Ahmet Yavuz

M. Kemal’in Suriye tasavvuru üzerine (6)

Samsun’dan önce İstanbul’da 6 ay... Son yazıda, M. Kemal’in sevk ve idare ettiği Suriye’den çekilme harekâtını ve Adana’daki faaliyetlerini özetlemiştik. Bu yazıda İstanbul’da geçirdiği altı ayı özetlemeye çalışacağız. Aslında bu süreci iyi öğrenebilmek için Alev Coşkun’un 6 Ay (1) adlı eserini okumak lazım. Çünkü eser, M. Kemal’in hem bütün faaliyetlerine yer veriyor hem kurtuluş çareleri ar...

M. Kemal’in Suriye tasavvuru üzerine (5)

Bu serinin önceki yazılarında M. Kemal’in İstanbul’a döndüğünü; tekrar aynı komutanlığa yeniden atandığını ve kısa bir süre sonra başlayan İngiliz taarruzları sonucu geri çekilmeyi gerçekleştirdiğini yazmıştık. Bu beşinci yazıda kısaca Suriye’nin kaybına yol açan zorlu çekilmeye, M. Kemal’in Adana’daki faaliyetlerine yer vereceğiz. Tarihi çekilme İngiliz taarruzları 19 Eylül’de başladığında c...

M. Kemal’in Suriye tasavvuru üzerine (4)

Bir önceki yazımızda M. Kemal’in 7. Ordu Komutanlığından istifasını ve İstanbul’a dönüşünü ele almıştık. Ardından başlayan İngiliz taarruzlarının Kudüs’ü düşürdüğünü belirtmiştik. Bu yazıda kısaca müteakip gelişmelere değineceğiz. M. Kemal, dönüş öncesinde, hem kendisine Yıldırım Ordular Grubu (YOG) Komutanı Falkenhayn tarafından teslim edilen altınları yeni komutana teslim etmiş ve se...

M. Kemal’in Suriye tasavvuru üzerine (3)

İlk iki yazıyı okuyanlar hatırlayacaktır. M. Kemal’in 7. Ordu Komutanı olarak Halep’ten yazdığı 20 Eylül 1917’de tarihi raporu öncesiyle birlikte ele almıştık. Bu yazıda anılan raporun ardından meydana gelen gelişmelere yer vereceğiz. Cemal Paşa, rapordaki görüşlere katıldığını bildirir (23 Eylül). Bunun üzerine M. Kemal Paşa, Cemal Paşa’ya, 24 Eylül 1917 tarihli ikinci bir rapor daha gönderi...

M. Kemal’in Suriye tasavvuru üzerine (2)

Önceki yazıda M. Kemal’in 2. Ordu Komutanlığı'ndan (Diyarbakır) 7. Ordu Komutanlığı’na (Halep) atanmasını ve öncesini ele almıştık. Geçen yazıdan hatırlanacağı üzere Mart 1917’de Bağdat düşmüş, İngiliz kuvvetleri Bağdat’ın kuzeyine ulaşmışlardı. Almanların düşüncesi, Arabistan Yarımadasını İngilizlere kaptırmamak, harp sonrasında bu bölgeleri Osmanlı’nın eline bırakmamaktı. Falkenhayn, bu mak...

M. Kemal’in Suriye tasavvuru üzerine (1)

Ülkenin gündemini sekiz yıldır oluşturan büyük bir sorunla karşı karşıyayız: Suriye. Üzerinde yapılmadık yorum kalmadı. Ama konunun geçmişi günlük tartışmalara pek yansımadı. Acaba M. Kemal geçmişte bu konuda ne düşünmüştü? Aslında bu konuda bir kitap bile yazıldı: Atatürk’ün Kaleminden Suriye ve Irak. (1) Ancak kitapta yazılanlara günlük yazılarda ve sözlü anlatımlarda yeterince yer verildiği söy...

M. Kemal, Sivas ve manda konusu

Bir önceki yazıda, Sivas Kongresi’ni kısaca ele almıştık. Amerikalı General Harbord’un, başarısızlık halinde hareket tarzının ne olacağı sorusuna verdiği tarihi yanıta yer vermiştik: “Millet hayatta oldukça ve fedakârca teşebbüslerine devam ettikçe başarısızlık söz konusu olamaz.” Aslında Sivas Kongresi’nin içe ve dışa dönük etkileri olmuştur. Dışa dönük olarak ABD, İngiltere ve Fransa üzerind...

Mustafa Kemal ve Sivas Kongresi

Bir önceki yazımızda, Erzurum Kongresi’nde seçilen Heyeti Temsiliye’nin başkanı M. Kemal ve heyet üyelerinin kısmen maceralı Erzincan-Sivas yolculuğundan sonra 2 Eylül’de Sivas’a geldiklerini ve coşkulu olarak karşılandıklarını yazmıştık. Kongre için yola çıkan delegelerin tamamı Sivas’a gelememişti. Ancak gecikmeye mahal vermeden 4 Eylül’de Kongre toplandı. Kongrenin toplanması için acele edildi....

M. Kemal ile Erzurum’dan Sivas’a

Askerlik hem bir bilim hem de bir sanat olarak tanımlanır. Tabii yapmasını bilenler için… M. Kemal’in görevden alınmasından sonra istifa ettiğini biliyoruz. Artık asi bir paşa idi. Rauf Bey’le birlikte tutuklanması istenmişti. Karabekir Paşa, emri verenlere durumun buna uygun olmadığını rapor etmişti. Kaotik bir ortamda yapılan Erzurum Kongresi kararlarının yayımından Sivas için yola çıkıncaya kad...

  • 1
  • 2