<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>felsefe arşivleri - Herkese Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/felsefe/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/e/felsefe</link>
	<description>Türkiye&#039;nin günlük bilim, kültür ve eleştirel düşünce portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 30 Apr 2023 08:08:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Düşünmeyen yozlaşır</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/dogan-kuban/dusunmeyen-yozlasir</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doğan Kuban]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Apr 2023 11:28:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doğan Kuban]]></category>
		<category><![CDATA[aydınlanma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[cehalet]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[düşünmek]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=29300</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilimsiz ülke yozlaşır. Eğitim ve öğretime, politika ve dinin karıştığı ülkelerde diploma bir bilgi garantisi değildir. 2006’da yayınlanan ve kilometre taşı olarak anılan bilim insanlarını anlatan The Cambridge Dictionary of Scientists kitabı, 1500 bilim insanı arasında 3 tane Müslüman bilim insanından söz eder. O insanlar da 12. yüzyıldan önce yaşamıştır. İslam dünyasında bilim dili, kilisenin Latincesi gibi, Arapça idi. Fakat İslam Ortaçağı&#8217;nın bilim insanları ve filozoflarının çoğunluğu Arap değildir. Kitaplar Arapça yazıldığı için, bugün Arap yazarları hepsine Arap Bilimi demekte ısrar ederek ucuz bir milliyetçilik yaparlar. Abbasi Rönesansı’ndan İtalyan Rönesansı’na Bağdat Abbasi halifeleri döneminde eski Yunan ve Roma çağında yazılmış bilim ve felsefe yapıtları 9-11. yüzyıllar arasında Arapça&#8217;ya çevrilmiş, bunun çevresinde Abbasi Rönesansı denen ve antik temel üzerinde gelişen bir İslami bilim ve felsefe üretimi olmuştur. Sonradan Arapça çeviriler Sicilya ve İspanya’da Latince&#8217;ye çevrilerek İtalyan Rönesans hümanizmasının bileşenlerinden biri olmuşlardır. O çağlarda Al Harezmi (İranlı) matematik alanında, İbn Heysem (Alhazen) fizik alanında, İbni Sina (Avicenna) filozof ve doktor olarak, Farabi ve İbni Rüşt (Averroes) filozof olarak Ortaçağ tarihinde tanınırlar. İbn Rüşt Avrupa’da İkinci Aristo olarak ün kazanmıştı. Bunlar İran’da ve Bağdat’ta yetiştikleri dönemde Türkler henüz Müslüman olmamıştı. Gazali’nin felsefeye ve dolayısıyla bilime karşı çıkan kitabından sonra İslam ülkelerinde bilim adamı yetişmedi. Çöl Arabı’nın yobazlığı felsefe ve bilim kapısını kapadı. Osmanlılar Bağdat Rönesansı’nın farkında bile olmadılar. Moğollar Bağdat’ı yerle bir ettiler. Bilim ve felsefeyle sıfır ilişki Doğu Hristiyan kilisesi Araplar kadar tutucu idi. Bizans’ın bilim ve felsefe tarihine bir katkısı görünmüyor. Osmanlı kültürü Arap ve Bizans bileşkesi olarak, felsefe ve bilime sahip çıkan bir kültür ortamı yaratamadı. Kaldı ki kendine halife unvanı veren ve Tanrı&#8217;dan güç aldığını savlayan cahil bir sülaleye, okumamış ve toprağa yeni yerleşen göçerler bilim ya da öğretim bağlamında etkili olamazlardı. Ordusunun en güçlü öğesi Hristiyan devşirmesi, yarım yamalak Bektaşi (yani Alevi) olan yeniçeri, haremi sadece Hristiyan olan sultan sülalesinin felsefe ve bilimle hiçbir ilişkisi de olmamıştır. Müslümanlık için cihat yapan ordunun çekirdeğini Hristiyan dönmeler oluşturuyordu. Bu sistemin eşi dünya tarihinde yoktur. Türkler tarafından kurulan imparatorluk, Türklük’ten uzaklaşanlar döneminde yok oldu. “İlk Amerika&#8217;yı Osmanlı kurdu” Fakat değişik bir açıdan bakınca, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun uzun ömürlülüğünün, bu kozmopolit ve simbiyotik yapının varlığına bağlı olduğu görülür. Ne var ki 17. yüzyıldan sonra sistem yavaş yavaş etkinliğini yitirmiştir. Bilim, felsefe, resim yokluğu devam etmiştir. Osmanlı toplum yapısı, bugünün insanına ‘ilk Amerika’yı biz kurmuşuz’ dedirtebilir. Fakat bu sistemin kesin mutlakıyet yapısı içinde konfedere bir geç sistemin demokratik yapısı ile benzerliği yoktur. Osmanlı kendi içinde homojen olmayan derleme bir toplum olarak, bir tür sömürge sistemi yaratmıştı. Rumlar, Ermeniler, Balkanlılar, Yahudiler değişik Hristiyan grupları kendi gelenekleri içinde yaşayıp sultan sultasına ses çıkaramadılar. Bilim ve haberleşmenin şimdiki gibi hızlı olmadığı çağlarda bu sistem yaşadı. Sonunda gücü azalarak son nefesini verdi. Her iki Rönesans&#8217;a da sırt çevirdi Osmanlılar Abbasi Rönesansı&#8217;nın yolunu izlemediler. Avrupa Rönesansı&#8217;na da sırt çevirdiler. Bu 500 yıllık felsefi, bilimsel sanatsal bir durağanlık içinde dünya bilim tarihinde bir tek Osmanlı ve Türk adı yoktur. Cumhuriyet&#8217;in mucizesinin süresi 15 yıldır. Bu Osmanlı tarihinin 45&#8217;te biridir. Yine de Türkiye’nin Mısır, Irak, Suriye ya da Libya’ya benzememesinin nedeni budur. Fakat 1950&#8217;den sonra da, bütün dünya ile birlikte, Amerikan rotasına girdik ve çıkamadık. Atatürk 1938’de öldü, 1939’da İkinci Dünya Savaşı başladı. Ruslar&#8217;a hap olmaktan zor kurtulduk. Türkiye’nin kaderi 1950’den bu yana kendi elinde olmadı. Bilim yapmak hikayesini bugünkü koşullarda tartışmak anlamsızdır. Dünyanın öncü toplumlarından sanat, felsefe, bilim ve teknolojide 500 yıl geriyiz. Çağdaş standartlara göre, bilim üretemeyen bir toplumuz. Okullar bu açığı birkaç bin kişi için değiştirebilir. Yurt dışına gidenler başka kültürlerin üyesi olurlar. Fakat toplumun okumamışı, tepkisiz, cansız bir eşyaya benziyor. Cehaletin göstergesi de bu tepkisizliktir. Sözünü çokça ettiğimiz cehalet, dünyanın ulaştığı bilgi düzeyinin çok altında olmaktır. Bu da dünyanın gerçeklerinden haberi olmadan yaşamaktır. Dünya konjonktürü, ne yazık ki bizi de Müslüman cahiller arasına kattı. Cahillik, toplum çoğunluğunun bilim, felsefe, sanat ve teknoloji habersizliği demektir. Fakat buna kızmak anlamsızdır. Bunun tarihi kökeni ve bugüne taşıyan mekanizması, bu toplumun kontrol edebileceğinden çok daha büyüktür. Bilgisizlik evrensel bir özelliktir. Trump’ı seçen Amerikan toplumunu düşünüp, kendimizden şikayetimizi hafifletebiliriz. Çağdaş abra kadabra oyunu Amerikan toplumu ile Türk toplumunu paralel doğrultuda oy vermeye yönlendiren nedir? Bunu da yabancı basın yeteri kadar dile getiriyor: Uluslararası kapitalizm. Çünkü propaganda iplerini elinde tutuyor. Toplumlar içinde gelir farkları (örneğin ABD’de 1/350), toplumlar arası gelir farkları, sınıf hatta ideoloji bilinci olmasa bile, iktidarlar tarafından, değişik adlar altında kullanılıyor. Örneğin adam kendinden 500 kat zenginle bir olup fakir okul hocasına saldırıyor. Bu tam bir çağdaş abra kadabra oyunudur. Modern matematiğin dünyaya bakışı değiştirdiği bu çağda yaşıyoruz. Ama toplumun matematikten haberi yok! İnsani ve ulusal sorumluluk Her ülke gibi, Türkiye’de de iyi ve akıllı hiç olmazsa yüzbinlerce insan var. Günümüzde bu sağduyuluların insani ve ulusal bir sorumluluğu var. Vatan, millet sakarya edebiyatından vazgeçip, bizim dünyadan habersizliğimizin, neye mal olduğunu halka anlatmak: Toplumlar dünyayı bilmedikleri zaman, günlük yaşamlarında başlarına gelen ve gelecek olan bütün olaylar ve kazaların niteliğini de bilmiyorlar. Oysa bazıları sayısal olarak belli. Halkın, üretmeden otomobil, telefon almanın sadece ekonomik bir kölelik olduğunu öğrenmesi gerek! İki kez büyük olduk Türkiye tarihte iki kez büyük oldu. Avrupa tarihinde Türk göçer baskısını yerleşik ve fatih bir toplum olarak sürdüren uzun ömürlü bir imparatorluk olarak ve İslam dünyasında ilk laik Cumhuriyet’i kuran ulus olarak&#8230; İkinci aşamada dünya standartlarına, insan hakları, özgürlükler, adalet alanında katıldık. Türkiye, Cumhuriyet devrimi ile “barbar Türkleri” neredeyse Avrupa koalisyonuna sokacaktı. Hristiyan ve Müslümanlar ilk kez Avrupa’da bir araya geleceklerdi. Göktürkler&#8217;den sonra Türk adını kullanan, öz dilini yitirmemiş bir toplum olarak da tarihi konumumuz güçlüdür. Doğan Kuban Doğan Kuban&#8216;ın anısına saygıyla. Bu yazı HBT&#8217;nin 224. sayısında yayınlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/dogan-kuban/dusunmeyen-yozlasir">Düşünmeyen yozlaşır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilimsiz ülke yozlaşır. Eğitim ve öğretime, politika ve dinin karıştığı ülkelerde diploma bir bilgi garantisi değildir. 2006’da yayınlanan ve kilometre taşı olarak anılan bilim insanlarını anlatan <em>The Cambridge Dictionary of Scientists</em> kitabı, 1500 bilim insanı arasında 3 tane Müslüman bilim insanından söz eder. O insanlar da 12. yüzyıldan önce yaşamıştır.</p>
<p>İslam dünyasında bilim dili, kilisenin Latincesi gibi, Arapça idi. Fakat İslam Ortaçağı&#8217;nın bilim insanları ve filozoflarının çoğunluğu Arap değildir. Kitaplar Arapça yazıldığı için, bugün Arap yazarları hepsine Arap Bilimi demekte ısrar ederek ucuz bir milliyetçilik yaparlar.</p>
<p><strong>Abbasi Rönesansı’ndan İtalyan Rönesansı’na</strong></p>
<p>Bağdat Abbasi halifeleri döneminde eski Yunan ve Roma çağında yazılmış bilim ve felsefe yapıtları 9-11. yüzyıllar arasında Arapça&#8217;ya çevrilmiş, bunun çevresinde Abbasi Rönesansı denen ve antik temel üzerinde gelişen bir İslami bilim ve felsefe üretimi olmuştur. Sonradan Arapça çeviriler Sicilya ve İspanya’da Latince&#8217;ye çevrilerek İtalyan Rönesans hümanizmasının bileşenlerinden biri olmuşlardır.</p>
<p>O çağlarda Al Harezmi (İranlı) matematik alanında, İbn Heysem (Alhazen) fizik alanında, İbni Sina (Avicenna) filozof ve doktor olarak, Farabi ve İbni Rüşt (Averroes) filozof olarak Ortaçağ tarihinde tanınırlar. İbn Rüşt Avrupa’da İkinci Aristo olarak ün kazanmıştı. Bunlar İran’da ve Bağdat’ta yetiştikleri dönemde Türkler henüz Müslüman olmamıştı.</p>
<p>Gazali’nin felsefeye ve dolayısıyla bilime karşı çıkan kitabından sonra İslam ülkelerinde bilim adamı yetişmedi. Çöl Arabı’nın yobazlığı felsefe ve bilim kapısını kapadı. Osmanlılar Bağdat Rönesansı’nın farkında bile olmadılar. Moğollar Bağdat’ı yerle bir ettiler.</p>
<p><strong>Bilim ve felsefeyle sıfır ilişki</strong></p>
<p>Doğu Hristiyan kilisesi Araplar kadar tutucu idi. Bizans’ın bilim ve felsefe tarihine bir katkısı görünmüyor. Osmanlı kültürü Arap ve Bizans bileşkesi olarak, felsefe ve bilime sahip çıkan bir kültür ortamı yaratamadı. Kaldı ki kendine halife unvanı veren ve Tanrı&#8217;dan güç aldığını savlayan cahil bir sülaleye, okumamış ve toprağa yeni yerleşen göçerler bilim ya da öğretim bağlamında etkili olamazlardı.</p>
<p>Ordusunun en güçlü öğesi Hristiyan devşirmesi, yarım yamalak Bektaşi (yani Alevi) olan yeniçeri, haremi sadece Hristiyan olan sultan sülalesinin felsefe ve bilimle hiçbir ilişkisi de olmamıştır. Müslümanlık için cihat yapan ordunun çekirdeğini Hristiyan dönmeler oluşturuyordu. Bu sistemin eşi dünya tarihinde yoktur. Türkler tarafından kurulan imparatorluk, Türklük’ten uzaklaşanlar döneminde yok oldu.</p>
<p><strong>“İlk Amerika&#8217;yı Osmanlı kurdu”</strong></p>
<p>Fakat değişik bir açıdan bakınca, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun uzun ömürlülüğünün, bu kozmopolit ve simbiyotik yapının varlığına bağlı olduğu görülür. Ne var ki 17. yüzyıldan sonra sistem yavaş yavaş etkinliğini yitirmiştir. Bilim, felsefe, resim yokluğu devam etmiştir.</p>
