Uzaylılar geldiyse mertçe çıksınlar ortaya!

Cem Say
Uzaylılar geldiyse mertçe çıksınlar ortaya!

 

Bir an için gerçekten uzaylıların geldiğini, UFO gözlemlerinin açıklamasının bu olduğunu düşünün. Gelin bu düşüncenin sonuçlarını inceleyelim.

Bir kere, nereden geliyorlar? Malum, diyanet işleri veya saray yapımı gibi masrafları olmayan ülkeler Güneş Sistemi’nde bilinen tüm gezegenlere ve yaşamın evrilebileceği düşünülen kimi uydulara uzay araçları gönderdi. Hiç birinde bırakın uzay üssüne benzer bir manzara görülmesini, henüz en basitinden bir yaşam formu bile tespit edilmedi. Kendi dünyalarındaki varlıklarını bu kadar iyi saklayabilen yaratıklar neden buraya gelince kamuflajı düşürüyorlar?


Ama son yıllarda baş döndürücü hızda keşfedilmeye başlanan başka yıldızların gezegenleri, “ötegezegen”ler var. Belki de ziyaretçilerimiz oralardandır, olamaz mı?

Uzak, çok uzak

Bu fikirdeki sorun şu: Mesafe arttıkça yolculuk zorlaşıyor. Biz insanların bugüne dek geliştirdiği en gerçekçi yıldızlararası keşif projesi geçen Nisan’da açıklandı ve Güneş’e en yakın yıldıza, 4 ışık yılı uzaklıktaki Alfa Erboğa’ya 3 gramlık (yanlış okumadınız, 3 gramlık) minik sondalar göndermeyi öngörüyor. Neden mi? O mesafeyi tam 20 yılda kat edebilecek hızı sadece bu hafiflikteki cisimlere verebilecek enerjimiz var!

Dünya üstündeki bir lazer kaynağınca ışık hızının beşte biriyle uçacak şekilde “tekmelenerek” yola çıkacak olan bu sondacıkların fren yapma imkanı olmayacak, çünkü uzayda hızlanmak için ne kadar enerji harcarsanız yavaşlamak için de o kadarını harcamanız gerekir, ve zavallıcıkların öyle bir yakıt deposuna sahip olmaları söz konusu değil. Komşu yıldızın yanından yıldırım gibi geçip giderken gezegenleri var mı diye şöyle çabuk bir çekim yapıp bize yollamaları planlanıyor, o kadar. (Pek muhtemel değil ama orada birileri varsa ve bizim sondalar o hızla onlara çarparsa bu nasıl bir mesaj olarak algılanabilir, onu da siz düşünün.)

Demem o ki, hemen oralarda, 4-5 ışık yılı ötede bundan 20 yıl önce bizden diyelim 50 yıl ileride bir uygarlık vardıysa eğer, bize gönderebilecekleri araçların öyle atmosferimize girip uçakları takip edebilecek, şehirlerin üzerinde havada asılı durup manevralar yapabilecek şeyler değil, frene basmadan vınn diye geçip giden “nanogemiler” olması daha makul görünüyor.

Yani “UFOlar gerçek!” varsayımını bilimle bağdaştırmaya çalıştığımızda bu ziyaretçilerin bizden öyle biraz değil, çok çok daha ileri bir uygarlıktan gelmiş olması gerekeceği sonucuna varıyoruz. Ya çok daha uzun mesafeleri büyük araçlarla hızlı kat edebilecek ve sonra durabilecek kadar enerjileri var, ya da uzun yolculuklardan sıkılmayacak sabırları. (Aslında insanlığın deneyiminden de görüldüğü gibi, böyle yollara kişinin kendi gitmesindense robot temsilciler yollaması daha ucuz ve güvenli.)

O kadar da uzak değil

Ama mesafeyle ilgili bir kısıt daha var. Bu yabancıların Dünya’da (eğer buna uygarlık denirse) bir uygarlık olduğundan haberdar olup “bir inceleyelim hele” diye geldiklerini düşünürsek, evlerinin fazla da uzakta olmaması gerekiyor. Neden derseniz, bizim gezegende zekâ ürünü bir şeyler olduğuna dair uzaktan görülebilecek ilk emare 1936 yılında aslında istemeden uzaya yaymaya başladığımız televizyon yayınları idi. Hem bu yayınlar, hem de (fiziği gerçekten yanlış bilmiyorsak) uzaylı ziyaretçilerimiz ışıktan hızlı gidemeyeceklerine göre, bizi bu şekilde fark edip gelmişler ise (ki bu olağanüstü derecede zayıflamış TV sinyalini alıp, onu görüntüye nasıl çevireceklerini “insanüstü” şekilde anında keşfedip, sonra da hemen ışığınkine yakın hızlara çıkıp inebilen uzay gemilerine atlayıp yola çıkmış olmalarını gerektiriyor!) taş çatlasa 40 ışık yılı uzaklıkta “oturuyor” olmaları gerekir, bu da gökadamızın çok küçük bir bölümüne denk geliyor. Uygarlığı bırakın, hayatın bu denli küçük bir hacimde iki farklı noktada evrilmesi ne kadar olasıdır, bilemiyoruz.

Ve daha neden o kadar yolu geldikten sonra kendilerini tanıtmadıklarını, dostça veya düşmanca bir şeyler yapmayıp sadece kimi pilotların kafasını karıştırmakla yetindiklerini sormadık bile! Size de bu hikaye giderek tuhaflaşıyor gibi gelmiyor mu?

Mantıklı açıklama

Son zamanlarda neden UFO haberlerinde artış var? Bir yığın basit sebebi olabilir. Eskiden İnsansız Hava Aracı denen şeyler yoktu mesela. Şimdi ortalıkta cirit atıyorlar. Komşu ülkelerde savaşlar sürüyor, ne idüğü belirsiz uçaklar hem oralarda, hem de maalesef sınırın bu yanında arz-ı endam ediyor. Havadaki kalabalığın artması hem masumane “aa, UFO gördüm!” raporlarında artışa yol açabilir, hem de esas sebebin bilinmesini istemeyen otoritelerin kamuoyunda bu türden bir kafa karışıklığından medet umması söz konusu olabilir. (SSCB döneminde gizli tutulması istenen uydu fırlatmalarından sonra böyle söylentiler çıkardı.)

Başka uygarlıkların uzay gemilerinin yakın ya da uzak geçmişte dünyamızı ziyaret ettiğine inanmıyorum. Bu gibi durumlarda pirimiz Carl Sagan’ın meşhur “Olağanüstü iddialar olağanüstü deliller gerektirir” düsturunu esas alırım. Bu kadar şaşırtıcı bir şeye inanabilmem için tanımadığım birilerinin tanıklıkları, sahtesi de yapılabilecek görüntü kayıtları vs. yetmez. Uzaylı istilası gerektirmeyen alternatif açıklamalar bana daha akla yakın geldiğinden onların teker teker çürütülmesini şart koşarım. Size de aynısını tavsiye ederim.

Cem Say / sayster@gmail.com


Cem Say

1987'den beri Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nde çalışıyor. Çalışmaları Yapay Zeka ve Kuramsal Bilgisayar Bilimi üzerine. Sahte dijital deliller üzerine incelemeleri var. Bilimkurgu, uzay yolculuğu, seçim hileleri ve başka bir çok konuya da meraklı.