Yiyecekler konusunda bilmediğiniz 10 gerçek

Öne Çıkanlar Toplum
Yiyecekler konusunda bilmediğiniz 10 gerçek

New York Amerikan Doğa Tarihi Müzesi’nde “Our Global Kitchen: Food, Nature, Culture” (Küresel Mutfağımız: Besin, Doğa, Kültür) başlıklı bir sergi açılmıştı. Ziyaretçilerin, yiyeceklerin yaşamsal, eğlencelik, töresel ve çok daha başka özellikleri konusunda karşılıklı etkileşimli görsel bir gezintiye çıkartıldığı sergide şimdi çok gözde olan yiyeceklerin son derece şaşırtıcı geçmişlerine yer verilmekteydi.

Sergi kapsamında açılan mutfakta, yazar Jane Austen, olimpiyatların altın çocuğu ABD’li yüzücü Michael Phelps ve Moğol İmparatoru Kubilay Han gibi kimi ünlü kişilerin yediği yemeklerden örnekler de sunuluyor ve ziyaretçiler bu örneklerden tadabiliyordu. Aşağıda bu sergiyi gezerken edinilen bilgilerden 10 tanesine yer veriliyor:

Çöpe giden yiyecekler: Üretilen yiyeceklerin yaklaşık %30’u hiç yenmeden çöpe atılıyor. Dünyada tüm insanlara yetecek miktarda yiyecek üretilmekle birlikte, sorun bu yiyeceklerin dağılım ve dağıtımından kaynaklanıyor. Ne yazık ki, yiyecekler her zaman gereksinim duyanların eline geçmiyor. Örneğin, ABD’de dört kişilik bir ailede yılda 751 kg yiyecek çöpe gidiyor.

Kuluçka makineleri: Doğal ortamlarda yaşayan tavuklar yılda yalnızca 15 kadar yumurta üretirlerken, tavuk çiftliklerindeki kuluçka makineleriyle yaklaşık 200-300 yumurta elde edilebiliyor.

Biber, çikolata, domates: Dünya üzerindeki farklı mutfakların “olmazsa olmaz” malzemelerinin büyük bir çoğunluğunun anavatanı Amerika anakarası. Söz gelimi, 500 yıl öncesine dek, bu anakarada yaşayanların dışındakiler acı kırmızı biberin, çikolatanın ve domatesin tadından henüz habersizdiler. Oysa, bu malzemeler şimdi Tayland, Fransa, İtalya ve daha başka ülke mutfaklarının en temel unsurları.

Kare karpuzlar: Japonya’da insanlar cam kaplarda kare karpuzlar üretiyor. Buzdolabında saklanmaları ve dilimlenmeleri çok daha kolay olduğundan, kare karpuzlar alışılagelmiş yuvarlak karpuzlardan çok daha fazla sayıda alıcı buluyor. Bu karpuzların tohumlarından, yine kare kaplarda yetiştirilmedikleri sürece, yuvarlak karpuzlar elde ediliyor.

Baharatlı kuş yemi: Kuşlar, kırmızı bibere acılığını veren kapsaisin adlı kimyasalın tadını kaldıramadığından, acı biberlerin çekirdeklerini gagalarıyla uzaklara fırlatıp kendilerini rahatsız eden bu kimyasalı tatmaktan kaçınırlar.

Sofra adabı: Çatal kullanmaya 1800’lerin ortalarında başlayan Amerikalılar, daha önceleri tabaktaki yiyeceği el, bıçak ve kaşık yardımıyla yiyorlardı. Bu arada, kimi Çinliler yemek çubuklarının çatal bıçakların yerini almasının Çin kültüründe bilginlerin savaşçılardan çok daha önemli bir yer tuttuğunun bir göstergesi olduğunu öne sürüyordu.

Toprak kullanımı: İnsanlar beslenme amacıyla dünya üzerindeki donmamış toprakların yaklaşık yüzde kırkını tarıma ve hayvancılığa ayırıyorlar.

Kaynatın ve ardından hafif ateşte pişirin: Yemeği kaynayıncaya dek yüksek ateşte, ardından kısık ateşte pişirme yöntemi ancak 10 bin yıl önce yaşamımıza girdi. Bunun nedeni, yemeğin kaynama noktasına ulaşması için gerekli hava geçirmez kapların daha önceleri bulunmamış olmasıydı.

Baharat tutkusu: Gebelik ve emzirme dönemlerinde çok baharatlı yiyeceklerle beslenen kadınlar acılı tatlara olan bu tutkularını çok küçük çocuklara da geçirebilir. Hindistan, Meksika ve Tayland gibi ülkelerde çocukların midelerinin baharatlı yiyecekleri başka ülkelerde yaşayan erişkinlerden çok daha rahatlıkla kaldırabilmeleri işte bu yüzdendir.

Yetersiz ve aşırı beslenme: Bedenin gereksindiği vitaminlerle mineralleri içermeyen kalori düzeyleri yüksek yağlı yiyecekleri aşırı miktarlarda tüketen bir kişi aynı zamanda hem aşırı kilolu hem de yetersiz beslenmiş olabilir.

Kaynak: https://www.livescience.com/26199-amnh-food-show-facts.html