Editör ne diyor?

Bilim çoğu zaman ilerleme, keşif ve umutla anılır. Yeni tedaviler, yeni teknolojiler, yeni rekorlar… Ancak bilimin gerçek gücü, sadece çözümler üretmesinde değil, rahatsız edici soruları sormaya cesaret edebilmesinde yatar. Bu sayımızda tam da bunu yapıyoruz: alışkanlıklarımızı, kabullerimizi ve uzun süredir konuşmaktan kaçındığımız kırılgan alanları mercek altına alıyoruz. Kapağımızda, sağlık sis...

2026’ya girerken, yalnızca takvimler değil, düşünme ve yaşama biçimlerimiz de hızla değişiyor. Dünya nüfusunun yarıdan fazlası artık kentlerde yaşıyor; bu da şehirleri yalnızca barınma alanları değil, iklimle, estetikle, teknolojiyle ve insanla yeniden ilişki kurulan canlı organizmalar haline getiriyor. Bu sayımızın kapağını yeşil mimarlığa ayırmamızın nedeni de tam olarak bu arayış: Daha yaşanabi...

Bilim, her zaman gürültülü ilerlemez. Kimi zaman siyasetin gölgesinde, kimi zaman krizlerin arasında, sessiz ama kalıcı adımlarla yol alır. 2025 yılı da tam olarak böyle bir yıl oldu. Genetikten iklime, enerjiden biyolojik çeşitliliğe uzanan alanlarda ölçülebilir ve somut ilerlemeler… Bu sayımızın kapak dosyası “2025: Bilimin Umut Veren Yılı”, tüm bu çelişkili tabloya rağmen bilimin neden hâlâ en ...

Okurlara çok teşekkür… Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin 100 öğrencisinin “Dijital Herkese Bilim Teknoloji” dergisine 1 yıllık abone edilmesi” çağrımıza gelen destek ve yanıtlara çok teşekkür ederiz. Çağrımıza okurlarımızdan beklenenin üzerinde 113 öğrenciye destek geldi ve başarıyla sonuçlandı. Çoğunluğun isimlerinin burada açıklanmasını istememesine saygı duyuyoruz. Kimi okurlarımız 15, kimi ...

Ruh sağlığı artık yalnızca tıbbın konusu değil; küresel bir kültürün, yeni bir gençlik dilinin taşıyıcısı haline geldi. Depresyon, anksiyete ve “travma” gibi kavramlar ABD’den Avrupa’ya, Asya’dan Latin Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyada gençlerin kimlik anlatılarının parçası. Bu sayının kapağında işte bu dönüşümü masaya yatırıyoruz: Semptomlardaki artış gerçek mi, yoksa çağın ürettiği bir söyl...

Hem zorlu hem umutlu bir yolculuk bu. Dezenformasyonun gölgesinin uzadığı, bilimin itibarsızlaştırıldığı dönemlerde haftalık bir bilim dergisinin 500. sayıya ulaşması, aslında basit bir sayı değil; toplumsal bir direnç öyküsü. Çünkü bilim dergileri sadece bilgi aktarmaz; düşünme biçimini, eleştirel aklı, doğrulanabilir bilginin değerini ayakta tutar. HBT’nin 500 sayılık yolculuğu, bu ihtiyacın hâl...

  Bilim, insan bedeninin en görünmez köşelerinden –bağırsaklarımızdan– evrenin en eski seslerine kadar uzanan bir hikâye anlatıyor bu hafta. 499. sayımız, hem gündelik hayatımızı doğrudan etkileyen hem de insanlığın uzun yolculuğuna ışık tutan çok farklı araştırmaları bir araya getiriyor. Bu sayının kapağında, hepimizin ruh halini, bağışıklığını ve enerjisini belirleyen görünmez bir ekosistem...

Sokrates, yazının hafızayı tembelleştireceğini söylemişti. Aradan 2400 yıl geçti, şimdi benzer bir tartışmayı yapay zekâ üzerine sürdürüyoruz. ChatGPT’den görüntü üreten algoritmalara kadar üretken yapay zekâ araçları, hem zekâmızı hem de düşünme biçimimizi dönüştürüyor. Araştırmalar, bu araçlara aşırı güvenmenin eleştirel düşünmeyi zayıflatabileceğini gösteriyor. Ama tıpkı yazı gibi, doğru kullan...

Bilimin bize söylediği şu: Sadece çağ değişmedi, zamanın ritmi de değişti. Bugün insanlar yalnızca daha hızlı yaşlanmıyor; aynı zamanda bu değişimin farkına varmakta da daha erken davranıyor. Bu sayımızın kapak konusu “Zaman Hızlandı: Bedenlerimiz Neden Daha Erken Yaşlanıyor?” başlıklı dosyada, biyolojik yaşın hızlanmasından iklim krizinin bedensel etkilerine kadar geniş bir yelpazede yanıt arıyor...