Bu sayımızda, “eksiklik” olarak etiketlenen zihin hâllerinden, uygarlığın geleceğine; bireysel yaratıcılıktan kolektif çıkmazlara uzanan geniş bir düşünce haritası çiziyoruz. Çünkü bilimin en verimli anları çoğu zaman düzenli, doğrusal ve pürüzsüz ilerlemez. Dağınık görünen zihinler, beklenmedik bağlantılar kurarak yeni yollar açar.
Bu sayının ana dosyası tam da bu noktadan yola çıkıyor: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB). Uzun yıllar boyunca bir yetersizlik olarak tanımlanan DEHB, bugün farklı bir gözle yeniden ele alınıyor. Zihinsel dolaşma, yaratıcılık ve özgün düşünceyle ilişkisi giderek daha net biçimde ortaya konuyor.
Araştırmalar, DEHB’li bireylerde “dağınıklık” olarak görülen zihinsel hareketliliğin, aslında yaratıcı düşüncenin önemli bir kaynağı olabileceğini gösteriyor. Aynı dosyada, DEHB’de yaygın olarak kullanılan uyarıcı ilaçların beyni nasıl etkilediğine dair yeni bilimsel bulgulara da yakından bakıyoruz: Görünen o ki bu ilaçlar dikkati keskinleştirmekten çok, motivasyonu ve uyanıklığı artırıyor.
Bu sayıda yazarlarımız neler söylüyor?
Doğan Kuban, “Dünya Tarihinin En Bunalımlı Dönemleri” başlıklı yazı dizisinin ikinci bölümünde sert ama sarsıcı bir tez ortaya koyuyor: Hiçbir ülkenin bugün sıfırdan bir uygarlık kurma şansı yok. Geleceğin uygarlık zemini, tarihin taşıdığı birikim üzerinden yükselebilir; aksi hâlde yalnızca dağılma hızlanır.
Lale Akarun, Türkiye’de üniversite sayısındaki büyük artışı, özellikle kadınlar açısından yarattığı dönüştürücü etki üzerinden değerlendiriyor. Kadınların eğitime erişiminin artmasının toplumsal konumlarını nasıl güçlendirdiğini gösterirken, yükseköğretimi demografi gerekçeleriyle geriye çekme arayışlarının neden akıl dışı olduğunu sorguluyor.
Tanol Türkoğlu, sosyal medya çağının en kritik kavramlarından birini masaya yatırıyor: Temsil yanılgısı. Ölçülenin gerçekten toplum olup olmadığını, istatistiklerin gerçeği mi yoksa yanılsamayı mı çoğalttığını tartışıyor.
Tanol Türkoğlu’nun teknoloji dünyasını harmanladığı ve çok özel saptama ve notlarından oluşan sayfası Dijitalem’in ele aldığı konu başlığı ilginç: 2026, yeni 2026’dır. Merak etmez misiniz!?
Bayram Ali Eşiyok, karayollarına dayalı ulaşım politikalarının görünmeyen bedelini yazıyor: ekonomi, çevre ve toplum açısından asfaltın bize neye mal olduğunu hatırlatıyor.
Üniversitelerimizden…
İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türker Kılıç, okuru bu sayıda zihinsel sınırların en uç noktasına davet ediyor: “Neden Boltzmann beyni değiliz?” Entropi, hafıza ve gerçeklik arasındaki ilişki, bilimin felsefeyle kesiştiği yerde yeniden düşünülüyor.
Sinema ve yapay zekâ dosyamızda İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Selin Okumuş, üretim süreçlerinin nasıl dönüştüğünü ve bu dönüşümün sanatın etik ve estetik sınırlarını nasıl yeniden tanımladığını inceliyor.
Detoks efsanesi
Hayvanlar dünyasında bu kez atlar var: “Atlar korkuyu koklayabilir mi?” sorusu, yıllardır kulaktan kulağa dolaşan bir inanışın biyolojik karşılığını ortaya koyuyor.
Bilim ve Beslenme sayfamızda “detox” efsanesini mercek altına alıyoruz. Gerçekten arınmaya mı ihtiyacımız var, yoksa pazarlama vaatlerine mi?
Grafik Bilgi sayfamızda ise küresel belirsizliğin haritasını çıkarıyoruz: 2026’ya girerken milyarderlerin asıl korkusu ne? UBS verileri, güç siyasetinin ve jeopolitik risklerin yükselişini gösteriyor.
Meraklı Çocuk bu sayıda Eski Mısır’ın en ikonik simgelerinden biri olan Sfenks’i soruyor: Nedir, neden yapılmıştır, ne anlatır? Mercan Bursalı hazırladı.
Bilgi Küpü’nde Güneş’in bazı ilginç özelliklerini öğreniyoruz.
Araştırma gündeminden
Araştırma Gündemi’nde Nilgün Özbaşaran Dede; uzun süre bekar kalmanın gençlerin mutluluğu üzerindeki etkisini, Buz Adam Ötzi’nin beklenmedik hastalığını ve tüylü gergedanın yok oluşuna dair yeni ipuçlarını derliyor.
Prof. Dr. Ergun Akleman’ın bilim tarihi üzerine bantlarını, Prof. Dr. Tayfun Akgül’ün yine bilim hayatına yönelik eleştirel mizahi karikatürleri, bulmaca sayfamızla HBT her sayı zengin bir içerik sunuyor okurlara.
Dijital’de daha çok
HBT dijital’de çok daha konumuz var. Meraklı Büyükler, Pireneler’in eriyen karlarını ele alıyor. Yapay zeka konusu, Hata’yı başarının gizli ortağı… Ayrıca Taş devri insanlarının okyanusu nasıl geçtiğine ilişkin güzel bir bilimsel öykü sunuyoruz. Arkeolojiden çok daha fazlası ver dergide. Basılı dergiyi dergiyi alan okurlar, başlık kenarındaki karekodu cep telefonuyla okutarak hepsini görebilir.
Dijitale abone olarak da ayrıca dergiye katkınızı sürdürebilirsiniz.
***
Bu sayımızda bireysel zihnin iç hareketlerinden, toplumların yönünü belirleyen büyük yapılara kadar uzanan ortak bir soruyu izliyoruz: Nasıl düşünüyoruz, neyi kaçırıyoruz ve neyi yeniden düşünmek zorundayız? Çünkü bilim yalnızca kesin cevaplar değil, doğru sorular da üretir.
Desteğiniz ve dayanışmanızla HBT’yi ayakta tutmaya devam ediyoruz. Bilimle, merakla ve umutla…
Özlem Yüzak