Doğan Kuban

Türkiye’de aydınlanma oldu mu?

Aydınlanma (Enlightment, İllumination) kavramı Avrupa’dan geldi. Daha önce göçer Türkler Çinli ile, Budizmle, Ortaasya ile, İslamla, Anadolu ile, Bizansla da aydınlandılar. Fakat çağdaşlaşma anlamında kültürel aydınlanmanın tek anlamı Avrupa Rönesansının başlattığı ‘Aydınlanma’nın neredeyse 20.Yüzyıla kadar süren, Ortaçağ sonrası tarihidir. Sanayileşme ile birlikte dünyanın yaşam ‘mode’unu saptaya...

İnsan sevgisiyle başlayan yeni bir düzene ihtiyaç var!

Dünyanın geleceğini kurtarmanın uygarlıklar, dinler, ırklar, diller, ideolojiler dışında bir tek olasılığı var. Bilim adamlarının iklimle ilgili olarak dile getirdikleri, insanlığın tümünü yok edeceği öngörüsünün yakın tehdidini de düşünürseniz, bugün yapılması gereken, bütün toplumların ziyafetler düzenleyerek birbirlerini ağırlamasıdır. Bu dünyada geçerli söylemlerle çelişen çok açık bir durum. ...

Uygar, çağdaş olabilendir

Uygarlık, çağdaş olmakla örtüşen bir toplumsal niteliktir. Bir elinde telefon, otomobil içinde Fatih dönemini sayıklayan insanlar, dengesiz psikoloji olaylarıdır. Aztek uygarı Meksikalı, Han Çağı uygarı Çinli, Rönesans uygarı İtalyan, Osmanlı uygarı Türk, çağdaş değillerdir. Tarihe özlem duyanlar, ya da metafor olarak, geçmiş bir dönem özellikleriyle tanımlanmak isteyenler olabilir. Amazon yerlile...

Descartes’ın bir cümlesi ve yeniden virüs salgınına dair

Descartes üzerinde yazmağa koyulmuş iken, karşı karşıya olduğumuz virüs felaketi aklımı meşgul etmeye devam ediyordu. Şu anda Virüs, Descartes’dan daha önemli. Nasıl savaşacağını bilmeden kaybolup giden yüzlerce vatandaş var. Fakat düşmanın ne kendisini ne de silahlarını henüz çok iyi bilmiyoruz. Koronavirüs’ün neden olduğu ölümcül saldırı bütün dünyayı dehşete düşürdü. Descartes’ın ünlü aforizmas...

Bilimde yeni aşama: “Derin Ekoloji”

Türkiye’nin geleceği için herkes reçete yazabilir. Fakat bu, ‘Ne olacak bu ülkenin hali?’ sorusunu soranların sayısını azaltmaz. Sayıya, hesaba ve matematiğe dayalı olan teknoloji dünyasında içi boşalmış geleneklere dayalı istekler gerçekleşmez. Ülkenin içine düştüğü durum bunu sayısal olarak kanıtlıyor: Dış borç çok. Ödemekte zorlanıyoruz. Devlet kurumlarının gelirlerine el koydu. İşsiz sayısı ar...

Bugünden yarına uygar olunmaz

Uygar yaşayan ve davranan bir toplum olamadığımızı biliyorum. Fakat bir Devrim çocuğu olarak, uygarlığı örgütlenme ve davranışlara indirgeyip, ithal edilebilen bir mal gibi düşünmek gibi bir yanlışa düştüğümü geç anladım. Devrim bir hızlanma ve yetişme programıydı. Nasıl okul ve üniversite açmak bilim ve teknoloji üretmekle eş değilse, çağdaş örgütlenme uygarlaşmak değildir. Fes Osmanlı’yı, kasket...

Türk mü, Osmanlı mı?

1950’den sonra doğmuş, kendi tarihini hiç öğrenmemiş, kimliğini şaşırmış adamların artması toplumsal cehaletin artışının göstergesidir. Bu ülkenin geleceği için farkında olmadıkları korku verici bir tehdit içeriyor. Türkiye’nin geleceği eğer hayır-evet terazisi ile belirlenecekse, bu ülkeyi pazarlık konusu mal olarak düşünen ilkel, ve ancak cahil bir toplumda olabilecek bir acıklı gelişmedir. Bu d...

Uygar toplumu yaratmak

Avrupa düşüncesinin geliştirdiği uygarlık kavramının kesin bir tanımı yoktur. Çünkü her ulus ya da toplum, her tarihçi kendi uygarlığından söz ediyor. Eğer ‘Uygar’lık her toplumun kendi kültürüne özgü davranışlar bütünü olarak kabul edilse, Pigmelerle Almanların uygarlıkları eşit mi olacak? İstanbul, Viyana ya da Siirt arasında uygarlık farkı kalmayacak mı? Bu saçma sonuç uygarlıkla kültür sözcükl...

Bilimsel araştırma yokluğu

İnsanların araştırma yeteneği konusunda farklarının temel nedeninin yetiştikleri ortam ve öğretim olduğunu biliyoruz. Bu sığlık coğrafi ve tarihi koşullarla bir dereceye kadar açıklanabilir. Gözlem yeteneği, insanın sosyal yaşantısı ile ilgilidir. Göçerlerin uzun süreli, periyodik gözlem yapması, yerleşmiş olan toplumlara göre çok sınırlıdır. Kaldı ki buna ilişkin bir bulgu da yoktur. Göçer av ve ...