Bu sorunun yanıtı yalnızca siyasette ya da ekonomide saklı değil; gündelik hayatın en sıradan anlarında bile kendini hissettiriyor. İnsanlar artık okudukları habere, izledikleri görüntüye, hatta duydukları bilimsel bilgilere bile temkinle yaklaşıyor. Aynı veri, farklı insanlar için farklı gerçekliklere dönüşebiliyor. Bir zamanlar ortak kabul edilen doğrular, bugün tartışmanın konusu hâline geliyor.
Oysa güven, modern toplumların görünmeyen omurgasıydı. Ekonomiyi çalıştıran, demokrasiyi ayakta tutan, bilimi ilerleten o görünmez bağ… Peki bu bağ zayıfladığında ne olur? Kurumlara duyulan güven sarsıldığında, insanlar kime inanır? Son yıllarda yayımlanan küresel araştırmalar, bu soruların artık teorik olmadığını gösteriyor. Güven gerçekten azalıyor—ama daha önemlisi, yön değiştiriyor. İnsanlar hâlâ güvenmek istiyor; ancak artık eskisi gibi değil. Güven, yukarıdan aşağıya kurulan bir ilişki olmaktan çıkıp, parçalanmış, temkinli ve sürekli yeniden kurulan bir sürece dönüşüyor.
İşte bu dosya, tam da bu kırılma anını anlamaya çalışıyor: Güven çöktüğünde toplum ne olur? Ve daha önemlisi, yeniden nasıl kurulur? Bu dosyada ayrıca Kültürün örgütsel davranışlar üzerindeki etkilerini araştıran Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Syeda Arzu Wasti’ye ülkemizde genel olarak güven düzeyinin nasıl bir seyir izlediğini sorduk. Wasti, Dünya Değerler Araştırması’na göre Türkiye’nin güvenin en düşük olduğu ülkelerden biri olduğunu belirtti. Reyhan Oksay’ın haberi.
Yazarların özgün konuları
Bu sayıda başka neler var? Yazarlarımızdan başlayalım…
Bağnazlığın evrimi… Doğan Kuban, her çağda ve her sınıfta karşımıza çıkan bağnazlığı, toplumları nasıl dar bir düşünce evrenine hapsettiğini çarpıcı bir dille ele alıyor. Yapay zekâ şiir yazabilir mi? Tanol Türkoğlu’nun kaleminden “algoritmik şiirsellik”: Az komutla sınırsız anlam üretmek mümkün mü, yoksa bu durum güveni aşındıran bir belirsizlik alanı mı yaratıyor? Temel modeller insan beyni gibi mi çalışıyor? Lale Akarun, trilyonlarca parametreyle çalışan yapay zekâ sistemlerinin insan beynine ne kadar benzediğini ve aradaki kritik farkları enerji, öğrenme ve işleyiş açısından sorguluyor. Ali Akurgal, Sıra kimde, yazısında, bize ev ödevleri veriyor.
Bilgi Küpü’nde matematiğin sınırlarını zorlayan sayılar, var.
Bilimin bir dahisiydi
Bilim tarihinin asi dahisi Craig Venter… Geçe hafta yaşamını kaybetti. İnsan genomu yarışını kızıştıran, sentetik yaşamın kapısını aralayan bu sıra dışı bilim insanının ardında bıraktığı bilimsel mirası sayfalarımıza taşıdık.
Bilimin sınırları ve yaşamın ağı… İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türker Kılıç, Planck’ın çarpıcı sözünden yola çıkarak bilimin parçaları değil ilişkileri anlamaya yöneldiği yeni bir düşünce ufkunu tartışıyor.
