Marmara fayları üzerine yeni araştırma: Fayda Çoklu Kırılma teorisi ağırlık kazanıyor

Editör ne diyor?

Grafiker arkadaşımızın sağlığı ile ilgili sorun nedeniyle bir hafta zorunlu ara verdik ve dergiyi yayınlayamadık. Yine sizlerleyiz.

Bu hafta, üzerinde sıklıkla tartışılan İstanbul depremine ilişkin önemli bir araştırmanın bulgularını kapağa taşıdık. Ana Marmara Fayı’nın fiziksel yapısı, İstanbul’u tek bir “beklenen deprem”e mi yoksa farklı zamanlarda gerçekleşebilecek çok sayıda kırılma senaryosuna hazırlıklı olmaya mı zorluyor, sorusuna yanıt arayan bilimcilere göre “Modeller, kalın ve görece yumuşak tortul kayaçların fay boyunca sürtünme koşullarını değiştirerek depremlerin nerede, nasıl ve hangi büyüklüklerde gerçekleşebileceği üzerinde belirleyici bir rol oynadığını gösteriyor. Fay doğrultusundaki geometrik bükülmeler, tektonik kayma hızındaki değişimler ve derinlikle artan sıcaklık etkileriyle birlikte değerlendirildiğinde, Ana Marmara Fayı’nın deprem davranışının tek bir senaryoya indirgenemeyecek kadar karmaşık olduğu ortaya çıkıyor.”

Yerbilimci Dr. Sezim Ezgi Güvercin ve Prof. Dr. Sylvain Barbot’nun (University of Southern California) Marmara’yı boydan boya kesen fay üzerine yaptıkları araştırmalar ve kurdukları yeni model, Marmara Fayı’nın tarihsel depremselliği ve çok parçalı olan yapısı tek bir kırılmadan çok parçalı kırılma olasılığını öne çıkartıyor. Araştırmacılara göre, Tek bir büyük kırılma beklentisi, Marmara’daki deprem tehlikesini açıklamaya yetmiyor. Yeni fizik temelli modeller, fayın farklı bölümlerinin farklı biçimlerde kırılabileceğini gösteriyor.


Bilimsel gelişmeler beklentisi: Tıp alanında yine gen tedavileri başlayabilir örneğin. Nature dergisi ayrıca, yapay zekanın araştırmalarda, daha fazla yer alacağını da öngörüyor. Ve CERN nükleer araştırma merkezinde ise büyük bir yeniden yapılanma gerçekleşecek. Nilgün Özbaşaran Dede’nin Araştırma Gündemi’nde.

Ve Yazarlarımız

Tanol Türkoğlu ‘Çaresizlik skoru’ başlıklı yazısında ‘Bilgi çağında boğuluyoruz ama aydınlanamıyoruz: Dezenformasyon seli, gerçeği değil cehaleti büyütüyor’ diyor.

Lale Akarun görev yaptığı Boğaziçi Üniversitesi’nin 5 yılını tamamlayan kayyım rektör direnişini ele alıyor bu hafta. “Kayyım atamasıyla başlayan süreçte, en köklü ve başarılı üniversitelerden biri olan Boğaziçi üniversitenin özerkliği, akademik özgürlüğü ve kamusal niteliği sistemli biçimde tasfiye edildi…” diyerek..

Ali Akurgal yazısında 2026 yılı öngörülerini paylaşırken, Doğan Kuban eskimeyen yazısında ‘Akıllı bir şeyler yapılabilir’ diyor: Bugün bundan yüz yıl öncesinde babalarının ve dedelerinin fedakarlığını unutmuş, Türkiye’nin tarihini unutmuş garip yaratıklar var. Ama ülkelerine iyi bir şeyler yapacak, aklı başında, proje geliştirecek yüz binlerce insan var. İyi hoca da var, iyi mühendis de, iyi şoför de var, iyi doktor da, namuslu tüccar da var, namuslu hakim de, namuslu vatandaş da var, namuslu polis de, çalışkan öğrenci de…

Cüzzam hastalığı üzerine

Cüzzam geride kaldı sanıyoruz. Oysa dünyada her yıl yüz binlerce yeni vaka saptanıyor, Türkiye’de de sessizce yeniden ortaya çıkıyor. Bilgi, erken tanı ve farkındalık hâlâ hayati. ÇYDD Başkanı ve aynı zamanda Cüzzamla Savaş Derneği Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel önemli bir yazı kaleme aldı.

