<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>türker kılıç arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/turker-kilic/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/turker-kilic</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Tue, 18 Feb 2020 13:06:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>HBT Merak Konferansları devam ediyor: Eğitim ve nörobilimde merak</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/hbt-merak-konferanslari-devam-ediyor-egitim-ve-norobilimde-merak</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Feb 2020 10:16:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru ve Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[HBT]]></category>
		<category><![CDATA[konferans]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[nörobilim]]></category>
		<category><![CDATA[tanol türkoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[türker kılıç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=16811</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merakı kışkırtmak: Merakınızı çaldırmayın! HBT’nin merak konferansları devam ediyor; konferans dizimizin dördüncüsü, geçtiğimiz cumartesi günü Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleşti. Prof. Dr. Sedat Sever, annesinin rahatsızlığı sebebiyle katılamadı, geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kendisinin yokluğunda Prof. Dr. Türker Kılıç ile Tanol Türkoğlu farklı açılardan ele alarak merakı tartıştı. Orhan Bursalı’nın sunumuyla başlayan konferansta tartışmacılarımız birtakım sorulara cevap aradı: Öğrencilerde merak nasıl kışkırtılabilir? İlköğretimden üniversiteye eğitim sistemimiz merakı öldürüyor mu? Bu haliyle klasik eğitim sistemi tarihe mi karışmalı? Merakın önünde toplumsal ve ailesel engeller var mı? Şüphe etmekle merak ve yaratıcılık arasında nasıl bir ilişki kuruluyor? Yayın danışmanımız Orhan Bursalı, “geleceğimiz” olarak tanımladığı merakımızı çaldırmamamız gerektiğini belirterek “Merakınızı çaldırmayın!” sloganını ortaya attı. “Bana güven gerisini merak etme sen,” anlayışının hâkim olduğu ülkemizde epey kıymetli bir slogan olduğunu söylemeden geçmeyelim. Üretim bazında meraka dayanan bir toplum modelinin önemine vurgu yapan Bursalı, “örgütlenmiş merak” kavramını bir kere daha hatırlatarak merakı toplumsal olarak kışkırtan milletlerin, üretimle ilerleyip büyürken merak etmeyen milletleri de köle haline getirdiklerinin altını çizdi. Bursalı’nın ardından Türker hocayı dinledik. Merak zorunluluktan değil gönüllülükten doğar Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin kurucu dekanı Prof. Türker Kılıç, öncelikle merakı doğru tanımlamamız gerektiğini; merakın, gönüllülük esasıyla gerçekleşen zihinsel bir faaliyet olduğunu belirtti. Kılıç, örneğin bir mimarlık öğrencisinin çıkış kapısının (yapısal açıdan) nerede olduğunu gönüllülükle sorgulamasını merak olarak tanımlarken an itibariyle yangın çıksa bizim çıkış kapısının nerede olduğunu -zorunluluktan- sorgulamamızın, tartışmamızın özünü oluşturan merakla alakası olmadığını belirterek önemli bir ayrıma dikkat çekti. Merakı, “sevinçli bir öğrenme hevesi” olarak tanımlayan Kılıç’a göre merakın 8 gerekli aşaması: Merak ettiğimiz şeyle ilgili bir gerçeklik kümesinin bulunması gerekiyor. (Sözgelimi İtalya’yı merak ediyorsanız İtalya diye bir yer ve bunun gerçekliği olmalı.) Bu gerçekliğin sizde farkındalığının bulunması. Bu gerçeklik kümesinin zihninizde bir modeli olması. (İtalya denildiğinde aklınıza bir şeyin -doğru ya da yanlış- geliyor olması lazım.) Söz konusu modelleme içinde bir boşluk olduğunu sezmelisiniz. Sorgulayacağınız şey o boşluktur. Var olan gerçeklik kümesinin zihinsel modellemenizle örtüşüyor olması lazım. (Kişinin merak ederken yalnız kalarak bahsi geçen boşluğu sorgulaması bu noktada önemli.) Sorulan sorunun zenginleştirilmesi ve paylaşılması. (Ortak merak.) Bilimsel metotla -tümdengelimle- bunun hipotez haline getirilmesi süreci ve ortaya çıkan hipotezin sınanması, doğru ve yanlışlıklarının bulunması. Birlikte bilmek, bilincine varmak. Aşamalarını sıraladığı merakı bağlantısallık odağında değerlendiren Kılıç, polimath (hazerfen) olmanın, bir başka deyişle binbir bilimci olmanın merakla paralel olduğunu belirtti; Leonardo Da Vinci gibi olmak, her şeyi sorgulamak, bilmeye hevesli olmak gerek. Bunu yaparken de önce yalnız olmak, ortaya bir soru atmak, bağlantısallığı görmek ve ortaya çıkanı da paylaşmak ve beraber sorgulamak, Bursalı’nın da ifade ettiği gibi örgütlü merakın temelinde yatan sürecin çerçevesini oluşturuyor. Bu noktada araya giren Bursalı, Türkiye’nin ve geçmişte Osmanlı’nın meraksızlıktan “öldüğüne” vurgu yaptı. Sözgelimi piramitler; Mısırlılar merak etmezken Batı uygarlıkları, merak etti ve Mısıroloji bölümleri kurarak bu konuda bilgi sahibi olma yönünde adımlar attı. Veyahut Çanakkale’yi biz ne zaman merak ettik? Sömürgeci devletler bu topraklara göz diktikleri zaman. Ne demiştik; merakın özündeki gönüllülük unsuru… Biz hep zorunluluktan merak ediyoruz ve buna merak demek de mümkün değil; eğitim odağında kültür eksikliğinin arkasında işte bu meraksızlık var. Öğrenciyi tasarımcı ve uygulayıcı yapacak bir eğitim sistemine ihtiyaç var Peki ama merakın eğitimdeki karşılığı nedir? Dijital kanaat önderi Tanol Türkoğlu’nun bu konudaki düşünceleri oldukça kıymetli. Çocukken öğretmene, “Bu anlatılanlar hayatımızda ne işe yarayacak?” sorusunu hepimiz sormuşuzdur. Bugün de öğrenciler bu soruyu soruyor ve bilgiye istediği zaman ulaşabiliyor ancak hangi bilgiyi nerede kullanacağı asıl mesele. İşte burada, öğrencileri merak ettirmenin, bir şeyler öğrenmeye kanalize etmenin yolunun, eğitim sistemini “merak ettirme” motivasyonu üzerine kurmaktan geçtiğini bilmemiz gerekiyor. Türkoğlu, eğitim sistemine bu minvalde bir bakış açısı getirilmesi gerektiğini düşünüyor. Ancak bunun sadece akıllı tahta ve bilgisayar becerileri kazandırmaktan geçmediğini savundu. Türkoğlu, Kılıç’ın da değindiği gibi “gönüllü merak” unsurunu kışkırtmamız gerektiğine vurgu yaparak öğrencinin -kişinin- kendini bulması ve gerçekleştirmesi için gerekli yakıtın merak olduğunun altını çizdi. Türkoğlu, eğitim sistemini şekillendirirken bu unsuru dikkate alarak öğrenciye teorik bilgi müfredatından ziyade onu “tasarımcı ve uygulamacı” yapacak bütüncül ve yaratıcı bir sistemin gerekliliğini savundu. Böyle bir sistemde öğrenci zaten gerekli teorik bilgiyi edinecek, yukarıda bahsettiğimiz üzere “anlatılanların hayatında ne işe yaradığını” eğitim sistemi sayesinde görecek ve hocasına bu soruyu sormayacak. Nörobilim merakı nasıl açıklıyor? Peki ama nörobilim açısından merak nedir? Ortada hiçbir neden yokken bu soruyu ortaya atan Kılıç, yaptığı araştırmaların aydınlatıcı sonuçlarını katılımcılarla paylaştı. Merakın beyin açısından önemini ve matematiğini (ölçülüp ölçülemeyeceğini) “merak eden” Kılıç’ın nörobilim araştırmalarının özet sonuçlarını paylaşıyoruz: Merak büyüyen bilgi ağıdır. Meraklı kişi, kendi zihnindeki yaşam modellemesini zenginleştirmeye çalışan kişidir. Nereye bakarsanız bakın bilgi dağınık (noktacık) olarak çevrede bulunur. Bu noktacıklar arasında bir bağlantısallık vardır. Peki ama rastlantısal gibi gözüken bu bağlantısallık beyinde nasıl karşılık buluyor? Öncelikle bilginin beyinde elektrokimyasal dayanakları var. Beyinde yaklaşık 100 milyar noktacık var ve her bir noktacık başka on beş bin noktacıkla iletişim halinde. Merak veya öğrenme beyinde neyi değiştiriyor? MR teknolojisinin de gelişmesiyle 300-400 nöronun bir araya gelerek oluşturduğu enformasyon nehrinin yatağı görüntülenebilir, bağlantısallık ağının daha kompleks hale geldiği de gözlemlenebilir hale geldi. Bu bağlamda yıllar önce Çapa Tıp Fakültesi’nden Kubilay Aydın ile yaptıkları çalışmada, matematik ve konservatuvar bölümlerine giren öğrencilerin beyinlerini (önce ilk yıl ardından mezun olduktan sonra) MR ile tarayan araştırmacılar, müzikle ilgilenenlerin çift taraflı işitme ve duyduklarını algılama merkezlerinde neredeyse 2,4 kata kadar hacimsel artış gözlemledi. Dolayısıyla merak ve öğrenmenin beyinde matematiksel bir karşılığı var, başka bir deyişle ölçülebilmesi mümkün. 