“Korkuluk şamandıra” deniz kuşlarını sadece 23 gün kandırabildi

Öne Çıkanlar Yaşam Bilimleri
“Korkuluk şamandıra” deniz kuşlarını sadece 23 gün kandırabildi

Danimarkalı bilim insanları, balıkçı ağlarına yaklaşan deniz kuşlarını uzak tutmak için dönen gözlere sahip ilginç bir şamandıra geliştirdi. “Bobby” adı verilen bu korkuluk sistemi başlangıçta işe yaradı; ancak kuşlar kısa sürede tehdidin sahte olduğunu anladı. Araştırma, hayvanların öğrenme yeteneğinin ve sosyal davranışlarının sandığımızdan çok daha gelişmiş olduğunu gösterirken, bilim dünyasına da önemli bir ders verdi: Doğa, tekrarlayan hilelere uzun süre kanmıyor.

Balıkçılar için deniz kuşları bazen ciddi bir sorun olabilir. Özellikle martılar ve karabataklar, ağlara takılan balıkları kolay bir av olarak görür. Ancak bu durum yalnızca balıkçıların av kaybına yol açmıyor; kuşların kendileri için de ölümcül risk oluşturuyor. Ağlara dolanan çok sayıda kuş boğularak ölüyor.

Bu nedenle bilim insanları uzun süredir kuşları zarar vermeden uzaklaştırmanın yollarını arıyor. Danimarka Teknik Üniversitesi’nden balıkçılık bilimci Gildas Glemarec ve ekibi de bu amaçla sıra dışı bir yöntem denedi: Dev gözlü bir “korkuluk şamandıra”.


Gözü sürekli “üzerinizde” olan bir şamandıra

“Looming Eye Buoy” adı verilen sistem oldukça basit görünüyordu. Sarı renkli bir şamandıranın üzerine uzun bir direk yerleştirildi. Direğin tepesinde ise rüzgârla dönen alüminyum levhalar vardı. Bu levhaların üzerine büyük göz desenleri çizilmişti.

Rüzgâr estikçe gözler hareket ediyor, büyüyüp küçülüyormuş izlenimi yaratıyordu. Amaç, kuşlarda üzerlerine doğru yaklaşan bir yırtıcı hissi uyandırmaktı.

Araştırmacılar sistemi Danimarka’nın Korsør kıyılarındaki balık ağlarında test etti. Bir ağın yanına “Bobby” adlı şamandıra yerleştirildi, diğer ağ ise kontrol alanı olarak bırakıldı.

Başlangıçta sonuç umut vericiydi. Kuş sayısı belirgin biçimde azaldı.

Fakat yalnızca birkaç hafta sonra işler değişti.

Kuşlar gerçeği anladı

46 gün süren deney boyunca araştırmacılar 1000’den fazla kuş gözlemledi. İlk günlerde kuşlar şamandıradan uzak dururken, yaklaşık 23 gün sonra Bobby’nin aslında zararsız olduğunu fark ettiler.

Karabataklar artık korkuluk şamandıranın hemen yanına konuyor, hatta gözlerin dönüşüne aldırış bile etmiyordu.

Glemarec’in sözleriyle: “Artık dönen gözleri hiç umursamıyorlardı.”

Araştırma, kuşların çevrelerindeki nesnelere ne kadar hızlı alışabildiğini ortaya koyuyor.

Kuşlar birbirlerinden öğreniyor olabilir

Polonya’daki Wrocław University of Environmental and Life Sciences’nden çevre biyoloğu Sebastian Wszelaki’ye göre korkulukların temel sorunu şu: Eğer tehdit sürekli aynı biçimde davranıyorsa, hayvanlar bir süre sonra onun gerçek olmadığını öğreniyor.

Hareket eden parçalar ilk etapta korkutucu olsa bile, hareket sürekli tekrar ediyorsa etkisi azalıyor.

Araştırmacılar ayrıca sosyal öğrenmenin de önemli rol oynadığını düşünüyor. Berlin’deki Max Planck Institute for Human Development’den davranış bilimci Marina Papadopoulou, sürü içindeki daha cesur bireylerin diğer kuşlara örnek olmuş olabileceğini söylüyor.

Bir kuş korkuluk yakınında güvenle durabildiğinde, diğerleri de tehlike olmadığını anlayabiliyor.

Başarısız deney neden önemli?

Bilimde başarısız sonuçlar genellikle göz ardı edilir. Oysa bu çalışma tam tersine büyük ilgi gördü. Çünkü hangi yöntemin işe yaramadığını bilmek de en az işe yarayan yöntemleri bulmak kadar önemli.

Araştırmacılar, kuşları uzaklaştırmak için sürekli değişen sistemler gerektiğini düşünüyor. Robotik baykuşlar, alarm sesleri, hareketli korkuluklar ya da farklı görsel uyaranların birlikte kullanılması öneriliyor.

Ancak doğa bir kez daha aynı gerçeği hatırlatıyor: Hayvanlar düşündüğümüzden çok daha zeki, uyumlu ve öğrenmeye açık canlılar.

Şimdilik Bobby’nin kaderi ise belli olmuş durumda. Başarısız korkuluk şamandıra artık araştırmacının ofisinde duruyor. Bilimsel olarak pek işe yaramasa da, zaman zaman küçük bir Noel şapkası taktığı söyleniyor.

Kaynak:  https://www.sciencenews.org/article/googly-eye-buoy-bobby-seabirds-scarecrow