkan Gözlemevi tarafından izleniyor. Üniversitede oluşturulan bir gözlem takımı, dağın faaliyetlerini yorumlayarak, analiz ediyor.  Geçen yıl kurulan web kameraları ile yanardağın volkanik aktivitelerini gerçek zamanlı olarak görüntüleyebiliyorlar. Buhar çıkışında artış gözlemlendiğinde gerekli tedbirler alınıyor. Hem Colima hem de diğer aktif yanardağların görüntüleri www.webcamsdemexico.com adresinde yayınlanıyor. &#8220;Pasifik Ateş Çemberi&#8221; adı verilen deprem ve volkan kuşağında yer alan Meksika&#8217;da 3 binden fazla volkan bulunurken bunlardan sadece 14 tanesi aktif olarak tanımlanıyor. Meksika&#8217;nın 690 kilometre batısında yer alan Ateş Volkanı, ülkenin en aktif volkanlarından biri. Söz konusu yanardağın 16. yüzyıldan bu yana en az 40 kez faaliyete geçtiği biliniyor. Bölgede sık yaşanan volkanik aktiviteler nedeniyle yakındaki yerleşim birimleri birçok kez tahliye edildi. Yanardağda 1991 yılında, 1998 ve 1999 yılları arasında ve 2001’den günümüze kadar birçok kez volkanik patlama yaşandı. Son yıllardaki en büyük patlama ise 24 Mayıs 2005 tarihinde meydana gelmişti. Bir kül bulutu, volkan üzerinde 3 km’den fazla yükselmiş ve uydu izleme sistemi patlama sonrası bu kül bulutunun 200 kilometrelik bir alana bir saat içinde yayıldığını bildirmişti.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yerkure/colima-yanardagi-patlamasi-yakin-cekimi">Colima yanardağı patlaması yakın çekimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meksika&#8217;da ‘Ateş Volkanı’ olarak da bilinen Colima Yanardağı geçtiğimiz Ocak ayında birkaç saat arayla 3 kez patlamıştı. Ülkenin batısındaki Jalisco eyaletine bağlı 3 bin 800 metre yüksekliğindeki volkanik dağ, Ekim ayından bu yana daha faal durumda.</p>
<p>Ateş volkanı, Colima Üniversitesi&#8217;ndeki Volkan Gözlemevi tarafından izleniyor. Üniversitede oluşturulan bir gözlem takımı, dağın faaliyetlerini yorumlayarak, analiz ediyor.  Geçen yıl kurulan web kameraları ile yanardağın volkanik aktivitelerini gerçek zamanlı olarak görüntüleyebiliyorlar. Buhar çıkışında artış gözlemlendiğinde gerekli tedbirler alınıyor. Hem Colima hem de diğer aktif yanardağların görüntüleri <a href="http://www.webcamsdemexico.com">www.webcamsdemexico.com</a> adresinde yayınlanıyor.</p>
<p>&#8220;Pasifik Ateş Çemberi&#8221; adı verilen deprem ve volkan kuşağında yer alan Meksika&#8217;da 3 binden fazla volkan bulunurken bunlardan sadece 14 tanesi aktif olarak tanımlanıyor. Meksika&#8217;nın 690 kilometre batısında yer alan Ateş Volkanı, ülkenin en aktif volkanlarından biri. Söz konusu yanardağın 16. yüzyıldan bu yana en az 40 kez faaliyete geçtiği biliniyor.</p>
<p>Bölgede sık yaşanan volkanik aktiviteler nedeniyle yakındaki yerleşim birimleri birçok kez tahliye edildi. Yanardağda 1991 yılında, 1998 ve 1999 yılları arasında ve 2001’den günümüze kadar birçok kez volkanik patlama yaşandı.</p>
<p>Son yıllardaki en büyük patlama ise 24 Mayıs 2005 tarihinde meydana gelmişti. Bir kül bulutu, volkan üzerinde 3 km’den fazla yükselmiş ve uydu izleme sistemi patlama sonrası bu kül bulutunun 200 kilometrelik bir alana bir saat içinde yayıldığını bildirmişti.</p>
<p><iframe loading="lazy" width="730" height="548" src="https://www.youtube.com/embed/uVqEe_ZFnU4?feature=oembed" frameborder="0" allow="autoplay; encrypted-media" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/yerkure/colima-yanardagi-patlamasi-yakin-cekimi">Colima yanardağı patlaması yakın çekimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5273</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kaktüslerden enerji üretilecek</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/surdurulebilirlik/kaktusten-enerji-uretilecek-2</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlem Yüzak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2016 04:52:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezegenimiz]]></category>
		<category><![CDATA[biyogaz]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[kaktüs]]></category>