<p>Osmanlı toplum yapısı, bugünün insanına ‘ilk Amerika’yı biz kurmuşuz’ dedirtebilir. Fakat bu sistemin kesin mutlakıyet yapısı içinde konfedere bir geç sistemin demokratik yapısı ile benzerliği yoktur. Osmanlı kendi içinde homojen olmayan derleme bir toplum olarak, bir tür sömürge sistemi yaratmıştı. Rumlar, Ermeniler, Balkanlılar, Yahudiler değişik Hristiyan grupları kendi gelenekleri içinde yaşayıp sultan sultasına ses çıkaramadılar. Bilim ve haberleşmenin şimdiki gibi hızlı olmadığı çağlarda bu sistem yaşadı. Sonunda gücü azalarak son nefesini verdi.</p>
<p><strong>Her iki Rönesans&#8217;a da sırt çevirdi</strong></p>
<p>Osmanlılar Abbasi Rönesansı&#8217;nın yolunu izlemediler. Avrupa Rönesansı&#8217;na da sırt çevirdiler. Bu 500 yıllık felsefi, bilimsel sanatsal bir durağanlık içinde dünya bilim tarihinde bir tek Osmanlı ve Türk adı yoktur.</p>
<p>Cumhuriyet&#8217;in mucizesinin süresi 15 yıldır. Bu Osmanlı tarihinin 45&#8217;te biridir. Yine de Türkiye’nin Mısır, Irak, Suriye ya da Libya’ya benzememesinin nedeni budur. Fakat 1950&#8217;den sonra da, bütün dünya ile birlikte, Amerikan rotasına girdik ve çıkamadık.</p>
<p>Atatürk 1938’de öldü, 1939’da İkinci Dünya Savaşı başladı. Ruslar&#8217;a hap olmaktan zor kurtulduk. Türkiye’nin kaderi 1950’den bu yana kendi elinde olmadı. Bilim yapmak hikayesini bugünkü koşullarda tartışmak anlamsızdır. Dünyanın öncü toplumlarından sanat, felsefe, bilim ve teknolojide 500 yıl geriyiz. Çağdaş standartlara göre, bilim üretemeyen bir toplumuz.</p>
<p>Okullar bu açığı birkaç bin kişi için değiştirebilir. Yurt dışına gidenler başka kültürlerin üyesi olurlar. Fakat toplumun okumamışı, tepkisiz, cansız bir eşyaya benziyor. Cehaletin göstergesi de bu tepkisizliktir.</p>
<p>Sözünü çokça ettiğimiz cehalet, dünyanın ulaştığı bilgi düzeyinin çok altında olmaktır. Bu da dünyanın gerçeklerinden haberi olmadan yaşamaktır. Dünya konjonktürü, ne yazık ki bizi de Müslüman cahiller arasına kattı. Cahillik, toplum çoğunluğunun bilim, felsefe, sanat ve teknoloji habersizliği demektir. Fakat buna kızmak anlamsızdır. Bunun tarihi kökeni ve bugüne taşıyan mekanizması, bu toplumun kontrol edebileceğinden çok daha büyüktür. Bilgisizlik evrensel bir özelliktir. Trump’ı seçen Amerikan toplumunu düşünüp, kendimizden şikayetimizi hafifletebiliriz.</p>
<p><strong>Çağdaş abra kadabra oyunu</strong></p>
<p>Amerikan toplumu ile Türk toplumunu paralel doğrultuda oy vermeye yönlendiren nedir? Bunu da yabancı basın yeteri kadar dile getiriyor: Uluslararası kapitalizm. Çünkü propaganda iplerini elinde tutuyor. Toplumlar içinde gelir farkları (örneğin ABD’de 1/350), toplumlar arası gelir farkları, sınıf hatta ideoloji bilinci olmasa bile, iktidarlar tarafından, değişik adlar altında kullanılıyor. Örneğin adam kendinden 500 kat zenginle bir olup fakir okul hocasına saldırıyor. Bu tam bir çağdaş abra kadabra oyunudur.</p>
<p>Modern matematiğin dünyaya bakışı değiştirdiği bu çağda yaşıyoruz. Ama toplumun matematikten haberi yok!</p>
<p><strong>İnsani ve ulusal sorumluluk</strong></p>
<p>Her ülke gibi, Türkiye’de de iyi ve akıllı hiç olmazsa yüzbinlerce insan var. Günümüzde bu sağduyuluların insani ve ulusal bir sorumluluğu var. Vatan, millet sakarya edebiyatından vazgeçip, bizim dünyadan habersizliğimizin, neye mal olduğunu halka anlatmak: Toplumlar dünyayı bilmedikleri zaman, günlük yaşamlarında başlarına gelen ve gelecek olan bütün olaylar ve kazaların niteliğini de bilmiyorlar. Oysa bazıları sayısal olarak belli. Halkın, üretmeden otomobil, telefon almanın sadece ekonomik bir kölelik olduğunu öğrenmesi gerek!</p>
<p><strong>İki kez büyük olduk</strong></p>
<p>Türkiye tarihte iki kez büyük oldu. Avrupa tarihinde Türk göçer baskısını yerleşik ve fatih bir toplum olarak sürdüren uzun ömürlü bir imparatorluk olarak ve İslam dünyasında ilk laik Cumhuriyet’i kuran ulus olarak&#8230;</p>
<p>İkinci aşamada dünya standartlarına, insan hakları, özgürlükler, adalet alanında katıldık. Türkiye, Cumhuriyet devrimi ile “barbar Türkleri” neredeyse Avrupa koalisyonuna sokacaktı. Hristiyan ve Müslümanlar ilk kez Avrupa’da bir araya geleceklerdi.</p>
<p>Göktürkler&#8217;den sonra Türk adını kullanan, öz dilini yitirmemiş bir toplum olarak da tarihi konumumuz güçlüdür.</p>
<p><strong>Doğan Kuban</strong></p>
<p lang="tr-TR"><strong><em><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/orhan-bursali/bir-buyuk-cumhuriyet-aydinini-yitirdik">Doğan Kuban</a>&#8216;ın anısına saygıyla. Bu yazı HBT&#8217;nin <a href="https://abonelik.herkesebilimteknoloji.com/urun/sayi-224-10-temmuz-2020-dijital-pdf/">224.</a> sayısında yayınlanmıştır.</em></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/dogan-kuban/dusunmeyen-yozlasir">Düşünmeyen yozlaşır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">29300</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hepimiz gerçekten aynı gemide miyiz?</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarhp/hepimiz-gercekten-ayni-gemide-miyiz-3</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[P. Dilara Çolak]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Mar 2023 12:16:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[P. Dilara Çolak]]></category>
		<category><![CDATA[Y]]></category>
		<category><![CDATA[corona]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[izolasyon]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[salgın hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Slavoj Zizek]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=29124</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzün popüler filozoflarındanSlavoj Zizek, Koronavirüs pandemisine ilişkin olarak 27 Şubat’ta yayınladığı yazısında “Acı Gerçek, Felakete İhtiyacımız Var!” diyordu. Yazıda pandeminin beklenmedik ve bir o kadar korkutucu etkilerini kabullendikten sonra faydalı olma potansiyeli taşıyan yan etkilerinden korkmamamız gerektiğini söylüyordu. Bu faydalı yan etkiler ekonomik ve entelektüel olarak iki gruba ayrılabilir. Fakat ben gerçekdışı bulduğum için yalnızca ekonomi konusuna değinmek istiyorum. Post-Marxist ideolojinin bir temsilcisi olarak Zizek, pandemi sürecinin geleceğin dünyasında kapitalizme ve milliyetçi popülizme yer olmadığını gösterdiğini savundu. Nitekim “kapitalizm, sınırsız büyümenin mümkün ve zorunlu olduğu kanıtlanması mümkün olmayan bir hipoteze dayanır. Bu ön varsayım, artı-değer çıkarmayı zorunlu kılar. Bunun ardı sıra gelen bütün mantıksal ve ekonomik çıkarımlar, bu aksiyoma uygundur ve bunun dışında hiçbir şey düşünülemez.” Buna karşın İspanya’da devletin özel hastanelere el koyması, Türkiye’de krizi fırsata çevirmek isteyen satıcılara yönelik devletin geliştirdiği fiyat kontrol mekanizması, Küba’dan Avrupa’ya yardıma giden doktorlar, Çin’den farklı ülkelere gönderilen ücretsiz gönderilen tıbbi malzemeler gibi süreç içerisinde şahit olduğumuz kimi gelişmeler ilk bakışta pandeminin kapitalizme bir darbe indirdiğini düşündürebilir. Çünkü küresel felaketlerde, ulus-devletin ötesinde küresel dayanışma ortamı sağlanmak zorundadır. Virüsün herkese bulaşıyor olması gerçeğini dikkate aldığımızda cinsiyet, ırk, toplumsal sınıf gibi farklılıklar önemsizleşir. Bunun iki ironik örneği, İngiltere’nin Başbakanı Boris Johnson ve İran Sağlık Bakanı Iraj Harirchi, koronavirüsün yayılmasının o kadar da ciddi olmadığını söyledikten sonra hastalığa yakalanmasıydı. Harirchi’nin de dediği gibi, “Virüs devlet büyüğü falan dinlemiyor!” Bu açıdan Zizek haklıydı, hepimiz aynı gemideyiz. Pandemi süreci uzak diyarlarda yalnızca bir kişiyi etkileyen şeyin tüm dünyadaki herkesi etkileyebileceğini, birlikte çalışmamızın zorunluluğunu, bir türün parçası olduğumuz gerçeğini farketmemizi sağladı. Yine de yazıyı okuduktan sonra yaşadığım ikna olmamışlık geçen sürede katlanarak arttı. Yale Üniversitesi’nde tarih ve tıp tarihi profesörü olan Frank M. Snowden, “Salgınlar ve Toplum: Kara Ölümden Günümüze” adlı kitabında salgın hastalıkların ne olduğu veya doğrudan sonuçlarını değil; salgılar üzerinden dönemin siyasetini inceler. Örneğin; kolera ve tüberkülozun yayılımını inceleyerek o toplumdaki ırksal ve ekonomik ayrımcılıkların gözler önüne serilebileceğini iddia eder. Snowden’ın ifadesiyle, “Salgın hastalıklar gerçekte kim olduğumuza dair insanlara aynayı tutan bir hastalık kategorisidir; salgınları incelemek toplumun yapısını, yaşam standardını ve siyasi önceliklerini anlamaktır.” Virüs ayırım yapmıyor mu? Virüsün ayrım yapmadığı doğru fakat bulaşma riski ya da sosyal izolasyon günlerinde evde olmak herkes için aynı değil. Multi milyarderler özel uçaklarıyla kendi adalarında tatil yaparken evde çalışma imkanına sahip olmayan işçi için hastalığın bulaşma riski aynı değil. Ev karantinasında aile içi şiddete maruz kalan kadınlar için evde kal çağrısına uymak o kadar kolay değil. Sırf Çinli olduğu için Amerika’da ayrımcılığa maruz kalanlar için küresel birlik içerisinde salgınla savaşma söylemi pek gerçekçi değil. O yüzden virüs ayrım yapmıyor olabilir ama toplumda bu ayrımlar fazlasıyla mevcut. Bu yüzden hepimiz batmakta olan bir gemide olabiliriz fakat hepimizin aynı gemide olması, hepimizin gemideki imkanlardan eşit ölçüde faydalandığını göstermiyor. Bu yüzden bu gemi olsa olsa sınıfların farklı biletler alarak farklı kompartmanlarda kaldığı farklı yemekler yediği farklı filikalara sahip olduğu Titanik-vari bir gemi olabilir. P. Dilara Çolak / pelindilaracolak@hotmail.com Bu yazı HBT&#8217;nin 223. sayısında yayınlanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarhp/hepimiz-gercekten-ayni-gemide-miyiz-3">Hepimiz gerçekten aynı gemide miyiz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">Günümüzün popüler filozoflarındanSlavoj Zizek, Koronavirüs pandemisine ilişkin olarak 27 Şubat’ta yayınladığı yazısında “Acı </span><span lang="de-DE" style="color: #000000;">Ger</span><span style="color: #000000;">çek, Felakete İhtiyacımız Var!” diyordu. Yazıda pandeminin beklenmedik ve bir o kadar korkutucu etkilerini kabullendikten sonra faydalı olma potansiyeli taşıyan yan etkilerinden korkmamamız gerektiğini söylüyordu. Bu faydalı yan etkiler ekonomik ve entelektüel olarak iki gruba ayrılabilir. Fakat ben gerçekdışı bulduğum için yalnızca ekonomi konusuna değinmek istiyorum.