<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>mutluluk arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/mutluluk/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/mutluluk</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 May 2025 09:46:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Yaşlanmayı yavaşlatmak elimizde: Kendilerini genç hissedenler daha uzun yaşıyor</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/yaslanmayi-yavaslatmak-elimizde-kendilerini-genc-hissedenler-daha-uzun-yasiyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 May 2025 09:46:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[genç kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[uzun yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=32412</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öznel yaş yükseldikçe, ölüm riski de ikiye katlanıyor. Gerontologlar öznel yaşı düşürmenin ipuçlarını şöyle özetliyor: *Dışa dönüklük *Sağlıklı bir cinsel yaşam *Yeni deneyimlere açık olmak *Yaşlanmaya olumlu yaklaşmak Öznel yaşın nelerin kontrolünde olduğu ve değiştirilip değiştirilemeyeceği gibi soruları bilimsel olarak yanıtlamak hep güç olmuştur. Son araştırmalar bu konuda şaşırtıcı bulgular sunuyor. Neyse ki haberler olumlu. Bir kere kaç yaşında olduğumuzu belirleyen unsurlar kendi kontrolümüzde. Bu da daha uzun ve daha keyifli bir yaşam sürdürme şansının elimizde olduğu anlamına geliyor. Yaşlılıkla gelen psikolojik değişiklikler Yalnızca yılları saymanın yaşam süresini hesaplamanın en doğru yolu olmadığı bilinen bir gerçek. Biyolojik saatler, kişinin fiziksel yaşlanma sürecinin hangi aşamasında olduğunu ölçse de, en belirleyici etmenin fiziksel yaşlanma olmadığı biliniyor. Gerontologlar, fiziksel yaşlanmanın bedendeki etkilerini kabul etseler de, öngörülebilir birtakım psikolojik değişikliklerin yaşlanmayla birlikte ortaya çıktığını belirtiyorlar. 1990’larda, Kaliforniya’daki Stanford Üniversitesi’nden gerontolog Laura Carstensen yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan psikolojik değişiklikleri ölçmüştü. Carstensen’in çalışması zamanı sınırsızmış gibi algılayan gençlerin genelde fiziksel ve toplumsal dünyayla ilgili bilgilerin peşinden koştuklarını gösteriyor. Sonuçta gençlerin anne babalarından, büyükanne ve büyükbabalarından daha meraklı, dışa dönük ve dost canlısı oldukları ortaya çıkıyor. Ancak gençler aynı zamanda daha yüzeysel, daha atak ve duygusal açıdan daha kırılgan. Öte yandan, yaşlılar genelde yeniliklere kendilerini kapatıp, kalan yıllarında yaşamın anlamını kavramaya, duygusal yakınlığa ve yaşın getirdiği bilgeliklerini paylaşmaya yatkın oluyorlar.    Öznel yaşta çeşitlilik Ancak bu genel psikolojik bir klişe. Oysa öznel yaş ciddi bir çeşitlilik gösteriyor. Gönlü genç yaşlılar olduğu gibi, düşünce ve davranışları yaşıtlarına kıyasla çok daha yaşlı ve tutucu gençlerin de var olduğu herkesçe biliniyor. Araştırmalar insanın kendisini olduğundan daha genç hissetmesinin ciddi yararlar sağladığına işaret ediyor. Daha düşük bir öznel yaş daha sağlıklı ve uzun bir yaşamla bağlantılıyken, yüksek öznel yaş, sağlıksızlığın en önemli göstergesi olan yüksek düzeyde seyreden enflamasyona zemin hazırlıyor. 2018’de Florida Eyalet Üniversitesi’nden Antonio Terraciano ve arkadaşları 17 bini aşkın kişinin 20 yıl süreyle izlendiği üç çalışmanın verilerini inceledi ve öznel yaşın yalnızca bir duygu olmakla kalmayıp, aynı zamanda sağlığın kesin bir habercisi  olduğunu ortaya çıkarttı. Öyle ki, öznel yaşınızdan yola çıkarak yaşam sürenizle ilgili bir kestirimde bulunabilirsiniz. Ancak Hong Kong’daki Deep Longevity adlı biyoteknoloji şirketinin uzmanlarından Maria Mitina, öznel yaşın kişinin duygu durumuna ve içinde bulunduğu koşullara göre ciddi dalgalanmalar gösterebileceğine, bu nedenle verdikleri yanıtın her zaman gerçeği tam olarak yansıtmayacağına dikkat çekiyor. Dalgalı ruh hali Mitina, her birimizin her seferinde geri dönüş yaptığı bir “taban değeri” olduğunu söylüyor.  Bu temel değer her zaman gerçek yaşımızla veya psikolojik zaman çizelgemizle uyumlu olmaz. Bu açıdan, öznel yaş, aynı mutluluk gibi yaşamın kalitesini ölçen bir kıstastır. İnsanlara ne kadar mutlu olduğu sorulduğunda verdikleri yanıtlar günden güne, bazen saatten saate değişiklik gösterir. Yine de bu dalgalanmalar eninde sonunda taban değerinin bulunduğu konuma döner. Neşeli ve hayat dolu bir kişinin de kendini kötü hissettiği günler olabilir; ancak bir süre sonra yine neşeli ve iyimser haline geri döner.     Kaliforniya’daki Buck Yaşlanma Araştırmaları Enstitüsü araştırmacılarından ve Deep Longevity şirketinin kurucularından Alex Zhavoronkov,  taban değerini belirlemenin daha sağlıklı yollarını araştırdı. Bu bağlamda yapay zekânın (YZ) işe yarayıp yaramayacağını araştırdı. Daha önce biyolojik yaşlanmayla ilgili yeni belirteçler bulmak amacıyla yapay zekâdan yararlanan Zhavoronkov’a göre bugüne dek yaşlanma sürecinin psikolojik yönleri göz ardı edilmişti. YZ’nin üstünlüğü büyük veri kümelerinde fark edilmesi zor örüntüleri saptayabilmesi. Zhavoronkov, Mitina ve arkadaşları BM Ulusal Yaşlanma Enstitüsü tarafından yaşlanmayı etkileyen davranışsal, psikolojik ve toplumsal unsurların belirlenmesi amacıyla binlerce kişi üzerinde yürütülen 20 yıllık MIDUS (Midlife in the United States) adlı projenin veri kümesinden yararlandılar. Ekip, YZ yardımıyla biyolojik yaşlanma saati gibi bir de psikolojik yaşlanma saati oluşturmayı hedefliyordu. Deneklere sorulan bin sorunun içinde “Kendinizi genellikle kaç yaşında hissediyorsunuz?” veya “Seçme şansınız olsa kaç yaşında olmayı tercih ederdiniz?” gibi öznel yaşınızı tespit etmeye yarayan dolaysız soruların yanı sıra, fiziksel ve psikolojik sağlığınız, inançlarınız, kişiliğiniz ve yaşam tarzı tercihleriniz gibi yaşla doğrudan ilgili olmayan sorular yer alıyordu. Yaşlanma saatleri Zhavoronkov ve arkadaşları MIDUS anketlerine verilen yanıtlardan yararlanarak bireylerin kronolojik ve öznel yaşlarıyla ilgili doğru öngörülerde bulunacak YZ programları tasarladılar. “İki psikolojik yaşlanma saati geliştirdik” diye konuşan Mitina, “Bunlardan  biri kişinin kronolojik yaşını büyük bir doğruluk payı ile belirliyordu. Böylece insanların yaşlandıkça psikolojisinin öngörülebilir bir örüntü izlediği de kanıtlanmış oldu” diyor. SubjAge adı verilen ikinci saat ise deneklerin yaşla doğrudan ilgili olmayan sorulara verdikleri yanıtlardan yola çıkarak insanların kendilerini kaç yaşında hissettikleriyle ilgili bir tahmin yürütüyordu. Bu tahminler daha sonra deneklerin “kendinizi kaç yaşında hissediyorsunuz” sorusuna verdikleri yanıtlarla karşılaştırıldı. Sonuçta iki saatin de 7 yıllık bir hata payı ile doğru sonuç verdiği anlaşıldı. Mitina şimdi YZ üzerinde çalışarak hata payını iki yıla indirmeyi planlıyor. Her şeye karşın aldıkları sonuçların çok yararlı olduğunu belirten ekip, özellikle de öznel yaşın değiştirebileceğini fark ettiler. Öznel yaşı etkileyen unsurlar *Öznel yaşı etkileyen en önemli etmenin fiziksel sağlık olması bilim insanlarını şaşırtmadı. *İkinci unsur gelecek 10 yıl içinde cinsel yaşamın ne kadar doyurucu olacağı ile ilgili beklentiydi. Mitina, “Cinsel yaşamınız mutlu ise psikolojik olarak daha gençsiniz” diyor. *Başkalarının mutluluğuna ve iyiliğine yaptığınız katkılar da psikolojik yaşı düşürüyor. Araştırmacılar bu bulguları insanların kendilerini daha genç hissetmelerine ve daha uzun yaşamalarına yardımcı olabilecek yaşam tarzlarıyla ilgili bir öğüde dönüştürmeyi hedefliyor. Bulgular, örneğin, kendisini 65 yaşında hisseden 60 yaşındaki birinin, herhangi bir nedene bağlı olarak yaşamını yitirme olasılığının, öznel yaşı kronolojik yaşına eşit 60 yaşındaki bir kişiye kıyasla iki kat daha yüksek olduğunu gösteriyor. Mitina, “Araştırmamızdan elde ettiğimiz en önemli sonuç, öznel yaş yükseldikçe, ölüm riskininin de ikiye katlanması” diyor. Öneriler Yaşam tarzı değişikliklerine gelince, öznel yaşı etkileyen en önemli unsur fiziksel sağlık. Bu nedenle egzersiz yapmak ve beslenme düzeninde değişikliğe gitmek somut çözümlerin başında geliyor. Keşif gezilerine çıkmak da yararlı olabilir. Yaşlanmaya olumlu yaklaşmak ve dışa dönüklük de öznel yaşı düşürüyor. Öyle ki, insanlar yeni bilgilere, dostluklara ve deneyimlere açık, çok daha sosyal kişiler olmaya özendirilebilirler. https://www.newscientist.com/article/mg24933260-700-think-yourself-younger-psychological-tricks-that-can-help-slow-ageing/ https://bigthink.com/21st-century-spirituality/how-the-mind-body-connection-determines-how-you-age</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/yaslanmayi-yavaslatmak-elimizde-kendilerini-genc-hissedenler-daha-uzun-yasiyor">Yaşlanmayı yavaşlatmak elimizde: Kendilerini genç hissedenler daha uzun yaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1">Öznel yaş yükseldikçe, ölüm riski de ikiye katlanıyor. Gerontologlar öznel yaşı düşürmenin ipuçlarını şöyle özetliyor:</p>
<p class="p1">*Dışa dönüklük</p>
<p class="p1">*Sağlıklı bir cinsel yaşam</p>
<p class="p1">*Yeni deneyimlere açık olmak</p>
<p class="p1">*Yaşlanmaya olumlu yaklaşmak</p>
<p class="p1">Öznel yaşın nelerin kontrolünde olduğu ve değiştirilip değiştirilemeyeceği gibi soruları bilimsel olarak yanıtlamak hep güç olmuştur. Son araştırmalar bu konuda şaşırtıcı bulgular sunuyor. Neyse ki haberler olumlu. Bir kere kaç yaşında olduğumuzu belirleyen unsurlar kendi kontrolümüzde. Bu da daha uzun ve daha keyifli bir yaşam sürdürme şansının elimizde olduğu anlamına geliyor.</p>
<p class="p1"><strong>Yaşlılıkla gelen psikolojik değişiklikler</strong></p>
<p class="p1">Yalnızca yılları saymanın yaşam süresini hesaplamanın en doğru yolu olmadığı bilinen bir gerçek. Biyolojik saatler, kişinin fiziksel yaşlanma sürecinin hangi aşamasında olduğunu ölçse de, en belirleyici etmenin fiziksel yaşlanma olmadığı biliniyor. Gerontologlar, fiziksel yaşlanmanın bedendeki etkilerini kabul etseler de, öngörülebilir birtakım psikolojik değişikliklerin yaşlanmayla birlikte ortaya çıktığını belirtiyorlar.</p>
