<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>grip aşısı arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/grip-asisi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/grip-asisi</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Jan 2020 09:19:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Bilimin büyük emeği: Beynin 10 önemli gizi daha aydınlatıldı, sağlıkta büyük adımlar</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/bilimin-buyuk-emegi-beynin-10-onemli-gizi-daha-aydinlatildi-saglikta-buyuk-adimlar</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jan 2020 14:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beyin araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dünya]]></category>
		<category><![CDATA[evrim]]></category>
		<category><![CDATA[grip aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[mars]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=16417</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilimin alın teri buluşlarla ortaya çıkıyor. Yıl sonları ve başları, bilim ve teknolojinin bilançolarının çıkartıldığı, hesabın kitabın ortaya döküldüğü zamanlardır. Geçen sayımızda bir kısmıyla başladık, bu sayımızda da farklı yönlerden bu bilançoyu, sağlıkta önemli buluşlar ve beynin en önemli 10 gizinin daha aydınlatılmasıyla sürdürüyoruz&#8230; Beynin ölüm düşüncesine karşı nasıl bir koruma mekanizması geliştirdiğinden, manyetik alan algısına, uykuda beynin hallerinden, saklı bilince kadar 10 önemli araştırmayı sizin için özetledik. Geride bıraktığımız yıl sağlık alanında da gelişmeler oldu. HIV’in tedavi edilmesi, kanser ve kalıtsal hastalıkların üstesinden gelmek için CRISPR kullanımı, doğru bildiğimiz beslenme alışkanlıklarının yanlış olduğunu öğrenmemiz ve daha nicesi. Sağlıkta yılın belli başlı gelişmelerini de yeni yılın bu ilk sayısında okuyacaksınız. Sağlık için 10 bin adım mı? Kahvaltı günün en önemli öğünü değil mi? Obezite bir kentleşme sorunu mu? Alkolün sağlığa zararları belirli bir yaşa kadar mı? Bu yıl içinde yayınlanan bilimsel makaleler sağlıkla ilgili doğru sanılan kimi klişelerin yeniden sorgulanmasına yol açtı. Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’ndan Dr. Petek Eylül Taneri bu konuyu ele alıyor yazısında. Doğan Kuban hocamız sorular ve yanıtlar uygarlık kasasını doldurur diyerek 5 soru soruyor ve yanıtlarını veriyor. Beynimiz bir bilgisayar mı? Beynimizin bir çeşit bilgisayar olduğu sözünü sıklıkla duymuşsunuzdur. Ancak Kaliforniya’daki Amerikan Davranışsal Araştırma ve Teknoloji Enstitüsü bu metaforu çürütmek için beyin-bilgisayar ilişkisi  üzerinde yıllardır çalışıyor. Peki gelinen nokta ne?  Sayfalarımızda&#8230; İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Öğretim Üyesi ve eski Dekanı Prof. Dr. Dinçer Gülen’i Aralık ayı başında kaybettik. Evrim karşıtlığına karşı mücadelenin önde gelen bir ismiydi, güzel bir insandı. Dinçer’i aynı zamanda öğrencisi de olan Prof. Haluk Ertan anlattı. Eski mağara sanatı ve 44 bin yıllık duvar resminde av sahnesi bulundu. Nilgün Özbaşaran Dede Nature dergisinde yer alan bir makalede 4.5 metre uzunluğundaki tek renkli panorama içindeki hayvan figürlerini ne anlama geldiğini derledi. Tanol Türkoğlu Dijital Kültür’de ‘madalyonun öteki yüzü’ metaforundan yola çıkarak günümüzdeki algı yönetiminin boyutlarını, demokrasi ve ifade ve özgürlüğü gibi kavramların bu uğurda nasıl meze olarak kullanıldığını ve “ortalama insanın tavrını” anlatıyor. Türkoğlu’nun Dijitalem’ini de atlamayın deriz. Siber alemin kalbi, bu notlarda atıyor! Sadık Usta’nın kitapları Kafka Kitap, Sadık Usta’nın 5 ciltlik son derece önemli çalışmasının yayınlanmasını, 5. Cildiyle birlikte tamamladı. Dünyayı Değiştiren Düşünürler serisini, Felsefe Öğretmeni Mesut Erdemir kaleme aldı. Usta’nın özellikle genç kuşaklara bütünlüklü bir uygarlık tarihi sunan bu eserini herkes okumalı. 5. Cilt özellikle İslam Uygarlığını yaratanları anlatıyor ve tartışıyor. Kitap okumayan bir toplumuz. Müfit Akyos biraz daha ileriye gidiyor ve 2023’e doğru Türkiye’de Üniversite Kütüphaneleri başlıklı raporu irdeliyor, yurt dışından da örnekler vererek&#8230; Uzay araştırmaları son yıllarda hayli hız kazandı, özellikle de Mars gezegeni ile ilgili olanlar. Yeni gelişme kızıl gezegende tespit edilen depremler hakkında. Yılda 300’ün üzerinde gerçekleşen deprem Mars’ın başta toprak yapısı bir çok konuya da ışık tutuyor. Tam da bu noktada İstanbul Kültür Üniversitesi Fizik Bölümü’nden Prof. Dr. Dursun Koçer’in astronomi eğitiminin önemi, gerekliliği ve ülkemizdeki durumuna ilişkin yazısını okumadan geçmeyin. Mustafa Çetiner 2 haftadır yazdığı grip aşısı tartışmasını bu hafta da sürdürdü. Bilim ve Beslenme sayfamızda sağlıklı bir yaşam için günlük beslenme süresinin ne olması gerektiğini okuyacaksınız.. Bebeğiniz Büyürken dizimizde bu hafta bebekler niçin daha az göz kırpar sorusunun yanıtını okuyacaksınız.. Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Dr. Zeynep Müftüoğlu önümüzdeki aylarda yürürlüğe girecek olan Dijital Hizmet Vergisi Kanunu hakkında yazdı. Hayvanlar Dünyası sayfamızın bu haftaki konukları kambur balinalar ve penguenlerin evrimi&#8230; 2020 yılının ilk sayısı ile yine karşınızdayız. Yine dopdolu.. Yeni yılın ilk haftasında, yine size mutluluklar diliyoruz. Daha iyi bir topum ve daha güzel bir ülke için.. “Dijital HBT Aboneliği hediye edin” indirimli kampanyamız sürüyor, unutmayın! Gelecek Cuma yine birlikteyiz, hoşça kalın.. *** HBT konferansları &#8211; 3: Merak, Şüphe ve Yaratıcılık İnsanlığın, bilimin ve uygarlığın itici gücü olarak merak, yaratıcılığı teşvik eden, kışkırtan bir unsur mudur? Merakı örgütleyerek, bilimde, teknolojide, eğitimde ve toplumda yaratıcılığı arttırmak ne kadar mümkün? Bilimsel araştırmalarda ve mühendislik becerilerinde yeterli merak ve yaratıcılığa sahip miyiz? Şüphe eden toplum ve merak ilişkisi.. Toplumsal olarak merak nasıl örgütlenir ve geliştirilir? Orhan Bursalı&#8216;nın sunumuyla Prof. Dr. Lale Akarun, Ali Akurgal ve Dr. Tevfik Uyar tartışıyor. BAU TIP işbirliğiyle, 4 Ocak Cumartesi saat 17.00&#8216;de Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş yerleşkesinde yapılacak konferansımıza herkesi bekliyoruz.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/bilimin-buyuk-emegi-beynin-10-onemli-gizi-daha-aydinlatildi-saglikta-buyuk-adimlar">Bilimin büyük emeği: Beynin 10 önemli gizi daha aydınlatıldı, sağlıkta büyük adımlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-16410" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/197-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/197-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/197-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/197.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Bilimin alın teri buluşlarla ortaya çıkıyor. Yıl sonları ve başları, bilim ve teknolojinin bilançolarının çıkartıldığı, hesabın kitabın ortaya döküldüğü zamanlardır. Geçen sayımızda bir kısmıyla başladık, bu sayımızda da farklı yönlerden bu bilançoyu, sağlıkta önemli buluşlar ve beynin en önemli 10 gizinin daha aydınlatılmasıyla sürdürüyoruz&#8230; Beynin ölüm düşüncesine karşı nasıl bir koruma mekanizması geliştirdiğinden, manyetik alan algısına, uykuda beynin hallerinden, saklı bilince kadar 10 önemli araştırmayı sizin için özetledik.</p>
<p>Geride bıraktığımız yıl sağlık alanında da gelişmeler oldu. HIV’in tedavi edilmesi, kanser ve kalıtsal hastalıkların üstesinden gelmek için CRISPR kullanımı, doğru bildiğimiz beslenme alışkanlıklarının yanlış olduğunu öğrenmemiz ve daha nicesi. Sağlıkta yılın belli başlı gelişmelerini de yeni yılın bu ilk sayısında okuyacaksınız. Sağlık için 10 bin adım mı? Kahvaltı günün en önemli öğünü değil mi? Obezite bir kentleşme sorunu mu? Alkolün sağlığa zararları belirli bir yaşa kadar mı?</p>
<p>Bu yıl içinde yayınlanan bilimsel makaleler sağlıkla ilgili doğru sanılan kimi klişelerin yeniden sorgulanmasına yol açtı. Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’ndan <strong>Dr. Petek Eylül Taneri</strong> bu konuyu ele alıyor yazısında.</p>
<p><strong>Doğan Kuban</strong> hocamız sorular ve yanıtlar uygarlık kasasını doldurur diyerek 5 soru soruyor ve yanıtlarını veriyor.</p>
<p><strong>Beynimiz bir bilgisayar mı?</strong></p>
<p>Beynimizin bir çeşit bilgisayar olduğu sözünü sıklıkla duymuşsunuzdur. Ancak Kaliforniya’daki Amerikan Davranışsal Araştırma ve Teknoloji Enstitüsü bu metaforu çürütmek için beyin-bilgisayar ilişkisi  üzerinde yıllardır çalışıyor. Peki gelinen nokta ne?  Sayfalarımızda&#8230;</p>
<p>İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Öğretim Üyesi ve eski Dekanı <strong>Prof. Dr. Dinçer Gülen</strong>’i Aralık ayı başında kaybettik. Evrim karşıtlığına karşı mücadelenin önde gelen bir ismiydi, güzel bir insandı. Dinçer’i aynı zamanda öğrencisi de olan <strong>Prof. Haluk Ertan</strong> anlattı.</p>
<p>Eski mağara sanatı ve 44 bin yıllık duvar resminde av sahnesi bulundu. <strong>Nilgün Özbaşaran Dede</strong> Nature dergisinde yer alan bir makalede 4.5 metre uzunluğundaki tek renkli panorama içindeki hayvan figürlerini ne anlama geldiğini derledi.</p>
<p><strong>Tanol Türkoğlu</strong> Dijital Kültür’de ‘madalyonun öteki yüzü’ metaforundan yola çıkarak günümüzdeki algı yönetiminin boyutlarını, demokrasi ve ifade ve özgürlüğü gibi kavramların bu uğurda nasıl meze olarak kullanıldığını ve “ortalama insanın tavrını” anlatıyor. Türkoğlu’nun <strong>Dijitalem’</strong>ini de atlamayın deriz. Siber alemin kalbi, bu notlarda atıyor!</p>
<p><strong>Sadık Usta’nın kitapları </strong></p>
<p>Kafka Kitap, Sadık Usta’nın 5 ciltlik son derece önemli çalışmasının yayınlanmasını, 5. Cildiyle birlikte tamamladı. <strong>Dünyayı Değiştiren Düşünürler</strong> serisini, Felsefe Öğretmeni <strong>Mesut Erdemir</strong> kaleme aldı. Usta’nın özellikle genç kuşaklara bütünlüklü bir uygarlık tarihi sunan bu eserini herkes okumalı. 5. Cilt özellikle İslam Uygarlığını yaratanları anlatıyor ve tartışıyor.</p>
<p>Kitap okumayan bir toplumuz. <strong>Müfit Akyos</strong> biraz daha ileriye gidiyor ve 2023’e doğru Türkiye’de Üniversite Kütüphaneleri başlıklı raporu irdeliyor, yurt dışından da örnekler vererek&#8230;</p>
<p>Uzay araştırmaları son yıllarda hayli hız kazandı, özellikle de Mars gezegeni ile ilgili olanlar. Yeni gelişme kızıl gezegende tespit edilen depremler hakkında. Yılda 300’ün üzerinde gerçekleşen deprem Mars’ın başta toprak yapısı bir çok konuya da ışık tutuyor.</p>
<p>Tam da bu noktada İstanbul Kültür Üniversitesi Fizik Bölümü’nden Prof. Dr. <strong>Dursun Koçer</strong>’in astronomi eğitiminin önemi, gerekliliği ve ülkemizdeki durumuna ilişkin yazısını okumadan geçmeyin. <strong>Mustafa Çetiner</strong> 2 haftadır yazdığı grip aşısı tartışmasını bu hafta da sürdürdü.</p>
<p>Bilim ve Beslenme sayfamızda sağlıklı bir yaşam için günlük beslenme süresinin ne olması gerektiğini okuyacaksınız.. <strong>Bebeğiniz Büyürken</strong> dizimizde bu hafta bebekler niçin daha az göz kırpar sorusunun yanıtını okuyacaksınız..</p>
