Teorisiz dijital toplum

Tanol Türkoğlu
Teorisiz dijital toplum

“Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak”. Yaşamındaki her dramatik değişiklikten sonra kişi bu sözle burun buruna gelmiştir. Dramatik değişiklik toplumsal ya da global bazda olunca bu sözü duymayan kalmaz! En son 11 Eylül 2001 terör saldırısından sonra duymuştu dünya. Kovid-19 ile birlikte ondokuz sene sonra yeniden global manşetlerde yerini aldı.

Gelecek ondokuz sene içinde şeylerin eskisi gibi nasıl olmayacağını bilmiyoruz ama son ondokuz seneye bakarak bazı analizler yapabiliriz. 11 Eylül 2001’den önce dünyanın durumu nasıldı, sonra nasıl oldu? Teknolojik yatırımlar açısından bakıldığında 1995’ten itibaren başlayan balayı sona erdi, dot.com çılgınlığı bitti; stratejik yatırımcılar daha ziyade güvenlik teknolojilerine yöneldi. Ondokuz sene sonra bugün yapay zeka destekli yüz tanıma sistemlerinin yaygınlaşması bunun somut sonucu. Dünyanın her yerinde!

Dot.com yılları sona erince web teknolojisi hız yitirmeye başladı. Yeni bir soluk gerekiyordu. O soluk Web 2.0 adlı mimari modeldir. Daha popüler adıyla “sosyal medya”. Ondokuz sene sonra, sosyal medyanın yol açtığı sonuçlar ise saymakla bitmez. Ancak bunu en güzel nitelendirecek şey post-truth olgusu olsa gerek. Web ölmesin diye icat edilen şey “doğru”yu öldürdü! Artık somut gerçeklikler bile kişisel doğru olarak eğilip bükülebilir hale getirildi. İki artı iki, uyanık tüccar fıkrasında olduğu gibi, biz kaç istersek o artık. Dört değil!


Şok rüzgarları atlatıldıktan sonra komplo teorileri de belli bir kıvama geliyor olsa gerek. Örneğin bugün kimse 11 Eylül terör saldırılarının, gerçek-ötesi bir dünya kurup doğru ile yalanın ayırt edilemez hale getirilmesini arzu edenler tarafından gerçekleştirildiğini iddia etmeyecektir. Kovid-19 şoku da atlatıldıktan sonra bugünün popüler komplo teorilerinin başına benzer bir şey gelecek. Meydan, doğal olarak, durumdan vazife çıkaranlar içinden en güçlü, dayanıklı ya da şanslılara kalacak.

Para artık dijitalleşecek mi? Djitalleşmekten kasıt form değiştirmek mi olacak yoksa daha dramatik bir takas modeli mi? Kredi kartı da aslında bir tür form değiştirmiş paradır ama para olgusuna dramatik bir değişiklik getirmemiştir. Oysa bu salgın vesileyle dünya kripto para modeline geçerse bu artık form değişikliğinin ötesinde bir dönüşüm anlamına gelecektir. Altını keşfeden insanlık, bu kez dijital altını icat etmiş olacak. Mümkün mü? Mümkün! Ancak bu öyle dramatik bir dönüşümdür ki gerçek anlamda yeni dünya düzeni, yeni anlaşma, emperyalizm, globalleşme vb. yüzyıldır adı değişerek gelen ama aynı kapıya çıkan şey gerçek olabilir. Kapitalizm yıkılır!

Kapitalizmin topyekun yıkılması Marksist söylemde zorla gerçekleşecek bir süreçtir. İsyanla gelecek olan sosyalizm ve ardından da proleterya diktatörlüğü anlamındaki komünizm. Oysa günümüzün tatlı-yumuşak hayat modeli hem komünal yaşamı çağrıştıran örneklerle (ev paylaşma, araç paylaşma, ikinci el eşya alım-satımı vb.) dolu hem de isyan edecek takati kalmamış bireylerle. Her toplumsal teori sonsuza dek doğruluğunu koruyacak değil. Ancak şu bir gerçek: Dijitalleşme o denli hızlı seyrediyor ki yarın bir dijital toplum kurulacaksa, belki de bunun teorisi, bir tür tarih yazımı olacak. Teori, pratiği izliyor olacak!

Tanol Türkoğlu / tanolturkoglu@gmail.com

Bu yazı HBT'nin 211. sayısında yayınlanmıştır.

Tanol Türkoglu