Haberler

Elmasların birçoğu yaklaşık olarak 150 – 200 kilometre derinlikte oluşuyor. Burada yani üst yer mantosunda yüksek basınç ve sıcaklık karbonu elmas kristallerini dönüştürüyor. Fakat bilim insanları birkaç yıl önce bazı istisnaların da bulunduğunu tespit ettiler. Birçok tip IIb elmasının çok daha derinde oluşmuş olması gerekiyordu. Hatta çok temiz ve büyük tip IIa elmasları da. Fakat bu istisna elma...

Güneşimizin etkinliği göreceli olarak düzenli bir döngü içinde gerçekleşiyor. Aşağı yukarı 11 yılda bir güneş lekeleri ve güneş püskürmeleri maksimuma ulaşıyor, güneş fırtınaları da çoğalıyor. Güneşin manyetik alanı da aynı zamanda en yüksek noktaya gelerek, eşit kutuplu iki maksimum arasında 22 yıl olacak şekilde konumlanıyor. Her maksimumdan sonra etkinlik yeniden düşüyor ve yıldızımız daha ding...

Virüsler çoğalabilmeleri için hücre mekanizmalarımızı ihtiyaçları vardır. Viral proteinlerini üretebilmek için ribozomlardan yararlandıkları gibi kalıtımlarını çoğaltmak için de kısmen kendi hücrelerine ait enzimlerden yararlanırlar. İnflüenza, kızamık veya yeni koronavirüs gibi virüslerin, kendi kalıtımlarının bir kısmının, doğrudan doğruya hücresel protein fabrikaları tarafından okunabilmeleri g...

Kanserli tümör ne kadar erken teşhis edilirse tedavi şansı o kadar büyüktür. Meme kanserinin erken tanısı için standart olarak mamografi kullanılıyor. Fakat bu testle özellikle de genç kadınlardaki tümörler kolayca gözden kaçabiliyor. Ya da hatalı olarak pozitif sonuçlar elde ediliyor. Araştırmacılar bu yüzden uzun süredir hem meme kanseri hem de diğer kanser türleri için alternatif yöntemler arıy...

Astrofizikçi Vera Rubin ve Kent Ford’un 1968 yılında Kitt-Peak gözlemevinde yaptıkları bir keşif için fizikçiler hala kafa patlatıyorlar. Sıcak bir yaz gecesinde Andromeda galaksisinin yıldızlarını gözlemleyerek hızlarını bulmaya çalışan araştırmacılar, bunu kesin olarak başaracaklarına inanıyorlardı. Fakat yıldızların dönüş hızıyla ilgili sonuç astronomları şaşırttı. Nitekim galaksinin dışındaki ...

Şilili araştırmacılar 2011 yılında bilinmeyen bir yaşam biçimi keşfettiklerinde ona “The Thing” adını vermişlerdi. John Carpenter’ın aynı isimli korku filminde (1982), 1930’lu yıllarda Antarktika’da bulunan donmuş bir uzaylının hikayesi işleniyor. Uzaylı aslında biçim değiştiren bir katildir ve insanları sırayla öldürür. Fakat araştırmacıların Antarktika yarımadasının önlerindeki Seymour adasında ...

İsviçreli araştırmacılara göre Leonardo da Vinci ortalamanın üzerinde bir görme yetisine sahipti. Öyle ki yusufçuğun kanat çırpışını bile görebiliyordu. Ustanın üstün görme yetisi ona çizimlerinde ve resimlerinde de yardımcı olmuş diyor Basel Üniversitesi’nden David Thaler. Da Vinci’nin üstün görme yetisine sahip olduğunu sanat tarihçiler zaten tahmin ediyorlar. Thaler’in örnek gösterdiği bir araş...

Özellikle korona salgınında beri birçok insan yalnızlık çekiyor. Bu sosyal izolasyon duygusu sadece yaşlılarda değil gençlerde ve ellili yaşlardaki insanlarda da ortaya çıkıyor. Yalnızlık ağır zihinsel sonuçlar ve sağlık sorunlarını da beraberinde getirebiliyor. Nitekim insanoğlu doğal olarak sosyal bir canlıdır. Peki yalnızlık duygusu beynimize ne şekilde yansıyor? Bu sorunun yanıtını bulmak iste...

Uzaydan bakıldığında dünya atmosferi kutup ışıkları olmasa dahi yeşil, kırmızımsı veya sarı renkte ışıldıyor. Bu gök aydınlığı (Airglow), güneşteki UV ışınının, atmosferdeki gaz moleküllerini uyarmasıyla oluşur. Atomlar bazı gecikmelerle yeniden zemin durumuna yani en düşük enerji haline döndüklerinde fotonları serbest bırakırlar. Bu gök aydınlığı bu yüzden gece bile devam eder. Dünyanın atmosferi...