Organik yaşam

Ali Akurgal Y
Organik yaşam

Nesnelerin interneti (IoT) istesek de istemesek de yaygınlaşıyor. Hemen her şeyin üzerine birer ölçme-raporlama cihazı takılabiliyor, hattâ yapıştırılabiliyor. Bunlar, aklınıza ne gelirse, o noktanın sıcaklığından, nemine, oradaki havanın basıncından, oksijen veya karbondioksit ya da aydınlık düzeyine, nesnenin sarsıntısından sesine kadar her şeyi algılayıp cep telefonu şebekesi üzerinden bir merkeze rapor ediyorlar. Bunların o kadar yaygınlaşması bekleniyor ki, cep telefonlarının kullandığı frekans bandında bu hizmete has, özel bir bölge belirlendi ve NB IoT olarak adlandırıldı (Narrow Band Internet of Things / nesnelerin interneti, dar bant iletişim).

Bu olanağın başka algılama yöntemleri de eklenerek geliştirilmesine tanık olacağız. Örneğin, TCDD, Trakya’daki son tren kazası gibi kazaların bir daha yaşanmaması için, menfez ve köprü üstlerine traverslerin altına, alttaki toprak dolgu yerinde duruyor mu yoksa sel tarafından yıkandı gitti de ilk gelen tren bu boşluğa düşüp devrilecek mi, diye birer NB IoT cihazı koyacak, bir tehlikeyi kılavuz treni yola çıkarmadan öğrenebilecek. Ankara’da yaşanan gibi kazaların olması engellenebilecek.

Evinizdeki veya işyerinizdeki birçok makineye, bir kazaya neden olmaması için önleyici bakım yapılır. En yakından bildiğimiz, tam ihtiyacımız olduğunda “bakımda” olan asansörlerdir. Her ay düzenli olarak, asansörün halatları, rayları, kapıları gözle muayene edilir, gerekirse yağlanır, temizlenir. O bakımda gözle belirlenen tüm aksaklıkları, asansör kabinleri ile motoru üzerine konacak IoT cihazlarla elektronik olarak algılamak mümkün.


Bakım ekibini her ay düzenli değil de, ölçümlerde öncekine göre bir farklılık veya sınırlar dışına taşma varsa, o zaman yollamak hem bakımı aksatmadan yerine getirmek hem de insan kaynağının daha verimli kullanılması açısından önemli, yararlı. Unutmayın, artık otomobilleriniz, arızalarını ve daha önemlisi arızaya yol açabilecek eksiklerini size rapor eder hâle geldi, işte onun gibi. Fabrikanızdaki bir pompanın veya fan motorunun bakıma, yağlanmaya veya parça değişimine ihtiyacı olduğunda bunu motor bozulup iş göremez hâle gelmeden önce bakım ekibine rapor etmek, bir gün ansızın o pompa veya motorun sizi yarı yolda bırakmadan onarılması güvencesini ayağınıza getiriyor.

Peki, ya kişisel bilgiler?

Kuşkusuz, kişisel özgürlüğünüz bu tür algılayıcıların ağına takılmanız ile kısıtlanmış olacak. Bir gün ve saatte nerede olduğunuz, akıllı geçinen cep telefonunuz sorgulandığı vakit nasıl bulunabiliyorsa, evinizdeki, işyerinizdeki hattâ kamuya açık alanlardaki bu tür algılayıcılar ile ne yaptığınız, ne yediğiniz, ne içtiğiniz, kimlerle görüştüğünüz, ne konuştuğunuz izlenebilecek. Diyeceksiniz ki, milyonlarca insanın trilyonlarca verisi arasından benimkini, kim, nasıl ayıklayıp bulacak? İşte “büyük veri” (Big Data) denilen kavram da buradan çıkıyor.

Ülkemizde bu alanda uzmanlaşmış şirketler var. Bunlar, anahtar kelime, görüntü ve iz eşleştirme teknikleriyle o trilyonlarca veri arasından sizinle ilgili olanları ayıklayıp toparlayabiliyorlar, ardından, yapay zekâ ile bunlar değerlendirilip bir senaryo halinde sizi izleyenin önüne konulabiliyor. Bu tatsız bir durum. Ama çoğumuzun böyle bir durumdan pek etkilendiği de yok. Herkes akıllı telefonlarına yapışmış durumda, bunlar sürekli açık. Hani neredeyse, “zahmet olmasın” diye birçoğunuz zâten ikide birde nerede olduğunuzu, ne yaptığınızı, kendiniz, üstelik inandırıcı olsun diye çoğu zaman fotoğraflarıyla paylaşmıyor musunuz sosyal medya üzerinden? Gizlinin, saklının, kişiselin yavaş yavaş ortadan kalktığı bir topluma doğru gidiyoruz.

Kim bilir bundan kaçanlar belki de cep telefonsuz, IoT’siz bölgeler kurar, “organik” yaşarlar.

Ali Akurgal / ali@akurgal.com

Bu yazı HBT'nin 144. sayısında yayınlanmıştır.

Ali Akurgal