Türkiye’de Bulunan Anıtsal Mezar, Midas Hanedanına mı Ait? Frigya dönemine tarihlenen zengin mezar buluntuları kraliyet bağlantısına işaret etse de, bazı uzmanlar temkinli olunması gerektiğini vurguluyor. Arkeoloji sayfamızda.

Diş fırçaladıktan hemen sonra portakal suyu içince tadı niye kötü gelir? Bu hatayı çoğumuz en az bir kez yapmıştır. Sabah kalktık, acelemiz var, yüz yıkayıp diş fırçaladık ve evden çıkmadan hemen önce de bir bardak portakal suyu içiverdik… Yüzü ekşimeyen var mı? Meraklı Çocuk’ta. Mercan Bursalı hazırladı.

Gümüş üzerine

Grafik Bilgi’de bu hafta dünyanın en büyük gümüş üreticilerini bulacaksınız. Arz sıkışıyor, fiyatlar yükseliyor: Gümüş yeniden küresel rekabetin merkezinde.

Meksika, dünya gümüş rezervlerinin yalnızca yüzde 6’sına sahip olmasına rağmen küresel üretimin zirvesinde yer alıyor. Yeşil teknolojilerin hızla büyüyen talebi, Çin’in ihracat kısıtlamaları ve jeopolitik belirsizlikler, gümüş piyasasını üst üste beşinci yıldır arz açığına sürüklüyor.

Doğuştan körlüğe çare umudu belirdi

Leber’in Doğuştan Körlük Hastalığı (lCA) olan ergenlerde,  koni hücreleri aracılığıyla sağlanan yöntemle görme yeteneğinin geri kazanılması artık hayal değil  İstinye Üniversitesi’nden Prof. Dr. Kadircan Keskinbora’nın yazısı.

İç Saatiniz beyninizi koruyor olabilir: Vücudun 24 saatlik iç saati yalnızca uykumuzu değil, yaşlandıkça beyin sağlığımızı da etkiliyor. Yeni bulgular, güçlü bir biyolojik ritmin demans riskini azaltabileceğini gösteriyor.

Sofrada Yapay Zekâ: Beslenmenin Sessiz Devrimi…Akıllı uygulamalar, giyilebilir teknolojiler ve veri odaklı algoritmalar, ne yediğimiz kadar nasıl ve neden yediğimizi de yeniden tanımlıyor. İstanbul Kültür Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Nezihe Şengün kaleme aldı.

Yumurtadan Korkmayın!

Yumurta; ucuz, besleyici, erişilebilir ve doğru tüketildiğinde son derece sağlıklı bir besin. Hem bedenimiz hem de sofradaki etik tercihlerimiz için, doğru yumurtayı seçmek ve onu korkmadan tüketmek yeterli.

Dünyanın En Eski Nehri Hangisi? Dinozorlardan bile yaşlı bir nehir hâlâ akıyor. Peki bunu nereden biliyoruz?

Hasta yavru karıncalar yardım istemiyor, ölümlerini talep ediyor: Bazı karınca larvaları, koloniyi kurtarmak için enfekte olduklarını kimyasal bir “beni yok et” sinyaliyle ilan ediyor.

Tabii dijital sayımızda 6 sayfa daha fazla haber ve konu var.  Kare koduyla onlara erişebiliyorsunuz. Destek için de pdf dergiye de abone olabilirsiniz.

***

Gelecek sayımıza kadar hoşçakalın.

Özlem Yüzak