<p>Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Dr. <strong>Zeynep Müftüoğlu</strong> önümüzdeki aylarda yürürlüğe girecek olan Dijital Hizmet Vergisi Kanunu hakkında yazdı.</p>
<p>Hayvanlar Dünyası sayfamızın bu haftaki konukları kambur balinalar ve penguenlerin evrimi&#8230;</p>
<p>2020 yılının ilk sayısı ile yine karşınızdayız. Yine dopdolu.. Yeni yılın ilk haftasında, yine size mutluluklar diliyoruz. Daha iyi bir topum ve daha güzel bir ülke için..</p>
<p>“<strong>Dijital HBT Aboneliği hediye edin</strong>” indirimli kampanyamız sürüyor, unutmayın!</p>
<p>Gelecek Cuma yine birlikteyiz, hoşça kalın..</p>
<p>***</p>
<p><strong>HBT konferansları &#8211; 3: Merak, Şüphe ve Yaratıcılık</strong></p>
<p>İnsanlığın, bilimin ve uygarlığın itici gücü olarak merak, yaratıcılığı teşvik eden, kışkırtan bir unsur mudur? Merakı örgütleyerek, bilimde, teknolojide, eğitimde ve toplumda yaratıcılığı arttırmak ne kadar mümkün? Bilimsel araştırmalarda ve mühendislik becerilerinde yeterli merak ve yaratıcılığa sahip miyiz? Şüphe eden toplum ve merak ilişkisi.. Toplumsal olarak merak nasıl örgütlenir ve geliştirilir?</p>
<p><strong>Orhan Bursalı</strong>&#8216;nın sunumuyla <strong>Prof. Dr. Lale Akarun, Ali Akurgal </strong>ve<strong> Dr. Tevfik Uyar </strong>tartışıyor.</p>
<p><strong>BAU TIP</strong> işbirliğiyle, <strong>4 Ocak Cumartesi</strong> saat <strong>17.00</strong>&#8216;de Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş yerleşkesinde yapılacak konferansımıza herkesi bekliyoruz.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-16387" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/hbt3-300x150.png" alt="" width="600" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/hbt3-300x150.png 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/hbt3.png 1024w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/bilimin-buyuk-emegi-beynin-10-onemli-gizi-daha-aydinlatildi-saglikta-buyuk-adimlar">Bilimin büyük emeği: Beynin 10 önemli gizi daha aydınlatıldı, sağlıkta büyük adımlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16417</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HBT Dergi 197. Sayı – 3 Ocak 2020</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-197-sayi-3-ocak-2020</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jan 2020 12:04:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergi Sayıları]]></category>
		<category><![CDATA[astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beyin araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dünya]]></category>
		<category><![CDATA[evrim]]></category>
		<category><![CDATA[grip aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[mars]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=16413</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beynin 10 yeni gizi ve sağlıkta büyük adımlar 5 soru 5 yanıt &#8211; Doğan Kuban Kripto madalyon &#8211; Tanol Türkoğlu Üniversiteler ve geleceğin akademik kütüphaneleri &#8211; Müfit Akyos Yanılıyorsunuz, beyniniz bir bilgisayar değil! Günlük beslenme süresini 10 saat ile sınırlayın Başarılığı bir biyoloğun ardından: Dinçer Gülen nasıl yaşadı? &#8211; Haluk Ertan Astronomi eğitimin önemi ve ülkemizde gelinen durum &#8211; Dursun Koçer Mars&#8217;ta 300 deprem saptandı Dünyayı değiştiren düşünürler &#8211; Mesut Erdemir Grip aşısı tartışması (3) &#8211; Mustafa Çetiner Bebeğiniz büyürken (2) &#8211; Bebekler niçin daha az göz kırpar? 44 bin yıllık sanat eseri neler anlatıyor? Homo erectus&#8217;un son temsilcisi Javalı Dünyamızın çekirdeğinde &#8216;kar&#8217; yağıyor Kültürel etkinlikler de ömrü uzatıyor 15 günlük tembellik bile kasları ve kemikleri zayıflatıyor Sağlıkla ilgili doğru sanılan bazı kararlar değişiyor &#8211; Petek Eylül Taneri Dijitalem: Bir gün itiraf edeceğiz Geldi, geliyor derken dijital hizmet vergisi kanunu &#8211; Zeynep Müftüoğlu Hızlı balıklar balinalara nasıl av oluyor? Yeni bir penguen türü keşfedildi Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-197-sayi-3-ocak-2020">HBT Dergi 197. Sayı – 3 Ocak 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-16410" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/197-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/197-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/197-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/01/197.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Beynin 10 yeni gizi ve sağlıkta büyük adımlar<br />
5 soru 5 yanıt &#8211; Doğan Kuban<br />
Kripto madalyon &#8211; Tanol Türkoğlu<br />
Üniversiteler ve geleceğin akademik kütüphaneleri &#8211; Müfit Akyos<br />
Yanılıyorsunuz, beyniniz bir bilgisayar değil!<br />
Günlük beslenme süresini 10 saat ile sınırlayın<br />
Başarılığı bir biyoloğun ardından: Dinçer Gülen nasıl yaşadı? &#8211; Haluk Ertan<br />
Astronomi eğitimin önemi ve ülkemizde gelinen durum &#8211; Dursun Koçer<br />
Mars&#8217;ta 300 deprem saptandı<br />
Dünyayı değiştiren düşünürler &#8211; Mesut Erdemir<br />
Grip aşısı tartışması (3) &#8211; Mustafa Çetiner<br />
Bebeğiniz büyürken (2) &#8211; Bebekler niçin daha az göz kırpar?<br />
44 bin yıllık sanat eseri neler anlatıyor?<br />
Homo erectus&#8217;un son temsilcisi Javalı<br />
Dünyamızın çekirdeğinde &#8216;kar&#8217; yağıyor<br />
Kültürel etkinlikler de ömrü uzatıyor<br />
15 günlük tembellik bile kasları ve kemikleri zayıflatıyor<br />
Sağlıkla ilgili doğru sanılan bazı kararlar değişiyor &#8211; Petek Eylül Taneri<br />
Dijitalem: Bir gün itiraf edeceğiz<br />
Geldi, geliyor derken dijital hizmet vergisi kanunu &#8211; Zeynep Müftüoğlu<br />
Hızlı balıklar balinalara nasıl av oluyor?<br />
Yeni bir penguen türü keşfedildi</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/1-abonelik">Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-197-sayi-3-ocak-2020">HBT Dergi 197. Sayı – 3 Ocak 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16413</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Grip aşısı tartışması (2)</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/mustafa-cetiner/grip-asisi-tartismasi-2</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Çetiner]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Dec 2019 11:54:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mustafa Çetiner]]></category>
		<category><![CDATA[grip aşısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=16375</guid>

					<description><![CDATA[<p>Grip aşılarını konu alan geçen haftaki yazımda grip aşılarının koruyuculuk oranlarının kimi yıllarda gerçekten çok düşük olabileceğini ve aşı tartışması yapılırken bu noktanın önemine vurgu yapmış ve sözü ilaç sektörüne getirerek yazıyı bitirmiştim. Kaldığım yerden devam edeyim. İlaç firmalarının temel amacı “kar etmek” isteğidir. Burada en ufak bir tartışma yok. Tıpkı diğer tüm sanayi kollarında olduğu gibi yani. Ne bir eksik ne de bir fazla&#8230; Ama burada insan sağlığı söz konusu olduğundan ilaç sektörü daha hassas ve daha çok tartışılan bir sektör, hepsi o. Otomobil üreticisi bazı firmaların emisyon skandallarını bilmeyen yoktur. İlaç firmalarının bazen yaptığı etik dışı işler de aynı. Otomobil firmaları nasıl yaptığı yanlışlardan döndürüldü ve bedelleri ödetildiyse, ilaç firmalarının da benzer biçimde yaptıkları yanlış uygulamaların bedelleri ödetilmelidir, ödetiliyor. Telefon firmalarının yaptıklarından kimi zaman nasıl hiç hoşlanmıyorsak, ilaç firmalarının kimi yaptıklarından da böyle hoşlanmıyoruz, hepsi o. Otomobilsiz, cep telefonsuz yaşayamıyorsak, ilaçsız da yaşayamayız. O sektörlerde nasıl kirli insanlar varsa ilaç firmalarında da var. Ama nasıl otomobil ve telefon firmalarının teknolojilerini ve insanlığa katkılarını görmezden gelemezsek ilaç firmalarının katkılarını da görmezden gelemeyiz. Yani siz nasıl otomobil üreticilerine kızıp işe ata binip gitmeyi düşünmüyor, düşünseniz bile bu düşüncenizi gerçekleştiremiyorsanız, grip aşılarının koruyuculuk oranlarına bakıp karaciğer kanserine ve siroz gelişimine karşı koruyuculuğu tam olan hepatit aşılarını, tetanoz ve kuduz aşılarını tartışamaz, halk sağlığı açısından çok önemli bu aşıları “yaptırmıyorum, yaptırmayınız” diyemezsiniz. Nasıl kendi arabamızı, cep telefonumuzu üretelim, uluslararası tröstlere teslim olmayalım diyorsanız, bu konuda da ancak “kendi aşımızı biz yapalım”  diyebilirsiniz, ve sonuna kadar da haklı olursunuz, o kadar. Önemli nokta şu: Kimi sorumsuz kişilerin peşine takılıp, aşılar konusunda toptancı bir yaklaşıma girmemek gerekir. Kimi aşılar tama yakın koruyucudur ve halk sağlığı için olmazsa olmazdır, kimi aşıların ise koruyuculuk oranları düşüktür ve etkinliklerini “aşı satıcılarının” köpürtmelerine aldanmadan değerlendirmek gereklidir. Son yıllarda aşı karşıtlığının ve özellikle sosyal medyada dezenformasyonun yaygınlaşması ciddi sağlık sorunlarına neden oluyor. Örneğin, tüm dünyada sayıları hızla artan kızamık olguları çok dikkat çekici. Dünya sağlık örgütünün 2018 raporunda dünyada yaklaşık 10 milyona yakın kızamık olgusu ve 142.000 ölüm bildirildi. Bu rakamlar çok yüksek rakamlar ve aşı karşıtlığının geldiği korkutucu noktayı da gözler önüne seriyor. Eğer sadece grip aşılarına karşı olunursa bunun bir rasyoneli ve tartışılabilirliği var belki ama yukarıda andığım diğer aşılara karşı olmak bilim dışı olmakla eşdeğerdir. Aşı karşıtlığı ne yazık ki, her geçen gün biraz daha artıyor. Sadece Avustralya’da temel aşıları yapılmamış 40.000 çocuk olduğu tahmin ediliyor. ABD’de 18 eyaletin 12’sinde aşı zorunluluğu bulunmuyor. Oysaki Dünya Sağlık Örgütü raporu, aşılamanın her yıl 2-3 milyon çocuğun yaşamını kurtardığını, 1990 yılı ile karşılaştırıldığında 2016 yılında çocuk felcine yakalanan sayısının 6 milyon azaldığını, kızamık gelişme riskinde %30’luk bir düşüş olduğunu gösteriyor. Avrupa’da aşı karşıtlığına karşı artan tepki büyüyor. Örneğin, İtalyan Hükümeti, çocukların okula kaydedilmeleri için temel aşıların yapılmasını şart koydu.İngiltere bu yıl grip aşı yaptırma yaygınlığının artırılmasına yönelik  bir kampanya başlattı. İngiltere sağlık otoritelerinin yaptığı açıklamalarda, 10-11 yaş arası 600.000 ilkokul çocuğu başta olmak üzere tam 25 milyon kişiye ücretsiz grip aşısı temin edileceği belirtildi. İngilizler akılsız değil, bu kampanyanın sadece halk sağlığı değil sağlık ekonomisi için de iyi olacağını düşündüklerinden bunu yapıyorlar. Hastane yatış süreleri, tedavi masrafları, iş gücü kayıpları yani yarar/maliyet dengesi mutlaka göz önüne alınması gereken bir nokta çünkü. Devam edeceğim&#8230; Mustafa Çetiner / dr.m.cetiner@gmail.com</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/mustafa-cetiner/grip-asisi-tartismasi-2">Grip aşısı tartışması (2)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Grip aşılarını konu alan geçen haftaki <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/mustafa-cetiner/grip-asisi-tartismasi-1">yazımda</a> grip aşılarının koruyuculuk oranlarının kimi yıllarda gerçekten çok düşük olabileceğini ve aşı tartışması yapılırken bu noktanın önemine vurgu yapmış ve sözü ilaç sektörüne getirerek yazıyı bitirmiştim.</p>
<p>Kaldığım yerden devam edeyim.</p>