<p class="p1">1990’larda, Kaliforniya’daki Stanford Üniversitesi’nden gerontolog Laura Carstensen yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan psikolojik değişiklikleri ölçmüştü. Carstensen’in çalışması zamanı sınırsızmış gibi algılayan gençlerin genelde fiziksel ve toplumsal dünyayla ilgili bilgilerin peşinden koştuklarını gösteriyor. Sonuçta gençlerin anne babalarından, büyükanne ve büyükbabalarından daha meraklı, dışa dönük ve dost canlısı oldukları ortaya çıkıyor. Ancak gençler aynı zamanda daha yüzeysel, daha atak ve duygusal açıdan daha kırılgan.</p>
<p class="p1">Öte yandan, yaşlılar genelde yeniliklere kendilerini kapatıp, kalan yıllarında yaşamın anlamını kavramaya, duygusal yakınlığa ve yaşın getirdiği bilgeliklerini paylaşmaya yatkın oluyorlar.<span class="Apple-converted-space">   </span></p>
<p class="p1"><strong>Öznel yaşta çeşitlilik</strong></p>
<p class="p1">Ancak bu genel psikolojik bir klişe. Oysa öznel yaş ciddi bir çeşitlilik gösteriyor. Gönlü genç yaşlılar olduğu gibi, düşünce ve davranışları yaşıtlarına kıyasla çok daha yaşlı ve tutucu gençlerin de var olduğu herkesçe biliniyor. Araştırmalar insanın kendisini olduğundan daha genç hissetmesinin ciddi yararlar sağladığına işaret ediyor. Daha düşük bir öznel yaş daha sağlıklı ve uzun bir yaşamla bağlantılıyken, yüksek öznel yaş, sağlıksızlığın en önemli göstergesi olan yüksek düzeyde seyreden enflamasyona zemin hazırlıyor.</p>
<p class="p1">2018’de Florida Eyalet Üniversitesi’nden Antonio Terraciano ve arkadaşları 17 bini aşkın kişinin 20 yıl süreyle izlendiği üç çalışmanın verilerini inceledi ve öznel yaşın yalnızca bir duygu olmakla kalmayıp, aynı zamanda sağlığın kesin bir habercisi<span class="Apple-converted-space">  </span>olduğunu ortaya çıkarttı.</p>
<p class="p1">Öyle ki, öznel yaşınızdan yola çıkarak yaşam sürenizle ilgili bir kestirimde bulunabilirsiniz. Ancak Hong Kong’daki Deep Longevity adlı biyoteknoloji şirketinin uzmanlarından Maria Mitina, öznel yaşın kişinin duygu durumuna ve içinde bulunduğu koşullara göre ciddi dalgalanmalar gösterebileceğine, bu nedenle verdikleri yanıtın her zaman gerçeği tam olarak yansıtmayacağına dikkat çekiyor.</p>
<p class="p1"><strong>Dalgalı ruh hali</strong></p>
<p class="p1">Mitina, her birimizin her seferinde geri dönüş yaptığı bir “taban değeri” olduğunu söylüyor.<span class="Apple-converted-space">  </span>Bu temel değer her zaman gerçek yaşımızla veya psikolojik zaman çizelgemizle uyumlu olmaz. Bu açıdan, öznel yaş, aynı mutluluk gibi yaşamın kalitesini ölçen bir kıstastır. İnsanlara ne kadar mutlu olduğu sorulduğunda verdikleri yanıtlar günden güne, bazen saatten saate değişiklik gösterir. Yine de bu dalgalanmalar eninde sonunda taban değerinin bulunduğu konuma döner. Neşeli ve hayat dolu bir kişinin de kendini kötü hissettiği günler olabilir; ancak bir süre sonra yine neşeli ve iyimser haline geri döner. <span class="Apple-converted-space">   </span></p>
<p class="p1">Kaliforniya’daki Buck Yaşlanma Araştırmaları Enstitüsü araştırmacılarından ve Deep Longevity şirketinin kurucularından Alex Zhavoronkov,<span class="Apple-converted-space">  </span>taban değerini belirlemenin daha sağlıklı yollarını araştırdı. Bu bağlamda yapay zekânın (YZ) işe yarayıp yaramayacağını araştırdı. Daha önce biyolojik yaşlanmayla ilgili yeni belirteçler bulmak amacıyla yapay zekâdan yararlanan Zhavoronkov’a göre bugüne dek yaşlanma sürecinin psikolojik yönleri göz ardı edilmişti.</p>
<p class="p1">YZ’nin üstünlüğü büyük veri kümelerinde fark edilmesi zor örüntüleri saptayabilmesi. Zhavoronkov, Mitina ve arkadaşları BM Ulusal Yaşlanma Enstitüsü tarafından yaşlanmayı etkileyen davranışsal, psikolojik ve toplumsal unsurların belirlenmesi amacıyla binlerce kişi üzerinde yürütülen 20 yıllık MIDUS (Midlife in the United States) adlı projenin veri kümesinden yararlandılar. Ekip, YZ yardımıyla biyolojik yaşlanma saati gibi bir de psikolojik yaşlanma saati oluşturmayı hedefliyordu. Deneklere sorulan bin sorunun içinde “Kendinizi genellikle kaç yaşında hissediyorsunuz?” veya “Seçme şansınız olsa kaç yaşında olmayı tercih ederdiniz?” gibi öznel yaşınızı tespit etmeye yarayan dolaysız soruların yanı sıra, fiziksel ve psikolojik sağlığınız, inançlarınız, kişiliğiniz ve yaşam tarzı tercihleriniz gibi yaşla doğrudan ilgili olmayan sorular yer alıyordu.</p>
<p class="p1"><strong>Yaşlanma saatleri</strong></p>
<p class="p1">Zhavoronkov ve arkadaşları MIDUS anketlerine verilen yanıtlardan yararlanarak bireylerin kronolojik ve öznel yaşlarıyla ilgili doğru öngörülerde bulunacak YZ programları tasarladılar. “İki psikolojik yaşlanma saati geliştirdik” diye konuşan Mitina, “Bunlardan<span class="Apple-converted-space">  </span>biri kişinin kronolojik yaşını büyük bir doğruluk payı ile belirliyordu. Böylece insanların yaşlandıkça psikolojisinin öngörülebilir bir örüntü izlediği de kanıtlanmış oldu” diyor.</p>
<p class="p1">SubjAge adı verilen ikinci saat ise deneklerin yaşla doğrudan ilgili olmayan sorulara verdikleri yanıtlardan yola çıkarak insanların kendilerini kaç yaşında hissettikleriyle ilgili bir tahmin yürütüyordu. Bu tahminler daha sonra deneklerin “kendinizi kaç yaşında hissediyorsunuz” sorusuna verdikleri yanıtlarla karşılaştırıldı. Sonuçta iki saatin de 7 yıllık bir hata payı ile doğru sonuç verdiği anlaşıldı. Mitina şimdi YZ üzerinde çalışarak hata payını iki yıla indirmeyi planlıyor.</p>
<p class="p1">Her şeye karşın aldıkları sonuçların çok yararlı olduğunu belirten ekip, özellikle de öznel yaşın değiştirebileceğini fark ettiler.</p>
<p class="p1"><strong>Öznel yaşı etkileyen unsurlar</strong></p>
<p class="p1">*Öznel yaşı etkileyen en önemli etmenin fiziksel sağlık olması bilim insanlarını şaşırtmadı.</p>
<p class="p1">*İkinci unsur gelecek 10 yıl içinde cinsel yaşamın ne kadar doyurucu olacağı ile ilgili beklentiydi. Mitina, “Cinsel yaşamınız mutlu ise psikolojik olarak daha gençsiniz” diyor.</p>
<p class="p1">*Başkalarının mutluluğuna ve iyiliğine yaptığınız katkılar da psikolojik yaşı düşürüyor.</p>
<p class="p1">Araştırmacılar bu bulguları insanların kendilerini daha genç hissetmelerine ve daha uzun yaşamalarına yardımcı olabilecek yaşam tarzlarıyla ilgili bir öğüde dönüştürmeyi hedefliyor. Bulgular, örneğin, kendisini 65 yaşında hisseden 60 yaşındaki birinin, herhangi bir nedene bağlı olarak yaşamını yitirme olasılığının, öznel yaşı kronolojik yaşına eşit 60 yaşındaki bir kişiye kıyasla iki kat daha yüksek olduğunu gösteriyor.</p>
<p class="p1">Mitina, “Araştırmamızdan elde ettiğimiz en önemli sonuç, öznel yaş yükseldikçe, ölüm riskininin de ikiye katlanması” diyor.</p>
<p class="p1"><strong>Öneriler</strong></p>
<p class="p1">Yaşam tarzı değişikliklerine gelince, öznel yaşı etkileyen en önemli unsur fiziksel sağlık. Bu nedenle egzersiz yapmak ve beslenme düzeninde değişikliğe gitmek somut çözümlerin başında geliyor.</p>
<p class="p1">Keşif gezilerine çıkmak da yararlı olabilir. Yaşlanmaya olumlu yaklaşmak ve dışa dönüklük de öznel yaşı düşürüyor. Öyle ki, insanlar yeni bilgilere, dostluklara ve deneyimlere açık, çok daha sosyal kişiler olmaya özendirilebilirler.</p>
<p class="p1"><a href="https://www.newscientist.com/article/mg24933260-700-think-yourself-younger-psychological-tricks-that-can-help-slow-ageing/">https://www.newscientist.com/article/mg24933260-700-think-yourself-younger-psychological-tricks-that-can-help-slow-ageing/</a></p>
<p class="p1"><a href="https://bigthink.com/21st-century-spirituality/how-the-mind-body-connection-determines-how-you-age">https://bigthink.com/21st-century-spirituality/how-the-mind-body-connection-determines-how-you-age</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/yaslanmayi-yavaslatmak-elimizde-kendilerini-genc-hissedenler-daha-uzun-yasiyor">Yaşlanmayı yavaşlatmak elimizde: Kendilerini genç hissedenler daha uzun yaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">32412</post-id>	</item>
		<item>
		<title>UCL araştırmacıları: İnsanlar, geceleri ve pazar günleri kendilerini daha kötü hissediyor</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/ucl-arastirmacilari-insanlar-geceleri-ve-pazar-gunleri-kendilerini-daha-kotu-hissediyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Feb 2025 09:01:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[kortizol]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[UCL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=32013</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ruhsal sağlığımız dinamik bir yapıya sahip, kısa ve uzun vadede değişime uğrayabiliyor. Buna karşın çok az sayıda çalışma, ruh halimizin gün içerisinde nasıl değişebileceğini inceliyor. Bugüne kadar yapılan araştırmalar ise genellikle sadece belirli veya çok küçük sayıda insan gruplarına odaklanıyordu. University College London’dan bilim insanları, günün saatlerinin ruh sağlığı, mutluluk, yaşam doyumu ve hayatı yaşamaya değer bulma duygusu ile ilişkisini bulmak istedi. Bu kapsamda iki yıl boyunca yaklaşık 50.000 yetişkine, &#8220;Geçtiğimiz hafta kendinizi ne kadar mutlu hissettiniz?&#8221;, &#8220;Hayatınızdan ne kadar memnunsunuz?&#8221; ve &#8220;Hayatınızda yaptığınız şeylerin ne kadar değerli olduğunu düşünüyorsunuz?&#8221; gibi sorular soruldu. YAKLAŞIK 1 MİLYON KİŞİYE SORULDU Bu şekilde yaklaşık 1 milyon anket yanıtını değerlendiren “alanının en kapsamlı” araştırmasına göre, genel olarak &#8220;uyandığımızda dünyaya daha olumlu baktığımız ve kendimizi daha iyi hissettiğimiz&#8221; ortaya çıktı. BMJ Mental Health dergisinde yayınlanan bulgular, en iyi ruh halinin sabah uyandığımızdaki ruh halimiz olmasına karşın gece yarısı civarında karamsarlaştığımızı gösterdi. Araştırma ayrıca ruh sağlığımızın hafta sonları daha değişken olurken hafta içinde ise daha istikrarlı olma eğiliminde olduğunu ortaya koydu. Elde edilen bulgular mutluluk, yaşam memnuniyeti ve değerli hissetmenin &#8220;pazartesi ve cuma günleri, pazar günlerine göre daha yüksek&#8221; olduğunu da gösterdi. MEVSİMLER DE ETKİLİYOR Çalışma kapsamında mevsimsel faktörlerin de ruh halimiz üzerinde belirgin bir etkisi olduğu görüldü. Buna göre, kış mevsiminde diğer üç mevsim ile karşılaştırıldığında daha yüksek seviyelerde depresif duygu durumu, kaygı belirtileri ve yalnız hissetme hali görüldü. Yaz aylarında ise ruh sağlığı daha iyi sonuçlar veriyordu. “Genellikle sabahları her şey daha iyi görünüyor,” diyen araştırmacılar, bunu hormonlara bağladı: “Ruh halini, motivasyonu ve korkuyu düzenleyen bir hormon olan kortizol, uyandıktan kısa bir süre sonra zirveye ve yatma vakti civarında en düşük seviyelerine ulaşır.” Kaynak</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/ucl-arastirmacilari-insanlar-geceleri-ve-pazar-gunleri-kendilerini-daha-kotu-hissediyor">UCL araştırmacıları: İnsanlar, geceleri ve pazar günleri kendilerini daha kötü hissediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ruhsal sağlığımız dinamik bir yapıya sahip, kısa ve uzun vadede değişime uğrayabiliyor.</p>
