Yerküre

İstanbul’da beklenen deprem 1509 büyük depremine benzeyecek, o dönemde dalgaların surları aştığına ilişkin kayıtlar var. Marmara Denizi’nde beklenen depremin, büyüklük (ve dolayısıyla yıkıcılık) olarak 1509’dakine benzeyeceği tahmin ediliyor. Bu da 7.5-7.6 civarında bir büyüklüğe tekabül ediyor. 1509’daki depremde o sırada sahilde bulunan surları aşan dalgaların olduğu söyleniyor, dolayısıyla bu s...

Bu fay, İzmit Körfezinden çıkıyor, İstanbul’un güneyinde Yeşilköy açıklarında karaya 8 km kadar yaklaşıyor, oradan da hemen tamamen düz bir hat üzerinden Şarköy’e ulaşıyor. Eğer fay İzmit Körfezi’nin ağzından Şarköy’e kadar kırılırsa, 7,6 olabilir. Bu en büyük boy. Eğer fay iki ayrı parçada kırılırsa, her parçanın yaratacağı deprem de 7’yi geçer. Yaşadığımız 1999 Kocaeli Gölcük merkezli büyük depr...

Cambridge'den Emeritus Prof. Dan McKenzie yaşayan en büyük yerbilimcilerden biri. Yerbilimleri konusunda Nobel muadili sayılan Crawfoord Ödülü sahibi olan Dan McKenzie, yeryüzünü meydana getiren plakaların milyonlarca yılda nasıl oluştuğunu, bunların birbirine göre göreceli hareketlerini ve bu hareketin sebebini ortaya koyan çok önemli araştırmalara imza attı. İstanbul Teknik Üniversitesi’nin dave...

İstanbul-Marmara bölgesi ortalama her 50 yılda bir orta şiddette depreme maruz kalıyor. Yaklaşık her 300 yılda bir İstanbul çok şiddetli (MSK şiddet ölçeğine göre IX) depremlerle sarsılıyor. Araştırmalar, Mw 7 ve daha büyük bir deprem için önümüzdeki 30 yıl içerisinde meydana gelme ihtimalini %65 olarak vermektedir. Bu büyüklükte bir depremin yıllık gerçekleşme olasılığı yaklaşık %2,5. İstanbul, T...

“İlk Türk Arktik Bilimsel Seferi”, İTÜ Kutup Araştırmaları Uygulama-Araştırma Merkezi (İTÜ PolReC) liderliğinde gerçekleştirildi. Sefer, dünyada küresel iklim değişikliğinin en fazla etkilediği noktalardan Kuzey Kutbu’nu kapsaması açısından önemliydi. 11-26 Temmuz tarihlerinde gerçekleşen sefere Türkiye İş Bankası bu sefere sponsor olurken, gerçekleştirilen toplantıda İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet ...

Çayı çok sevdiğinizi ve onsuz yapamayacağınızı biliyoruz. Peki ama bir bardak çayı elinize alıp hiç düşündünüz mü; bu nedir, nasıl yetiştirilir, torunlarımız da içebilecek mi? Çayın, ilk filizi vermesinden ince belli bardağınıza gelene kadar geçirdiği meşakkatli süreci düşünürken (ve biraz da araştırmayla) ülkemizde çayın sürdürülebilirliği konusunda büyük sorunlar olduğunun farkına varmanız mümkü...

Araştırmacılar, OroBOT adı verilen bir tetrapod robot tasarladı. Bu robot, 290 milyon yıl önce yaşayan Orobates pabsti adındaki dört ayaklı bir canlının hareketlerini yeniden yaratarak yürüyüşünü taklit ediyor. Bilim insanlarının çok yönlü bir bilgisayar simülasyonu, yeniden yaratılmış iskelet ve fosil izlerinden yararlanarak tasarladıkları OroBOT, söz konusu canlının karnını yerden uzak tutarak i...

Tıp doktoru bir baba, haliyle çocuklarının da doktor olmasını istiyor. Charles şansını deniyor, ancak insan fizyolojisi ilgisini çekmiyor. Baba o zaman “din adamı ol, yoksa boş gezenin boş kalfası olacaksın” diyor. Ancak o, kendisini çocukluğundan beri heyecanlandıran tek şeye yönleniyor; DOĞAYA! Aslında her şey, çocukken yaptığı koleksiyonlarla başlıyor; deniz kabuğu, taş, madeni para… Zaman geçi...

Yerkabuğunun en eskileri kıtaların içlerindedir. Granit kayalardan oluşan kalın anakara tabanları dört milyar yıllık olabiliyor. Fakat okyanusal kabukta durum farklıdır. Bu kabuk sürekli bir yenilenme süreci yaşar. Kabuk, okyanus ortası sırtında yeniden oluşurken, dalma-batma zonlarında derine bastırılarak, eritilir. Okyanus kabuğu bu nedenle nispeten gençtir. 200 milyon yıllık okyanusların kalınt...

  • 1
  • 2