Herkes biliyor!

Tanol Türkoğlu
Herkes biliyor!

Herkesin iç sesi belli ki aynı şeyi söylüyor: O’nu seç!

Google’da arama yapan ve sonuçlar içinde aradığını bulduktan sonra, bilgisayar ekranına bakarak yardımlarından dolayı ona minnettarlıkla teşekkür eden bir hanımefendi veya beyefendi Facebook veya Twitter kullanmaya başlarsa ne olur? Araştırmalar gösteriyor ki okuduklarının hepsinin doğru olduğunu varsayar.

Klasik karikatürlerden biridir. İnsanın altına bez bağlanarak bebek olarak başladığı hayat yolculuğu, yine altına bez bağlandığı yaşlılık ile sona erer. Şimdi bunun dijital muadili var. Büyükler çocukları “yabancılarla konuşma”mak, “her duyduğuna-gördüğüne inanma”mak üzere uyararak büyütür. Şimdi de çocuklar, büyüklerine internet, sosyal medya için aynı öğütleri vermek zorunda kalıyor.


Aksi taktirde ortaya can yakıcı sorunlar çıkabilir. Nijerya’dan gelen “bankada yüz milyon dolarım var, ülke dışına çıkarmam için bana yardım et; yarısını sana vereyim” mesajlarına inanır. “Masraflar” için talep eden bu bonkör Nijeryalı’ya(?) parasını kaptırır. Yanlışıkla(?) aramış numarası yapan yabancı uyruklu kadıncağızın telefonda ağlayan sesine kanar, iyi niyetle(!) ona kol kanat germek ister. Uçak parası vs gönderir. Hayatının geri kalanını havaalanında bekleyerek geçirir. Başlangıçta münferit adi suç statüsündeki bu tür dijital üçkağıtçılıklar, sosyal medyanın popülaritesinin artmasıyla daha büyük çevrelerin de dikkatini çeker oldu. Son bir kaç yıldır bu iş artık politikacıların en güçlü silahlarından birisi haline geldi. Neden yenilenmesi gerektiği henüz anlaşılmamış olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkanlık seçimleri arefesinde bu tür aldatmacalı içerik paylaşımları zirve yapma yolunda ilerliyor. İşte bazı örnekler:

Kılık kıyafetiyle anti-muhafazakâr denilebilecek profil çizen genç bir kadın, kendisini videoya almış. Güya uzun yıllardır ailece CHP oy vermişler, ancak bu sefer hırsızlık(!) yaptıkları için diğer partinin adayını tercih edeceklermiş. Aynı kişinin eski paylaşımlarını araştırdığınızda AKP’ye övgüler düzen mesajlarını görmek mümkün.

Bir türlü arka arkaya iki dönem başkan seçilemeyen AKP’li bir büyükşehir belediye başkanının eşine ait olduğu iddia edilen ses kaydı. Kadınlara öğütler veriyor. Diyor ki bulunduğunuz çevrede (otobüste, sokakta vs) kendinize CHP’li imajı verecek ve partiyi eleştireceksiniz. Bu sefer AKP’ye oy vereceğiz diyeceksiniz. Aynı kişi, yerel bir TV’de yapılan söyleşide ise hayatta en önem verdiği şeyin dürüstlük, samimiyet olduğunu ifade ediyor.

Şu deyimi unutmak ne mümkün! “İmam böyle yaparsa cemaat ne yapmaz?”. AKP İstanbul adayının kendisi, seçimlerin tekrarlanmasını “oy çalınmasına” bağladı. Bu yazı kaleme alınırken YSK henüz vermiş olduğu sürreal kararı nasıl gerekçelendireceğini bulamamıştı. İptal açıklamasında ise karara temel gösterilen husus oy çalınması DEĞİL, güya sandık kurul başkanı olmaması gereken kişilerin başkan yapılmış olmasıydı. Ki bu durumda verilecek kararın iptal yönünde olamayacağını aynı YSK başkanı birkaç yıl önce kendisi açıklamıştı.

Tüm bunların yanısıra İmamoğlu’na diş bilenmesinin temelinde yatan şey, yirmi beş sene önce ortaya ilk çıktıklarındaki halleri ile şimdiki halleri arasındaki farkı gösteriyor olması. O yıllarda “eğer bir gün zengin oldu derlerse, bilin ki çalmışımdır” şeklinde samimi açıklamalar yapanlara “O eski halinden eser yok şimdi” mesajını veriyor, Ekrem İmamoğlu. Güleryüzüyle, rakiplerine saygılı vatandaşlara sevgi dolu yaklaşımıyla, birleştirici-bütünleştirici söylemiyle. Herkes biliyor. Herkesin içinden gelen ses aynı şeyi söylüyor: O’nu seç!

Tanol Türkoğlu / tanolturkoglu@gmail.com

Bu yazı HBT'nin 165. sayısında yayınlanmıştır.

Tanol Türkoglu