<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dijital Hayat ve Dönüşümler arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/k/dijital-hayat-ve-donusumler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/k/dijital-hayat-ve-donusumler</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Jul 2022 09:08:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>PayTR Genel Müdürü Tarık Tombul: &#8220;Dijitalin hayatları kolaylaştırma gücüne ve inovasyonun sonsuzluğuna inanıyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dijital-hayat-ve-donusumler/paytr-genel-muduru-tarik-tombul-dijitalin-hayatlari-kolaylastirma-gucune-ve-inovasyonun-sonsuzluguna-inaniyoruz</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Jul 2022 14:42:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Hayat ve Dönüşümler]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Actera]]></category>
		<category><![CDATA[finansal teknolojiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fintech]]></category>
		<category><![CDATA[PayTR]]></category>
		<category><![CDATA[PCI DSS]]></category>
		<category><![CDATA[POS]]></category>
		<category><![CDATA[siber güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Tarık Tombul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=27643</guid>

					<description><![CDATA[<p>PayTR Genel Müdürü Tarık Tombul&#8217;la konuştuk. Tarık Bey, bize PayTR’den bahsedebilir misiniz? PayTR, 2009 yılında Türk mühendisler tarafından kuruldu ve 26 Nisan 2016 itibarıyla 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında lisanslı bir ödeme kuruluşu oldu. Bugün ise Türkiye’nin en köklü fintek şirketlerinden biri olarak 60.000’in üzerinde üye iş yerine hizmet veriyoruz. 2021 yılında üye iş yeri adedimiz yüzde 21 oranında arttı. Yine 2021’de yüzde 118 büyüme sağlayarak, yılı 6,5 milyar TL hacimle kapattık. Sektörün genelinde kârlılık oranları düşüyor olsa da büyümeyi aynı hızla sürdürüyor olmak, bizi 2025 hedeflerimiz açısından oldukça motive ediyor. 2021 yılında Türkiye&#8217;nin en büyük özel sermaye fonu Actera ile yatırım ortaklığı anlaşması imzaladık. İş birliği doğrultusunda insan kaynağı, yazılım, donanım altyapıları ve ürün geliştirme yatırımlarını artırarak ürün portföyümüzü genişleterek çeşitlendirmeyi sürdürüyoruz. Haziran 2021 itibarıyla da TCMB onayıyla faaliyet izni kapsamını genişleterek e-para lisansı aldık ve elektronik para faaliyetleri sunmaya başladık. Geçtiğimiz yıl yüzde 118’lik bir büyüme sağladığınızı söylediniz. Peki ya bu yıl sonu için hedefiniz nedir? 2022 yılında yine yüzde 100’ün üzerinde bir büyümeyle 13 milyar TL’lik bir hacme ulaşmayı hedefliyoruz. Bu yılın ilk yarısında yüzde 100 büyüme sağlayarak 5.5 milyar TL’lik işlem hacmine ulaştık. Finansal teknoloji odağında hangi noktalarda çözümler sunuyorsunuz? 12 yılı aşkın sektör tecrübemizle 60.000’den fazla üye iş yerine Sanal POS, Linkle Ödeme, Pazaryeri Çözümü, PayTR NeoPOS, Havale/EFT, Mobil POS ve Abonelik Yöntemi ürünlerimizin yanı sıra Tosla ile Ödeme, Güvenli Kart Saklama, Dövizle Satış gibi alternatif ödeme çözümleri sunuyoruz. PayTR üye iş yerleri, dünyanın her noktasındaki müşterilerinden PayTR aracılığıyla hızlı, kolay ve güvenli bir şekilde ödeme alabilmelerini sağlıyor. Üstelik işletmeler www.paytr.com web sitesi üzerinden online başvurularını gerçekleştirerek sadece 2 saat içinde sanal POS’larını kullanmaya başlayabiliyorlar.   PCI DSS uyumlu altyapı, SSL sertifikalı ödeme sayfaları, Fraud ve Sahtecilik Önleme, 3D Secure güvenlik çözümlerimiz arasında yer alırken, üye iş yerlerimizin hayatlarını daha da kolaylaştırmak ve daha fazla kazanmalarını sağlamak adına 7/24 operasyonel ve teknik destek, özel müşteri temsilcisi, başarılı işlem oranlarını artırmaya yönelik destek servisleri gibi birçok katma değerli hizmet de sunuyoruz. Geliştirme çalışmalarına devam ettiğimiz ve önümüzdeki dönemde müşterilerimizle buluşturacağımız servislerimiz ise Mobil Ödeme, E-Para ve Cüzdan Çözümleri, QR ile Ödeme ve Fiziki POS Hizmetlerinden oluşuyor. Cep telefonlarının POS cihazına dönüşmesi kime, ne gibi avantajlar sağlıyor? 2021’in son günlerinde kullanıma sunduğumuz cep telefonlarını POS cihazına çeviren PayTR NeoPOS ürünümüz, perakende sektöründe ödeme alma aşamasında kolaylık sağlıyor. PayTR üye iş yerleri, Google Play&#8217;den indirebilecekleri PayTR Mağaza uygulaması içinde bulunan mobil ödeme alma özelliği sayesinde, NFC özellikli Android işletim sistemine sahip akıllı telefon ya da tabletlerini bir POS cihazı gibi kullanabiliyor. Böylece, kullanıcıların temassız kartlar ya da cihazlarla yapmak istedikleri ödemeleri kabul edebiliyorlar. Temassız işlem limiti üzerindeki işlemlerde ise kart şifresi girilerek ödeme tamamlanabilirken, üye iş yerleri için herhangi bir POS maliyeti de bulunmuyor. PayTR&#8217;nin teknolojik gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Müşteri deneyimine verdiğimiz önemle üye iş yerlerinin ihtiyaçlarını iyi okuyor, hizmetlerimize yenilerini ekliyor ve bu doğrultuda hızlı geliştirmeler yaparak teknolojik altyapımızı sürekli güncel tutuyoruz. Finansal teknoloji dünyasının yapı taşlarından olan güvenlik alanında ise en iyi teknolojik altyapıları sunuyoruz. PayTR kaç kişiye istihdam sağlıyor? 2021 yılında bir önceki yıla oranla kadromuzu yüzde 72 oranında büyüterek istihdama katkıda bulunduk. Pandemi dönemi en çok alım yaptığımız dönem oldu. Bugün, Türkiye’nin her yerinden 100’ün üzerinde ekip arkadaşımızla sektöre değer katmak için çalışıyoruz. TOBB ‘Türkiye’nin En Hızlı Büyüyen 100 Şirketi’ ve ‘Deloitte Fast 50’ listelerinde yer alan bir şirketsiniz. Bu başarınızı neye borçlusunuz? Dijitalin hayatları kolaylaştırma gücüne ve inovasyonun sonsuzluğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda Türkiye’deki ve dünyadaki ihtiyaçları doğru analiz edip güçlü ve verimli iş birlikleri kuruyoruz. Bu şekilde değerli bir yol kat ettik. Ürettiğimiz teknolojinin hazır olduğuna ve müşterilerimizin bu konuda sorun yaşamadan kesintisiz şekilde hizmet almasına öncelik verdik. Hangi platformlarla iş birliği yapıyorsunuz? Pandemiyle büyüyen e-ticaret alanında yazılım hizmeti veren çeşitli firmalarla iş birliği halindeyiz. Bu yıl dünyanın en büyük hazır e-ticaret platformlarından biri olan Shopify ile de entegrasyonumuzu tamamladık. Bundan böyle PayTR ödeme altyapısını tercih eden Shopify kullanıcıları ihtiyaç duydukları tüm kanallar üzerinden ödeme alma ve yönetme imkânına sahip olacak. Aldığınız yatırım ne kadar? PayTR yüzde 100 yerli sermaye ile kurulan bir şirket. 2021 yılında Türkiye’nin en büyük özel sermaye fonu Actera Group ile imzaladığımız yatırım ortaklığı anlaşmasıyla Actera, PayTR’ın yüzde 60 hissesine sahip oldu. Biz de bu gelişme sonrası Mehmet Sezgin gibi sektörün oyun kurucuları ve finans dünyasından deneyimli isimleri üst yönetim ekiplerimize kattık. Son yıllarda şirketler siber saldırılar nedeniyle büyük kayıplara uğradı. Siz siber saldırılara karşı ne gibi önlemler alıyorsunuz? PayTR olarak güvenlik teknolojilerine değerli yatırımlar yaparak PCI DSS uyumlu altyapımız, SSL sertifikalı ödeme sayfalarımız, Fraud ve Sahtecilik Önleme ve 3D Secure çözümlerimizle müşterilerimize güvenilir bir hizmet sunuyoruz. Inhouse sahtecilik (fraud) önleme sistemi ve uzman monitoring ekiplerimiz, üye işyerlerimizi 7/24 sahteciliğe koruyor. Bugüne kadar fraud önleme başarımızın yüzde 99,4. alternatif güvenlik çözümlerimiz yüzde 0,01 altında Fraud Baz Puanı ile Türkiye (%0,04) ve Avrupa (%0,08) ortalamalarının altında yer alıyor. Riskli gördüğü ödemeler için doğrulama isteyen 3DS doğrulama sistemimizle de riskli ödeme oranını düşürürken, işletmelerin satış dönüşüm oranlarını artıyoruz. Bu sayede müşterilere, hızlı, kolay ve güvenli bir ödeme süreci sunuyoruz.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dijital-hayat-ve-donusumler/paytr-genel-muduru-tarik-tombul-dijitalin-hayatlari-kolaylastirma-gucune-ve-inovasyonun-sonsuzluguna-inaniyoruz">PayTR Genel Müdürü Tarık Tombul: &#8220;Dijitalin hayatları kolaylaştırma gücüne ve inovasyonun sonsuzluğuna inanıyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5 style="text-align: center;"><strong>PayTR Genel Müdürü Tarık Tombul&#8217;la konuştuk.</strong></h5>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-27645 " src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2022/07/paytr_genel-mdr_tark_tombul-1-682x1024.jpg" alt="" width="401" height="602" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2022/07/paytr_genel-mdr_tark_tombul-1-682x1024.jpg 682w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2022/07/paytr_genel-mdr_tark_tombul-1-200x300.jpg 200w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2022/07/paytr_genel-mdr_tark_tombul-1.jpg 945w" sizes="(max-width: 401px) 100vw, 401px" /></p>
<ul>
<li><strong>Tarık Bey, bize PayTR’den bahsedebilir misiniz?</strong></li>
<li>PayTR, 2009 yılında Türk mühendisler tarafından kuruldu ve 26 Nisan 2016 itibarıyla 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında lisanslı bir ödeme kuruluşu oldu. Bugün ise Türkiye’nin en köklü fintek şirketlerinden biri olarak 60.000’in üzerinde üye iş yerine hizmet veriyoruz. 2021 yılında üye iş yeri adedimiz yüzde 21 oranında arttı. Yine 2021’de yüzde 118 büyüme sağlayarak, yılı 6,5 milyar TL hacimle kapattık. Sektörün genelinde kârlılık oranları düşüyor olsa da büyümeyi aynı hızla sürdürüyor olmak, bizi 2025 hedeflerimiz açısından oldukça motive ediyor. 2021 yılında Türkiye&#8217;nin en büyük özel sermaye fonu Actera ile yatırım ortaklığı anlaşması imzaladık. İş birliği doğrultusunda insan kaynağı, yazılım, donanım altyapıları ve ürün geliştirme yatırımlarını artırarak ürün portföyümüzü genişleterek çeşitlendirmeyi sürdürüyoruz. Haziran 2021 itibarıyla da TCMB onayıyla faaliyet izni kapsamını genişleterek e-para lisansı aldık ve elektronik para faaliyetleri sunmaya başladık.</li>
