Yüksek teknolojili tarımının lider ülkesi: Hollanda

Erdal Musoğlu Y
Yüksek teknolojili tarımının lider ülkesi: Hollanda

Önce bazı özet bilgiler:

• Hollanda, 2000 yılında belirlediği, tarım üretimini %50 daha az kaynak tüketerek iki katına çıkarma hedefini gerçekleştirdi
• Ülkenin yüzölçümünün yarısı tarım için kullanılmakta
• Hollanda domates üretiminde dünya birincisi
• Seraların toplam yüzeyi Newyork’un Manhattan adasının 1.5 katı büyüklüğünde
• Bütün bunlar ülkenin 17 milyon yerleşiği ile dünyanın nüfus yoğunluğu en fazla ülkelerinden biri olmasına rağmen gerçekleştirildi.
• Hollanda’nın 20 katı büyüklüğündeki ülkemizin 2016'daki tarım ürünü ihracatı ise 20 milyar dolar...

Hollanda’da, örneğin patates üretimi, sürücüsüz traktörler ve toprağın kimyasını, nemini ve besleyicilerini ölçen drone’lar ile yapılıyor. Neredeyse her patatesin büyümesi ayrı ayrı izleniyor ve gerekli su ile besin maddeleri optimal biçimde ayarlanarak dünya ortalamasının iki katından fazla verime ulaşılıyor. Üstelik bu sonuca, 2000 yılında belirlenen ‘Tarımda yarı yarıya az girdi kullanılarak iki kat fazla ürün alınacak!’ stratejisi çerçevesinde, %90 daha az su harcayarak varılıyor.


Bitkiler, seralarda, hemen hiç kimyasal gübre kullanılmadan yetiştiriliyor ve kümes hayvanları için kullanılan antibiyotik miktarının 2009 yılından beri %60 azaltılması sağlanıyor. Hollanda bütün bunları nasıl başarıyor?

Ülkenin yarısı ekili alan

Gökyüzünden bakıldığında, yoğun yerleşimli ve nüfuslu Hollanda’da ekilmemiş hiçbir yer yok. Binalar bittiğinde hemen tarlalar, seralar başlıyor. Ülkenin yarısı tarım ve çiçekçilik için kullanılıyor. Yükseklerden bakılıdığında dev aynaları andıran seraların bazıları olağanüstü büyüklükte. Kuzey kutbu sınırından sadece 1500 km uzaklıkta bir coğrafyada bulunan bu iklim kontrollu seralarda yeryüzünün en çok ihraç edilen domatesleri yetiştiriliyor. Hollanda, patates ve soğan üretiminde de dünya birincisi. Daha da önemlisi, dünyadaki tohum ticaretinin üçte biriden fazlasının kaynağı da Hollanda.

Tarımın beyni Wageningen üniversitesi

Bu olağanüstü başarıların kaynağı ve sürücü gücü, Amsterdam’ın 75 km güneyindeki Wageningen üniversitesi araştırma merkezi (WUR). Dünyanın en tepedeki tarım araştırma merkezi olarak kabul edilen WUR, çok sayıdaki yenilikçi tarım teknolojisi şirketi ve deneysel çiftlik ağı olan Gıda Vadisi (Food Valley) ağının merkezinde bulunuyor. Bu ismin ABD’nin meşhur Silikon Vadisi’ni hatırlatması rastlantı değil. Silikon Vadisindeki Üniversite-Endüstri işbirliğinin simgesi Stanford üniversitesinin karşılığı Hollanda’da Wageningen üniversitesi.

Örneğin Üniversitenin Bitki Bilimleri grubu yöneticisi ve dünya çapında tanınan bir bitki hastalıkları uzmanı olan Prof. Ernst van den Ende, aynı zamanda dokuz endüstriyel işbirliği projesinin de sorumlusu. Kendisi, bizi bekleyen dev sorunları ancak bu şekilde çözebiliriz diyor. Dev sorunların başında ne mi geliyor? Dünyamız, gelecek 40 yıl içerisinde 10 milyara ulaşacak nüfusunu besleyebilmek için, geçtiğimiz 8000 yılda tüm çiftçilerin yetiştirdiğinden daha fazla gıda ürünü yetiştirmek zorunda! Eğer tarımda çok büyük bir verimlilik artışına paralel olarak o oranda su ve fosil yakıt kullanımını azaltamazsak bir milyardan fazla insanı açlığa mahkum edeceğiz.

