Tekno-afet 2.0: Yapay Zekâ

Tanol Türkoğlu
Tekno-afet 2.0: Yapay Zekâ

Üniversiteye hazırlanırken gittiğim dersanede tanıştığım bir akranım, bilgisayar mühendisi olmak istediğimi öğrenince yüzünü ekşitmiş ve şuna benzer bir yorum yapmıştı: “İnsanları işsiz-güçsüz bırakacak sisteme katkı sağlayacaksın yani!” Seksenli yıllarda o tekno- afetin adı bilgisayardı. Bugün yapay zekâ!

Şu geçen kırk sene boyunca bilgisayarlar insanları işsiz bıraktı mı? Evet! Kâğıtla-kalemle-daktilo ile iş yapanlar içinden bilgisayar kullanmayı beceremeyenler oyun dışında kaldı. Onların yerini bilgisayar bilen yeni kuşaklar aldı. Her ne kadar oyundan çıkan her bir daktilonun yerine on tane bilgisayar geldiyse de teknoloji “yıkıcı”-dır! Oyundan çıkmak zorunda kalanlar için!

Eh yapay zekânın da benzer bir etki yapacağı ortada. İşlerin yapılış şekilleri değişecek. İnsanın zekâsı olmadan işlevsiz olan makineler insanın zekâsı olmadan iş görecek hale gelecek. Belli bir yaşın üstündeki işgücü yine oyun dışında kalacak. Onların yerini alacak genç kuşaklar ise zaten o bilişsel kapasite ile donatıldıklarından yeni dünyada kendilerine bir yer bulma konusunda zorluk çekmeyecek. Tabii eğer doğup-büyüdükleri ülkelerin kamu yöneticileri onlara bu donanımı sağlayabilmişse. Wikipedia’yı, Youtube’u yıllarca yasaklamamışsa, internet erişimlerini “sudan ucuz” hale getirmişse vs.


Ne var ki yapay zekâyı eleştirenlerin başka bir nedeni daha var. Sayılıp kayıt altına alınmadığı için bir bireyin yaşamı boyunca almış olduğu kararlar, yapmış olduğu şeyler orijinal geliyor. Oysa bunlar sayılıp döküldüğünde, bir analize tabi tutulacak şeyler olduğu ortaya çıkınca bu orijinallik ortadan kalkıyor. Yapay zekâ tam da bu sayıp-dökme ve analiz yapma imkânını sunma sözü veriyor. Yapay zekâ bireyin orijinal olduğu yanılgısını su yüzüne çıkaracağı için kara- haberci damgası yiyor.

Gerçi Borges yıllar önce bir öyküsünde bundan bahsettiğinde kimse alınmamıştı. Yaşam denilen şeyin şu kadar adet şu eylem, bu kadar adet bu eylemden mürekkep olduğunu, kişi kendisi için ne kadar varsa onları gerçekleştirdiğinde bunun adının ölmek olduğunu nazikçe belirtmişti. Şimdi yapay zekâ o edebiyat gerçekliğini hayata geçiriyor; o kadar!

En son ne zaman hiç dinlemediğiniz bir müzik parçasını dinlemek istediniz ve bunu gerçekleştirdiniz? Aynı soruyu farklı eylemler için de sorabilirsiniz. Farklı bir yiyecek tadmak, farklı bir mekanı ziyaret etmek vs.

Çeşitlendirme ile yaş ters orantılı seyrediyor. Bu durumda soru(n) da şekil değiştiriyor. Yapay zeka bireyi de toplumu da daha muhafazakar hale getirmeyecek. Daha ziyade onun halihazırdaki muhafazakârlığını su yüzüne çıkaracak. İşte problem de tam burada başlayacak. Bunun amacı bireyin tutuculuğundan kurtulmasını sağlamak mı? Yoksa onun daha çok tüketmesini sağlamak için, tüketim araçlarını(n pazarlanmasını) buna göre yeniden tasarlamak mı? Yapay zekâya yatırım yapanların kâr amaçlı global şirketler olduğuna bakarak hangi seçeneğin daha gerçekçi olduğunu tespit etmek kolay. Yapay zeka bireyin daha kolay, daha çabuk tüketmesini sağlamak için çalıştırılacak. Kapitalist-globalist paradigma açısından yapay zekânın köle statüsünde tutulmak istenmesinin nedeni bu.

Ancak yapay zekânın zıvanadan çıkması son üç yüz yılın makinelerininkine benzemeyecek. Bir makine zıvanadan çıktığında (“bozulduğunda”) kapatılıp tamir ediliyordu. Oysa yapay zekâlar şu dizeyi baştacı edecek gibi: “Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım!”

Tanol Türkoğlu / tanolturkoglu@gmail.com

Bu yazı HBT'nin 202. sayısında yayınlanmıştır.

Tanol Türkoglu