<li><strong>Geçtiğimiz yıl yüzde 118’lik bir büyüme sağladığınızı söylediniz. Peki ya bu yıl sonu için hedefiniz nedir?</strong></li>
<li>2022 yılında yine yüzde 100’ün üzerinde bir büyümeyle 13 milyar TL’lik bir hacme ulaşmayı hedefliyoruz. Bu yılın ilk yarısında yüzde 100 büyüme sağlayarak 5.5 milyar TL’lik işlem hacmine ulaştık.</li>
<li><strong>Finansal teknoloji odağında hangi noktalarda çözümler sunuyorsunuz?</strong></li>
<li>12 yılı aşkın sektör tecrübemizle 60.000’den fazla üye iş yerine Sanal POS, Linkle Ödeme, Pazaryeri Çözümü, PayTR NeoPOS, Havale/EFT, Mobil POS ve Abonelik Yöntemi ürünlerimizin yanı sıra Tosla ile Ödeme, Güvenli Kart Saklama, Dövizle Satış gibi alternatif ödeme çözümleri sunuyoruz. PayTR üye iş yerleri, dünyanın her noktasındaki müşterilerinden PayTR aracılığıyla hızlı, kolay ve güvenli bir şekilde ödeme alabilmelerini sağlıyor. Üstelik işletmeler www.paytr.com web sitesi üzerinden online başvurularını gerçekleştirerek sadece 2 saat içinde sanal POS’larını kullanmaya başlayabiliyorlar.   PCI DSS uyumlu altyapı, SSL sertifikalı ödeme sayfaları, Fraud ve Sahtecilik Önleme, 3D Secure güvenlik çözümlerimiz arasında yer alırken, üye iş yerlerimizin hayatlarını daha da kolaylaştırmak ve daha fazla kazanmalarını sağlamak adına 7/24 operasyonel ve teknik destek, özel müşteri temsilcisi, başarılı işlem oranlarını artırmaya yönelik destek servisleri gibi birçok katma değerli hizmet de sunuyoruz. Geliştirme çalışmalarına devam ettiğimiz ve önümüzdeki dönemde müşterilerimizle buluşturacağımız servislerimiz ise Mobil Ödeme, E-Para ve Cüzdan Çözümleri, QR ile Ödeme ve Fiziki POS Hizmetlerinden oluşuyor.</li>
<li><strong>Cep telefonlarının POS cihazına dönüşmesi kime, ne gibi avantajlar sağlıyor? </strong></li>
<li>2021’in son günlerinde kullanıma sunduğumuz cep telefonlarını POS cihazına çeviren PayTR NeoPOS ürünümüz, perakende sektöründe ödeme alma aşamasında kolaylık sağlıyor. PayTR üye iş yerleri, Google Play&#8217;den indirebilecekleri PayTR Mağaza uygulaması içinde bulunan mobil ödeme alma özelliği sayesinde, NFC özellikli Android işletim sistemine sahip akıllı telefon ya da tabletlerini bir POS cihazı gibi kullanabiliyor. Böylece, kullanıcıların temassız kartlar ya da cihazlarla yapmak istedikleri ödemeleri kabul edebiliyorlar. Temassız işlem limiti üzerindeki işlemlerde ise kart şifresi girilerek ödeme tamamlanabilirken, üye iş yerleri için herhangi bir POS maliyeti de bulunmuyor.</li>
<li><strong>PayTR&#8217;nin teknolojik gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></li>
<li>Müşteri deneyimine verdiğimiz önemle üye iş yerlerinin ihtiyaçlarını iyi okuyor, hizmetlerimize yenilerini ekliyor ve bu doğrultuda hızlı geliştirmeler yaparak teknolojik altyapımızı sürekli güncel tutuyoruz. Finansal teknoloji dünyasının yapı taşlarından olan güvenlik alanında ise en iyi teknolojik altyapıları sunuyoruz.</li>
<li><strong>PayTR kaç kişiye istihdam sağlıyor? </strong></li>
<li>2021 yılında bir önceki yıla oranla kadromuzu yüzde 72 oranında büyüterek istihdama katkıda bulunduk. Pandemi dönemi en çok alım yaptığımız dönem oldu. Bugün, Türkiye’nin her yerinden 100’ün üzerinde ekip arkadaşımızla sektöre değer katmak için çalışıyoruz.</li>
<li><strong>TOBB ‘Türkiye’nin En Hızlı Büyüyen 100 Şirketi’ ve ‘Deloitte Fast 50’ listelerinde yer alan bir şirketsiniz. Bu başarınızı neye borçlusunuz?</strong></li>
<li>Dijitalin hayatları kolaylaştırma gücüne ve inovasyonun sonsuzluğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda Türkiye’deki ve dünyadaki ihtiyaçları doğru analiz edip güçlü ve verimli iş birlikleri kuruyoruz. Bu şekilde değerli bir yol kat ettik. Ürettiğimiz teknolojinin hazır olduğuna ve müşterilerimizin bu konuda sorun yaşamadan kesintisiz şekilde hizmet almasına öncelik verdik.</li>
<li><strong>Hangi platformlarla iş birliği yapıyorsunuz?</strong></li>
<li>Pandemiyle büyüyen e-ticaret alanında yazılım hizmeti veren çeşitli firmalarla iş birliği halindeyiz. Bu yıl dünyanın en büyük hazır e-ticaret platformlarından biri olan Shopify ile de entegrasyonumuzu tamamladık. Bundan böyle PayTR ödeme altyapısını tercih eden Shopify kullanıcıları ihtiyaç duydukları tüm kanallar üzerinden ödeme alma ve yönetme imkânına sahip olacak.</li>
<li><strong>Aldığınız yatırım ne kadar?</strong></li>
<li>PayTR yüzde 100 yerli sermaye ile kurulan bir şirket. 2021 yılında Türkiye’nin en büyük özel sermaye fonu Actera Group ile imzaladığımız yatırım ortaklığı anlaşmasıyla Actera, PayTR’ın yüzde 60 hissesine sahip oldu. Biz de bu gelişme sonrası Mehmet Sezgin gibi sektörün oyun kurucuları ve finans dünyasından deneyimli isimleri üst yönetim ekiplerimize kattık.</li>
<li><strong>Son yıllarda şirketler siber saldırılar nedeniyle büyük kayıplara uğradı. Siz siber saldırılara karşı ne gibi önlemler alıyorsunuz?</strong></li>
<li>PayTR olarak güvenlik teknolojilerine değerli yatırımlar yaparak PCI DSS uyumlu altyapımız, SSL sertifikalı ödeme sayfalarımız, Fraud ve Sahtecilik Önleme ve 3D Secure çözümlerimizle müşterilerimize güvenilir bir hizmet sunuyoruz. Inhouse sahtecilik (fraud) önleme sistemi ve uzman monitoring ekiplerimiz, üye işyerlerimizi 7/24 sahteciliğe koruyor. Bugüne kadar fraud önleme başarımızın yüzde 99,4. alternatif güvenlik çözümlerimiz yüzde 0,01 altında Fraud Baz Puanı ile Türkiye (%0,04) ve Avrupa (%0,08) ortalamalarının altında yer alıyor. Riskli gördüğü ödemeler için doğrulama isteyen 3DS doğrulama sistemimizle de riskli ödeme oranını düşürürken, işletmelerin satış dönüşüm oranlarını artıyoruz. Bu sayede müşterilere, hızlı, kolay ve güvenli bir ödeme süreci sunuyoruz.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dijital-hayat-ve-donusumler/paytr-genel-muduru-tarik-tombul-dijitalin-hayatlari-kolaylastirma-gucune-ve-inovasyonun-sonsuzluguna-inaniyoruz">PayTR Genel Müdürü Tarık Tombul: &#8220;Dijitalin hayatları kolaylaştırma gücüne ve inovasyonun sonsuzluğuna inanıyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">27643</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Mobilexpress CEO&#8217;su Emre Güzer: &#8220;Türkiye’deki tüm online ödemelerin %15’inden fazlasını üstlenebilen bir şirketiz&#8221;</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dijital-hayat-ve-donusumler/mobilexpress-ceosu-emre-guzer-turkiyedeki-tum-online-odemelerin-inden-fazlasini-ustlenebilen-bir-sirketiz</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Jul 2022 15:39:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Hayat ve Dönüşümler]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Güzer]]></category>
		<category><![CDATA[Lidio]]></category>
		<category><![CDATA[mobil algılama]]></category>
		<category><![CDATA[MobilExpress]]></category>
		<category><![CDATA[online ödeme]]></category>
		<category><![CDATA[sahtecilik]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=27560</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mobilexpress CEO, Lidio Kurucu Ortak &#38; CEO&#8217;su Emre Güzer ile konuştuk. Mobilexpress bugün hangi noktada? Finansal büyüklüğünüz ve aldığınız yatırım miktarı nedir?  2011 yılında kurulan Mobilexpress, özellikle 2013 ve 2014 yıllarında yaptığı atılımlar ile bugün sunduğu servislerin temellerini attı. 2020 yılının Temmuz ayında Collective Spark liderliğinde 2 milyon dolar yatırım aldı. Böylelikle yeni finansal teknoloji girişimimiz olacak Lidio markasının temellerini attık ve yeni nesil servislerimizle birlikte T.C. Merkez Bankası’na lisans başvurumuzu 2020 yılında tamamladık. 2021 yılının tamamına baktığımızda 2020’ye kıyasla yüzde 42 büyüme kaydettik ve toplam hacmimiz 30 milyar TL’yi geçti. Mobilexpress olarak hangi konularda çözümler sunuyorsunuz? Mobilexpress olarak online ödeme geçidi, akıllı işlem yönlendirme, kart saklama, sahtecilik önleme gibi yapay zeka destekli birçok servisi, ihtiyaç duyabilecek tüm banka ve ödeme kuruluşlarına entegre çalışan platformumuz aracılığıyla işletme ve kullanıcılarımıza sunuyoruz. Halihazırda Türkiye’nin önde gelen e-Ticaret, Perakende, Sigorta ve Telekom şirketlerine özel servisler geliştiriyoruz. Yakın zamanda, tamamen pandemi döneminde inşa ettiğimiz markamız olan Lidio’nun da lisans almasıyla birlikte sadece işyerlerinin lokal ve global ihtiyaçlarına yönelik değil, aynı zamanda dokunduğumuz milyonlarca bireysel tüketiciye de çok kanallı pürüzsüz ödeme deneyimleri yaşayabilecekleri servislerimizi kullanıma sunacağız. 2021 yılının kampanyalar dönemi olarak da bilinen kasım ayında tüm Türkiye’deki online ödemelerin yüzde 25’inden fazlasını tek başına Mobilexpress platformu yüklendi. Lidio’nun da üzerinde yükseleceği bu platform, teknolojisi ve ölçeklenebilirliğiyle bize güven veriyor. Bugün dünyada kaç kişi/kurum sizin hizmetlerinizden faydalanıyor? Kayıtlı kullanıcı sayısı kaç? Mobilexpress, Türkiye’deki tüm online ödemelerin yüzde 15’inden fazlasını üstlenebilen, teknolojisi ve insan kaynakları ile fark yaratan bir şirket. 