<p>İlaç firmalarının temel amacı “kar etmek” isteğidir. Burada en ufak bir tartışma yok. Tıpkı diğer tüm sanayi kollarında olduğu gibi yani. Ne bir eksik ne de bir fazla&#8230;</p>
<p>Ama burada insan sağlığı söz konusu olduğundan ilaç sektörü daha hassas ve daha çok tartışılan bir sektör, hepsi o.</p>
<p>Otomobil üreticisi bazı firmaların emisyon skandallarını bilmeyen yoktur. İlaç firmalarının bazen yaptığı etik dışı işler de aynı.</p>
<p>Otomobil firmaları nasıl yaptığı yanlışlardan döndürüldü ve bedelleri ödetildiyse, ilaç firmalarının da benzer biçimde yaptıkları yanlış uygulamaların bedelleri ödetilmelidir, ödetiliyor.</p>
<p>Telefon firmalarının yaptıklarından kimi zaman nasıl hiç hoşlanmıyorsak, ilaç firmalarının kimi yaptıklarından da böyle hoşlanmıyoruz, hepsi o.</p>
<p>Otomobilsiz, cep telefonsuz yaşayamıyorsak, ilaçsız da yaşayamayız.</p>
<p>O sektörlerde nasıl kirli insanlar varsa ilaç firmalarında da var.</p>
<p>Ama nasıl otomobil ve telefon firmalarının teknolojilerini ve insanlığa katkılarını görmezden gelemezsek ilaç firmalarının katkılarını da görmezden gelemeyiz. Yani siz nasıl otomobil üreticilerine kızıp işe ata binip gitmeyi düşünmüyor, düşünseniz bile bu düşüncenizi gerçekleştiremiyorsanız, grip aşılarının koruyuculuk oranlarına bakıp karaciğer kanserine ve siroz gelişimine karşı koruyuculuğu tam olan hepatit aşılarını, tetanoz ve kuduz aşılarını tartışamaz, halk sağlığı açısından çok önemli bu aşıları “<em>yaptırmıyorum, yaptırmayınız</em>” diyemezsiniz.</p>
<p>Nasıl kendi arabamızı, cep telefonumuzu üretelim, uluslararası tröstlere teslim olmayalım diyorsanız, bu konuda da ancak “<em>kendi aşımızı biz yapalım</em>”  diyebilirsiniz, ve sonuna kadar da haklı olursunuz, o kadar.</p>
<p>Önemli nokta şu: Kimi sorumsuz kişilerin peşine takılıp, aşılar konusunda toptancı bir yaklaşıma girmemek gerekir. Kimi aşılar tama yakın koruyucudur ve halk sağlığı için olmazsa olmazdır, kimi aşıların ise koruyuculuk oranları düşüktür ve etkinliklerini “aşı satıcılarının” köpürtmelerine aldanmadan değerlendirmek gereklidir.</p>
<p>Son yıllarda aşı karşıtlığının ve özellikle sosyal medyada dezenformasyonun yaygınlaşması ciddi sağlık sorunlarına neden oluyor.</p>
<p>Örneğin, tüm dünyada sayıları hızla artan kızamık olguları çok dikkat çekici. Dünya sağlık örgütünün 2018 raporunda dünyada yaklaşık 10 milyona yakın kızamık olgusu ve 142.000 ölüm bildirildi. Bu rakamlar çok yüksek rakamlar ve aşı karşıtlığının geldiği korkutucu noktayı da gözler önüne seriyor.</p>
<p>Eğer sadece grip aşılarına karşı olunursa bunun bir rasyoneli ve tartışılabilirliği var belki ama yukarıda andığım diğer aşılara karşı olmak bilim dışı olmakla eşdeğerdir.</p>
<p>Aşı karşıtlığı ne yazık ki, her geçen gün biraz daha artıyor. Sadece Avustralya’da temel aşıları yapılmamış 40.000 çocuk olduğu tahmin ediliyor. ABD’de 18 eyaletin 12’sinde aşı zorunluluğu bulunmuyor.</p>
<p>Oysaki Dünya Sağlık Örgütü raporu, aşılamanın her yıl 2-3 milyon çocuğun yaşamını kurtardığını, 1990 yılı ile karşılaştırıldığında 2016 yılında çocuk felcine yakalanan sayısının 6 milyon azaldığını, kızamık gelişme riskinde %30’luk bir düşüş olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Avrupa’da aşı karşıtlığına karşı artan tepki büyüyor. Örneğin, İtalyan Hükümeti, çocukların okula kaydedilmeleri için temel aşıların yapılmasını şart koydu.İngiltere bu yıl grip aşı yaptırma yaygınlığının artırılmasına yönelik  bir kampanya başlattı. İngiltere sağlık otoritelerinin yaptığı açıklamalarda, 10-11 yaş arası 600.000 ilkokul çocuğu başta olmak üzere tam 25 milyon kişiye ücretsiz grip aşısı temin edileceği belirtildi.</p>
<p>İngilizler akılsız değil, bu kampanyanın sadece halk sağlığı değil sağlık ekonomisi için de iyi olacağını düşündüklerinden bunu yapıyorlar. Hastane yatış süreleri, tedavi masrafları, iş gücü kayıpları yani yarar/maliyet dengesi mutlaka göz önüne alınması gereken bir nokta çünkü.</p>
<p>Devam edeceğim&#8230;</p>
<p><strong>Mustafa Çetiner / <a href="mailto:dr.m.cetiner@gmail.com">dr.m.cetiner@gmail.com</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/mustafa-cetiner/grip-asisi-tartismasi-2">Grip aşısı tartışması (2)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16375</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yakın geleceğe bakış: Dünyayı değiştirecek 10 yeni gelişme</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yakin-gelecege-bakis-dunyayi-degistirecek-10-yeni-gelisme</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Dec 2019 14:22:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[5G]]></category>
		<category><![CDATA[belirsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[bilme merakı]]></category>
		<category><![CDATA[celal şengör]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[grip aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[Mars araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa kemal atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Nature]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojik gelişmeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=16347</guid>

					<description><![CDATA[<p>Scientific American dergisi Dünya Ekonomik Forumu ile birlikte uluslararası bir değerlendirme kurulu oluşturdu ve şu soruyu sordu: Ekonomik yararı büyük, hayatımızda köklü değişiklikler yapabilecek, şu anda erken aşamada olsalar bile gelecek vaat eden yeni teknolojiler hangileri? Ortaya 10 önemli yenilik çıktı. Akıllı gübrelerden, biyoplastiklere, DNA’da veri depolamadan, güvenli nükleer santrallere, kanser ve Alzheimer için yeni ilaç proteinlerine, enerji depolama sistemlerine kadar köklü devrimlere yol açacak gelişmeler&#8230; Nature Dergisi 2019 yılında yayınladığı makaleler arasından çarpıcı olan ve en çok okunan 10 tanesini belirledi. Koşan robotlardan mitokondriye, Neptün’ün yeni uydusundan, oda sıcaklığında süper iletkenliğe kadar ilginç çalışmalar sayfalarımızda.. Her ikisini de arkadaşımız Murat Altaş derledi. Dünya nereye gidiyor sorusu, en azından bilim ve teknoloji ve ekonomik olarak, bir tablo var karşımızda. Kanada Yerbilimleri Dergisi Prof. Celal Şengör adına 2 ciltlik özel bir sayı çıkardı. Derginin baş editörü ve aynı zamanda Şengör’ün öğrencisi Windsson Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Ali Polat HBT okurlarına kendi gözünden Şengör’ü anlattı. Özel sayılara jeolojinin çok önemli tanıdık insanları da katkıda bulundu. Neden Şengör? Yanıtı yazıda.. “Türkiye’nin tarihçileri nedense dünya ile yüzlerce yıl savaşmış Osmanlı’nın karşısındaki ülkelerin sanayi, eğitim, kültür, sanat, üretim alanında bize göre ne durumda olduklarını merak edip de yazmıyorlar.  Hiçbir kültür tarihçisi resimsiz, heykelsiz, bilimsiz, felsefesiz gelişmiş bir kültür olamayacağını düşünmedi. Kimse bizde Mühendishane açıldığı zaman, Viyana’da da mühendishane var mıydı diye merak etmedi. Biz Rus Bilimler Akademisi’nin ne zaman kurulduğunu merak etmiyoruz..” Doğan Kuban Hoca “21. Yüzyıl Köleliğine kırsal kültür köprüsü” yazısında gelişmişlik ekseninde kültürün rolünü irdeledi. Başarının basit formülü Uzun vadeli başarı nasıl sağlanır? Kolay bir yanıtı yok diyeceksiniz ama bir fizikçi bu konuya kafayı yordu ve basit bir formül geliştirdi. Başarının formülünü&#8230; Yani S= Qr Peki bu ne anlama geliyor? Sayfalarımızda&#8230; Bebeğiniz Büyürken&#8230; Bu hafta başlattığımız yeni yazı serimizin başlığı bu. Bilim insanları bebeklerin çıkarttıkları sesleri, el kol devinimlerini, bakışları ve tepkilerini araştırdılar. Ve ilginç veriler elde edildi&#8230; Aşı neden önemli? Mustafa Çetiner Güncel Tıp’ta grip aşısı tartışmasını sürdürdü bu hafta da.. Aşılar ve ilaç şirketleri biliyorsunuz şu son günlerin en sıcak tartışma konularından. Bir doktor ve bilim insanı gözlüğünden konuyu tüm detayları ile işliyor Çetiner. Üretim paradigması değişirken sanayileşmeye ne oldu? diye soruyor Bayram Ali Eşiyok ve Sanayi 4.0 evresinde Türkiye sanayisinin durumunu irdeliyor. Ali Akurgal, 5G’yi inceliyor: 2 yıl sonra ihale yapılsa fiyatı yarı yarıya düşer diyor. Bilim ve Üniversite sayfamızda bu hafta Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Meltem Bilikmen’in kaleminden önemli bir konu var: Bilimsel gelişmeler halka nasıl daha iyi aktarılır? Algı yönetiminin iyi yapıldığı ve bilimsel gerçeklikten kolaylıkla sapılabildiği günümüzde konu daha da önem kazanıyor. Bilim ve Beslenmede hangi yiyeceklerin kansızlığa daha iyi geleceğine ilişkin yazıyı da okumanızı öneririz. Koyu yeşil yapraklı sebzeler, deniz ürünleri, et, fasulye.. Tamam iyi hoş da bunlar nasıl tüketilmeli, hangi ürünün yanında yenirse etkisi azalır. Hangisinde çoğalır? Hava ve Omega etkisi Kış aylarındayız ama havalar bir türlü soğumuyor. Ve her kafadan farklı bir ses çıkıyor. Biz de Prof. Mikdat Kadıoğlu’na rica ettik. “Hava havai bir şeydir. Normali falan yoktur. Meteoroloji okumadan iklim bilimci olunmaz” dedi ve bize hava-iklim meselesini anlattı. Aralık ayında Türkiye’yi saran sıcaklığın nedenini okuyacaksınız: Omega etkisi.. Çok önemli ve aydınlatıcı.. Avrupa Birliği 11 aralıkta Yeşil Sözleşmesinin bildirisini açıkladı. Sıfır karbondan, tarladan sofraya, binaların enerji ihtiyacının en aza indirilmesine kadar devrimci plan kabul edildi. Peki ya Türkiye? Erdal Musoğlu’nun yazısını kaçırmayın deriz. Kültür Üniversitesi’nden Öğrenim Görevlisi Selen Çeliköz Türkiye’de kadın girişimciliği üzerine yazdı. AY Işığı, kurtuluş tarihimizi aydınlatmaya devam ediyor. Mustafa Kemal&#8217;in Ankara&#8217;ya gelişiyle Heyeti Temsiliye&#8217;nin merkezi Ankara&#8217;ya taşınıyor. Ahmet Yavuz&#8216;un kaleminden. Prof. Dr. Orhan Öztürk çocukta bilme merakının nasıl söndürüldüğü üzerine son derece önemli bir yazı kaleme aldı. Yılların deneyimi ve gözlemiyle, çok özgün bir yazı.. Atilla Erdemli ise geçen haftaki kapak konumuz Belirsizliği felsefi açıdan inceledi: Özgürlük için çok gerekli.. Conga dansı yapan şempanzeler, hemofili için yeni bir tedavi, dünyanın en derin vadisi, Mars’da kullanılabilir suların tespit edilmesi ve daha birçok konu Araştırma Gündemi sayfalarımızda Hayvanlar Dünyası sayfamızın bu haftaki konuğu köpekler. Gördükleri nesnelerin sayısı değişince beyinlerinin tepkisinin de değiştiği tespit edilmiş. Peki bu ne anlama geliyor? Okumanızı öneririz.. 2019 yılının son sayısını yaptık birlikte. Bir de baktık ki 196 sayıdır sizinle birlikteyiz. Katkılarınızla, desteklerinizle geçen 196 hafta. Heyecanımız ise dipdiri. Siz bu sayfaları okurken biz çoktan bir sonraki sayıyı hazırlamaya başlamış olacağız. Unutmayın biz Türkiye’nin aydınlanma yolculuğuna küçük de olsa bir katkımız olsun diye yola çıktık. Siz de bu ekibin bir parçası olmayı ihmal etmeyin. Dergimizi okuyun, okutun&#8230; Dostlarınıza, fiyatını indirdiğimiz Dijital Abonelik hediye edin! Güzel, mutlu, sağlıklı bir yeni yıl diliyoruz hepinize.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yakin-gelecege-bakis-dunyayi-degistirecek-10-yeni-gelisme">Yakın geleceğe bakış: Dünyayı değiştirecek 10 yeni gelişme</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-16340" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/196-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/196-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/196-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/196.jpg 1654w" sizes="auto, (max-width: 251px) 100vw, 251px" />Scientific American</em> dergisi Dünya Ekonomik Forumu ile birlikte uluslararası bir değerlendirme kurulu oluşturdu ve şu soruyu sordu: <strong>Ekonomik yararı büyük, hayatımızda köklü değişiklikler yapabilecek, şu anda erken aşamada olsalar bile gelecek vaat eden yeni teknolojiler hangileri? </strong>Ortaya 10 önemli yenilik çıktı. Akıllı gübrelerden, biyoplastiklere, DNA’da veri depolamadan, güvenli nükleer santrallere, kanser ve Alzheimer için yeni ilaç proteinlerine, enerji depolama sistemlerine kadar köklü devrimlere yol açacak gelişmeler&#8230;</p>