<p>Buna karşın çok az sayıda çalışma, ruh halimizin gün içerisinde nasıl değişebileceğini inceliyor. Bugüne kadar yapılan araştırmalar ise genellikle sadece belirli veya çok küçük sayıda insan gruplarına odaklanıyordu.</p>
<p>University College London’dan bilim insanları, günün saatlerinin ruh sağlığı, mutluluk, yaşam doyumu ve hayatı yaşamaya değer bulma duygusu ile ilişkisini bulmak istedi.</p>
<p>Bu kapsamda iki yıl boyunca yaklaşık 50.000 yetişkine, &#8220;Geçtiğimiz hafta kendinizi ne kadar mutlu hissettiniz?&#8221;, &#8220;Hayatınızdan ne kadar memnunsunuz?&#8221; ve &#8220;Hayatınızda yaptığınız şeylerin ne kadar değerli olduğunu düşünüyorsunuz?&#8221; gibi sorular soruldu.</p>
<h3>YAKLAŞIK 1 MİLYON KİŞİYE SORULDU</h3>
<p>Bu şekilde yaklaşık 1 milyon anket yanıtını değerlendiren “alanının en kapsamlı” araştırmasına göre, genel olarak &#8220;uyandığımızda dünyaya daha olumlu baktığımız ve kendimizi daha iyi hissettiğimiz&#8221; ortaya çıktı.</p>
<p>BMJ Mental Health dergisinde yayınlanan bulgular, en iyi ruh halinin sabah uyandığımızdaki ruh halimiz olmasına karşın gece yarısı civarında karamsarlaştığımızı gösterdi.</p>
<p>Araştırma ayrıca ruh sağlığımızın hafta sonları daha değişken olurken hafta içinde ise daha istikrarlı olma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.</p>
<p>Elde edilen bulgular mutluluk, yaşam memnuniyeti ve değerli hissetmenin &#8220;pazartesi ve cuma günleri, pazar günlerine göre daha yüksek&#8221; olduğunu da gösterdi.</p>
<h3>MEVSİMLER DE ETKİLİYOR</h3>
<p>Çalışma kapsamında mevsimsel faktörlerin de ruh halimiz üzerinde belirgin bir etkisi olduğu görüldü.</p>
<p>Buna göre, kış mevsiminde diğer üç mevsim ile karşılaştırıldığında daha yüksek seviyelerde depresif duygu durumu, kaygı belirtileri ve yalnız hissetme hali görüldü. Yaz aylarında ise ruh sağlığı daha iyi sonuçlar veriyordu.</p>
<p>“Genellikle sabahları her şey daha iyi görünüyor,” diyen araştırmacılar, bunu hormonlara bağladı: “Ruh halini, motivasyonu ve korkuyu düzenleyen bir hormon olan kortizol, uyandıktan kısa bir süre sonra zirveye ve yatma vakti civarında en düşük seviyelerine ulaşır.”</p>
<p><a href="https://www.theguardian.com/society/2025/feb/05/scientists-find-that-things-really-do-seem-better-in-the-morning" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/ucl-arastirmacilari-insanlar-geceleri-ve-pazar-gunleri-kendilerini-daha-kotu-hissediyor">UCL araştırmacıları: İnsanlar, geceleri ve pazar günleri kendilerini daha kötü hissediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">32013</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Mutluluk ekonomisi: Ölçümler ve Türkiye</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarhp/mutluluk-ekonomisi-olcumler-ve-turkiye</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Melih Baş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jun 2023 16:06:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Melih Baş]]></category>
		<category><![CDATA[Y]]></category>
		<category><![CDATA[Bhutan GSMM Endeksi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[refah]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=29652</guid>

					<description><![CDATA[<p>2017&#8217;de yayınlamış olduğumuz yazı, “Mutluluğun Çerçevesi İyi Yaşam Unsurları” başlığını taşıyordu, gidip onu da okuyabilirsiniz öncelikle. Bu yazı da onu tamamlayıcı bir yazı olacaktır. Acaba mutluluk nasıl gerçekleşir? Herkesin istediği mutluluğun gerçekleşmesi ‘her şeyin gönlünce olması’ ile olanaklı mıdır? Bu “her şey” nelerdir? Başlıkta vurguladığımız bu bağlamda bir tartışmadır. Şimdi teknik ayrıntıya girelim. Kişi başına Gayri Safi Millî Hasıla mı (GSMH – İngilizce GDP) önemli, yoksa Gayri Safi Millî Mutluluk (GSMM) mu? Elbette ikincisi ama birincisini de içeren biçimde diye düşünebilirsiniz! Bu bağlamda geliştirilmiş endeksler var. Bhutan GSMM Endeksi Bu endekslerden biri Bhutan’da geliştirilmiş ve ölçülüyor: Gayri Safi Mutluluk Endeksi (İngilizce Gross National Happiness GNH) Endeksi. GSMM’nin tanımı GSMM el kitabına göre, GSMM’nin özellikleri şunlar: Bütünsellik: İnsanların gereksinmelerinin ruhsal, maddi, fiziksel ve toplumsal tüm boyutlarını kapsamak Dengeli: GSMM’nin yollama yaptığı boyutlarda dengeli gelişme Kolektif: Mutluluğa birleştirici kollektif bir olarak bakmak Sürdürülebilir: Hem şimdiki hem de gelecek kuşakların iyi olma durumunu göz önüne almak Eşitlikçi: İyi olma hali düzeyinin kabul edilebilir ve eşitlikçi olarak dağıtımında başarılı olmak Bu yaklaşımın batı merkezli yaklaşımlardan iki önemli farkı var. Birincisi muhtelif bilimsel alanları kapsayan, yani çok disiplinli bir yaklaşım söz konusu. İkincisi sorumluluk ve diğer güdülenmeyi göz önüne alan hususları içselleştirmesi özelliği. Endeks Dasho Karma Ura önderliğindeki Bhutan Çalışmaları Merkezi. GSMM’un bileşenleri Endeks geliştirilirken öncelikle Bhutan’da değer verilen, ölçülerek geliştirilmeye çalışılan 4 stratejik alan belirlenerek çok disiplinlilik somutlaştırılmış. Bunlar şöyle belirlenmiş: Sürdürülebilir ve eşitlikçi bir sosyo-ekonomik kalkınma Çevresel koruma Kültürün korunması İyi yönetişim İkinci adımda bu 4 temel stratejik alana dayalı olarak 9 spesifik boyut belirlenmiş. Bunlar da şöyle: Kamu politikasının geleneksel boyutları üçlü olarak Yaşam standardı Sağlık Eğitim Ayrıca Psikolojik iyilik hali (Öznel iyilik halinin ötesinde) Zaman kullanımı Topluluksal canlılık Kültürel çeşitlilik Bir de artan bir önemle yaygınlaşan iki boyut olarak Ekolojik çeşitlilik İyi yönetişim Bu 9 boyutta çok sayıda istatistiksel çalışmaya dayalı olarak tasarımlanan ve saptanan toplam 33 gösterge aslında bize mutluluğun cam küresini gösteriyor. Şimdi bunlara da bakalım. TABLO 1 : GAYRÎ SAFİ MİLLÎ MUTLULUK ENDEKSİ BOYUT GÖSTERGELER VE AĞIRLIKLARI (%) 1. Yaşam standardı 1.1. Kişi başına gelir (% 33) 1.2. Sahip olunan varlıklar (% 33) 1.3. Konut olanağı (% 33) 2. Sağlık 2.1. Kişisel olarak beyan edilen sağlık (% 10) 2.2. Sağlıklı günler (% 30) 2.3. Maluliyet (Sakatlık) (% 30) 2.4. Zihinsel sağlık (% 30) 3. Eğitim 3.1. Okuryazarlık (% 30) 3.2. Okullaşma (% 30) 3.3. Bilgi (% 20) 3.4. Değer (% 20) 4. Psikolojik iyilik hali 4.1. Yaşam doyumu (% 33) 4.2. Olumlu duygular (% 17) 4.3. Olumsuz duygular (% 17) 4.4. Manevi yaşam (spritüellik) (% 33) 5. Zaman kullanımı 5.1. İş (% 50) 5.2. Uyku (% 50) 6. Topluluksal canlılık 6.1. Bağış (zaman ve para) (% 30) 6.2. Güvenlik (% 30) 6.3. Topluluksal ilişki (% 20) 6.4. Aile (% 20) 7. Kültürel çeşitlilik ve esneklik 7.1. Sanatsal beceriler (% 30) 7.2. Kültürel katılım (% 30) 7.3. Ana dilde konuşma (% 20) 7.4. Uyum yolu (% 20) 8. Ekolojik çeşitlilik 8.1. Yaban yaşamı hasarı (% 40) 8.2. Kentsel meseleler (% 40) 8.3. Çevreye karşı sorumluluk (% 10) 8.4. Ekolojik meseleler (% 10) 9. İyi yönetişim 9.1. Siyasal katılma (% 40) 9.2. Hizmetler (% 40) 9.3. Yönetişim performansı (% 10) 9.4. Temel haklar (% 10) GlobalEconomy ENDEKSİ 2012’de yayına başlayan bu sitede ülkeler 0 (mutsuz) ile 10 arası puanlanarak mutlulukları ölçülmektedir. Raporda ülke halkları yaşam kalitelerini 0-10 arasında ölçeklendirerek değerlendirmektedir. 2022 sonuçlarına göre, 134 ülke arasında en mutlu ülke 7,8 puanla Finlandiya olurken, Türkiye 4,61 puanla 105’inci sırada yer alabilmiş. Neyse ki, Afganistan gibi 134&#8217;üncü olmamış, kısmet mi desek, kader yani yazgı mı? Yazgı dersek eğer, kim yazdı bu yazıyı yahu? Muhalefet mi? Dünya Mutluluk Raporu 10 yıldır yayınlanan DMR (İngilizcesi ile World Happiness Report WHR) mutluluk ölçümü bir öznel iyilik hali ölçümü aslında. Bu da üç göstergeden oluşuyor: yaşam değerlemeleri, olumlu duygular (etkileme) ve olumsuz duygular (etkileme). Yaşam değerlemesi katılımcıların 0 (en kötü) ile 10 (en iyi) arasındaki zihinsel değerlemelerinden oluşuyor. Olumlu duygular, üç soruya evet-hayır yanıtlarından oluşuyor. Bu sorular şöyle: gülme, zevk alma, ilginç bir şeyi öğrenme veya yapma deneyimleri. Olumsuz duygular da aynı biçimde evet-hayır soruları. Bu sorular da şöyle: endişe, üzüntü ve kızgınlık deneyimleri ile ilgili. Sonra da ülkeler arasındaki mutluluk ortalamasını açıklayıcı bir regresyon çalışması yapılmış. Bu regresyonda da bağımsız değişkenler olarak “kişi başına GSMH, Sosyal destek, Doğumda yaşam beklentisi, Yaşam tercihlerini yapmada özgürlük, Cömertlik, Yolsuzluk algısı, Distopya ve Artık” gibi unsurlar kullanılmış. DMR 2023 Raporu’nda ilk sırada 7,842 puan ile Finlandiya var. Sonuncu (146) ise 2,523 puan ile Afganistan. Çizelgede ülkemiz 4,948 puanla 102. sırada yer almış. Neden diye merak ederseniz, araştırabilirsiniz. Benim bir tahminim var elbette ama sizi etkilemeyeyim! Sonuç Uzun sözün kısası, bir ulusun ya da ülkenin gelişmişliğini hâlâ salt ekonomik büyüme ile ve onu da bir yığın eleştiriye uğrayan bir yöntemle ölçülen Gayri Safi Millî Hasıla ile değerlendirmek yanlışından Türkiye vazgeçmelidir artık 2023’te. İvedilikle Bhutan’da tasarlanan dizgeye benzer bir tasarımla yeni bir bütünsel başarım modeli oluşturulmalı ve yukarıda andığımız diğer ölçümleri de göz önüne alarak Gayri Safi Millî Mutluluk ölçülmelidir. Okuma önerileri Mutluluk ekonomisi (Murat Şeker), Mutluluk ve İktisat (Gökhan Karabulut), Mutluluk Konservesi (Orhan Tüleylioğlu), Mutluluk Ekonomisi ve Mutluluğun Makroekonomik Belirleyicileri (Tuba Şahinoğlu), Manevi İhtiyaçlar ve Mutluluk Ekonomisi (Erdal Türkkan), Finans ve Mutluluk Ekonomisi (Ed. Şeyma Şahin Kutlu) vd. Okumaları yaparken dinlemeniz önerisiyle bir de müzik parçası öneriyorum: Umutsuzluk kaçar türkülerimizden! (Yeni Gün Grubu, solist: Gültekin Tetik). Niye mi? Umut yoksa mutluluk yok da ondan! Kök (mut) nedeniyle! Melih Baş</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarhp/mutluluk-ekonomisi-olcumler-ve-turkiye">Mutluluk ekonomisi: Ölçümler ve Türkiye</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2017&#8217;de yayınlamış olduğumuz yazı, <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/melih-bas/2018de-mutlulugun-cercevesi-iyi-yasam-unsurlari">“Mutluluğun Çerçevesi İyi Yaşam Unsurları”</a> başlığını taşıyordu, gidip onu da okuyabilirsiniz öncelikle. Bu yazı da onu tamamlayıcı bir yazı olacaktır. Acaba mutluluk nasıl gerçekleşir? Herkesin istediği mutluluğun gerçekleşmesi ‘her şeyin gönlünce olması’ ile olanaklı mıdır? Bu “her şey” nelerdir?</p>