54 milyon kayıtlı karta, aylık 16 milyondan fazla işlem adedine ve 1,7 milyondan fazla kart havuzuna ev sahipliği yapan Mobilexpress olarak, 2021 yılında toplam 170 milyon başarılı işleme aracılık ettik, dakikada 44.000 adet işlemle sınırları zorladığımız bir performans ortaya koyduk. Kısa-uzun vadeli hedefleriniz neler? Kurulduğumuz günden bu yana, 3 haneli büyüme kaydediyoruz. Lidio’nun da hayatımıza girmesiyle birlikte bu yılı 5 katlık bir büyüme ile kapatıp önümüzdeki yıl da 250 milyon TL gelir yaratma hedefimiz var. Ayrıca ekibimiz de büyümeye devam edecek ve platformumuz bahsettiğimiz düzenlemelerin de desteği ile birlikte yeni nesil bir finansal teknoloji girişimine evrilecek. Halihazırda yüz milyonlarca işleme aracılık eden platformumuz, birlikte çalıştığımız işletmelerin tahsilatlarında sınırsız özgürlük vaad ederken yine platformumuz aracılığıyla dokunduğumuz milyonlarca tüketiciye de pürüzsüz bir ödeme deneyimi yaşatacağız. Sınırlararası e-Ticaret en çok önem verdiğimiz konulardan bir tanesi. Bu alanda dünyanın en büyük oyuncuları ile yaptığımız anlaşmalar vesilesiyle Türkiye’den birçok global oyuncu çıkarabilmeyi arzu ediyoruz. Yine bu anlaşmalar sayesinde dünyanın en büyük işletmelerine de Lidio olarak yine uçtan uca servisler götüreceğiz. Ayrıca 2022 yılını gelirlerimiz anlamında 10 kata yakın bir büyümeyle kapatacağız. Yine işbirlikleri tarafına baktığımızda Türkiye’nin köklü bankalarından bir tanesi ile bugüne kadar benzeri yapılmamış bir işbirliğini ayağa kaldıracağız. Bunu da 2022’nin dördüncü çeyreğinde açıklamayı planlıyoruz. Bu minvalde yeni dönemde yapmayı planladığımız yatırım tutarının 100 milyon TL’nin üzerinde olmasını hedefliyoruz. Çözüm yöntemleriniz sayesinde müşterilerinize %10’luk ciro artışı vadediyorsunuz. Bunun arkasında ne var? Şirketlerin ciro artışını nasıl sağlıyorsunuz? Bizimle birlikte çalışan işletmelere olan taahhüdümüz ödemelere ilişkin tüm karmaşık süreçleri bize bırakmaları yönünde. Ödemeler dünyasını çok iyi bilen bir ekibe ve bunun paralelinde dünya standartlarında teknik yeterliliğe sahibiz. Konusunda uzman ekibimizin geliştirdiği yenilikçi servisler ile dünyada da yeni yeni örneklerini görmeye başladığımız birçok servisi, uzun yıllardır işletmelerimizin ve dolayısıyla işletmelerimizden alışveriş yapan tüketicilerin hizmetine sunuyoruz. Örneğin Türkiye’de geliştirdiğimiz akıllı işlem yönlendirme servisi ile ödeme esnasında hataları minimuma indirirken, Tek Tıkla Ödeme, senkron veya asenkron çalışan alternatif ödeme yöntemleri ile ödeme deneyimini daha pürüzsüz bir hale getiriyor ve saniyeler içerisinde sonlandırıyoruz. Sınırlar arası e-ticareti artırmak için geliştirdiğimiz Cross Border çözümlerimiz ile de işletmelerimizin dünyanın herhangi bir yerine satış yaparken, o bölgeye özel ödeme yöntemleri ile tahsilat yapabilmesine ve ödemelerini alabilmesine aracılık ediyoruz. Fraud filtresi kullandığınızı görüyoruz. Bu ne işe yarıyor? Bununla birlikte siber saldırılara karşı başka ne gibi önlemler alıyorsunuz? Yapay zekâyı nasıl kullanıyorsunuz? Tamamen Türkiye’de geliştirdiğimiz fraud (sahtecilik önleme) araçlarımız ile milyonlarca işlemi gerçek zamanlı olarak analiz eden bir platforma ve bu araçlarca “fraud” olarak işaretlenen işlemleri yine anlık olarak gözlemleyen fraud analistlerine sahibiz. Bu ürünün ve sunucularımızın tamamen Türkiye’de, KVKK ve 6493 sayılı kanun kapsamında faaliyet göstermesi ile birlikte özellikle bulutta hizmet veren ve/veya fraud araçlarını yurtdışında şirketlere outsource eden ödeme kuruluşlarına göre farklı bir yere koyuyor bizi. Çok daha hızlı ve yüksek oranda sahtecilik yakalama oranı, işletmelerimize sunduğumuz taahhütlerimizden birisi. Kabaca bir rakam vermek gerekirse; aylık ortalama 100.000 TL fraud nedenli kayba uğrayan bir işletme Mobilexpress ve Lidio servisleri ile bu kaybı 3-4.000 TL seviyelerine çekebiliyor. Bu kaybı neredeyse ortadan kaldırmamızın yanı sıra yapay zeka ve diğer dönüşüm oranı artırıcı servislerimiz ile birlikte işyerlerimizin dönüşüm oranlarında da yukarı yönlü artış kaydedilmesini sağlıyoruz. Mobilexpress bünyesinde fraud konusunda çalışan ekibimiz hem banka hem de ödeme kuruluşu tecrübesine sahip çok donanımlı kişilerden oluşuyor. İşlemleri de yapay zeka destekli servislerle 7/24 ve anlık olarak izliyoruz. Sunduğumuz hizmette en büyük motivasyonumuz, iş yerlerimizin sağladığı hizmetlerin güvenliği. Onların asıl işleri olan büyümeye odaklanmalarına vesile oluyor enerjilerini sahtecilik, fraud, chargeback gibi operasyonel işlere harcamamalarını sağlıyoruz.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dijital-hayat-ve-donusumler/mobilexpress-ceosu-emre-guzer-turkiyedeki-tum-online-odemelerin-inden-fazlasini-ustlenebilen-bir-sirketiz">Mobilexpress CEO&#8217;su Emre Güzer: &#8220;Türkiye’deki tüm online ödemelerin %15’inden fazlasını üstlenebilen bir şirketiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><strong>Mobilexpress CEO, Lidio Kurucu Ortak &amp; CEO&#8217;su Emre Güzer ile konuştuk.</strong></p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-27561 size-large" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2022/07/lidio_ceo_emre_guzer_1-1-1024x683.jpg" alt="" width="730" height="487" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2022/07/lidio_ceo_emre_guzer_1-1-1024x683.jpg 1024w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2022/07/lidio_ceo_emre_guzer_1-1-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 730px) 100vw, 730px" /></p></blockquote>
<ul>
<li><strong>Mobilexpress bugün hangi noktada? Finansal büyüklüğünüz ve aldığınız yatırım miktarı nedir? </strong></li>
<li>2011 yılında kurulan Mobilexpress, özellikle 2013 ve 2014 yıllarında yaptığı atılımlar ile bugün sunduğu servislerin temellerini attı. 2020 yılının Temmuz ayında Collective Spark liderliğinde 2 milyon dolar yatırım aldı. Böylelikle yeni finansal teknoloji girişimimiz olacak Lidio markasının temellerini attık ve yeni nesil servislerimizle birlikte T.C. Merkez Bankası’na lisans başvurumuzu 2020 yılında tamamladık. 2021 yılının tamamına baktığımızda 2020’ye kıyasla yüzde 42 büyüme kaydettik ve toplam hacmimiz 30 milyar TL’yi geçti.</li>
<li><strong>Mobilexpress olarak hangi konularda çözümler sunuyorsunuz?</strong></li>
<li>Mobilexpress olarak online ödeme geçidi, akıllı işlem yönlendirme, kart saklama, sahtecilik önleme gibi yapay zeka destekli birçok servisi, ihtiyaç duyabilecek tüm banka ve ödeme kuruluşlarına entegre çalışan platformumuz aracılığıyla işletme ve kullanıcılarımıza sunuyoruz. Halihazırda Türkiye’nin önde gelen e-Ticaret, Perakende, Sigorta ve Telekom şirketlerine özel servisler geliştiriyoruz. Yakın zamanda, tamamen pandemi döneminde inşa ettiğimiz markamız olan Lidio’nun da lisans almasıyla birlikte sadece işyerlerinin lokal ve global ihtiyaçlarına yönelik değil, aynı zamanda dokunduğumuz milyonlarca bireysel tüketiciye de çok kanallı pürüzsüz ödeme deneyimleri yaşayabilecekleri servislerimizi kullanıma sunacağız. 2021 yılının kampanyalar dönemi olarak da bilinen kasım ayında tüm Türkiye’deki online ödemelerin yüzde 25’inden fazlasını tek başına Mobilexpress platformu yüklendi. Lidio’nun da üzerinde yükseleceği bu platform, teknolojisi ve ölçeklenebilirliğiyle bize güven veriyor.</li>
<li><strong>Bugün dünyada kaç kişi/kurum sizin hizmetlerinizden faydalanıyor? Kayıtlı kullanıcı sayısı kaç?</strong></li>
<li>Mobilexpress, Türkiye’deki tüm online ödemelerin yüzde 15’inden fazlasını üstlenebilen, teknolojisi ve insan kaynakları ile fark yaratan bir şirket. 54 milyon kayıtlı karta, aylık 16 milyondan fazla işlem adedine ve 1,7 milyondan fazla kart havuzuna ev sahipliği yapan Mobilexpress olarak, 2021 yılında toplam 170 milyon başarılı işleme aracılık ettik, dakikada 44.000 adet işlemle sınırları zorladığımız bir performans ortaya koyduk.</li>
<li><strong>Kısa-uzun vadeli hedefleriniz neler?</strong></li>
<li>Kurulduğumuz günden bu yana, 3 haneli büyüme kaydediyoruz. Lidio’nun da hayatımıza girmesiyle birlikte bu yılı 5 katlık bir büyüme ile kapatıp önümüzdeki yıl da 250 milyon TL gelir yaratma hedefimiz var. Ayrıca ekibimiz de büyümeye devam edecek ve platformumuz bahsettiğimiz düzenlemelerin de desteği ile birlikte yeni nesil bir finansal teknoloji girişimine evrilecek. Halihazırda yüz milyonlarca işleme aracılık eden platformumuz, birlikte çalıştığımız işletmelerin tahsilatlarında sınırsız özgürlük vaad ederken yine platformumuz aracılığıyla dokunduğumuz milyonlarca tüketiciye de pürüzsüz bir ödeme deneyimi yaşatacağız. Sınırlararası e-Ticaret en çok önem verdiğimiz konulardan bir tanesi. Bu alanda dünyanın en büyük oyuncuları ile yaptığımız anlaşmalar vesilesiyle Türkiye’den birçok global oyuncu çıkarabilmeyi arzu ediyoruz. Yine bu anlaşmalar sayesinde dünyanın en büyük işletmelerine de Lidio olarak yine uçtan uca servisler götüreceğiz. Ayrıca 2022 yılını gelirlerimiz anlamında 10 kata yakın bir büyümeyle kapatacağız. Yine işbirlikleri tarafına baktığımızda Türkiye’nin köklü bankalarından bir tanesi ile bugüne kadar benzeri yapılmamış bir işbirliğini ayağa kaldıracağız. Bunu da 2022’nin dördüncü çeyreğinde açıklamayı planlıyoruz. Bu minvalde yeni dönemde yapmayı planladığımız yatırım tutarının 100 milyon TL’nin üzerinde olmasını hedefliyoruz.</li>
<li><strong>Çözüm yöntemleriniz sayesinde müşterilerinize %10’luk ciro artışı vadediyorsunuz. Bunun arkasında ne var? Şirketlerin ciro artışını nasıl sağlıyorsunuz?</strong></li>
<li>Bizimle birlikte çalışan işletmelere olan taahhüdümüz ödemelere ilişkin tüm karmaşık süreçleri bize bırakmaları yönünde. Ödemeler dünyasını çok iyi bilen bir ekibe ve bunun paralelinde dünya standartlarında teknik yeterliliğe sahibiz. Konusunda uzman ekibimizin geliştirdiği yenilikçi servisler ile dünyada da yeni yeni örneklerini görmeye başladığımız birçok servisi, uzun yıllardır işletmelerimizin ve dolayısıyla işletmelerimizden alışveriş yapan tüketicilerin hizmetine sunuyoruz. Örneğin Türkiye’de geliştirdiğimiz akıllı işlem yönlendirme servisi ile ödeme esnasında hataları minimuma indirirken, Tek Tıkla Ödeme, senkron veya asenkron çalışan alternatif ödeme yöntemleri ile ödeme deneyimini daha pürüzsüz bir hale getiriyor ve saniyeler içerisinde sonlandırıyoruz. Sınırlar arası e-ticareti artırmak için geliştirdiğimiz Cross Border çözümlerimiz ile de işletmelerimizin dünyanın herhangi bir yerine satış yaparken, o bölgeye özel ödeme yöntemleri ile tahsilat yapabilmesine ve ödemelerini alabilmesine aracılık ediyoruz.</li>
<li><strong>Fraud filtresi kullandığınızı görüyoruz. Bu ne işe yarıyor? Bununla birlikte siber saldırılara karşı başka ne gibi önlemler alıyorsunuz? </strong><strong>Yapay zekâyı nasıl kullanıyorsunuz?</strong></li>
