Doğan Kuban

Türkiye, 1950-2018

Sevgili okurlar, üniversiteyi 1949’da bitirdiğim zaman İstanbul’un nüfusu 800 000 olmuştu. 1950’de Türkiye’nin nüfusu 20 milyondu. Türkiye’de İstanbul Üniversitesi, İTÜ (Eski adı Yüksek Mühendis Mektebi), Ankara’da yeni açılan Ankara Üniversitesi, Türkiye’de toplam üç üniversite vardı. İTÜ giriş sınavlarına 900 öğrenci katıldı. 180’i kabul edildi. Bütün üniversitede 4 kız öğrenci vardı. İnşaat Fak...

Schrödinger’in sorusu

Büyük bilim insanları, sadece anlaması zor kuramlar, formüller yazmazlar. Doğa, yaşam ve toplum üzerine de özgün gözlemler yaparlar. Çok ilginç öneriler geliştirirler. Türkiye’de bilim hâlâ bir kaç meraklı gencin ilgi alanında hapis kaldığı için, zaten okumayan eğitimli ve eğitimsiz halk için Erwin Schrödinger, küçük bir Pasifik adası gibi hiç işitilmemiş bir sözcüktür. Gerçi bugün elinizin uzantı...

Ülkenin gündemi

Sevgili okurlar, toplumların tek gündemi olmaz. Kurtuluş Savaşı’nda sorun, imparatorluk gibi yok olmaktı. Fakat ölüm-kalım sorunu değilse, çağdaş devletin sorunları ve onları çözmek için hazırlanan programlar çok sayıdadır. Günümüzde çalışmanın örgütlenmesi, hassas, uzmanlık isteyen, olasılıkla en zor toplumsal sorumluluktur. Hiçbir program ötekinden daha önemli değildir. Kişiden devlete kadar on ...

200 liraya öğretmen, bir pantolon bir can…

Sevgili okurlar, Rönesans ile ilgili bir kitap yazdığım için birbiriyle kıyasıya savaşan kent yöneticilerinin yaptıkları canavarlıkları okuyup dehşete düşüyorum, ama tarihin her çağında toplumun iyi ve kötülerden oluştuğunu biliyorum. Doğal yolla ölüm ile kendini öldürmenin, ölen açısından hiç farkı yok. Büyük İskender ve Cengiz Han işgal ettikleri halkın çoğunluğunu öldüren ünlü ve kan içici fati...

Türkler

Azerbaycanlı bir şairin, “benim dilim annemdir” adlı bir şiiri vardı. 1943’de yüksek mühendis mektebine girdiğimiz zaman, bizim sınıfta Türkler, Kürtler, Ermeniler, Rumlar, Yahudiler, Çerkezler, Lazlar, Türkmenler, Bulgaristan Türkleri, Yunanistan Türkleri, Araplar ve İranlılar vardı ve hepsi Türkçe konuşuyordu. Türkiye Cumhuriyetinin yüksek mühendis mektebi, Osmanlı çağının İstanbul’unun bir parç...

Rönesans’ı dışlamanın bedeli

Sevgili Okurlar, Osmanlı Devletinin, İstanbul’un Fethinden yıkılmasına ve Demokrat Parti iktidarından bugüne kadar çözemediğimiz bir cehalet ortamında yaşıyoruz. 600 yıldan fazla süredir birlikte yaşadığımız coğrafi sınırlar içinde sürekli savaştığımız ve sonunda İstanbul’u işgal ederek İmparatorluğu sona erdiren Avrupa’nın Akdeniz ve Avrupa’da jeopolitik ortağıyız. İtalya’yı ele geçirmeye çalıştı...

Yassılaşan kültürün Yassıadası

Sevgili okurlar, mimar, mimarlık tarihçisi ve koruma uzmanı olarak Türkiye’de sorumlu konumlarda çalıştım. İslam Mimarisi uzmanı olarak dünyanın dört bir tarafını gezdim ve Türkiye’yi temsil ettim. Amerika’nın büyük üniversitelerinde hocalık ettim. 1952’den bu yana bu konularda yazıyorum ve konuşuyorum. İstanbul ve İzmir’in de içinde bulunduğu beş kentin koruma planını yaptım. Cebinde telefonu ola...

Mustafa Itri Efendi’nin Tekbir’inden çağdaş uygarlığa

1640 yılında İstanbul’da Buhurizade Mustafa Itri Efendi, (1640-1712) bir Buhur (baharat, koku, şimdiki kolonya) tüccarının oğlu olarak doğdu. Bugünkü toplumun fazla işitmediği büyük bir bestekârdır. Orta mektep ve lisede iken Ankara Radyosu’nda Itri’nin birkaç parçasını dinlemiş olmalıyım. Geçenlerde bir yabancı orkestradan bestekârın Tekbir ve Salat-ı Ümmiye’sini dinledim. Vivaldi, Handel gibi Ba...

Yakınmalar: Eski İstanbul ve başka çöküntüler

Sevgili okurlar, bir hayal, anı olmuş İstanbul’da, yurtdışında geçen yılları da sayarsak 91 yıldır yaşıyorum. Soru sormayan ya da soramayan, yanıt vermeyen ve veremeyen, dilsiz, belki de sağırlaşmış, eski deyimiyle Lâl-ü epkem bir toplumun her insani yeteneği törpülenmiş bir çağında yaşıyoruz. Gerçi toplumda çok gürültü çıkıyor. Fakat kimsenin yanıtını alabildiği bir soru sorulmuyor. Herhalde cenn...