2018’de yapılan başka bir çalışmada, insanın kişiliğini oluşturan frontal merkezdeki sadece 300 nöron ve birbiriyle olan ilişkisi ele alındığında bu nöronların, yaşamın başka bir evresinde aynı bağlantısallıkta olamayacağı saptandı. İnsan hiçbir zaman aynı enformasyon ırmağında zihinsel olarak bir daha yıkanamıyor. Yani bağlantısallığın bir matematiği var ve bilgi akışına göre değişkenlik gösteriyor. Beyin nasıl düşünce üretiyor sorusunun cevabı ise düşüncenin beyindeki yayılımıyla açıklanıyor. Bu da (örneğin iki çocuk arasında) karşılaştırılabilir olarak ölçülebilir ve matematiksel karşılığı var. Her çocuk, yeni bilgiyi kafasındaki modellemeye (matematiksel sisteme) göre yerleştiriyor. Birinin merak ederken diğerinin merak etmemesi de beyindeki bu matematiğe göre belirleniyor. Çocuklarda merakın bir refleks haline getirilmesi de bu açıdan çok önemli. &#160; Not: Bir sonraki konferansımız 7 Mart&#8217;ta yine Bahçeşehir Üniversitesi’nde olacak. Kayıtsız ve ücretsizdir, hepiniz davetlisiniz. Konferansı izlemek isteyenler için video linki: https://youtu.be/lWcKrqnDv48 Yazı: Batuhan Sarıcan (batusarican@gmail.com)</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/hbt-merak-konferanslari-devam-ediyor-egitim-ve-norobilimde-merak">HBT Merak Konferansları devam ediyor: Eğitim ve nörobilimde merak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><strong>Merakı kışkırtmak: Merakınızı çaldırmayın!</strong></h4>
<p>HBT’nin merak konferansları devam ediyor; konferans dizimizin dördüncüsü, geçtiğimiz cumartesi günü Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleşti. Prof. Dr. Sedat Sever, annesinin rahatsızlığı sebebiyle katılamadı, geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kendisinin yokluğunda Prof. Dr. Türker Kılıç ile Tanol Türkoğlu farklı açılardan ele alarak merakı tartıştı.</p>
<p>Orhan Bursalı’nın sunumuyla başlayan konferansta tartışmacılarımız birtakım sorulara cevap aradı: Öğrencilerde merak nasıl kışkırtılabilir? İlköğretimden üniversiteye eğitim sistemimiz merakı öldürüyor mu? Bu haliyle klasik eğitim sistemi tarihe mi karışmalı? Merakın önünde toplumsal ve ailesel engeller var mı? Şüphe etmekle merak ve yaratıcılık arasında nasıl bir ilişki kuruluyor?</p>
<p>Yayın danışmanımız Orhan Bursalı, “geleceğimiz” olarak tanımladığı merakımızı çaldırmamamız gerektiğini belirterek “Merakınızı çaldırmayın!” sloganını ortaya attı. “Bana güven gerisini merak etme sen,” anlayışının hâkim olduğu ülkemizde epey kıymetli bir slogan olduğunu söylemeden geçmeyelim. Üretim bazında meraka dayanan bir toplum modelinin önemine vurgu yapan Bursalı, “örgütlenmiş merak” kavramını bir kere daha hatırlatarak merakı toplumsal olarak kışkırtan milletlerin, üretimle ilerleyip büyürken merak etmeyen milletleri de köle haline getirdiklerinin altını çizdi. Bursalı’nın ardından Türker hocayı dinledik.</p>
<p><strong>Merak zorunluluktan değil gönüllülükten doğar</strong></p>
<p>Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin kurucu dekanı Prof. Türker Kılıç, öncelikle merakı doğru tanımlamamız gerektiğini; merakın, gönüllülük esasıyla gerçekleşen zihinsel bir faaliyet olduğunu belirtti. Kılıç, örneğin bir mimarlık öğrencisinin çıkış kapısının (yapısal açıdan) nerede olduğunu gönüllülükle sorgulamasını merak olarak tanımlarken an itibariyle yangın çıksa bizim çıkış kapısının nerede olduğunu -zorunluluktan- sorgulamamızın, tartışmamızın özünü oluşturan merakla alakası olmadığını belirterek önemli bir ayrıma dikkat çekti. Merakı, “sevinçli bir öğrenme hevesi” olarak tanımlayan Kılıç’a göre merakın 8 gerekli aşaması:</p>
<ul>
<li>Merak ettiğimiz şeyle ilgili bir gerçeklik kümesinin bulunması gerekiyor. (Sözgelimi İtalya’yı merak ediyorsanız İtalya diye bir yer ve bunun gerçekliği olmalı.)</li>
<li>Bu gerçekliğin sizde farkındalığının bulunması.</li>
<li>Bu gerçeklik kümesinin zihninizde bir modeli olması. (İtalya denildiğinde aklınıza bir şeyin -doğru ya da yanlış- geliyor olması lazım.)</li>
<li>Söz konusu modelleme içinde bir boşluk olduğunu sezmelisiniz. Sorgulayacağınız şey o boşluktur.</li>
<li>Var olan gerçeklik kümesinin zihinsel modellemenizle örtüşüyor olması lazım. (Kişinin merak ederken yalnız kalarak bahsi geçen boşluğu sorgulaması bu noktada önemli.)</li>
<li>Sorulan sorunun zenginleştirilmesi ve paylaşılması. (Ortak merak.)</li>
<li>Bilimsel metotla -tümdengelimle- bunun hipotez haline getirilmesi süreci ve ortaya çıkan hipotezin sınanması, doğru ve yanlışlıklarının bulunması.</li>
<li>Birlikte bilmek, bilincine varmak.</li>
</ul>
<p>Aşamalarını sıraladığı merakı bağlantısallık odağında değerlendiren Kılıç, polimath (hazerfen) olmanın, bir başka deyişle binbir bilimci olmanın merakla paralel olduğunu belirtti; Leonardo Da Vinci gibi olmak, her şeyi sorgulamak, bilmeye hevesli olmak gerek. Bunu yaparken de önce yalnız olmak, ortaya bir soru atmak, bağlantısallığı görmek ve ortaya çıkanı da paylaşmak ve beraber sorgulamak, Bursalı’nın da ifade ettiği gibi örgütlü merakın temelinde yatan sürecin çerçevesini oluşturuyor.</p>
<p>Bu noktada araya giren Bursalı, Türkiye’nin ve geçmişte Osmanlı’nın meraksızlıktan “öldüğüne” vurgu yaptı. Sözgelimi piramitler; Mısırlılar merak etmezken Batı uygarlıkları, merak etti ve Mısıroloji bölümleri kurarak bu konuda bilgi sahibi olma yönünde adımlar attı. Veyahut Çanakkale’yi biz ne zaman merak ettik? Sömürgeci devletler bu topraklara göz diktikleri zaman. Ne demiştik; merakın özündeki gönüllülük unsuru… Biz hep zorunluluktan merak ediyoruz ve buna merak demek de mümkün değil; eğitim odağında kültür eksikliğinin arkasında işte bu meraksızlık var.</p>
<p><strong>Öğrenciyi tasarımcı ve uygulayıcı yapacak bir eğitim sistemine ihtiyaç var </strong></p>
<p>Peki ama merakın eğitimdeki karşılığı nedir? Dijital kanaat önderi Tanol Türkoğlu’nun bu konudaki düşünceleri oldukça kıymetli. Çocukken öğretmene, “Bu anlatılanlar hayatımızda ne işe yarayacak?” sorusunu hepimiz sormuşuzdur. Bugün de öğrenciler bu soruyu soruyor ve bilgiye istediği zaman ulaşabiliyor ancak hangi bilgiyi nerede kullanacağı asıl mesele. İşte burada, öğrencileri merak ettirmenin, bir şeyler öğrenmeye kanalize etmenin yolunun, eğitim sistemini “merak ettirme” motivasyonu üzerine kurmaktan geçtiğini bilmemiz gerekiyor. Türkoğlu, eğitim sistemine bu minvalde bir bakış açısı getirilmesi gerektiğini düşünüyor. Ancak bunun sadece akıllı tahta ve bilgisayar becerileri kazandırmaktan geçmediğini savundu.</p>