<p>Başlıkta vurguladığımız bu bağlamda bir tartışmadır. Şimdi teknik ayrıntıya girelim. Kişi başına <strong>Gayri Safi Millî Hasıla</strong> mı (GSMH – İngilizce GDP) önemli, yoksa <strong>Gayri Safi Millî Mutluluk</strong> (GSMM) mu? Elbette ikincisi ama birincisini de içeren biçimde diye düşünebilirsiniz! Bu bağlamda geliştirilmiş endeksler var.</p>
<p><strong>Bhutan GSMM Endeksi</strong></p>
<p>Bu endekslerden biri Bhutan’da geliştirilmiş ve ölçülüyor: Gayri Safi Mutluluk Endeksi (İngilizce Gross National Happiness GNH) Endeksi.</p>
<p><strong>GSMM’nin tanımı</strong></p>
<p>GSMM el kitabına göre, GSMM’nin özellikleri şunlar:</p>
<p><strong>Bütünsellik:</strong> İnsanların gereksinmelerinin ruhsal, maddi, fiziksel ve toplumsal tüm boyutlarını kapsamak</p>
<p><strong>Dengeli:</strong> GSMM’nin yollama yaptığı boyutlarda dengeli gelişme</p>
<p><strong>Kolektif:</strong> Mutluluğa birleştirici kollektif bir olarak bakmak</p>
<p><strong>Sürdürülebilir:</strong> Hem şimdiki hem de gelecek kuşakların iyi olma durumunu göz önüne almak</p>
<p><strong>Eşitlikçi:</strong> İyi olma hali düzeyinin kabul edilebilir ve eşitlikçi olarak dağıtımında başarılı olmak</p>
<p>Bu yaklaşımın batı merkezli yaklaşımlardan iki önemli farkı var. Birincisi muhtelif bilimsel alanları kapsayan, yani çok disiplinli bir yaklaşım söz konusu. İkincisi sorumluluk ve diğer güdülenmeyi göz önüne alan hususları içselleştirmesi özelliği. Endeks Dasho Karma Ura önderliğindeki Bhutan Çalışmaları Merkezi.</p>
<p><strong>GSMM’un bileşenleri</strong></p>
<p>Endeks geliştirilirken öncelikle Bhutan’da değer verilen, ölçülerek geliştirilmeye çalışılan 4 stratejik alan belirlenerek çok disiplinlilik somutlaştırılmış. Bunlar şöyle belirlenmiş:</p>
<ul>
<li>Sürdürülebilir ve eşitlikçi bir sosyo-ekonomik kalkınma</li>
<li>Çevresel koruma</li>
<li>Kültürün korunması</li>
<li>İyi yönetişim</li>
</ul>
<p>İkinci adımda bu 4 temel stratejik alana dayalı olarak 9 spesifik boyut belirlenmiş. Bunlar da şöyle:</p>
<ul>
<li>Kamu politikasının geleneksel boyutları üçlü olarak</li>
<li>Yaşam standardı</li>
<li>Sağlık</li>
<li>Eğitim</li>
<li>Ayrıca</li>
<li>Psikolojik iyilik hali (Öznel iyilik halinin ötesinde)</li>
<li>Zaman kullanımı</li>
<li>Topluluksal canlılık</li>
<li>Kültürel çeşitlilik</li>
</ul>
<p>Bir de artan bir önemle yaygınlaşan iki boyut olarak</p>
<ul>
<li>Ekolojik çeşitlilik</li>
<li>İyi yönetişim</li>
</ul>
<p>Bu 9 boyutta çok sayıda istatistiksel çalışmaya dayalı olarak tasarımlanan ve saptanan toplam 33 gösterge aslında bize mutluluğun cam küresini gösteriyor. Şimdi bunlara da bakalım.</p>
<table border="1" width="673" rules="GROUPS" cellspacing="0" cellpadding="9">
<colgroup>
<col width="362" />
<col width="273" /> </colgroup>
<tbody>
<tr valign="TOP">
<td width="362">TABLO 1 : GAYRÎ SAFİ MİLLÎ MUTLULUK ENDEKSİ</td>
<td width="273"></td>
</tr>
</tbody>
<tbody>
<tr valign="TOP">
<td width="362"></td>
<td width="273"></td>
</tr>
</tbody>
<tbody>
<tr valign="TOP">
<td bgcolor="#ff0000" width="362">BOYUT</td>
<td bgcolor="#171717" width="273">GÖSTERGELER VE AĞIRLIKLARI (%)</td>
</tr>
</tbody>
<tbody>
<tr valign="TOP">
<td bgcolor="#ffff00" width="362">1. Yaşam standardı</td>
<td bgcolor="#ffff00" width="273">1.1. Kişi başına gelir (% 33)</td>
</tr>
<tr valign="TOP">
<td bgcolor="#ffff00" width="362"></td>
<td bgcolor="#ffff00" width="273">1.2. Sahip olunan varlıklar (% 33)</td>
</tr>
<tr valign="TOP">
<td bgcolor="#ffff00" width="362"></td>
<td bgcolor="#ffff00" width="273">1.3. Konut olanağı (% 33)</td>
</tr>
</tbody>
<tbody>
<tr valign="TOP">
<td bgcolor="#f4b083" width="362" height="49">2. Sağlık</td>
<td bgcolor="#f4b083" width="273">2.1. Kişisel olarak beyan edilen sağlık (% 10)</p>
<p>2.2. Sağlıklı günler (% 30)</p>
<p>2.3. Maluliyet (Sakatlık) (% 30)</p>
<p>2.4. Zihinsel sağlık (% 30)</td>
</tr>
</tbody>
<tbody>
<tr valign="TOP">
<td bgcolor="#c9c9c9" width="362" height="56">3. Eğitim</td>
<td bgcolor="#c9c9c9" width="273">3.1. Okuryazarlık (% 30)</p>
<p>3.2. Okullaşma (% 30)</p>
<p>3.3. Bilgi (% 20)</p>
<p>3.4. Değer (% 20)</td>
</tr>
</tbody>
<tbody>
<tr valign="TOP">
<td bgcolor="#00b050" width="362" height="59">4. Psikolojik iyilik hali</td>
<td bgcolor="#00b050" width="273">4.1. Yaşam doyumu (% 33)</p>
<p>4.2. Olumlu duygular (% 17)</p>
<p>4.3. Olumsuz duygular (% 17)</p>
<p>4.4. Manevi yaşam (spritüellik) (% 33)</td>
</tr>
</tbody>
<tbody>
<tr valign="TOP">
<td bgcolor="#2e74b5" width="362" height="17">5. Zaman kullanımı</td>
<td bgcolor="#2e74b5" width="273">5.1. İş (% 50)</p>
<p>5.2. Uyku (% 50)</td>
</tr>
</tbody>
<tbody>
<tr valign="TOP">
<td bgcolor="#ff0000" width="362" height="59">6. Topluluksal canlılık</td>
<td bgcolor="#ff0000" width="273">6.1. Bağış (zaman ve para) (% 30)</p>
<p>6.2. Güvenlik (% 30)</p>
<p>6.3. Topluluksal ilişki (% 20)</p>
<p>6.4. Aile (% 20)</td>
</tr>
</tbody>
<tbody>
<tr valign="TOP">
<td bgcolor="#c00000" width="362" height="48">7. Kültürel çeşitlilik ve esneklik</td>
<td bgcolor="#c00000" width="273">7.1. Sanatsal beceriler (% 30)</p>
<p>7.2. Kültürel katılım (% 30)</p>
<p>7.3. Ana dilde konuşma (% 20)</p>
<p>7.4. Uyum yolu (% 20)</td>
</tr>
</tbody>
<tbody>
<tr valign="TOP">
<td bgcolor="#bf8f00" width="362" height="48">8. Ekolojik çeşitlilik</td>
<td bgcolor="#bf8f00" width="273">8.1. Yaban yaşamı hasarı (% 40)</p>
<p>8.2. Kentsel meseleler (% 40)</p>
<p>8.3. Çevreye karşı sorumluluk (% 10)</p>
<p>8.4. Ekolojik meseleler (% 10)</td>
</tr>
</tbody>
<tbody>
<tr valign="TOP">
<td bgcolor="#7030a0" width="362" height="48">9. İyi yönetişim</td>
<td bgcolor="#7030a0" width="273">9.1. Siyasal katılma (% 40)</p>
<p>9.2. Hizmetler (% 40)</p>
<p>9.3. Yönetişim performansı (% 10)</p>
<p>9.4. Temel haklar (% 10)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>GlobalEconomy ENDEKSİ</p>
<p>2012’de yayına başlayan bu sitede ülkeler 0 (mutsuz) ile 10 arası puanlanarak mutlulukları ölçülmektedir. Raporda ülke halkları yaşam kalitelerini 0-10 arasında ölçeklendirerek değerlendirmektedir. 2022 sonuçlarına göre, 134 ülke arasında en mutlu ülke 7,8 puanla Finlandiya olurken, Türkiye 4,61 puanla 105’inci sırada yer alabilmiş. Neyse ki, Afganistan gibi 134&#8217;üncü olmamış, kısmet mi desek, kader yani yazgı mı? Yazgı dersek eğer, kim yazdı bu yazıyı yahu? Muhalefet mi?</p>
<p><strong>Dünya Mutluluk Raporu</strong></p>
<p>10 yıldır yayınlanan DMR (İngilizcesi ile World Happiness Report WHR) mutluluk ölçümü bir öznel iyilik hali ölçümü aslında. Bu da üç göstergeden oluşuyor: yaşam değerlemeleri, olumlu duygular (etkileme) ve olumsuz duygular (etkileme). Yaşam değerlemesi katılımcıların 0 (en kötü) ile 10 (en iyi) arasındaki zihinsel değerlemelerinden oluşuyor. Olumlu duygular, üç soruya evet-hayır yanıtlarından oluşuyor. Bu sorular şöyle: gülme, zevk alma, ilginç bir şeyi öğrenme veya yapma deneyimleri. Olumsuz duygular da aynı biçimde evet-hayır soruları. Bu sorular da şöyle: endişe, üzüntü ve kızgınlık deneyimleri ile ilgili. Sonra da ülkeler arasındaki mutluluk ortalamasını açıklayıcı bir regresyon çalışması yapılmış. Bu regresyonda da bağımsız değişkenler olarak “kişi başına GSMH, Sosyal destek, Doğumda yaşam beklentisi, Yaşam tercihlerini yapmada özgürlük, Cömertlik, Yolsuzluk algısı, Distopya ve Artık” gibi unsurlar kullanılmış.</p>
<p>DMR 2023 Raporu’nda ilk sırada 7,842 puan ile Finlandiya var. Sonuncu (146) ise 2,523 puan ile Afganistan. Çizelgede ülkemiz 4,948 puanla 102. sırada yer almış. Neden diye merak ederseniz, araştırabilirsiniz. Benim bir tahminim var elbette ama sizi etkilemeyeyim!</p>
<p><strong>Sonuç</strong></p>
<p>Uzun sözün kısası, bir ulusun ya da ülkenin gelişmişliğini hâlâ salt ekonomik büyüme ile ve onu da bir yığın eleştiriye uğrayan bir yöntemle ölçülen Gayri Safi Millî Hasıla ile değerlendirmek yanlışından Türkiye vazgeçmelidir artık 2023’te. İvedilikle Bhutan’da tasarlanan dizgeye benzer bir tasarımla yeni bir bütünsel başarım modeli oluşturulmalı ve yukarıda andığımız diğer ölçümleri de göz önüne alarak Gayri Safi Millî Mutluluk ölçülmelidir.</p>
<p><strong>Okuma önerileri</strong></p>
<p>Mutluluk ekonomisi (Murat Şeker), Mutluluk ve İktisat (Gökhan Karabulut), Mutluluk Konservesi (Orhan Tüleylioğlu), Mutluluk Ekonomisi ve Mutluluğun Makroekonomik Belirleyicileri (Tuba Şahinoğlu), Manevi İhtiyaçlar ve Mutluluk Ekonomisi (Erdal Türkkan), Finans ve Mutluluk Ekonomisi (Ed. Şeyma Şahin Kutlu) vd.</p>
<p>Okumaları yaparken dinlemeniz önerisiyle bir de müzik parçası öneriyorum: Umutsuzluk kaçar türkülerimizden! (Yeni Gün Grubu, solist: Gültekin Tetik). Niye mi? Umut yoksa mutluluk yok da ondan! Kök (mut) nedeniyle!</p>
<p><strong>Melih Baş</strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarhp/mutluluk-ekonomisi-olcumler-ve-turkiye">Mutluluk ekonomisi: Ölçümler ve Türkiye</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">29652</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sosyal devlet yok. Yoksulluğu yöneten iktidar var!</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/sosyal-devlet-yok-yoksullugu-yoneten-iktidar-var</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2023 20:42:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[evrim]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[rem uykusu]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal devlet]]></category>
