Yeni uzay yolu dizisinde iş var!

Cem Say Y
Yeni uzay yolu dizisinde iş var!

52. yılını sürmekte olan Uzay Yolu serüveni, Star Trek: Discovery adlı televizyon dizisinin ilk bölümünün 24 Eylül’de ABD’de, bir gün farkla da tüm dünyada yayınlanmasıyla yeni bir aşamaya girdi. HBT’nin “Uzay Yolu muhabiri” olarak ilk üç bölümü izledim. İşte (henüz izlemeyenler için tat kaçırıcı ayrıntılar içermeyen) görüşlerim:

Malum, Uzay Yolu gezegenimizin şimdiki sıkıntılarından kurtulup refah ve barış içinde yaşadığı, insanlığın galaksimizdeki (enteresan bir DNA tohumlaması bahanesiyle çoğu az-çok makyaj yapılmış insanlara benzeyen) diğer zeki türlere dostluk elini uzatıp Birleşik Gezegenler Federasyonu bayrağı altında evrenin bilinmezliklerini keşfe çıktığı bir geleceği anlatan gayet iyimser bir destan. Gönüllere taht kuran Vulkanlı Spak ve can dostu Kaptan Kirk’ün yolculuklarının anlatıldığı ilk diziden beri içimizi ısıtıyor, ve elbette (çizgi film dizisiyle Discovery’i de sayarsak) yedi TV dizisi, 13 sinema filmi, sayısız kitap, oyun ve yan ürünlerle yapımcılarına milyonlar kazandırıyor. Bu satırların yazarı dahil çoğu gencin bilim insanı olmayı seçmesine yol açması ve cep telefonundan tablet bilgisayara, otomatik çeviri cihazlarından üçboyutta yazıcılara dek birçok teknolojik gelişmenin de kimi zaman habercisi, kimi zaman da esin kaynağı olması ile de sıradan bir dizinin ötesinde ilgiyi hak ediyor.

Dönem dönem Uzay Yolu yapımcıları dizinin genel iyimser havasının hikaye uydurmalarını zorlaştırmasından yakınarak senaryoya “karanlık” unsurlar katıyorlar. Şimdiye dek bunun en önemli örneği, 1993-1999 yılları arasında yayınlanan ve Federasyon’un baş edemediği üstün güçte düşmanlar tarafından yok edilme riskiyle karşılaştığında yüksek ideallerin nasıl bir yana bırakılabildiğini anlatan Derin Uzay Dokuz dizisiydi. Yeni dizi Discovery de “karanlık taraf”ı göstermekte bir adım daha ileri gidecek gibi görünüyor.


Discovery, Kirk ve Spak’la tanıştığımız ilk diziden on yıl öncesini anlatıyor. Öykünün baş kahramanı, Spak’ın ailesi tarafından evlat edinilip Vulkan gezegeninde yetiştirilmiş Michael Burnham adında genç bir insan. Burnham pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim ilk iki bölümde iyi niyetle de olsa affedilmesi çok zor bir suç işliyor ve ömür boyu hapse mahkum ediliyor. Allahtan üçüncü bölümde enteresan bir şekilde Discovery adındaki yepyeni bir yıldız gemisinde önemli bir görev alıyor da dizi (bence) toparlanıyor. Bize de Federasyon’un Klingonlar’la girdiği savaştan nasıl çıkacağını, gemide başlangıçta neredeyse herkesin nefret ettiği Burnham’ın başına neler geleceğini, ve tüm bunların benim gibi hayranların zaten ezbere bildiği “Uzay Yolu tarihi”ne nasıl uydurulacağını izlemek kalıyor.

50 yılı aşkındır süren görsel bir hikaye anlatmanın zorlukları ortada. Pek çok konuda günümüzün teknolojisi 1966’da başlayan ilk dizide gösterilen “23. yüzyıl” teknolojisini geride bıraktı. Kirk ve arkadaşları bugün üste para verseler almayacağınız koskoca monitörler kullanırken onlardan on yıl öncesinde geçen Discovery öyküsünde görüntülü iletişim hologramlarla yapılıyor. Tabii bu tip “çağ atlama” örneklerinin iyi yönde olanları da var: İlk dizide kadınlar (subay olanları dahil) genellikle mini eteklerle dolaşıp her fırsatta kendilerini yakışıklı Kaptan Kirk’ün kollarında bulurken Discovery’nin kahramanı Burnham da, onun yedi yıl boyunca komutanlığını yapmış olan Albay Georgiou da mangal yürekli, bağımsız kadınlar.

Diğerlerinden daha sert olsa da bir Uzay Yolu dizisi olarak Discovery’i bilimkurgu meraklılarına öneriyorum. Aslında dahası var: Discovery’nin yayınlandığı Netflix platformunda yukarıda sözünü ettiğim dizi ve filmlerin neredeyse tümü mevcut. Yani öyküyü en başından bugüne dek izleyebilirsiniz.

Uzay Yolu, özellikle de Yıldız Savaşları’nı taklit etmeye kalkmadığı zamanlarda, bilimkurgunun en üstün örneklerinden biri, ve bence bu işe ayırılacak yüzlerce saat kesinlikle kayıp değil, kazanç hanesine yazılmalı.

Cem Say / sayster@gmail.com


*Bu yazı HBT'nin 81. sayısında yayınlanmıştır.

Cem Say

1987'den beri Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nde çalışıyor. Çalışmaları Yapay Zeka ve Kuramsal Bilgisayar Bilimi üzerine. Sahte dijital deliller üzerine incelemeleri var. Bilimkurgu, uzay yolculuğu, seçim hileleri ve başka bir çok konuya da meraklı.