<p>Nature Dergisi 2019 yılında yayınladığı makaleler arasından çarpıcı olan ve en çok okunan 10 tanesini belirledi. Koşan robotlardan mitokondriye, Neptün’ün yeni uydusundan, oda sıcaklığında süper iletkenliğe kadar ilginç çalışmalar sayfalarımızda.. Her ikisini de arkadaşımız <strong>Murat Altaş</strong> derledi. Dünya nereye gidiyor sorusu, en azından bilim ve teknoloji ve ekonomik olarak, bir tablo var karşımızda.</p>
<p>Kanada Yerbilimleri Dergisi <strong>Prof. Celal Şengör</strong> adına 2 ciltlik özel bir sayı çıkardı. Derginin baş editörü ve aynı zamanda Şengör’ün öğrencisi Windsson Üniversitesi öğretim üyesi <strong>Dr. Ali Polat</strong> HBT okurlarına kendi gözünden Şengör’ü anlattı. Özel sayılara jeolojinin çok önemli tanıdık insanları da katkıda bulundu. Neden Şengör? Yanıtı yazıda..</p>
<p><em>“Türkiye’nin tarihçileri nedense dünya ile yüzlerce yıl savaşmış Osmanlı’nın karşısındaki ülkelerin sanayi, eğitim, kültür, sanat, üretim alanında bize göre ne durumda olduklarını merak edip de yazmıyorlar.  Hiçbir kültür tarihçisi resimsiz, heykelsiz, bilimsiz, felsefesiz gelişmiş bir kültür olamayacağını düşünmedi. Kimse bizde Mühendishane açıldığı zaman, Viyana’da da mühendishane var mıydı diye merak etmedi. Biz Rus Bilimler Akademisi’nin ne zaman kurulduğunu merak etmiyoruz</em>..” <strong>Doğan Kuban</strong> Hoca “21. Yüzyıl Köleliğine kırsal kültür köprüsü” yazısında gelişmişlik ekseninde kültürün rolünü irdeledi.</p>
<p><strong>Başarının basit formülü</strong></p>
<p>Uzun vadeli başarı nasıl sağlanır? Kolay bir yanıtı yok diyeceksiniz ama bir fizikçi bu konuya kafayı yordu ve basit bir formül geliştirdi. Başarının formülünü&#8230; Yani S= Qr Peki bu ne anlama geliyor? Sayfalarımızda&#8230;</p>
<p><strong>Bebeğiniz Büyürken</strong>&#8230; Bu hafta başlattığımız yeni yazı serimizin başlığı bu. Bilim insanları bebeklerin çıkarttıkları sesleri, el kol devinimlerini, bakışları ve tepkilerini araştırdılar. Ve ilginç veriler elde edildi&#8230;</p>
<p><strong>Aşı neden önemli?</strong></p>
<p><strong>Mustafa Çetiner</strong> Güncel Tıp’ta grip aşısı tartışmasını sürdürdü bu hafta da.. Aşılar ve ilaç şirketleri biliyorsunuz şu son günlerin en sıcak tartışma konularından. Bir doktor ve bilim insanı gözlüğünden konuyu tüm detayları ile işliyor Çetiner.</p>
<p>Üretim paradigması değişirken sanayileşmeye ne oldu? diye soruyor <strong>Bayram Ali Eşiyok</strong> ve Sanayi 4.0 evresinde Türkiye sanayisinin durumunu irdeliyor. <strong>Ali Akurgal</strong>, 5G’yi inceliyor: 2 yıl sonra ihale yapılsa fiyatı yarı yarıya düşer diyor.</p>
<p>Bilim ve Üniversite sayfamızda bu hafta Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden <strong>Meltem Bilikmen</strong>’in kaleminden önemli bir konu var: <strong>Bilimsel gelişmeler halka nasıl daha iyi aktarılır?</strong> Algı yönetiminin iyi yapıldığı ve bilimsel gerçeklikten kolaylıkla sapılabildiği günümüzde konu daha da önem kazanıyor.</p>
<p><strong>Bilim ve Beslenmede</strong> hangi yiyeceklerin kansızlığa daha iyi geleceğine ilişkin yazıyı da okumanızı öneririz. Koyu yeşil yapraklı sebzeler, deniz ürünleri, et, fasulye.. Tamam iyi hoş da bunlar nasıl tüketilmeli, hangi ürünün yanında yenirse etkisi azalır. Hangisinde çoğalır?</p>
<p><strong>Hava ve Omega etkisi</strong></p>
<p>Kış aylarındayız ama havalar bir türlü soğumuyor. Ve her kafadan farklı bir ses çıkıyor. Biz de Prof. <strong>Mikdat Kadıoğlu’</strong>na rica ettik. “<em>Hava havai bir şeydir. Normali falan yoktur. Meteoroloji okumadan iklim bilimci olunmaz</em>” dedi ve bize hava-iklim meselesini anlattı. Aralık ayında Türkiye’yi saran sıcaklığın nedenini okuyacaksınız: <strong>Omega etkisi.. Çok önemli ve aydınlatıcı..</strong></p>
<p>Avrupa Birliği 11 aralıkta Yeşil Sözleşmesinin bildirisini açıkladı. Sıfır karbondan, tarladan sofraya, binaların enerji ihtiyacının en aza indirilmesine kadar devrimci plan kabul edildi. Peki ya Türkiye? <strong>Erdal Musoğlu</strong>’nun yazısını kaçırmayın deriz.</p>
<p>Kültür Üniversitesi’nden Öğrenim Görevlisi <strong>Selen Çeliköz</strong> Türkiye’de kadın girişimciliği üzerine yazdı.</p>
<p><strong>AY Işığı</strong>, kurtuluş tarihimizi aydınlatmaya devam ediyor. Mustafa Kemal&#8217;in Ankara&#8217;ya gelişiyle Heyeti Temsiliye&#8217;nin merkezi Ankara&#8217;ya taşınıyor. <strong>Ahmet Yavuz</strong>&#8216;un kaleminden.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Orhan Öztürk</strong> çocukta bilme merakının nasıl söndürüldüğü üzerine son derece önemli bir yazı kaleme aldı. Yılların deneyimi ve gözlemiyle, çok özgün bir yazı.. <strong>Atilla Erdemli</strong> ise geçen haftaki kapak konumuz Belirsizliği felsefi açıdan inceledi: Özgürlük için çok gerekli..</p>
<p>Conga dansı yapan şempanzeler, hemofili için yeni bir tedavi, dünyanın en derin vadisi, Mars’da kullanılabilir suların tespit edilmesi ve daha birçok konu Araştırma Gündemi sayfalarımızda</p>
<p>Hayvanlar Dünyası sayfamızın bu haftaki konuğu köpekler. Gördükleri nesnelerin sayısı değişince beyinlerinin tepkisinin de değiştiği tespit edilmiş. Peki bu ne anlama geliyor? Okumanızı öneririz..</p>
<p>2019 yılının son sayısını yaptık birlikte. Bir de baktık ki 196 sayıdır sizinle birlikteyiz. Katkılarınızla, desteklerinizle geçen 196 hafta. Heyecanımız ise dipdiri. Siz bu sayfaları okurken biz çoktan bir sonraki sayıyı hazırlamaya başlamış olacağız. Unutmayın biz Türkiye’nin aydınlanma yolculuğuna küçük de olsa bir katkımız olsun diye yola çıktık.</p>
<p>Siz de bu ekibin bir parçası olmayı ihmal etmeyin. Dergimizi okuyun, okutun&#8230; Dostlarınıza, <strong>fiyatını indirdiğimiz Dijital Abonelik hediye edin</strong>!</p>
<p>Güzel, mutlu, sağlıklı bir yeni yıl diliyoruz hepinize.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-16137 alignleft" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/hbt-300x213.png" alt="" width="550" height="391" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/hbt-300x213.png 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/hbt.png 1000w" sizes="auto, (max-width: 550px) 100vw, 550px" /></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yakin-gelecege-bakis-dunyayi-degistirecek-10-yeni-gelisme">Yakın geleceğe bakış: Dünyayı değiştirecek 10 yeni gelişme</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16347</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HBT Dergi 196. Sayı – 27 Aralık 2019</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-196-sayi-27-aralik-2019</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Dec 2019 13:56:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergi Sayıları]]></category>
		<category><![CDATA[5G]]></category>
		<category><![CDATA[belirsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[bilme merakı]]></category>
		<category><![CDATA[celal şengör]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[grip aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[Mars araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa kemal atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Nature]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojik gelişmeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=16342</guid>

					<description><![CDATA[<p>2020&#8217;ye girerken: Dünyayı değiştirecek 10 büyük yenilik Nature dergisi 2019&#8217;un en dikkat çekici 10 araştırmasını seçti Yaşam süresi genlerde kayıtlı Mars&#8217;ta, kullanılabilir suların yerleri tespit edildi Dünyanın en derin vadisi Antarktika&#8217;da bulundu 21. yüzyıl köleliğine kırsal kültür köprüsü &#8211; Doğan Kuban Mustafa Kemal Ankara&#8217;da &#8211; Ahmet Yavuz Çocukta bilme merakı nasıl söndürülüyor? &#8211; Orhan Öztürk Google savaşları &#8211; Tanol Türkoğlu 5G &#8211; Ali Akurgal Grip aşısı tartışması (2) &#8211; Mustafa Çetiner Hemofili için tedavi umudu Hangi yiyecekler kansızlığa iyi gelir? Hava ve medya bizimle dalga geçiyor &#8211; Mikdat Kadıoğlu Celal Şengör: Kıtaların ve okyanusların gizini çözen bilim insanı &#8211; Ali Polat AB &#8220;Yeşil sözleşme&#8221;sini açıkladı. Ya Türkiye? &#8211; Erdal Musoğlu Belirsizlik: Bir özgürlük seçeneği &#8211; Atilla Erdemli Türkiye&#8217;de kadın girişimciliği &#8211; Selen Çeliköz Bilimsel gelişmeler halka nasıl daha iyi aktarılır? &#8211; Meltem Bilikmen Üretim paradigması değişirken sanayileşmeye ne oldu? &#8211; Bayram Ali Eşiyok Şempanzeler dansla stres atıyor Köpeklerin sayılarla arası iyi Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-196-sayi-27-aralik-2019">HBT Dergi 196. Sayı – 27 Aralık 2019</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-16340" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/196-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/196-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/196-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/196.jpg 1654w" sizes="auto, (max-width: 251px) 100vw, 251px" />2020&#8217;ye girerken: Dünyayı değiştirecek 10 büyük yenilik<br />
Nature dergisi 2019&#8217;un en dikkat çekici 10 araştırmasını seçti<br />
Yaşam süresi genlerde kayıtlı<br />
Mars&#8217;ta, kullanılabilir suların yerleri tespit edildi<br />
Dünyanın en derin vadisi Antarktika&#8217;da bulundu<br />
21. yüzyıl köleliğine kırsal kültür köprüsü &#8211; Doğan Kuban<br />
Mustafa Kemal Ankara&#8217;da &#8211; Ahmet Yavuz<br />
Çocukta bilme merakı nasıl söndürülüyor? &#8211; Orhan Öztürk<br />
Google savaşları &#8211; Tanol Türkoğlu<br />
5G &#8211; Ali Akurgal<br />
Grip aşısı tartışması (2) &#8211; Mustafa Çetiner<br />
Hemofili için tedavi umudu<br />
Hangi yiyecekler kansızlığa iyi gelir?<br />
Hava ve medya bizimle dalga geçiyor &#8211; Mikdat Kadıoğlu<br />
Celal Şengör: Kıtaların ve okyanusların gizini çözen bilim insanı &#8211; Ali Polat<br />
AB &#8220;Yeşil sözleşme&#8221;sini açıkladı. Ya Türkiye? &#8211; Erdal Musoğlu<br />
Belirsizlik: Bir özgürlük seçeneği &#8211; Atilla Erdemli<br />
Türkiye&#8217;de kadın girişimciliği &#8211; Selen Çeliköz<br />
Bilimsel gelişmeler halka nasıl daha iyi aktarılır? &#8211; Meltem Bilikmen<br />
Üretim paradigması değişirken sanayileşmeye ne oldu? &#8211; Bayram Ali Eşiyok<br />
Şempanzeler dansla stres atıyor<br />
