Kalkınma planı: Bu sefer ne olacak?

Ali Akurgal Y
Kalkınma planı: Bu sefer ne olacak?

Köşemizin adı “Politik Bilim”. Rahat uyusun, Aykut Göker öyle başlattı, Müfit Akyos ve ben öyle sürdürüyoruz. Bilim için politikalar ve politikalar için de bilim üzerine yazıyoruz. Ben, akademik olmaktan çok, uygulama ağırlıklı olmaya çalışıyorum.

Beş yılda bir Kalkınma Planı hazırlanır. Çok yerinde bir yaklaşımla gönüllü kuruluşların (STK) kendi sektörleri hakkında durum değerlendirmesi ve geleceğe yönelik kestirimlerini yapması üzerine kurulur. Siyasi irade (hükümet) tarafından ne kadar uygulanır; temel oluşturacak adımları işi çabuklaştırmak düşüncesiyle atlanıp doğrudan sonuca odaklanılıp yabancı bağımlılığı mı yaratılır; işi usulüne göre yapıp, geri kalmışlığımızın sonucu olarak geç mi kalınır; geç kalınmasın diye ileri sürülen ve geleceği gerçekten gören “hayaller” saçma veya uçuk bulunup dikkate alınmadığından geç kalınmaya devam mı edilir, bunlar tartışmalı sonuçlar.

Şimdi Plan Zamanı


Ocak sonuna kadar, Onbirinci Kalkınma Planı için Özel İhtisas Komisyonları, Çalışma Grupları toplanarak çalışacaklar. Organizasyon Kalkınma Bakanlığı tarafından yapılıyor, bu işe bir bütçe de ayırmışlar. Çalışmaları yapacak olanları, her sektörde o sektöre belirletiyorlar. Yaklaşım çok demokratik. Her grup, önce “nereden geldik, ne durumdayız?” diye inceliyor. Ardından kendi konusunda “diğer ülkeler nereye gidiyor?” diye bakıyor, ve sonuçta kendi sektörleri için bir yol haritası oluşturuyorlar. Plan, işte bu yol haritası üzerine kuruluyor.

Bu sefer de, öncekinde olduğu gibi, Elektronik Sektörü Çalışma Grubu’nun raportörlüğünü yapacağım. Kuşkusuz, sektörler, “şunu, şunu yapabiliriz ama, bu, bu sağlanırsa” şeklinde isteklerde de bulunuyor.

Geçen sefer, Elektronik Sektörü 35 istekte bulunmuştu. Bunlardan ikisi az farklı da olsa tamamen, biri kısmen oluştu. Ama diğerleri oluşmadı. Sektör de tökezledi. Beklenen atılımı yapamadı. Beş yıl öncesi durduğu yerde duruyor desek yalan olmaz. Elbette, sektör olarak küsme hakkımız yok. Gene, en ince ayrıntısına kadar her olasılığı masaya yatırıp, tartışıp, yol haritası çıkartacağız, bu yol haritasını izleyecek şirketlerin önüne çıkabilecek engelleri kestireceğiz ve bunların bir engel olarak önümüze çıkmadan yok edilmesi için önlemleri devletten isteyeceğiz.

Elektronik Sektörü

İlk belirlemelere göre Elektronik sektöründe en başarılı alt sektör Savunma Elektroniği. Onuncu Plan’da öngörülenin üzerinde, beş yılda 2,18 katına çıkarak büyümüş. Bir zamanların ihracat şampiyonu olan Tüketim Cihazları olarak nitelenen, TV ve benzeri ürünleri tasarlayıp üreten sektör de, beş yıl öncesinin 0,68ine küçülmüş. İşte politikalar, sektör sektör, böyle küçülmeler olmasın, her alt sektör öyle büyüsün diye kurulmalı ve uygulanmalı. Türkiye’nin toplamda “büyümesi” ancak böyle sağlanır. Günümüzde inşaat sektörüne dayalı büyüme, gerçek bir büyümeden çok şişmanlama görüntüsü veriyor. Çünkü “kas gücüne dönüşme, üretim sağlama” ya katkısı çok düşük.

Onuncu Plan’da, Tüketici Elektroniği sektöründe, LCD ve LED TV devrinin sona ereceği, OLED ve QLED devrinin başlayacağı, ancak bu konuda “yerli panel teknolojisi” geliştirmek için vaktin geçtiği, bir sonraki teknoloji olan karbon nanotüp üzerine akademik çalışmaların güdümlü olarak başlatılması gerektiği yer almıştı. Kapanan devirler, açılan yeni devirleri bu beş yılın ilk dördünde yaşadık. Açılan devirlerde yerli teknolojimiz olmadığından, yabancıya mahkum kaldık ve o yabancıyla, ondan aldığımız paneli kullanarak yapacağımız ürün ile rekabet edemeyeceğimiz için de küçüldük.

Şimdi merak ediyorum, sanayiye aktarılabilecek düzeye gelmiş, devlet destekleriyle güdümlü olarak yaptırılmış bir karbon nanotüp ekran teknolojisi çalışmamız var mı?

Bir atasözümüz, “tekerlek kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur” der. Sorun, tekerlek kırılmadan önce yol göstermekte ya da tekerleğin kırılmasını önlemek için yolu iyileştirmede. İşte “Plan” da bunu sağlamalı.

Ali Akurgal / ali@akurgal.com

Bu yazı HBT'nin 90. sayısında yayınlanmıştır.

Ali Akurgal