2030’larda insan olmak ne anlama gelecek? Sapiens, Homo Deus ve Nexus kitaplarının yazarı Prof. Yuval Noah Harari’nin, yapay zekanın ve diğer teknolojilerin yakın gelecekte yaşamımızı nasıl temelden değiştireceği konusundaki ufuk açıcı bir konuşmasının ikinci bölümü Erdal Musoğlu’nun yazısının konusu. 2030’larda ortaya çıkacak üçüncü devrim, bireylerin bilinçlerinin nörobiyolojik arabirimler üzerinden diğer insanlar ve bilgi sistemleri ile paylaşılması olacak. Bu yıllarda, güvenli ve kolay ulaşılabilir nörolojik implantların ilk nesilleri geniş çapta kullanılabilir düzeye ulaşacak. Konu ilginç.
Anlam arayışında simgesel düşünme… İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Gülnur Işıklar, insanın dünyayı nasıl anlamlandırdığını ve simgelerin bu süreçteki rolünü inceliyor.
Hafızanızı daha iyi kullanmanın 5 bilimsel yolu
Unutmak kader değil: Beynin nasıl çalıştığını anladığınızda, hafızanızı güçlendirmek mümkün.
Hafıza, çoğu zaman doğuştan gelen bir yetenek gibi görülür. Kimi insanlar güçlü bir hafızaya sahip olduğunu düşünürken, kimileri unutkanlıktan yakınır. Oysa bilimsel araştırmalar, hafızanın yalnızca bir kapasite meselesi olmadığını; büyük ölçüde nasıl kullandığımıza bağlı olduğunu gösteriyor. Sayfalarımızda…
-İnsan bedeni değişiyor… Modern yaşam, sadece davranışlarımızı değil, kafatasımızın şeklini bile yeniden biçimlendiriyor.
Matematiğin sınırlarını zorlayan sayılar… Bazı sayı dizileri öyle büyüyor ki, yalnızca hesaplamayı değil matematiğin temellerini bile sorgulatıyor.
Kuşlar neden düşmez? Mercan Bursalı’nın hazırladığı Meraklı Çocuk köşemizde bu haftanın konusu: Kuşlar neden yere düşmez?
Grafik Bilgi sayfamızda: 2025’in en büyük ithalatçı ülkelerini ve küresel ekonominin görünmeyen dengelerini bulacaksınız. Hayvanlar Dünyasında: Köpeklerimizin acısını gerçekten anlayabiliyor muyuz? Beslenme sayfamızda ise dikkat çekici bir uyarı: Moda tuzlar… İyotlu tuzdan uzaklaşmak, görünmez ama ciddi bir sağlık riskini yeniden gündeme getiriyor.
Dijital HBT’de daha fazla
Başlık kenarındaki kare kod’u telefon kameranıza taratarak, çok daha fazla habere ve bilgiye ulaşacaksınız. Bakın neler var: Yağ kaybetmek her zaman sağlıklı mı? Dünyanın alçak yörüngesi aniden çökebilir ve tüm iletişim durur, yeni araştırmanın sonuçları… Meraklı Büyük’lerde martılar hakkında 4 şaşırtıcı gerçek… Maraton: Bedenin değil zihnin sınavı… Zaman eşiği aşıldı, ama nasıl?.. Yağmuru mantarlar mı başlatıyor?.. Modern yaşam kafatasımızı bile değiştiriyor…
***
Unutmayın: Dijital HBT’ye abone olarak hem arşive ulaşabilir hem de derginin yaşamasına destek vermiş olursunuz. Okuyun, okutun.
***
Bu sayıda farklı başlıklar altında dolaşan ortak bir izlek var: Güven. Yapay zekâda güven, bilimde güven, bilgide güven…
Bir yanda anlamı çoğaltan teknolojiler, diğer yanda bu anlamın doğruluğunu sorgulayan bir toplum.
Bilim bize yalnızca bilgi sunmaz; aynı zamanda güven üretir. Ancak bu güven, artık eskisi gibi kendiliğinden oluşmuyor. Şeffaflık, sorgulama ve eleştirel düşünme, yeni güvenin temelini oluşturuyor.
Belki de içinde bulunduğumuz çağ, bir “güven krizi”nden çok, güvenin yeniden tanımlandığı bir eşiktir.
Gelecek sayımıza kadar hoşça kalın.
Özlem Yüzak