Köpeklerin sayılarla arası iyi</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/1-abonelik">Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-196-sayi-27-aralik-2019">HBT Dergi 196. Sayı – 27 Aralık 2019</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16342</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Grip aşısı tartışması (1)</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/mustafa-cetiner/grip-asisi-tartismasi-1</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Çetiner]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Dec 2019 14:33:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mustafa Çetiner]]></category>
		<category><![CDATA[aşı karşıtlığı]]></category>
		<category><![CDATA[grip aşısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=16299</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir kaç hafta önce aşıları konu alan yazıma gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederim. Yazımda şunları yazmıştım. “Bu aşı karşıtlığı tartışmasının temel nedeni belli ki grip aşıları. Çünkü grip aşılarının koruyuculuk oranları tartışmalı. Ama tartışma bu noktada kalmıyor, çocuk felcinden, hepatit aşısına, tüm aşılar zan altına giriyor. Tartışma bununla da bitmiyor, bilimi kirletenlerin yerine bilimin kendisi tartışılmaya başlıyor. Tartışmayı tapınak şövalyeleri,  Rockefeller düzeyine indirdiğinizde – bu etkiyi küçümseyen biri değilim – vardığınız nokta koca bir “bilim dışılık” oluyor..” Geçen süre içinde birçok kişi bana neden “grip aşıları” bu işin merkezinde diye sordu, benim için de grip aşılarından bahsetmek şart oldu. Çünkü grip aşıları üzerindeki kuşkular, diğer aşılara ve bilime inanca doğru yayılabiliyor. Bilim yolundan ayrılmadan sorunu doğru ortaya koymak gerekir. Grip önemli bir sağlık sorunu. Dünya Sağlık Örgütü, tüm dünyada her yıl 3-5 milyon hastane yatışı gerektiren ciddi grip olgusu ve 300.000-500.000 arası gribe bağlı ölüm olduğunu rapor ediyor. Sadece Amerika’da gribe bağlı ölümlerin sayısı geçen yıl 80.000 civarındaydı. Grip aşılarında tartışılması gereken en önemli konular aşının değişken etkinliği, koruyuculuk yüzdeleri ve ilaç sektörünün rolü. Öncelikle şunu belirteyim, aşıların koruyuculuk oranları her yıl değişiyor. Koruyuculuk oranlarındaki değişikliklerin nedeni o yıl hangi virüs tipinin salgına yol açacağını önceden kesin bilemiyor olmak. Grip aşılarının hazırlanması için en az 6 ay süre gerekiyor. Bu yüzden grip aşıları, grip mevsimi başlamadan önce genellikle gelecek mevsimde salgın yapma ihtimali en yüksek virüs tipleri tahmin edilerek üretiliyor. Ayrıca grip virüsleri stabil değil ve sürekli olarak mutasyona uğruyorlar. Eğer salgın yapma ihtimali olan virüsler doğru tahmin edilemezse grip aşısının etkinliği o yıl için düşük oluyor. Doğru tahmin edilse bile virüs salgın sırasında mutasyona uğrayabileceğinden yine koruma oranları düşebiliyor. Örneğin 2014-2015 yılında kullanılan grip aşısı o yıl salgına yol açan virüs tipi ile eşleşmediğinden aşının koruyuculuk oranı sadece yüzde 13’de kaldı. Geçtiğimiz yıl üretilen aşının koruyuculuk oranı yüzde 40 civarındaydı. Eğer virüs türleri aşılar hazırlanırken doğru tahmin edilirse koruyuculuk oranı yüzde 60’lara kadar yükselebiliyor. Ancak daha yüksek koruma oranlarına ulaşmak günümüzde pek mümkün görünmüyor. Yani grip aşısı bizi gripten yüzde 100 korumuyor ve dananın kuyruğu da burada kopuyor. Grip aşısı yaptıracak kişinin bu durumdan bilgisi olması gerekir. Ancak bu bilgiye sahip bir kişi “ben aşı yaptırdım yine de hasta oldum, hatta daha beter hasta oldum” benzeri saptamaların ne anlama geldiğini anlayabilir. Konuyu bireysel olarak değil, genel halk sağlığı açısından değerlendirmek gereklidir. 2010 yılında yapılan bir meta-analiz çalışmasında, grip aşıları ile ilişkili yapılmış 50 farklı çalışmanın verileri değerlendirilmiş ve grip aşısı olanlarda gribe yakalanma sıklığının yüzde 1.2%, aşı yaptırmayanlarda ise yüzde 3.9 olduğu bulunmuş. Yani her 37 kişiyi aşıladığınızda ancak 1 kişinin gribe yakalanmasına engel olabiliyorsunuz. Bu oranlara bakıp grip aşısının pek işe yaramadığını düşünebilirsiniz ancak toplum sağlığı açısından bakarsanız bu fark önemsiz değildir. Milyonlarca kişiyi göz önüne aldığınızda “her 37 kişiden biri” çok önemli bir sayıdır. Grip olanların iş gücü kayıpları, hastane masrafları filan derseniz sağlık ekonomisi açısından aşılamanın bir önemi olduğu ortadadır. Yani aşılamazsanız, aşılara harcanan paralardan çok daha fazlasını harcamak zorunda kalabilirsiniz. Ancak tartışmayı böyle noktalamak yeterli değildir. Burada aşı karşıtlarının işaret ettiği ilaç endüstrisinin temel olarak kar amacı güden bir sektör olduğu gerçeğini de hesaba katmak gerekir. Devam edeceğim&#8230; Mustafa Çetiner / dr.m.cetiner@gmail.com</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/mustafa-cetiner/grip-asisi-tartismasi-1">Grip aşısı tartışması (1)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir kaç hafta önce aşıları konu alan yazıma gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederim. Yazımda şunları yazmıştım.</p>
<p>“<em>Bu aşı karşıtlığı tartışmasının temel nedeni belli ki grip aşıları. Çünkü grip aşılarının koruyuculuk oranları tartışmalı. Ama tartışma bu noktada kalmıyor, çocuk felcinden, hepatit aşısına, tüm aşılar zan altına giriyor. Tartışma bununla da bitmiyor, bilimi kirletenlerin yerine bilimin kendisi tartışılmaya başlıyor. Tartışmayı tapınak şövalyeleri,  Rockefeller düzeyine indirdiğinizde – bu etkiyi küçümseyen biri değilim – vardığınız nokta koca bir “bilim dışılık” oluyor..</em>”</p>
<p>Geçen süre içinde birçok kişi bana neden “<em>grip aşıları</em>” bu işin merkezinde diye sordu, benim için de grip aşılarından bahsetmek şart oldu. Çünkü grip aşıları üzerindeki kuşkular, diğer aşılara ve bilime inanca doğru yayılabiliyor.</p>
<p>Bilim yolundan ayrılmadan sorunu doğru ortaya koymak gerekir.</p>
<p>Grip önemli bir sağlık sorunu. Dünya Sağlık Örgütü, tüm dünyada her yıl 3-5 milyon hastane yatışı gerektiren ciddi grip olgusu ve 300.000-500.000 arası gribe bağlı ölüm olduğunu rapor ediyor. Sadece Amerika’da gribe bağlı ölümlerin sayısı geçen yıl 80.000 civarındaydı.</p>
<p>Grip aşılarında tartışılması gereken en önemli konular aşının değişken etkinliği, koruyuculuk yüzdeleri ve ilaç sektörünün rolü.</p>
<p>Öncelikle şunu belirteyim, aşıların koruyuculuk oranları her yıl değişiyor. Koruyuculuk oranlarındaki değişikliklerin nedeni o yıl hangi virüs tipinin salgına yol açacağını önceden kesin bilemiyor olmak.</p>
<p>Grip aşılarının hazırlanması için en az 6 ay süre gerekiyor. Bu yüzden grip aşıları, grip mevsimi başlamadan önce genellikle gelecek mevsimde salgın yapma ihtimali en yüksek virüs tipleri tahmin edilerek üretiliyor.</p>
<p>Ayrıca grip virüsleri stabil değil ve sürekli olarak mutasyona uğruyorlar.</p>
<p>Eğer salgın yapma ihtimali olan virüsler doğru tahmin edilemezse grip aşısının etkinliği o yıl için düşük oluyor. Doğru tahmin edilse bile virüs salgın sırasında mutasyona uğrayabileceğinden yine koruma oranları düşebiliyor.</p>
<p>Örneğin 2014-2015 yılında kullanılan grip aşısı o yıl salgına yol açan virüs tipi ile eşleşmediğinden aşının koruyuculuk oranı sadece yüzde 13’de kaldı.</p>
<p>Geçtiğimiz yıl üretilen aşının koruyuculuk oranı yüzde 40 civarındaydı. Eğer virüs türleri aşılar hazırlanırken doğru tahmin edilirse koruyuculuk oranı yüzde 60’lara kadar yükselebiliyor. Ancak daha yüksek koruma oranlarına ulaşmak günümüzde pek mümkün görünmüyor.</p>
<p>Yani grip aşısı bizi gripten yüzde 100 korumuyor ve dananın kuyruğu da burada kopuyor.</p>
<p>Grip aşısı yaptıracak kişinin bu durumdan bilgisi olması gerekir. Ancak bu bilgiye sahip bir kişi “<em>ben aşı yaptırdım yine de hasta oldum, hatta daha beter hasta oldum</em>” benzeri saptamaların ne anlama geldiğini anlayabilir.</p>
<p>Konuyu bireysel olarak değil, genel halk sağlığı açısından değerlendirmek gereklidir.</p>
<p>2010 yılında yapılan bir meta-analiz çalışmasında, grip aşıları ile ilişkili yapılmış 50 farklı çalışmanın verileri değerlendirilmiş ve grip aşısı olanlarda gribe yakalanma sıklığının yüzde 1.2%, aşı yaptırmayanlarda ise yüzde 3.9 olduğu bulunmuş. Yani her 37 kişiyi aşıladığınızda ancak 1 kişinin gribe yakalanmasına engel olabiliyorsunuz.</p>
<p>Bu oranlara bakıp grip aşısının pek işe yaramadığını düşünebilirsiniz ancak toplum sağlığı açısından bakarsanız bu fark önemsiz değildir. Milyonlarca kişiyi göz önüne aldığınızda “<em>her 37 kişiden biri</em>” çok önemli bir sayıdır.</p>
<p>Grip olanların iş gücü kayıpları, hastane masrafları filan derseniz sağlık ekonomisi açısından aşılamanın bir önemi olduğu ortadadır. Yani aşılamazsanız, aşılara harcanan paralardan çok daha fazlasını harcamak zorunda kalabilirsiniz.</p>
<p>Ancak tartışmayı böyle noktalamak yeterli değildir.</p>
<p>Burada aşı karşıtlarının işaret ettiği ilaç endüstrisinin temel olarak kar amacı güden bir sektör olduğu gerçeğini de hesaba katmak gerekir.</p>
<p>Devam edeceğim&#8230;</p>
<p><strong>Mustafa Çetiner / <a href="mailto:dr.m.cetiner@gmail.com">dr.m.cetiner@gmail.com</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/mustafa-cetiner/grip-asisi-tartismasi-1">Grip aşısı tartışması (1)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16299</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yalnızlığın ötesi: Belirsizlik ve endişeli yaşam, nereye kadar?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yalnizligin-otesi-belirsizlik-ve-endiseli-yasam-nereye-kadar</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Dec 2019 14:00:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[antibiyotik direnci]]></category>
		<category><![CDATA[belirsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[göbeklitepe]]></category>
		<category><![CDATA[grip aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kızamık]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=16231</guid>

