P. Dilara Çolak

Zor zamanlarda hayatta kalmak

Gündemin ağırlığı karşısında ne yapacağımı bilemediğim, mutfak, yatak ve çalışma masası arasında gidip gelmeye başladığımda kendi kendime “Dolanma, bahçeni ek.” diyorum. Bu ifade Uzak Doğu felsefesindeki mantralar gibi benim için; ne zaman çaresizlik, kaygı ve karamsarlıkla bezeli bir akışta sürüklensem beni tutup yeniden farkındalığa ve üretkenliğe getiriyor. Peki nedir bu cümlenin anlamı, nerede...

Devlet neden var?

Şair ve deneme yazarı Enis Batur, katıldığı bir programda bir fizik profesörüyle yapılan bir söyleşiyi anlatmıştı. Bu profesör ve ekibi suyun ördek tüyleri üzerinde nasıl kaldığını araştırıyormuş. Röportajı yapan muhabir, biraz da küçümser bir tarzda, bu araştırmanın ne işe yarayacağını sormuş. Profesör, “Biz bunu düşünmeden işimizi yaparız, ama yaptığımız şeyin bir noktada işe yarayacağını biliri...

Nedensellik ve özgür irade

En ufak bir eylem zamanda genişleyen dalgalar halinde tepkimeler silsilesine neden oluyor. Dahası asıl soru yapmakta olduğum eylem üzerindeki kontrol yetkim aslında. Nedensizce, keyfi mi eyliyorum yoksa zaten bunu yapmaya beni sürükleyen neden - etki silsilesi sonucunda mı eyliyorum? Arthur Schopenhauer’ın dediği gibi, ”İstediğini seçebilirsin, ama neyi isteyeceğini seçemezsin.” Seçim yaptığımızı ...

Evrensel ahlak yasası mümkün mü?

Aydınlanma Çağı’nın genel düsturuna uygun olarak Immanuel Kant (1724- 1804), akıl sahibi bir varlık olarak insanın pratik alandaki tüm seçimlerinden sorumlu olmasını ve eylemlerini anlamlı kılmasını bekler. Dahası bunun münferit bir çaba olarak kalmadığı tüm insanlık tarafından paylaşıldığı bir dönemi arzular. 1784’te yazdığı «Dünya Yurttaşlığı Bakımından Ortak Tarih Düşüncesi” adlı metninde kendi...

Makineler sanat üretebilir mi?

19. yüzyılın ilk yarısında yaşamış Ada Lovelace, tarihteki ilk bilgisayar programcısı kabul edilir. Lovelace, bir makinanın doğru programlandığı taktirde müzik de üretebileceğini fakat neye programlandıysa onu yapması sebebiyle makinaların özgün herhangi bir şey yaratamayacağını düşünmüştü. Elbette Lovelace’ın öngörüsü gerçekleşti, bugün yapay zeka tarafından bestelenen müzikleri, yazılan senaryol...

Kader ve mucize arasında felaketlerle yaşamak

Birbiri ardına gelen pandemi, yangın, sel gibi felaketlerin ardından “takdir-i ilahi” ya da “doğa olaylarını kontrol edemeyiz sonuçta” minvalinde söylemlerle çok sık karşılaşır oldum sosyal medyada. Marmaris yangını sonrasında yaşadığım üzüntü ve kızgınlığa şaşıran (Türkiye siyasetine) yabancı bir arkadaşım dahi, “Sonuçta pek çok ülke yandı, bu doğal bir olay, politikacılar çıkarmadı ya!” demişti....

Memento Mori: Ölümü hatırlamanın yaşama katkısı

Sokrates’ten Heidegger’e, hayat üzerine meditasyon yaparken ölümü merkeze alan bir gelenek vardır. Örneğin Phaidon diyaloğunda Sokrates, ölüm karşısında korkusuzluk gösteren bir filozofun ölümü arzulaması gerektiğini ifade eder. Sokrates ölüm karşısında yalnızca korkusuz değil, aynı zamanda isteklidir. Nitekim ölüm, ruh ve bedenin birbirinden ayrılmasından başka bir şey değildir. Bu sebeple Platon...

Yürümenin felsefesi

Frederic Gros, Yürümenin Felsefesi adlı kitabında filozofların yürüyüş pratikleri ve bu pratiklere dair fikirlerini aktarıyor. Filozofların pek çoğu düzenli yürüyüşler yapardı, örneğin aydınlanma dönemi filozofu Immanuel Kant her gün aynı saatte aynı rotada yürürdü. Hatta bu yürüyüşler öylesine düzenliydi ki, kasaba sakinlerinin saatlerini Kant’ın yürüyüş zamanına göre ayarladığı bile söylenir. Fa...

Bir Rönesans felsefesi yok mu?

Ne zaman Rönesanstan söz edilse beni her zaman şaşırtan şeylerden biri felsefenin bu denli sanatın gölgesinde kalması olmuştur. Rönesansta felsefenin bu duraksayışı genel olarak felsefe tarihçilerinin de hemfi kir oldukları konulardan biridir; örneğin Ernst Cassirer ve Bertrand Russell, 17.yüzyıla kadar felsefede önemli bir şey olmadığını ifade eder. Başlıktaki soruyu yanıtlamak adına öncelikle bi...