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Post-Marxist ideolojinin bir temsilcisi olarak Zizek, pandemi sürecinin geleceğin dünyasında kapitalizme ve milliyetçi popülizme yer olmadığını gösterdiğini savundu. Nitekim “kapitalizm, sınırsız büyümenin mümkün ve zorunlu olduğu kanıtlanması mümkün olmayan bir hipoteze dayanır. Bu ön varsayım, artı-değer çıkarmayı zorunlu kılar. Bunun ardı sıra gelen bütün mantıksal ve ekonomik çıkarımlar, bu aksiyoma uygundur ve bunun dışında hiçbir şey düşünülemez.” </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Buna karşın İspanya’da devletin özel hastanelere el koyması, Türkiye’de krizi fırsata çevirmek isteyen satıcılara yönelik devletin geliştirdiği fiyat kontrol mekanizması, Küba’dan Avrupa’ya yardıma giden doktorlar, Çin’den farklı ülkelere gönderilen ücretsiz gönderilen tıbbi malzemeler gibi süreç içerisinde şahit olduğumuz kimi gelişmeler ilk bakışta pandeminin kapitalizme bir darbe indirdiğini düşündürebilir. Çünkü küresel felaketlerde, ulus-devletin <span lang="sv-SE">ö</span>tesinde küresel dayanışma ortamı sağlanmak zorundadır. </span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span lang="it-IT">Vir</span>üsün herkese bulaşıyor olması gerçeğini dikkate aldığımızda cinsiyet, ırk, toplumsal sınıf gibi farklılıklar önemsizleşir. Bunun iki ironik örneği, İngiltere’nin Başbakanı Boris Johnson ve İran Sağlık Bakanı Iraj Harirchi, koronavirüsün yayılmasının o kadar da ciddi olmadığını söyledikten sonra hastalığa yakalanmasıydı. Harirchi’nin de dediği gibi, “Virüs devlet büyüğü falan dinlemiyor!” </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bu açıdan Zizek haklıydı, hepimiz aynı gemideyiz. Pandemi süreci uzak diyarlarda yalnızca bir kişiyi etkileyen şeyin tüm dünyadaki herkesi etkileyebileceğini, birlikte çalışmamızın zorunluluğunu, bir türün parçası olduğumuz gerçeğini farketmemizi sağladı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yine de yazıyı okuduktan sonra yaşadığım ikna olmamışlık geçen sürede katlanarak arttı. Yale <span lang="de-DE">Ü</span>niversitesi’nde tarih ve tıp tarihi profes<span lang="sv-SE">ö</span>rü <span lang="de-DE">olan Frank M. Snowden, </span><span lang="ar-SA">“</span><span lang="pt-PT">Salg</span>ınlar ve Toplum: Kara Ölümden Günümüze” adlı kitabında salgın hastalıkların ne olduğu veya doğrudan sonuçlarını değ<span lang="pt-PT">il; salg</span>ılar üzerinden d<span lang="sv-SE">ö</span>nemin siyasetini inceler. Örneğin; kolera ve tüberkülozun yayılımını inceleyerek o toplumdaki ırksal ve ekonomik ayrımcılıkların g<span lang="sv-SE">ö</span>zler <span lang="sv-SE">ö</span>nüne serilebileceğini iddia eder. Snowden’ın ifadesiyle, <span lang="ar-SA">“</span>S<span lang="es-ES">alg</span>ın hastalıklar gerçekte kim olduğumuza dair insanlara aynayı tutan bir hastalık kategorisidir; salgınları incelemek toplumun yapısını, yaşam standardını ve siyasi <span lang="sv-SE">ö</span>nceliklerini anlamaktır.” </span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Virüs ayırım yapmıyor mu?</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;"><span lang="it-IT">Vir</span>üsün ayrım yapmadığı doğru fakat bulaşma riski ya da sosyal izolasyon günlerinde evde olmak herkes için aynı değil. Multi milyarderler özel uçaklarıyla kendi adalarında tatil yaparken evde çalışma imkanına sahip olmayan işç<span lang="it-IT">i i</span>çin hastalığın bulaşma riski aynı değil. Ev karantinasında aile içi şiddete maruz kalan kadınlar için evde kal çağrısına uymak o kadar kolay değ<span lang="pt-PT">il. </span>Sırf Çinli olduğu iç<span lang="nl-NL">in Amerika</span>’da ayrımcılığa maruz kalanlar için küresel birlik içerisinde salgınla savaşma s<span lang="sv-SE">ö</span>ylemi pek gerçekç<span lang="it-IT">i de</span>ğ<span lang="pt-PT">il.</span> </span></p>
<p><span style="color: #000000;">O yüzden virüs ayrım yapmıyor olabilir ama toplumda bu ayrımlar fazlasıyla mevcut. Bu yüzden hepimiz batmakta olan bir gemide olabiliriz fakat hepimizin aynı gemide olması, hepimizin gemideki imkanlardan eşit ölçüde faydalandığını göstermiyor. Bu yüzden bu gemi olsa olsa sınıfların farklı biletler alarak farklı kompartmanlarda kaldığı farklı yemekler yediği farklı filikalara sahip olduğu Titanik-vari bir gemi olabilir.</span></p>
<p><strong>P. Dilara Çolak / <a href="mailto:pelindilaracolak@hotmail.com">pelindilaracolak@hotmail.com</a></strong></p>
<p><strong><em>Bu yazı HBT&#8217;nin 223. sayısında yayınlanmıştır.</em></strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarhp/hepimiz-gercekten-ayni-gemide-miyiz-3">Hepimiz gerçekten aynı gemide miyiz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">29124</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Nefes alamayan sadece George Floyd değil, tüm insanlık ve canlılar ve dünya&#8230;</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/nefes-alamayan-sadece-george-floyd-degil-tum-insanlik-ve-canlilar-ve-dunya</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2020 14:34:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[mayalar]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=18834</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyadaki adaletsizlik, acımasızlık, büyük yok ediş, canlı yaşamına tüm insanlığa ve doğaya nefes aldırmıyor&#8230;George Floyd’un “nefes alamıyorum” çığlıkları halen kulağımızda ve protestolar sürerken elinde kutsal kitapla poz veren yöneticiler dünyayı adaletsizce yönetmeye devam ediyor. Küresel adaletsizliğin sürdüğü bir dünyada tüm canlılar tehdit altında! İnsanlar, doğa, iklim&#8230; Arkadaşımız Batuhan Sarıcan gelir adaletsizliğinden, su kıtlığına., küresel ısınmadan doğa katliamlarına bugün gezegenin tüm canlıları olarak karşı karşıya olduğumuz büyük tehditleri derledi. Uzay yolculuğunda yeni bir çağ NASA, SpaceX’in tasarladığı Falcon 9 roketi ve Crew Dragon uzay kapsülü sayesinde 2011’den beri ilk defa astronotlarını uzaya gönderdi. Bu projenin gerçekleşmesi, insanların ilk kez ticari bir roketle Dünya’nın yörüngesine gönderilmesi açısından tarihi öneme sahip. Eski Sovyet teknolojisi Soyuz’dan sonra daha yeni bir teknolojiyle uzay yolculuğunda yeni çağın başlangıcı… Ancak Çin’in özellikle Ay projesi Chang’e ve kapsamlı uzay çalışmaları ile aportta beklemesi ABD’yi korkutuyor. Bu da yeni uzay ve yıldız savaşları dönemine işaret ediyor. Farklı boyutları ile sayfalarımızda&#8230; Yeni korona virüsüne çok farklı yönden bakışlar Hepimizin aklında tek bir soru var. SARS-CoV-2 virüsünün bulaşma potansiyeli ne zaman sona erecek? Evrimsel biyologlar bu kritik soruyu yanıtlamadan önce virüsün evrim geçirip geçirmeyeceğini, bunun süresini incelemeye başladılar. Ne var ki soruyu yanıtlamak zor. Zira bir uzmana göre virüsün hasta etme yeteneğini hiç kaybetmeme olasılığı da var. Çünkü evrimsel tahminler hava tahminlerine benzer. Çok fazla değişken, sürece müdahale eder. Bu virüs başarılı bir şekilde yayılıyor. Dolayısıyla kısa vadeli evrimsel değişiklikler gerekli olmayabilir. Virüsün evrimsel yaşam öyküsü olarak tanımlanabilecek filogeni üzerinden virüsün zaman ve mekânda nasıl yayıldığı izlenebilecek. Reyhan Oksay Yeni Korona virüse evrimsel açıdan bakan yazıları derledi. ABD, COVID-19 ile mücadelede neden çöktü? COVID-19 ABD’de neden bu kadar dramatik seyrediyor? 500 binin üzerinde evsizin olduğu, 40 milyondan fazla insanın yoksulluk ve yoksunluk içinde yaşadığı, son 10 yılda yoksulların yaşadığı kırsal kesimde 100’den fazla hastanenin kapandığı ABD’nin ‘hasta’ sistemini Bayram Ali Eşiyok yazdı. Grafik bilgi’de de ABD’de polis şiddeti kaynaklı ölümler ve etnik dağılıma göre oranları var. Yine başka bir yazı daha bu konuyu tamamlıyor: COVID-19 Kapitalizmin sonunu getirir mi? ABD’li ekonomist Dr. Richard Wolff ile yapılan bir söyleşinin özetlenmiş çevirisinde bu sorunun yanıtını bulabilirsiniz. ABD COVID-19 ile mücadelede niye başarısız? Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Meltem Lara Bilikmen’in çevirisi ile&#8230; Kimi koronavirüs hastaları koku ve tat duyusunu yitirmekten inmeye, çeşitli nörolojik rahatsızlıklar yaşıyor. Hastalığın nöronları da etkileme olasılığını göz önünde bulunduran doktorlar, tedavi de köklü değişikliklere gidilebileceğini belirtiyorlar. Ayrıntılar sayfalarımızda. Mustafa Çetiner Pandemi serisini sürdürürken, Kültür Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihal Sarıer tarihte bulaşıcı hastalıklarla mücadelede aşı devrimlerini yazdı. Maya Uygarlığı’na ait en eski tapınak Arkeoloji de yeni teknolojilerden nasibini alıyor. Geçenlerde Meksika’nın Agua Fénix bölgesinde Maya uygarlığının erken dönemlerine ait çok eski bir tapınak bulundu. Geleneksel yöntemler alanın gerçek boyutu ve derinliği anlama konusunda yetersiz kalınca LIDAR adı verilen havadan gönderilen lazer pulsları arkeolojik sit alanını üç boyutlu görüntüsünü elde etti. Görülüyor ki günümüzden3000 yıl önce bizim ilkel olarak tanımladığımız toplumlarda daha eşitlikçi bir kültür geçerli. Doğan Kuban hocamızın, toplumun karşı karşıya olduğu sorunları irdelediği yazısını mutlaka okumalısınız. Tanol Türkoğlu dijital çocukları yazarken, Ali Akurgal ise TÜBİTAK’ın üzerinde çalıştığı bilim teknoloji odak alanları üzerine yazdı, diyor ki: Türkler kendilerine verilecek her türlü projeyi başarıyla sürdürür! Ve İHA’lardan örnek verdi. “Üç Haftada Bir” köşesinde Dilara Çolak geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz ünlü yazar, düşünür, şair, akademisyen, çevirmen Oruç Aruoba’nın ardından ülkemizde felsefenin sorunlarını tartışmaya açıyor. Neden Türkiye’den filozof çıkmıyor diye soruyor ve Oruç Aruoba’nın, Türkiye’nin Nietzsche’si değil; Türkiye’nin Oruç Aruoba’sı olduğunu vurguluyor. Bilgehan Gürlek Eşitsizlik ve inovasyon başlıklı yazısında planlamayı rafa kaldıran, üretimden giderek uzaklaşan, eşitsizliklerin arttığı bir ekonomi yenilikçi olabilir mi diye soruyor. Bu arada korona günlerinde evde oturmaktan kilolarına kilo katan okuyucularımıza bir önerimiz var: Fazla kilolarınızdan kurtulmak istiyorsanız bol bol erik yiyin. Şimdi tam zamanı. Prof. Dr. Doğan Uçar bizlere muhteşem bir eseri tanıtıyor: “Tarihte İstanbul Haritaları”. İstanbul’un tarihteki en güzel haritaları ilk defa bu kadar kapsamlı şekilde bir araya getirildi. Bu kitap araştırmacılar için de harita meraklıları için de hazine değerinde&#8230;. Hayvanlar Dünyası’nda bu hafta zekâlarıyla hepimizi şaşırtan kargaların bu kadar zeki olmalarının sırrı açıklanıyor. HBT zor zamanların dergisi. Korona bulaşısı nedeniyle insanlar evlerine kapanırken ve bayilere ve dergilere ulaşmak zorlaşırken, HBT ısrarla yayınını sürdürdü. Böyle olağanüstü zamanlarda geniş bir açıyla okurunu bilgilendiriyor. Ve okurlarının desteğini bekliyor. Tanıtalım ve yayalım lütfen.. HBT Türkiye’nin tek ve dünyanın az sayıdaki haftalık popüler bilim dergilerinden biridir. Sevgiyle ve sağlıkla kalın, gelecek haftaya kadar.</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/nefes-alamayan-sadece-george-floyd-degil-tum-insanlik-ve-canlilar-ve-dunya">Nefes alamayan sadece George Floyd değil, tüm insanlık ve canlılar ve dünya&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-18830" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/220-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/220-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/220-856x1024.jpg 856w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Dünyadaki adaletsizlik, acımasızlık, büyük yok ediş, canlı yaşamına tüm insanlığa ve doğaya nefes aldırmıyor&#8230;George Floyd’un “nefes alamıyorum” çığlıkları halen kulağımızda ve protestolar sürerken elinde kutsal kitapla poz veren yöneticiler dünyayı adaletsizce yönetmeye devam ediyor.</span></p>
<p><span>Küresel adaletsizliğin sürdüğü bir dünyada tüm canlılar tehdit altında! İnsanlar, doğa, iklim&#8230; Arkadaşımız Batuhan Sarıcan gelir adaletsizliğinden, su kıtlığına., küresel ısınmadan doğa katliamlarına bugün gezegenin tüm canlıları olarak karşı karşıya olduğumuz büyük tehditleri derledi.</span></p>
<p><strong>Uzay yolculuğunda yeni bir çağ</strong></p>
<p><span>NASA, SpaceX’in tasarladığı Falcon 9 roketi ve Crew Dragon uzay kapsülü sayesinde 2011’den beri ilk defa astronotlarını uzaya gönderdi. Bu projenin gerçekleşmesi, insanların ilk kez ticari bir roketle Dünya’nın yörüngesine gönderilmesi açısından tarihi öneme sahip. Eski Sovyet teknolojisi Soyuz’dan sonra daha yeni bir teknolojiyle uzay yolculuğunda yeni çağın başlangıcı…</span></p>
<p><span>Ancak Çin’in özellikle Ay projesi Chang’e ve kapsamlı uzay çalışmaları ile aportta beklemesi ABD’yi korkutuyor. Bu da yeni uzay ve yıldız savaşları dönemine işaret ediyor. Farklı boyutları ile sayfalarımızda&#8230;</span></p>