<li>Tamamen Türkiye’de geliştirdiğimiz fraud (sahtecilik önleme) araçlarımız ile milyonlarca işlemi gerçek zamanlı olarak analiz eden bir platforma ve bu araçlarca “fraud” olarak işaretlenen işlemleri yine anlık olarak gözlemleyen fraud analistlerine sahibiz. Bu ürünün ve sunucularımızın tamamen Türkiye’de, KVKK ve 6493 sayılı kanun kapsamında faaliyet göstermesi ile birlikte özellikle bulutta hizmet veren ve/veya fraud araçlarını yurtdışında şirketlere outsource eden ödeme kuruluşlarına göre farklı bir yere koyuyor bizi. Çok daha hızlı ve yüksek oranda sahtecilik yakalama oranı, işletmelerimize sunduğumuz taahhütlerimizden birisi. Kabaca bir rakam vermek gerekirse; aylık ortalama 100.000 TL fraud nedenli kayba uğrayan bir işletme Mobilexpress ve Lidio servisleri ile bu kaybı 3-4.000 TL seviyelerine çekebiliyor. Bu kaybı neredeyse ortadan kaldırmamızın yanı sıra yapay zeka ve diğer dönüşüm oranı artırıcı servislerimiz ile birlikte işyerlerimizin dönüşüm oranlarında da yukarı yönlü artış kaydedilmesini sağlıyoruz. Mobilexpress bünyesinde fraud konusunda çalışan ekibimiz hem banka hem de ödeme kuruluşu tecrübesine sahip çok donanımlı kişilerden oluşuyor. İşlemleri de yapay zeka destekli servislerle 7/24 ve anlık olarak izliyoruz. Sunduğumuz hizmette en büyük motivasyonumuz, iş yerlerimizin sağladığı hizmetlerin güvenliği. Onların asıl işleri olan büyümeye odaklanmalarına vesile oluyor enerjilerini sahtecilik, fraud, chargeback gibi operasyonel işlere harcamamalarını sağlıyoruz.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dijital-hayat-ve-donusumler/mobilexpress-ceosu-emre-guzer-turkiyedeki-tum-online-odemelerin-inden-fazlasini-ustlenebilen-bir-sirketiz">Mobilexpress CEO&#8217;su Emre Güzer: &#8220;Türkiye’deki tüm online ödemelerin %15’inden fazlasını üstlenebilen bir şirketiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">27560</post-id>	</item>
		<item>
		<title>PayTR 2022&#8217;in ilk altı ayında iki kat büyüdü</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dijital-hayat-ve-donusumler/paytr-2022in-ilk-alti-ayinda-iki-kat-buyudu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Jul 2022 13:38:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Hayat ve Dönüşümler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=27489</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk mühendislerinin geliştirdiği yenilikçi ürün ve çözümler sunan ödeme kuruluşu PayTR, 2022 yılının ilk altı ayında işlem hacminde yüzde 103, işlem adedinde ise yüzde 17 büyüdü. PayTR&#8217;ın yıl sonu hedefi ise 13 milyar liralık hacme ulaşmak. Sektörde 13 yıldır başarılara imza atan ve aldığı yatırımla daha da güçlenen PayTR, 2022 yılının ilk altı ayında da büyümesine devam etti. 2022 yılının ilk yarısında işlem hacminde yüzde 103, işlem adedinde yüzde 17 artış görülürken, PayTR&#8217;ın üye iş yeri sayısı ise 60 binin üzerine ulaştı. İşlem adedi bazında 2022 yılında en çok harcama yapan ilk 5 il geçtiğimiz yıl olduğu gibi yine sırasıyla İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa ve Antalya oldu. İlk altı ayda alışverişlerin yüzde 59&#8217;u erkek, yüzde 41&#8217;i ise kadın tüketiciler tarafından yapılırken, alışverişlerde yüzde 79 mobil, yüzde 25 desktop ve yüzde 0,41 tablet kullanımı tercih edildi. Çok yönlü bir FinTech şirketi olarak yeni ürün ve hizmetleriyle 2022&#8217;de de hızla büyümeye devam ettiklerini belirten PayTR Genel Müdürü Tarık Tombul; “Sektördeki etkimizi artırmaya ve hayatları kolaylaştırmaya devam edeceğiz. Bununla birlikte yazılım ve donanımsal yatırımlarımızı da artıracağız. Tüm ödeme yöntemlerini PayTR çatısı altında toplayarak, üye işyerlerimizin ödeme süreçlerini tek noktadan yöneterek, zamandan ve maliyetlerinden tasarruf etmelerini sağlayacak altyapıyı oluşturmaya hazırlanıyoruz. PayTR olarak 2022 yılındaki hedefimiz 13 milyar liralık hacme ulaşmak” dedi.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dijital-hayat-ve-donusumler/paytr-2022in-ilk-alti-ayinda-iki-kat-buyudu">PayTR 2022&#8217;in ilk altı ayında iki kat büyüdü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk mühendislerinin geliştirdiği yenilikçi ürün ve çözümler sunan ödeme kuruluşu PayTR, 2022 yılının ilk altı ayında işlem hacminde yüzde 103, işlem adedinde ise yüzde 17 büyüdü. PayTR&#8217;ın yıl sonu hedefi ise 13 milyar liralık hacme ulaşmak.</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-27491 alignright" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2022/07/adsz-5.png" alt="" width="205" height="160" />Sektörde 13 yıldır başarılara imza atan ve aldığı yatırımla daha da güçlenen PayTR, 2022 yılının ilk altı ayında da büyümesine devam etti. 2022 yılının ilk yarısında işlem hacminde yüzde 103, işlem adedinde yüzde 17 artış görülürken, PayTR&#8217;ın üye iş yeri sayısı ise 60 binin üzerine ulaştı.</p>
<p>İşlem adedi bazında 2022 yılında en çok harcama yapan ilk 5 il geçtiğimiz yıl olduğu gibi yine sırasıyla İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa ve Antalya oldu. İlk altı ayda alışverişlerin yüzde 59&#8217;u erkek, yüzde 41&#8217;i ise kadın tüketiciler tarafından yapılırken, alışverişlerde yüzde 79 mobil, yüzde 25 desktop ve yüzde 0,41 tablet kullanımı tercih edildi.</p>
<p>Çok yönlü bir FinTech şirketi olarak yeni ürün ve hizmetleriyle 2022&#8217;de de hızla büyümeye devam ettiklerini belirten PayTR Genel Müdürü Tarık Tombul; “Sektördeki etkimizi artırmaya ve hayatları kolaylaştırmaya devam edeceğiz. Bununla birlikte yazılım ve donanımsal yatırımlarımızı da artıracağız. Tüm ödeme yöntemlerini PayTR çatısı altında toplayarak, üye işyerlerimizin ödeme süreçlerini tek noktadan yöneterek, zamandan ve maliyetlerinden tasarruf etmelerini sağlayacak altyapıyı oluşturmaya hazırlanıyoruz. PayTR olarak 2022 yılındaki hedefimiz 13 milyar liralık hacme ulaşmak” dedi.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dijital-hayat-ve-donusumler/paytr-2022in-ilk-alti-ayinda-iki-kat-buyudu">PayTR 2022&#8217;in ilk altı ayında iki kat büyüdü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">27489</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dijitalleşen dünyada ve Türkiye’de finansın yeni yüzü: Fintech</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dijital-hayat-ve-donusumler/dijitallesen-dunyada-ve-turkiyede-finansin-yeni-yuzu-fintech</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Jul 2022 10:14:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Hayat ve Dönüşümler]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=27439</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayatımızın her alanı dijitalleşiyor. Finans da bundan nasibini alıyor. Ancak konuyla ilgili bazı kafa karışıklıkları var. Bu noktada bazı temel soruları sormamız gerekiyor: Fintech, DAO ve DeFi gibi kavramlar ne anlama geliyor? Bunlar geleneksel bankacılığa rakip mi yoksa bir iş birliği mi söz konusu? Türkiye dijital finans teknolojilerinde nerede? Farklı soru başlıkları altında inceledik, uzmanlarıyla konuştuk. Büyük para (big money) halen geleneksel bankacılık endüstrisinde ve onun multi-trilyon dolarlık piyasasında işlem görüyor. Bu durum asırları aşan bir süredir böyle olsa da ilk defa geleneksel aktörlerin tahtını sarsabilecek bir aday geldi; Dünyadaki yatırım değeri 210,1 milyar dolara ulaşan Fintech’ten bahsediyoruz. Dijitalleşen dünyanın, dijitalleşen finansından&#8230; Fintech ne anlama geliyor? Finansal teknoloji (Fintech) ifadesi, finansal hizmetlerin sunumunu ve kullanımını iyileştirmeyi amaçlayan yeni teknolojiyi tanımlamak için kullanılıyor. Bu alan, şirketlerin, işletme sahiplerinin ve bireylerin finansal operasyon ve süreçlerini daha iyi yönetmelerine yardımcı oluyor. Bunu yaparken de bilgisayar ve mobil cihazlarda özel yazılım/algoritmalar kullanılıyor. Şunu da belirtmekte yarar var: Fintech en çok kripto paralarla özdeşleştiriliyor. Buna karşın fintech, sadece kripto para demek değil, daha kapsamlı bir alana yayılıyor. (Buna karşın kripto paralar, fintech çatısı altında bulunuyor.) Fintech nasıl ortaya çıktı? Fintech’in ortaya çıkışı da daha yeni sayılır; Türkiye’de fintech pazarını uzun süredir takip eden ve bu konuda öncü çalışmaları bulunan Soner Canko, bundan sadece 10 sene kadar önce Fintech denildiğinde, aklına finans sektörünün içinde kullanılan teknolojilerin geldiğini söylüyor. Mesela 1960’ların sonundan beri hayatımızda olan ATM’ler ve 1980’lerden beri hayatımızda olan POS cihazları… Fintech kavramı, son 10 yıldır bunlardan farklı bir içerikle gündeme gelmeye başlamış durumda. Finans sektöründe faaliyet gösteren banka dışı kurumların, bu süreçte gelişen teknolojiyle birlikte kendi iş modellerini yürürlüğe koyduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bugün itibarıyla fintech denildiğinde, gerek start-up gerekse diğer oyuncularla birlikte banka dışı kurumların, yüksek teknolojiyi kullanarak finansal sektöre girmelerini anlıyoruz. Dünyada son kırk yıldır süren bir “dijitalleşme evrimi” olduğunu söyleyen yazar Turan Sert de fintech’i, “geleneksel finans kurumlarının, teknolojinin de yardımıyla sundukları hizmetleri son kullanıcıların istekleri doğrultusunda geliştirmeleri” olarak düşünebileceğimizi söylüyor. Tim Danışmanlık’tan Dr. Vedat Güven ise konvansiyonel finans kurumlarının sağlayamadığı müşteri memnuniyeti ve müşteri tatminini, teknolojinin yardımıyla sağlayan ürün ve hizmetleri sunan yapı olarak tanımlıyor fintech’i. Niçin Fintech’e ihtiyaç duyuldu? Güven’e göre bir bankanın, ürün yelpazesindeki tüm ürünleri, hızlı, ucuz ve tercihen bedava, basit bir şekilde, mahremiyeti koruyarak ve güvenlikli bir şekilde sunması gerekiyor. Büyük bir yapı içerisinde bunu sağlamak hem zor hem maliyetli. “Kaldı ki,” diyor Güven, “yeni doğan ihtiyaç ve beklentileri karşılayacak şekilde dönüşümü gecikmeden yapabilecek manevra kabiliyetinin de haliyle düşük olması beklenir.” Fintech’lerin burada devreye girdiğini söyleyen Güven, şu şekilde devam ediyor: “Bir fintech, bir ürün ve hizmeti, teknolojinin yardımıyla çok hızlı ve ucuz sunabiliyor müşterilere. Bankaların güvenilir olması ve dağıtım kanallarınızı yaygın olması ve müşteri alışkanlıklar şimdilik bankalar lehinde olmakla beraber bu hususların önemi her geçen gün azalıyor.” Ezcümle, fintech’in tarihsel gelişim sürecinde dijital müşterilerin beklentilerinin daha iyi anlaşılıp karşılanması ihtiyacı öne çıkıyor. Canko’ya göre geleneksel kurumların, zaman içinde düştüğü en büyük hata, “müşteri odaklılığı” kaybedip “ürün ve marka odaklı” hale gelmeleri: “Kullanıcı ihtiyaçları değiştiği için bu ihtiyaçları daha iyi analiz eden, dijital müşteriyi çözen finansal teknoloji şirketleriyle yeni bir döneme girildi.” Fintech’in genişleyen hedef kitlesi Bununla paralel olarak Fintech’in hedef kitlesi de genişliyor; bireysel fon ve yatırım yönetiminden bankaların finans sistemlerine kadar farklı sektörleri ve endüstrileri kapsıyor. Yeni pazarlar yaratarak ve geleneksel pazarları dönüştürerek çalışan fintech’ler, start-up’lar sayesinde finansal kapsayıcılığı genişletme ve operasyonel maliyetleri azaltma avantajları sağlıyor. Bunu yaparken de adından da anlaşılacağı üzere teknolojiyi kullanıyor. Bu avantajlara ayrı bir başlık açalım ve konuyu Canko’dan dinleyelim. Finansal kapsayıcılık 1980’lerde bizler birey olarak bankalardan kredi alamıyorduk. Yani bireysel kredi yoktu, kredi kartı da yoktu. Bankalar, bankacılığı şirketler için yapardı. 