Türkan Saylan Bilim Ödülü’nü Şahin Hanalioğlu aldı

Duyuru ve Etkinlikler Öne Çıkanlar
Türkan Saylan Bilim Ödülü’nü Şahin Hanalioğlu aldı

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Prof. Dr. Türkan Saylan’ın 17. ölüm yıldönümünde dolayısıyla 18 Mayıs akşamı Levent, İş Kuleler salonunda düzenlediği anma töreninde 16. Türkan Saylan Bilim ve Sanat Ödülleri’ni de açıkladı. Bilim Ödülü’ne, beyin ve sinir cerrahisi alanındaki özgün çalışmaları nedeniyle Doç. Dr. Şahin Hanalioğlu’na, sanat ödülüne ise “Korkunun Kıyılarında” adlı öykü kitabıyla yazar Buket Arbatlı değer görüldü.

Bilim Akademisi Genç Bilim İnsanını Destekleme programında tıp alanında verdiği az sayıda ödülün arasından bir kişiyi her yıl Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Türkan Saylan Bilim Ödülü sahibi olarak da açıklıyor. Bu işbirliği için ÇYDD’ye teşekkür eden Bilim Akademisi Başkanı Hakan Sedat Sorer Hacettepe Tıp Fakültesi Beyin Cerrahisi Anabilim Dalından Doç. Dr. Şahin Hanioğlu’nun bu yıl ödüle layık görüldüğünü şu sözlerle açıkladı;

“Benim kendisiyle eski bir hocası olarak, eski bir Hacettepli olarak tanışmışlığım var. Şahin Hanalioğlu Hacettepe Tıp Fakültesi^nde okurken MDPT programından da mezun oldu. Yani bir anda tıp fakültesinde okurken diğer yanda da doktora yaptı. Doktorasını nörobilim alanında yaptı ve daima başından beri beyin cerrahi olmak gibi bir hevesi de olduğunu biliyorum. Beyin cerrahisi gibi uzun ve meşakkatli bir eğitimi başarıyla tamamladı. Ama bizim bilim ödüllerini verirken temelde ön planda tuttuğumuz en önemli kriter bağımsız bilim insanı olup olmadığı. Yani bağımsız birim insanı olmaktan kastımız da aslında kendi motivasyonuyla kendi bulduğu fikirler ve onun etrafında kurduğu bir araştırma alanı yaratabiliyor mu? Bu araştırma alanında örnek olabilecek araştırmalar yapabiliyor mu? Hanioğlu, gerek Türkiye’de gerekse mezuniyet sonrasında yurt dışında Amerika’da özellikle de Fullbright bursuyla yaptığı çalışmalarla birlikte olgunlaşmış ve kendi araştırma programını oluşturabilecek kapasiteye erişmiş bir araştırmacı olduğu için seçildi. Hanioğlu, beyin cerrahisi alanında özellikle beyin tümörleriyle ve nöronların birbiriyle bir şebeke gibi kurduğu ilişkiyi incelerken, matematik ve yeni bilgisayar bilimleriyle ortak çalışmalarıyla da ön plana çıkmış bir genç araştırıcıdır. Ayrıca bu konularda hem Bilkent Üniversitesi hem de Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ ndeki araştırma gruplarıyla ortak çalışmalar da yapıyor.” diyerek başarılı çalışmaları için Şahin Hanalioğlu’nu tebrik etti.


Ödülünü Prof. Sorer ve Prof. Yüksel’in elinden alan Şahin Hanalioğlu; “Böylesi anlamlı bir ödüle Prof. Dr. Türkan Saylan’ın ismini taşıyan bir bilim ödülüne layık görülmek benim için gerçekten büyük bir onur ve aynı zamanda da önemli bir sorumluluk.” diyerek başladığı konuşmasında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne ve Bilim Akademisi’ne ve emeği geçen herkese bu ödüle layık gördükleri için ve bu önemli ödülü başlattıkları için teşekkür etti.