		<category><![CDATA[yoksulluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=28888</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin ulusal gelirden toplam sosyal koruma harcamalarına ayırdığı kaynak AB ortalamasının %10’u kadar. Yoksullara yönelik sosyal yardım ve hizmetlerin GSYH içerisindeki payı da AB ortalamasının altında. Sosyal yardımlar yoksulluğu telafi etmede yetersiz kalırken, sürekli bir muhtaç/bağımlı kitlesi de yaratıyor. Diğer taraftan sosyal yardımlar ile eşzamanlı bir istihdam politikası ve bölüşüme duyarlı iktisat politikaları oluşturulmuyor.  Ve yoksulluğun yönetilmesine dayalı bir stratejide ısrar ediliyor. Bayram Ali Eşiyok hazırladı. Seçim gündemi içindeyken önemi dolayısıyla kapağa taşıdık. Geçtiğimiz hafta başı Altılı Masa, Ortak Politikalar Mutabakat Metnini açıkladılar. Tanol Türkoğlu yazısında metnin dijital dönüşüm başlığından seçtiği önemli noktaları paylaştı. Doğan Kuban ‘Çağdaşlık Kapısı Tektir’ başlıklı eski yazısında &#8220;Çağdaş uygarlığın vardığı en üst düzeyde bir Türk toplumu yaratırsak ulaşabileceğimiz tek bir gelecek var!&#8221; diyor. Sohbet robotu ChatGPT tüm dünyada yeri göğü birbirine kattı: Üniversite öğretim üyeleri sınav sorularını ona hazırlattı, öğrenciler ödevlerini ona yaptırdı; firmalar çalışanlarımızın yarısını işten çıkarıp onların yaptığı işi yapay zekaya yaptırsak hevesine kapıldı. Bazı okullar yapay zeka kullanımını yasakladı; bazıları da acaba tüm eğitimimizi buna göre değiştirsek mi diye düşünmeye başladı. Lale Akarun’un bir savı var: “İnsanlar yapay zekadan daha zeki olmayı öğrenmek zorunda” diyor ve eğitimde yapay zekayı nasıl kullanmamız gerektiğini anlatıyor. Ali Akurgal belki hatırlarsınız milli ve yerli araç üretimi için oluşturulan TOGG ilk kurulduğunda onlara önerdiği tekerlek ile ilgili hatta ulusal patentini de aldığı buluşunu kapağa taşımıştık. TOGG tabii hiç oralı olmadı ama dünyaca ünlü Fransız tekerlek devi Michelin hemen üzerine atlamış. Öyküyü Akurgal’ın ağzından dinleyelim. ‘Çığır açan’ bilim neden geriliyor? Yeni bir çalışma, bilim ve teknoloji alanlarında yayımlanan araştırmaların sayısında son birkaç on yıldır hızlı bir yükselişe tanık olunduğunu, ancak var olan dinamikleri değiştiren ‘yıkıcılık ve çığır açıcılık’ bağlamında ciddi bir düşüş olduğunu gösteriyor. Peki bunu nedenleri nedir? Rita Urgan derledi. İTÜ’nün efsane hocası Prof. Dr. Yusuf Yağcı’yı zamansız yitirdik. Yol açıcı makalelere imza attı. Evrensel bilimin temel kuralını çok açık bir şekilde görmüştü: Bilimsel işbirliği. Ve bunu yıllarca başarı ile sürdürdü. Yusuf gençler için önemli bir rol modeli idi. Çoğunluğunun sadece seyirci olduğu bir bilim camiasında Yusuf oyuncu idi. Yakın arkadaşı Prof. Dr. Burak Erman onu anlattı. Mutluluğun anahtarı nedir sizce? Harvard Üniversitesi’nden psikiyatrist ve psikoanalist Prof. Dr. Robert Waldinger’in başında bulunduğu, 80 yıldan uzun süren ve yüzlerce kişinin izlendiği bir çalışmada, anlamlı ve mutlu bir yaşama nelerin yol açtığı araştırıldı. Waldinger, mutluluğun kaynağının güvenilir ve samimi insan ilişkilerinde yattığını söylüyor. Araştırma önemli. Bizler sosyal hayvanlar olarak evrildik. Tür olarak evrim geçirirken daha sosyal olan insanların hayatta kalma ve üreme şansı daha yüksekti ve buna bağlı olarak genlerini sürdürmeyi başardılar… Araştırmalara göre kişisel mutluluk düzeyimizin %50’si genetiğimiz tarafından belirleniyor. Yaklaşık %10’u  yaşam koşullarına bağlıdır. Mutluluğun geride kalan %40’ı ise değişebilir. Bu da, %40’ının bizim kontrolümüzde olduğu anlamına geliyor. Konu ilginç; Reyhan Oksay hazırladı. Tabii bir de işin farklı bir yönü var. Birçok koşulda mutluluğu yakalamak hiç de kolay değil. Grafik Bilgi’de çalışmasına rağmen aşırı yoksul olanları göreceksiniz. Yoksulluk genellikle işsizlikle ilişkilendirilse de çalışıp para kazanmasına rağmen aşırı yoksul olan milyonlarca insan var. Peki onlar kim, nerelerde yaşıyorlar? Kapitalizmin saldırganlığını dizginleyebilir miyiz? Kapitalizmin sonunu, doğanın mı getirmesini bekleyeceğiz? Bu çok tehlikeli bir bekleyiş olmaz mı? Çünkü doğa kapitalizmi öldürmeden, kapitalizm doğayı öldürebilir. O halde en doğru yol, kapitalizm doğayı öldürmeden (çünkü bugünkü durum o noktaya doğru büyük bir hızla gidildiğini gösteriyor) toplumsal güçlerin kapitalizmin sonunu getirmesidir. Peki, bu nasıl olacak? Osman Bahadır üç şartlı bir hedef koyuyor önümüze. Bu arada gezegen için ümit verici yenilikler de olmuyor değil. Batuhan Sarıcan bunlardan üçünü özetledi. Biri; fotosentezle çalışan canlı bir “Biyo-Güneş Pili” geliştirilmesi. İkincisi, enerji maliyetlerini düşürecek yeni pil teknolojisi. Üçüncüsü ile CO2’yi azaltmak için çözüm: Okyanus gübreleme. Bilim tarihinde bu hafta tekstil dünyasını ve pamuk işçilerini “kurtaran” bir kimyagerin öyküsünü okuyacaksınız. Ruth Benerito Güne zinde başlamak elinizde. Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesi’nden bilim insanları üç anahtar unsura odaklanarak güne yenilenmiş ve zinde başlayabileceğinizi ileri sürüyor. Dergimizde&#8230; Sağlıklı bitki bazlı beslenme erkeklerde kolon kanseri riskini düşürebilir&#8230; Yüksek tuz, düşük potasyum alımı bilişsel gerileme riskini artırıyor&#8230; Bilim ve Beslenme sayfasında. Murat Altaş hazırladı. Peki çevre dostu beslenmeye geçmeye ne dersiniz? Kültür Üniversitesi’nden Pelin Baltacı’nın yazısı önemli. Rüyalar Diyarının Yeni Kahramanı Dopamin dalgalanması insanlarda REM uykusu döngüsünde araştırılabilir mi? Bu dalgalanma düzenlenirse rüyaları da düzenleyebilir miyiz? Örneğin dopamin dalgalanmasının boyunu veya enini değiştirebilirsek rüyaları da değiştirebilir miyiz? Bahçeşehir Üniversitesi’nden Doç. Dr. Zülfiye Gül’ün yazısı. Meraklının Köşesi’nde Evrim geriye gider mi, sorusunun yanıtını bulacaksınız. Meraklı Çocuk da ışık hızından 2 kat hızlı gidersek ne olur sorusunu yöneltmiş. Mercan Bursalı hazırladı. Yepyeni ve çok ilginizi çekecek yeni bir köşe dizisine başladık. Konu bilginin sınırları ve ötesi. Önemli çünkü bilim ve mantık, içinde yaşadığımız dünya ile ilgili güvenilir bilgilere ulaşmamızı sağlar&#8230; Rita Urgan hazırladı. Maymunların işaret dilini anlıyoruz. Peki bu ne anlama geliyor? Yosunlar da dallanıyor ama ağaçlardan farklı. Neden? İklim değişimi karıncaları neden agresifleştirdi? Ve diğerleri&#8230; Nilgün Özbaşaran Dede’nin hazırladığı Araştırma Gündemi’nde. *** Bir haftayı daha geride bıraktık. HBT’yi geniş bir okur kitlesine ulaştırabildiğimiz ölçüde, bilimsel düşünen ve aydınlanmış bir toplumun oluşmasına katkıda bulunacağız.. Burada hepimize görev düşüyor. HBT TV yayınını da bu amaçla devreye soktuk. Küçükten başladık, giderek daha iyi, daha kapsamlı olacak. Bizimle kalın, bilimde ve sevgiyle kalın…</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/sosyal-devlet-yok-yoksullugu-yoneten-iktidar-var">Sosyal devlet yok. Yoksulluğu yöneten iktidar var!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-28881 size-medium alignright" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/358-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/358-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2023/02/358.jpg 501w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Türkiye&#8217;nin ulusal gelirden toplam sosyal koruma harcamalarına ayırdığı kaynak AB ortalamasının %10’u kadar. Yoksullara yönelik sosyal yardım ve hizmetlerin GSYH içerisindeki payı da AB ortalamasının altında. Sosyal yardımlar yoksulluğu telafi etmede yetersiz kalırken, sürekli bir muhtaç/bağımlı kitlesi de yaratıyor. Diğer taraftan sosyal yardımlar ile eşzamanlı bir istihdam politikası ve bölüşüme duyarlı iktisat politikaları oluşturulmuyor.  Ve yoksulluğun yönetilmesine dayalı bir stratejide ısrar ediliyor. <strong>Bayram Ali Eşiyok</strong> hazırladı. Seçim gündemi içindeyken önemi dolayısıyla kapağa taşıdık.</p>
<p>Geçtiğimiz hafta başı Altılı Masa, Ortak Politikalar Mutabakat Metnini açıkladılar. <strong>Tanol Türkoğlu</strong> yazısında metnin dijital dönüşüm başlığından seçtiği önemli noktaları paylaştı. <strong>Doğan Kuban</strong> ‘Çağdaşlık Kapısı Tektir’ başlıklı eski yazısında &#8220;Çağdaş uygarlığın vardığı en üst düzeyde bir Türk toplumu yaratırsak ulaşabileceğimiz tek bir gelecek var!&#8221; diyor.</p>
<p>Sohbet robotu ChatGPT tüm dünyada yeri göğü birbirine kattı: Üniversite öğretim üyeleri sınav sorularını ona hazırlattı, öğrenciler ödevlerini ona yaptırdı; firmalar çalışanlarımızın yarısını işten çıkarıp onların yaptığı işi yapay zekaya yaptırsak hevesine kapıldı. Bazı okullar yapay zeka kullanımını yasakladı; bazıları da acaba tüm eğitimimizi buna göre değiştirsek mi diye düşünmeye başladı. <strong>Lale Akarun</strong>’un bir savı var: “İnsanlar yapay zekadan daha zeki olmayı öğrenmek zorunda” diyor ve eğitimde yapay zekayı nasıl kullanmamız gerektiğini anlatıyor.</p>
<p><strong>Ali Akurgal</strong> belki hatırlarsınız milli ve yerli araç üretimi için oluşturulan TOGG ilk kurulduğunda onlara önerdiği tekerlek ile ilgili hatta ulusal patentini de aldığı buluşunu kapağa taşımıştık. TOGG tabii hiç oralı olmadı ama dünyaca ünlü Fransız tekerlek devi Michelin hemen üzerine atlamış. Öyküyü Akurgal’ın ağzından dinleyelim.</p>
<p>‘<strong>Çığır açan’ bilim neden geriliyor?</strong></p>
<p>Yeni bir çalışma, bilim ve teknoloji alanlarında yayımlanan araştırmaların sayısında son birkaç on yıldır hızlı bir yükselişe tanık olunduğunu, ancak var olan dinamikleri değiştiren ‘yıkıcılık ve çığır açıcılık’ bağlamında ciddi bir düşüş olduğunu gösteriyor. Peki bunu nedenleri nedir? <strong>Rita Urgan</strong> derledi.</p>
<p>İTÜ’nün efsane hocası <strong>Prof. Dr. Yusuf Yağcı</strong>’yı zamansız yitirdik. Yol açıcı makalelere imza attı. Evrensel bilimin temel kuralını çok açık bir şekilde görmüştü: Bilimsel işbirliği. Ve bunu yıllarca başarı ile sürdürdü. Yusuf gençler için önemli bir rol modeli idi. Çoğunluğunun sadece seyirci olduğu bir bilim camiasında Yusuf oyuncu idi. Yakın arkadaşı <strong>Prof. Dr. Burak Erman</strong> onu anlattı.</p>
<p><strong>Mutluluğun anahtarı nedir sizce? </strong></p>
<p>Harvard Üniversitesi’nden psikiyatrist ve psikoanalist Prof. Dr. <strong>Robert Waldinger</strong>’in başında bulunduğu, 80 yıldan uzun süren ve yüzlerce kişinin izlendiği bir çalışmada, anlamlı ve mutlu bir yaşama nelerin yol açtığı araştırıldı. Waldinger, mutluluğun kaynağının güvenilir ve samimi insan ilişkilerinde yattığını söylüyor. Araştırma önemli. Bizler sosyal hayvanlar olarak evrildik. Tür olarak evrim geçirirken daha sosyal olan insanların hayatta kalma ve üreme şansı daha yüksekti ve buna bağlı olarak genlerini sürdürmeyi başardılar… Araştırmalara göre kişisel mutluluk düzeyimizin %50’si genetiğimiz tarafından belirleniyor. Yaklaşık %10’u  yaşam koşullarına bağlıdır. Mutluluğun geride kalan %40’ı ise değişebilir. Bu da, %40’ının bizim kontrolümüzde olduğu anlamına geliyor. Konu ilginç; <strong>Reyhan Oksay</strong> hazırladı.</p>
