Doğanın tuhaf sırları

Editör ne diyor?

Doğa bazen insanın hayal gücünü bile geride bırakıyor. Erkek ahtapotların yalnızca çiftleşme için kullandıkları “özel” bir kolu olduğunu biliyor muydunuz? Ya da bazı balıklarda baskın dişi öldüğünde erkek bireyin birkaç hafta içinde dişiye dönüştüğünü? Peki ya erkek olmadan yavru geliştirebilen canlılar?

Bu sayımızın kapak dosyasında, hayvanlar dünyasının şaşırtıcı üreme stratejilerine, evrimin sıra dışı çözümlerine ve doğanın bildiğimizi sandığımız kuralları nasıl bozduğuna bakıyoruz. Çünkü bilim insanlarının son yıllarda yaptığı araştırmalar gösteriyor ki doğada seks, cinsiyet ve üreme sandığımızdan çok daha karmaşık, esnek ve yaratıcı.

Ahtapotlardan kambur balinalara, cinsiyet değiştiren palyaço balıklarından “erkeksiz üreme” gerçekleştirebilen Komodo ejderlerine kadar uzanan bu dosya, yalnızca hayvan davranışlarını değil, evrimin olağanüstü uyum gücünü de gözler önüne seriyor. Ve belki de bize şu soruyu sorduruyor: Doğayı gerçekten ne kadar tanıyoruz?


Bu sayıda neler var?

Doğan Kuban, “Cumhurbaşkanı Seçmek” başlıklı yazısında Türkiye’nin demokrasi kültürünü tarihsel bir perspektifle değerlendiriyor. Mustafa Kemal’in Anadolu insanını “kul” olmaktan çıkarıp “halk” haline getirdiğini vurgulayan Kuban, bugün asıl sorunun toplumun kendi liderini seçecek bilinç düzeyine ulaşıp ulaşmadığı olduğunu söylüyor.

Tanol Türkoğlu ise “Kaos, Düzen, Çin!” başlıklı yazısında dijital çağın görünmez gözetim sistemlerini tartışıyor. Çin’de devlet merkezli dijital denetim Batı’da eleştirilirken, aynı gözetim pratiklerinin teknoloji şirketleri aracılığıyla Batı toplumlarında gönüllü biçimde kabul edilmesine dikkat çekiyor. Güvenlik, konfor ve mahremiyet arasındaki gerilim giderek büyüyor.

Ali Akurgal’ın yazısı, SAHA 2026’da sergilenen 6 bin kilometre menzilli füze modeli üzerinden Türkiye’nin savunma stratejisini sorguluyor. Yalnızca teknolojik kapasiteyi değil, bu kapasitenin hangi jeopolitik anlayışın ürünü olduğunu da tartışıyor.

Lale Akarun’un “Gecikmiş Bir Yas Yazısı” ise Kahramanmaraş’ta yaşanan okul katliamı üzerinden toplumun vicdanına dokunuyor. Eğitim sistemindeki ayrışmaların, ortak yaşam fikrinin zedelenmesinin ve “nasıl bir toplum olduk?” sorusunun peşine düşüyor. Okurken yalnızca bir trajediyle değil, büyük bir toplumsal yüzleşmeyle karşılaşıyoruz.

Pankreas kanserinde büyük umut

Sağlık sayfalarımızda pankreas kanseriyle ilgili umut verici iki önemli gelişme yer alıyor. Yapay zekâ destekli sistemlerin tümör belirtilerini erken yakalayabilmesi ve deneysel mRNA aşılarının hastalarda yaşam süresini uzatması, uzun yıllardır “karanlıkta ilerleyen” bu hastalıkta yeni bir dönemin habercisi olabilir.

Kirli havanın yalnızca akciğerleri değil, ruh sağlığını da etkileyebileceğine dair yeni bilimsel bulgular dikkat çekiyor. Depresyon, kaygı bozuklukları ve bilişsel gerileme ile hava kirliliği arasındaki bağlantıları inceliyoruz.