1980’lerle birlikte Türkiye’de bireyin kredi ve satın alma gücü keşfedildi. Aynen bu örnekte olduğu gibi finansal kapsayıcılık dünya genelinde bir sorundu. 400 yıllık geçmişi olan bankacılık sektörünü son 10 yılda değiştiren en önemli motivasyon bu oldu. Çünkü kapsayıcılık Çin ve Hindistan gibi milyarlık nüfusa sahip ülkeler ve Latin Amerika gibi bölgelerdeki insanlar da finansal erişim talep ettiler. Bankacılık sektörü maalesef bunu göremedi. Canko’ya göre fintech sektörü de bu açığı gördü. Operasyonal maliyet azaltımı Bugün ölçek ekonomisini yakalamak için kapsayıcılığı artırmak gerekiyor. Bankalar kapsamı dar tuttuğu için ölçek ekonomisi oluşamıyordu. Dolayısıyla operasyonel maliyetleri de yüksekti. Eskiden bir banka şubesinde 40-50 kişi çalışır, bunlar 400-500 kişiye hizmet verebilirdi. Bugün bir banka şubesinde 10 kişi bile yok ama 10.000 kişiye hizmet veriyor. Müşteri yönetim kapasitesi bugün binlere çıktı, eskiden onlardaydı. Operasyonel maliyetler de böyle düştü ve kapsayıcılık arttı. Canko’ya göre bunda fintech’in etkisi büyük. Çünkü bu bankalar değil, finansal teknoloji şirketleri sayesinde mümkün oldu. Bu açıdan geleneksel bankacılık ile fintech arasında rekabetten ziyade bir iş birliği var diyebiliriz. “Fintech ile bankalar, rekabetten ziyade iş birliği halinde” Fintech’lerin bankalarla birlikte çalışmak zorunda olduğunu ifade eden Canko, finansal sektöre bu sayede bağlandıklarını söylüyor. Ancak bankalar son kullanıcıya erişim konusunda fintech’ler kadar çevik değil. Mesela bugün Türkiye’de yaklaşık 2 milyon iş yeri kartla ödeme kabul ediyor. Bunlarla birlikte de 500.000 kadar KOBİ müşteriyi, fintech sektörü bankalara taşıyor. Çünkü bankalar buralara ulaşamamış durumda. Sanal POS’lar burada iyi bir araç. Turan Sert, fintech’in geleneksel bankalar için iş birliği mi yoksa rekabet anlamına mı geldiği konusunu farklı bir açıdan yorumluyor: Uzun vadede, fintech ve DeFi’ın yanına gelecek olan merkez bankası dijital paralarıyla birlikte, geleneksel finans kurumlarının finans hizmetlerine aracılık etmek konusunda müşteri ile temas noktalarının azalma ihtimali olduğunu söylüyor. Sert ayrıca geleneksel bankaların, fintech’i kullanarak çağa ayak uydurmaya çalışacaklarını düşünüyor. Ancak kendilerine rakip olarak ortaya çıkan fintech kurumlarının maliyet avantajına karşı da rekabette zorlanacaklarını ifade ediyor ve ekliyor: “Bu da geleneksel kurumları, mevcut işgücü ve maliyet yapısında ciddi kısıntılara zorlayacak. İleride gerek New York’ta gerekse İstanbul’da Büyükdere Caddesi üzerindeki bankalara ait kulelerde ‘sahibinden kiralık’ yazıları görmemiz mümkün.” Güven ise günümüzde konvansiyonel finans şirketleri (bankalar, portföy yönetim şirketleri, tasarruf ve sigorta şirketleri gibi) ile fintech’ler arasında iş birlikleri, ortak proje ve ortak şirket kurulumları gördüklerini ve bunun “rekaberlik” olarak tanımlandığını söylüyor. &#160; Türkiye’de Fintech: 657 şirket,  66 milyon dolar yatırım Türkiye, fintech konusunda küresel açıdan nerede bulunuyor? Türkiye finansta dijital teknoloji çağına ayak uydurabiliyor mu? Bu soruların cevaplarını merak ediyoruz. Öncelikle Türkiye’de durumu gösteren, T.C Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi’nin hazırladığı, verileri çok taze olan bir grafikle başlayalım. 657 fintech şirketinin bulunduğu ülkemizde, yatırımların geçen yıl 66 milyon dolar gibi bir rakamı bulduğunu görüyoruz. Bununla birlikte fintech şirketlerinin en çok bulunduğu 3 kategori ve şirket sayısı şu şekilde; Ödeme (227) Blokzinciri-kripto varlık (77) Bankacılık (76) Peki ama dünyada hangi noktadayız? Türkiye’nin uluslararası pazarlarla kıyaslamanın güç olduğunu belirten Canko, Türkiye’de bu sektöre giren oyuncuların işinin zor olduğunu, çünkü bankadan kalan boşlukları doldurmaya çalıştıklarını söylüyor. Yani durum diğer pazarlardaki gibi değil. Mesela Brezilya’da 30-40 milyar dolar değerlemeye ulaşan Nubank örneğini veriyor. Ülkede nüfus fazla ve bankacılık sektörü de katı olduğu için kendisine yer bulmuş durumda. Türkiye’de ise böyle değil. Bankacılık aktif ve nüfusu Brezilya gibi yoğun değil, bu yüzden de böyle bir alternatif çıkamıyor. Dolayısıyla Türkiye’yi dünya ile kıyaslamanın kolay olmadığını ifade eden Canko’ya göre, yapılan en büyük hatalardan biri de “Türkiye’de fintech’ler şu kadar milyon dolar değerleme aldı, ABD de ise şu kadar” gibi kıyaslamalar yapmak. Çünkü elma ile elma kıyaslaması olmuyor bu. Her ülkeyi kendi içinde değerlendirmek gerekiyor. Güven ise Türkiye’deki bankaların teknolojik altyapılarının dünya geneline göre ileri seviyede olduğunu ve diğer ülkelerde fintechlerin, bankaların noksan ve açıklarını daha kolay kapatabildiğini belirtiyor. Çünkü diğer ülkelerde (genellikle) para transferleri, hesap işlemleri, kredi onay işlemleri uzun süreler alıyor. Türkiye bankacılığında bu konular çok hızlı ve düşük maliyetle gerçekleştirilebiliyor. Bu sebeple Türkiye’deki fintech’lerin banka hizmetlerine alternatif olabilmeleri nispeten daha zor. “Türkiye’de Fintech sektörünü bekleyen en büyük risk, kaybedilen yeteneklerimiz.” Türkiye’yi finansal teknolojiler konusunda son 30 senede bankaların öncülüğünde iyi gelişmeler sağlamış bir pazar olarak tanımlayan Canko, bu noktada arz, bilgi, kullanıcı olgunluğu ve teknoloji servis sağlayıcılığı yüksek bir ülke olduğumuzu söylüyor ve ekliyor: “Bu açıdan Türkiye fintech pazarı, örnek gösterilen bir pazar. Fakat öyle bir dönemden geçiyoruz ki bugün dünyanın önünde olduğun herhangi bir konudaki seyir, bir anda değişebiliyor. Liderliğini ve öncülüğünü koruman lazım. Son 2-3 senedir koruyamıyoruz.” Bunun nedeni de çok açık. Nitekim en iyi yeteneklerimizi yurt dışına vererek kaybediyoruz. Fintech sektörünü bekleyen en büyük risk, kaybedilen yeteneklerimiz; gerek yazılım geliştirici anlamında mühendis yeteneklerimiz, gerekse de dijital adaptasyonu yüksek, iş geliştirme yapabilecek yeteneklerimizi yurt dışına kaybediyoruz. Bu da bizim adımıza gelecek için endişe kaynağı. Türkiye, finansal teknoloji ihracatı yapabiliyor mu? Soner Canko: “Şu an için çok büyük rakamlar değil. Cılız. Ancak önümüzdeki dönem için herkesin istediği bu. Fintech ihracatı, Türkiye’deki bireyler için de şirketler için de Türkiye’nin ülke olarak kendisi için de çok kıymetli bir açılım. Herkes bu konuda adım atmak istiyor. Zaten ülkedeki son ekonomik durumdan dolayı da bu kaçınılmaz duruyor. Buradaki en büyük eksikliğimiz de iş birliği yapamamak; ülkece hiçbir konuda iş birliği yapamadığımız için bu konuda da yapamıyoruz.” Dr. Vedat Güven: “Maalesef yeteri seviyede değil. Kolay İK, XYZ Teknoloji (mesela kitle fonlaması gibi), Colendi (kredi skorlama gibi), Birleşik Ödeme Sistemleri gibi başarılı örnekler var. Ancak yeterli değil. Türkiye’de daha çok ürün odaklı başarılar var. Yazılım ağırlıklı çözümlere ağırlık vermeliyiz. White lable çözüm üreten projeler var ama yeterli değil. BNPL konsepti 2021 yılında Londra başta olmak üzere Avrupa’da bir numaralı konu oldu. BNPL kavramının temeli olan taksitli kredi kartı ödemeleri Türkiye’de 2000’li yılların başından itibaren var. Şirket kartlarını (Boyner, Avantaj kart gibi) 2003’lerden beri görüyoruz. Böyle inovatif bir yaklaşım ve ürünleştirmeyi yapmamıza rağmen, bunu BNPL olarak paketlenmesi ve finansın en inovatif buluşu diye lanse edilmesini Avrupa’ya bıraktık. Biz bunu 15-16 sene öncesinden yapmış durumdayız.” Fintech ve Super app’ler Fintech ve süper app’lerin kesişme noktası ise üzerinde durulması gereken bir başka konu. Bunun tarihi de bize çok şey anlatıyor. Canko, super app’lerin gelişim kronolojisine baktığımızda, süper app’leri, Uzak Doğu’da internete erişememiş veya kişisel bilgisayarı olamamış büyük kitlelerin, yani milyarları bulan bir nüfusun, bir anda trenin son vagonuna atlayıp internete sahip olmaları ve bilgisayar teknolojisine bir akıllı telefonla erişmeleri üzerine doğmuş ilginç bir durum olarak nitelendiriyor. Sonrasında da QR kod, fotoğraf çekimi vesairenin entegre olduğu uygulamalar gelişmeye başlıyor. Özellike de WeChat gibi chat uygulamaları. Bir diğer oyuncu ise AliPay’di. Alibaba’nın e-ticareti büyütme çabaları üzerine gündeme gelmiş bir yapı. Ancak ödeme altyapısı yetersiz bir kurum olması üzerine Uzak Doğu’da şartlardan kaynaklı bir zorunlulukla super app’ler gelişmeye başlıyor. Bugün geldiğimiz noktada ise super app’ler, bir uygulamanın içine birçok ilintili uygulamayı koyup uygulamalardan birinden ötekine çok rahat geçiş sağlıyor. Bu sayede kendimizi bir kere tanıtıp (doğrulayıp) birçok uygulamaya erişim sağlıyoruz. Bunun dışında super app’lerin bir diğer avantajı ise “tek cüzdan”; yani bütün ödemeler tek yerden. Dolayısıyla super