WUR, 6 kıtada ve 140 ülkenin yönetimi ve üniversiteleri ile birlikte yürüttüğü binlerce projesi ile bu sorunu çözme konusunda iyimser ve umutlu. İşte birkaç örnek: Afrikada’ki kuraklığa karşı, topraktaki bakterileri kullanarak kendi gübresini oluşturan bitkiler yetiştirmek, hayvan yemi olarak yetiştirilen bitkiler yerine onlardan 150 kat daha fazla verim sağlayan çekirge üretmek, seralardaki hassas iklim kontrolüne ek olarak sürekli değişen LED aydınlatma ile mahsul verimini daha da arttırmak...

Sürdürülebilir tarımda da öncü

Hollanda’da hydroponic adı verilen, topraksız, yani bitkilerin köklerinin besleyici maddeler içeren suda yüzdüğü tarım da çok yaygın. Ülke, bu sayede, örneğin domates üretiminde ikinci olan ABD’nin birim yüzey başına kullandığı suyun 15 kat daha azını kullanıyor. Seralarda, bu yöntemle, yükseklikleri 6 metreye ulaşan tam 15 ayrı çeşit domates yetiştiriliyor. Çiftlikler, yenilenebilir enerjilerini ve gübrelerini, hatta ambalaj malzemelerini kendileri üretiyorlar. Sulama için ise toplanan yağmur suyu yeterli oluyor. Seralara girebilen zararlı böcekler ise, kimyasallar yerine, domateslere zarar vermeyen ama bu böcekleri yiyen akaryen böceklerle yok ediliyor.

GDO’lu tohum yerine moleküler ıslah

Hollanda, 2016 da 1.7 milyar doları bulan tohum ihracatı ile bu alanda da dünya liderlerinden. Ama bu tohumların içerisinde tek bir GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizma) ürünü yok. AB’nin çok sınırlayıcı regülasyon ortamı, GDO yöntemiyle geliştirilmiş bir yeni tohum üretimi için yüzlerce milyon euro ve 12-14 yıllık bir süre gerektiriyor.

Klasik bir yöntem olan ‘Moleküler Islah’ (Molecular Breeding) alanındaki son gelişmeler sayesinde ise, kontrollu doğal seçim uygulanarak, bir bitki türünün istenen özelliklere sahip olması sağlanabiliyor. Bu da , 1 milyon euro’nun altında bir yatırım ile ve 5-10 yıllık bir sürede gerçekleştirilebiliyor. Söz konusu yöntemin, başlangıçta, günümüzden on bin yıl önce, Mezopotamya’lı çiftçiler tarafından da kullanıldığını belirtelim.. Hollanda’da türü ıslah edilmiş yüksek verimli ve hastalıklara dayanıklı tohumlara bir örnek: Rijk Zwaan serasında üretilen tek bir domates tohumu tam 75 kg domates vermekte!

Yazımızı son bir yüksek teknoloji uygulaması ile bitirelim

Hollandalı tarım teknolojisi firmalarından birinin geliştirdiği elde tutulan bir cihaz, toprağın pH’ı, organik madde içeriği ve bazı diğer özelliklerini ölçerek, akıllı bir cep telefonu aracılığı ile merkezdeki bir veri tabanına iletmekte. On dakikadan az bir sürede ise bu toprak için gerekli optimal besleyiciler ve gübreleri içeren ayrıntılı bir rapor alınmakta. Birkaç dolar karşılığı sunulan bu hizmet, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, toprakları henüz hiç analiz edilmemiş çiftçilerin bile ürün kayıplarını çok büyük ölçüde azaltmalarını sağlamakta.

Ülkemiz için çıkarılacak dersler mi? Ne gerek var canım! Biz, zaten, fasulyelere ilahiler dinleterek iki kat fazla büyütmüyor muyuz?...

Erdal Musoğlu / emusoglu@gmail.com

Kaynaklar:
http://www.nationalgeographic.com/magazine/2017/09/holland-agriculture-sustainable-farming/
http://www.dailymail.co.uk/sciencetech/article-4863106/The-hi-tech-future-farming-Netherlands.html
Wikipedia, Molecular Breeding

Bu yazı HBT'nin 83. sayısında yayınlanmıştır.

Erdal Musoğlu