Birlikte düşünelim – 3: İnternet 5G’ye taşınırsa…

Ali Akurgal Y
Birlikte düşünelim – 3: İnternet 5G’ye taşınırsa…

Deprem: İstanbul Silivri açıklarındaki deprem, hemen tün uzmanlarca, “sona”, büyük Marmara depremine önemli bir yaklaşma olarak değerlendiriliyor. İlerleyen saatlerde kalp krizi sonucu bir can kaybı ve panikle kendini aşağı atanlar dışında yaralanmaya neden olmayan bir depremde bile karmaşa yaşadık. Ne kadar hazırlıksız olduğumuz ortaya çıktı. Tüm cep telefonu işleticileri, yalnızca devlet yöneticilerinin makam telefonları için öncelikli iletişim olanağı sağlamalılar (3G-5G aynı). Teknik olarak bir tercihli kulvar açılarak bunun yapılması mümkün. Ama trafikte yetkisiz çakar kullanımının önlenemediği bir toplumda bu olanağı sağlarsanız, onun da kötüye kullanımı sonucu, öncelikli iletişimi gene elde edemezsiniz. Eminim, bir sonraki depremde, insanımız, cep telefonunun ses kanalı yerine veri kanalını kullanan birkaç uygulamaya yüklenip interneti de kilitleyecektir. Çünkü, hazır değiliz. Okulları tatil edip öğrencileri evlerine erken yollamak, onları karşılamaya eve koşan ana-babaların yolları kilitlemesine neden oldu Hazırlıksızız. İletişim yönünden de hazırlıksızız. 5G ile ilk defa bir hücresel iletişim sisteminde yeraltı fiber ağının önemi ve kapasitesi, baz istasyonu ile cep telefonu arasındaki kapasitenin önüne geçiyor. Bu iş için gerekli fiber altyapıyı hazırlayamazsak, süper hazırlıksız olacağız.

Bir doğal veya insan yapısı afette, herhangi bir binanın neresinin ne kadar çöktüğü, daha çökerken, bir afet yönetim merkezine bildirilebilir. Kurtarma için yardımın, ne eksik - ne fazla, en kısa sürede yollanması, olayın WiFi, GSM, fiber, bakır, hangisi nerede hizmete devam ediyorsa, meydana gelen bir hasarı, birinden öbürüne sıçraya sıçraya merkeze iletilmesiyle mümkün. 1999 depreminden sonra, Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri ile birlikte böyle bir sistem tasarladık. İlgi çekmedi. Deprem olunca da çok geç olacak.

TV-Radyo: İnternetin 5G’ye taşınması durumunda bir dizi hizmeti de beraberinde getirmesi söz konusu. TV yayınlarını ele alalım: antenden alınan karasal yayın neredeyse tarihe kavuşmakta. Bakmayın sonunda Çamlıca’ya tüm kanallar için tek anten diktik, ama hemen tüm TV alıcıları artık kanallara uydu platformlarından bağlanmakta. Birkaç okuyucumun da değindiği üzere, yakın gelecekte, yaşam tarzımız bu hizmeti platforma ve kanala da bağlı değil, “dilediğini dilediğin anda ve yerde seyret” mantığı ile internetten bağımsız almaya yönlendirecek. Ünlü program yapımcıları ve haber sunucuları kendi internet sitelerinde yapacaklar yayınlarını. Ya belli bir ücretle, ya da bol reklam seyrederek ulaşacaksınız bu sitelere. Diziler ve filmler artık “yayın saatinde” değil, “dilediğin zaman dilediğin yerde, kaldığın yerden” internet medya platformlarından izlenecek. Bu, “kişiye özel yayın” demek, ve eğer interneti 5G’ye taşıyacaksak, bu da birlikte gelecek. Teknoloji olarak 4.5G de 5G de buna olanak tanıyor. Evlerdeki büyük ekran TVlerde medyaya bağlantı, 5G ile mi, fiberle mi, yoksa bir cep telefonundan kısa mesafeli (WiFi) telsiz bağlantı ile mi yapılacak, bekleyip göreceğiz. Bence gene bunu 5G ile sağlamak israf.


Benzer şekilde, çoğunlukla araç içinde geçirdiğimiz vakti değerlendirmek amacıyla dinlediğimiz radyoları da cep telefonundan (buna 3G ile bile rahatlıkla olanak var), aracın radyosuna Bluetooth bağlantısı kurarak dinlemek mümkün. Deneyin, “5.1” ses kalitesinde üstelik FM radyonun cazırdayıp sustuğu, ama cep telefonu hizmeti verilen tünellerde bile radyo dinlemeye başlayın.

Elbette, interneti 5Gye taşırsak, 5Gnin her noktada olamayacağını peşinen kabul ederek, yerleşim yerleri dışında 4.5G veya çoğunlukla 3G’ye düşeceğimizi bilmeliyiz. Buralarda hız düşecek ve büyük olasılık görüntü kalitesi azalacak. Belki, daha 5 sene öncesi, “istemiyoruz, bu baz istasyonunu buradan sökün” diyenler, “görüntü kalitesinin artması için bizim köşeye bir baz istasyonu istiyoruz” demeye başlayacaklar?

Ali Akurgal / ali@akurgal.com

Bu yazı HBT'nin 186. sayısında yayınlanmıştır.

Ali Akurgal