<p><strong>Yeni korona virüsüne çok farklı yönden bakışlar</strong></p>
<p><span>Hepimizin aklında tek bir soru var. SARS-CoV-2 virüsünün bulaşma potansiyeli ne zaman sona erecek? Evrimsel biyologlar bu kritik soruyu yanıtlamadan önce virüsün evrim geçirip geçirmeyeceğini, bunun süresini incelemeye başladılar.</span></p>
<p><span>Ne var ki soruyu yanıtlamak zor. Zira bir uzmana göre virüsün hasta etme yeteneğini hiç kaybetmeme olasılığı da var. Çünkü evrimsel tahminler hava tahminlerine benzer. Çok fazla değişken, sürece müdahale eder. Bu virüs başarılı bir şekilde yayılıyor. Dolayısıyla kısa vadeli evrimsel değişiklikler gerekli olmayabilir. Virüsün evrimsel yaşam öyküsü olarak tanımlanabilecek filogeni üzerinden virüsün zaman ve mekânda nasıl yayıldığı izlenebilecek. Reyhan Oksay Yeni Korona virüse evrimsel açıdan bakan yazıları derledi.</span></p>
<p><strong>ABD, COVID-19 ile mücadelede neden çöktü?</strong></p>
<p><span>COVID-19 ABD’de neden bu kadar dramatik seyrediyor? 500 binin üzerinde evsizin olduğu, 40 milyondan fazla insanın yoksulluk ve yoksunluk içinde yaşadığı, son 10 yılda yoksulların yaşadığı kırsal kesimde 100’den fazla hastanenin kapandığı ABD’nin ‘hasta’ sistemini Bayram Ali Eşiyok yazdı. Grafik bilgi’de de ABD’de polis şiddeti kaynaklı ölümler ve etnik dağılıma göre oranları var.</span></p>
<p><span>Yine başka bir yazı daha bu konuyu tamamlıyor: COVID-19 Kapitalizmin sonunu getirir mi? ABD’li ekonomist Dr. Richard Wolff ile yapılan bir söyleşinin özetlenmiş çevirisinde bu sorunun yanıtını bulabilirsiniz. ABD COVID-19 ile mücadelede niye başarısız? Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Meltem Lara Bilikmen’in çevirisi ile&#8230;</span><span><br />
</span></p>
<p><span>Kimi koronavirüs hastaları koku ve tat duyusunu yitirmekten inmeye, çeşitli nörolojik rahatsızlıklar yaşıyor. Hastalığın nöronları da etkileme olasılığını göz önünde bulunduran doktorlar, tedavi de köklü değişikliklere gidilebileceğini belirtiyorlar. Ayrıntılar sayfalarımızda.</span></p>
<p><span>Mustafa Çetiner Pandemi serisini sürdürürken, Kültür Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihal Sarıer tarihte bulaşıcı hastalıklarla mücadelede aşı devrimlerini yazdı.</span></p>
<p><strong>Maya Uygarlığı’na ait en eski tapınak</strong></p>
<p><span>Arkeoloji de yeni teknolojilerden nasibini alıyor. Geçenlerde Meksika’nın Agua Fénix bölgesinde Maya uygarlığının erken dönemlerine ait çok eski bir tapınak bulundu. Geleneksel yöntemler alanın gerçek boyutu ve derinliği anlama konusunda yetersiz kalınca LIDAR adı verilen havadan gönderilen lazer pulsları arkeolojik sit alanını üç boyutlu görüntüsünü elde etti. Görülüyor ki günümüzden3000 yıl önce bizim ilkel olarak tanımladığımız toplumlarda daha eşitlikçi bir kültür geçerli.</span></p>
<p><span>Doğan Kuban hocamızın, toplumun karşı karşıya olduğu sorunları irdelediği yazısını mutlaka okumalısınız.</span></p>
<p><span>Tanol Türkoğlu dijital çocukları yazarken, Ali Akurgal ise TÜBİTAK’ın üzerinde çalıştığı bilim teknoloji odak alanları üzerine yazdı, diyor ki: Türkler kendilerine verilecek her türlü projeyi başarıyla sürdürür! Ve İHA’lardan örnek verdi.</span></p>
<p><span>“Üç Haftada Bir” köşesinde Dilara Çolak geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz ünlü yazar, düşünür, şair, akademisyen, çevirmen Oruç Aruoba’nın ardından ülkemizde felsefenin sorunlarını tartışmaya açıyor. Neden Türkiye’den filozof çıkmıyor diye soruyor ve Oruç Aruoba’nın, Türkiye’nin Nietzsche’si değil; Türkiye’nin Oruç Aruoba’sı olduğunu vurguluyor.</span></p>
<p><span>Bilgehan Gürlek Eşitsizlik ve inovasyon başlıklı yazısında planlamayı rafa kaldıran, üretimden giderek uzaklaşan, eşitsizliklerin arttığı bir ekonomi yenilikçi olabilir mi diye soruyor. Bu arada korona günlerinde evde oturmaktan kilolarına kilo katan okuyucularımıza bir önerimiz var: Fazla kilolarınızdan kurtulmak istiyorsanız bol bol erik yiyin. Şimdi tam zamanı.</span></p>
<p><span>Prof. Dr. Doğan Uçar bizlere muhteşem bir eseri tanıtıyor: “Tarihte İstanbul Haritaları”. İstanbul’un tarihteki en güzel haritaları ilk defa bu kadar kapsamlı şekilde bir araya getirildi. Bu kitap araştırmacılar için de harita meraklıları için de hazine değerinde&#8230;. Hayvanlar Dünyası’nda bu hafta zekâlarıyla hepimizi şaşırtan kargaların bu kadar zeki olmalarının sırrı açıklanıyor.</span></p>
<p><span>HBT zor zamanların dergisi. Korona bulaşısı nedeniyle insanlar evlerine kapanırken ve bayilere ve dergilere ulaşmak zorlaşırken, HBT ısrarla yayınını sürdürdü. Böyle olağanüstü zamanlarda geniş bir açıyla okurunu bilgilendiriyor. Ve okurlarının desteğini bekliyor. Tanıtalım ve yayalım lütfen.. HBT Türkiye’nin tek ve dünyanın az sayıdaki haftalık popüler bilim dergilerinden biridir.</span></p>
<p><span>Sevgiyle ve sağlıkla kalın, gelecek haftaya kadar.</span></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/nefes-alamayan-sadece-george-floyd-degil-tum-insanlik-ve-canlilar-ve-dunya">Nefes alamayan sadece George Floyd değil, tüm insanlık ve canlılar ve dünya&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18834</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HBT Dergi 220. Sayı – 12 Haziran 2020</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-220-sayi-12-haziran-2020</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2020 13:36:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergi Sayıları]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[mayalar]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=18829</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nefes alamıyoruz! Hangi sorunlar? &#8211; Doğan Kuban Dijital çocuklar &#8211; Tanol Türkoğlu Neden Türkiye’den filozof çıkmıyor? &#8211; P. Dilara Çolak Bilim teknoloji odak alanlarımız &#8211; Ali Akurgal Dr. Jonas Salk ve çocuk felci aşısı &#8211; Mustafa Çetiner Yeni uzay-yıldız savaşları: ABD ve Çin karşı karşıya &#8211; Batuhan Sarıcan COVID-19 ABD’de neden bu kadar dramatik gelişiyor? &#8211; Bayram Ali Eşiyok Temel fizik ve astrofiziğin seyrini değiştiren bilim kahramanı: Pieter Zeeman Korona beyinde hasar yapıyor mu? Bulaşma ne zaman bitecek? En büyük ve en eski Maya tapınağı bulundu Korona: Belirti göstermeyen insanların oranı yüzde 80’e kadar çıkıyor Yoksa Homeros çok daha önceleri mi yaşamıştı? Kanserin gelişimini tetikleyen bir gen keşfedildi Neandertal gen varyantını taşıyan kadınlar daha doğurgan Bir hastanede zincirleme enfeksiyon nasıl meydana geliyor? Yaza girerken fazla kilolarınızdan kurtulmak mı istiyorsunuz! Bol bol erik yiyin.. COVID-19 kapitalizmin sonunu getirir mi? Dünya’nın evrende özel bir yeri mi var? Bulaşıcı hastalıklarla mücadelede aşı devrimleri Eşitsizlik ve inovasyon &#8211; Bilgehan Gürlek Muhteşem bir eser “Tarihte İstanbul Haritaları” &#8211; Doğan Uçar Kargaların zekâsının sırrı ebeveyn ilgisi Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-220-sayi-12-haziran-2020">HBT Dergi 220. Sayı – 12 Haziran 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><img decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-18830" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/220-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/220-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/06/220-856x1024.jpg 856w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />Nefes alamıyoruz!<br />
Hangi sorunlar? &#8211; Doğan Kuban<br />
Dijital çocuklar &#8211; Tanol Türkoğlu<br />
Neden Türkiye’den filozof çıkmıyor? &#8211; P. Dilara Çolak<br />
Bilim teknoloji odak alanlarımız &#8211; Ali Akurgal<br />
Dr. Jonas Salk ve çocuk felci aşısı &#8211; Mustafa Çetiner<br />
Yeni uzay-yıldız savaşları: ABD ve Çin karşı karşıya &#8211; Batuhan Sarıcan<br />
COVID-19 ABD’de neden bu kadar dramatik gelişiyor? &#8211; Bayram Ali Eşiyok<br />
Temel fizik ve astrofiziğin seyrini değiştiren bilim kahramanı: Pieter Zeeman<br />
Korona beyinde hasar yapıyor mu?<br />
Bulaşma ne zaman bitecek?<br />
En büyük ve en eski Maya tapınağı bulundu<br />
Korona: Belirti göstermeyen insanların oranı yüzde 80’e kadar çıkıyor<br />
Yoksa Homeros çok daha önceleri mi yaşamıştı?<br />
Kanserin gelişimini tetikleyen bir gen keşfedildi<br />
Neandertal gen varyantını taşıyan kadınlar daha doğurgan<br />
Bir hastanede zincirleme enfeksiyon nasıl meydana geliyor?<br />
Yaza girerken fazla kilolarınızdan kurtulmak mı istiyorsunuz! Bol bol erik yiyin..<br />
COVID-19 kapitalizmin sonunu getirir mi?<br />
Dünya’nın evrende özel bir yeri mi var?<br />
Bulaşıcı hastalıklarla mücadelede aşı devrimleri<br />
Eşitsizlik ve inovasyon &#8211; Bilgehan Gürlek<br />
Muhteşem bir eser “Tarihte İstanbul Haritaları” &#8211; Doğan Uçar<br />
Kargaların zekâsının sırrı ebeveyn ilgisi</p>
<p><a href="https://abonelik.herkesebilimteknoloji.com/">Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</a><br />
</span></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-220-sayi-12-haziran-2020">HBT Dergi 220. Sayı – 12 Haziran 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18829</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Korona: Başka bir dünya mümkün derken, yaşamın birliğini savunmanın kaçınılmazlığı</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/korona-baska-bir-dunya-mumkun-derken-yasamin-birligini-savunmanin-kacinilmazligi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 May 2020 14:25:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[bağlantısallık]]></category>
		<category><![CDATA[cehalet]]></category>
		<category><![CDATA[evrim]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[normalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=18682</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Her şey yaşam için”, hepimiz, canlı olan biyolojik olan her şey yaşamın bir parçası. İnsanların, toplumun bunu düşünmediği çok oldu. Kendi dışındaki varlıkların hepsi, “kendisiyle ilişkisiz’, ya yararlanacağı nesne ya yok olması gereken düşman oldu. Adeta ‘yaşam dışı” bir hayal dünya kendisine inşa etti insanlık. Oysa biz bir bütünüz, bütün içinde ayrı ayrı varlıklar, ama tek başımıza bir anlamı olmayan. Bütün, yaşamın kendisi. Büyük şairimiz Nazım Hikmet bunu sadece insanlık için ifade etmişti, ama gelin bunu şimdi değiştirelim ve tüm yaşam için kaydedelim: “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine.” Türker Kılıç, epey zamandır üzerinde çalıştığı, “bağlantısal bütünsellik” kavramı ile açıkladığı “yeni bilim”in, bir bütün evren olarak da varoluşun bir beyin bilimci gözüyle manifestosunu, şimdi yeni korona virüs ile anlamlandırarak yazdı. “Yaşamdaşlık” kavramını ortaya atıyor ve “İnsanoğlu uzun süreden beri ilk kez hiç tanımadığı insanların enfekte olmaması için maske taktı. Enfekte olmamanın ilkeleri ile enfekte etmemenin ilkelerinin benzer olduğunu anladı. Bağlantısal bütünlük kültürünün ilk öğretisi ‘kendini geliştirmek istiyorsan işe yanındakini geliştirerek başla’ ilkesidir. Virüs bize ‘kendin hastalanmak istemiyorsan önce yanındakini enfeksiyondan koru’ pratiği ile bu ilkeyi öğretti,” diyor. Yaşamdaşlık bizi kurtaracak! Türker Kılıç’ın, Manifestosunu okuyun, bu manifestonun konusu yakınlarda popüler kitap olarak bizlerle buluşacak.. Cehalet ne demek? Doğan Kuban çok temel bir konuda yine harika bir fikir jimnastiği yapıyor, ilkel beynimiz ile gelişmiş beynimizin uygarlık içindeki