uygarlık

Uygarlık ve çağdaşlık

Günümüzde dünyanın her köşesi için ortak, tek bir uygarlık var. Bu dünyanın ekonomik sisteminin, teknolojisinin aynı verileri kullanmasından, ve iletişimin dünyayı birleştirmesinden kaynaklanıyor. Uygarlık tanımı günümüzde çağdaş olmakla örtüşen bir toplumsal niteliktir. Meksikalı ‘Biz Aztek uygarıyız, Çinli ‘Biz Han Çağı uygarıyız’, Avrupalı ‘Biz Rönesans uygarıyız’, Türkler ‘Biz Türk ya da Osman...

Musiki ve uygarlık

Düşünce, dünyayı algılayıp ona uyum sağlamak ve sonunda kullanmak için araçlarını yarattıktan sonra insan toplumları uygarlık düzeyine yavaş yavaş yaklaştılar. Günümüzde felsefe, bilim ve sanatı yadsıyarak yaşayıp, otomobil ve buzdolabı sahibi olunca kendini çağdaş sanan toplumlar dışarıya bağımlı, uygar olamamış toplumlardır. Müzik, olasılıkla kültürlerin ilk ürettikleri uygarlık araçlarından bir...

Kırsal halkın çağdaşlaşma süreci

İstanbul nüfusu 1949’da 800.000 kişi olarak sayılmıştı. Henüz gecekondular yoktu. Kentin temel halkı İstanbullu ve kentli davranışlara sahip insanlardı. Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetle İslam tarihinin tek laik devletini kurmayı başardığı dönem, dünya tarihi perspektifi içinde, eşsiz bir önem taşır. 600 yıl Avrupa sınırında İslam’ın zırhı ödevi görmüş bir devletin, başka örneği olmayan ...

Bir damla suya bile hürmet

Mevlana’nın "Bir damla suya bile hürmet" sözüne rastladığımda durdum ve sordum. Varlığımızın olmazsa olmaz şartına saygılı davranacağımıza göre, bilge Mevlana acaba neden 'bir damlasına bile saygı' diyerek suyun değerini vurgulamak istemiş olabilir? Güneş yıldızının Dünya gezegeninde ve belki de bütün Evren'de hayat suda ve suyla başladı, çeşitlendi. Hayvanlar âleminin soluduğu havayı ve oksijeni ...

İletişim devrimi ve depremi

Einstein’ın görelilik kuramını öğrendiğimiz ve atom ve enerji alanında fizikçilerin büyük buluşlarını duyduğumuz zaman insan düşüncesinin ve modern fiziğin başarıları karşısında büyük mutluluk duymuş, onların yaratıcılığını göklere çıkarmıştık. Fizikçilerin ne söylediğini hiç anlamayan cahil milyarlar bu bilgilerin dışında yaşıyorlardı. Fakat İkinci Dünya Savaşı yangını yayıldığı zaman Amerika’da ...

Yılmaz Zenger'in 1 Haziran 2018 tarihli 114. sayımızda yayınlanan yazısını sizlerle paylaşıyoruz: Antropolojik söylemler, bilimsellik adına, arkaik toplumların devletten ve yazıdan yoksun olmasını tarihten yoksunluk saymışlardır. Üretim fazlası oluşturmayıp yaşamaları için yeterli miktarı üretmekle yetinmelerini, artı değer üretip piyasaya sürmemelerini üretme gücünden yoksunluğa bağlarlar. Oysa i...

Yapay Zekâ sorunu

Başarısını zekâsına değil de düzenli çalışmasına bağlayan Aziz Sancar'ın gündeme getirdiği Zekâ-IQ ilişkisi yeterince tartışılmadan unutuldu gitti. Cem Say’ın “Yapay Zekâ derin düşünebiliyor mu?” başlıklı denemesi konuyu tazeledi. HBT 1 Temmuz sayısındaki açıklamasını ilgiyle okudum. Gelişmeleri öğrendim yazarı kutluyorum. Eski moda bir yapay zekâ meraklısı olarak bazı işleri bizden daha çabuk yap...

Bereketli Hilal kuruyor, bölge yeni büyük göçlere gebe Bilimsel araştırmalar, Avrupalı cihatçıların ve Suriye Baharı’nın gerçek nedeni üzerine  yeni söylemler ve düşünceler ileri sürüyor. Kuraklık bölgeyi yanmaz hale getirebilir. Uygarlıklara beşiklik eden ve insanlığın gelişmesine katkıda bulunan Bereketli Hilal iklimsel değişikliklere bağlı olarak yakın gelecekte yerini çorak topraklara bırakaca...

Evet, uygarlık ve çağdaşlık konularını biraz daha derinleştiriyor ve fotoğrafı netleştiriyor Doğan Kuban. Çağdaşlığı ve uygarlığı nasıl tarif edeceğiz: "Dünya bir kapalı hayvanat bahçesi değil, açık bir insan müzesidir. Bu müzenin insanları, ehli hayvanlar gibi, çağdaş insanlarla birlikte yaşarlar. Çağdaş toplum denen, aslında bu akıl almaz çeşitliliğin yarattığı karmaşadır." Şimdi gelin bu müzede...