Alpha Centauri yolculuğu

Tanol Türkoğlu Y
Alpha Centauri yolculuğu

Diyelim ki sonucu elli seneden önce alınmayacak bir projeyi destekliyorsunuz. Ancak kamuoyunun dikkatini şimdiden çekmek istiyorsunuz. Bu durumda ne yapardınız? Ses getirici bir açıklama yapmak belki! Stephen Hawking geçtiğimiz günlerde anlaşılan böyle bir yolu izlemiş. Medyanın kayıtsız kalamayacağı bir açıklamada bulunmuş: Böyle giderse en çok 2600 yılında dünya bir ateş topuna dönecek ve insan için yaşanmaz bir hale gelecek!

Bu durumda acaba ne yapmalı? Örneğin dünyaya en yakın yıldız sistemi olan Alpha Centauri’ye ulaşabilmeli. Işık hızında hareket edebilecek bir nesnenin 4.3 yılda gideceği uzaklıktaki sisteme. Şimdilik bu hızda gitmek olası değil. Ancak eğer Mars’a bir saatte, Plüton’a günler mertebesinde ulaşabilecek nano boyutlarda bir “uyducuk” yapılabilirse 20 yılda Alpha Centauri’ye ulaşabilirmiş. Hawking gibi Zuckerberg’in de desteklediği Breakthrough Starshot projesi böyle bir hedefe ulaşmak istiyor. NASA yetkilileri bu çerçevede bu yüzyılın ortasında oralardan görüntü elde edilebileceğini ifade ediyorlar. Yaşam var mı yok mu anlaşılacak.

Bugün dünya nüfusunun ezici bir çoğunluğu ekonomik sebeplerle değil 600 yıl sonrasını, ertesi günü bile düşünecek halde değilken, birilerinin buna odaklanması heyecan verici. Kendileri için olmasa bile torunlarının torunları için belki.


Hawking’in bu tespiti neye dayandırdığı bilinmiyor. Ama bu pek de önemli değil. Altı yüz yıl olmasa bile en geç bir kaç milyar yıl içinde güneşin soğuması zaten buralarda yaşamı yok edecek. O nedenle çalışmalara şimdiden başlamakta fayda var. Hawking daha önce de Herşeyin Teorisi üzerinde çalışıyordu. Ancak yanlış anımsamıyorsam o konuda ses getirici bir sonuca ulaşamadı.

Bu tespitte, uzun uzadıya incelemeden bile, şöyle bir varsayımı görmek mümkün: Öyle ya da böyle insanoğlu gelecek altı yüz yıl içinde uygarlığı yıkacak bir savaş ya da doğal afetle karşılaşmayacak. Öte yandan bağıra çağıra üremeye ve dünyanın suyunu ısıtmaya devam edecek. Eğer bu mümkün olacaksa büyük bir olasılıkla bu altı yüz yıl içinde sağduyunun galip gelip dünyayı bir ateş topu haline gelmekten kurtarması da beklenebilir.

Yok eğer radikalinden muhafazakarına dünyanın önde gelen liderleri bir kaç senelik kişisel politik zaferleri için her şeyi feda etmeye devam edeceklerse uygarlığın altı yüz yılı çıkarması zaten söz konusu olamayacaktır. Nükleer bir savaş ya da benzeri insan eseri bir felaket uygarlık düzeyini ilkel çağların gerisine itecektir; yaşamı kökten yok edemese bile! Hawking’in öngörüsündeki bu tutarsızlık onun bilimsel olmaktan ziyade desteklediği projeye dikkat çekme gayretinde olduğunu da göstermiş oluyor.

“Beşinci Element” isimli filmde şöyle bir replik vardı: “Zamanın bir önemi yok!”. Uzayla ilgili bir konu gündeme geldiğinde dünyadaki zaman kavramının ne kadar perakende kaldığını daha iyi anlıyor insan. Düşünün ki dünyanın pek çok yerinde ortalama bir insan ömrü elli yılın altındayken, minik bir gelişme kaydetmek ve az da olsa bilgi sahibi olabilmek için elli yıl sürecek bir yolculuk gerekiyor. Tabii bunu yapabilmek için öncelikle bugünkü olası teknolojilerle ortalama 162 gün süren bir yolculuğun (Dünya’dan Mars’a) bir saate indirilmesi gerekiyor. Yani hızın yaklaşık dört bin misli artırılması. Hadi hayırlısı! (Ben o sırada Tangerine Dream’nin Alpha Centauri albümünü dinlemeyi tercih edeceğim!)

Tanol Türkoğlu / tanolturkoglu@gmail.com


Bu yazı HBT'nin 86. sayısında yayınlanmıştır.

Tanol Türkoglu