					<description><![CDATA[<p>2000 yıl önce “Zamanımızda kesin olan tek şey, hiç bir şeyin kesin olmamasıdır” diyen eski Romalı doğa bilgin ve ansiklopedi yazarı Büyük Plinius, acaba bugünü mü tanımlıyordu, yoksa doğa, evren ve toplum için tamamen ve her zaman geçerli bir ilkeyi duyuruyordu&#8230; Plinius, yarınından emin olmadan yaşamanın yarattığı korku ve kaygı üzerine böyle konuşurken, insan sormadan edemiyor: Peki bugünün insanı bu korku ve endişe ile nasıl yaşamını sürdürsün? Tek reçete var: Belirsizliklerle yaşamayı öğrenmek.. Peki ama nasıl? Belirsizlik her zaman kötü müdür? Yoksa insanı daha güvenli yaşamanın yollarını aramaya mı iter? Peki insan beyni geleceği kestirmeye yönelik mi evrilmiştir ve belirsizlikten rahatsız mı olur? Beynimiz, bilememenin rahatsızlığını nasıl aşar? Merak, bu konuda temel iç güdümüz müdür? Bu konudaki son araştırmaları Reyhan Oksay derledi. Araştırma Gündemi Nilgün Özbaşaran Dede’nin hazırladığı ve çok güncel gelişmelerden her hafta iki sayfa derleyip sunduğu Araştırma Gündemi sayfalarını kaçırmayın.. Bu sayımızda sizi iki ilgi çekici haber bekliyor: İlki, maymun hücrelerine sahip domuz yavrusu üretilmesi; gelecekteki olası yapay organ üretimi için oldukça önemli bir haber&#8230; Murat Altaş derledi. İkincisi ise kanserle savaşta ilk CRISPR denemelerinin (Gen makası ile DNA düzenlemeleri) başarılı olması. Yağmur Kan’ın derlediği habere göre, üç kanser hastası üzerinde yapılan klinik tedavilerde CRISPR kullanımının güvenli olduğu tespit edildi. Bilim ve Beslenme sayfasında, beslenmeye bilim odağında yaklaşmaya devam ediyoruz. Bu sayımızda sağlıklı diye tükettiğimiz gıdalardaki olası “şeker” tuzağını Sevda Deniz Karali derledi. Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Türker Kılıç ve Kadir Sümerkent, “Beyin-Bilgisayar Arayüzleri” yazı dizisine, üçüncüsüyle devam ediyor. Bu konu yakın geleceğimizle çok ilgili, çünkü daha bugünden beyinlere çeşitli amaçlarla elektronik devreler yerleştirmeye başlandı. Bu konu nerelere varacak, merakla izliyoruz. 3 Türk bilim insanına büyük onur! Amerikan Ulusal Mucitler Akademisi’nin (NAI) listesinde bu yıl 3 Türk bilim insanı yer aldı: Prof. Dr. Aykut Üren, Prof. Dr. Mihri Özkan ve Doç. Dr. Ebru Oral… Kendilerini tebrik ediyoruz. Bu değerli isimlerden Üren ile, Hacettepe Tıp Fakültesi’nden tanışıklığı bulunan Serhat Totan bir söyleşi gerçekleştirdi. Doğan Kuban ömrünü tek bir konuyu araştırmak ve geliştirmek için harcayan bir dostu, Ruhi Kafesçioğlu bağlamında, bilim yazdı. Bir bilim insanının kariyerin başlangıcından bu ödüle uzanan süreci içeren hoş bir sohbet okuyacaksınız. İlkokul mezuniyetinde, kendisini hep yönlendiren öğretmeninin, Üren için yazdığı “Geleceğin büyük bilim insanı olacaksın” yazısını saklıyor. Daha küçük yaşta büyük öğretmenlerin varlığı, çocukların geleceği için ne kadar önemli! Diğer isimler ise önümüzdeki haftalarda dergimizde olacak. Dijital Kültür köşesinde Tanol Türkoğlu, Star Wars hayranlarının ilgisini çekecek bir yazıyla karşınızda: GÜÇ SENİNLE OLSUN! Karanlıkla aydınlığın mücadelesinin dokuzuncu randevusu, Skywalker’ın Yükselişi, bu hafta vizyonda. Bu arada bu sayımızda bir söyleşi daha var. Sessiz sedasız çalışsa da çok değerli işlere imza atan Ankara CUMOK’un dönem sözcüsü Nejdet Özer ile, askıda kitaptan öğrenci burslarına ve her hafta 100’e yakın Herkese Bilim Teknoloji dergisini öğrencilere ulaştırmalarına kadar, çeşitli farkındalık projeleri üzerine konuştuk. Oktay Kaynak, arkeoloji meraklılarının ilgisini cezbedecek bir yazıyla daha karşınızda: Göbeklitepe ve benzeri yapılar üzerine kaleme aldığı yazıyla bilimin sınırlarını zorluyor ve 12.000 yıl önceki insanların bizim kadar zeki olduğu üzerine çıkarımlarda bulunuyor. Grip aşısı korur mu? Mustafa Çetiner her zaman olduğu gibi gerçeklerle karşımızda! Yılda 500.000’e yakın kişinin ölümüne neden olan gribe karşı grip aşıları üzerine, Güncel Tıp köşesinde grip aşısı tartışmasına açıklayıcı bir yaklaşım getiriyor. İstanbul Kültür Üniversitesi ise bu hafta oldukça önemli bir konuyu gündemine alıyor. PISA sonuçları ortadayken eğitim raporlarını ele alarak şu soruyu soruyor: “Eğitime ne zaman ve nereden başlamalı?” Müfit Akyos, merakın farklı boyutlarını yazdı, merak ölçülebilir mi sorusunu ise, harcanan değer değil katma değer üzerinden ölçülebileceği görüşünde. Ahmet Yavuz, Mustafa Kemal’in Suriye tasavvuru üzerine 7.yazısında, 1917’de verdiği rapor doğrultusunda, Sina Cephesinde hareket edilseydi, Suriye ve Musul’da durum farklı olabilir miydi konusunu ele alıyor. Üniversitelerimiz ve Rektörler Üniversite Araştırmalar Laboratuvarı’nın Direktörü Engin Karadağ ve arkadaşlarının üniversiteleri yöneten rektörlerin bilimsel başarımları üzerine yaptıkları araştırma çok tartışıldı. Karadağ, şimdi bir makale ile konuyu açıyor, bilimsel araştırmaları az olan rektörlerin yönettikleri üniversitelerin başarıları da düşüyor. Yüksek araştırmalara imza atan rektörlerin üniversiteleri de yükseliyor. Merakla okuyacaksınız. Şunu belirtelim: Amacımız, rektörleri üniversitelerinde araştırmalara son derece önem vermeye teşvik etmek, liyakatı gözetmek. Ve bu tablodan bir ders çıkarmak.. HBT, bilim ve teknolojide son haber ve gelişmelerle yine dopdolu. Biz size her hafta sıcak, güncel ve bilgilendirici içerikler sunabilmek için canla başla çalışıyoruz. Siz de destek olarak bizi yalnız bırakmıyorsunuz, teşekkür ederiz. HBT, bilimin ışığındaki ilerleyişine devam ediyor. Gelecek sayıda yine birlikte olmak umuduyla…</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yalnizligin-otesi-belirsizlik-ve-endiseli-yasam-nereye-kadar">Yalnızlığın ötesi: Belirsizlik ve endişeli yaşam, nereye kadar?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-16225" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/195-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/195-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/195-856x1024.jpg 856w" sizes="auto, (max-width: 251px) 100vw, 251px" />2000 yıl önce “<strong>Zamanımızda kesin olan tek şey, hiç bir şeyin kesin olmamasıdır</strong>” diyen eski Romalı doğa bilgin ve ansiklopedi yazarı Büyük Plinius, acaba bugünü mü tanımlıyordu, yoksa doğa, evren ve toplum için tamamen ve her zaman geçerli bir ilkeyi duyuruyordu&#8230; Plinius, yarınından emin olmadan yaşamanın yarattığı korku ve kaygı üzerine böyle konuşurken, insan sormadan edemiyor: Peki bugünün insanı bu korku ve endişe ile nasıl yaşamını sürdürsün?</p>
<p>Tek reçete var: Belirsizliklerle yaşamayı öğrenmek.. Peki ama nasıl? Belirsizlik her zaman kötü müdür? Yoksa insanı daha güvenli yaşamanın yollarını aramaya mı iter? Peki insan beyni geleceği kestirmeye yönelik mi evrilmiştir ve belirsizlikten rahatsız mı olur? Beynimiz, bilememenin rahatsızlığını nasıl aşar? Merak, bu konuda temel iç güdümüz müdür?</p>
<p>Bu konudaki son araştırmaları Reyhan Oksay derledi.</p>
<p><strong>Araştırma Gündemi</strong></p>
<p><strong>Nilgün Özbaşaran Dede</strong>’nin hazırladığı ve çok güncel gelişmelerden her hafta iki sayfa derleyip sunduğu Araştırma Gündemi sayfalarını kaçırmayın..</p>
<p>Bu sayımızda sizi iki ilgi çekici haber bekliyor: İlki, maymun hücrelerine sahip domuz yavrusu üretilmesi; gelecekteki olası yapay organ üretimi için oldukça önemli bir haber&#8230; <strong>Murat Altaş</strong> derledi. İkincisi ise kanserle savaşta ilk CRISPR denemelerinin (Gen makası ile DNA düzenlemeleri) başarılı olması. <strong>Yağmur Kan</strong>’ın derlediği habere göre, üç kanser hastası üzerinde yapılan klinik tedavilerde CRISPR kullanımının güvenli olduğu tespit edildi.</p>
<p>Bilim ve Beslenme sayfasında, beslenmeye bilim odağında yaklaşmaya devam ediyoruz. Bu sayımızda sağlıklı diye tükettiğimiz gıdalardaki olası “şeker” tuzağını <strong>Sevda Deniz Karali</strong> derledi.</p>
<p>Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. <strong>Türker Kılıç</strong> ve <strong>Kadir Sümerkent</strong>, “Beyin-Bilgisayar Arayüzleri” yazı dizisine, üçüncüsüyle devam ediyor. Bu konu yakın geleceğimizle çok ilgili, çünkü daha bugünden beyinlere çeşitli amaçlarla elektronik devreler yerleştirmeye başlandı. Bu konu nerelere varacak, merakla izliyoruz.</p>
<p><strong>3 Türk bilim insanına büyük onur! </strong></p>
<p>Amerikan Ulusal Mucitler Akademisi’nin (NAI) listesinde bu yıl 3 Türk bilim insanı yer aldı: Prof. Dr. <strong>Aykut Üren, Prof. Dr. Mihri Özkan ve Doç. Dr. Ebru Oral</strong>… Kendilerini tebrik ediyoruz. Bu değerli isimlerden Üren ile, Hacettepe Tıp Fakültesi’nden tanışıklığı bulunan <strong>Serhat Totan</strong> bir söyleşi gerçekleştirdi. Doğan Kuban ömrünü tek bir konuyu araştırmak ve geliştirmek için harcayan bir dostu, Ruhi Kafesçioğlu bağlamında, bilim yazdı.</p>
<p>Bir bilim insanının kariyerin başlangıcından bu ödüle uzanan süreci içeren hoş bir sohbet okuyacaksınız. İlkokul mezuniyetinde, kendisini hep yönlendiren öğretmeninin, Üren için yazdığı “<strong>Geleceğin büyük bilim insanı olacaksın</strong>” yazısını saklıyor. Daha küçük yaşta büyük öğretmenlerin varlığı, çocukların geleceği için ne kadar önemli! Diğer isimler ise önümüzdeki haftalarda dergimizde olacak.</p>
<p>Dijital Kültür köşesinde <strong>Tanol Türkoğlu</strong>, Star Wars hayranlarının ilgisini çekecek bir yazıyla karşınızda: GÜÇ SENİNLE OLSUN! Karanlıkla aydınlığın mücadelesinin dokuzuncu randevusu, Skywalker’ın Yükselişi, bu hafta vizyonda.</p>
<p>Bu arada bu sayımızda bir söyleşi daha var. Sessiz sedasız çalışsa da çok değerli işlere imza atan Ankara CUMOK’un dönem sözcüsü <strong>Nejdet Özer</strong> ile, askıda kitaptan öğrenci burslarına ve her hafta 100’e yakın <strong>Herkese Bilim Teknoloji</strong> dergisini öğrencilere ulaştırmalarına kadar, çeşitli farkındalık projeleri üzerine konuştuk.</p>
<p><strong>Oktay Kaynak</strong>, arkeoloji meraklılarının ilgisini cezbedecek bir yazıyla daha karşınızda: Göbeklitepe ve benzeri yapılar üzerine kaleme aldığı yazıyla bilimin sınırlarını zorluyor ve 12.000 yıl önceki insanların bizim kadar zeki olduğu üzerine çıkarımlarda bulunuyor.</p>
<p><strong>Grip aşısı korur mu?</strong></p>
<p><strong>Mustafa Çetiner</strong> her zaman olduğu gibi gerçeklerle karşımızda! Yılda 500.000’e yakın kişinin ölümüne neden olan gribe karşı grip aşıları üzerine, Güncel Tıp köşesinde grip aşısı tartışmasına açıklayıcı bir yaklaşım getiriyor.</p>
<p><strong>İstanbul Kültür Üniversitesi</strong> ise bu hafta oldukça önemli bir konuyu gündemine alıyor. PISA sonuçları ortadayken eğitim raporlarını ele alarak şu soruyu soruyor: “Eğitime ne zaman ve nereden başlamalı?” <strong>Müfit Akyos</strong>, merakın farklı boyutlarını yazdı, merak ölçülebilir mi sorusunu ise, harcanan değer değil katma değer üzerinden ölçülebileceği görüşünde. <strong>Ahmet Yavuz</strong>, Mustafa Kemal’in Suriye tasavvuru üzerine 7.yazısında, 1917’de verdiği rapor doğrultusunda, Sina Cephesinde hareket edilseydi, Suriye ve Musul’da durum farklı olabilir miydi konusunu ele alıyor.</p>
<p><strong>Üniversitelerimiz ve Rektörler</strong></p>
<p>Üniversite Araştırmalar Laboratuvarı’nın Direktörü Engin Karadağ ve arkadaşlarının üniversiteleri yöneten rektörlerin bilimsel başarımları üzerine yaptıkları araştırma çok tartışıldı. Karadağ, şimdi bir makale ile konuyu açıyor, bilimsel araştırmaları az olan rektörlerin yönettikleri üniversitelerin başarıları da düşüyor. Yüksek araştırmalara imza atan rektörlerin üniversiteleri de yükseliyor. Merakla okuyacaksınız. Şunu belirtelim: Amacımız, rektörleri üniversitelerinde araştırmalara son derece önem vermeye teşvik etmek, liyakatı gözetmek. Ve bu tablodan bir ders çıkarmak..</p>
<p>HBT, bilim ve teknolojide son haber ve gelişmelerle yine dopdolu. Biz size her hafta sıcak, güncel ve bilgilendirici içerikler sunabilmek için canla başla çalışıyoruz. Siz de destek olarak bizi yalnız bırakmıyorsunuz, teşekkür ederiz. HBT, bilimin ışığındaki ilerleyişine devam ediyor.</p>
<p>Gelecek sayıda yine birlikte olmak umuduyla…</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/yalnizligin-otesi-belirsizlik-ve-endiseli-yasam-nereye-kadar">Yalnızlığın ötesi: Belirsizlik ve endişeli yaşam, nereye kadar?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16231</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HBT Dergi 195. Sayı – 20 Aralık 2019</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-195-sayi-20-aralik-2019</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Dec 2019 12:22:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergi Sayıları]]></category>