<p>Türkoğlu, Kılıç’ın da değindiği gibi “gönüllü merak” unsurunu kışkırtmamız gerektiğine vurgu yaparak öğrencinin -kişinin- kendini bulması ve gerçekleştirmesi için gerekli yakıtın merak olduğunun altını çizdi. Türkoğlu, eğitim sistemini şekillendirirken bu unsuru dikkate alarak öğrenciye teorik bilgi müfredatından ziyade onu “tasarımcı ve uygulamacı” yapacak bütüncül ve yaratıcı bir sistemin gerekliliğini savundu. Böyle bir sistemde öğrenci zaten gerekli teorik bilgiyi edinecek, yukarıda bahsettiğimiz üzere “anlatılanların hayatında ne işe yaradığını” eğitim sistemi sayesinde görecek ve hocasına bu soruyu sormayacak.</p>
<p><strong>Nörobilim merakı nasıl açıklıyor?</strong></p>
<p>Peki ama nörobilim açısından merak nedir? Ortada hiçbir neden yokken bu soruyu ortaya atan Kılıç, yaptığı araştırmaların aydınlatıcı sonuçlarını katılımcılarla paylaştı. Merakın beyin açısından önemini ve matematiğini (ölçülüp ölçülemeyeceğini) “merak eden” Kılıç’ın nörobilim araştırmalarının özet sonuçlarını paylaşıyoruz:</p>
<ul>
<li>Merak büyüyen bilgi ağıdır. Meraklı kişi, kendi zihnindeki yaşam modellemesini zenginleştirmeye çalışan kişidir. Nereye bakarsanız bakın bilgi dağınık (noktacık) olarak çevrede bulunur. Bu noktacıklar arasında bir bağlantısallık vardır. Peki ama rastlantısal gibi gözüken bu bağlantısallık beyinde nasıl karşılık buluyor? Öncelikle bilginin beyinde elektrokimyasal dayanakları var. Beyinde yaklaşık 100 milyar noktacık var ve her bir noktacık başka on beş bin noktacıkla iletişim halinde.</li>
<li></li>
<li>Merak veya öğrenme beyinde neyi değiştiriyor? MR teknolojisinin de gelişmesiyle 300-400 nöronun bir araya gelerek oluşturduğu enformasyon nehrinin yatağı görüntülenebilir, bağlantısallık ağının daha kompleks hale geldiği de gözlemlenebilir hale geldi. Bu bağlamda yıllar önce Çapa Tıp Fakültesi’nden Kubilay Aydın ile yaptıkları çalışmada, matematik ve konservatuvar bölümlerine giren öğrencilerin beyinlerini (önce ilk yıl ardından mezun olduktan sonra) MR ile tarayan araştırmacılar, müzikle ilgilenenlerin çift taraflı işitme ve duyduklarını algılama merkezlerinde neredeyse 2,4 kata kadar hacimsel artış gözlemledi. Dolayısıyla merak ve öğrenmenin beyinde matematiksel bir karşılığı var, başka bir deyişle ölçülebilmesi mümkün.</li>
<li></li>
<li>2018’de yapılan başka bir çalışmada, insanın kişiliğini oluşturan frontal merkezdeki sadece 300 nöron ve birbiriyle olan ilişkisi ele alındığında bu nöronların, yaşamın başka bir evresinde aynı bağlantısallıkta olamayacağı saptandı. İnsan hiçbir zaman aynı enformasyon ırmağında zihinsel olarak bir daha yıkanamıyor. Yani bağlantısallığın bir matematiği var ve bilgi akışına göre değişkenlik gösteriyor. Beyin nasıl düşünce üretiyor sorusunun cevabı ise düşüncenin beyindeki yayılımıyla açıklanıyor. Bu da (örneğin iki çocuk arasında) karşılaştırılabilir olarak ölçülebilir ve matematiksel karşılığı var. Her çocuk, yeni bilgiyi kafasındaki modellemeye (matematiksel sisteme) göre yerleştiriyor. Birinin merak ederken diğerinin merak etmemesi de beyindeki bu matematiğe göre belirleniyor. Çocuklarda merakın bir refleks haline getirilmesi de bu açıdan çok önemli.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>Not: <strong>Bir sonraki konferansımız 7 Mart&#8217;ta yine Bahçeşehir Üniversitesi’nde olacak. </strong></p>
<p><strong>Kayıtsız ve ücretsizdir, hepiniz davetlisiniz.</strong></p>
<p><em>Konferansı izlemek isteyenler için video linki: </em><a href="https://youtu.be/lWcKrqnDv48">https://youtu.be/lWcKrqnDv48</a></p>
<p>Yazı: <strong>Batuhan Sarıcan </strong>(<a href="mailto:batusarican@gmail.com">batusarican@gmail.com</a>)</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/hbt-merak-konferanslari-devam-ediyor-egitim-ve-norobilimde-merak">HBT Merak Konferansları devam ediyor: Eğitim ve nörobilimde merak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16811</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HBT&#8217;nin 2. merak konferansını nasıl izleyebilirim?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/hbtnin-2-merak-konferansini-nasil-izleyebilirim</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Dec 2019 08:19:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru ve Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[bau tıp]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilme merakı]]></category>
		<category><![CDATA[Derya Gürses Tarbuck]]></category>
		<category><![CDATA[HBT]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[Müfit Akyos]]></category>
		<category><![CDATA[türker kılıç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=16109</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Merak” konulu konferans dizimizin ikincisi, 7 Aralık Cuma günü Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleşti. Dr. Derya Gürses Tarbuck moderatörlüğünde gerçekleşen konuşmaya Prof. Dr. Türker Kılıç ve Müfit Akyos da fikir, deneyim ve görüşleriyle katkıda bulundu. Öncelikle şunu düşünelim: Merak dediğimiz şey nedir? Ya da biz merakı hangi açıdan ele almalıyız? Çocuğumuzun okulda ne yaptığını veya daha önce hiç konuşmadığımız bir insanın bize vereceği ilk tepkiyi “merak” etmek, kelimenin sözlükteki karşılığına göre evet, meraktır. Ancak bizim konferanslarımızda ele aldığımız merak, Orhan Öztürk hocamızın geçtiğimiz hafta kapağa taşıdığımız yazısında da vurguladığı üzere “bilme merakı”dır. Uygarlığın bugünkü gelişmişliğini sağlayan ve bizi daha ileriye götürecek; gökte uzay yolculuğu yapabilmemizi, yerde hastalıkları yenerek insan ömrünü uzatmamızı ve daha adil bir gezegende yaşamamızı sağlayacak bir anlama ve anlamlandırabilme çabamızın temel güdüsü olarak “curiosity”den bahsediyoruz. Kısacası merak ama Türkçe sözlükteki eksik karşılığını da tamamlayarak ifade edelim: Bilme merakı. Bu ayrımı yapmak, konferanslarımızda neyi ele aldığımızı göstermek açısından oldukça önemli. Sunum konuşmasını yapan yayın danışmanımız Orhan Bursalı da merak tanımını yaparken bu ayrıma dikkat çekerek fiziği öğrenip kavradıkça uzayı, biyolojiyi ve kimyayı öğrendikçe de canlıları anlamaya başladığımızı söyledi. İnsanın, arkasındaki itici gücü olan “bilme merakı” sayesinde çeşitli araç ve argümanlar icat ederek uygarlığın gelişimini sağladığının altını çizen Bursalı, geleceğin de yine içimizdeki “öğrenme ateşleyicisi” olan merakımız sayesinde şekilleneceğine gönderme yapmış oldu. Konferans ile ilgili detaylar dergimizin önümüzdeki sayısında yer alacak. 194. sayımız cuma günü raflarda&#8230; Bir sonraki konferansımız 4 Ocak Cumartesi günü Bahçeşehir Üniversitesi&#8217;nde gerçekleşecek. Katılımınızı bekleriz. Konferansımızın tekrarını izlemek için:</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/hbtnin-2-merak-konferansini-nasil-izleyebilirim">HBT&#8217;nin 2. merak konferansını nasıl izleyebilirim?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“Merak” konulu konferans dizimizin ikincisi, 7 Aralık Cuma günü Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleşti. Dr. Derya Gürses Tarbuck moderatörlüğünde gerçekleşen konuşmaya Prof. Dr. Türker Kılıç ve Müfit Akyos da fikir, deneyim ve görüşleriyle katkıda bulundu. </em></p>
<p>Öncelikle şunu düşünelim: Merak dediğimiz şey nedir? Ya da biz merakı hangi açıdan ele almalıyız? Çocuğumuzun okulda ne yaptığını veya daha önce hiç konuşmadığımız bir insanın bize vereceği ilk tepkiyi “merak” etmek, kelimenin sözlükteki karşılığına göre evet, meraktır. Ancak bizim konferanslarımızda ele aldığımız merak, Orhan Öztürk hocamızın geçtiğimiz hafta kapağa taşıdığımız yazısında da vurguladığı üzere “bilme merakı”dır.</p>