app’ler, bir çatı niteliği taşıyarak bugünün gelişmiş dijital pazarlarında süreyi kısaltan, süreçleri basitleştiren, güvenliği artıran önemli bir çözüm haline gelmiş durumda. Canko’ya göre Asya’daki doğuşu ile bugün gelişmiş pazarlardaki büyümeleri arasında fark var. DAO ve DeFi’ların, finansal teknolojilerdeki rolü nedir? Konunun uzmanlarından olan Sert, merkeziyetsiz finans ile Fintech’in apayrı kavramlar olduğunun altını çiziyor. Sert’e göre DeFi ya da Türkçede söylenişiyle “merkeziyetsiz finans”, geleneksel finansa göre temelden ayrı bir hareket. Müşterinin sahip olduğu varlıklara tam olarak sahip olması kabulünü temel alan bir grup girişimin kurduğu bir yapı. Bu tam sahiplik, ancak blokzincir tabanlı sistemlerde müşterinin dijital varlıklarını elektronik cüzdanlarda tutmasıyla mümkün olabiliyor. Bu sistemin başarılı büyüyebilmesinin temel koşulu ise tam bir şeffaflık sağlayan “açık kaynak” felsefesi ile ürünlerin herkesin erişimine açık olması. Kullanıcı açısından dijital varlıklara sahip olmak, hem hizmet veren hizmet alan arasındaki dengede gücü kullanıcıya veriyor. Madalyonun öbür tarafında ise bu güç aynı zamanda varlıkları koruma anlamında tüm sorumluluğu da kullanıcıya yüklüyor. DAO (Decentralized Autonomous Organization) ya da Türkçesi ile merkeziyetsiz otonom yapılar ise DeFi ürünlerinin ağırlıklı bir kısmının kullandığı yapı. Sert’e göre, merkeziyetsiz dünya, şirketlerden çok topluluklar üzerinden ilerleyen bir dünya. Bu toplulukların belli bir misyon etrafında birleşerek ortak hareket edebilmeleri ise DAO dediğimiz yapılar üzerinde oluyor. Dr. Vedat Güven’e göre ise DeFi’da merkeziyetsizlik, şeffaflık konularında temel farklar var: “Konvansiyonel finans bu konulara alternatif olamayacak. Ancak DeFi’da KYC konusunda konvansiyonel finans ile iş birliği yapacak projeler olacaktır. Müşterini Tanı (KYC), Kara Para Aklamasıyla Mücadele (AML) konularında iş birlikleri göreceğiz. Bu konu, kurumsal adoptasyon için yani şirketlerin de DeFi’a girebilmesi için gereken bir durum. Bunun dışında kalan şeffaflık, merkeziyetsizlik konvansiyonel finansın karşılayamayacağı konular.” Finansta yeni alternatifler, geleneksel finans sisteminin yerini alabilir mi? Gerek fintech kurumlarının öncülük yaptığı açık bankacılık gerekse yavaş yavaş ortaya çıkan merkeziyetsiz finansın ortak noktasının, müşterilere daha iyi hizmet verebilmek olduğunu düşünüyor Sert ve ekliyor, “Her iki hareketin de bu anlamda müşterilerin yararına olacağını düşünüyorum.” Buna karşın “DeFi’ın geleneksel finansın yerini alma” savının “hayalcilik” olduğunu düşünen Sert, DeFi’ın kullanıcıların önüne sunulan farklı bir seçenek olarak değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor. Bu noktada özellikle finansal ve teknolojik anlamda kendini yeterli hissetmeyen kesimler için geleneksel finansın her zaman güvenli olarak değerlendirileceğini ifade ediyor. Bunun yanında DeFi’ın da şu anda “henüz emekleme aşamasında” olduğunu düşünüyor. Son beş yıldır yapı taşları yavaş yavaş ortaya konurken, özellikle son kullanıcı deneyimi ile ilgili arayüzler ve kullanıcıların riskleri değerlendirme ve bu risklerden korunma anlamında ihtiyaç duydukları araçların henüz mevcut olmadığını belirtiyor. Güven de fintech’ler hayatımıza ilk girdiğinde “tüm bankaları yok edecekler” şeklinde yanlış bir beklenti oluştuğunu, bunun yanında konvansiyonel finansı tamamıyla yok etmese de DeFi’ın daha dominant olacağını gördüğünü dile getiriyor ve ekliyor: “Kurumsal yapıların sağlamakta zorlandığı müşteri deneyimini sağlayan bir yapı geliştikçe, invisible bankin kavramı hayatımıza girecek.” Canko da fintech’in başarısının, bizi ütopik bir geleceğe taşıması değil de görünmez olmasıyla ortaya çıkacağını düşünüyor. “Çünkü,” diyor, “ödemelerin hızlı, güvenli ve sorunsuz olması; bu haliyle de fintech’in hayatı kolaylaştırması gerekiyor.” Batuhan Sarıcan (batusarican@gmail.com)</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dijital-hayat-ve-donusumler/dijitallesen-dunyada-ve-turkiyede-finansin-yeni-yuzu-fintech">Dijitalleşen dünyada ve Türkiye’de finansın yeni yüzü: Fintech</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Hayatımızın her alanı dijitalleşiyor. Finans da bundan nasibini alıyor. Ancak konuyla ilgili bazı kafa karışıklıkları var. Bu noktada bazı temel soruları sormamız gerekiyor: Fintech, DAO ve DeFi gibi kavramlar ne anlama geliyor? Bunlar geleneksel bankacılığa rakip mi yoksa bir iş birliği mi söz konusu? Türkiye dijital finans teknolojilerinde nerede? Farklı soru başlıkları altında inceledik, uzmanlarıyla konuştuk.</p></blockquote>
<p>Büyük para (<em>big money</em>) halen geleneksel bankacılık endüstrisinde ve onun multi-trilyon dolarlık piyasasında işlem görüyor. Bu durum asırları aşan bir süredir böyle olsa da ilk defa geleneksel aktörlerin tahtını sarsabilecek bir aday geldi;</p>
<p>Dünyadaki yatırım değeri 210,1 milyar dolara ulaşan Fintech’ten bahsediyoruz. Dijitalleşen dünyanın, dijitalleşen finansından&#8230;</p>
<p><strong>Fintech ne anlama geliyor? </strong></p>
<p>Finansal teknoloji (Fintech) ifadesi, finansal hizmetlerin sunumunu ve kullanımını iyileştirmeyi amaçlayan yeni teknolojiyi tanımlamak için kullanılıyor. Bu alan, şirketlerin, işletme sahiplerinin ve bireylerin finansal operasyon ve süreçlerini daha iyi yönetmelerine yardımcı oluyor. Bunu yaparken de bilgisayar ve mobil cihazlarda özel yazılım/algoritmalar kullanılıyor.</p>
<p>Şunu da belirtmekte yarar var: Fintech en çok kripto paralarla özdeşleştiriliyor. Buna karşın fintech, sadece kripto para demek değil, daha kapsamlı bir alana yayılıyor. (Buna karşın kripto paralar, fintech çatısı altında bulunuyor.)</p>
<p><strong>Fintech nasıl ortaya çıktı? </strong></p>
<div id="attachment_27440" style="width: 210px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-27440" class="wp-image-27440 size-medium" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2022/07/resim2-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2022/07/resim2-200x300.jpg 200w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2022/07/resim2-683x1024.jpg 683w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2022/07/resim2.jpg 695w" sizes="auto, (max-width: 200px) 100vw, 200px" /><p id="caption-attachment-27440" class="wp-caption-text">Türkiye’nin finansta dijitalleşmesine ön ayak olan isimlerden olan Soner Canko, Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) genel müdürlüğünü üstlenmişti. SC Yönetim Danışmanlık şirketini kuran Canko, şimdilerde Amani AI&#8217;ın CEO&#8217;luğunu üstleniyor.</p></div>
<p>Fintech’in ortaya çıkışı da daha yeni sayılır; Türkiye’de fintech pazarını uzun süredir takip eden ve bu konuda öncü çalışmaları bulunan <strong>Soner Canko</strong>, bundan sadece 10 sene kadar önce Fintech denildiğinde, aklına finans sektörünün içinde kullanılan teknolojilerin geldiğini söylüyor. Mesela 1960’ların sonundan beri hayatımızda olan ATM’ler ve 1980’lerden beri hayatımızda olan POS cihazları…</p>
<p>Fintech kavramı, son 10 yıldır bunlardan farklı bir içerikle gündeme gelmeye başlamış durumda. Finans sektöründe faaliyet gösteren banka dışı kurumların, bu süreçte gelişen teknolojiyle birlikte kendi iş modellerini yürürlüğe koyduğunu görüyoruz.</p>
<p>Dolayısıyla bugün itibarıyla fintech denildiğinde, gerek start-up gerekse diğer oyuncularla birlikte banka dışı kurumların, yüksek teknolojiyi kullanarak finansal sektöre girmelerini anlıyoruz.</p>
<p>Dünyada son kırk yıldır süren bir “dijitalleşme evrimi” olduğunu söyleyen yazar <strong>Turan Sert </strong>de fintech’i, “geleneksel finans kurumlarının, teknolojinin de yardımıyla sundukları hizmetleri son kullanıcıların istekleri doğrultusunda geliştirmeleri” olarak düşünebileceğimizi söylüyor.</p>
<p>Tim Danışmanlık’tan <strong>Dr. Vedat Güven</strong> ise konvansiyonel finans kurumlarının sağlayamadığı müşteri memnuniyeti ve müşteri tatminini, teknolojinin yardımıyla sağlayan ürün ve hizmetleri sunan yapı olarak tanımlıyor fintech’i.</p>
<p><strong>Niçin Fintech’e ihtiyaç duyuldu?</strong></p>
<div id="attachment_27441" style="width: 202px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-27441" class="wp-image-27441 size-medium" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2022/07/resim3-192x300.jpg" alt="" width="192" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2022/07/resim3-192x300.jpg 192w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2022/07/resim3-654x1024.jpg 654w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2022/07/resim3.jpg 693w" sizes="auto, (max-width: 192px) 100vw, 192px" /><p id="caption-attachment-27441" class="wp-caption-text">Dr. Vedat Güven’in, Erkin Şahinöz’le birlikte yazdığı ve 2018’de yayımlanan “Blokzincir, Kripto Paralar ve Bitcoin” kitabı, Türkiye’deki önemli bir boşluğu doldurmuştu.</p></div>
<p>Güven’e göre bir bankanın, ürün yelpazesindeki tüm ürünleri, hızlı, ucuz ve tercihen bedava, basit bir şekilde, mahremiyeti koruyarak ve güvenlikli bir şekilde sunması gerekiyor. Büyük bir yapı içerisinde bunu sağlamak hem zor hem maliyetli. “Kaldı ki,” diyor Güven, “yeni doğan ihtiyaç ve beklentileri karşılayacak şekilde dönüşümü gecikmeden yapabilecek manevra kabiliyetinin de haliyle düşük olması beklenir.”</p>
<p>Fintech’lerin burada devreye girdiğini söyleyen Güven, şu şekilde devam ediyor: “Bir fintech, bir ürün ve hizmeti, teknolojinin yardımıyla çok hızlı ve ucuz sunabiliyor müşterilere. Bankaların güvenilir olması ve dağıtım kanallarınızı yaygın olması ve müşteri alışkanlıklar şimdilik bankalar lehinde olmakla beraber bu hususların önemi her geçen gün azalıyor.”</p>
<p>Ezcümle, fintech’in tarihsel gelişim sürecinde dijital müşterilerin beklentilerinin daha iyi anlaşılıp karşılanması ihtiyacı öne çıkıyor. Canko’ya göre geleneksel kurumların, zaman içinde düştüğü en büyük hata, “müşteri odaklılığı” kaybedip “ürün ve marka odaklı” hale gelmeleri: “Kullanıcı ihtiyaçları değiştiği için bu ihtiyaçları daha iyi analiz eden, dijital müşteriyi çözen finansal teknoloji şirketleriyle yeni bir döneme girildi.”</p>
