Günün Yorumu
Hayvanlar ölümü anlayabilir mi?
Ölümü anlayan tek varlık biz miyiz? Uzun süre, ölümün farkında olmanın yalnızca insana özgü olduğu düşünüldü. Ama bilim ilerledikçe bu kabuller sarsılıyor. Artık bazı hayvan türlerinin de ölümün geri dönülmezliğini kavrayabildiğine, yas benzeri davranışlar gösterdiğine dair güçlü gözlemler ve veriler var. Bir köpeğin, arkadaşının öldüğü caddeyi her geçişinde huzursuz olması… Bir anne maymunun, ölü...[Devamını gör...]
Silahlanma yarışı geri döndü… Barışın ise sahibi yok!
Bu haftaki kapağımızda, insanlığın yeniden hızlanan tehlikeli yönelimine dikkat çekiyoruz: küresel silahlanma yarışı. 2025 yılı, savunma harcamalarında tarihin en büyük sıçramalarından birine sahne oluyor. Soğuk Savaş’ın, görece dingin geçen ama yerel savaşların da hiç eksik olmadığı yılların ardından dünya, adeta topyekün, bir kez daha ordulara, silahlara, caydırıcılığa ve yapay zekâ destekli sav...[Devamını gör...]
Kaygı artık küresel bir salgın… Peki, ne yapabiliriz?
Anksiyete (kaygı), kalp çarpıntısından uykusuzluğa, gerginlikten panik ataklara kadar uzanan belirtileriyle hem zihni hem bedeni etkileyen bir ruhsal durum, dünya genelinde en yaygın ruhsal sağlık sorunlarından biri. Aşırı korku, huzursuzluk ve kas gerginliği gibi belirtilerle kendini gösteren bu durum, kişinin işlevselliğini ciddi biçimde bozuyor. Aynı zamanda depresyon ve intihar riski açısından...[Devamını gör...]
Bir fincan kahveden uzaya, kakadulardan yapay zekâya
Öncelikle efsane beyin cerrahımız Gazi Yaşargil’i sevgiyle analım. Gelecek sayımızda geniş bir yazı yayımlayacağız. Bu haftaki kapağımızı, bilimsel araştırmalarla giderek daha fazla ilgi çeken bir alışkanlığa ayırdık: Kahve. Orta yaşta düzenli içilen sade kahve, ilerleyen yaşlarda hem bedensel hem zihinsel sağlığımız için olumlu etkiler sağlayabilir mi? Çok sayıda yeni araştırma, bu soruya umut ve...[Devamını gör...]
Bilim susarsa, demokrasi nefes alamaz!
Dünya nüfusunun neredeyse yarısı, akademik özgürlüğün ya tamamen ya da kısmen kısıtlandığı bölgelerde yaşıyor. Türkiye’de bu tabloya alışkınız belki; ama ABD gibi, uzun yıllar bilimsel düşüncenin, özgür araştırmanın ve akademik ifade hürriyetinin merkezi sayılan bir ülkede bile bilime yönelik baskılar artık dikkat çekici boyutlara ulaşmış durumda. Bilim insanları, son yıllarda birçok ülkede otorit...[Devamını gör...]
Saman Nezlesi 2.0: Alerjiler çağına hoş geldiniz
Gözleriniz kaşınıyor, burnunuz akıyor ve elinizdeki alerji ilaçları hiçbir işe yaramıyor mu? Yalnız değilsiniz. Bu yıl saman nezlesi ya da tıbbi adıyla alerjik rinit, (bahar alerjisi) birçok kişi için her zamankinden daha şiddetli seyrediyor. Nedeni yalnızca mevsim değil; değişen iklim, artan kirlilik ve vaktinde başlatılmayan tedaviler de bu tabloya katkı sağlıyor. Uzmanlar bu artışın nedenlerini...[Devamını gör...]
Yüksek teknolojiye dayalı kalkınma: Gerçek dönüşüm nasıl mümkün?
Yüksek teknoloji, özgür üniversite, sağlıklı yaşam ve eleştirel düşünce bir arada... Bu hafta kapağımızda çok temel bir soruya yanıt arıyoruz: Türkiye yüksek teknolojiye dayalı bir kalkınma modeline nasıl geçebilir? Neoliberal reçetelerin tıkandığı, dünya egemenliğinin yeniden şekillendiği bir dönemde, Çin’in planlı kamu yatırımları ve temel bilim odaklı stratejisi dikkatle izleniyor. Bayram Ali E...[Devamını gör...]
Zihin, beden ve gelecek: Doğa ve bilim el ele
İnsan bedeni ve zihni, doğayla kurduğu bağla iyileşiyor. Basit bir yürüyüş, doğru koşullarda yapıldığında adeta bir terapiye dönüşebiliyor. Doğa yürüyüşlerinin bilimsel gücünü kapağa taşıdık bu hafta. Stresi azaltan, hafızayı güçlendiren, bağışıklığı destekleyen bu basit ama etkili yöntemin altında yatan bilimsel gerçekleri derledik. Hangi çevresel etkenler yürüyüş deneyimini iyileştiriyor? Adımla...[Devamını gör...]
Sağlıkta aşılmaz sanılan sınırlar aşılıyor
Modern tıp, artık yalnızca hastalıkları tedavi etmekle kalmıyor; insan yaşamının kalitesini, hatta her alanda sınırlarını yeniden tanımlıyor. Felçli bir hastanın ayağa kalkabildiği, kanser hücrelerinin tek bir aşıyla hedef alınabildiği ya da bir makinenin kendi başına tüp bebek tedavisi gerçekleştirebildiği bir çağdayız. Bu hafta kapağımıza taşıdığımız dosyada, tıpta devrim niteliğindeki 11 büyük ...[Devamını gör...]
Silivri depremi İstanbul için alarm zillerini çaldırdı!
İstanbul şimdilik ucuz kurtuldu… 6,2 büyüklüğündeki ve 13 saniye süren Silivri depremi, Marmara’yı boydan boya kesen büyük fay hattının tam orta bölümünde gerçekleşti. Bu sarsıntı, uzun süredir tartışılan “Büyük İstanbul Depremi olacak mı, olmayacak mı?” sorusuna artık kesin bir yanıt verdi. Uzmanlara göre Marmara'da enerji birikimi kritik seviyede. Bilim insanları, İstanbul’da 7'nin üzerinde bir ...[Devamını gör...]