konumlarını yansıtıyor, bir koleydoskoptan bakar gibi uygarlığı seyrediyor. Okumadan geçmeyin. Bugüne kadarki nükleer silah denemelerinin iklimi değiştirmiş olması ve atalarımızın bundan 45.000 yıl önce Avrupa’ya gelmiş olduğunun kesinleşmesi gibi birçok önemli haber, Araştırma Gündemi’nde Nilgün Özbaşaran Dede’nin kaleminden sizi bekliyor. Tekno Vitrin’de ise yine son çıkan teknoloji ürünlerinden haberdar olacaksınız. Erdal Musoğlu Geleceğe Bakış sayfasında ekolasyon teknolojisini anlatıyor. Karantina günlerinde makul düzeyde yiyecek stoklamanın püf noktalarını, Bilim ve Beslenme sayfamızda bulacaksınız: Raf ömrü uzun besinleri tercih edeceksiniz. Korona virüs üzerine çok şey Covid-19 söz konusu olduğunda medyada sadece ölüm oranları veriliyor. Ancak tekil istatistik paylaşımı çok da doğru bir yaklaşım olmasa gerek. Bu haftaki Grafik-bilgi köşemizde koronavirüs ile diğer hastalıkların neden olduğu günlük ölüm sayılarının karşılaştırması var. Korona, içlerinde giderek büyüyor. Covid-19 tüm dünyayı etkisi altına alırken ve bazı ülkelerde yaşlı nüfus adeta gözden çıkarılırken (İtalya), Latin Amerika’da yerli halklar ise yaşlılarını “kültürel bellek” olarak görüyor ve korumaya alıyor, Rita Urgan derledi. İstanbul Kültür Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Sevda Türen, önemli bir soruyu gündeme getirdi: Hipertansiyon hastaları Covid-19’dan daha fazla mı etkileniyor? İşyerlerinin havalandırılması nasıl yapılmalı ki korona virüsü havadan yayılıp tüm insanlara bulaşmasın? Peki aşı konusunda umutlar ne kadar gerçekçi, ilginç gelişmeleri okuyacaksınız, Reyhan Oksay toparladı. Yapay zekâ (YZ) Covid-19 pandemisinde de devrede! Ali Berkol ile Gözde Kara, filyasyon takibini kolaylaştırmaktan kişinin ses değişimlerinden enfeksiyon tanısı koymaya kadar YZ’nin Covid-19 dönemindeki faydalarını ele alıyor. Veli Akarsu, Covid-19 sürecine enteresan bir açıdan bakarak salgını biyolojik bir depreme benzetiyor. Coşkun Tecimer’in yazısı ise bulgularla inancın çelişkileri üzerine… Atılım Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Füsun Terzioğlu, Covid-19 sürecinde sağlık sistemlerinin zorlukların üstesinden gelebilme kapasitesinin genişletilmesi üzerine yazdı. Korona Günlerinde Felsefe serisinde Prof. Dr. Attilla Erdemli, belirsizliğin yarattığı boşlukla karşılaştığında onu keşfetmeye girişmenin ve sınır durumlarında yaşama direnmenin yalnızca insana özgü bir davranış olduğunu belirtiyor. Mustafa Çetiner, Pandemi yazılarının yedincisini yazdı. Tanol Türkoğlu, Dijital Kültür köşesinde Ord. Prof. Dr. Cahit Arf’ın 1959’da Erzurum’da verdiği halk konferansında “makinelerin nasıl düşünebildiğini” anlattığını aktararak günümüz Türkiye’sine dair çıkarımlarda bulunuyor. Cahit Arf, Alan Turing’in Yapay Zekâ meselesini yazdığı 1950’lerde, ülkemiz için dersler çıkartıyor. Cahit Arf’ın yeni ortaya çıkan bu önemli konuşmasına buradan ulaşabilirsiniz. Ali Akurgal, Normalleşme yazısında, “Gelişmişliğin ölçüsü, ne kadar çok değil ne kadar az enerji harcayarak yaptığımız iş olmalı, diyor. Sürekli köşelerimizden “Evrenin 10 gizi”ne dikkat çekiyoruz. Bu sayıda Büyük Patlama’nın öncesine gidiyoruz: Büyük Patlama’nın öncesinde ne oldu? Bu bağlamda diğer sürekli konumuz “Fiziğin henüz çözülmemiş en büyük gizemleri”ni de izleyin. HBT klasiği haline gelen sayfamızdaki bulmaca, İlginç Sorular, Satranç, Sudoku ve DüşünBul gibi etkinlikler, özellikle evde kaldığınız günlerde zamanınızı daha nitelikli geçirmenizi veya diğer yazıları okurken soluklanmanızı sağlayabilir. Ebeveynler için önemli bir haberimiz var. Yaşamın erken döneminde sıkıntı ve gerginlik yaşayan kimi çocukların beyinlerinde erişkinlere benzer ağlar gelişiyor ve bu da erken yaşlanmak demek. Üstelik bu çocukların ergenlik dönemleri de daha uzun sürüyor. HBT zorluklara boyun eğmiyor Desteğinizle ayaktayız ve yayınımızı aksatmadan ve her türlü zorluğa karşın sürdürüyoruz. Sizin için her hafta dopdolu ve anlaşılır içerikler sunmaya çalışıyoruz. Bu süreçte dergiye ulaşmakta zorluk yaşadığınızı biliyoruz, fakat hiç biri bizden kaynaklanmıyor; dergimiz Cuma değil Çarşamba günleri raflarda yerini alıyor. Migros Sanal Market’in HBT’yi bulabilirsiniz. Veya sizin için sunduğumuz %10 dijital abonelik kampanyasından faydalanabilirsiniz. Kısıtlamasız özgür günlerde sizlere kavuşmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. Doğru bilginin yayılması ve ülkemizde bilim okuryazarlığının gelişmesi umudunu paylaşıyor ve iyi okumalar diliyoruz. Haftaya görüşmek üzere… Sevgi ve dostlukla kalın&#8230; HBT Dergi&#8217;nin 218. sayısı dijital olarak herkes için ücretsiz! Derginizi indirmek için tıklayınız</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/korona-baska-bir-dunya-mumkun-derken-yasamin-birligini-savunmanin-kacinilmazligi">Korona: Başka bir dünya mümkün derken, yaşamın birliğini savunmanın kaçınılmazlığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-18675" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/218-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/218-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/218-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/218.jpg 1654w" sizes="(max-width: 251px) 100vw, 251px" />“Her şey yaşam için”, hepimiz, canlı olan biyolojik olan her şey yaşamın bir parçası. İnsanların, toplumun bunu düşünmediği çok oldu. Kendi dışındaki varlıkların hepsi, “kendisiyle ilişkisiz’, ya yararlanacağı nesne ya yok olması gereken düşman oldu. Adeta ‘yaşam dışı” bir hayal dünya kendisine inşa etti insanlık.</p>
<p>Oysa biz bir bütünüz, bütün içinde ayrı ayrı varlıklar, ama tek başımıza bir anlamı olmayan. Bütün, yaşamın kendisi. Büyük şairimiz Nazım Hikmet bunu sadece insanlık için ifade etmişti, ama gelin bunu şimdi değiştirelim ve tüm yaşam için kaydedelim: “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine.”</p>
<p>Türker Kılıç, epey zamandır üzerinde çalıştığı, “bağlantısal bütünsellik” kavramı ile açıkladığı “yeni bilim”in, bir bütün evren olarak da varoluşun bir beyin bilimci gözüyle manifestosunu, şimdi yeni korona virüs ile anlamlandırarak yazdı. “Yaşamdaşlık” kavramını ortaya atıyor ve “İnsanoğlu uzun süreden beri ilk kez hiç tanımadığı insanların enfekte olmaması için maske taktı. Enfekte olmamanın ilkeleri ile enfekte etmemenin ilkelerinin benzer olduğunu anladı. Bağlantısal bütünlük kültürünün ilk öğretisi ‘kendini geliştirmek istiyorsan işe yanındakini geliştirerek başla’ ilkesidir. Virüs bize ‘kendin hastalanmak istemiyorsan önce yanındakini enfeksiyondan koru’ pratiği ile bu ilkeyi öğretti,” diyor. Yaşamdaşlık bizi kurtaracak! Türker Kılıç’ın, Manifestosunu okuyun, bu manifestonun konusu yakınlarda popüler kitap olarak bizlerle buluşacak..</p>
<p><strong>Cehalet ne demek? </strong></p>
<p>Doğan Kuban çok temel bir konuda yine harika bir fikir jimnastiği yapıyor, ilkel beynimiz ile gelişmiş beynimizin uygarlık içindeki konumlarını yansıtıyor, bir koleydoskoptan bakar gibi uygarlığı seyrediyor. Okumadan geçmeyin.</p>
<p>Bugüne kadarki nükleer silah denemelerinin iklimi değiştirmiş olması ve atalarımızın bundan 45.000 yıl önce Avrupa’ya gelmiş olduğunun kesinleşmesi gibi birçok önemli haber, Araştırma Gündemi’nde Nilgün Özbaşaran Dede’nin kaleminden sizi bekliyor. Tekno Vitrin’de ise yine son çıkan teknoloji ürünlerinden haberdar olacaksınız. Erdal Musoğlu Geleceğe Bakış sayfasında ekolasyon teknolojisini anlatıyor. Karantina günlerinde makul düzeyde yiyecek stoklamanın püf noktalarını, Bilim ve Beslenme sayfamızda bulacaksınız: Raf ömrü uzun besinleri tercih edeceksiniz.</p>
<p><strong>Korona virüs üzerine çok şey </strong></p>
<p>Covid-19 söz konusu olduğunda medyada sadece ölüm oranları veriliyor. Ancak tekil istatistik paylaşımı çok da doğru bir yaklaşım olmasa gerek. Bu haftaki Grafik-bilgi köşemizde koronavirüs ile diğer hastalıkların neden olduğu günlük ölüm sayılarının karşılaştırması var. Korona, içlerinde giderek büyüyor.</p>
<p>Covid-19 tüm dünyayı etkisi altına alırken ve bazı ülkelerde yaşlı nüfus adeta gözden çıkarılırken (İtalya), Latin Amerika’da yerli halklar ise yaşlılarını “kültürel bellek” olarak görüyor ve korumaya alıyor, Rita Urgan derledi.</p>
<p>İstanbul Kültür Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Sevda Türen, önemli bir soruyu gündeme getirdi: Hipertansiyon hastaları Covid-19’dan daha fazla mı etkileniyor?</p>
<p>İşyerlerinin havalandırılması nasıl yapılmalı ki korona virüsü havadan yayılıp tüm insanlara bulaşmasın? Peki aşı konusunda umutlar ne kadar gerçekçi, ilginç gelişmeleri okuyacaksınız, Reyhan Oksay toparladı.</p>
<p>Yapay zekâ (YZ) Covid-19 pandemisinde de devrede! Ali Berkol ile Gözde Kara, filyasyon takibini kolaylaştırmaktan kişinin ses değişimlerinden enfeksiyon tanısı koymaya kadar YZ’nin Covid-19 dönemindeki faydalarını ele alıyor. Veli Akarsu, Covid-19 sürecine enteresan bir açıdan bakarak salgını biyolojik bir depreme benzetiyor. Coşkun Tecimer’in yazısı ise bulgularla inancın çelişkileri üzerine… Atılım Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Füsun Terzioğlu, Covid-19 sürecinde sağlık sistemlerinin zorlukların üstesinden gelebilme kapasitesinin genişletilmesi üzerine yazdı.</p>
<p>Korona Günlerinde Felsefe serisinde Prof. Dr. Attilla Erdemli, belirsizliğin yarattığı boşlukla karşılaştığında onu keşfetmeye girişmenin ve sınır durumlarında yaşama direnmenin yalnızca insana özgü bir davranış olduğunu belirtiyor. Mustafa Çetiner, Pandemi yazılarının yedincisini yazdı.</p>
<p>Tanol Türkoğlu, Dijital Kültür köşesinde Ord. Prof. Dr. Cahit Arf’ın 1959’da Erzurum’da verdiği halk konferansında “makinelerin nasıl düşünebildiğini” anlattığını aktararak günümüz Türkiye’sine dair çıkarımlarda bulunuyor. Cahit Arf, Alan Turing’in Yapay Zekâ meselesini yazdığı 1950’lerde, ülkemiz için dersler çıkartıyor. Cahit Arf’ın yeni ortaya çıkan bu önemli konuşmasına <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/unlu-matematikcimiz-cahit-arfin-bilinmeyen-bir-konusmasi-ortaya-cikti">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Ali Akurgal, Normalleşme yazısında, “Gelişmişliğin ölçüsü, ne kadar çok değil ne kadar az enerji harcayarak yaptığımız iş olmalı, diyor. Sürekli köşelerimizden “Evrenin 10 gizi”ne dikkat çekiyoruz. Bu sayıda Büyük Patlama’nın öncesine gidiyoruz: Büyük Patlama’nın öncesinde ne oldu? Bu bağlamda diğer sürekli konumuz “Fiziğin henüz çözülmemiş en büyük gizemleri”ni de izleyin. HBT klasiği haline gelen sayfamızdaki bulmaca, İlginç Sorular, Satranç, Sudoku ve DüşünBul gibi etkinlikler, özellikle evde kaldığınız günlerde zamanınızı daha nitelikli geçirmenizi veya diğer yazıları okurken soluklanmanızı sağlayabilir.</p>
<p>Ebeveynler için önemli bir haberimiz var. Yaşamın erken döneminde sıkıntı ve gerginlik yaşayan kimi çocukların beyinlerinde erişkinlere benzer ağlar gelişiyor ve bu da erken yaşlanmak demek. Üstelik bu çocukların ergenlik dönemleri de daha uzun sürüyor.</p>
<p><strong>HBT zorluklara boyun eğmiyor </strong></p>
<p>Desteğinizle ayaktayız ve yayınımızı aksatmadan ve her türlü zorluğa karşın sürdürüyoruz. Sizin için her hafta dopdolu ve anlaşılır içerikler sunmaya çalışıyoruz. Bu süreçte dergiye ulaşmakta zorluk yaşadığınızı biliyoruz, fakat hiç biri bizden kaynaklanmıyor; dergimiz Cuma değil Çarşamba günleri raflarda yerini alıyor. Migros Sanal Market’in HBT’yi bulabilirsiniz. Veya sizin için sunduğumuz %10 dijital abonelik kampanyasından faydalanabilirsiniz.</p>