<p><strong>Fintech’in genişleyen hedef kitlesi</strong></p>
<p>Bununla paralel olarak Fintech’in hedef kitlesi de genişliyor; bireysel fon ve yatırım yönetiminden bankaların finans sistemlerine kadar farklı sektörleri ve endüstrileri kapsıyor.</p>
<p>Yeni pazarlar yaratarak ve geleneksel pazarları dönüştürerek çalışan fintech’ler, start-up’lar sayesinde <strong>finansal kapsayıcılığı genişletme</strong> ve <strong>operasyonel maliyetleri azaltma</strong> avantajları sağlıyor. Bunu yaparken de adından da anlaşılacağı üzere teknolojiyi kullanıyor. Bu avantajlara ayrı bir başlık açalım ve konuyu Canko’dan dinleyelim.</p>
<p><strong>Finansal kapsayıcılık</strong></p>
<p>1980’lerde bizler birey olarak bankalardan kredi alamıyorduk. Yani bireysel kredi yoktu, kredi kartı da yoktu. Bankalar, bankacılığı şirketler için yapardı. 1980’lerle birlikte Türkiye’de bireyin kredi ve satın alma gücü keşfedildi. Aynen bu örnekte olduğu gibi finansal kapsayıcılık dünya genelinde bir sorundu.</p>
<p>400 yıllık geçmişi olan bankacılık sektörünü son 10 yılda değiştiren en önemli motivasyon bu oldu. Çünkü kapsayıcılık Çin ve Hindistan gibi milyarlık nüfusa sahip ülkeler ve Latin Amerika gibi bölgelerdeki insanlar da finansal erişim talep ettiler. Bankacılık sektörü maalesef bunu göremedi. Canko’ya göre fintech sektörü de bu açığı gördü.</p>
<p><strong>Operasyonal maliyet azaltımı</strong></p>
<p>Bugün ölçek ekonomisini yakalamak için kapsayıcılığı artırmak gerekiyor. Bankalar kapsamı dar tuttuğu için ölçek ekonomisi oluşamıyordu. Dolayısıyla operasyonel maliyetleri de yüksekti. Eskiden bir banka şubesinde 40-50 kişi çalışır, bunlar 400-500 kişiye hizmet verebilirdi. Bugün bir banka şubesinde 10 kişi bile yok ama 10.000 kişiye hizmet veriyor. Müşteri yönetim kapasitesi bugün binlere çıktı, eskiden onlardaydı.</p>
<p>Operasyonel maliyetler de böyle düştü ve kapsayıcılık arttı. Canko’ya göre bunda fintech’in etkisi büyük. Çünkü bu bankalar değil, finansal teknoloji şirketleri sayesinde mümkün oldu. Bu açıdan geleneksel bankacılık ile fintech arasında rekabetten ziyade bir iş birliği var diyebiliriz.</p>
<p><strong>“Fintech ile bankalar, rekabetten ziyade iş birliği halinde”</strong></p>
<p>Fintech’lerin bankalarla birlikte çalışmak zorunda olduğunu ifade eden Canko, finansal sektöre bu sayede bağlandıklarını söylüyor. Ancak bankalar son kullanıcıya erişim konusunda fintech’ler kadar çevik değil. Mesela bugün Türkiye’de yaklaşık 2 milyon iş yeri kartla ödeme kabul ediyor. Bunlarla birlikte de 500.000 kadar KOBİ müşteriyi, fintech sektörü bankalara taşıyor. Çünkü bankalar buralara ulaşamamış durumda. Sanal POS’lar burada iyi bir araç.</p>
<div id="attachment_27442" style="width: 248px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-27442" class="wp-image-27442 size-medium" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2022/07/resim4-238x300.jpg" alt="" width="238" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2022/07/resim4-238x300.jpg 238w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2022/07/resim4.jpg 757w" sizes="auto, (max-width: 238px) 100vw, 238px" /><p id="caption-attachment-27442" class="wp-caption-text">Teknoloji &#8211; finans keşişiminde, Blockchain (blokzincir) ve DeFi (merkeziyetsiz finans) üzerine uzmanlaşan Turan Sert’in bu konular üzerine yazdığı kitapları ve konuşmaları bulunuyor.</p></div>
<p>Turan Sert, fintech’in geleneksel bankalar için iş birliği mi yoksa rekabet anlamına mı geldiği konusunu farklı bir açıdan yorumluyor: Uzun vadede, fintech ve DeFi’ın yanına gelecek olan merkez bankası dijital paralarıyla birlikte, geleneksel finans kurumlarının finans hizmetlerine aracılık etmek konusunda müşteri ile temas noktalarının azalma ihtimali olduğunu söylüyor.</p>
<p>Sert ayrıca geleneksel bankaların, fintech’i kullanarak çağa ayak uydurmaya çalışacaklarını düşünüyor. Ancak kendilerine rakip olarak ortaya çıkan fintech kurumlarının maliyet avantajına karşı da rekabette zorlanacaklarını ifade ediyor ve ekliyor: “Bu da geleneksel kurumları, mevcut işgücü ve maliyet yapısında ciddi kısıntılara zorlayacak. İleride gerek New York’ta gerekse İstanbul’da Büyükdere Caddesi üzerindeki bankalara ait kulelerde ‘sahibinden kiralık’ yazıları görmemiz mümkün.”</p>
<p>Güven ise günümüzde konvansiyonel finans şirketleri (bankalar, portföy yönetim şirketleri, tasarruf ve sigorta şirketleri gibi) ile fintech’ler arasında iş birlikleri, ortak proje ve ortak şirket kurulumları gördüklerini ve bunun “rekaberlik” olarak tanımlandığını söylüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Türkiye’de Fintech: 657 şirket,  66 milyon dolar yatırım</strong></p>
<p>Türkiye, fintech konusunda küresel açıdan nerede bulunuyor? Türkiye finansta dijital teknoloji çağına ayak uydurabiliyor mu? Bu soruların cevaplarını merak ediyoruz.</p>
<p>Öncelikle Türkiye’de durumu gösteren, T.C Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi’nin hazırladığı, verileri çok taze olan bir grafikle başlayalım.</p>
<p>657 fintech şirketinin bulunduğu ülkemizde, yatırımların geçen yıl 66 milyon dolar gibi bir rakamı bulduğunu görüyoruz. Bununla birlikte fintech şirketlerinin en çok bulunduğu 3 kategori ve şirket sayısı şu şekilde;</p>
<ul>
<li>Ödeme (227)</li>
<li>Blokzinciri-kripto varlık (77)</li>
<li>Bankacılık (76)</li>
</ul>
<p><strong>Peki ama dünyada hangi noktadayız? </strong></p>
<p>Türkiye’nin uluslararası pazarlarla kıyaslamanın güç olduğunu belirten Canko, Türkiye’de bu sektöre giren oyuncuların işinin zor olduğunu, çünkü bankadan kalan boşlukları doldurmaya çalıştıklarını söylüyor. Yani durum diğer pazarlardaki gibi değil.</p>
<p>Mesela Brezilya’da 30-40 milyar dolar değerlemeye ulaşan Nubank örneğini veriyor. Ülkede nüfus fazla ve bankacılık sektörü de katı olduğu için kendisine yer bulmuş durumda. Türkiye’de ise böyle değil. Bankacılık aktif ve nüfusu Brezilya gibi yoğun değil, bu yüzden de böyle bir alternatif çıkamıyor.</p>
<p>Dolayısıyla Türkiye’yi dünya ile kıyaslamanın kolay olmadığını ifade eden Canko’ya göre, yapılan en büyük hatalardan biri de “Türkiye’de fintech’ler şu kadar milyon dolar değerleme aldı, ABD de ise şu kadar” gibi kıyaslamalar yapmak. Çünkü elma ile elma kıyaslaması olmuyor bu. Her ülkeyi kendi içinde değerlendirmek gerekiyor.</p>
<p>Güven ise Türkiye’deki bankaların teknolojik altyapılarının dünya geneline göre ileri seviyede olduğunu ve diğer ülkelerde fintechlerin, bankaların noksan ve açıklarını daha kolay kapatabildiğini belirtiyor.</p>
<p>Çünkü diğer ülkelerde (genellikle) para transferleri, hesap işlemleri, kredi onay işlemleri uzun süreler alıyor. Türkiye bankacılığında bu konular çok hızlı ve düşük maliyetle gerçekleştirilebiliyor. Bu sebeple Türkiye’deki fintech’lerin banka hizmetlerine alternatif olabilmeleri nispeten daha zor.</p>
<p><strong>“Türkiye’de Fintech sektörünü bekleyen en büyük risk, kaybedilen yeteneklerimiz.”</strong></p>
<p>Türkiye’yi finansal teknolojiler konusunda son 30 senede bankaların öncülüğünde iyi gelişmeler sağlamış bir pazar olarak tanımlayan Canko, bu noktada arz, bilgi, kullanıcı olgunluğu ve teknoloji servis sağlayıcılığı yüksek bir ülke olduğumuzu söylüyor ve ekliyor:</p>
<p>“Bu açıdan Türkiye fintech pazarı, örnek gösterilen bir pazar. Fakat öyle bir dönemden geçiyoruz ki bugün dünyanın önünde olduğun herhangi bir konudaki seyir, bir anda değişebiliyor. Liderliğini ve öncülüğünü koruman lazım. Son 2-3 senedir koruyamıyoruz.”</p>
<p>Bunun nedeni de çok açık. Nitekim en iyi yeteneklerimizi yurt dışına vererek kaybediyoruz. Fintech sektörünü bekleyen en büyük risk, kaybedilen yeteneklerimiz; gerek yazılım geliştirici anlamında mühendis yeteneklerimiz, gerekse de dijital adaptasyonu yüksek, iş geliştirme yapabilecek yeteneklerimizi yurt dışına kaybediyoruz. Bu da bizim adımıza gelecek için endişe kaynağı.</p>
<p><strong>Türkiye, finansal teknoloji ihracatı yapabiliyor mu?</strong></p>
<p><strong><em>Soner Canko: “</em></strong><em>Şu an için çok büyük rakamlar değil. Cılız. Ancak önümüzdeki dönem için herkesin istediği bu. Fintech ihracatı, Türkiye’deki bireyler için de şirketler için de Türkiye’nin ülke olarak kendisi için de çok kıymetli bir açılım. Herkes bu konuda adım atmak istiyor. Zaten ülkedeki son ekonomik durumdan dolayı da bu kaçınılmaz duruyor. Buradaki en büyük eksikliğimiz de iş birliği yapamamak; ülkece hiçbir konuda iş birliği yapamadığımız için bu konuda da yapamıyoruz.”</em></p>
<p><strong><em>Dr. Vedat Güven: “</em></strong><em>Maalesef yeteri seviyede değil. Kolay İK, XYZ Teknoloji (mesela kitle fonlaması gibi), Colendi (kredi skorlama gibi), Birleşik Ödeme Sistemleri gibi başarılı örnekler var. Ancak yeterli değil. Türkiye’de daha çok ürün odaklı başarılar var. Yazılım ağırlıklı çözümlere ağırlık vermeliyiz. White lable çözüm üreten projeler var ama yeterli değil. BNPL konsepti 2021 yılında Londra başta olmak üzere Avrupa’da bir numaralı konu oldu. BNPL kavramının temeli olan taksitli kredi kartı ödemeleri Türkiye’de 2000’li yılların başından itibaren var. Şirket kartlarını (Boyner, Avantaj kart gibi) 2003’lerden beri görüyoruz. Böyle inovatif bir yaklaşım ve ürünleştirmeyi yapmamıza rağmen, bunu BNPL olarak paketlenmesi ve finansın en inovatif buluşu diye lanse edilmesini Avrupa’ya bıraktık. Biz bunu 15-16 sene öncesinden yapmış durumdayız.”</em></p>
<p><strong>Fintech ve Super app’ler</strong></p>
<p>Fintech ve süper app’lerin kesişme noktası ise üzerinde durulması gereken bir başka konu. Bunun tarihi de bize çok şey anlatıyor. Canko, super app’lerin gelişim kronolojisine baktığımızda, süper app’leri, Uzak Doğu’da internete erişememiş veya kişisel bilgisayarı olamamış büyük kitlelerin, yani milyarları bulan bir nüfusun, bir anda trenin son vagonuna atlayıp internete sahip olmaları ve bilgisayar teknolojisine bir akıllı telefonla erişmeleri üzerine doğmuş ilginç bir durum olarak nitelendiriyor.</p>
