İmparatorluktan Cumhuriyet’e uzanan gemi: Gülcemal

Öne Çıkanlar Toplum

Kadir Can Erdursun

Gülcemal, Karaköy rıhtımında


Gülcemal’in olağanüstü yolculuğu

Belfast’ta inşa edilen bir transatlantik… Osmanlı’nın ilk Türk bayraklı okyanus gemisi… Çanakkale’ye asker taşıdı, Amerika’ya göçmen götürdü, mübadillerin kaderine tanıklık etti, Atatürk’ü ağırladı… Gülcemal’in öyküsü, aslında son yüzyıl Türk tarihinin deniz üzerindeki yansımasıdır.


27 Şubat 1915 sabahı…

Marmara Denizi’nin soğuk sularında ilerleyen büyük yolcu gemisi Gülcemal, Çanakkale cephesine asker taşıyordu. Savaşın kaderini belirleyecek günlere sayılı haftalar kalmıştı. Bir anda sessizlik bozuldu. İngiliz E-14 denizaltısından atılan torpido geminin pruvasına isabet etti. Büyük panik yaşansa da Gülcemal batmadı. Askerler çevredeki şehir hatları vapurlarına tahliye edildi; gemi ise ağır hasarla yoluna devam etti.

Bu olay, onun uzun yaşamındaki sayısız dramatik sayfadan yalnızca biriydi.

Çünkü Gülcemal yalnızca bir yolcu gemisi değildi. Yaklaşık 80 yıllık ömrü boyunca savaşların, göçlerin, umutların ve yeni başlangıçların taşıyıcısı oldu. Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminden genç Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan tarihsel dönüşümün sessiz tanıklarından biri haline geldi.

Belfast’ta doğan dev

Gülcemal’in hikâyesi aslında Osmanlı’da değil, Kuzey İrlanda’nın Belfast kentindeki ünlü Harland & Wolff tersanesinde başlıyor.

1874 yılında Germanic adıyla denize indirilen gemi, döneminin en gelişmiş transatlantiklerinden biriydi. Yaklaşık 142 metre uzunluğundaydı; iki bacası, dört direği ve güçlü buhar makineleri sayesinde 15 deniz mili hıza ulaşabiliyordu. Günde yaklaşık 85 ton kömür tüketiyor, 130 kişilik mürettebatla hizmet veriyordu. Birinci mevkide 220 yolcu, alt güvertelerde ise yaklaşık 1.500 yolcu taşıyabiliyordu.

İlk yıllarında White Star Line filosunda Liverpool-New York arasında sefer yaptı. Bu hat, o dönemin en prestijli okyanus rotalarından biriydi.

Daha sonra el değiştirerek Ottawa adını aldı. İç mekânları yenilendi; ikinci ve üçüncü sınıf yolcu bölümleri eklendi. Kuzey Atlantik’in sert sularında binlerce yolcuyu Kanada’ya taşıdı.

Osmanlı’nın ilk okyanus gemisi

1911 yılında Osmanlı Devleti gemiyi satın aldı.

Kapsamlı bir yenilemeden geçirilen transatlantik, Gülcemal adını aldı. Adını Sultan V. Mehmed Reşad’ın annesi Gülcemal Kadınefendi‘den alıyordu. Böylece Osmanlı Devleti ilk kez gerçek anlamda bir transatlantik yolcu gemisine sahip olmuş oldu. Aynı zamanda Türk bayrağıyla Amerika’ya sefer yapan ilk büyük yolcu gemisi olarak tarihe geçti.

Geminin ihtişamı yalnızca dış görünüşüyle sınırlı değildi.

1893 yılında Chicago Dünya Fuarı’na giderken Germanic’e binen Mehmet Ubeydullah Efendi (aynı zamanda Çağdaş Hukuk kurucularından Mahmut Esat Bozkurt’un dayısıdır) anılarında gemiyi adeta yüzen bir saray olarak anlatır. Kütüphanesi, piyanosu bulunan yemek salonu, her akşam verilen konserler ve gemi içinde yetiştirilen canlı çiçekler onu en çok etkileyen ayrıntılar arasında yer alır.

O yıllarda okyanusu aşmak sadece bir ulaşım biçimi değil, başlı başına bir yaşam deneyimiydi.

Bir geminin omuzlarına yüklenen tarih

Gülcemal’in kaderi, Birinci Dünya Savaşı’yla birlikte tamamen değişti. Artık lüks yolcular yerine askerler taşıyordu. Hastane gemisi olarak görev yaptı. Yemen’e asker götürdü. Balkan Savaşları sonrasında cephede kalan birlikleri yurda taşıdı. Çanakkale Muharebeleri sırasında asker sevkiyatında kritik görevler üstlendi. Savaş sonrasında ise bu kez Alman savaş esirlerini Hamburg’a götürdü. Ardından Kazım Karabekir’i Trabzon’a ulaştırdı. Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında Lozan heyetine hizmet verdi. Atatürk de çeşitli seyahatlerinde Gülcemal’i kullandı. Bir gemi için bundan daha yoğun bir tarih yükü düşünmek zor.

Umut taşıyan gemi

Gülcemal yalnızca savaşların değil, umutların da gemisiydi.

  1. yüzyılın başlarında yüzbinlerce Osmanlı vatandaşı yeni bir yaşam kurabilmek için Amerika kıtasına göç ediyordu.

