Günün Yorumu

Yetenek, yapay zekâ ve değişen bilgi dünyası

Bu sayımızda bilimin yalnızca doğayı anlamakla kalmayıp, insan potansiyelini, bilgi üretimini ve toplumun geleceğini yeniden tanımladığı bir döneme odaklanıyoruz. Kapak dosyamız, uzun yıllardır neredeyse değişmez bir kabul haline gelen “10 bin saat kuralını” yeniden tartışmaya açıyor. Science dergisinde yayımlanan yeni araştırma, erken yaşta tek bir konuya odaklı yoğun ve disiplinli çalışmanın tek...[Devamını gör...]

Dünyanın değişen aklı

İnsanlık tarihinin belki de en hızlı dönüşümlerinden birinin içinden geçiyoruz. Teknolojinin yalnızca araçlarımızı değil, düşünme biçimlerimizi, toplumsal kurumlarımızı ve hatta insan olma deneyimimizi değiştirdiği bir eşikteyiz. Bu sayımızda yer alan yazılar da tam olarak bu dönüşümün farklı yüzlerini ele alıyor: Geleceğin yaşam biçimlerinden yapay zekânın düşünce üzerindeki etkisine, açık veri v...[Devamını gör...]

Uyku, Zihin ve Geleceğin Öznesi

Bu sayımızda görünürde çok sıradan bir sorudan yola çıkıyoruz: Yorgun musunuz? Ama belki de asıl soru şu: Gerçekten uykusuz musunuz, yoksa uykusuz olduğunuzu mu düşünüyorsunuz? Kapak dosyamız, modern hayatın en yaygın yakınmalarından biri olan yorgunluğu alışılmış çerçevenin dışına taşıyor. Yeni araştırmalar, gün boyu hissettiğimiz tükenmişliğin yalnızca kaç saat uyuduğumuzla ilgili olmadığını gös...[Devamını gör...]

Görünmez Altyapı: Yapay Zekâ Hayatımızı Nasıl Yeniden Kuruyor?

Bu sayımızda, hayatımızın arka planında sessizce yer değiştiren bir güce odaklanıyoruz: Yapay Zekâ. Uzun süre deneysel bir teknoloji, laboratuvar ürünü ya da dijital hizmetlerin bir eklentisi olarak görülen yapay zekâ, artık gündelik yaşamın görünmez altyapısına dönüşmüş durumda. Eğitimden sağlığa, ev içi bakım sistemlerinden yas sürecine kadar uzanan geniş bir alanda kararları şekillendiriyor, da...[Devamını gör...]

Hayvanlar da mutluluk duygusunu biliyor. Bilim bunu ölçmeye çalışıyor!

Bu sayımızda bilimin yalnızca neyi bildiğimizi değil, nasıl yaşadığımızı, nasıl yönettiğimizi  ve nasıl bir gelecek tasavvur ettiğimizi belirleyen bir güç haline geldiği eşikteyiz. Kapak dosyamız, uzun süre bilimin sınırlarının dışında bırakılan bir soruyla açılıyor: Hayvanlar yalnızca acı ve korku mu yaşar, yoksa mutlu da olabilir mi? Nörobilim, etoloji ve karşılaştırmalı psikolojideki yeni çalış...[Devamını gör...]

Bedenin gizli mantığı

Enerjinin azaldığını hissettiğimizde, bunu çoğu zaman yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olarak kabul etmeye meyilliyiz. Oysa bilim, bu basit anlatının gerçeği tam olarak yansıtmadığını söylüyor. Enerji, yaşla birlikte yok olmuyor; biçim değiştiriyor, yeniden örgütleniyor, bedenin ve hayatın talepleriyle yeni dengeler kuruyor. 509. sayımızın kapağını bu nedenle “Bedenin Gizli Mantığı” dosyasına ayı...[Devamını gör...]

Dağınık zihinler, derin sorular, yaratıcılık…

Bu sayımızda, “eksiklik” olarak etiketlenen zihin hâllerinden, uygarlığın geleceğine; bireysel yaratıcılıktan kolektif çıkmazlara uzanan geniş bir düşünce haritası çiziyoruz. Çünkü bilimin en verimli anları çoğu zaman düzenli, doğrusal ve pürüzsüz ilerlemez. Dağınık görünen zihinler, beklenmedik bağlantılar kurarak yeni yollar açar. Bu sayının ana dosyası tam da bu noktadan yola çıkıyor: Dikkat Ek...[Devamını gör...]

Aziz Sancar büyük bir keşfe daha imza atma noktasında

Aziz Sancar yeni bir başarının daha eşiğinde. İki yılı aşkın süredir öldürücü beyin tümörü Glioblastom’u yok etmek için geliştirdiği yöntemi denediği farelerde yüzde yüz başarılı sonuçlar alan Aziz Sancar ve ekibi, şimdi insanlarda klinik deneylere hazırlanıyor. Aziz Hoca klinik deneylerden kesin sonuçları almak iki yıl kadar sürecek diyor ve deneylerin Türkiye’de İstanbul’da Medipol Tıp Fakültesi...[Devamını gör...]

Marmara fayları üzerine yeni araştırma: Fayda Çoklu Kırılma teorisi ağırlık kazanıyor

Grafiker arkadaşımızın sağlığı ile ilgili sorun nedeniyle bir hafta zorunlu ara verdik ve dergiyi yayınlayamadık. Yine sizlerleyiz. Bu hafta, üzerinde sıklıkla tartışılan İstanbul depremine ilişkin önemli bir araştırmanın bulgularını kapağa taşıdık. Ana Marmara Fayı’nın fiziksel yapısı, İstanbul’u tek bir “beklenen deprem”e mi yoksa farklı zamanlarda gerçekleşebilecek çok sayıda kırılma senaryosun...[Devamını gör...]

Hata, vicdan ve bilimin sınırlarında

Bilim çoğu zaman ilerleme, keşif ve umutla anılır. Yeni tedaviler, yeni teknolojiler, yeni rekorlar… Ancak bilimin gerçek gücü, sadece çözümler üretmesinde değil, rahatsız edici soruları sormaya cesaret edebilmesinde yatar. Bu sayımızda tam da bunu yapıyoruz: alışkanlıklarımızı, kabullerimizi ve uzun süredir konuşmaktan kaçındığımız kırılgan alanları mercek altına alıyoruz. Kapağımızda, sağlık sis...[Devamını gör...]