		<category><![CDATA[meksika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=901</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın kaktüs gücüyle çalışan ilk biyogaz tesisi Meksika’da açıldı Alternatif enerji arayışlarına bu kez Meksika’dan bir çözüm geldi. Dünyanın ilk kaktüs biyogaz tesisi, Nopalimex, Meksika’da inşa edildi. Şirket hint inciri kaktüslerinden biyogaz elde etmek için sindireçten yararlanıyor. Sindirecin günde 8 tonluk üretimi Ziracuara kentinin toplu taşıma filosuna yakıt sağlayacak. Hem ucuz hem de bitkisel bu yöntemle ilgili olarak açıklama yapan yetkililer sistemi, “Meyveler veya hint incirleri püre yapılır, gübreyle karıştırılır, ardından ayrıştırılır, metan üretilir. Yakıt ve yakacak olarak kullanılan bu gaz 300 ev için yeterlidir ve kaloriferlere göre yüzde 50 daha ucuzdur” diye açıklıyor. Kaktüs enerjisinin şehirdeki araç filosunun yakıtını en azından yüzde 40 düşürmesi bekleniyor. Kaktüsten enerji üretme fikrinin ortaya çıkışı da ilginç. Patlamış mısır ve kaktüs cipsi üreten Nopalimex şirketinin yöneticilerinin aklına, şirket için elektrik faturasını düşürmenin yollarını ararken bu fikir gelişmiş. Oxfordlu bir grup bilim insanının araştırmasına göre: &#8220;Yetişen hint inciri bu ölçüde gerçekten de kuraklıktan muzdarip yerlerde ortaya daha fazla ürün koyulmasına yardımcı olabilir, çünkü organik atıkları biyogaza dönüştürmesi onun kendi atıklarını yaratır. Hint inciri bir ton su emer sonra sindirme gerçekleşir ve biyogaz elde edilir, sıvı ve katı gübre artık olur. Bu, normal bir şekilde beslenemeyen tarlaları daha iyi ekip biçmek için kullanılabilir.&#8221; Şili’de hint inciri biyogaz tesisinin sahibi Rodrigo Wayland Morales ise  Renewable Energy World internet sitesi‘ne ekinlerde muazzam potansiyel gördüğünü söyledi. Morales aynı zamanda; Meksika, Hindistan, Şili, Brezilya, Ekvator ve Kolombiya’nın farklı etaplarında tamamlanan kaktüs biyogaz projelerine sahip. &#160; &#160; &#160; &#160;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/surdurulebilirlik/kaktusten-enerji-uretilecek-2">Kaktüslerden enerji üretilecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyanın kaktüs gücüyle çalışan ilk biyogaz tesisi Meksika’da açıldı</strong></p>
<p>Alternatif enerji arayışlarına bu kez Meksika’dan bir çözüm geldi.</p>
<p>Dünyanın ilk kaktüs biyogaz tesisi, Nopalimex, Meksika’da inşa edildi. Şirket hint inciri kaktüslerinden biyogaz elde etmek için sindireçten yararlanıyor. Sindirecin günde 8 tonluk üretimi Ziracuara kentinin toplu taşıma filosuna yakıt sağlayacak.</p>
<p>Hem ucuz hem de bitkisel bu yöntemle ilgili olarak açıklama yapan yetkililer sistemi, <strong><em>“Meyveler veya hint incirleri püre yapılır, gübreyle karıştırılır, ardından ayrıştırılır, metan üretilir. Yakıt ve yakacak olarak kullanılan bu gaz 300 ev için yeterlidir ve kaloriferlere göre yüzde 50 daha ucuzdur”</em></strong><strong><em> </em></strong>diye açıklıyor.</p>
<p>Kaktüs enerjisinin şehirdeki araç filosunun yakıtını en azından yüzde 40 düşürmesi bekleniyor.</p>
<p>Kaktüsten enerji üretme fikrinin ortaya çıkışı da ilginç. Patlamış mısır ve kaktüs cipsi üreten Nopalimex şirketinin yöneticilerinin aklına, şirket için elektrik faturasını düşürmenin yollarını ararken bu fikir gelişmiş.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-thumbnail wp-image-893" src="http://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2016/03/kaktus-fabrikası-150x150.jpg" alt="kaktus fabrikası" width="150" height="150" />Oxfordlu bir grup bilim insanının araştırmasına göre:</p>
<p><em>&#8220;Yetişen hint inciri bu ölçüde gerçekten de kuraklıktan muzdarip yerlerde ortaya daha fazla ürün koyulmasına yardımcı olabilir, çünkü organik atıkları biyogaza dönüştürmesi onun kendi atıklarını yaratır. Hint inciri bir ton su emer sonra sindirme gerçekleşir ve biyogaz elde edilir, sıvı ve katı gübre artık olur. Bu, normal bir şekilde beslenemeyen tarlaları daha iyi ekip biçmek için kullanılabilir.&#8221;</em></p>
<p>Şili’de hint inciri biyogaz tesisinin sahibi Rodrigo Wayland Morales ise  Renewable Energy World internet sitesi‘ne ekinlerde muazzam potansiyel gördüğünü söyledi. Morales aynı zamanda; Meksika, Hindistan, Şili, Brezilya, Ekvator ve Kolombiya’nın farklı etaplarında tamamlanan kaktüs biyogaz projelerine sahip.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/surdurulebilirlik/kaktusten-enerji-uretilecek-2">Kaktüslerden enerji üretilecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">901</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