Türk bayrağı taşıyan Gülcemal, New York Limanı’na giren ilk büyük Osmanlı yolcu gemisi olarak büyük ilgi gördü. Dönemin Amerikan gazeteleri bu gelişmeyi haber yaptı. Gemi, dört ayrı Amerika seferi gerçekleştirerek yalnızca yolcu değil, yeni hayatlara dair umutları da taşıdı.

Belki de onun en dokunaklı görevi ise mübadele yıllarında başladı.

1923 sonrasında Anadolu’dan ayrılmak zorunda kalan Rumları Yunanistan’a götürdü; aynı yolculuklarda Türkiye’ye gelen Türkleri yeni vatanlarına taşıdı.

Aynı güvertelerde gözyaşı da vardı, umut da…

Bir gemi, binlerce insanın hayatındaki en unutulmaz günü taşıyordu. Bu nedenle Gülcemal, yalnızca denizcilik tarihinin değil, toplumsal hafızamızın da önemli simgelerinden biri haline geldi. Çağan Irmak‘ın Dedemin İnsanları filmi de bu belleğin sinemadaki güçlü örneklerinden biri oldu.

Sessiz vedası

Yaklaşık seksen yıl boyunca denizlerde hizmet veren Gülcemal’in ömrü 1950 yılında sona erdi. İtalya’ya satıldı ve Messina’da sökülerek hurdaya ayrıldı. Bugün ondan geriye birkaç fotoğraf, arşiv belgeleri ve insanların anıları kaldı. Ama bazen bir gemi, çelikten yapılmış bir ulaşım aracından çok daha fazlası olabilir. Gülcemal, milyonlarca insanın ortak tarihine dokunan bir yolculuktu.

Belki de bu yüzden Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun dizeleri hâlâ aynı duyguyu taşımaya devam ediyor:

“İstanbul deyince aklıma Gülcemal gelir…
Anadolu’da, toprak damlı bir evde çocukluğum,
Gülcemal’le gider İstanbul’a,
Gülcemal’le gelir.”

Atatürk, Gülcemal’i 3 kez kullandı

En güvenilir kaynaklardan biri olan Atatürk Ansiklopedisi’ne göre Mustafa Kemal, Cumhuriyet döneminde Gülcemal’i üç kez kullandı. Cumhuriyet öncesinde Gülcemal ile seyahat ettiğine dair ise doğrulanmış bir kayıt bulunmuyor.

1. İlk yolculuk, 1926

Atatürk’ün Gülcemal’e ilk binişi 5 Haziran 1926’da Mudanya’da gerçekleşti.

O sıralarda yurt gezisindeydi. Gemiyi gezdi ve hatıra defterine şu satırları yazdı:

“Gülcemal vapurunda gördüğümüz intizam ve mükemmeliyet takdire değer. Genel müdüre, geminin süvarisine ve bütün mürettebatına teşekkür ederim.”

Bu ziyaretin hemen ardından tarihe geçecek İzmir Suikastı girişimi ortaya çıktı. İlginçtir ki suikastçılardan bazıları İzmir’e gitmek üzere Gülcemal ile yolculuk etmişti. Bu nedenle geminin adı bu olayla da dolaylı biçimde anılır.

2. İkinci yolculuk, 1933

1933’te Atatürk yeniden bir yurt gezisine çıktı.

Bu kez Gülcemal’i Mudanya-Bandırma arasında kullandı; daha sonra Mersin’den başlayarak Antalya, Muğla ve İzmir kıyıları boyunca yaptığı deniz yolculuklarında da Gülcemal’den yararlandı. Geminin geniş salonları ve konforu nedeniyle uzun kıyı gezilerinde tercih edildiği belirtiliyor.

3. Son yolculuk, 1934

En dikkat çekici seyahat ise 1934 yılında gerçekleşti.

İran Şahı Rıza Şah Pehlevi Türkiye’yi ziyaret ettiğinde Atatürk onu Çanakkale Savaş Alanları’nı gezdirdikten sonra Gülcemal’de ağırladı. İki lider yolculuğa Gülcemal ile devam etti. İstanbul’a dönüşlerinde Kocatepe ve Adatepe torpidoları gemiye eşlik etti; İstanbul açıklarında ise çok sayıda vapur ve motor iki devlet adamını karşılamak için denize çıktı.

 

Gülcemal’in uzun hizmet listesi

  • Sultan Reşad Rumeli gezisi
  • Karadeniz posta servisi
  • 1914 Hastane gemisi olarak görev yapması
  • 1918-1919 da Yunanistan ve Mısır’dan esir Alman askerlerin Hamburg’a taşınması
  • 1919 Kazım Karabekir’in Trabzon’a gidişi
  • 1920-1921 de 4 kez ABD seferi
  • Hac seferleri
  • Yemen’e asker sevkiyatı
  • Balkan savaşları sonrası kalan askerlerin geri getirilmesi
  • Mübadele dönemi Anadolu’dan Rumları götürüp Türkleri getirmesi
  • İstanbul-Selanik-İskenderiye seferleri
  • Lozan heyetinin seyahati
  • Atatürk’ün zaman zaman kullanması(3)
  • 1950 de İtalyanlara satışı ve sökülmek üzere Messina’ya gidişi