<p>Uygarlığın bugünkü gelişmişliğini sağlayan ve bizi daha ileriye götürecek; gökte uzay yolculuğu yapabilmemizi, yerde hastalıkları yenerek insan ömrünü uzatmamızı ve daha adil bir gezegende yaşamamızı sağlayacak bir anlama ve anlamlandırabilme çabamızın temel güdüsü olarak “curiosity”den bahsediyoruz. Kısacası merak ama Türkçe sözlükteki eksik karşılığını da tamamlayarak ifade edelim: Bilme merakı. Bu ayrımı yapmak, konferanslarımızda neyi ele aldığımızı göstermek açısından oldukça önemli.</p>
<p>Sunum konuşmasını yapan yayın danışmanımız Orhan Bursalı da merak tanımını yaparken bu ayrıma dikkat çekerek fiziği öğrenip kavradıkça uzayı, biyolojiyi ve kimyayı öğrendikçe de canlıları anlamaya başladığımızı söyledi. İnsanın, arkasındaki itici gücü olan “bilme merakı” sayesinde çeşitli araç ve argümanlar icat ederek uygarlığın gelişimini sağladığının altını çizen Bursalı, geleceğin de yine içimizdeki “öğrenme ateşleyicisi” olan merakımız sayesinde şekilleneceğine gönderme yapmış oldu.</p>
<p>Konferans ile ilgili detaylar dergimizin önümüzdeki sayısında yer alacak. 194. sayımız cuma günü raflarda&#8230;</p>
<p>Bir sonraki konferansımız 4 Ocak Cumartesi günü Bahçeşehir Üniversitesi&#8217;nde gerçekleşecek. Katılımınızı bekleriz.</p>
<p><strong>Konferansımızın tekrarını izlemek için:</strong></p>
<p><iframe src="https://www.youtube.com/embed/iuln_BGdoes" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/hbtnin-2-merak-konferansini-nasil-izleyebilirim">HBT&#8217;nin 2. merak konferansını nasıl izleyebilirim?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16109</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Konferans: Yarının harika çocukları insan mı, robot mu?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/konferans-yarinin-harika-cocuklari-insan-mi-robot-mu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Apr 2019 13:36:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru ve Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[bahçeşehir üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[cem say]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[konferans]]></category>
		<category><![CDATA[tanol türkoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[türker kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=13417</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital Kültür ve Yapay Zeka &#8211; 12 Yarının harika çocukları insan mı, robot mu? Yoksa gün gelecek çocuğumuza dijital eğitim hapı mı yutturacağız? İnsan mı daha hızlı öğrenecek, robot mu? Yapay zeka, eğitimi nasıl şekillendirecek? Bir robot ile bir insan yavrusunu öğrenme süreçlerine soksak, rekabet ve üstünlükleri, yetenek ve zekaları konusunda neler söyleyebiliriz? Tanol Türkoğlu, Türker Kılıç ve Cem Say konuyu farklı açılardan ele alacak ve tartışacaklar. Ayrıca Cem Say &#8220;50 Soruda Yapay Zeka&#8221; ve Tanol Türkoğlu da &#8220;Dijital Racon&#8221; kitaplarını imzalayacak. 6 Nisan Cumartesi günü, saat 17:00’de Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü&#8217;nde gerçekleştireceğimiz konferansa davetlisiniz. https://www.facebook.com/events/278002066424627/ Facebook üzerinden canlı yayın yapacağız. Etkinlik ücretsizdir. Tarih: 6 Nisan 2019 Saat: 17:00 Yer: BAU Beşiktaş Kampüsü</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/konferans-yarinin-harika-cocuklari-insan-mi-robot-mu">Konferans: Yarının harika çocukları insan mı, robot mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Dijital Kültür ve Yapay Zeka &#8211; 12</strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-13418" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/04/nisan-konfi.png" alt="" width="500" height="375" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/04/nisan-konfi.png 800w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/04/nisan-konfi-300x225.png 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p>Yarının harika çocukları insan mı, robot mu? Yoksa gün gelecek çocuğumuza dijital eğitim hapı mı yutturacağız? İnsan mı daha hızlı öğrenecek, robot mu? Yapay zeka, eğitimi nasıl şekillendirecek? Bir robot ile bir insan yavrusunu öğrenme süreçlerine soksak, rekabet ve üstünlükleri, yetenek ve zekaları konusunda neler söyleyebiliriz?</p>
<p><a href="http://www.herkesebilimteknoloji.com/k/yazarlar/tanol-turkoglu">Tanol Türkoğlu</a>, Türker Kılıç ve <a href="http://www.herkesebilimteknoloji.com/k/yazarlar/cem-say">Cem Say</a> konuyu farklı açılardan ele alacak ve tartışacaklar.</p>
<p>Ayrıca Cem Say &#8220;<a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/kitaplar/50-soruda-yapay-zeka">50 Soruda Yapay Zeka</a>&#8221; ve Tanol Türkoğlu da &#8220;<a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/kitaplar/dijital-racon">Dijital Racon</a>&#8221; kitaplarını imzalayacak.</p>
<p>6 Nisan Cumartesi günü, saat 17:00’de Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü&#8217;nde gerçekleştireceğimiz konferansa davetlisiniz.</p>
<p><a href="https://www.facebook.com/events/278002066424627/">https://www.facebook.com/events/278002066424627/</a></p>
<p>Facebook üzerinden canlı yayın yapacağız.</p>
<p>Etkinlik ücretsizdir.</p>
<p>Tarih: 6 Nisan 2019<br />
Saat: 17:00<br />
Yer: BAU Beşiktaş Kampüsü</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/konferans-yarinin-harika-cocuklari-insan-mi-robot-mu">Konferans: Yarının harika çocukları insan mı, robot mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13417</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Video: 20, 50, 100 yıl sonra nasıl bir dünya?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/video-20-50-100-yil-sonra-nasil-bir-dunya</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Mar 2019 16:04:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[50 soruda yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[bahçeşehir üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[cem say]]></category>
		<category><![CDATA[dijital racon]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[orhan bursalı]]></category>
		<category><![CDATA[tanol türkoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[türker kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=13313</guid>

					<description><![CDATA[<p>9 Mart Cumartesi günü 11. kez düzenlediğimiz Dijital Kültür ve Yapay Zeka Konferansı&#8216;nda Tanol Türkoğlu, Türker Kılıç ve Cem Say bu kez önümüzdeki kısa dönem sayılabilecek 20 yıl, 50 yıl ve 100 yılda bizi nasıl bir dünyanın beklediğini anlamaya ve anlatmaya çalıştı. Video kaydı ve düzenlemesi için Bahçeşehir Üniversitesi&#8217;ne teşekkür ederiz.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/video-20-50-100-yil-sonra-nasil-bir-dunya">Video: 20, 50, 100 yıl sonra nasıl bir dünya?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>9 Mart Cumartesi günü 11. kez düzenlediğimiz <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/konferans-20-50-100-yil-sonra-nasil-bir-dunya">Dijital Kültür ve Yapay Zeka Konferansı</a>&#8216;nda <a href="http://www.herkesebilimteknoloji.com/k/yazarlar/tanol-turkoglu">Tanol Türkoğlu</a>, Türker Kılıç ve <a href="http://www.herkesebilimteknoloji.com/k/yazarlar/cem-say">Cem Say</a> bu kez önümüzdeki kısa dönem sayılabilecek 20 yıl, 50 yıl ve 100 yılda bizi nasıl bir dünyanın beklediğini anlamaya ve anlatmaya çalıştı.</p>