		<category><![CDATA[antibiyotik direnci]]></category>
		<category><![CDATA[belirsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[göbeklitepe]]></category>
		<category><![CDATA[grip aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kızamık]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=16228</guid>

					<description><![CDATA[<p>Arafta insan: Belirsizlikle yaşamayı öğrenmek mümkün mü? Aykut Üren: Kansere çare için adanmış bir hayat &#8211; Serhat Totan Kanserle savaşta ilk CRISPR denemeleri başarılı Yeni kanser ilaçları ve antibiyotikler için umut hayvanlarda Ruhi Kafesçioğlu &#8211; Doğan Kuban Güç seninle olsun! &#8211; Tanol Türkoğlu Merakın farklı boyutları &#8211; Müfit Akyos M. Kemal&#8217;in Suriye tasavvuru üzerine (7) &#8211; Ahmet Yavuz 12 bin yıl önceki insanlar da bizim kadar zeki miydi? &#8211; Oktay Kaynak İlk domuz-maymun kimera üretildi İnsan beyninin 8 harikası (8): Sizin beyniniz de yaşlanmaya direniyor mu? Kızamık yüzünden yaşamını yitirenlerin sayısı arttı Doğum kontrol hapı beyni olumsuz etkiliyor Bir gen mi bizi ehlileştirdi? 1,2 milyar insan hala elektriksiz Daha hızlı mı koşmak istiyorsunuz? Bilim hizmetinizde.. Beyin-bilgisayar arayüzleri (3)- Kadir Sümerkent, Türker Kılıç Grip aşısı tartışması (1) &#8211; Mustafa Çetiner Ankara CUMOK: İmece en büyük gücümüz &#8211; Özlem Yüzak Tükettiğimiz gıdalar şeker deposu mu? Acı biber ömrü uzatıyor Üniversitelerimizi kimler yönetiyor? &#8211; Engin Karadağ Eğitime ne zaman, nereden başlamalı? &#8211; Mehmet Toran Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-195-sayi-20-aralik-2019">HBT Dergi 195. Sayı – 20 Aralık 2019</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-16225" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/195-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/195-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/195-856x1024.jpg 856w" sizes="auto, (max-width: 251px) 100vw, 251px" />Arafta insan: Belirsizlikle yaşamayı öğrenmek mümkün mü?<br />
Aykut Üren: Kansere çare için adanmış bir hayat &#8211; Serhat Totan<br />
Kanserle savaşta ilk CRISPR denemeleri başarılı<br />
Yeni kanser ilaçları ve antibiyotikler için umut hayvanlarda<br />
Ruhi Kafesçioğlu &#8211; Doğan Kuban<br />
Güç seninle olsun! &#8211; Tanol Türkoğlu<br />
Merakın farklı boyutları &#8211; Müfit Akyos<br />
M. Kemal&#8217;in Suriye tasavvuru üzerine (7) &#8211; Ahmet Yavuz<br />
12 bin yıl önceki insanlar da bizim kadar zeki miydi? &#8211; Oktay Kaynak<br />
İlk domuz-maymun kimera üretildi<br />
İnsan beyninin 8 harikası (8): Sizin beyniniz de yaşlanmaya direniyor mu?<br />
Kızamık yüzünden yaşamını yitirenlerin sayısı arttı<br />
Doğum kontrol hapı beyni olumsuz etkiliyor<br />
Bir gen mi bizi ehlileştirdi?<br />
1,2 milyar insan hala elektriksiz<br />
Daha hızlı mı koşmak istiyorsunuz? Bilim hizmetinizde..<br />
Beyin-bilgisayar arayüzleri (3)- Kadir Sümerkent, Türker Kılıç<br />
Grip aşısı tartışması (1) &#8211; Mustafa Çetiner<br />
Ankara CUMOK: İmece en büyük gücümüz &#8211; Özlem Yüzak<br />
Tükettiğimiz gıdalar şeker deposu mu?<br />
Acı biber ömrü uzatıyor<br />
Üniversitelerimizi kimler yönetiyor? &#8211; Engin Karadağ<br />
Eğitime ne zaman, nereden başlamalı? &#8211; Mehmet Toran</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/1-abonelik">Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-195-sayi-20-aralik-2019">HBT Dergi 195. Sayı – 20 Aralık 2019</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16228</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bakteri kaynaklı zatürre kalbe daha zararlı</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/bakteri-kaynakli-zaturre-kalbe-daha-zararli</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Dec 2018 12:37:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[antibiyotik]]></category>
		<category><![CDATA[bakteri]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[grip aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[zatürre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=12500</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni bir araştırma, bakteri kaynaklı zatürrenin kalbe, virüs kaynaklı zatürreden daha çok zarar verdiğine işaret ediyor. Söz konusu çalışma kapsamında araştırmacılar kendilerine bakteri kaynaklı zatürre tanısı konan hastalarda kalp krizi, inme, ya da ölüm çekincesinin virüs kaynaklı zatürre tanısı konanlara kıyasla daha yüksek olduğuna tanık oldular. Araştırmadan elde edilen bulgular ABD Kalp Birliği’nin her yıl düzenlediği bilimsel oturumlar kapsamında kamuya sunuldu. Akciğerlerdeki hava keseciklerinde meydana gelen yangıyla tanımlanan zatürre hastalığına hem bakteriler hem de virüsler yol açabiliyor. Bu son araştırmada ABD’nin Utah eyaletindeki bir hastanede 2007-2014 yılları arasında zatürre tanısı konan yaklaşık 4800 hastayla ilgili veriler gözden geçirildi. Bu hastaların yaklaşık %80’ine bakteri kaynaklı zatürre tanısı konduğuna tanık olan araştırmacılar daha sonra bu hastaların tanıyı izleyen 90 günle ilgili verilerini inceleyip kimlerin kalp krizi ya da inme geçirdiğini, kimlerde kalp yetmezliği yaşandığını ve kimlerin yaşamlarını yitirdiğini not ettiler. Neden daha tehlikeli? Araştırmacılar bakteri kaynaklı zatürre tanısı konan hastaların %34’ünde bu 90 günlük süre içinde ciddi kalp rahatsızlıklarının ortaya çıktığını, buna karşılık virüs kaynaklı zatürre hastalarında bu oranın %26 olduğunu gördüler. Peki, bakteri kaynaklı zatürre kalp açısından neden daha büyük bir tehlike oluşturuyor? Araştırmayı yürüten Utah Intermountain Kalp Enstitüsü kalp ve damar hastalıkları uzmanlarından Dr. Joseph Brent Muhlestein’e göre, bakteri ile virüs kaynaklı zatürre arasındaki bu farklılık bir olasılıkla bakteri kaynaklı zatürrenin -kalp hastalıkları açısından bir çekince oluşturan- atardamarlarda yangılara çok daha yoğun biçimde yol açıyor olmasından kaynaklanıyor. Muhlestein, virüslerin hücrelere girip onlara zarar verdiklerine, oysa bakterilerin hücrelerin dışında kalıp kana zehirli maddeler saldıklarına dikkat çekiyor. Bu ikinci düzenek kanda çok daha yoğun yangılara neden oluyor ve bu da atardamar zarlarına zarar verebiliyor. Dahası, bakteri kaynaklı zatürreler çoğu zaman yüksek ateşe, kandaki yangı ile ilgili değerlerin daha yüksek düzeylerde olmasına ve akyuvarların sayısında artışa neden olur. (Kandaki akyuvar sayısının yüksek olması bedenin bir enfeksiyonla savaşmakta olduğunun göstergesidir.) Ancak öyle olmakla birlikte, bakteri ve virüs kaynaklı zatürrelerin belirtileri çok da büyük farklılıklar göstermez ve çoğu zaman uzmanlar hastalığın bakteri kaynaklı olduğu sanısıyla hastalara antibiyotik vermeye başlarlar. Aşı ve yaşlılar Daha önceki araştırmalar grip aşısı olan ve zatürre belirtileri gösteren kişilerde bir sonraki yıl içinde kalp krizi geçirme olasılığının, grip aşısı olmayanlara kıyasla daha düşük olduğunu ortaya koymuştu. Bu bulgudan yola çıkıldığında, Muhlestein -grip gibi- virüs kaynaklı hastalıkların kalp ve damar sağlığı açısından bakteri kaynaklı enfeksiyonlara kıyasla çok daha ciddi bir çekince yaratabileceğini düşündü. Ne var ki, bu son araştırma sonuçları çok farklı bir durumu gözler önüne seriyor. Muhlestein, “Ne olursa olsun, hastalandığınızda bir hekime görünmeniz gerekir” diyor. Nitekim araştırma, virüs kaynaklı zatürreye yakalanan kişilerde de kalple ilgili birtakım olumsuzlukların ortaya çıktığına, ancak bu tür olumsuzluklara bakteri kaynaklı zatürreye kıyasla daha az tanık olunduğuna işaret ediyor. Hastalığın virüs kaynaklı olduğunu düşünseler bile, doktorların yaşlı ve birtakım sağlık sorunları olan hastalara yine de antibiyotik vermelerini öneriyor. Bunun nedeni, söz konusu kişilerin bağışıklık sistemlerinin daha güçsüz olması ve buna bağlı olarak da zatürreye dönüşebilecek bakteriyel enfeksiyonlara daha kolay yakalanabilme olasılıkları. Kaynak: https://www.livescience.com/64061-bacterial-pneumonia-heart-health.html</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/bakteri-kaynakli-zaturre-kalbe-daha-zararli">Bakteri kaynaklı zatürre kalbe daha zararlı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni bir araştırma, bakteri kaynaklı zatürrenin kalbe, virüs kaynaklı zatürreden daha çok zarar verdiğine işaret ediyor.</p>
<p>Söz konusu çalışma kapsamında araştırmacılar kendilerine bakteri kaynaklı zatürre tanısı konan hastalarda kalp krizi, inme, ya da ölüm çekincesinin virüs kaynaklı zatürre tanısı konanlara kıyasla daha yüksek olduğuna tanık oldular. Araştırmadan elde edilen bulgular ABD Kalp Birliği’nin her yıl düzenlediği bilimsel oturumlar kapsamında kamuya sunuldu.</p>
<p>Akciğerlerdeki hava keseciklerinde meydana gelen yangıyla tanımlanan zatürre hastalığına hem bakteriler hem de virüsler yol açabiliyor.</p>
<p>Bu son araştırmada ABD’nin Utah eyaletindeki bir hastanede 2007-2014 yılları arasında zatürre tanısı konan yaklaşık 4800 hastayla ilgili veriler gözden geçirildi. Bu hastaların yaklaşık %80’ine bakteri kaynaklı zatürre tanısı konduğuna tanık olan araştırmacılar daha sonra bu hastaların tanıyı izleyen 90 günle ilgili verilerini inceleyip kimlerin kalp krizi ya da inme geçirdiğini, kimlerde kalp yetmezliği yaşandığını ve kimlerin yaşamlarını yitirdiğini not ettiler.</p>
<p><strong>Neden daha tehlikeli?</strong></p>
<p>Araştırmacılar bakteri kaynaklı zatürre tanısı konan hastaların %34’ünde bu 90 günlük süre içinde ciddi kalp rahatsızlıklarının ortaya çıktığını, buna karşılık virüs kaynaklı zatürre hastalarında bu oranın %26 olduğunu gördüler.</p>
<p>Peki, bakteri kaynaklı zatürre kalp açısından neden daha büyük bir tehlike oluşturuyor?</p>
<p>Araştırmayı yürüten Utah Intermountain Kalp Enstitüsü kalp ve damar hastalıkları uzmanlarından Dr. Joseph Brent Muhlestein’e göre, bakteri ile virüs kaynaklı zatürre arasındaki bu farklılık bir olasılıkla bakteri kaynaklı zatürrenin -kalp hastalıkları açısından bir çekince oluşturan- atardamarlarda yangılara çok daha yoğun biçimde yol açıyor olmasından kaynaklanıyor.</p>
<p>Muhlestein, virüslerin hücrelere girip onlara zarar verdiklerine, oysa bakterilerin hücrelerin dışında kalıp kana zehirli maddeler saldıklarına dikkat çekiyor. Bu ikinci düzenek kanda çok daha yoğun yangılara neden oluyor ve bu da atardamar zarlarına zarar verebiliyor.</p>
<p>Dahası, bakteri kaynaklı zatürreler çoğu zaman yüksek ateşe, kandaki yangı ile ilgili değerlerin daha yüksek düzeylerde olmasına ve akyuvarların sayısında artışa neden olur. (Kandaki akyuvar sayısının yüksek olması bedenin bir enfeksiyonla savaşmakta olduğunun göstergesidir.) Ancak öyle olmakla birlikte, bakteri ve virüs kaynaklı zatürrelerin belirtileri çok da büyük farklılıklar göstermez ve çoğu zaman uzmanlar hastalığın bakteri kaynaklı olduğu sanısıyla hastalara antibiyotik vermeye başlarlar.</p>
<p><strong>Aşı ve yaşlılar</strong></p>
