Türkiye’de ArGe’yi kimler ne amaçla yapıyor?

Lale Akarun Y
Türkiye’de ArGe’yi kimler ne amaçla yapıyor?

Devlet destek veriyor ancak yapılan projeler, ürüne yansımıyor. Katıldığım toplantıda, tekrar tekrar bu soru soruldu: “Arge destek ve teşvikleri, ürüne dönüşüyor mu yoksa ArGe merkezi statüsünün sürdürülmesi için göstermelik projeler mi yapılıyor?  Maalesef ikincisi…

1 Kasım’da İzmir’de Makine Mühendisleri Odası (MMO) tarafından düzenlenen “Sanayi Kongresine Giderken: ArGe ve Yatırım Teşvik Süreçleri” adlı toplantıda, Türkiye’de Araştırma Geliştirme faaliyetlerinin dünyadaki benzerleri ile karşılaştırmasını ele almaya çalıştım. Bu konuşmamdaki ana noktaları HBT’de yayınlanan iki yazımda özetledim: Türkiye’nin ArGe’ye ayırdığı bütçe, son yıllarda artarak GSMH’nın yüzde 1,4’ünü geçmiş. Ancak yüksek teknoloji üretimimiz artmamış.

MMO tarafından düzenlenen “Sanayi Kongresine Giderken” toplantısında pek çok konuşmacı vardı: Akademisyenler, sanayiciler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri. MMO, bu toplantıları 17-18 Aralık’ta Ankara’da düzenlenecek olan TMMOB Sanayi Kongresine hazırlık için düzenliyor.


Benim katıldığım toplantı, ArGe ve yatırım teşvikleri üzerineydi ve dolu dolu bir programdı. Özellikle Koç Üniversitesi’nden Burak Gürel’in Çin’deki ArGe ekosistemi hakkındaki konuşması çok derinlikli ve öğreticiydi. MMO Başkanı Yunus Yener’in konuşması da çok kapsamlı ve iyi bir değerlendirmeydi. Toplantının en büyük eksiği, çağrılmalarına rağmen, politika yapıcılarının ve kamu sektörünün toplantıya ilgi göstermemiş olmalarıydı. Oysa kamu bu alana aktardığı kaynakların etkili olup olmadığını değerlendirmek için bağımsız kuruluşların söylediklerine kulak vermeli. ArGe’ye ayrılan kaynak artarken niye yüksek teknoloji üretimimiz artmıyor? Kaynaklar nereye gidiyor? ArGe’yi kim, ne amaçla yapıyor?

Türkiye’de yapılan ArGe harcamasının %65’ini özel sektör, %30’unu üniversiteler, %5’ini ise diğer devlet kuruluşları yapıyor.  Özel sektörün yaptığı ArGe harcamasının da büyük kısmı ArGe merkezi statüsünde, vergi muafiyeti verilen alanlarda yapılıyor. Ayrıca devlet ArGe projeleri ile özel sektörü destekliyor. Bu hibe ve teşvikleri hesaba katarsak, bu harcamaların önemli bir kısmını devletin finanse ettiğini düşünebiliriz.

208’den sadece 15 kadarı

Üniversite ekosisteminde yapılan araştırmaları ele alalım: Türkiye’de üniversite sayısı büyük bir hızla arttı. Üniversiteye girdiğim 1980 yılında Türkiye’de 26 üniversite varken, şu anda 129 tanesi kamu üniversitesi, 79 tanesi vakıf (özel) olmak üzere 208 üniversitemiz var. Ancak uluslararası üniversite sıralamalarına bakarsak, bunların ancak 10-15 tanesi listelere giren, dünya çapında araştırma yapabilen kurumlar. Üniversitelerimizde yapılan araştırmanın niteliği maalesef çok düşük. Yapılan yayın sayısı artmış görünse de bu yayınlar öğretim üyelerinin yükselmek için yaptığı, sanayi üretimine pek faydası dokunmayan çıktılar.

Özel sektörün yaptığı araştırmanın ise büyük kısmı, ArGe merkezlerinde yapılıyor. Burada verilen destekler ve vergi muafiyetleri ArGe merkezlerinde nitelikli eleman çalıştırılmasını sağlıyor. Ancak yapılan projeler, ürüne yansımıyor.

Katıldığım toplantıda, tekrar tekrar bu soru soruldu: “Arge destek ve teşvikleri, ürüne dönüşüyor mu yoksa ArGe merkezi statüsünün sürdürülmesi için göstermelik projeler mi yapılıyor?

Maalesef verilen cevaplar benim izlenimlerimle örtüşüyor: ArGe merkezi statüsü kazanmak ve sürdürmek için gerekli olan ne varsa yapılıyor: Proje, yayın, patent, üniversite iş birliği. Ancak bunlar maalesef sanayi kuruluşunun gerçek ihtiyaçlarını karşılamak için değil, Sanayi Bakanlığı kriterlerini karşılayacak faaliyet olsun diye yapıldığı için ürüne dönüşmüyor.

ArGe merkezi, kendi faaliyet alanı ile ilgisiz bir alanda proje yapıyor, çünkü kendi alanı ile ilgili araştırma sorusu ortaya koyamıyor, proje geliştiremiyor. Proje destek kuruluşlarına ya da üniversitelere gittiğinde, alanı ile ilgisiz projeler öneriliyor; bunlar da yapılıp bir kenara atılıyor. Hedefe odaklı başka türlü bir destek sistemine gerek var. Bunun için başka yerlere bakmak, farklı, bağımsız fikirler duymak lazım.

17-18 Aralık’ta Ankara’da yapılacak olan TMMOB Sanayi kongresine destek sağlayıcı ve politika yapıcıların da katılarak, ArGe’ye ayrılan kaynak artarken niye yüksek teknoloji üretimimizin artmadığı sorusuna cevap aramasını, hedefe odaklı bir destek sistemi kurmak üzere bu bilgi birikiminden faydalanmasını dilerim.

Lale Akarun

*Bu yazı, HBT Dergi 500. sayıda yayınlanmıştır.

Lale Akarun