Doğan Kuban

Osmanlı’da yok’ların toplamı, Türkiye’nin bugünkü cehaletine aşağı yukarı eşittir

"Osmanlı kültür üretiminin, Rönesans’tan sonra, Avrupa ile karşılaştırılması olanaksız geri kalmışlığını bugüne bağlayan cehalet damarı topluma anlatılmalıdır. Bu artık bir politika konusu değildir. Gerçekleşmezse çağdaşlaşma dış merkezli mekanizmaların yönlendirmesine göre şekillenecektir." Doğan Kuban Toplumun kendi tarihini afyon olarak çekmekten kurtulması gerek. Bu afyon bazı boyutları fazla ...

Toplumun en tehlikeli cahilliği

Birkaç ay önce Cumhuriyet gazetesi 30 yıldır ek olarak çıkardığı bilim ve teknoloji dergisini kapattı. On yıldır dergiye yazanlardan biri olarak bu olaydan sonra Türkiye de sanat, felsefe, düşünce, bilim konularında ki yayınların içerikleri okurları ve toplumun bu bağlamdaki eğilimi üzerinde daha fazla düşündüm. Doğan Kuban *** Gerçi moda, spor, turizm, sosyete konuları bütün dünyada yayınların ağ...

Bugüne nasıl geldiğimizi unutursak

Türkiye Osmanlı İmparatorluğu gibi yok olmasa bile, 21. yüzyıl statüsünü bağımsız devlet olarak sürdüremeyebilir. Bu düşünceleri cahil bir topluma anlatmak zordur... Doğan Kuban İlk kez otomobile binen Laz arabanın hızından etkilenerek 'Binmişiz bir alamete, gidiyoruz kıyamete!’' demiş. Bugün dünya, kontrol edilemez bir hızla değişiyor. Buna gelişme ve yenileşme deniyor. İnsanların aydınlanmamış ç...

Kuban: İnsanlığın en utanç verici görüntüsü açlıktır.

Doğan Kuban’ın Herkese Bilim Teknoloji dergisinin 23 Eylül tarihli 26. sayısında yayınlanan ve çok ses getiren “Anayasamızın ilk maddesi olmalı: Kimse aç bırakılamaz!” başlıklı yazısının tümünü yayınlıyoruz. ***  Her gün daha zengin olmak için yollar arayan sözde insanlığın, bir milyar insanın aç bırakılmasını günümüzde kabul etmemeliyiz. Bunu gösteriş, reklam, politik propaganda olarak yapmak da ...

Doğan Kuban: İstanbul ülkeyi çökertecek, kalkınmaya engel noktaya ulaştı

Çelişik gibi görünen bu söz, İstanbul’un birçok alanlarda örnek ve öncü olduğunu yadsımak için değildir. İstanbul’un başını alıp gitmesi, ülkeye yayılması gereken çağdaş davranışların, teknolojinin önünü kesiyor. Halkı ve işverenleri kendine çekip, çağdaş etkinlikleri inhisarına alıyor. İstanbul ulaştığı megalopolis boyutlarıyla, ülkenin vücudunun taşıyamayacağı bir koca kafa haline dönüşen, ekono...

Kimlik sorunu yaratan dil ve ulus aymazlığı

"Toplumun yaratıcılığına kilit vuran tarihi bir iç mekanizma olmalı.. Kendi tarihi ile ilgilenmeyen bir toplumun bütün yaşamını etkileyen ağır bir kimlik sorunu ortaya çıkmıştır. Sonucu bugünkü Türkiye’dir. Türk halkı, bayramda dönme dolaba binmiş çocuklar gibi, ithal teknolojinin sunduğu oyuncaklar peşinde, çığlıklar kopararak dolanıyor." Doğan Kuban İkinci Dünya Savaşı içinde üniversiteye başvur...

Türkiye’de cehaletin doğası

Neyin cehalet olduğunu yeniden tanımlamadan, cehaletten söz etmenin anlamsız olabileceğini yeni öğrendim. Önce yaşadığımız dünyanın, sözünü ettiğimiz dünyadan farklı olduğunu, sonra bilgimin, ciddi bir çaba gösterdiğim halde, toplumun ve dünyanın içinde yaşadığı değişimi anlayacak kavramsal aydınlığa sahip olmadığını anladım. Doğan Kuban Dünyada olan bitenleri yüzeysel olarak anlıyoruz. Fakat bunl...

90’lı yaşlardan genç kuşaklara temel mesajlar

Sevgili Okuyucular, Uzun bir yaşamın sonunda politikacıların söyledikleri ve medyanın yayımladıklarının genelde tam gerçeği yansıtmadığını öğrendim. Herkes kendi gerçeğini anlatıyor. Doğan Kuban Çünkü yalan da bir gerçektir. Fakat öğrenemediğimiz, bazen öğrenmek istemediğimiz, bazen bizden saklanan, bazen istesek de öğrenemeyeceğimiz hepsinden büyük bir dünya daha var. Bunu hepiniz test edebilirsi...

Türkiye’nin ve dünyanın geleceği bilim ve teknoloji

Günümüzde bilim ve onun yaratacağı teknolojinin temel görevi insanlığın gelecek perspektifini karartan öngörüleri ortadan kaldıracak teknik potansiyeli yaratmaktır. Çağdaş yaşamın aşını pişiren kazan bilim, dağıtan kepçe de teknolojidir. Bilimin insan yaşamının ruhsal dengesini bozduğu bağlamında Husserl’in fenomenolojisinden bu yana ileri sürülen kanımca içeriksiz görüşler, saf bilimsel düşünceni...