<p>Video kaydı ve düzenlemesi için Bahçeşehir Üniversitesi&#8217;ne teşekkür ederiz.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/video-20-50-100-yil-sonra-nasil-bir-dunya">Video: 20, 50, 100 yıl sonra nasıl bir dünya?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13313</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Konferans: 20, 50, 100 yıl sonra nasıl bir dünya?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/konferans-20-50-100-yil-sonra-nasil-bir-dunya</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Mar 2019 15:23:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru ve Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Akıllı Sistemler]]></category>
		<category><![CDATA[bahçeşehir üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[cem say]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[konferans]]></category>
		<category><![CDATA[tanol türkoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[türker kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=13146</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital Kültür ve Yapay Zeka &#8211; 11 Geleceği tahmin etmek olanaklı mıdır? Bilimsel uzmanlık bize nelerin olabileceğini söyleme imkanını mı verir, nelerin olamayacağını mı? Bilişim teknolojisinin sınırları hakkında neler biliyoruz? Akıllı nesnelerle insanların ilişkisi nasıl gelişecek? Kışın ortasında gece yarısı güncelleme nedeniyle kapanan şofben, kirayı ödemediğiniz için açılmayan daire kapısı&#8230; Tanol Türkoğlu, Türker Kılıç ve Cem Say bu kez önümüzdeki kısa dönem sayılabilecek 20 yıl, 50 yıl ve 100 yılda bizi nasıl bir dünyanın beklediğini anlamaya ve anlatmaya çalışacaklar. Ayrıca Cem Say 50 Soruda Yapay Zeka ve Tanol Türkoğlu da Dijital Racon kitaplarını imzalayacak. 9 Mart Cumartesi günü, saat 17:00’de Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü&#8217;nde gerçekleştireceğimiz konferansa davetlisiniz. https://www.facebook.com/events/413361699428290/ Facebook üzerinden canlı yayın yapacağız. Etkinlik ücretsizdir. Tarih: 9 Mart 2019 Saat: 17:00 Yer: BAU Beşiktaş Kampüsü</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/konferans-20-50-100-yil-sonra-nasil-bir-dunya">Konferans: 20, 50, 100 yıl sonra nasıl bir dünya?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Dijital Kültür ve Yapay Zeka &#8211; 11</strong></p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-13152" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/konfi-webkk.png" alt="" width="500" height="375" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/konfi-webkk.png 800w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/03/konfi-webkk-300x225.png 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p style="text-align: left;">Geleceği tahmin etmek olanaklı mıdır? Bilimsel uzmanlık bize nelerin olabileceğini söyleme imkanını mı verir, nelerin olamayacağını mı? Bilişim teknolojisinin sınırları hakkında neler biliyoruz? Akıllı nesnelerle insanların ilişkisi nasıl gelişecek? Kışın ortasında gece yarısı güncelleme nedeniyle kapanan şofben, kirayı ödemediğiniz için açılmayan daire kapısı&#8230;</p>
<div class="_63eu _63ev">
<div class="_63ew" data-testid="event-permalink-details">
<p><a href="http://www.herkesebilimteknoloji.com/k/yazarlar/tanol-turkoglu">Tanol Türkoğlu</a>, Türker Kılıç ve <a href="http://www.herkesebilimteknoloji.com/k/yazarlar/cem-say">Cem Say</a> bu kez önümüzdeki kısa dönem sayılabilecek 20 yıl, 50 yıl ve 100 yılda bizi nasıl bir dünyanın beklediğini anlamaya ve anlatmaya çalışacaklar.</p>
<p>Ayrıca Cem Say <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/kitaplar/50-soruda-yapay-zeka">50 Soruda Yapay Zeka </a>ve Tanol Türkoğlu da <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/kitaplar/dijital-racon">Dijital Racon</a> kitaplarını imzalayacak.</p>
<div class="text_exposed_show">
<p>9 Mart Cumartesi günü, saat 17:00’de Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü&#8217;nde gerçekleştireceğimiz konferansa davetlisiniz.</p>
</div>
</div>
<div class="_63ew" data-testid="event-permalink-details">
<p><a href="https://www.facebook.com/events/413361699428290/">https://www.facebook.com/events/413361699428290/</a></p>
<p>Facebook üzerinden canlı yayın yapacağız.</p>
<p>Etkinlik ücretsizdir.</p>
<p>Tarih: 9 Mart 2019<br />
Saat: 17:00<br />
Yer: BAU Beşiktaş Kampüsü</p>
</div>
</div>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/konferans-20-50-100-yil-sonra-nasil-bir-dunya">Konferans: 20, 50, 100 yıl sonra nasıl bir dünya?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13146</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Video: Bilim dünyayı kurtarır mı?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/video-bilim-dunyayi-kurtarir-mi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Feb 2019 14:28:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[cem say]]></category>
		<category><![CDATA[konferans]]></category>
		<category><![CDATA[tevfik uyar]]></category>
		<category><![CDATA[türker kılıç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=12876</guid>

					<description><![CDATA[<p>10. Dijital Kültür ve Yapay Zeka konferansı 2 Şubat Cumartesi günü, Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü&#8217;nde gerçekleşti. Orhan Bursalı’nın sunumuyla, Tevfik Uyar, Türker Kılıç ve Cem Say konuyu farklı açılardan ele alarak tartıştı. Bilim dünyayı kurtarır mı? Bilim ve teknoloji, daha iyi bir dünya için mi? Bilim büyük bir güç. 20 milyon bilim insanı var. Büyük buluşları dünyayı, toplumları değiştiriyor, çığırlar açıyor. Peki ama, öyleyse niye dünya ve toplumlar daha iyiye gitmiyor? Dünyanın daha iyi, daha yaşanılır, daha bilgili, daha insani, daha dayanışmacı olmasında bilimin katkısı nedir? Kötü siyasetin kovulması, daha iyi siyasetin dünyayı yönetmesine ne ölçüde yardımcı oldu? Olabildi mi? Bilim güçleri ülkelerinin siyasetini nasıl etkileyebilir? Bilim daha iyi bir dünya için hangi araştırmalara yönelmesi gerekir?</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/video-bilim-dunyayi-kurtarir-mi">Video: Bilim dünyayı kurtarır mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>10. Dijital Kültür ve Yapay Zeka konferansı 2 Şubat Cumartesi günü, Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü&#8217;nde gerçekleşti. Orhan Bursalı’nın sunumuyla, Tevfik Uyar, Türker Kılıç ve Cem Say konuyu farklı açılardan ele alarak tartıştı.</p>
<p><strong>Bilim dünyayı kurtarır mı? Bilim ve teknoloji, daha iyi bir dünya için mi? </strong></p>
<p>Bilim büyük bir güç. 20 milyon bilim insanı var. Büyük buluşları dünyayı, toplumları değiştiriyor, çığırlar açıyor. Peki ama, öyleyse niye dünya ve toplumlar daha iyiye gitmiyor? Dünyanın daha iyi, daha yaşanılır, daha bilgili, daha insani, daha dayanışmacı olmasında bilimin katkısı nedir? Kötü siyasetin kovulması, daha iyi siyasetin dünyayı yönetmesine ne ölçüde yardımcı oldu? Olabildi mi? Bilim güçleri ülkelerinin siyasetini nasıl etkileyebilir? Bilim daha iyi bir dünya için hangi araştırmalara yönelmesi gerekir?</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/video/video-bilim-dunyayi-kurtarir-mi">Video: Bilim dünyayı kurtarır mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12876</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Konferans: Bilim dünyayı kurtarır mı?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/konferans-bilim-dunyayi-kurtarir-mi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Jan 2019 09:33:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru ve Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[cem say]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[konferans]]></category>
