Aziz Sancar’dan öğrenelim: Şimdi üretme zamanı

Toplum
Aziz Sancar’dan öğrenelim: Şimdi üretme zamanı

Dünya tarihinde bir edebiyat ödülünden sonra ilk kez bir ödül almışız: Kimya alanında, ama tam da bizim alanımızı ilgilendiriyor, DNA onarım hatalarının engellenmesi ve kanser oluşumunda en önemli faktörlerden biri ile ilgili muhteşem bilgiler içeriyor. Ülkemizde temel tıp eğitimi almış bir bilim insanının en üst düzeydeki ödülü diğer 2 bilim insanı ile paylaşması ve bu ödülü aldığında yetiştiği ülkesi ve üniversitesi için söylediği sözler ve yorumlar hepimize örnek olmalı.

Sayın Prof. Dr. Aziz Sancar’ın yaşam öyküsüne biraz daha yakından bakıldığında fark ettiklerimiz:

* Üniversite eğitiminin ilk yıllarında kansere çare bulmayı kafasına koymuş bir irade.


* Önderlerinin önerisi ile önce ülkesinde hekimlik yaptıktan sonra bilimin öncüsü olduğunu tartışmasız kabul etmek zorunda kaldığımız ABD’ne gidiş ve orada bitmez tükenmez bir bilim azmi ile çalışması, insanlık ve yurttaşlık bilinci.

* Çok yakın bir akrabasının bizlere aktardığı; haftada 90-100 saat çalışma, yaşayacak kadar yeme alışkanlığı ve kazandıklarını ihtiyacı olan insanlarla paylaşmak gibi yüce bir insanlık örneği.

* Nokta kadar çıkarları için topluma ait her değeri hunharca harcayan bir zihniyetin hakim olduğu günümüzde imrenilesi bir insan. Başkalarını değil, kafasını ve bilimi kullanan bir anlayış.

* Öğrenilmiş çaresizliklerin bizi durdurmaması gerektiğini hatırlatan ince mesajlar. Kapitalist düzenin yaklaşık her ABD vatandaşının iliklerine kadar işlediği bir ortamda 40 yıldan fazla yaşayıp bu hasletleri koruyabilme başarısı ve becerisi.

İyiliklere sahip çıkmalı

Bu değerler hepimize örnek olmalı, inatla ve ısrarla iyi değerlere ve iyi insanlara sahip çıkmalı, her çeşit kötü tavır, davranış ve insanı ortamımızdan soyutlamalıyız. Aksi halde filler kadar olamayacağız. Sizlerle daha önce de paylaştığım makaleden de gördüğünüz gibi, filler DNA hasarına karşı olağanüstü bir yanıt veriyor, apoptotik hücre ölümünü artırıyor ve cüsseleri ile kıyaslanmayacak ölçüde az kanser oluyorlar.

E peki biz neden apoptotik hücre ölümünü devreye sokarak hasarlı ve defoluları devre dışı bırakamıyoruz. Aslında bırakabiliriz ama önce bu iradeye hakim ve sahip olmak lazım ki bu bizde olmalı ve var. Bu kadar uzun sınavlardan ve her gün hasta karşısında olan bizler bunu başarmalıyız ve başarabiliriz-yeter ki isteyelim.

Semra Paydas, sepay@cu.edu.tr