Yerküre

Uzaydaki her kütle birbirini çeker. Bu çekime yeryüzünde keşfedildiği için yerçekimi (gravite) diyoruz. Aristotele ve Galileo birçok deneyler yaparak nesnelerin hareketiyle yerçekimi arasındaki ilişkileri incelemişlerdi. Isaac Newton 1687’de yerçekimini bağıntılarla açıkladı ve evrensel çekim yasasını buldu. Newton yasasına göre, iki kütle arasında çekim, her iki kütlenin çarpım değerinin, merkezl...

Dünyamız oluştuğunda ilk başlarda değişken olmayan bir yapıdaydı. Ancak daha sonra sürekli çarpışmalar yaşadıktan ve büyümekte olan kütleler dünyamızı ısıtmaya başlayınca, içteki tabakalar değişmeye başladı: Özellikle demir ve nikel gibi ağır elementler çekirdeğe doğru çökerken, silikatlar ve kayaç oluşturan mineraller yer mantosunu ve kabuğu oluşturdu. Fakat dünyamızın çekirdeği hala gizemli. Mes...

Dünyamız ilk başlarda büyük kıta parçaları olmayan, okyanus kabuğunun hakim olduğu bir su gezegeniydi. Zaman içinde bazı sualtı dağlarında, bir olasılıkla levha tektoniğinin başlangıcıyla tetiklenen ilk kıtasal kara kabuğu oluşmuştu. Bu ilk kıta köklerinden böylece ilk kara kütleleri yükselmiş ve gezegenimizin hem görünüşünü hem de madde dolaşımlarını kalıcı olarak değiştirmişti. Fakat bu büyük de...

Yüzbinlerce yıllık zaman içinde, Kuzeye (Karadeniz) ve güneye (Marmara Denizi) akan akarsuların -jeolojik zaman sürecinde- zemini aşındırmasıyla Subölümü Çizgisi deniz seviyesine inecek ve geçmişte olduğu gibi aynı güzergâhta iki denizi bağlayan doğal bir kanal açılmış olacaktır.. Amacım, Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü’nde (ANKARA) görev yaparken İstanbul’un jeoloji çalışmalarını yürü...

Değerli bir maden olan altın hâlâ gizlerle doludur. Çünkü bu element yerkabuğunun büyük bir kısmında çok enderdir, ama bazı maden yataklarında yoğun olarak bulunuyor. Altının bu bölgelerde ne şekilde biriktiği sadece kısmen açıklanabilmiştir. Altın arayışları keşif gezilerini, göçleri hatta savaşları bile tetiklemiştir. Buna rağmen bu değerli madenin kökeni hakkında hala çok az şey biliyoruz diyor...

24 Ocak 2020'de Sivrice-Doğanyol civarında olan 6.8 büyüklüğündeki depremin artçı depremleri sürüyor. Bugüne kadar çok sayıda artçı deprem oluştu. Bunlardan beş tanesinin büyüklüğü 5.0 ile 5.4 arasında. Bu son artçı deprem de onlardan biri. 24 Ocak 2020 depreminin artçı depremleri çok uzun sürdü. Pütürge Fayı'nın özelliği böyle demek ki. Eklediğim resimde 24 Ocak'tan bu yana oluşan artçı deprem da...

Kısa bir süre önce Meksika’da meydana gelen depremde yüzlerce insan yaşamını yitirdi ve binlerce insan da evsiz kaldı. Deprem doğal sebeplerden ötürü meydana gelmişti ama depremlere insanlar da sebep olabiliyor ve bu sarsıntılar da oldukça şiddetli yaşanabilmekte. İnsanlar en çok da maden ocakları ve büyük baraj gölleriyle depreme zemin hazırlıyorlar. Bu bilgiler, araştırmacıların insana bağlı dep...

Buz karotları dünyamızın geçmişine açılan çok değerli pencerelerdir. Çünkü buzun içinde ve buzdaki hava kabarcıklarında, yaşamın başlangıcındaki zamanların iklimi ve yaşam dünyası hakkında bilgi veren gazlar ve moleküller gizlidir. Araştırmacılar bu nedenle mümkün olduğu kadar eski buz karotları bulmaya çalışıyorlar. Bugüne kadar çıkarılan en eski buz karotu 900.000 yıl geriye götürmüştü araştırma...

7 Temmuz 2017 tarihli medyada /1/ yer alan bir haberde şöyle deniyor: “Avrupa Parlamentosu, Akkuyu Nükleer Enerji Santralı projesinin,bölgenin güçlü depremlere eğilimli olduğu gerekçesiyle durdurulmasını istedi. Tehlikenin yalnızca Türkiye’ye değil, aynı zamanda tüm Akdeniz bölgesine karşı bir tehdit olduğu öne sürüldü”. Akkuyu çevresinde ileride yaşanabilecek en yüksek depremin büyüklüğünü, ‘çevr...