Eskiden ülkelerin zenginliği topraklarının büyüklüğüyle, yer altı kaynaklarıyla ya da sanayi üretimiyle ölçülürdü. Bugün ise dünyanın en büyük rekabeti laboratuvarlarda yaşanıyor. Yapay zekâdan biyoteknolojiye, kuantum bilgisayarlardan yeni malzemelere kadar geleceğin ekonomisini belirleyecek yarışın merkezinde artık bilgi var.
Bu sayımızın kapak dosyasında tam da bu büyük dönüşüme odaklanıyoruz. OECD’nin son verileri, küresel Ar-Ge harcamalarının ilk kez 3,8 trilyon doları aştığını gösteriyor. Çin, satın alma gücü paritesine göre araştırma ve geliştirme yatırımlarında ABD’yi yakalamış, hatta çok az farkla önüne geçmiş görünüyor. Bilim artık yalnızca üniversitelerin konusu değil; ekonomik büyümenin, teknolojik üstünlüğün ve jeopolitik rekabetin en önemli belirleyicisi.
Peki bu yarışta Türkiye nerede duruyor? Ar-Ge yatırımlarımız son yıllarda önemli ölçüde artarken, bu yatırımlar neden aynı hızla yüksek katma değere dönüşemiyor? Bunun önündeki engeller neler, 52 bin yayının etki derecesi nedir, büyük çoğunluğunun hiç okunmadığı makale yayınlanması ülke bilimini değersizleştiriyor. Akademik özgürlüğün ve liyakata dayalı atamaların olmadığı ülke bilimde nereye varabilir? Bu yanıtlarını kapsamlı bir dosyayla ele alıyoruz.
Bu sayıda başka neler var?
Kanser tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilecek ilk PROTAC ilacının FDA onayı alması, yalnızca kanser değil Alzheimer gibi birçok hastalık için de umut veriyor. Hücrenin kendi “geri dönüşüm sistemini” kullanan bu yaklaşımın tıpta yeni bir dönemin başlangıcı olabileceği düşünülüyor. Yağmur Kan yazdı.
İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türker Kılıç ise okuru bu kez iki bin altı yüz yıl öncesinin Milet’ine götürüyor. Anaksimandros’un “apeiron” kavramından hareketle insan zihninin doğayı anlama serüvenini ve bağlantısallık bilimine uzanan düşünsel yolculuğu anlatıyor. Çünkü bilim tarihi, çoğu zaman yeni bilgilerden çok yeni bakış açılarının tarihidir.
Teknoloji sayfalarımızda yapay zekâ bu kez iki farklı yönüyle karşımıza çıkıyor. Bir yanda doğada bulunmayan 16 yeni virüs tasarlayarak antibiyotik direncine karşı umut veren, ama biyogüvenlik tartışmalarını da beraberinde getiren çalışmalar; diğer yanda ise sosyal medyada giderek ustalaşan dezenformasyonu yakalayabilmek için geliştirilen yeni yöntemler… Yapay zekâ yalnızca yeni olanaklar değil, yeni sorumluluklar da getiriyor.
YZ’yı yönetecek insanlar gerekli
Bu tartışmayı Tanol Türkoğlu farklı bir açıdan sürdürüyor. “Yapay Çırak” başlıklı yazısında, üretken yapay zekânın mesleklerin görünmez öğrenme basamaklarını ortadan kaldırdığına dikkat çekiyor ve çok önemli bir soru soruyor: Çıraklık olmadan ustalık mümkün mü? Yakın geleceğin temel sorunu belki de yapay zekâyı yönetmek değil, onu yönetecek insanları yetiştirmek olacak.
Doğan Kuban ise mimarlık üzerinden çok daha geniş bir toplumsal meseleye dikkat çekiyor. Plansız büyümenin, rant odaklı yapılaşmanın ve ilkesiz kentleşmenin Türkiye’yi fiziksel bir çöküntü eşiğine sürüklediğini vurgularken, kentlerin yalnızca betonla değil ortak akıl, kültür ve kamu yararıyla inşa edilebileceğini hatırlatıyor. Ali Akurgal, Çin üzerine yazdı…
Bilim ve Beslenme sayfamızda son dönemin gözde takviyelerinden sığır karaciğeri kapsüllerini mercek altına alıyoruz. Gerçekten klasik demir ilaçlarından daha mı etkililer? Bilim insanlarının yanıtı, iddialar kadar kesin değil. Grafik Bilgi sayfamızda ise ilginç bir ekonomik tablo var: iPhone 17 Pro’nun dünyada en pahalı satıldığı ülke Türkiye. Aynı ürünün ülkeler arasında iki katı aşan fiyat farkları, vergi politikalarının ve ekonomik koşulların teknolojiye nasıl yansıdığını gösteriyor.
Hayvanlar Dünyası sayfamızda köpeklerin insan yüzündeki mutluluk, korku ve öfke gibi duyguları ayırt edebildiğini gösteren yeni araştırmayı aktarırken, Nilgün Özbaşaran Dede’nin hazırladığı Araştırma Gündemi bölümümüzde DNA’mızda keşfedilen iki gizemli “hayalet” insan soyundan, Güneş’in şimdiye kadarki en ayrıntılı görüntülerine ve hava kirliliğinin romatoid artrit üzerindeki etkilerine kadar bilimin gündemindeki önemli gelişmeleri sizlerle buluşturuyoruz.
Bilgi Küpü’ne bakın… Dizi yazımız “Sanatın insanı keşfi”nin ikinci bölümü, sanat ve bilim ilişkisi çok ilginç ve bilgilendirici. Bulmaca sayfamız, karikatür bantlarımızla her hafta sizlere zengin bir HBT sunmak keyifli bir iş…
***
Dijital HBT’de daha çok yazı var: Mesela Nostalji de artık büyük bir ticarete dönüştü… 3 yeni Asur kralı seçildi…Şirketleri yapay zeka mı yönetecek? 3 dakika yoğun egzersiz, 19 kanser türü riskini azaltabilir…
Dijital aboneliği size tüm arşivin de kapısını açacak, ve HBT’nin çok ihtiyacı olduğu maddi katkınızı da sağlayacak…
***
Bugün bilgi yalnızca yeni keşifler üretmiyor; ekonomiyi, sağlığı, kentleri, meslekleri ve hatta geleceğe bakışımızı yeniden şekillendiriyor. HBT olarak bu büyük dönüşümü bilimsel doğruluktan ödün vermeden izlemeyi ve sizlere aktarmayı sürdüreceğiz.
Sevgi ve saygıyla.
Özlem Yüzak