<p>Tabii bir de işin farklı bir yönü var. Birçok koşulda mutluluğu yakalamak hiç de kolay değil. <strong>Grafik Bilgi</strong>’de çalışmasına rağmen aşırı yoksul olanları göreceksiniz. Yoksulluk genellikle işsizlikle ilişkilendirilse de çalışıp para kazanmasına rağmen aşırı yoksul olan milyonlarca insan var. Peki onlar kim, nerelerde yaşıyorlar?</p>
<p><strong>Kapitalizmin saldırganlığını dizginleyebilir miyiz?</strong></p>
<p>Kapitalizmin sonunu, doğanın mı getirmesini bekleyeceğiz? Bu çok tehlikeli bir bekleyiş olmaz mı? Çünkü doğa kapitalizmi öldürmeden, kapitalizm doğayı öldürebilir. O halde en doğru yol, kapitalizm doğayı öldürmeden (çünkü bugünkü durum o noktaya doğru büyük bir hızla gidildiğini gösteriyor) toplumsal güçlerin kapitalizmin sonunu getirmesidir. Peki, bu nasıl olacak? <strong>Osman Bahadır</strong> üç şartlı bir hedef koyuyor önümüze.</p>
<p>Bu arada gezegen için ümit verici yenilikler de olmuyor değil. <strong>Batuhan Sarıcan</strong> bunlardan üçünü özetledi. Biri; fotosentezle çalışan canlı bir “Biyo-Güneş Pili” geliştirilmesi. İkincisi, enerji maliyetlerini düşürecek yeni pil teknolojisi. Üçüncüsü ile CO2’yi azaltmak için çözüm: Okyanus gübreleme.</p>
<p>Bilim tarihinde bu hafta tekstil dünyasını ve pamuk işçilerini “kurtaran” bir kimyagerin öyküsünü okuyacaksınız. <strong>Ruth Benerito </strong></p>
<p><strong>Güne zinde başlamak elinizde</strong>.</p>
<p>Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesi’nden bilim insanları üç anahtar unsura odaklanarak güne yenilenmiş ve zinde başlayabileceğinizi ileri sürüyor. Dergimizde&#8230;</p>
<p>Sağlıklı bitki bazlı beslenme erkeklerde kolon kanseri riskini düşürebilir&#8230; Yüksek tuz, düşük potasyum alımı bilişsel gerileme riskini artırıyor&#8230; Bilim ve Beslenme sayfasında. <strong>Murat Altaş</strong> hazırladı.</p>
<p>Peki çevre dostu beslenmeye geçmeye ne dersiniz? Kültür Üniversitesi’nden <strong>Pelin Baltacı</strong>’nın yazısı önemli.</p>
<p><strong>Rüyalar Diyarının Yeni Kahramanı</strong></p>
<p>Dopamin dalgalanması insanlarda REM uykusu döngüsünde araştırılabilir mi? Bu dalgalanma düzenlenirse rüyaları da düzenleyebilir miyiz? Örneğin dopamin dalgalanmasının boyunu veya enini değiştirebilirsek rüyaları da değiştirebilir miyiz? Bahçeşehir Üniversitesi’nden <strong>Doç. Dr. Zülfiye Gül’ün</strong> yazısı.</p>
<p><strong>Meraklının Köşesi</strong>’nde Evrim geriye gider mi, sorusunun yanıtını bulacaksınız. <strong>Meraklı Çocuk</strong> da ışık hızından 2 kat hızlı gidersek ne olur sorusunu yöneltmiş. <strong>Mercan Bursalı</strong> hazırladı.</p>
<p>Yepyeni ve çok ilginizi çekecek yeni bir köşe dizisine başladık. Konu <strong>bilginin sınırları ve ötesi</strong>. Önemli çünkü bilim ve mantık, içinde yaşadığımız dünya ile ilgili güvenilir bilgilere ulaşmamızı sağlar&#8230; <strong>Rita Urgan</strong> hazırladı.</p>
<p>Maymunların işaret dilini anlıyoruz. Peki bu ne anlama geliyor? Yosunlar da dallanıyor ama ağaçlardan farklı. Neden? İklim değişimi karıncaları neden agresifleştirdi? Ve diğerleri&#8230; <strong>Nilgün Özbaşaran Dede</strong>’nin hazırladığı Araştırma Gündemi’nde.</p>
<p>***</p>
<p>Bir haftayı daha geride bıraktık. HBT’yi geniş bir okur kitlesine ulaştırabildiğimiz ölçüde, bilimsel düşünen ve aydınlanmış bir toplumun oluşmasına katkıda bulunacağız.. Burada hepimize görev düşüyor. HBT TV yayınını da bu amaçla devreye soktuk. Küçükten başladık, giderek daha iyi, daha kapsamlı olacak.</p>
<p>Bizimle kalın, bilimde ve sevgiyle kalın…</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/sosyal-devlet-yok-yoksullugu-yoneten-iktidar-var">Sosyal devlet yok. Yoksulluğu yöneten iktidar var!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">28888</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hiç mutlu değiliz</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/hic-mutlu-degiliz</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jan 2019 09:55:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[dünya mutluluk raporu]]></category>
		<category><![CDATA[finlandiya]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=12556</guid>

					<description><![CDATA[<p>2018 geride kaldı. Her yıl olduğu gibi bu yılı da tatlı ve acı anılarla birlikte hatırlayacağız. Peki ama ülkelerin mutluluk düzeyi ne durumda? Cevabı için Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı tarafından yayınlanan Dünya Mutluluk Raporu’na göz atıyoruz. 2018 Dünya Mutluluk Raporu, 156 ülkeyi mutluluk seviyelerine göre sıralıyor. 2018’in ülke mutluluk düzeylerinin genel sıralaması, 2015-2017 yılları arasında yapılan Gallup World Poll anketlerinden toplanan sonuçlara dayanıyor. Sonuçlarda önceki yıllara oranla bazı değişiklikler var. Örneğin Finlandiya, ilk sırayı başka bir İskandinav ülkesi olan Norveç’ten devraldı. Bunun dışında ilk 10’daki ülkeler değişmedi. Finlandiya’nın ardından Norveç, Danimarka, İzlanda ve İsviçre geliyor. Türkiye ise bu sıralamada 156 ülke arasında 74. sırada yer aldı. Bir başka deyişle Türkiye; Kuveyt, Kazakistan, Kosova ve Libya’dan daha mutsuz. Ülkelerde yaşayan yabancıların mutluluk seviyesinde ise Türkiye 53. sırada. Ülkelerin mutluluğu, tespit edilen altı temel değişken üzerinden belirleniyor: Gelir (gayri safi yurtiçi hasıla), sağlıklı yaşam beklentisi, sosyal destek, yaşam tercihlerini yapabilme özgürlüğü, yolsuzluk ve cömertlik. &#160;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/hic-mutlu-degiliz">Hiç mutlu değiliz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_12561" style="width: 480px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-12561" class="wp-image-12561 size-large" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/mutluluk-endeksi-470x1024.jpg" alt="" width="470" height="1024" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/mutluluk-endeksi-470x1024.jpg 470w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/mutluluk-endeksi-138x300.jpg 138w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/mutluluk-endeksi.jpg 535w" sizes="(max-width: 470px) 100vw, 470px" /><p id="caption-attachment-12561" class="wp-caption-text"><strong>Mor:</strong> GSYİH <strong>Pembe:</strong> Sosyal destek <strong>Turuncu:</strong> Sağlıklı yaşam beklentisi <strong>Sarı:</strong> Yaşam tercihlerini yapabilme özgürlüğü, <strong>Açık mavi:</strong> Cömertlik <strong>Mavi:</strong> Yolsuzluk <strong>Eflatun:</strong> Distopya <strong>Çentik:</strong> Güven aralığı</p></div>
<p>2018 geride kaldı. Her yıl olduğu gibi bu yılı da tatlı ve acı anılarla birlikte hatırlayacağız. Peki ama ülkelerin mutluluk düzeyi ne durumda? Cevabı için Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı tarafından yayınlanan Dünya Mutluluk Raporu’na göz atıyoruz.</p>
<p>2018 Dünya Mutluluk Raporu, 156 ülkeyi mutluluk seviyelerine göre sıralıyor. 2018’in ülke mutluluk düzeylerinin genel sıralaması, 2015-2017 yılları arasında yapılan Gallup World Poll anketlerinden toplanan sonuçlara dayanıyor.</p>
<p>Sonuçlarda önceki yıllara oranla bazı değişiklikler var. Örneğin Finlandiya, ilk sırayı başka bir İskandinav ülkesi olan Norveç’ten devraldı. Bunun dışında ilk 10’daki ülkeler değişmedi. Finlandiya’nın ardından Norveç, Danimarka, İzlanda ve İsviçre geliyor.</p>
<p>Türkiye ise bu sıralamada 156 ülke arasında 74. sırada yer aldı. Bir başka deyişle Türkiye; Kuveyt, Kazakistan, Kosova ve Libya’dan daha mutsuz. Ülkelerde yaşayan yabancıların mutluluk seviyesinde ise Türkiye 53. sırada.</p>
<p>Ülkelerin mutluluğu, tespit edilen altı temel değişken üzerinden belirleniyor: Gelir (gayri safi yurtiçi hasıla), sağlıklı yaşam beklentisi, sosyal destek, yaşam tercihlerini yapabilme özgürlüğü, yolsuzluk ve cömertlik.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/hic-mutlu-degiliz">Hiç mutlu değiliz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12556</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Mutlu olmak elimizde mi?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/mutlu-olmak-elimizde-mi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Nov 2018 10:22:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[çevre faktörü]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa çetiner]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu olmak]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=11873</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Mustafa Çetiner mutluluğun reçetesini yaziyor. Mutluluk üzerine son yıllarda artan araştırmaların ışığında günümüzün temel sorunlarından biri olan mutsuzluğun peşine düşüyor. Mutlu olmayı nasıl başarırız?</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/mutlu-olmak-elimizde-mi">Mutlu olmak elimizde mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Mustafa Çetiner mutluluğun reçetesini yaziyor. Mutluluk üzerine son yıllarda artan araştırmaların ışığında günümüzün temel sorunlarından biri olan mutsuzluğun peşine düşüyor. Mutlu olmayı nasıl başarırız?</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/mutlu-olmak-elimizde-mi">Mutlu olmak elimizde mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">11873</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Gülmek için mutlu olmayı beklemeyin!</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/gulmek-icin-mutlu-olmayi-beklemeyin</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Oct 2018 08:40:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[gülmek]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa çetiner]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=11195</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gülümsemek, gülmek ve sağlık birbiriyle ilişkili. Bir gülüş hayatımızda neleri değiştiriyor? Prof. Dr. Mustafa Çetiner, yapılan araştırmalardan yola çıkarak gülmenin faydalarını anlatıyor. 🙂</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/gulmek-icin-mutlu-olmayi-beklemeyin">Gülmek için mutlu olmayı beklemeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gülümsemek, gülmek ve sağlık birbiriyle ilişkili. Bir gülüş hayatımızda neleri değiştiriyor? Prof. Dr. Mustafa Çetiner, yapılan araştırmalardan yola çıkarak gülmenin faydalarını anlatıyor. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/gulmek-icin-mutlu-olmayi-beklemeyin">Gülmek için mutlu olmayı beklemeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">11195</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Paraguay bir kez daha dünyanın en mutlu ülkesi oldu</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/paraguay-bir-kez-daha-dunyanin-en-mutlu-ulkesi-oldu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Jul 2017 12:30:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Çad]]></category>