		<category><![CDATA[orhan bursalı]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tevfik uyar]]></category>
		<category><![CDATA[türker kılıç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=12816</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital Kültür ve Yapay Zeka &#8211; 10 Bilim dünyayı kurtarır mı? Bilim ve teknoloji, daha iyi bir dünya için mi? 2018’de 2,5 milyonu aşkın bilimsel araştırma makalesi yayımlandı dünyada. Bunlar neye yarıyor? Bilim dünyasında geçen yıl bilim indekslerinde yapılan tarama sonuçlarına göre 2018’de en çok aranan konu: Kanser. İkinci ve üçüncü sırada ise Blockchain ve Big Data (Büyük Veri) yer alıyor. Teknolojide bir yükseliş var: İlk 20’de Makine Öğrenimi/Derin Öğrenme (Deep Learning). Yapay Zeka ise büyük bir sıçrama yaptı ve 13.&#8217;lükten 4. sıraya yükseldi. Peki bu makalelerin ve araştırmaların, dünyanın daha iyi ve yaşanılır olmasına katkısı ne ölçüde oldu? Pek çok konuda kötüye giden bir dünyada bilim kurtarıcı olabilir mi, ne derece olur? Bilim şüphesiz yaşamın doğanın evrenin daha iyi anlaşılmasına, nedir ve nasıl oluyor sorularına yanıt vererek büyük katkılar yaparak ilerliyor. Mesela iklimin değiştiğini saptadı ve bir farkındalık yaratıldı. Fosil yakıtlardan yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeyi sağladı ve bu alanda yaptığı büyük araştırmalarla ve teknolojik gelişmelerle, güneş ve rüzgar enerjisinin hızla gelişmesinin kapısını açtı. Sağlık araştırmalarına dünyanın parası akıtılıyor&#8230; Sadece kansere yılda 6 milyar Dolar araştırma ayrılıyor ve adım adım kanserle mücadele ediliyor. Bilim büyük bir güç. 20 milyon bilim insanı var. Büyük buluşları dünyayı, toplumları değiştiriyor, çığırlar açıyor. Peki ama, öyleyse niye dünya ve toplumlar daha iyiye gitmiyor? Dünyanın daha iyi, daha yaşanılır, daha bilgili, daha insani, daha dayanışmacı olmasında bilimin katkısı nedir? Kötü siyasetin kovulması, daha iyi siyasetin dünyayı yönetmesine ne ölçüde yardımcı oldu? Olabildi mi? Bilim güçleri ülkelerinin siyasetini nasıl etkileyebilir? Bilim daha iyi bir dünya için hangi araştırmalara yönelmesi gerekir? Orhan Bursalı’nın sunumuyla, Tevfik Uyar, Türker Kılıç ve Cem Say konuyu farklı açılardan ele alacak ve tartışacaklar. 2 Şubat Cumartesi günü, saat 17.00’de, Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü&#8217;nde gerçekleştireceğimiz konferansa davetlisiniz. https://www.facebook.com/events/1978051605834674/ Facebook üzerinden canlı yayın yapacağız. Etkinlik ücretsizdir. Tarih: 2 Şubat 2019 Saat: 17.00 Yer: BAU Beşiktaş Kampüsü</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/konferans-bilim-dunyayi-kurtarir-mi">Konferans: Bilim dünyayı kurtarır mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Dijital Kültür ve Yapay Zeka &#8211; 10</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12817 aligncenter" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/konfisubatayi.png" alt="" width="800" height="600" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/konfisubatayi.png 800w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/konfisubatayi-300x225.png 300w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p><strong>Bilim dünyayı kurtarır mı? Bilim ve teknoloji, daha iyi bir dünya için mi?</strong></p>
<p>2018’de 2,5 milyonu aşkın bilimsel araştırma makalesi yayımlandı dünyada. Bunlar neye yarıyor? Bilim dünyasında geçen yıl bilim indekslerinde yapılan tarama sonuçlarına göre 2018’de en çok aranan konu: Kanser. İkinci ve üçüncü sırada ise Blockchain ve Big Data (Büyük Veri) yer alıyor. Teknolojide bir yükseliş var: İlk 20’de Makine Öğrenimi/Derin Öğrenme (Deep Learning). Yapay Zeka ise büyük bir sıçrama yaptı ve 13.&#8217;lükten 4. sıraya yükseldi.</p>
<p>Peki bu makalelerin ve araştırmaların, dünyanın daha iyi ve yaşanılır olmasına katkısı ne ölçüde oldu? Pek çok konuda kötüye giden bir dünyada bilim kurtarıcı olabilir mi, ne derece olur?</p>
<p>Bilim şüphesiz yaşamın doğanın evrenin daha iyi anlaşılmasına, nedir ve nasıl oluyor sorularına yanıt vererek büyük katkılar yaparak ilerliyor. Mesela iklimin değiştiğini saptadı ve bir farkındalık yaratıldı. Fosil yakıtlardan yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeyi sağladı ve bu alanda yaptığı büyük araştırmalarla ve teknolojik gelişmelerle, güneş ve rüzgar enerjisinin hızla gelişmesinin kapısını açtı. Sağlık araştırmalarına dünyanın parası akıtılıyor&#8230; Sadece kansere yılda 6 milyar Dolar araştırma ayrılıyor ve adım adım kanserle mücadele ediliyor.</p>
<p>Bilim büyük bir güç. 20 milyon bilim insanı var. Büyük buluşları dünyayı, toplumları değiştiriyor, çığırlar açıyor. Peki ama, öyleyse niye dünya ve toplumlar daha iyiye gitmiyor? Dünyanın daha iyi, daha yaşanılır, daha bilgili, daha insani, daha dayanışmacı olmasında bilimin katkısı nedir? Kötü siyasetin kovulması, daha iyi siyasetin dünyayı yönetmesine ne ölçüde yardımcı oldu? Olabildi mi? Bilim güçleri ülkelerinin siyasetini nasıl etkileyebilir? Bilim daha iyi bir dünya için hangi araştırmalara yönelmesi gerekir?</p>
<p>Orhan Bursalı’nın sunumuyla, Tevfik Uyar, Türker Kılıç ve Cem Say konuyu farklı açılardan ele alacak ve tartışacaklar.</p>
<div class="text_exposed_show">
<p>2 Şubat Cumartesi günü, saat 17.00’de, Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü&#8217;nde gerçekleştireceğimiz konferansa davetlisiniz.</p>
<p><a href="https://www.facebook.com/events/1978051605834674/">https://www.facebook.com/events/1978051605834674/</a></p>
<p>Facebook üzerinden canlı yayın yapacağız.</p>
<p>Etkinlik ücretsizdir.</p>
<p>Tarih: 2 Şubat 2019<br />
Saat: 17.00<br />
Yer: BAU Beşiktaş Kampüsü</p>
</div>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/konferans-bilim-dunyayi-kurtarir-mi">Konferans: Bilim dünyayı kurtarır mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12816</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Video: Yapay zeka ile doğal zeka karşı karşıya</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/video-yapay-zeka-ile-dogal-zeka-karsi-karsiya</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jan 2019 15:54:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[bahçeşehir üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[cem say]]></category>
		<category><![CDATA[dijital kültür]]></category>
		<category><![CDATA[doğal zeka]]></category>
		<category><![CDATA[konferans]]></category>
		<category><![CDATA[tanol türkoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[türker kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=12626</guid>

					<description><![CDATA[<p>5 Ocak Cumartesi günü 9. kez düzenlediğimiz Dijital Kültür ve Yapay Zeka Konferansı&#8216;nda konuğumuz BAU Tıp Fakültesi Dekanı Türker Kılıç oldu. Cem Say ve Tanol Türkoğlu ile beraber yapay zeka ve doğal zekayı farklı açılardan ele alarak tartıştılar. Video kaydı ve düzenlemesi için Bahçeşehir Üniversitesi&#8217;ne teşekkür ederiz.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/video-yapay-zeka-ile-dogal-zeka-karsi-karsiya">Video: Yapay zeka ile doğal zeka karşı karşıya</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>5 Ocak Cumartesi günü 9. kez düzenlediğimiz <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/konferans-yapay-zeka-ile-dogal-zeka-karsi-karsiya">Dijital Kültür ve Yapay Zeka Konferansı</a>&#8216;nda konuğumuz BAU Tıp Fakültesi Dekanı Türker Kılıç oldu. Cem Say ve Tanol Türkoğlu ile beraber yapay zeka ve doğal zekayı farklı açılardan ele alarak tartıştılar.</p>