<p>Kısıtlamasız özgür günlerde sizlere kavuşmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.</p>
<p>Doğru bilginin yayılması ve ülkemizde bilim okuryazarlığının gelişmesi umudunu paylaşıyor ve iyi okumalar diliyoruz. Haftaya görüşmek üzere…</p>
<p>Sevgi ve dostlukla kalın&#8230;</p>
<p><strong>HBT Dergi&#8217;nin 218. sayısı dijital olarak herkes için ücretsiz!</strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/218-sayimiz-herkese-ucretsiz">Derginizi indirmek için tıklayınız</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/korona-baska-bir-dunya-mumkun-derken-yasamin-birligini-savunmanin-kacinilmazligi">Korona: Başka bir dünya mümkün derken, yaşamın birliğini savunmanın kaçınılmazlığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18682</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HBT Dergi 218. Sayı – 29 Mayıs 2020</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-218-sayi-29-mayis-2020</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 May 2020 10:42:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergi Sayıları]]></category>
		<category><![CDATA[bağlantısallık]]></category>
		<category><![CDATA[cehalet]]></category>
		<category><![CDATA[evrim]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[normalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=18674</guid>

					<description><![CDATA[<p>Korona bize yaşamdaşlık öğretiyor: Bağlantısal bütünlük içinde bir yaşam kültürü Korona günlerinde felsefe (4): Özgürlük belirsizlikle dolu boşluktadır &#8211; Attilla Erdemli Cehalet ne demek? &#8211; Doğan Kuban Erzurum&#8217;da düşünen makineler &#8211; Tanol Türkoğlu Normalleşme &#8211; Ali Akurgal Ekolasyon: Yankı ile konum belirleme &#8211; Erdal Musoğlu Normale dönüş süreci &#8211; Özlem Kayım Yıldız Yapay zekâ COVID-19 pandemisinde de devrede &#8211; Ali Berkol, Gözde Kara Büyük salgınlar (7): Edward Lenner, Leydi Montagu ve sütçü kızlar… &#8211; Mustafa Çetiner Hoşçakal İnsanoğlu: Biyolojik deprem üzerine&#8230; &#8211; Veli Akarsu Bulgular inançlarla çelişirse&#8230; &#8211; Coşkun Tecimer Yeni teknoloji ile üretilen aşıdan alınan ilk sonuçlar ümit verici Karantina günlerinde yiyecek stoklamanın püf noktaları Hayaldi, gerçek oldu: Damarlarımızda minik robotlar dolaşacak Avrupa’nın en eski Homo sapiens’i bulundu Meğer nükleer silah denemeleri iklimi değiştirmiş Çinliler ölüm riskini tahmin eden kan testi geliştirdiler Perulular niçin kısa boylu? Stargardt Hastalığında umut veren bir klinik çalışma &#8211; Umur Kayabaşı Küçük yaşta stres çocuk beynini erken yaşlandırıyor Hipertansiyon hastaları COVID-19’dan daha fazla mı etkileniyor? &#8211; Sevda Türen Uçak ve ofislerde havalandırma sistemleri değişmeli COVID-19 sürecinde sağlık sistemlerinin zorlukların üstesinden gelebilme kapasitesinin genişletilmesi &#8211; Füsun Terzioğlu Kaburgalar önce hareket, daha sonra nefes almak için evrimleşti Ergenlik dönemi köpekler için de zor HBT Dergi&#8217;nin 218. sayısı dijital olarak herkes için ücretsiz! Derginizi indirmek için tıklayınız</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-218-sayi-29-mayis-2020">HBT Dergi 218. Sayı – 29 Mayıs 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-18675" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/218-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/218-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/218-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2020/05/218.jpg 1654w" sizes="auto, (max-width: 251px) 100vw, 251px" />Korona bize yaşamdaşlık öğretiyor: Bağlantısal bütünlük içinde bir yaşam kültürü<br />
Korona günlerinde felsefe (4): Özgürlük belirsizlikle dolu boşluktadır &#8211; Attilla Erdemli<br />
Cehalet ne demek? &#8211; Doğan Kuban<br />
Erzurum&#8217;da düşünen makineler &#8211; Tanol Türkoğlu<br />
Normalleşme &#8211; Ali Akurgal<br />
Ekolasyon: Yankı ile konum belirleme &#8211; Erdal Musoğlu<br />
Normale dönüş süreci &#8211; Özlem Kayım Yıldız<br />
Yapay zekâ COVID-19 pandemisinde de devrede &#8211; Ali Berkol, Gözde Kara<br />
Büyük salgınlar (7): Edward Lenner, Leydi Montagu ve sütçü kızlar… &#8211; Mustafa Çetiner<br />
Hoşçakal İnsanoğlu: Biyolojik deprem üzerine&#8230; &#8211; Veli Akarsu<br />
Bulgular inançlarla çelişirse&#8230; &#8211; Coşkun Tecimer<br />
Yeni teknoloji ile üretilen aşıdan alınan ilk sonuçlar ümit verici<br />
Karantina günlerinde yiyecek stoklamanın püf noktaları<br />
Hayaldi, gerçek oldu: Damarlarımızda minik robotlar dolaşacak<br />
Avrupa’nın en eski Homo sapiens’i bulundu<br />
Meğer nükleer silah denemeleri iklimi değiştirmiş<br />
Çinliler ölüm riskini tahmin eden kan testi geliştirdiler<br />
Perulular niçin kısa boylu?<br />
Stargardt Hastalığında umut veren bir klinik çalışma &#8211; Umur Kayabaşı<br />
Küçük yaşta stres çocuk beynini erken yaşlandırıyor<br />
Hipertansiyon hastaları COVID-19’dan daha fazla mı etkileniyor? &#8211; Sevda Türen<br />
Uçak ve ofislerde havalandırma sistemleri değişmeli<br />
COVID-19 sürecinde sağlık sistemlerinin zorlukların üstesinden gelebilme kapasitesinin genişletilmesi &#8211; Füsun Terzioğlu<br />
Kaburgalar önce hareket, daha sonra nefes almak için evrimleşti<br />
Ergenlik dönemi köpekler için de zor</p>
<p><strong>HBT Dergi&#8217;nin 218. sayısı dijital olarak herkes için ücretsiz!</strong></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/218-sayimiz-herkese-ucretsiz">Derginizi indirmek için tıklayınız</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-218-sayi-29-mayis-2020">HBT Dergi 218. Sayı – 29 Mayıs 2020</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">18674</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Buyurun sizi şöyle “hipnoz”a alalım&#8230;</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/buyurun-sizi-soyle-hipnoza-alalim</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Dec 2019 14:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editör ne diyor?]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[hipnoz]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[kentleşme]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum]]></category>
		<category><![CDATA[macellan]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[pisa]]></category>
		<category><![CDATA[protein tozu]]></category>
		<category><![CDATA[şeker hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[sinirbilim]]></category>
		<category><![CDATA[turp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=16157</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilimde inanca yer yoktur. “İyi geldiğine inanıyorum” gibi bir bakışla, ciddi hastalıkları tedavi edemezsiniz. Bu üfürükçülüğe girer. Hasta psikolojisi ile bağışıklığa destek olmak ayrı bir meseledir, yani bir beyinle ilgilidir. Fakat bu bile, inançla olmaz. Uygulama ve deneye dayalı elde edilen büyük ve yeterli ölçüde bir verinin sonuçlarına dayanmak zorundadır. İnsanların, yönlendirici bir teknikle örneğin doğum ve çeşitli ameliyatlarda anestezi ilaçları almadan ağrılarını kontrol edebildikleri gösterilmiştir. Doğum yapan bir kadın “doğum yapıp yapmadığımı bile anlamadım” diyebilmekte.. Şüphesiz herkes için geçerliliği olmayabilir, kendini yönteme rahat bırakabilen kişilerin uygunluğu söz konusu. Hipnoterapinin tarihi çok eski. Ama şarlatanlıklarla dolu.. Modern tıbbın ilgi alanına girmesi ise çok yeni, ve elde edilen verilerin bir dayanağı var. Eski bir yayınımızdan: “Hipnozla ‘uyutularak’ doğum yapan 850 kadından yalnızca %4’ü ağrı kesicilere gerek duydu. Başka bir araştırma, hipnozlu deneklerin şiddetli ağrılara, hipnozlu olmayanlardan bir dakika daha uzun bir süre dayanabildiklerini ortaya koydu. Hipnoz konusunda en çok yankı uyandıran araştırmalarından bir tanesi, hipnoz durumunda deneklerin beyin dalgalarının değiştiğini ortaya koydu. Hipnozlu hastalar daha az ilaç kullandıkları gibi, ağrı ve korku düzeyleri de ötekilere göre çok daha düşüktü. Ayrıca ameliyat süresi ile birlikte masraflar da azalmaktaydı..” Bu kez son araştırmaları konu edinen ilginç bir yazıyı sunuyoruz sizlere Yağmur Kan’ın derlemesiyle.. Ve soruyoruz: Hipnoz edilmek ister misiniz? Akıl almaz hoyratlık! Doğan Kuban, mahvedilen, hala kültürümüzün baştacı eski İstanbul’un simgelerinden olan Göksü Mesire yerini, oraya vurulan ilk darbe ve sonrasını yazıyor. Diyor ki: Akıl almaz bir hoyratlık, cahillik, ulusal tarihe saygısızlık.. Büyük eğitim araştırması PISA’nın açıklanan ilk sonuçları üzerine “5 soru 5 yanıt: PISA 2028 ne diyor? Yazarlarımız, Ahmet Yavuz Atatürk’ün Samsun’a çıkmadan önce İstanbul’da geçirdiği 6 ayda görüşmediği kimsenin kalmadığını, Vahdettin ile bile 6 kez görüştüğünü yazıyor. Mustafa Çetiner’in, Protein tozlarının işe yaramazlığı üzerine ikinci yazısı. Ali Akurgal, yakın geleceğin çok önemli olaylarını konu edindiği birlikte düşünelim yazı dizisinin son bölümünde “geleceğe bakış bizde kimseyi ilgilendirmiyor, ilgilendirseydi yöneticilerimiz ve ülkemiz çeşitli zamanlarda ortaya çıkan önemli olaylara hazırlıksız yakalanmazdı”, diyor. Batuhan Sarıcan bilim tarihine damga vurmuş ve bugünü şekillendirmiş büyük coğrafi keşif gezilerinden, Macellan’ın ilk dünya turunun 500. yıldönümünü gündeme taşıdı. Geçen hafta ilk bölümünü yayınlamıştık: Felsefe zaman içinde bazı konularını yeni doğan bilimlere kaptırıyor. Mesela “Sinirbilim” zihin ve bilinç konularını somutlaştırmaya çalışıyor. Fakat felsefe ile sinirbilim için bir ortaklık olmaz mı, bu konuda yapılan çağrının ikinci bölümü sayfalarımızda. Merak etme cesaretini gösterin! “Merak” konulu konferans dizimizin ikincisi, 7 Aralık Cuma günü Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleşti. Orhan Bursalı’nın sunumuyla, Dr. Derya Gürses Tarbuck moderatörlüğünde gerçekleşen konuşmaya Prof. Dr. Türker Kılıç ve Müfit Akyos da fikir, deneyim ve görüşleriyle katkıda bulundu. Bir fabrika düşünün, hiç ışık yok ve tamamen karanlıkta üretiyor! Barış Safran, Sanayi 4.0 kapsamında, tamamen otomasyon sistemleriyle donatılmış ve hiç insan varlığına ihtiyaç duymayan böyle bir üretim biçimini ele alıyor. Düş değil, gerçek! Nüfusbilimci Mümtaz Peker, kentleşmeye rağmen doğurganlıktaki düşüşün durduğunu hatta artmaya başladığını yazıyor. Peki neden? İlginç bir yeni durum.. Erhan Karaesmen’in Bilim ve Sanat köşesindeki konusu Moğlava Kemeri.. Boğaziçi Üniversitesi’nden bir araştırma (Deniz Tahiroğlu): Çocukluk döneminde “hayali arkadaşı” olanlar daha yaratıcı oluyorlar. Sağlıklı Beslenme sayfamızda Turp var! Turp gibi olmanın bir yolu olabilir! Ve daha onlarca konu, son araştırma gündeminden haberler, vitrindeki teknolojiler, ilginç sorular, haftanın fotoğrafı, grafik bilgi ile dolu bir HBT.. *** HBT bizim geleceğimiz, yarının dünyasına bakıyor. Evimizde, işyerimizde, masamızın üzerinde bir hafta boyunca kalacak ve okunacak bir dergi. Herkes için bir konu mutlak var. Okuyalım, okutalım, yayalım lütfen.. Gelecek Cuma yeniden buluşmak dileğiyle..</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/buyurun-sizi-soyle-hipnoza-alalim">Buyurun sizi şöyle “hipnoz”a alalım&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-16143" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/194-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/194-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/194-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/194.jpg 1654w" sizes="auto, (max-width: 251px) 100vw, 251px" />Bilimde inanca yer yoktur. “<strong><em>İyi geldiğine inanıyorum</em></strong>” gibi bir bakışla, ciddi hastalıkları tedavi edemezsiniz. Bu üfürükçülüğe girer. Hasta psikolojisi ile bağışıklığa destek olmak ayrı bir meseledir, yani bir beyinle ilgilidir. Fakat bu bile, inançla olmaz. Uygulama ve deneye dayalı elde edilen büyük ve yeterli ölçüde bir verinin sonuçlarına dayanmak zorundadır. İnsanların, yönlendirici bir teknikle örneğin doğum ve çeşitli ameliyatlarda anestezi ilaçları almadan ağrılarını kontrol edebildikleri gösterilmiştir. Doğum yapan bir kadın “<strong>doğum yapıp yapmadığımı bile anlamadım</strong>” diyebilmekte.. Şüphesiz herkes için geçerliliği olmayabilir, kendini yönteme rahat bırakabilen kişilerin uygunluğu söz konusu.</p>
