Ruh sağlığı artık yalnızca tıbbın konusu değil; küresel bir kültürün, yeni bir gençlik dilinin taşıyıcısı haline geldi. Depresyon, anksiyete ve “travma” gibi kavramlar ABD’den Avrupa’ya, Asya’dan Latin Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyada gençlerin kimlik anlatılarının parçası.
Bu sayının kapağında işte bu dönüşümü masaya yatırıyoruz: Semptomlardaki artış gerçek mi, yoksa çağın ürettiği bir söylem mi? Dijital kültürün, terapi dilinin ve farkındalık kampanyalarının açtığı alan nasıl bir “ruhsal hastalık kimliği” oluşturuyor? Gençler için psikolojik terimler bazen bir açıklama, bazen bir aidiyet, bazen de sosyal sermaye anlamına geliyor.
Bu eğilim yalnızca Batı’da değil; Türkiye’de de gençlik ruh sağlığında sessiz bir kriz yaşandığına işaret eden çok sayıda veri var. WHO’dan TÜİK’e, üniversite araştırmalarından klinik raporlara uzanan çalışmalar, depresyon ve kaygı düzeylerinde ciddi artış olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda sosyal medyada tıbbi terimlerin gündelik dile yerleşmesi, gerçek sorunlarla söylem enflasyonunun birbirine karıştığı yeni bir dönemi haber veriyor.
Yazarlarımız bakın neleri tartışıyor
Tanol Türkoğlu, Avustralya’nın radikal sayılabilecek sosyal medya düzenlemesini gündemine aldı. 16 yaş altına koşulsuz erişim yasağı getiren bu model, dijital çağın en sert çocuk koruma politikasına işaret ediyor. Sosyal medya bağımlılığı, veri güvenliği ve çocuk psikolojisi tartışmalarında yeni bir eşik mi? Bir çok ülkenin daha bu yolu izleyeceğine ilişkin veriler çoğalıyor
Bilgehan Gürlek, Türkiye sanayisinin yapısal darboğazlarını hatırlatıyor: Üretim gücünün temeli olan Ar-Ge faaliyetlerinde hala istenen sıçrama yok. Yüksek teknolojili üretimdeki sınırlı kapasite, bütüncül dönüşüm perspektifinin eksikliğini görünür kılıyor.
Müfit Akyos, Çin’in “taşlara dokunarak nehri geçme” stratejisinin ardındaki yönetim zekâsını anlatıyor. Özel Ekonomik Bölgeler’den teknoloji kümelerine uzanan deneysel kalkınma modeli, yalnızca üretimi değil, yeniliğin mekânsal örgütlenmesini nasıl değiştirdi? Çin çok ilginç teknoloji ve üretim hamlesiyle kısa sürede pek görülmemiş bir sıçrama yaptı ve 400 milyon insanını yoksulluktan kurtardı. Acaba Çin’den öğreneceğimiz bir şeyler yok mu?
Doğan Kuban, bilim ve düşünce tarihine dair köklü bir soruyu yeniden gündeme getiriyor: Yüzyıllar boyunca askeri ve siyasi gücü elinde tutan bir toplum, neden entelektüel üretimde aynı düzeyde bir iz bırakamadı? Bugünün bilim politikası tartışmalarına ışık tutan bir değerlendirme.
30 ülkede üretkenlik yarışı
Grafik Bilgi sayfamızda, dünyanın en büyük 30 ekonomisinde üretkenlik yarışını inceliyoruz. Hangi ülkeler emeğini daha verimli kullanıyor, hangileri yerinde sayıyor? 2005–2025 verileri, küresel ekonominin dönüşüm hızını gözler önüne seriyor.
Sağlık bölümümüzde bu hafta iki yazı var. Sandoz’un ülkemizdeki varlığının 70. yılı vesilesiyle biyobenzer ve eşdeğer ilaç üretimindeki küresel yönelimleri… Bu vesileyle Türkiye'nin bu alandaki rolünün ne olacağını tartışan ve düşünen var mı? Bir diğer yazımız, diyabet yönetiminde ağız sağlığının bildiklerimizden çok daha kritik bir faktör olduğunu ortaya koyan bilimsel bulgulara dikkat çekiyor.
İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Özge Özkök Şişman mikro-etkileşimlerin yükselen rolünü ele alıyor. Mobil pazarlamada “küçük davranışların büyük etkisi” kullanıcı deneyimini yeniden tanımlıyor.
İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin dikkate getirdiği önemli bir konu var. Yapay zekânın tarihine ve geleceğine dair yazı serisi bu hafta simbiyogeneze odaklanıyor: Biyolojik zeka ile paralel bir işleyiş gösteren, çoklu basit hesaplama birimlerinin işbirliğinden doğan yeni bir teknolojik evrim.
Meraklı Çocuk soruyor: Boyalar nasıl yapılır?
Bilim ve Beslenme sayfamızda, bağırsak-beyin ekseninin stres üzerindeki etkisini inceleyen çarpıcı bir çalışma yer alıyor. Fermente gıdalar ve lifin yalnızca dört haftada psikolojik iyilik halini güçlendirebildiğini gösteren bilimsel kanıtlar, beslenme biliminin yeni yönlerini işaret ediyor.
Meraklı Çocuk’ta bu hafta “boyalar nasıl yapılır?” sorusunun peşine düşüyoruz. Basit bir çamur oyunundan renklerin kimyasına uzanan eğlenceli bir keşif. Mercan Bursalı hazırladı.
Nilgün Özbaşaran Dede’nin Araştırma Gündemi’nde ise fok sütü bileşenlerinden su tüketiminin obeziteyle ilişkisine, erken insan türlerinin izlerini süren fosil analizlerinden metabolik adaptasyonlara uzanan geniş bir bilim yelpazesi sunuyoruz.
Hayvanlar sayfamızdan: Doğa tarihinde belki de en yaratıcı yapıların başında penis gelir. Bazı türlerde dikenli, bazılarında tirbuşon gibi kıvrımlı, bazılarında iki parçalı, hatta bazı canlılarda gerektiğinde kopabilen bir organ… Bu çeşitlilik öylesine büyüktür ki, insan penisi evrimsel açıdan neredeyse “sade” sayılır. Peki bu çeşitlilik nereden geliyor ve bize ne anlatıyor?
Evrensel kanser aşısında ilk başarı:
Yeni bir nanopartikül aşısı, farelerde pankreas ve melanom da dahil olmak üzere birçok agresif kanseri başarıyla önledi. Tedavi, güçlü bir bağışıklık hafızasını harekete geçirerek aşılanan farelerin %88'inde tümörü yok etti ve kanserin yayılmasını durdurdu. … Düzenli egzersizin kanser riskini azalttığı ve tedaviyi desteklediği uzun zamandır biliniyor. Yale Tıp Fakültesi’nden araştırmacılar bu sorunun önemli bir parçasını çözdü: Kaslar çalıştığında, enerji kaynağı glikozu kanser hücrelerinin elinden alarak tümörleri adeta aç bırakıyor.
Yenidoğanlar matematik bilir…Çocuklar kavanozdaki sakız sayısını öngörmekte yetişkinlenden çok daha başarılı. Dijital sayfalarımızda, Meraklı Büyükler’e soruluyor: Bazı kelimeleri başka dillere birebir çevirmek neden mümkün değil? Ayrıca: Alo! Lütfen mahalleye bir nükleer santral TIR’ı gönderir misiniz? Küçük reaktörler bir gün kasabalara ve kampüslere güç sağlayabilir… Bilgi Küpü’nde bu hafta havlamayan ama uluyan köpek var.
İstanbul içi trafik hızı artırılmamalı, Otomobilin yayaya çarpma hızına bağlı yayanın hayatta kalma şansı şöyle; 30 kmh: %70 … 50 kmh: %20 …60 kmh: %0 Kent içi hızın yer yer 70 km saate çıkartılması, kaza ve ölüm tehlikelerini arttırıyor. Örneğin Finlandiya kent içi hızı 30 km’ye düşürünce, kent içi kazalarda ölümü sıfırladı.
Bu arada basılı dergimizde yer almayan pek çok haberi, 22 sayfalık dijital versiyonumuzda, başlıktaki QR kodunu cep telefonunuza okutarak görebilirsiniz.
***
Bilimin sınırları genişledikçe, sorularımız da değişiyor. Yeni kuşaklar, zihinsel sağlığı bir kimlik dili olarak yeniden kuruyor; ülkeler dijital erişimi tartışıyor; teknoloji üretimi, inovasyon ve kalkınma modelleri yeniden tanımlanıyor. HBT’nin 501. sayısı, bu dönüşümlerin her birine bilimsel mercekten bakan bir yolculuk sunuyor.
Bilgiyle kalın, merakla kalın.
Özlem Yüzak