<p>Daha önceki araştırmalar grip aşısı olan ve zatürre belirtileri gösteren kişilerde bir sonraki yıl içinde kalp krizi geçirme olasılığının, grip aşısı olmayanlara kıyasla daha düşük olduğunu ortaya koymuştu. Bu bulgudan yola çıkıldığında, Muhlestein -grip gibi- virüs kaynaklı hastalıkların kalp ve damar sağlığı açısından bakteri kaynaklı enfeksiyonlara kıyasla çok daha ciddi bir çekince yaratabileceğini düşündü. Ne var ki, bu son araştırma sonuçları çok farklı bir durumu gözler önüne seriyor.</p>
<p>Muhlestein,<em> “Ne olursa olsun, hastalandığınızda bir hekime görünmeniz gerekir”</em> diyor. Nitekim araştırma, virüs kaynaklı zatürreye yakalanan kişilerde de kalple ilgili birtakım olumsuzlukların ortaya çıktığına, ancak bu tür olumsuzluklara bakteri kaynaklı zatürreye kıyasla daha az tanık olunduğuna işaret ediyor. Hastalığın virüs kaynaklı olduğunu düşünseler bile, doktorların yaşlı ve birtakım sağlık sorunları olan hastalara yine de antibiyotik vermelerini öneriyor. Bunun nedeni, söz konusu kişilerin bağışıklık sistemlerinin daha güçsüz olması ve buna bağlı olarak da zatürreye dönüşebilecek bakteriyel enfeksiyonlara daha kolay yakalanabilme olasılıkları.</p>
<p><strong>Kaynak: <a href="https://www.livescience.com/64061-bacterial-pneumonia-heart-health.html">https://www.livescience.com/64061-bacterial-pneumonia-heart-health.html</a></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/bakteri-kaynakli-zaturre-kalbe-daha-zararli">Bakteri kaynaklı zatürre kalbe daha zararlı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12500</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Grip aşısının etkinliği üzerine tartışma</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/grip-asisinin-etkinligi-uzerine-tartisma</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Nov 2018 11:18:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşı karşıtlığı]]></category>
		<category><![CDATA[aşı olmak]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[grip aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa çetiner]]></category>
		<category><![CDATA[önder ergönül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=11832</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Mustafa Çetiner’in Prof. Dr. Önder Ergönül ile grip aşısı üzerine bir söyleşisini sitemizde yayınlamıştık. İzlemek için: https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/asi-olmak-ya-da-olmamak Enfeksiyon hastalıkları vb. konusunda dünya çapında bir uzman olan Ergönül, grip aşısını savunuyor ve özellikle risk altındaki kişilerin aşı olmasını öneriyordu. Ve aşının etkisinin olmadığı yolundaki görüşlere de karşı çıkıyordu. Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, kendi web sitesinde buna karşılık bir eleştiri yayımladı ve bunu HBT’ye gönderdi. Küçükusta, sık sık ekranlara çıkarak grip aşısının boşunalığı üzerine yaptığı konuşmalarıyla tanınıyor. Küçükusta’nın itirazlarını okumak için: http://ahmetrasimkucukusta.com/2018/10/08/yazilar/tip-yazilari/grip-tip-yazilari-yazilar/grip-asisi-yaptirmak-ya-da-yaptirmamak/ &#160; Neler diyor? Küçükusta’nın yazısından bazı görüşleri şöyle: “Bağışıklığı sadece antikorlar üzerinden anlatıyor, lokal ve hücresel bağışıklığın adını bile anmıyor&#8230; Grip aşısı gripten koruyor diye satılıyor ama gripten korumuyorsa ayıplı mal olur&#8230; Ergönül, aşının koruyuculuğunun %60-70 olduğunu söylüyor&#8230; Grip aşısının koruyuculuğu, geçen sene Avustralya’da %10 Kanada’da %17 olarak bildirildi&#8230; Son birkaç senedeki etkiler genel olarak %20-50 arasında seyretti, bazı virüs türleri için oran sıfır ve hatta sıfıra yakın da bulundu&#8230;&#8221; Ergönül’den yanıt: Dr. Ergönül’den bu itirazlara bir yanıt rica ettik. Aşağıda okuyabilirsiniz. &#8220;Sayın Editör, Aşılar içinde sorun olarak en çok influenza (grip) aşısına yönelik eleştiriler olduğunu görüyoruz. Sanırım ve umarım, %100&#8217;e yakın koruma sağlayan aşılar tartışılmıyor. Bazı sahte peygamberler kızamık aşısına karşı sahte yayınlar üretti ve takiben birçok ülkede kızamık salgını başladı. Bu konu özelinde &#8220;sahte peygamber&#8221; sözü, bana değil, çocuk hastalıkları profesörü Paul Offit&#8217;e aittir. Offit&#8217;in bu konuda çok sayılan kitaplarından birinin adı Otizmin Sahte Peygamberleri&#8217;dir (Autism&#8217;s False Prophets). Gelelim influenza aşısına. Bizler, ben, KLİMİK Derneği, Bilim Akademisi gibi kurumlarda ve kurullarda çalışan arkadaşlarım diğer başlıklarda olduğu gibi, dünya tıbbının kabul ettiği doğruları halkımızla paylaşıyoruz. Biz bu görüşleri bir toplumsal sorumluluk çerçevesinde ifade ediyoruz. Konunun uzmanı olmayan kişilere kalmasının felaket olacağı açık. Ulusal ve uluslararası kurullarda görüş oluşurken, çok sayıda makale, çalışma inceleniyor ve çok sayıda bilgi sentezleniyor. Birkaç makale üzerinden konuşulamaz. Her konuda, her başlıkta farklı ve karşı görüş bildiren çalışmalar, yayınlar olabilir. Ama tüm bunlardan genel bir senteze gitmek önemlidir. Örneğin, influenza aşısının etkinliği %60-70 denildiğinde (hatta %70-90 diyenler de var), bu genel bir kestirimi ifade ediyor. Virüsün alt suşlarından olan H3N2&#8217;ye karşı aşı etkinliğinin %20 civarında olduğunu bildiren yayınlar oldu ama bu suş gibi 3 suş daha var. Bu verilerin de bilgisiyle %60-70 etkinlik halen ifade ediliyor. Bir başka tartışma konusu edilen burundan uygulanan aşı ise Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde uygulanıyor, Avrupa ve ülkemizde hiç uygulanmadı. Ülkemizde olmayan bir aşının tartışılması yersizdir. Bilim daha iyisini, daha etkili seçenekler bularak yoluna devam ediyor, insanlık öyle ilerliyor. Daha iyisini bulununcaya kadar, sıkça hasta olan risk gruplarında yer alan hastalarımıza var olan aşıyı önermek durumundayız. Saygılarımla, Önder Ergönül, MD, MPH., Enfeksiyon hastalıkları ve TKlinik Mikrobiyoloji Profesörü, oergonul@ku.edu.tr &#8220;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/grip-asisinin-etkinligi-uzerine-tartisma">Grip aşısının etkinliği üzerine tartışma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. <strong>Mustafa Çetiner’in</strong> Prof. Dr. <strong>Önder Ergönül</strong> ile grip aşısı üzerine bir söyleşisini sitemizde yayınlamıştık. İzlemek için: <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/asi-olmak-ya-da-olmamak">https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/asi-olmak-ya-da-olmamak</a></p>
<p>Enfeksiyon hastalıkları vb. konusunda dünya çapında bir uzman olan Ergönül, grip aşısını savunuyor ve özellikle risk altındaki kişilerin aşı olmasını öneriyordu. Ve aşının etkisinin olmadığı yolundaki görüşlere de karşı çıkıyordu.</p>
<p>Prof. Dr. <strong>Ahmet Rasim Küçükusta</strong>, kendi web sitesinde buna karşılık bir eleştiri yayımladı ve bunu HBT’ye gönderdi. Küçükusta, sık sık ekranlara çıkarak grip aşısının boşunalığı üzerine yaptığı konuşmalarıyla tanınıyor. Küçükusta’nın itirazlarını okumak için: <a href="http://ahmetrasimkucukusta.com/2018/10/08/yazilar/tip-yazilari/grip-tip-yazilari-yazilar/grip-asisi-yaptirmak-ya-da-yaptirmamak/">http://ahmetrasimkucukusta.com/2018/10/08/yazilar/tip-yazilari/grip-tip-yazilari-yazilar/grip-asisi-yaptirmak-ya-da-yaptirmamak/</a><u></u></p>
<p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_11833" style="width: 510px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-11833" class="wp-image-11833" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/11/ergonul-kucukusta-300x136.jpg" alt="" width="500" height="227" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/11/ergonul-kucukusta-300x136.jpg 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/11/ergonul-kucukusta.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 500px) 100vw, 500px" /><p id="caption-attachment-11833" class="wp-caption-text">Önder Ergönül (solda) ve Rasim Küçükusta (sağda)</p></div>
<p><strong>Neler diyor?</strong></p>
<p>Küçükusta’nın yazısından bazı görüşleri şöyle: <em>“Bağışıklığı sadece antikorlar üzerinden anlatıyor, lokal ve hücresel bağışıklığın adını bile anmıyor&#8230; Grip aşısı gripten koruyor diye satılıyor ama gripten korumuyorsa ayıplı mal olur&#8230; Ergönül, aşının koruyuculuğunun %60-70 olduğunu söylüyor&#8230; Grip aşısının koruyuculuğu, geçen sene Avustralya’da %10 Kanada’da %17 olarak bildirildi&#8230; Son birkaç senedeki etkiler genel olarak %20-50 arasında seyretti, bazı virüs türleri için oran sıfır ve hatta sıfıra yakın da bulundu&#8230;&#8221;</em></p>
<p><strong>Ergönül’den yanıt: </strong></p>
<p>Dr. Ergönül’den bu itirazlara bir yanıt rica ettik. Aşağıda okuyabilirsiniz.</p>
<p>&#8220;Sayın Editör,</p>
<p>Aşılar içinde sorun olarak en çok influenza (grip) aşısına yönelik eleştiriler olduğunu görüyoruz. Sanırım ve umarım, %100&#8217;e yakın koruma sağlayan aşılar tartışılmıyor. Bazı sahte peygamberler kızamık aşısına karşı sahte yayınlar üretti ve takiben birçok ülkede kızamık salgını başladı. Bu konu özelinde &#8220;sahte peygamber&#8221; sözü, bana değil, çocuk hastalıkları profesörü Paul Offit&#8217;e aittir. Offit&#8217;in bu konuda çok sayılan kitaplarından birinin adı <em>Otizmin Sahte Peygamberleri&#8217;</em>dir <em>(Autism&#8217;s False Prophets)</em>.</p>
<p>Gelelim influenza aşısına. Bizler, ben, <a href="https://www.klimik.org.tr/">KLİMİK Derneği</a>, <a href="https://bilimakademisi.org/">Bilim Akademisi</a> gibi kurumlarda ve kurullarda çalışan arkadaşlarım diğer başlıklarda olduğu gibi, dünya tıbbının kabul ettiği doğruları halkımızla paylaşıyoruz. Biz bu görüşleri bir toplumsal sorumluluk çerçevesinde ifade ediyoruz. Konunun uzmanı olmayan kişilere kalmasının felaket olacağı açık.</p>
<p>Ulusal ve uluslararası kurullarda görüş oluşurken, çok sayıda makale, çalışma inceleniyor ve çok sayıda bilgi sentezleniyor. Birkaç makale üzerinden konuşulamaz. Her konuda, her başlıkta farklı ve karşı görüş bildiren çalışmalar, yayınlar olabilir. Ama tüm bunlardan genel bir senteze gitmek önemlidir. Örneğin, influenza aşısının etkinliği %60-70 denildiğinde (hatta %70-90 diyenler de var), bu genel bir kestirimi ifade ediyor. Virüsün alt suşlarından olan H3N2&#8217;ye karşı aşı etkinliğinin %20 civarında olduğunu bildiren yayınlar oldu ama bu suş gibi 3 suş daha var. Bu verilerin de bilgisiyle %60-70 etkinlik halen ifade ediliyor. Bir başka tartışma konusu edilen burundan uygulanan aşı ise Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde uygulanıyor, Avrupa ve ülkemizde hiç uygulanmadı. Ülkemizde olmayan bir aşının tartışılması yersizdir.</p>
<p>Bilim daha iyisini, daha etkili seçenekler bularak yoluna devam ediyor, insanlık öyle ilerliyor. Daha iyisini bulununcaya kadar, sıkça hasta olan risk gruplarında yer alan hastalarımıza var olan aşıyı önermek durumundayız.</p>
<p>Saygılarımla,</p>
<p>Önder Ergönül, MD, MPH., Enfeksiyon hastalıkları ve TKlinik Mikrobiyoloji Profesörü, <strong><a href="mailto:oergonul@ku.edu.tr">oergonul@ku.edu.tr</a></strong> &#8220;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/grip-asisinin-etkinligi-uzerine-tartisma">Grip aşısının etkinliği üzerine tartışma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">11832</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