		<category><![CDATA[Ekvator]]></category>
		<category><![CDATA[Filipinler]]></category>
		<category><![CDATA[Gabon]]></category>
		<category><![CDATA[Gallup Global Emotions Report]]></category>
		<category><![CDATA[Guatemala]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[Irak]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[Kolombiya]]></category>
		<category><![CDATA[Kosta Rika]]></category>
		<category><![CDATA[Liberya]]></category>
		<category><![CDATA[meksika]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu ülkeler]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç]]></category>
		<category><![CDATA[öfke]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Afrika Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Özbekistan]]></category>
		<category><![CDATA[Panama]]></category>
		<category><![CDATA[Paraguay]]></category>
		<category><![CDATA[refah]]></category>
		<category><![CDATA[Sierra Leone]]></category>
		<category><![CDATA[Şili]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[Togo]]></category>
		<category><![CDATA[Uganda]]></category>
		<category><![CDATA[Yemen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=7104</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya çapındaki halkların, duygusal refahı hakkında yayınlanan yeni bir rapor, dünyanın en mutlu ülkesinin Paraguay olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye ise en mutsuzlar arasında. Raporda ayrıca, üst üste iki yıldır ilk sırada yer alan Paraguay en mutlu ülke olarak belirlendi. En mutsuz ülke ise Yemen&#8217;di. Araştırmacılar anketi telefonla ya da 15 yaş ve üstü kişilerle yüz yüze görüşmeler yaparak tamamladı. Gallup, 2015 yılındaki en az mutlu ülke olan Suriye&#8217;nin bu yıl ankete dahil edilmediğini çünkü sürmekte olan iç savaşın bir güvenlik meselesi olduğunu belirtti. Araştırmacılar, katılımcıların olumlu deneyimlerini değerlendirmek için bir gün önce iyi dinlenip dinlenmedikleri, kendilerini saygın hissedip hissetmedikleri ve kendi kendilerine eğlenip eğlenemedikleri gibi sorular sordu. Olumsuz deneyimler için ise, bir gün önce fiziksel ağrı, endişe, üzüntü, stres ve öfke duygusu hissedip hissetmedikleri soruldu. Gallup, bu sonuçları her ülke için genel bir skor belirlemek için kullandı. Dünyanın en mutlu ülkeleri Dünya çapındaki insanların yüzde 70&#8217;inden fazlası gülümsediğini ya da çok güldüğünü, insanların ona saygılı davrandığını, keyifli ve iyi dinlenmiş hissettiğini bildirdi. Rapora göre, &#8220;bölgedeki kültürel eğilimlerin hayatın pozitif yönlerine odaklanması&#8221; nedeniyle Latin Amerika ve Güney Amerika, dünyanın en mutlu ülkelerinden birçoğuna ev sahipliği yapıyor. Olumlu deneyim puanlarıyla dünyanın en mutlu ülkeleri şunlar: Paraguay, 84 Kosta Rika, 83 Panama, 82 Filipinler, 82 Özbekistan, 82 Ekvator, 81 Guatemala, 81 Meksika, 81 Norveç, 81 Şili, 80 Kolombiya, 80 Rapora göre ABD, Lüksemburg, Almanya, Bolivya, Brezilya, Avusturya, İngiltere, Mali ve Güney Afrika gibi diğer sekiz ülke ile benzer şekilde 75 puan aldı ve 38. sıraya yerleşti. Çatışmaların yaşandığı Ukrayna, Irak, Yemen ve Türkiye gibi ülkelerde olumlu duyguların en düşük seviyede olduğu bildirildi. Ortadoğu ve Kuzey Afrika&#8217;daki ülkeler pozitif deneyim endeksinde en düşük sıralamaya sahip ancak Gallup, bu bölgelerdeki altı ülkede 2016 yılında ortalamanın üstünde bir mutluluk olduğunu bildirdi. 2016&#8217;da pozitiflik oranının en düşük olduğu ülkelerden bazıları da Sovyet sonrası devletler oldu. En stresli, en üzgün, en öfkeli Irak, 58 puanla en yüksek olumsuz endeks skoruna sahip. Son yıllarda Irak beşinci kez listede birinci sıraya yerleşti. Yunan katılımcıların yüzde 67&#8217;si çok stresli bir gün geçirdiğini söyledi ve bu değerler ile Yunanistan, en stresli ülke oldu. Bunun yüksek işsizlik oranları nedeniyle olabilir. Savaşla parçalanmış Orta Afrika Cumhuriyeti en kaygılı, İran en öfkeli ve Liberya en üzgün ülke oldu. Rapora göre Kırgızistan, 12 puan ile en düşük negatiflik puanına sahip. ABD ise Dominik Cumhuriyeti, Arjantin, Makedonya ve Güney Afrika ile benzer şekilde 32 puan aldı ve 57. sırada yer aldı. Gallup, dünya genelinde insanların yüzde 36&#8217;sının endişe duyduğunu; yüzde 35&#8217;inin stresli olduğunu, yüzde 30&#8217;unun da fiziksel ağrı hissettiğini belirtti. Olumsuz deneyimleri en çok olan ülkeler: Irak, 58 Güney Sudan, 55 İran, 52 Liberya, 52 Orta Afrika Cumhuriyeti, 48 Togo, 48 Çad, 47 Sierra Leone, 47 Uganda, 46 Gabon, 43 Genel olarak, Ekvator, El Salvador ve Liberya 2016&#8217;daki en duygusal ülkelerdi ve bu ülkelerdeki 10 kişiden, 6’sı bir gün önce yoğun olumlu ya da olumsuz duygular yaşadıklarını söylüyordu. Rusya ve eski Sovyetler Birliği ülkelerinde ise 10 kişiden sadece 4’ü önceki gün, ankette sorulan duyguların herhangi birini yaşadığını belirtti. Bu ülkeler anketin en az duygusal ülkeleri oldu. Kaynak: www.livescience.com/59633-2017-report-on-world-happiness.html</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/paraguay-bir-kez-daha-dunyanin-en-mutlu-ulkesi-oldu">Paraguay bir kez daha dünyanın en mutlu ülkesi oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya çapındaki halkların, duygusal refahı hakkında yayınlanan yeni bir rapor, dünyanın en mutlu ülkesinin Paraguay olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye ise en mutsuzlar arasında.</strong></p>
<div id="attachment_12180" style="width: 768px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-12180" class="wp-image-12180 size-full" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/07/iguazu.jpg" alt="" width="758" height="501" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/07/iguazu.jpg 758w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2017/07/iguazu-300x198.jpg 300w" sizes="(max-width: 758px) 100vw, 758px" /><p id="caption-attachment-12180" class="wp-caption-text">Dünyanın en mutlu ülkeleri Arjantin, Brezilya ve Paraguay&#8217;ın sınırlarından geçen Iguazu Şelaleleri</p></div>
<p>Raporda ayrıca, üst üste iki yıldır ilk sırada yer alan Paraguay en mutlu ülke olarak belirlendi. En mutsuz ülke ise Yemen&#8217;di.</p>
<p>Araştırmacılar anketi telefonla ya da 15 yaş ve üstü kişilerle yüz yüze görüşmeler yaparak tamamladı. Gallup, 2015 yılındaki en az mutlu ülke olan Suriye&#8217;nin bu yıl ankete dahil edilmediğini çünkü sürmekte olan iç savaşın bir güvenlik meselesi olduğunu belirtti.</p>
<p>Araştırmacılar, katılımcıların olumlu deneyimlerini değerlendirmek için bir gün önce iyi dinlenip dinlenmedikleri, kendilerini saygın hissedip hissetmedikleri ve kendi kendilerine eğlenip eğlenemedikleri gibi sorular sordu. Olumsuz deneyimler için ise, bir gün önce fiziksel ağrı, endişe, üzüntü, stres ve öfke duygusu hissedip hissetmedikleri soruldu. Gallup, bu sonuçları her ülke için genel bir skor belirlemek için kullandı.</p>
<p><strong>Dünyanın en mutlu ülkeleri</strong></p>
<p>Dünya çapındaki insanların yüzde 70&#8217;inden fazlası gülümsediğini ya da çok güldüğünü, insanların ona saygılı davrandığını, keyifli ve iyi dinlenmiş hissettiğini bildirdi. Rapora göre, &#8220;bölgedeki kültürel eğilimlerin hayatın pozitif yönlerine odaklanması&#8221; nedeniyle Latin Amerika ve Güney Amerika, dünyanın en mutlu ülkelerinden birçoğuna ev sahipliği yapıyor. Olumlu deneyim puanlarıyla dünyanın en mutlu ülkeleri şunlar:</p>
<ol>
<li>Paraguay, 84</li>
<li>Kosta Rika, 83</li>
<li>Panama, 82</li>
<li>Filipinler, 82</li>
<li>Özbekistan, 82</li>
<li>Ekvator, 81</li>
<li>Guatemala, 81</li>
<li>Meksika, 81</li>
<li>Norveç, 81</li>
<li>Şili, 80</li>
<li>Kolombiya, 80</li>
</ol>
<p>Rapora göre ABD, Lüksemburg, Almanya, Bolivya, Brezilya, Avusturya, İngiltere, Mali ve Güney Afrika gibi diğer sekiz ülke ile benzer şekilde 75 puan aldı ve 38. sıraya yerleşti.</p>
<p>Çatışmaların yaşandığı Ukrayna, Irak, Yemen ve Türkiye gibi ülkelerde olumlu duyguların en düşük seviyede olduğu bildirildi.</p>
<p>Ortadoğu ve Kuzey Afrika&#8217;daki ülkeler pozitif deneyim endeksinde en düşük sıralamaya sahip ancak Gallup, bu bölgelerdeki altı ülkede 2016 yılında ortalamanın üstünde bir mutluluk olduğunu bildirdi. 2016&#8217;da pozitiflik oranının en düşük olduğu ülkelerden bazıları da Sovyet sonrası devletler oldu.</p>
<p><strong>En stresli, en üzgün, en öfkeli</strong></p>
<p>Irak, 58 puanla en yüksek olumsuz endeks skoruna sahip. Son yıllarda Irak beşinci kez listede birinci sıraya yerleşti.</p>
<p>Yunan katılımcıların yüzde 67&#8217;si çok stresli bir gün geçirdiğini söyledi ve bu değerler ile Yunanistan, en stresli ülke oldu. Bunun yüksek işsizlik oranları nedeniyle olabilir. Savaşla parçalanmış Orta Afrika Cumhuriyeti en kaygılı, İran en öfkeli ve Liberya en üzgün ülke oldu.</p>
<p>Rapora göre Kırgızistan, 12 puan ile en düşük negatiflik puanına sahip. ABD ise Dominik Cumhuriyeti, Arjantin, Makedonya ve Güney Afrika ile benzer şekilde 32 puan aldı ve 57. sırada yer aldı.</p>
<p>Gallup, dünya genelinde insanların yüzde 36&#8217;sının endişe duyduğunu; yüzde 35&#8217;inin stresli olduğunu, yüzde 30&#8217;unun da fiziksel ağrı hissettiğini belirtti.</p>
<p>Olumsuz deneyimleri en çok olan ülkeler:</p>
<ol>
<li>Irak, 58</li>
<li>Güney Sudan, 55</li>
<li>İran, 52</li>
<li>Liberya, 52</li>
<li>Orta Afrika Cumhuriyeti, 48</li>
<li>Togo, 48</li>
<li>Çad, 47</li>
<li>Sierra Leone, 47</li>
<li>Uganda, 46</li>
<li>Gabon, 43</li>
</ol>
<p>Genel olarak, Ekvator, El Salvador ve Liberya 2016&#8217;daki en duygusal ülkelerdi ve bu ülkelerdeki 10 kişiden, 6’sı bir gün önce yoğun olumlu ya da olumsuz duygular yaşadıklarını söylüyordu. Rusya ve eski Sovyetler Birliği ülkelerinde ise 10 kişiden sadece 4’ü önceki gün, ankette sorulan duyguların herhangi birini yaşadığını belirtti. Bu ülkeler anketin en az duygusal ülkeleri oldu.<br />
