Dijital “Adem’in yaratılışı”

Tanol Türkoğlu
Dijital “Adem’in yaratılışı”

Sundar Pichai yakın zamanda Google’ın üst düzey yöneticiliğinden (CEO), Alphabet’in CEO’luğuna terfi etmişti. Alphabet bir holding. Google da onun bir “iştiraki”. Pichai Financial Times’da yayınlanan makalesinde bir şeyin altını çiziyordu: Yapay Zeka (YZ) alanında düzenleme yapılmalı! Doğru söze ne denir? Ama bunu kim yapacak? Amaç ne olacak?

Konu sadece ABD merkezli özel şirketlerin YZ alanındaki yatırımları olsa Pichai belki de bu beylik açıklamayı yapmak zorunda kalmazdı. Oysa YZ dendiğinde ABD’nin korkulu rüyası global bir rakip var ortada: Çin! Üstelik Çin, ABD kadar “açık” bir toplum olmadığından orada ne olup bittiğini tam anlamıyla kimse bilmiyor. Eldeki bilgiler Çin’in YZ konusunda dünyada en çok yatırım yapan dokuz şirketten üçüne sahip olduğunu teyit ediyor. Peki acaba Çin YZ alanında neler yapıyor? Neler yapmak istiyor? Ve bunlar (kapitalist) dünyayı nasıl etkileyebilir?

YZ’nin bu yüzyılda hangi kademelerden geçerek gelişeceği, yolları çatallanan bir bahçe. Sophia adlı robotuyla büyük sükse yapan Hanson Robotics’in kurucusu David Hanson gelecek yirmi beş sene içinde insan görünümlü androidlerin (humanoid) oy verme, çalışma, mülkiyet sahibi olma gibi “insani” haklar elde edeceklerini savunuyor. Bununla da kalmıyor. Bu tür varlıklarla insanların evlilik bile yapabileceğini iddia ediyor.


Büyük kırılım burada su yüzüne çıkıyor. YZ, sanayi devrimi paradigmasıyla isimlendirmek gerekirse, bir “makine” olarak mı kalacak? Yoksa “insan” (ve belki de ötesi) düzeylerde bir “varlık” türü haline mi gelecek? Pichai’nin düzenleme talebini bu açıdan irdelemek de gerekir. Olası bir düzenleme YZ’nin, gereğinde düğmesine basılıp kapatılacak bir makine düzeyinde (köle) kalması için mi talep ediliyor? Yoksa o safhayı geçip de insan düzeyinde haklara sahip olması hali de dikkate alınarak mı?

Tabloyu daha da karmaşıklaştıracak-ürkütücü hale getirecek bir başka teknolojik gelişme kolu da insan vücudunun gelecek yirmi-otuz senede nasıl dönüşeceği? Gelecekte de insan vücudu bugüne dek olduğu üzere sadece karbon temelli organlardan mı oluşacak? Yoksa hastalıklara veya yaşlılığa karşı gerçekleştirilecek teknolojik müdahaleler karşımıza yeni bir vücut türü mü çıkaracak? Günümüzün paradigmasıyla yorumlandığında yarı insan- yarı robot denilebilecek bir vücut!

Bugün makine denilen şeyin zamanla evrilerek hümanoid halini alması bir yanda. Karbon temelli insan vücudunun çeşitli nedenlerle hibritleşmesi diğer yanda. Otuz sene sonra bu iki canlı-varlık türünün karşı karşıya geleceği yer belki de bir orta nokta olacak. Ne tam makine ne de tam insan diye nitelendirilebilecek bir nokta! “Dijital Adem’in Yaratılışı”! Bu durum işleri kolaylaştırabilir. Çünkü soru artık “Bir makine nasıl olur da insan ile aynı düzeyde ele alınabilir?” olmaktan çıkacak. Görülecek ki makine gelişip de bir canlı-varlık türü haline gelirken insan da yerinde durmamış. O da makineleşmiş.

Son kertede şu olasılık üstüne düşünmeyi de ihmal etmemeli: YZ geliştirme konusunda yapılacak düzenleme ancak insanı bağlayabilir. Yarın YZ geliştirme işi de YZ’nin eline geçtiğinde o düzenlemelerin geçerliliği de bir tartışma konusu haline gelebilir!

Tanol Türkoğlu / tanolturkoglu@gmail.com

Bu yazı HBT'nin 201. sayısında yayınlanmıştır.

Tanol Türkoglu