Son günlerde yeniden gündeme gelen hantavirüs konusunu da bilimsel veriler ışığında ele alıyoruz. Hantavirüs Covid-19 gibi kolay yayılan bir pandemi tehdidi olmasa da dikkatle izlenmesi gereken zoonotik enfeksiyonlardan biri. Bilim insanlarının ne söylediğine yakından bakıyoruz.

Yaşam açısından ölümün anlamı

Arkeoloji sayfalarımızda ise insanlık tarihini değiştirebilecek bir tartışma var: Yazının gerçek kökeni Mezopotamya değil de İran olabilir mi? Yaklaşık 5 bin yıllık Proto-Elam yazı sistemi üzerine yapılan yeni çalışmalar, yazının evrimine dair bildiklerimizi sarsıyor.

İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türker Kılıç, “Yaşam Açısından Ölüm Nedir?” başlıklı yazısında ölüm kavramını Hegel, Spinoza ve bağlantısallık bilimi perspektifinden yeniden düşünüyor. Ölüm gerçekten bir son mu, yoksa yaşamın dönüşüm biçimlerinden biri mi?

Hayvanlar Dünyası sayfamızda bu kez “İnsan kediye mi daha yakın, köpeğe mi?” sorusunun peşine düşüyoruz. Evrimsel olarak her ikisine de eşit uzaklıkta olsak da genetik organizasyon açısından kedilerin bize şaşırtıcı biçimde daha yakın olabileceği görülüyor.

Çalışan annelerin görünmeyen emeğini de unutmadık. Kültür Üniversitesi’nden Dr. Kübra Öztürk, modern iş yaşamının kadınlardan hâlâ “iki tam zamanlı hayatı” aynı anda yürütmesini beklediğini anlatıyor. İş dünyasının artık daha esnek ve daha insani modellere neden ihtiyaç duyduğunu tartışıyor.

Hotamışlıgil başarısı

Bu sayıda ayrıca önemli bir bilimsel başarı haberi var: Harvard Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, ABD Ulusal Bilimler Akademisi’ne seçildi. Obezite ve diyabet araştırmalarındaki çığır açıcı çalışmalarıyla bilim dünyasının en prestijli kurumlarından birine kabul edilen Hotamışlıgil’in başarısını sayfalarımıza taşıyoruz.

Grafik Bilgi sayfamızda ise sosyal medyanın yeni küresel güç haritasını inceliyoruz. Facebook, Instagram, TikTok ve WeChat gibi platformlar artık milyarlarca kullanıcıya ulaşarak birçok ülkenin nüfusunu geride bırakıyor. Dijital dünyanın güç dengeleri yeniden şekilleniyor.

Nilgün Özbaşaran Dede’nin hazırladığı Araştırma Gündemimizde yine birbirinden ilginç gelişmeler var: Akreplerin iğnelerini metal ile güçlendirmesi, bakliyat tüketiminin yüksek tansiyon riskini azaltması ve cinsel uyarılmanın insanların reddedilme sinyallerini algılamasını zorlaştırması gibi dikkat çekici araştırmalara bakıyoruz. Meraklı Çocuk sayfamızda ise “Buzun üzerine su dökülünce neden çat çat ses çıkar?” sorusunun peşine düşüyoruz. Mercan Bursalı hazırladı

Dijital HBT’de ekstra sayfalar

Derginin kapağında üst sağda başlık kenarındaki kare kod’u telefon kameranıza taratarak, çok daha fazla habere ve bilgiye ulaşabilirsiniz. Unutmayın: Dijital HBT’ye abone olarak hem arşive ulaşabilir hem de derginin yaşamasına destek vermiş olursunuz. Okuyun, okutun.

***

Bilim bazen bir laboratuvar keşfi, bazen bir toplumsal yüzleşme, bazen de doğanın bizi şaşırtan küçük sırlarıdır. Bu sayımızda da yaşamın her alanına dokunan bilimsel hikâyeleri bir araya getirmeye çalıştık.

Sevgiyle ve saygıyla, gelecek sayımızda buluşmak üzere.

Özlem Yüzak

NOT: BU SAYI BAYRAM NEDENİYLE 2 HAFTA SÜREYLE RAFLARDA KALACAKTIR.