Günün Yorumu

Bilim de yanılır: Hataların aydınlattığı yol…

Hatalar bilimin zayıflığı değil, gücüdür. Çünkü bilim, kendi hatalarıyla yüzleşme, onları düzeltme cesaretine sahiptir. Bilim dediğimiz şey, bazen görkemli bir zafer yürüyüşü gibi görünür. Büyük buluşlar, hayat kurtaran tedaviler, evrenin en uzak köşelerine uzanan teleskoplar… Ama yakından bakınca, bu yürüyüşün yol kenarlarında bırakılmış sayısız yanılgı, çıkmaz sokak, tersine dönmüş varsayım görü...[Devamını gör...]

Dünya’da karalar kuruyor, Türkiye için tehlike büyüyor…

Küresel iklim değişimi, yağmur rejimindeki düzensizlikler ve yeraltı sularının hoyratça kullanılması, susuzluğun kapımızda olduğunu gösteriyor. Yanı başımızdaki İran, beş yıldır süren kuraklıkla ve 65 dereceyi bulan sıcaklıklarla, gerçek bir felaketin eşiğinde. Tahran’da bile yeraltı sularının çekilmesiyle 30 santimetrelik çökmeler yaşanıyor. Peki Türkiye? Bazı şehirlerimizde baraj suları %1’e kad...[Devamını gör...]

Dünyayı kurtarabilecek 5 iklim mega projesi

Sıcaklar bunaltıcı… Rekor üzerine rekor kırılıyor… Ve yapılan araştırmalar küresel iklim değişikliğine bağlı bu sıcaklıkların her yıl daha artacağını gösteriyor. Peki ne yapılabilir? İklim değişikliğiyle mücadelede kullanılan stratejilerin çoğu, çok sayıda insanın görece küçük adımlar atmasını gerektiriyor: Mesela milyonlarca kişinin ısı pompaları kurması, elektrikli araçlara geçmesi, et tüketimin...[Devamını gör...]

Genç zeka, büyük merak: Başarının kodları

Dünyaca ünlü bir üniversitede çığır açıcı bilimsel makalenin başyazarı olmak… Hem de kariyerinizin başında… Harvard Üniversitesi’nde doktora öğrencisi olan Dr. Furkan Öztürk, yaşamın başlangıcına dair temel sorulardan birine katkı sağlayan araştırmasıyla uluslararası bilim çevrelerinin dikkatini çekti. Nobel ödüllü Jack Szostak’ın “Bu gerçekten çığır açıcı bir keşif” dediği çalışmanın ardında, sad...[Devamını gör...]

Yaş, sadece bir sayı mı? Yoksa biyolojik bir sıçrama mı?

Yaşlanmanın yeni haritası Bazen bir sabah uyanır ve “bir anda yaşlandığımızı” hissederiz. Bilim bu hissi destekliyor. Yeni araştırmalar, yaşlanmanın yavaş ve istikrarlı bir iniş değil, belirli dönemlerde gerçekleşen ani biyolojik sıçramalarla ilerlediğini gösteriyor. Yaklaşık 40, 60 ve 80 yaşlarında vücudumuzda büyük değişimler yaşanıyor: Bağışıklık sistemimiz zayıflıyor, kaslarımız azalıyor, kalp...[Devamını gör...]

Hayvanlar ölümü anlayabilir mi?

Ölümü anlayan tek varlık biz miyiz? Uzun süre, ölümün farkında olmanın yalnızca insana özgü olduğu düşünüldü. Ama bilim ilerledikçe bu kabuller sarsılıyor. Artık bazı hayvan türlerinin de ölümün geri dönülmezliğini kavrayabildiğine, yas benzeri davranışlar gösterdiğine dair güçlü gözlemler ve veriler var. Bir köpeğin, arkadaşının öldüğü caddeyi her geçişinde huzursuz olması… Bir anne maymunun, ölü...[Devamını gör...]

Silahlanma yarışı geri döndü… Barışın ise sahibi yok!

Bu haftaki kapağımızda, insanlığın yeniden hızlanan tehlikeli yönelimine dikkat çekiyoruz: küresel silahlanma yarışı. 2025 yılı, savunma harcamalarında tarihin en büyük sıçramalarından birine sahne oluyor. Soğuk Savaş’ın, görece dingin geçen ama yerel savaşların da hiç eksik olmadığı yılların ardından dünya, adeta topyekün, bir kez daha ordulara, silahlara, caydırıcılığa ve yapay zekâ destekli sav...[Devamını gör...]

Kaygı artık küresel bir salgın… Peki, ne yapabiliriz?

Anksiyete (kaygı), kalp çarpıntısından uykusuzluğa, gerginlikten panik ataklara kadar uzanan belirtileriyle hem zihni hem bedeni etkileyen bir ruhsal durum, dünya genelinde en yaygın ruhsal sağlık sorunlarından biri. Aşırı korku, huzursuzluk ve kas gerginliği gibi belirtilerle kendini gösteren bu durum, kişinin işlevselliğini ciddi biçimde bozuyor. Aynı zamanda depresyon ve intihar riski açısından...[Devamını gör...]

Bir fincan kahveden uzaya, kakadulardan yapay zekâya

Öncelikle efsane beyin cerrahımız Gazi Yaşargil’i sevgiyle analım. Gelecek sayımızda geniş bir yazı yayımlayacağız. Bu haftaki kapağımızı, bilimsel araştırmalarla giderek daha fazla ilgi çeken bir alışkanlığa ayırdık: Kahve. Orta yaşta düzenli içilen sade kahve, ilerleyen yaşlarda hem bedensel hem zihinsel sağlığımız için olumlu etkiler sağlayabilir mi? Çok sayıda yeni araştırma, bu soruya umut ve...[Devamını gör...]

Bilim susarsa, demokrasi nefes alamaz!

Dünya nüfusunun neredeyse yarısı, akademik özgürlüğün ya tamamen ya da kısmen kısıtlandığı bölgelerde yaşıyor. Türkiye’de bu tabloya alışkınız belki; ama ABD gibi, uzun yıllar bilimsel düşüncenin, özgür araştırmanın ve akademik ifade hürriyetinin merkezi sayılan bir ülkede bile bilime yönelik baskılar artık dikkat çekici boyutlara ulaşmış durumda. Bilim insanları, son yıllarda birçok ülkede otorit...[Devamını gör...]