Özlem Yüzak

Maden, sansür… Bilim, demokrasi…

Bilim gerçeği ortaya çıkarmakla ilgilenir. Demokrasi ise insanlar arasındaki eşitlik sorunu ile... Bir ülkede ikisi de yoksa ya da çok zayıfsa? İşte öyle ülkelerde maden kazaları daha doğrusu cinayetleri olağandır. Sıklıkla yaşanır. İhmale sebep olanlar, suçlular cezalandırılmaz, ortalarda dolaşır işlerini yapmaya devam ederler. Öyle ülkelerde can verenler şehit mertebesine yükseltilir, üç kuruş p...

Bilim… Çin, ABD… Ve tabii Türkiye

Şu içinde yaşadığımız ülkeye bir de bilim dünyası gözlüğünden baksak ya... Bir bilim insanı üstelik dünya çapında tanınan, bilimsel araştırmalarını yurtdışında yürüten biri... İsmini vermeyeyim. Boğaz’a nazır Çamlıca tepesinde yükselen caminin 300 milyon dolara mal olduğunu duyunca şaşırdı. “Bu para eğitime, bilimsel araştırmalara aksa daha iyi olmaz mıydı?” deme gafletinde bulundu. “Bu ne ki” ded...

Cehaleti ‘normal’ karşılamaktan vazgeçtiğimizde…

İş, eğitime gelince para yok... Hiçbir zaman olmadı. Bu kafa ile hiç olmayacak... Cumhuriyet’in dünkü haberi: “Milli Eğitim Bakanlığı yıl sonuna kadar 3 bin anaokulu, 40 bin anasınıfı yapıp eskileri de onaracaktı. Ama çıktığı ihalelerden eli boş döndü. 28 ihale açıldı, sadece 2’si sonuçlandı. 26 ihale iptal edildi.” Gerekçe, ayrılan bütçenin 3 milyar TL olması ve gelen tekliflerin ayrılan ödeneğin...

Sıcaklar, yangınlar, krizler… Ve ötesi

Nereye doğru gidiyoruz? Bugüne kadar yaşananlar, bundan sonra yaşanacak daha ağır koşulların habercisi gibi.. Aşırı sıcaklar, orman yangınları, ekonomik kriz... Hepsi artçılları ile birlikte üzerimize doğru geliyor. Su kıtlığı, enerji krizi, göçler, yeni hastalıklar, salgınlar, savaşlar... Küresel sorun. Sistemin hiç de doğru yürümediğini hatta çökmekte olduğunu gösteriyor. Avrupa, ABD ve Asya’da ...

Evrende bir kum tanesi…

James Webb Uzay Teleskopu’nun adını duymuşsunuzdur. Uzaya gönderilmiş en güçlü teleskop. Kurban Bayramı’nın ortalarında NASA (ABD Uzay İstasyonu) bu teleskop ile evrenin çok çok küçük bir bölgesinden (gökyüzünde bir kum tanesi kadar küçük nokta) alınmış fotoğrafları yayımladı. Bu fotoğraf ile evrenin 13 milyar yıl öncesine kadar gidildi. Evren 13.8 milyar yaşında, yani neredeyse en başa bakıyoruz....

Bilim… En temel çıkış yolu… Ama böyle değil

Savaş, ekonomik kriz ve “geleceğe ilişkin inanılmaz belirsizlik” üçgeni içinde bilim konuşmak... Bilimin ve bilimsel doğruların, aynı zamanda bunlardan çıkışın da yol göstericisi olduğunu bilmek... Bir yandan rahatlatıcı, öte yandan Türkiye’nin bu konudaki ataletsizliği iç acıtıcı... Üniversitelerde yaşananlara her gün bir yenisi daha ekleniyor. Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinin direnişi, ü...

Şu dünyayı kadınlar yönetse…

Tam da bu sıcak gündemin tam ortasında, kutuplaşmanın, nefret söylemlerinin içinde debelendiğimiz, bir kar olayının bile iktidar tarafından siyasi malzeme olarak kullanıldığı şu günlerde şöyle bir arkamıza yaslanıp hayal etmemizin önünde ne engel var? Şu dünyayı kadınlar yönetse ne farklı olur? Örneğin savaşlar... Örneğin mülteci meselesi... Bu denli yoğun, bu denli acımasız, hesapsız yaşanır mı? ...

‘Yoksullaştıran büyüme’ ile nereye kadar?

Büyük hızla yoksullaşıyoruz. Ne enflasyon ne de dolar dizginlenebiliyor. Faiz inadını anlamak mümkün değil. Öte yandan ekonomi büyüme rekoru kırıyor. Peki, “yoksullaştıran” büyüme ile nereye kadar? Ucuz kredi dağıtma çabası neden? “Ucuz faizle beslenen ayrıcalıklı krediler var ya” diyeceksiniz. Tamam anlıyoruz, siyasal İslamın egemen sınıfı bu ranttan besleniyor. Ama o da bir yere kadar. Belirsizl...

Orta gelir, orta akıl… Ve Metaverse…

Hunharca diye de nitelendirebiliriz içinde bulunduğumuz koşuşturma durumunu. Nereye doğru gittiğimiz belli değil ama kapıldık bir dalgaya sürükleniyoruz. Enflasyon karşısında direnemeyip yükselen fiyatların peşinden koşuyoruz günü kurtarabilmek için... Bir yerlere varabilmek için koşuyoruz, bizi almayan taksilerin ya da kalabalıktan binemediğimiz otobüslerin peşinde.. Daha iyi yaşam, daha iyi koşu...