Türkan Saylan’ı çocukluğundan hatırladığını, ona umut ve güven verdiğini, heyecan verdiğin, bir genç olarak adanmışlığı, cesareti, çağdaş Türkiye’nin gelişmesine olan katkısı ile motive ettiğini,esin kaynağı olduğunu belirten Şahin Hanalioğlu konuşmasında, “Türkan Hoca yalnızca çok değerli bir hekim ve bilim insanı değil aynı zamanda Cumhuriyet değerlerini, çağdaş eğitimi, fırsat eşitliğini, toplumsal sorumluluğu bütün yaşamı boyunca savunmuş büyük bir aydındı.Türkiye Cumhuriyeti onun gibi bir değere sahip olduğu için şanslı. Benim için çok önemli insanlardan bir tanesi demiştim ama aynı zamanda tabii ki hepimizin burada defaatle ifade ettiği gibi büyük Atatürk’ün de açtığı yolda kurduğu bu büyük Cumhuriyetin en önemli değerlerinden bir tanesi oldu. Hakan hocam beni takdim ederken yurt dışındaki çalışmalarımdan da bahsetti. Ben beş defa yurt dışına gidip beşinde de geri döndüm. Hep aklımda büyük Atatürk’ün o dönem yurt dışına gönderdikleri genç öğrencilerin birine telgrafta yazdığı gibi, ‘Sizleri birer kıvılcım olarak gönderiyorum. Aleviler olarak geri döneceksiniz.’ sözü her gittiğimde hafızamda çok canlı olarak kaldı. Fullbright bursuyla da gitsem, Harvard’a da gitsem orada kalmak için veya kariyerime devam etmek için birçok teklif de olsa hayır, benim Türkiye’de kendi vatanımızda yapacaklarım ya da katkılarım çok daha önemli olacaktır, diye düşünerek ülkemize döndüm. Yine benzer bir  metafor Türkan Hoca’nın, ‘bir ışıkta siz yakın’ metaforu. Ben o ışığın buna inanan insanlar var oldukça etraflarını aydınlatmaya devam edeceğine hep inandım. Bütün çalışmalarımı da aslında bu temel üzerine şekillendirmeye çalışıyorum. Bir hekim, bir beyin cerrahı, bir bilim insanı, bir araştırmacı olarak çalışmalarımı Hakan hocamın belirttiği gibi beyin cerrahisi alanında beyin tümörlerinin, beyin anevrizmalarının patofizyolojisi, mekanizmalarının anlaşılması, beyinle ilgili zorlu ve karmaşık problemlerin çözümüne yönelik çalışmalar yapmak üzerine şekillendirmeye çalışıyorum. Bu anlamda, çalışmalarımın ana motivasyonu, sadece yayın üretmek ya da akademik kariyer yapmak için değil, insan hayatına dokunmak, gençlere yol açmak ve bununla da yetinmeyip ülkemizin bilim ve teknoloji alanında, küresel ölçekte rekabet gücüne katkı sağlamak, bağımsızlığına katkı sağlamak. Bu anlamda da, ilham kaynağım Atatürk ve Türkan Hoca. Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olan bizlerin, bu büyük insanların kıymetini bilmemiz gerektiğini genç kardeşlerime, arkadaşlarıma bir kez daha naçizane yaşıtları veya akranları olarak hatırlatıyorum. Çünkü büyük çalışmaların, büyük işlerin ancak gerçekten kökleşmiş, kurumsallaşmış düşüncelerle, projelerle mümkün olduğunu düşünüyorum, inanıyorum.” diyerek ödülünü onu yetiştiren bu ülkeye, öğretmenlerine, hocalarına, ailesine, ona inanan bütün meslektaşlarına, çalışma arkadaşlarına, hastalarına, öğrencilerine ve kendini bilime adamış genç kardeşlerin ithaf etti.

Eğitim ve sağlık alanında yaptığı çalışmalarla toplumda kalıcı izler bırakan Prof. Dr. Türkan Saylan’a anıldığı gece ödül töreninin ardından Dengin Ceyhan’ın piyano dinletisi ile sona erdi.