<p>Hipnoterapinin tarihi çok eski. Ama şarlatanlıklarla dolu.. Modern tıbbın ilgi alanına girmesi ise çok yeni, ve elde edilen verilerin bir dayanağı var.</p>
<p>Eski bir yayınımızdan: “Hipnozla ‘uyutularak’ doğum yapan 850 kadından yalnızca %4’ü ağrı kesicilere gerek duydu. Başka bir araştırma, hipnozlu deneklerin şiddetli ağrılara, hipnozlu olmayanlardan bir dakika daha uzun bir süre dayanabildiklerini ortaya koydu. <strong>Hipnoz konusunda en çok yankı uyandıran araştırmalarından bir tanesi, hipnoz durumunda deneklerin beyin dalgalarının değiştiğini ortaya koydu. Hipnozlu hastalar daha az ilaç kullandıkları gibi, ağrı ve korku düzeyleri de ötekilere göre çok daha düşüktü. Ayrıca ameliyat süresi ile birlikte masraflar da azalmaktaydı..”</strong></p>
<p>Bu kez son araştırmaları konu edinen ilginç bir yazıyı sunuyoruz sizlere <strong>Yağmur Kan</strong>’ın derlemesiyle.. Ve soruyoruz: Hipnoz edilmek ister misiniz?</p>
<p><strong>Akıl almaz hoyratlık!</strong></p>
<p><strong>Doğan Kuban</strong>, mahvedilen, hala kültürümüzün baştacı eski İstanbul’un simgelerinden olan Göksü Mesire yerini, oraya vurulan ilk darbe ve sonrasını yazıyor. Diyor ki: Akıl almaz bir hoyratlık, cahillik, ulusal tarihe saygısızlık..</p>
<p>Büyük eğitim araştırması PISA’nın açıklanan ilk sonuçları üzerine “5 soru 5 yanıt: PISA 2028 ne diyor?</p>
<p>Yazarlarımız, <strong>Ahmet Yavuz</strong> Atatürk’ün Samsun’a çıkmadan önce İstanbul’da geçirdiği 6 ayda görüşmediği kimsenin kalmadığını, <strong>Vahdettin</strong> ile bile 6 kez görüştüğünü yazıyor. <strong>Mustafa Çetiner</strong>’in, Protein tozlarının işe yaramazlığı üzerine ikinci yazısı. <strong>Ali Akurgal</strong>, yakın geleceğin çok önemli olaylarını konu edindiği birlikte düşünelim yazı dizisinin son bölümünde “geleceğe bakış bizde kimseyi ilgilendirmiyor, ilgilendirseydi yöneticilerimiz ve ülkemiz çeşitli zamanlarda ortaya çıkan önemli olaylara hazırlıksız yakalanmazdı”, diyor.</p>
<p><strong>Batuhan Sarıcan</strong> bilim tarihine damga vurmuş ve bugünü şekillendirmiş büyük coğrafi keşif gezilerinden, <strong>Macellan</strong>’ın ilk dünya turunun 500. yıldönümünü gündeme taşıdı.</p>
<p>Geçen hafta ilk bölümünü yayınlamıştık: Felsefe zaman içinde bazı konularını yeni doğan bilimlere kaptırıyor. Mesela “<strong>Sinirbilim</strong>” zihin ve bilinç konularını somutlaştırmaya çalışıyor. Fakat felsefe ile sinirbilim için bir ortaklık olmaz mı, bu konuda yapılan çağrının ikinci bölümü sayfalarımızda.</p>
<p><strong>Merak etme cesaretini gösterin!</strong></p>
<p>“Merak” konulu konferans dizimizin ikincisi, 7 Aralık Cuma günü Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleşti. <strong>Orhan Bursalı</strong>’nın sunumuyla, Dr. <strong>Derya Gürses Tarbuck</strong> moderatörlüğünde gerçekleşen konuşmaya Prof. Dr. <strong>Türker Kılıç</strong> ve <strong>Müfit Akyos</strong> da fikir, deneyim ve görüşleriyle katkıda bulundu.</p>
<p>Bir fabrika düşünün, hiç ışık yok ve tamamen karanlıkta üretiyor! <strong>Barış Safran</strong>, Sanayi 4.0 kapsamında, tamamen otomasyon sistemleriyle donatılmış ve hiç insan varlığına ihtiyaç duymayan böyle bir üretim biçimini ele alıyor. Düş değil, gerçek!</p>
<p>Nüfusbilimci <strong>Mümtaz Peker</strong>, kentleşmeye rağmen doğurganlıktaki düşüşün durduğunu hatta artmaya başladığını yazıyor. Peki neden? İlginç bir yeni durum.. <strong>Erhan Karaesmen</strong>’in Bilim ve Sanat köşesindeki konusu Moğlava Kemeri.. Boğaziçi Üniversitesi’nden bir araştırma (<strong>Deniz Tahiroğlu</strong>): Çocukluk döneminde “<strong>hayali arkadaşı</strong>” olanlar daha yaratıcı oluyorlar. Sağlıklı Beslenme sayfamızda Turp var! Turp gibi olmanın bir yolu olabilir!</p>
<p>Ve daha onlarca konu, son araştırma gündeminden haberler, vitrindeki teknolojiler, ilginç sorular, haftanın fotoğrafı, grafik bilgi ile dolu bir HBT..</p>
<p>***</p>
<p>HBT bizim geleceğimiz, yarının dünyasına bakıyor. Evimizde, işyerimizde, masamızın üzerinde bir hafta boyunca kalacak ve okunacak bir dergi. Herkes için bir konu mutlak var.</p>
<p>Okuyalım, okutalım, yayalım lütfen..</p>
<p>Gelecek Cuma yeniden buluşmak dileğiyle..</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/buyurun-sizi-soyle-hipnoza-alalim">Buyurun sizi şöyle “hipnoz”a alalım&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16157</post-id>	</item>
		<item>
		<title>HBT Dergi 194. Sayı – 13 Aralık 2019</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-194-sayi-13-aralik-2019</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Altaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Dec 2019 12:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergi Sayıları]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[hipnoz]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[kentleşme]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum]]></category>
		<category><![CDATA[macellan]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[pisa]]></category>
		<category><![CDATA[protein tozu]]></category>
		<category><![CDATA[şeker hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[sinirbilim]]></category>
		<category><![CDATA[turp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=16153</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hipnoz: Modern tıp artık ciddiye alıyor. Neden? Macellan&#8217;ın keşif yolculuğunun 500. yılı Göksu mesiresine ne oldu? &#8211; Doğan Kuban 2019&#8217;da dijital dünya &#8211; Tanol Türkoğlu Birlikte düşünelim (7) &#8211; Ali Akurgal Kentleşme de doğurganlığı azaltmıyor &#8211; Mümtaz Peker HBT Konferansları-2: Merak etme cesaretini gösterin! İnsan beyninin 8 harikası (7): Bağırsaklar beyni etkiliyor mu? Sualtı fiber optik kablolar sismometre olarak kullanılabiliyor 2019 yılı 1880&#8217;den bu yana en sıcak ikinci yıl oldu İklim değişimi gıda üretimini de etkileyecek Kuantum dolaşıklığı artık gün ışığında da işliyor Kısa boylularda şeker hastalığı riski daha yüksek 5 soru 5 yanıt: PISA 2018 ne diyor? &#8211; Eğitim Reformu Girişimi Protein tozları (2) &#8211; Mustafa Çetiner Turp gibi olmak için bol bol turp yiyin! Felsefe ve sinirbilim için bir ortak yaklaşım çağrısı M. Kemal&#8217;in Samsun&#8217;dan önce İstanbul&#8217;daki son 6 ayı &#8211; Ahmet Yavuz Mağlova Kemeri üzerine bir çeşitleme &#8211; Erhan Karaesmen Karanlık fabrika: Tehdit mi, fırsat mı? &#8211; Barış Safran 18.000 yıllık fosil köpek mi yoksa kurt mu? En düşük kalp hızı en büyük memelide Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-194-sayi-13-aralik-2019">HBT Dergi 194. Sayı – 13 Aralık 2019</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-16143" src="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/194-251x300.jpg" alt="" width="251" height="300" srcset="https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/194-251x300.jpg 251w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/194-856x1024.jpg 856w, https://www.herkesebilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2019/12/194.jpg 1654w" sizes="auto, (max-width: 251px) 100vw, 251px" />Hipnoz: Modern tıp artık ciddiye alıyor. Neden?<br />
Macellan&#8217;ın keşif yolculuğunun 500. yılı<br />
Göksu mesiresine ne oldu? &#8211; Doğan Kuban<br />
2019&#8217;da dijital dünya &#8211; Tanol Türkoğlu<br />
Birlikte düşünelim (7) &#8211; Ali Akurgal<br />
Kentleşme de doğurganlığı azaltmıyor &#8211; Mümtaz Peker<br />
HBT Konferansları-2: Merak etme cesaretini gösterin!<br />
İnsan beyninin 8 harikası (7): Bağırsaklar beyni etkiliyor mu?<br />
Sualtı fiber optik kablolar sismometre olarak kullanılabiliyor<br />
2019 yılı 1880&#8217;den bu yana en sıcak ikinci yıl oldu<br />
İklim değişimi gıda üretimini de etkileyecek<br />
Kuantum dolaşıklığı artık gün ışığında da işliyor<br />
Kısa boylularda şeker hastalığı riski daha yüksek<br />
5 soru 5 yanıt: PISA 2018 ne diyor? &#8211; Eğitim Reformu Girişimi<br />
Protein tozları (2) &#8211; Mustafa Çetiner<br />
Turp gibi olmak için bol bol turp yiyin!<br />
Felsefe ve sinirbilim için bir ortak yaklaşım çağrısı<br />
M. Kemal&#8217;in Samsun&#8217;dan önce İstanbul&#8217;daki son 6 ayı &#8211; Ahmet Yavuz<br />
Mağlova Kemeri üzerine bir çeşitleme &#8211; Erhan Karaesmen<br />
Karanlık fabrika: Tehdit mi, fırsat mı? &#8211; Barış Safran<br />
18.000 yıllık fosil köpek mi yoksa kurt mu?<br />
En düşük kalp hızı en büyük memelide</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/1-abonelik">Sayılarımıza ulaşmak için tıklayınız</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/dergi-sayilari/hbt-dergi-194-sayi-13-aralik-2019">HBT Dergi 194. Sayı – 13 Aralık 2019</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16153</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bilim Felsefesi Günleri: CERN ve Evren Sempozyumu devam ediyor</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/bilim-felsefesi-gunleri-cern-ve-evren-sempozyumu-devam-ediyor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Sarıcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Sep 2019 17:15:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru ve Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik ve Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[CERN]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[Halil Kırbıyık]]></category>
		<category><![CDATA[kara delik]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Arık]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Özgen]]></category>
		<category><![CDATA[parçacık fiziği]]></category>
		<category><![CDATA[Pauline Gagnon]]></category>
		<category><![CDATA[Rıfat Akbulut]]></category>
		<category><![CDATA[Sefer Örçen]]></category>
		<category><![CDATA[Sinem Salva]]></category>
