Bulut hizmetleri olmasaydı belki de sosyal medya-yapay zeka çılgınlığı önlenmiş olurdu!
Geçen hafta Amazon’un bulut hizmeti AWS’de meydana gelen sorun dünya çapında bir erişim problemine dönüştü. Yapılan sınırlı açıklamalardan anlaşıldığı üzere web sitesi alan isimlerini IP adreslerine dönüştürmede kullanılan veri tabanında yapılan sıradan bir güncelleme bu sorunun kaynağı. Bir başka deyişle aslında tüm o web siteleri hizmet verir durumdaydı ancak gelen talepleri yönlendirme mekanizması bozulduğundan, talep-web sitesi eşleştirmelerini doğru yapılamaz hale geldi. Bu da kullanıcılara “aradığınız web sitesine şu an ulaşılamıyor; lütfen daha sonra tekrar deneyin” şeklinde döndü!
Öncelikle alan-adı IP adresi eşleştirmesi olgusunu açıklamalı. Mevcut internet mimarisinde web siteleri IP adresleriyle var olabilir. Kullanıcının web site adresi olarak bildiği-kullandığı URL adresi ise, üç basamaklı dört tane sayıyı akılda tutmak zor olacağından icat edilmiş sembolik bir isim. Örneğin Google.com.tr adresi böyle bir isim. Google’ın ilgili web sitesi ise 142.250.187.163 numaralı IP adresinde. Google.com.tr yazıp enter tuşuna basıldığında DNS sunucu adı verilen bilgisayarlardan bir tanesi bu talebi alır ve karşılığında IP numarasını bulup, talebi o numaraya yönlendirir. Amazon’un bulut hizmetlerinde bu süreçlerden sorumlu sunucu bilgisayarlarda meydana gelen bir karışıklık, talepleri ilgili adreslere yönlendiremez hale gelmiş.
Bu tablo aslında merkezileşmiş günümüz interneti hakkında çok daha ciddi bir tehlikeye işaret ediyor. Bir açıdan bakıldığında “internetin doğası” ile çelişen bir tehlikeye. Malum internet, adından da anlaşılacağı üzere, birbirinden bağımsız olarak ortaya çıkmış netlerin (ağların) bir araya gelmesinden oluşan eklektik bir yapı. Orada kendi başına hareket eden bir ağ, burada kendi başına hareket eden bir başka ağ. Bunlar (birbirleriyle iletişimi-etkileşimi katma değer sağlayacağından) iç otonomileri bozulmadan, birbirine bağlanır. Böylece internet ortaya çıkar.
Bulut hizmeti ise bu “otonom yapıların” toplu konut projesi gibi dip dibe, yan yana dizilmesini sağlayan bir model. Sebep maliyet-optimizasyon. Her bir ev sahibi gidip bir dönüm arazi içinde müstakil bir ev yapacağına, site içinden bir daire ya da ev alsa daha iyi olmaz mı? Altyapı, güvenlik, erişim vb. pek çok açıdan ekonomik manada daha avantajlı bir çözüm! Herkes ev yapacak ya da işçi çalıştıracak beceriye sahip olacak değil ya!
Bulut hizmetlerini eleştirenler bu tür “site içi barınma” türünden çözümleri, risk oluşturduklarından dolayı eleştiriyor. Sitenin girişinde bir sorun çıksa, evime kimse erişemeyecek; oysa ben evdeyim ve misafirlerimi ağırlayacak şekilde hazırım! Ama unutulan bir husus var: O site olmasaydı senin bir evin olmayabilirdi. Çünkü belki de sen bir ev nasıl yapılır, bilmiyorsun! Buluttan hizmet almamanın alternatifi bulutun sunduğu sunucu, güvenlik, internet erişimi gibi teknik altyapı bileşenlerini kendi kaynaklarınla yapmak! Bir sunucu bilgisayar alacaksın, onu güvenli bir şekilde internete bağlayacaksın vs. O yoldan devam edilseydi, web dünyası 11 Eylül’den sonra hayalet bir dijital şehre dönerdi. Sosyal medya denilen şey icat edilmemiş olurdu ki bu bugün yaşanmakta olan yapay zeka çılgınlığının da ortaya çıkmasını engellerdi. Aslında, hiç de fena olmazmış!
Tanol Türkoğlu / tanolturkoglu@gmail.com
*Bu yazı HBT Dergi 495. sayıda yayınlanmıştır.