<p>Sonrasında da QR kod, fotoğraf çekimi vesairenin entegre olduğu uygulamalar gelişmeye başlıyor. Özellike de WeChat gibi chat uygulamaları. Bir diğer oyuncu ise AliPay’di. Alibaba’nın e-ticareti büyütme çabaları üzerine gündeme gelmiş bir yapı. Ancak ödeme altyapısı yetersiz bir kurum olması üzerine Uzak Doğu’da şartlardan kaynaklı bir zorunlulukla super app’ler gelişmeye başlıyor.</p>
<p>Bugün geldiğimiz noktada ise super app’ler, bir uygulamanın içine birçok ilintili uygulamayı koyup uygulamalardan birinden ötekine çok rahat geçiş sağlıyor. Bu sayede kendimizi bir kere tanıtıp (doğrulayıp) birçok uygulamaya erişim sağlıyoruz.</p>
<p>Bunun dışında super app’lerin bir diğer avantajı ise “tek cüzdan”; yani bütün ödemeler tek yerden. Dolayısıyla super app’ler, bir çatı niteliği taşıyarak bugünün gelişmiş dijital pazarlarında süreyi kısaltan, süreçleri basitleştiren, güvenliği artıran önemli bir çözüm haline gelmiş durumda. Canko’ya göre Asya’daki doğuşu ile bugün gelişmiş pazarlardaki büyümeleri arasında fark var.</p>
<p><strong>DAO ve DeFi’ların, finansal teknolojilerdeki rolü nedir?</strong></p>
<p>Konunun uzmanlarından olan Sert, merkeziyetsiz finans ile Fintech’in apayrı kavramlar olduğunun altını çiziyor. Sert’e göre DeFi ya da Türkçede söylenişiyle “merkeziyetsiz finans”, geleneksel finansa göre temelden ayrı bir hareket. Müşterinin sahip olduğu varlıklara tam olarak sahip olması kabulünü temel alan bir grup girişimin kurduğu bir yapı.</p>
<p>Bu tam sahiplik, ancak blokzincir tabanlı sistemlerde müşterinin dijital varlıklarını elektronik cüzdanlarda tutmasıyla mümkün olabiliyor. Bu sistemin başarılı büyüyebilmesinin temel koşulu ise tam bir şeffaflık sağlayan “açık kaynak” felsefesi ile ürünlerin herkesin erişimine açık olması.</p>
<p>Kullanıcı açısından dijital varlıklara sahip olmak, hem hizmet veren hizmet alan arasındaki dengede gücü kullanıcıya veriyor. Madalyonun öbür tarafında ise bu güç aynı zamanda varlıkları koruma anlamında tüm sorumluluğu da kullanıcıya yüklüyor.</p>
<p>DAO (Decentralized Autonomous Organization) ya da Türkçesi ile merkeziyetsiz otonom yapılar ise DeFi ürünlerinin ağırlıklı bir kısmının kullandığı yapı. Sert’e göre, merkeziyetsiz dünya, şirketlerden çok topluluklar üzerinden ilerleyen bir dünya. Bu toplulukların belli bir misyon etrafında birleşerek ortak hareket edebilmeleri ise DAO dediğimiz yapılar üzerinde oluyor.</p>
<p>Dr. Vedat Güven’e göre ise DeFi’da merkeziyetsizlik, şeffaflık konularında temel farklar var: “Konvansiyonel finans bu konulara alternatif olamayacak. Ancak DeFi’da KYC konusunda konvansiyonel finans ile iş birliği yapacak projeler olacaktır. Müşterini Tanı (KYC), Kara Para Aklamasıyla Mücadele (AML) konularında iş birlikleri göreceğiz. Bu konu, kurumsal adoptasyon için yani şirketlerin de DeFi’a girebilmesi için gereken bir durum. Bunun dışında kalan şeffaflık, merkeziyetsizlik konvansiyonel finansın karşılayamayacağı konular.”</p>
<p><strong>Finansta yeni alternatifler, geleneksel finans sisteminin yerini alabilir mi?</strong></p>
<p>Gerek fintech kurumlarının öncülük yaptığı açık bankacılık gerekse yavaş yavaş ortaya çıkan merkeziyetsiz finansın ortak noktasının, müşterilere daha iyi hizmet verebilmek olduğunu düşünüyor Sert ve ekliyor, “Her iki hareketin de bu anlamda müşterilerin yararına olacağını düşünüyorum.”</p>
<p>Buna karşın “DeFi’ın geleneksel finansın yerini alma” savının “hayalcilik” olduğunu düşünen Sert, DeFi’ın kullanıcıların önüne sunulan farklı bir seçenek olarak değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor. Bu noktada özellikle finansal ve teknolojik anlamda kendini yeterli hissetmeyen kesimler için geleneksel finansın her zaman güvenli olarak değerlendirileceğini ifade ediyor.</p>
<p>Bunun yanında DeFi’ın da şu anda “henüz emekleme aşamasında” olduğunu düşünüyor. Son beş yıldır yapı taşları yavaş yavaş ortaya konurken, özellikle son kullanıcı deneyimi ile ilgili arayüzler ve kullanıcıların riskleri değerlendirme ve bu risklerden korunma anlamında ihtiyaç duydukları araçların henüz mevcut olmadığını belirtiyor.</p>
<p>Güven de fintech’ler hayatımıza ilk girdiğinde “tüm bankaları yok edecekler” şeklinde yanlış bir beklenti oluştuğunu, bunun yanında konvansiyonel finansı tamamıyla yok etmese de DeFi’ın daha dominant olacağını gördüğünü dile getiriyor ve ekliyor: “Kurumsal yapıların sağlamakta zorlandığı müşteri deneyimini sağlayan bir yapı geliştikçe, <em>invisible bankin</em> kavramı hayatımıza girecek.”</p>
<p>Canko da fintech’in başarısının, bizi ütopik bir geleceğe taşıması değil de görünmez olmasıyla ortaya çıkacağını düşünüyor. “Çünkü,” diyor, “ödemelerin hızlı, güvenli ve sorunsuz olması; bu haliyle de fintech’in hayatı kolaylaştırması gerekiyor.”</p>
<p><strong>Batuhan Sarıcan </strong>(<a href="mailto:batusarican@gmail.com">batusarican@gmail.com</a>)</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dijital-hayat-ve-donusumler/dijitallesen-dunyada-ve-turkiyede-finansin-yeni-yuzu-fintech">Dijitalleşen dünyada ve Türkiye’de finansın yeni yüzü: Fintech</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">27439</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dijital ödemeler yeni teknolojilerle büyüme hızını artırıyor</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/dijital-odemeler-yeni-teknolojilerle-buyume-hizini-artiriyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jun 2022 08:05:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Hayat ve Dönüşümler]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=27286</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital ödemeler pazarı hızla büyümeye devam ediyor. Pazarın 2028 yılına kadar 204,1 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. ReportLinker’ın raporuna göre geçtiğimiz yıl 87,8 milyar dolarlık hacme ulaşan pazarın 2028’e kadar her yıl yüzde 15 büyümesi bekleniyor. Dijital ödemelerin bu performansı tüm dünyanın nakitsiz toplum olma yolculuğunu da hızlandırıyor. Global danışmanlık şirketi BCG’nin bu yıl haziran ayında gerçekleştirdiği bir araştırma, bu noktada çarpıcı veriler ortaya koyuyor. BCG’nin araştırmasına göre bugün ödemeler pazarından yüzde 40 pay alan dijital ödemeler, 2026 yılında bu payı yüzde 65’e çıkaracak. E-ticaret harcamaları 8,3 trilyon doları aşacak Alışverişin e-ticarete kayışının sürmesi, markaların dijital alanda büyümesi, taksitli alışveriş, mobil, temassız ödemelerin yükselişi ve dijital cüzdan kullanımının yaygınlaşması gibi birçok etken de dijital ödemeler pazarının büyümesinde itici güç olacak. Bulut teknolojileri, uç bilgi işlem, makine öğrenimi, IoT teknolojileri ve 5G teknolojisi de pazarda daha yaygın olarak kullanılarak büyümeyi destekleyecek. 2022 Global Payments Report by Worldpay raporuna göre 2021 yılında küresel e-ticaret harcamaları işlem değeri olarak 5,3 trilyon doları aştı. Bu rakamın 2025 yılına kadar 8,3 trilyon doları aşacağı tahmin ediliyor. Geleneksel yöntemler dijital yöntemlere evriliyor Dijital cüzdanlar 2021’de küresel e-ticaret işlem değerinin yüzde 48,6’sını oluşturdu. Bu oranın 2025 yılında yüzde 52,5’e ulaşması bekleniyor. 2022 Global Payments Report by Worldpay raporu kartlar ve kapıda ödeme gibi geleneksel ödeme yöntemlerinin de dijital yöntemlere evrildiğine dikkat çekiyor. 2025 yılına kadar kartlar ve kapıda ödemenin küresel e-ticaret işlemlerinin 3’te 1’inden daha azını oluşturacağı tahmin ediliyor.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/dijital-odemeler-yeni-teknolojilerle-buyume-hizini-artiriyor">Dijital ödemeler yeni teknolojilerle büyüme hızını artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dijital ödemeler pazarı hızla büyümeye devam ediyor. Pazarın 2028 yılına kadar 204,1 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. ReportLinker’ın raporuna göre geçtiğimiz yıl 87,8 milyar dolarlık hacme ulaşan pazarın 2028’e kadar her yıl yüzde 15 büyümesi bekleniyor.<br />
Dijital ödemelerin bu performansı tüm dünyanın nakitsiz toplum olma yolculuğunu da hızlandırıyor. Global danışmanlık şirketi BCG’nin bu yıl haziran ayında gerçekleştirdiği bir araştırma, bu noktada çarpıcı veriler ortaya koyuyor. BCG’nin araştırmasına göre bugün ödemeler pazarından yüzde 40 pay alan dijital ödemeler, 2026 yılında bu payı yüzde 65’e çıkaracak.</p>
<p><strong>E-ticaret harcamaları 8,3 trilyon doları aşacak</strong></p>
<p>Alışverişin e-ticarete kayışının sürmesi, markaların dijital alanda büyümesi, taksitli alışveriş, mobil, temassız ödemelerin yükselişi ve dijital cüzdan kullanımının yaygınlaşması gibi birçok etken de dijital ödemeler pazarının büyümesinde itici güç olacak. Bulut teknolojileri, uç bilgi işlem, makine öğrenimi, IoT teknolojileri ve 5G teknolojisi de pazarda daha yaygın olarak kullanılarak büyümeyi destekleyecek. 2022 Global Payments Report by Worldpay raporuna göre 2021 yılında küresel e-ticaret harcamaları işlem değeri olarak 5,3 trilyon doları aştı. Bu rakamın 2025 yılına kadar 8,3 trilyon doları aşacağı tahmin ediliyor.</p>
<p><strong>Geleneksel yöntemler dijital yöntemlere evriliyor</strong></p>
<p>Dijital cüzdanlar 2021’de küresel e-ticaret işlem değerinin yüzde 48,6’sını oluşturdu. Bu oranın 2025 yılında yüzde 52,5’e ulaşması bekleniyor.</p>
<p>2022 Global Payments Report by Worldpay raporu kartlar ve kapıda ödeme gibi geleneksel ödeme yöntemlerinin de dijital yöntemlere evrildiğine dikkat çekiyor. 2025 yılına kadar kartlar ve kapıda ödemenin küresel e-ticaret işlemlerinin 3’te 1’inden daha azını oluşturacağı tahmin ediliyor.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/dijital-odemeler-yeni-teknolojilerle-buyume-hizini-artiriyor">Dijital ödemeler yeni teknolojilerle büyüme hızını artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">27286</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
