Büyükler giremez!

Tanol Türkoğlu
Büyükler giremez!

ABD Başkanlık seçimlerindeki, Brexit halkoylamasındaki rolünden bu yana Facebook’un tepesinde kara bulutlar dolaşıyor. Facebook’u da Microsoft’un ya da AT&T’nin başına gelenler mi bekliyor? Facebook şirket olarak birkaç parçaya ayrılmak zorunda kalabilir mi?

1980li yıllarda da anımsanacağı üzere benzer bir durum AT&T’nin başına gelmiş ve şirket birkaç küçük şirkete bölünmek zorunda bırakılmıştı. Benzer bir durumla Microsoft da karşılaştı. Federal mahkemenin verdiği ikiye bölünme kararı bir süre sonra para cezasına dönüştürülmüş ve şirket bölünmekten kurtulmuştu. Ancak bu dava ile ilgili midir değil midir bilinmez, bir süre sonra Bill Gates şirketteki aktif görevini bırakmıştı.

Instagram, WhatsApp gibi sosyal medya platformlarının Facebook’un malı olduğunu hatırlayalım. Facebook Instagram’ı 2012’de sadece bir milyar dolara, WhatsApp’ı ise 2014 yılında 19 milyar dolara satın almıştı. ABD’de bir senatör geçtiğimiz günlerde sadece Facebook’un değil onun gibi devasa hale gelmiş şirketlerin bölünmesine neden olacak bir yasa üzerinde çalışacağını duyurdu. Senatörün bu çalışmalarının Facebook üzerinden de duyurulması-tartışılması süreçlerine Facebook engelleme getirince sinirler gerildi. Bir süre sonra şirket geri adım atmak zorunda kaldı.


Öte yandan ABD’nin ilgili federal kurumları Facebook’un geçtiğimiz yıllarda yasalara aykırı bir faaliyet içinde olup olmadığını da araştırmaya başladı. Tam da bu sırada Facebook’un iki kritik tepe yöneticisinin istifa haberi geldi. Bunlardan Chris Cox uzun yıllardır Facebook’un ürün yöneticisi idi Chris Daniels ise WhatsApp uygulamasını yönetiyordu.

Bütün bu puslu, rahatsız havanın içinde bir de Yeni Zelanda’daki vahşi terör olayının Facebook üzerinden yayınlanması yangına adeta körükle gitmek gibi bir tabloyu ortaya çıkardı. Facebook son dönemde gerek insan gerekse de yapay zekâ imkânlarıyla nefret söylemine neden olan içerikleri tespit edip engelleme çalışmalarına hız vermişti. Ancak milyarlarca kullanıcısı olan bu sosyal medya platformlarında bu tür paylaşımları anlık olarak önleyebilmek ne kadar olası tartışılır. Yeni Zelanda videoları da engellendi ama iş işten geçtikten sonra!

Zaten Zuckerberg’in işin ehli olmayan ABD’li senatörler tarafından geçen yıl yapılan sorgulamasından beri tüm dünyada Facebook’a karşı yavaş da olsa bir antipati oluşmaya başlamıştı. Samimi bir şekilde tembellik yaptığını, bundan sonra işleri daha sıkıya alacağını itiraf eden Zuckerberg’in bu yaklaşım modeli Facebook’un imajını düzeltmek için yeterli olmayacak gibi.

İlginçtir tüm bu tabloda gözardı edilen bir husus var. O da Facebook kullanıcı profilindeki değişiklik. Facebook bugün Y veya Z kuşağının oluşturduğu genç kuşağın terk etmeye başladığı bir platform haline gelmekte. Onların yerini dijital imkanları zar-zor ve geç idrak etmekte olan kıdemli kuşaklar alıyor. Yaşları ellinin üstünde olanlar! Bu kuşak mensupları dijital bir platformda bir içerikle karşılaştıklarında önce bunun doğru olduğunu varsayıyor; yanlış değil. Hal böyle olunca “kandırılmaları” da “yönlendirilmeleri” de kolaylaşıyor. Bu da platformun global güvenilirliğini zaafiyete uğratabiliyor. Belki de Facebook gibi sosyal medya ortamlarına üye olmak için belli bir yaşın üstünde olmak değil de altında olmak kuralı konsa daha sağlıklı olur(du) : Elli yaşından büyükler giremez!

Tanol Türkoğlu / tanolturkoglu@gmail.com

Bu yazı HBT'nin 156. sayısında yayınlanmıştır.

Tanol Türkoglu