<strong><br />
</strong><strong>Kaynak:</strong><a href="https://www.livescience.com/59633-2017-report-on-world-happiness.html"><strong> www.livescience.com/59633-2017-report-on-world-happiness.html</strong></a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/paraguay-bir-kez-daha-dunyanin-en-mutlu-ulkesi-oldu">Paraguay bir kez daha dünyanın en mutlu ülkesi oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7104</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İmkânsızı istemek mi: “Bu yıl güzel şeyler olsun lütfen&#8230;”</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/imkansizi-istemek-mi-yil-guzel-seyler-olsun-lutfen</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Orhan Bursalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2017 09:35:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Orhan Bursalı]]></category>
		<category><![CDATA[80 milyon]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[bilgelik]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[imkan]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=5141</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir okurumdan gelen bu mesaj çok etkileyiciydi. Bu kadar açık olmasa da benzer düşünce ve istekleri paylaşan çok sayıda okur oldu. Bir okura tercüman oluyorum: “Türkiye’de olan bitenler üzerine bilinmeyen ne var, iktidar ve politikaları üzerine analizler iyi güzel de, insanların, dahası insanlığın güzel, olumlu, bugüne ve geleceğe güven verecek gelişmelere haberlere gereksinim her şeyden daha çok.” Çok düşündürücü. Hayır, istenen şu değil, “kötülükleri, yanlışlıkları görmeyelim, gözlerden saklayalım, halının altına süpürelim, milletin gözüne de pemboş gözlükler takalım&#8230;” Veee gelişmelerden zırnık haberi olmasın, parasından pulundan hatta canından olsun.. Böyle bir şey olamaz! İyi ve güvenli yaşamaya ihtiyaç var Dilek, gerçekten artık gidişatın hemen her alanda başını güzele, iyiye giden yönü çevirmesi! İnsanların iyi yaşamaya ihtiyacı var. Mutlu ve sağlıklı olmaya. Güvene. Gelecek endişesi duymamaya. Çocuğunu gönül rahatlığıyla iyi bir eğitime göndermeye&#8230; Çatışmasızlığa. Barışa. Savaşsız bir ülkeye! Savaşsız komşuluk ilişkilerine. İşe. Aşa. Sevgiliye. Bilgeliğe. Güzelliğe ihtiyacı var insanoğlunun. Akılla yönetilmeye. Hayatıyla ilgili kararların tek kişinin veya bir çoğunlukçu iktidarının dudakları arasından çıkmasına değil, özellikle iktidar dışı kitlelerin duygu düşünce ve isteklerinin dikkate alınmasına ihtiyacı var. Çünkü: Biz 80 milyonuz! İnsanlığın arkasındaki bilgi birikimi, güzellik birikimi, bilim birikimi, felsefe birikimi, ortak ahlak birikimi, uygar davranışlar birikimi, sanat birikimi, müzik birikimi, resim birikimi.. Bütün bunlarla sarmaş dolaş büyümeye, yaşamaya ihtiyacı var. İnsan gibi yaşamaya. Kadınların eşit olmaya. Çocukların güzel ve sağlıklı büyümeye… ihtiyacı var. Geçen yıl hayatınızda belirgin güzellikler nelerdi, lütfen bir düşünün. Önünüze kâğıdı kalemi alarak alt alta yazın. Neler var? Beni en çok mutlu eden pek çok şey arasında, toplumsal karakterli özellikle şu 3 olayın altını çiziyorum: Beni mutlu eden 3 olay 1) Aziz Sancar’ın Nobel Ödülü aldıktan sonra Türkiye’ye gelmesi ve estirdiği rüzgâr. Bununla bağlantılı olarak bir de şunu ekliyorum: Geçen yıla girmeden hemen önce de Stockholm’deki Nobel Ödül törenini baştan sona izlemem. 2) Aziz Sancar ve Nobel’in Öyküsü kitabını yazmam. Geniş bir okur kitlesiyle buluşmayıp ülkemizde öncü insanların bu kitabı öğrencilere gençlere özellikle okumaları ve etkilenmeleri için yaygın dağıtmaya girişmeleri! Kitabın İngilizce&#8217;ye çevriliyor olması. Yunanca’ya çevrilmesi için de öneri gelmesi. 3) Nisan ayında Herkese Bilim Teknoloji haftalık dergisinin ve aynı isimle haber sitesinin yayına başlaması. Bu yolla, ülkemizin en çok ihtiyacı olan bilim, teknoloji, sanat, düşünce alanında geniş çaplı bir yayının başlaması ve ülkemizin ileri düşünce güçlerinin bu yayınlara sahip çıkması&#8230; Okuruyla yazarıyla el birliğiyle bu yolla geleceğin inşasına katkıda bulunuyor olmak. İşte, toplumsal çıkar olarak mutluluk veren temel etkinliklerimiz. Şüphesiz bu listeye yıl içinde irili ufaklı başka kişisel mutluluklar, sevinçler eklemek mümkün. Şöyle: Yüz binlerce insan benzer veya farklı kişisel ve toplumsal yararlı, hacmi büyük etkinliklerle, mutluluk inşasına katılabilir. Temel meselemiz Meselemiz şu ki, ülkemizdeki yönetim, tüm buna benzer çok daha farklı faaliyetlerle, 80 milyonun mutluluğu ve ülkemizin her yönden inşasına katkıda bulunması gerekirken&#8230; Kendisinden olmayan herkesi mutsuz edecek, tarihte nasıl sonlandığı ve gelecekte de sonlanacağı açık, geniş çoğunlukta mutsuzluk doğuran, felaketi besleyen, ülke insanlarını ayıran, inanmadıkları düşünce ve davranışları kötüleyerek lanetleyen&#8230; Bir yönetim biçiminde inatla sürdürüyor. Birleştirici olmayan hiç bir iktidarın geleceği olamaz. Birleştirilmeyen bir ülkenin ve milletin de. Gerisi boş laftır. Tekrarlıyorum okurumu: Bu yıl güzel şeyler olsun lütfen. Ülkemizde bu imkânsızı istemek gibi bir olaya dönüştüğünün de farkındayım… Orhan Bursalı *Bu yazı, 3 Ocak 2017 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Siyaset köşesinde yayınlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/imkansizi-istemek-mi-yil-guzel-seyler-olsun-lutfen">İmkânsızı istemek mi: “Bu yıl güzel şeyler olsun lütfen&#8230;”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir okurumdan gelen bu mesaj çok etkileyiciydi. Bu kadar açık olmasa da benzer düşünce ve istekleri paylaşan çok sayıda okur oldu.</strong></p>
<p>Bir okura tercüman oluyorum: “Türkiye’de olan bitenler üzerine bilinmeyen ne var, iktidar ve politikaları üzerine analizler iyi güzel de, insanların, dahası insanlığın güzel, olumlu, bugüne ve geleceğe güven verecek gelişmelere haberlere gereksinim her şeyden daha çok.”</p>
<p>Çok düşündürücü.</p>
<p>Hayır, istenen şu değil, “kötülükleri, yanlışlıkları görmeyelim, gözlerden saklayalım, halının altına süpürelim, milletin gözüne de pemboş gözlükler takalım&#8230;” Veee gelişmelerden zırnık haberi olmasın, parasından pulundan hatta canından olsun..</p>
<p>Böyle bir şey olamaz!</p>
<p>İyi ve güvenli yaşamaya ihtiyaç var</p>
<p>Dilek, gerçekten artık gidişatın hemen her alanda başını güzele, iyiye giden yönü çevirmesi!</p>
<p>İnsanların iyi yaşamaya ihtiyacı var. Mutlu ve sağlıklı olmaya. Güvene. Gelecek endişesi duymamaya. Çocuğunu gönül rahatlığıyla iyi bir eğitime göndermeye&#8230; Çatışmasızlığa. Barışa. Savaşsız bir ülkeye! Savaşsız komşuluk ilişkilerine.</p>
<p>İşe. Aşa. Sevgiliye. Bilgeliğe.</p>
<p>Güzelliğe ihtiyacı var insanoğlunun.</p>
<p>Akılla yönetilmeye.</p>
<p>Hayatıyla ilgili kararların tek kişinin veya bir çoğunlukçu iktidarının dudakları arasından çıkmasına değil, özellikle iktidar dışı kitlelerin duygu düşünce ve isteklerinin dikkate alınmasına ihtiyacı var. Çünkü:</p>
<p><strong>Biz 80 milyonuz!</strong></p>
<p>İnsanlığın arkasındaki bilgi birikimi, güzellik birikimi, bilim birikimi, felsefe birikimi, ortak ahlak birikimi, uygar davranışlar birikimi, sanat birikimi, müzik birikimi, resim birikimi..</p>
<p>Bütün bunlarla sarmaş dolaş büyümeye, yaşamaya ihtiyacı var.</p>
<p>İnsan gibi yaşamaya. Kadınların eşit olmaya. Çocukların güzel ve sağlıklı büyümeye… ihtiyacı var.</p>
<p>Geçen yıl hayatınızda belirgin güzellikler nelerdi, lütfen bir düşünün. Önünüze kâğıdı kalemi alarak alt alta yazın.</p>
<p>Neler var?</p>
<p>Beni en çok mutlu eden pek çok şey arasında, toplumsal karakterli özellikle şu 3 olayın altını çiziyorum:</p>
<p><strong>Beni mutlu eden 3 olay</strong></p>
<p>1) Aziz Sancar’ın Nobel Ödülü aldıktan sonra Türkiye’ye gelmesi ve estirdiği rüzgâr. Bununla bağlantılı olarak bir de şunu ekliyorum: Geçen yıla girmeden hemen önce de Stockholm’deki Nobel Ödül törenini baştan sona izlemem.</p>
<p>2) <strong>Aziz Sancar ve Nobel’in Öyküsü</strong> kitabını yazmam. Geniş bir okur kitlesiyle buluşmayıp ülkemizde öncü insanların bu kitabı öğrencilere gençlere özellikle okumaları ve etkilenmeleri için yaygın dağıtmaya girişmeleri! Kitabın <strong>İngilizce&#8217;ye çevriliyor</strong> olması. <strong>Yunanca</strong>’ya çevrilmesi için de öneri gelmesi.</p>
<p>3) Nisan ayında <strong>Herkese Bilim Teknoloji</strong> haftalık dergisinin ve aynı isimle haber sitesinin yayına başlaması. Bu yolla, ülkemizin en çok ihtiyacı olan bilim, teknoloji, sanat, düşünce alanında geniş çaplı bir yayının başlaması ve ülkemizin ileri düşünce güçlerinin bu yayınlara sahip çıkması&#8230;</p>
<p>Okuruyla yazarıyla el birliğiyle bu yolla geleceğin inşasına katkıda bulunuyor olmak.</p>
<p>İşte, toplumsal çıkar olarak mutluluk veren temel etkinliklerimiz.</p>
<p>Şüphesiz bu listeye yıl içinde irili ufaklı başka kişisel mutluluklar, sevinçler eklemek mümkün.</p>
<p>Şöyle:</p>
<p>Yüz binlerce insan benzer veya farklı kişisel ve toplumsal yararlı, hacmi büyük etkinliklerle, mutluluk inşasına katılabilir.</p>
<p><strong>Temel meselemiz</strong></p>
<p>Meselemiz şu ki, ülkemizdeki yönetim, tüm buna benzer çok daha farklı faaliyetlerle, <strong>80 milyonun mutluluğu</strong> ve ülkemizin her yönden inşasına katkıda bulunması gerekirken&#8230;</p>
<p>Kendisinden olmayan herkesi mutsuz edecek, tarihte nasıl sonlandığı ve gelecekte de sonlanacağı açık, geniş çoğunlukta mutsuzluk doğuran, felaketi besleyen, ülke insanlarını ayıran, inanmadıkları düşünce ve davranışları kötüleyerek lanetleyen&#8230;</p>
<p>Bir yönetim biçiminde inatla sürdürüyor.</p>
<p>Birleştirici olmayan hiç bir iktidarın geleceği olamaz.</p>
<p>Birleştirilmeyen bir ülkenin ve milletin de.</p>
<p>Gerisi boş laftır.</p>
<p>Tekrarlıyorum okurumu: <strong>Bu yıl güzel şeyler olsun lütfen</strong>.</p>
<p>Ülkemizde bu <strong>imkânsızı istemek gibi</strong> bir olaya dönüştüğünün de farkındayım…</p>
<p><strong><span lang="TR">Orhan Bursalı </span></strong></p>
<p><strong><em>*Bu yazı, 3 Ocak 2017 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Bilim ve Siyaset köşesinde yayınlanmıştır.</em></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/imkansizi-istemek-mi-yil-guzel-seyler-olsun-lutfen">İmkânsızı istemek mi: “Bu yıl güzel şeyler olsun lütfen&#8230;”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5141</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