		<category><![CDATA[yerküre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=15108</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilim ile felsefeyi tek bir platformda birleştiren 1. Adramytteion Bilim Felsefesi Günleri başladı. Bugün başlayan ve yarın devam edecek etkinlikte parçacık fiziği ve CERN’de yapılan deneylerin yanı sıra evren, kara delikler ve yerküre gibi ilgili birçok konuda zihin açıcı sunumlar yapılıyor. SIR Academy’nin düzenlediği etkinlikte bugün Boğaziçi Üniversitesi’nden teorik fizikçi Prof. Metin Arık, “Kara Delikler’den Kuantum Bilinç’e” konuşmasını yaptı. Konuşmasında kuantum bilinç, uzay-zaman, özel görelilik, kuantum belirsizlik konularına değindi. Öğleden sonraki oturumda ise ODTÜ’den Prof. Halil Kırbıyık, “Evrenin Oluşumu” başlıklı sunumunu yaptı. Verilen kahve arasının ardından 100.Yıl Üniversitesi’nden Prof. Sefer Örçen, “Yerkürenin Oluşumu, Değişimler, Dönüşümler” adlı sunumuna geçildi. Soru-Cevap kısmının ardından verilen gala yemeğiyle etkinliğin bugünkü ayağı sona erdi. CERN&#8217;den Dr. Pauline Gagnon yarın sempozyumda konuşma yapacak İlk gün sempozyum dili Türkçe iken, yarın sempozyumun dili tamamen İngilizce olacak. Açılış konuşmasının ardından Dr. Pauline Gagnon, “Improbable Feats and Useless Discoveries” başlıklı sunumunu yapacak. Gagnon’u parçacık fiziği laboratuvarı CERN’de yapılan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı deneyinden ve Türkçeye &#8220;Herkes için Parçacık Fiziği: CERN, Higgs Bozonu, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nı Anlamak&#8221; (Who Cares About Particle Physics?”) kitaplarından tanıyoruz. Gagnon, CERN deneyimlerinin yanı sıra Higgs Bozonu’nun keşfinin önemi ve karanlık maddeyi anlatacak. Sunumun ardından Gagnon, Pan Yayıncılık tarafından basılan “Herkes İçin Parçacık Fiziği” kitabını imzalayacak. Öğle arasının ardından Ghent Üniversitesi’nden ve aynı zamanda SIR Academy’nin de kurucularından Dr. Sinem Salva, “How Ancient Greek Philosophy Influenced Particle Physics at the 21st Century” başlıklı sunumunu yapacak. Kahve arasının ardından Doç Dr. Rıfat Akbulut ile Dr. Murat Özgen, Adramytteion antik kenti üzerine konuşacakları “Actual Researches at Adramyttene – Embracing the Cultural Inventory at the Gulf” sunumlarını yapacaklar. Kapanış seremonisi ve Olten Quartet konseriyle etkinlik sona erecek. Sempozyuma günlük katılım ücretsiz. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Ayvalık Belediyesi’nin desteklediği organizasyonu düzenleyen SIR Academy’nin kurucuları Fütürist Serkan Kılıç ve CERN’de araştırmacı olarak çalışmış Dr. Sinem Salva, “bilim ve felsefenin tarih boyunca hep bir arada olduğunu” vurgulamak için böyle bir etkinliği düzenlediklerini ifade ediyor. Detaylı bilgi ve katılım için: http://www.sirbookstore.com/philo-sci.html sirbookstore@gmail.com</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/bilim-felsefesi-gunleri-cern-ve-evren-sempozyumu-devam-ediyor">Bilim Felsefesi Günleri: CERN ve Evren Sempozyumu devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim ile felsefeyi tek bir platformda birleştiren <strong>1. Adramytteion Bilim Felsefesi Günleri</strong> başladı. Bugün başlayan ve yarın devam edecek etkinlikte parçacık fiziği ve CERN’de yapılan deneylerin yanı sıra evren, kara delikler ve yerküre gibi ilgili birçok konuda zihin açıcı sunumlar yapılıyor.</p>
<p><strong>SIR Academy</strong>’nin düzenlediği etkinlikte bugün Boğaziçi Üniversitesi’nden teorik fizikçi <strong>Prof. Metin Arık, “Kara Delikler’den Kuantum Bilinç’e”</strong> konuşmasını yaptı. Konuşmasında kuantum bilinç, uzay-zaman, özel görelilik, kuantum belirsizlik konularına değindi.</p>
<p>Öğleden sonraki oturumda ise <strong>ODTÜ’den Prof. Halil Kırbıyık, “Evrenin Oluşumu”</strong> başlıklı sunumunu yaptı. Verilen kahve arasının ardından <strong>100.Yıl Üniversitesi’nden Prof. Sefer Örçen, “Yerkürenin Oluşumu, Değişimler, Dönüşümler”</strong> adlı sunumuna geçildi. Soru-Cevap kısmının ardından verilen gala yemeğiyle etkinliğin bugünkü ayağı sona erdi.</p>
<p><strong>CERN&#8217;den Dr. Pauline Gagnon yarın sempozyumda konuşma yapacak</strong></p>
<p>İlk gün sempozyum dili Türkçe iken, yarın sempozyumun dili tamamen İngilizce olacak. Açılış konuşmasının ardından <strong>Dr. Pauline Gagnon, “Improbable Feats and Useless Discoveries”</strong> başlıklı sunumunu yapacak. Gagnon’u parçacık fiziği laboratuvarı <strong>CERN’de yapılan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı deneyi</strong>nden ve Türkçeye <strong>&#8220;Herkes için Parçacık Fiziği: CERN, Higgs Bozonu, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nı Anlamak&#8221;</strong> (Who Cares About Particle Physics?”) kitaplarından tanıyoruz. Gagnon, CERN deneyimlerinin yanı sıra Higgs Bozonu’nun keşfinin önemi ve karanlık maddeyi anlatacak. Sunumun ardından Gagnon, Pan Yayıncılık tarafından basılan “Herkes İçin Parçacık Fiziği” kitabını imzalayacak.</p>
<p>Öğle arasının ardından <strong>Ghent Üniversitesi</strong>’nden ve aynı zamanda<strong> SIR Academy’nin de kurucularından Dr. Sinem Salva, “How Ancient Greek Philosophy Influenced Particle Physics at the 21st Century”</strong> başlıklı sunumunu yapacak. Kahve arasının ardından <strong>Doç Dr. Rıfat Akbulut ile Dr. Murat Özgen, </strong>Adramytteion antik kenti üzerine konuşacakları <strong>“Actual Researches at Adramyttene – Embracing the Cultural Inventory at the Gulf”</strong> sunumlarını yapacaklar. Kapanış seremonisi ve Olten Quartet konseriyle etkinlik sona erecek.</p>
<p><strong>Sempozyuma günlük katılım ücretsiz.</strong></p>
<p>Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Ayvalık Belediyesi’nin desteklediği organizasyonu düzenleyen SIR Academy’nin kurucuları Fütürist Serkan Kılıç ve CERN’de araştırmacı olarak çalışmış Dr. Sinem Salva, “bilim ve felsefenin tarih boyunca hep bir arada olduğunu” vurgulamak için böyle bir etkinliği düzenlediklerini ifade ediyor.</p>
<p><strong>Detaylı bilgi ve katılım için:</strong></p>
<p><a href="http://www.sirbookstore.com/philo-sci.html">http://www.sirbookstore.com/philo-sci.html</a></p>
<p><a href="mailto:sirbookstore@gmail.com">sirbookstore@gmail.com</a></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/bilim-felsefesi-gunleri-cern-ve-evren-sempozyumu-devam-ediyor">Bilim Felsefesi Günleri: CERN ve Evren Sempozyumu devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15108</post-id>	</item>
		<item>
		<title>TFK 2018 İstanbul Semineri: Bilgi, Dil ve Değişim</title>
		<link>https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/tfk-2018-istanbul-semineri-bilgi-dil-ve-degisim</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mercan Bursali]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Nov 2018 11:49:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru ve Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[ionna kuçuradi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.herkesebilimteknoloji.com/?p=12220</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Felsefe Kurumu (TFK)’nun 2018 İstanbul Semineri, bu yıl 30 Kasım &#8211; 1 Aralık günlerinde, Koç Üniversitesi (KÜ) Felsefe Bölümü ev sahipliğinde, KÜ Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde (ANAMED) yapılacak. Saat 10.00’da başlayacak seminerin genel konusu &#8220;Bilgi, Dil ve Değişim&#8221; olacak. Seminerin açılışını KÜ Felsefe Bölümü Başkanı İlhan İnan ve TFK Başkanı İoanna Kuçuradi yapacak. Program: 30 Kasım 2018, Cuma 9:30-10:30 Konukların Karşılanması 10:30-11:00 Açılış İlhan İnan Koç Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanı İoanna Kuçuradi Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı Birinci Oturum 11:00-12:30 Başkan: Erhan Demircioğlu İlhan İnan: “Bilmediğinin Farkında Olmak” Güncel Önkal: “Bilgi Sosyolojisine Felsefî Bir Müdahale: Kavramları Savunmak” 12:30-14:00 Ara İkinci Oturum 14:00-15:30 Başkan: Muttalip Özcan Meriç Bilgiç: “A priori Kognitif Kategorilerin ve Evrimsel Kökenlerinin Kategoriler Matematiğinde Tanımlanması” Zekiye Kutlusoy: “Noam Chomsky’nin Bilişselci Dil Yaklaşımı ve Çağdaş Zihin Felsefesi Açısından Önemi” 15:30-16:00 Ara Üçüncü Oturum 16:00-17:30 Başkan: Zeynep Direk Kubilay Hoşgör: “Bilgi, Dil ve Görünüşlerin Dünyası” Robert Howton: “The Argument of Posterior Analytics II.19” 1 Aralık 2018, Cumartesi Dördüncü Oturum 10:00-11:30 Başkan: İmge Oranlı Gülçin Ayıtgu: “Değişeni Yazmak: Dilbilimsel Açıdan Tarih yazımı” Sara Çelik: “Bilginin Ediniminde Dil ve Doğruluk Bağlamları Üzerine” 11:30-12:00 Ara Beşinci Oturum 12:00-13:30 Başkan: Bergen Coşkun Özüaydın Gülriz Uygur: “Yargılamada Bilgisel Adaletsizlik&#8221; Mustafa M. Dağlı: “’İnsan’ Olma Serüveninde Dilin ve Bilginin Rolü: ‘Gözlükçü’ ile bir Sohbet”</p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/tfk-2018-istanbul-semineri-bilgi-dil-ve-degisim">TFK 2018 İstanbul Semineri: Bilgi, Dil ve Değişim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="m_-2547923373253720490ydp60c3159yiv0942235476ydp536c2f16MsoNormal">Türkiye Felsefe Kurumu (TFK)’nun 2018 İstanbul Semineri, bu yıl 30 Kasım &#8211; 1 Aralık günlerinde, Koç Üniversitesi (KÜ) Felsefe Bölümü ev sahipliğinde, KÜ Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde (ANAMED) yapılacak. Saat 10.00’da başlayacak seminerin genel konusu <strong>&#8220;Bilgi, Dil ve Değişim&#8221;</strong> olacak. Seminerin açılışını KÜ Felsefe Bölümü Başkanı İlhan İnan ve TFK Başkanı İoanna Kuçuradi yapacak.</p>
<p class="m_-2547923373253720490ydp60c3159yiv0942235476ydp536c2f16MsoNormal"><b>Program:</b></p>
<p class="m_-2547923373253720490ydp60c3159yiv0942235476ydp536c2f16MsoNormal"><strong>30 Kasım 2018, Cuma</strong><br />
9:30-10:30 Konukların Karşılanması<br />
10:30-11:00 Açılış</p>
<p class="m_-2547923373253720490ydp60c3159yiv0942235476ydp536c2f16MsoNormal">İlhan İnan<br />
Koç Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanı<br />
İoanna Kuçuradi<br />
Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı</p>
<p class="m_-2547923373253720490ydp60c3159yiv0942235476ydp536c2f16MsoNormal"><b>Birinci Oturum<br />
</b>11:00-12:30<br />
Başkan:<b> </b>Erhan Demircioğlu<br />
İlhan İnan: <i>“Bilmediğinin Farkında Olmak”<br />
</i>Güncel Önkal: <i>“Bilgi Sosyolojisine Felsefî Bir Müdahale: Kavramları Savunmak”</i></p>
<p>12:30-14:00 Ara</p>
<p class="m_-2547923373253720490ydp60c3159yiv0942235476ydp536c2f16MsoNormal"><b>İkinci Oturum<br />
</b>14:00-15:30<br />
Başkan: Muttalip Özcan<br />
Meriç Bilgiç: <i>“A priori Kognitif Kategorilerin ve Evrimsel Kökenlerinin Kategoriler Matematiğinde Tanımlanması”<br />
</i>Zekiye Kutlusoy: <i>“Noam Chomsky’nin Bilişselci Dil Yaklaşımı ve Çağdaş Zihin Felsefesi Açısından Önemi”</i></p>
<p class="m_-2547923373253720490ydp60c3159yiv0942235476ydp536c2f16MsoNormal">15:30-16:00 Ara</p>
<p class="m_-2547923373253720490ydp60c3159yiv0942235476ydp536c2f16MsoNormal"><b>Üçüncü Oturum<br />
</b>16:00-17:30<br />
Başkan: Zeynep Direk<br />
Kubilay Hoşgör: <i>“Bilgi, Dil ve Görünüşlerin Dünyası”<br />
</i>Robert Howton: <i>“The Argument of Posterior Analytics II.19”</i></p>
<p class="m_-2547923373253720490ydp60c3159yiv0942235476ydp536c2f16MsoNormal"><b>1 Aralık 2018, Cumartesi</b></p>
<p class="m_-2547923373253720490ydp60c3159yiv0942235476ydp536c2f16MsoNormal"><b>Dördüncü Oturum<br />
</b>10:00-11:30<br />
Başkan: İmge Oranlı<br />
Gülçin Ayıtgu: <i>“Değişeni Yazmak: Dilbilimsel Açıdan Tarih yazımı”<br />
</i>Sara Çelik: <i>“Bilginin Ediniminde Dil ve Doğruluk Bağlamları Üzerine”</i></p>
<p class="m_-2547923373253720490ydp60c3159yiv0942235476ydp536c2f16MsoNormal">11:30-12:00 Ara</p>
<p class="m_-2547923373253720490ydp60c3159yiv0942235476ydp536c2f16MsoNormal"><b>Beşinci Oturum<br />
</b>12:00-13:30<br />
Başkan: Bergen Coşkun Özüaydın<br />
Gülriz Uygur: <i>“Yargılamada Bilgisel Adaletsizlik&#8221;<br />
</i>Mustafa M. Dağlı: <i>“’İnsan’ Olma Serüveninde Dilin ve Bilginin Rolü: ‘Gözlükçü’ ile bir Sohbet”</i></p>
<p><a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com/duyurular/tfk-2018-istanbul-semineri-bilgi-dil-ve-degisim">TFK 2018 İstanbul Semineri: Bilgi, Dil ve Değişim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.herkesebilimteknoloji.com">Herkese Bilim Teknoloji</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12220</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
