Tanol Türkoğlu

Çin işi güven

Çin’deki “toplumsal kredi sistemi” distopik, totaliter bir yaşam modeli mi empoze ediyor? Yoksa toplumun gelişmesi için bir kaldıraç olarak kullanılabilir mi? Öncelikle nedir bu toplumsal kredi sistemi? Her bireyin kamusal alanda yaptıkları artı veya eksi olarak puana çevriliyor ve kişinin toplam puanını oluşturuyor. Kamusal alanda olumsuz davranışlar sergileyen birey (örn. bir elektrik faturasını...

Dijital imparator

Geçtiğimiz günlerde Facebok’un kurucularından Chris Hughes ilginç bir açıklama yaptı ve Facebook’un bölünmesini isteyenler kervanına katıldı. Sebep basit: Facebook sahibi olduğu Instagram ve Whatsapp ile birlikte sosyal medya dünyasında öyle devasa bir konuma sahip ki ortaya liberal ekonominin ruhuna aykırı bir tablo çıkıyor. Zuckerberg dijital dünyanın astığım astık kestiğim kestik bir dijital im...

Makinenin kapitalist ruhu

Sanayi Devrimi ile ortaya çıkan yeni toplum (sanayi toplumu, modern toplum) ortalama bireyin hayatını nasıl etkiledi? Makro düzeyde bakıldığında belki de sorunun cevabı nettir. İnsanlar gücü elinde tutanın tebaası olmaktan kişisel hakları olan birer birey haline geldi. Ancak bu çözüm yeni sorunları da beraberinde getirdi. Kapitalizmin bu denli eleştirilmesinin gerisinde belki de ortaya çıkardığı v...

Herkes biliyor!

Herkesin iç sesi belli ki aynı şeyi söylüyor: O’nu seç! Google’da arama yapan ve sonuçlar içinde aradığını bulduktan sonra, bilgisayar ekranına bakarak yardımlarından dolayı ona minnettarlıkla teşekkür eden bir hanımefendi veya beyefendi Facebook veya Twitter kullanmaya başlarsa ne olur? Araştırmalar gösteriyor ki okuduklarının hepsinin doğru olduğunu varsayar. Klasik karikatürlerden biridir. İnsa...

Değiştirmek ve cesaret

Karl Marks’ın Londra’daki mezar taşında iki tümcesi yazılı. Birincisini duymamış olan yoktur: “Tüm dünya işçileri birleşin”. Diğerini ise bilen bilir: “Filozoflar dünyayı sadece çeşitli biçimlerde yorumladılar, ama asıl mesele onu değiştirmektir”. İstanbul’da yasal dayanağı ne olduğu tam anlaşılmadan iptal edilen büyükşehir belediye başkanlığı seçiminden sonra İmamoğlu’nu destekleyenler için de be...

Dijital ruh ikizi

Her devirde farklı bir formda varlığını sürdürmüş sanki. Feodal tarım toplumunda zirve yapmış, sanayi toplumu (kapitalizm) ile birlikte lime lime edilmiş haliyle “aşk”ın dijital dünyada nasıl konumlanacağı üzerinde kafa patlatıyoruz. 2018 başından beri Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Cem Say ile birlikte gerçekleştirdiğimiz “Dijital Kültür ve Yapay Zekâ” adlı konferans serisini, yazar İnci Ar...

Hepimiz suçluyuz!

Sosyal medyanın sunduğu görkemli(!) imkanlardan birisi de “dijital linç”! Şöyle bir senaryo düşünün. Bir sosyal medya sitesi var. Her hafta “ülkenin en nefret edilen kişisi”ni, katılımcıların oylarıyla belirliyor. Bireyler “özgür irade”lerini kullanarak, o hafta ülkede işlenen adi (veya başka türlü) suçların kimliği tespit edilen müsebbipleri içinden en nefret ettiklerine oy veriyor. Oylama bittik...

Gerçekmiş gibi!

Yerel seçimlerle ilgili akılda iki şey kalacaksa bunlardan birisi Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasını alana dek iki hafta boyunca sergilemiş olduğu dirayetli duruştur. Diğeri ise şu yorum: “Hiçbir şey olmasa bile, kesinlikle bir şeyler oldu”. Bu tümceyi gerçeklik, doğruluk ve yaşamın nasıl post-truth (gerçek- ötesi, doğru-ötesi) bir hale getirilmekte olduğunu tespit etmek açısından incelemekte fayda va...

Ben, mazbata!

Türkiye uzun zamandır böyle bir seçim görmedi. Bu yazı kaleme alınırken henüz İstanbul ve Ankara’nın büyükşehir belediye başkanları mazbatalarını alabilmiş değil. İtirazlar sonucu yeniden yeniden oy sayımı yapılması nedeniyle sonuçlar açıklanamıyor. Ancak ülkemizin gerçek ötesi, gerçek-miş gibi, hayali bir dünyada yaşadığını-yaşatılmaya çalışıldığını bu süreçte herkes net bir şekilde görme imkanı ...