<p>Video kaydı ve düzenlemesi için Bahçeşehir Üniversitesi&#8217;ne teşekkür ederiz.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/slider/video-yapay-zeka-ile-dogal-zeka-karsi-karsiya">Video: Yapay zeka ile doğal zeka karşı karşıya</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12626</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Konferans: Yapay zeka ile doğal zeka karşı karşıya!</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/konferans-yapay-zeka-ile-dogal-zeka-karsi-karsiya</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jan 2019 11:36:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru ve Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[algoritma]]></category>
		<category><![CDATA[bahçeşehir üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[cem say]]></category>
		<category><![CDATA[doğal zeka]]></category>
		<category><![CDATA[robot]]></category>
		<category><![CDATA[tanol türkoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[türker kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zihin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=12569</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital Kültür ve Yapay Zeka &#8211; 9 9. kez düzenlediğimiz Dijital Kültür ve Yapay Zeka Konferansı&#8217;nda konuğumuz BAU Tıp Fakültesi Dekanı Türker Kılıç. Cem Say ve Tanol X. Turkoglu ile beraber yapay zeka ve doğal zekayı farklı açılardan ele alacak ve tartışacaklar. Büyük karşılaşma, 5 Ocak Cumartesi günü, saat 17:00’de Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü&#8217;nde gerçekleştirilecek. https://www.facebook.com/events/337795523480498/ Facebook üzerinden canlı yayın yapacağız. Etkinlik ücretsizdir. Tarih: 5 Ocak 2019 Saat: 17:00 Yer: BAU Beşiktaş Kampüsü</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/konferans-yapay-zeka-ile-dogal-zeka-karsi-karsiya">Konferans: Yapay zeka ile doğal zeka karşı karşıya!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Dijital Kültür ve Yapay Zeka &#8211; 9</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-12570" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/bau-tp-300x199.png" alt="" width="600" height="398" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/bau-tp-300x199.png 300w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/01/bau-tp.png 800w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>9. kez düzenlediğimiz Dijital Kültür ve Yapay Zeka Konferansı&#8217;nda konuğumuz BAU Tıp Fakültesi Dekanı Türker Kılıç. Cem Say ve Tanol X. Turkoglu ile beraber yapay zeka ve doğal zekayı farklı açılardan ele alacak ve tartışacaklar.</p>
<div class="_63eu _63ev">
<div class="_63ew" data-testid="event-permalink-details">
<p>Büyük karşılaşma, 5 Ocak Cumartesi günü, saat 17:00’de Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü&#8217;nde gerçekleştirilecek.</p>
<p><a href="https://www.facebook.com/events/337795523480498/">https://www.facebook.com/events/337795523480498/</a></p>
<p>Facebook üzerinden canlı yayın yapacağız.</p>
<p>Etkinlik ücretsizdir.</p>
<p>Tarih: 5 Ocak 2019<br />
Saat: 17:00<br />
Yer: BAU Beşiktaş Kampüsü</p>
</div>
</div>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/konferans-yapay-zeka-ile-dogal-zeka-karsi-karsiya">Konferans: Yapay zeka ile doğal zeka karşı karşıya!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12569</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Örgütlü cehaletin tahrip edici etkisi çok büyüktür</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/orgutlu-cehaletin-tahrip-edici-etkisi-cok-buyuktur</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Sep 2018 14:00:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[cehalet]]></category>
		<category><![CDATA[cem say]]></category>
		<category><![CDATA[doğan kuban]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Galileo Galilei]]></category>
		<category><![CDATA[Itri]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa çetiner]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[rönesans]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[şarbon]]></category>
		<category><![CDATA[teleskop]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[türker kılıç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=10992</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğan Kuban hocanın son yıllarda en önem verdiği, sürekli üzerinde çalıştığı ve yazdığı konu nedir, sorusuna ne yanıt verebilirsiniz? Yazılarını düzenli izleyenler şüphesiz bu sorunun yanıtını bilir. Doğan hoca bugünün toplumsal meselenin odağında cehaleti görüyor ve geçmişe dönük nedenlerini didikliyor. Toplum, geçmişten geleceğe doğru akan bir nehir gibidir. Geçmişin iyi kötü birikimleri, tortuları, tahribatları ile akar. Fakat bu akışta bir denge yoksa yani ileriye yönelişi güçlendiren unsurlar eksikse, derin sorunlar ortaya çıkar. Yaratıcı ve önder insan gücü önemli bir unsurdur çünkü toplumu bilim, sanat ve hayatın tüm alanlarında ileriye doğru taşır. Doğan hoca, Türkiye’nin Osmanlı’dan devraldığı mirasın tüm bu konularda eksikliğini veya yer yer hiçliğini yazıyor ve vurguluyor. Osmanlı, Rönesans’ı yaşamamış bir toplum. Son dönemlerinde bu alandaki çabaları ise tabii ki ayağa kalkması için yeterli olmamış. Büyük bestekâr Itri örneğini bu nedenle veriyor. Itri, evrensel büyük bir yetenek. Fakat onun zamanında etkin olan büyük barok kompozitörleri, mesela Bach ve Vivaldi, bugün neredeyse asla eskimez büyük yaratıcılar olarak dünya tarihinde yer alırken, Itri, benzer üstün yeteneklere sahip olmasına rağmen, evrensel bir isim ve güç olamamış. Burada en büyük etken, Rönesans döneminde Batı’da her türlü sanatçıya, düşünüre, bilimciye büyük destekler verilirken, aynı dönemde Osmanlı’nın toplumları etkileyen ve dönüştüren bu fırtınadan mahrum kalmasıdır. Bugün bile Türkiye bugünün Rönesans’ını yaşamaktan uzaktır. En büyük sorun da, cahilliğin bir örgütlü cehalete dönüşme olasılığıdır. Bugünkü temel sorunlarımızın kökenine bir yolculuk olarak görün Doğan Kuban’ın yazısını. Galileo’nun teleskobu neleri değiştirdi? Toplumun, insanlığın, tarih boyunca aldığı ve alacağı yolun taşlarını bilim döşer. Bu yüzden bilim tarihini anlamak önemlidir. Gerçeğin bilgisini “her şeye rağmen” savunarak kilisenin dogmatizmine sağlam bir yumruk indiren Galileo’nun 400 yıl önce icat ettiği teleskop neden önemliydi? İnsanlığın yerküreyi, gökyüzünü ve uzayı keşfetme isteğiyle çıktığı yolculuğun ilk adımıdır teleskop. Bu bağlamda Müfit Akyos’un “Karanlığa bakmak: Yıldız turizmi” yazısı da ilginizi çekecektir. Ve yine bilim tarihinin sayfalarından bir soru: Çok hücreli yaşama geçiş bir devrim miydi? Yanan müze ve kül olan tarih 2 Eylül’de Rio de Janerio’daki Brezilya Ulusal Müzesi’nde çıkan yangında kül olan 20 milyon tarihi ve bilimsel eserin arasında, Amerika’nın ilk sömürgecilerinin Güneydoğu Asya’dan geldiğine dair kanıt niteliği taşıyan bir kafatası da vardı. Luzia adı verilen kafatası 12 bin yaşındaydı ve bir kadına aitti. Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türker Kılıç, 7 haftadır kaleme aldığı “Beyin nasıl düşünce ve zihin oluşturur?” başlıklı serinin sonuna geldi. Bu kez işin biraz da felsefe boyutunu ele aldı: Bacon’dan Descartes’a Mevlana’dan Spinoza’ya&#8230; Türker hocaya son derece ufuk açıcı yazıları için teşekkür ederiz. Konuyla ilgili sohbete devam etmek için Twitter üzerinden kendisine ulaşabilirsiniz: @turkerkilic Beyin demişken ilginç bir soru daha: Beynin bir kısmı çıkartılırsa geri kalan kısım eksikliği giderebilir mi? Bu konuda yapılan araştırmalar hayli şaşırtıcı. “Bilimin merceğinden Zekâ” yazı serimiz bu hafta zekânın ölçülüp ölçülemeyeceği ile ilgili. Cem Say, geçen hafta kuantum şifreleme konusuna el atmıştı ve bu hafta da devam ediyor. Tanol Türkoğlu, arama motoru istatistikleri topluma yönelik bilimsel araştırmalarda kullanılabilir mi, sorusuna yanıt arıyor. Sağlıkta neler var? Amerikan Hastanesi Kadın Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Kayhan Yakın, D vitamininin hamileler için önemini yazdı. Prof. Dr. Coşkun Özdemir, önemli bir kas hastalığı olan Duchenne hastalığında kök hücre ve genetik tedavi olanaklarının umut verici bir noktaya geldiğini haber veriyor. Yazarımız Prof. Dr. Mustafa Çetiner, ilaç firmalarının nasıl çalıştığını irdelemeye devam ediyor. Son günlerin en önemli konularından şarbon hastalığı ve türleri de sayfamızda. Bilim ve Beslenme’de karanfili inceledik: Tıp, kozmetik, besin ve tarım alanında kullanılan mucize bir tomurcuk&#8230; Türkiye su fakiri olma yolunda hızla ilerliyor. Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Eşref Atabay, Türkiye ve dünyada su sorununa ilişkin yazdı. Yıldıray Erdener ise gıda emperyalizmini türküler üzerinden değerlendirdi. Önümüzdeki hafta, 130. sayımızda buluşmak üzere, hoşça kalın.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/orgutlu-cehaletin-tahrip-edici-etkisi-cok-buyuktur">Örgütlü cehaletin tahrip edici etkisi çok büyüktür</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-10994 alignright" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/09/129-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/09/129-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2018/09/129.jpg 827w" sizes="auto, (max-width: 251px) 100vw, 251px" /><strong>Doğan Kuban</strong> hocanın son yıllarda en önem verdiği, sürekli üzerinde çalıştığı ve yazdığı konu nedir, sorusuna ne yanıt verebilirsiniz? Yazılarını düzenli izleyenler şüphesiz bu sorunun yanıtını bilir. Doğan hoca bugünün toplumsal meselenin odağında <strong>cehaleti</strong> görüyor ve geçmişe dönük nedenlerini didikliyor.</p>
<p>Toplum, geçmişten geleceğe doğru akan bir nehir gibidir. Geçmişin iyi kötü birikimleri, tortuları, tahribatları ile akar. Fakat bu akışta bir denge yoksa yani ileriye yönelişi güçlendiren unsurlar eksikse, derin sorunlar ortaya çıkar. Yaratıcı ve önder insan gücü önemli bir unsurdur çünkü toplumu bilim, sanat ve hayatın tüm alanlarında ileriye doğru taşır.</p>
<p>Doğan hoca, Türkiye’nin Osmanlı’dan devraldığı mirasın tüm bu konularda eksikliğini veya yer yer hiçliğini yazıyor ve vurguluyor. Osmanlı, Rönesans’ı yaşamamış bir toplum. Son dönemlerinde bu alandaki çabaları ise tabii ki ayağa kalkması için yeterli olmamış.</p>
<p>Büyük bestekâr <strong>Itri</strong> örneğini bu nedenle veriyor. Itri, evrensel büyük bir yetenek. Fakat onun zamanında etkin olan büyük barok kompozitörleri, mesela <strong>Bach</strong> ve <strong>Vivaldi,</strong> bugün neredeyse asla eskimez büyük yaratıcılar olarak dünya tarihinde yer alırken, Itri, benzer üstün yeteneklere sahip olmasına rağmen, evrensel bir isim ve güç olamamış.</p>
<p>Burada en büyük etken, Rönesans döneminde Batı’da her türlü sanatçıya, düşünüre, bilimciye büyük destekler verilirken, aynı dönemde Osmanlı’nın toplumları etkileyen ve dönüştüren bu fırtınadan mahrum kalmasıdır.</p>
<p>Bugün bile Türkiye bugünün Rönesans’ını yaşamaktan uzaktır. En büyük sorun da, cahilliğin bir örgütlü cehalete dönüşme olasılığıdır. Bugünkü temel sorunlarımızın kökenine bir yolculuk olarak görün Doğan Kuban’ın yazısını.</p>
<p><strong>Galileo’nun teleskobu neleri değiştirdi?</strong></p>
<p>Toplumun, insanlığın, tarih boyunca aldığı ve alacağı yolun taşlarını bilim döşer. Bu yüzden bilim tarihini anlamak önemlidir. Gerçeğin bilgisini “her şeye rağmen” savunarak kilisenin dogmatizmine sağlam bir yumruk indiren Galileo’nun 400 yıl önce icat ettiği teleskop neden önemliydi? İnsanlığın yerküreyi, gökyüzünü ve uzayı keşfetme isteğiyle çıktığı yolculuğun ilk adımıdır teleskop. Bu bağlamda Müfit Akyos’un “Karanlığa bakmak: Yıldız turizmi” yazısı da ilginizi çekecektir.</p>
<p>Ve yine bilim tarihinin sayfalarından bir soru: Çok hücreli yaşama geçiş bir devrim miydi?</p>
<p><strong>Yanan müze ve kül olan tarih</strong></p>
<p>2 Eylül’de Rio de Janerio’daki Brezilya Ulusal Müzesi’nde çıkan yangında kül olan 20 milyon tarihi ve bilimsel eserin arasında, Amerika’nın ilk sömürgecilerinin Güneydoğu Asya’dan geldiğine dair kanıt niteliği taşıyan bir kafatası da vardı. Luzia adı verilen kafatası 12 bin yaşındaydı ve bir kadına aitti.</p>
<p>Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı <strong>Prof. Dr. Türker Kılıç,</strong> 7 haftadır kaleme aldığı “Beyin nasıl düşünce ve zihin oluşturur?” başlıklı serinin sonuna geldi. Bu kez işin biraz da felsefe boyutunu ele aldı: Bacon’dan Descartes’a Mevlana’dan Spinoza’ya&#8230; Türker hocaya son derece ufuk açıcı yazıları için teşekkür ederiz. Konuyla ilgili sohbete devam etmek için Twitter üzerinden kendisine ulaşabilirsiniz: <a href="https://twitter.com/turkerkilic"><strong>@turkerkilic</strong></a></p>
<p>Beyin demişken ilginç bir soru daha: Beynin bir kısmı çıkartılırsa geri kalan kısım eksikliği giderebilir mi? Bu konuda yapılan araştırmalar hayli şaşırtıcı.</p>
<p>“Bilimin merceğinden Zekâ” yazı serimiz bu hafta zekânın ölçülüp ölçülemeyeceği ile ilgili.</p>
<p><strong>Cem Say,</strong> geçen hafta kuantum şifreleme konusuna el atmıştı ve bu hafta da devam ediyor. <strong>Tanol Türkoğlu</strong>, arama motoru istatistikleri topluma yönelik bilimsel araştırmalarda kullanılabilir mi, sorusuna yanıt arıyor.</p>
<p><strong>Sağlıkta neler var?</strong></p>
<p>Amerikan Hastanesi Kadın Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Kayhan Yakın, D vitamininin hamileler için önemini yazdı. Prof. Dr. Coşkun Özdemir, önemli bir kas hastalığı olan Duchenne hastalığında kök hücre ve genetik tedavi olanaklarının umut verici bir noktaya geldiğini haber veriyor. Yazarımız Prof. Dr. Mustafa Çetiner, ilaç firmalarının nasıl çalıştığını irdelemeye devam ediyor. Son günlerin en önemli konularından şarbon hastalığı ve türleri de sayfamızda.</p>
<p>Bilim ve Beslenme’de karanfili inceledik: Tıp, kozmetik, besin ve tarım alanında kullanılan mucize bir tomurcuk&#8230;</p>
<p>Türkiye su fakiri olma yolunda hızla ilerliyor. Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Eşref Atabay, Türkiye ve dünyada su sorununa ilişkin yazdı. Yıldıray Erdener ise gıda emperyalizmini türküler üzerinden değerlendirdi.</p>
<p>Önümüzdeki hafta, 130. sayımızda buluşmak üzere, hoşça kalın.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/orgutlu-cehaletin-tahrip-edici-etkisi-cok-buyuktur">Örgütlü cehaletin tahrip edici etkisi çok büyüktür</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">10992</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
