Üst üste iki “fırtına” yaşadık. Biri Çanakkale bölgesini, önemli can ve mal kaybı vermeden bir süredir sarıp sarmalayan üst üste depremler… İkincisi de, başarılı Türk bilim insanımız Canan Dağdeviren’in geçen hafta ülkemizde estirdiği “bilim” fırtınası. Biri neredeyse ebedi ve ezeli korkulu rüyamız. Üzerinde yaşadığımız toprakların büyük çoğunluğu deprem üretir niteliktedir. 17 Ağustos 1999 ...
HBT’nin 45. sayısının ana konusu: namus kültürü. Kökenleri, bugünü ve ne yapılması gerektiği üzerine uzman görüşleri. Namus adına ne cinayetler işleniyor, ne ocaklar sönüyor… Yılda neredeyse her gün bir kadın öldürülüyor namus uğruna, veya terk ettiği, boşanmak istediği için. Boşansa bile karısını hâlâ “kendi malı” sanan bir erkek kültürünün dışa vurumu… Sonuçları mahvedici, hem bir c...
Bu sayı 28 sayfalık bir dergi ile karşınızdayız. Geniş bir dosya konusu hazırlayınca, dergi içindeki yazı çeşitliliğinin azalmasına gönlümüz razı olmadı. Sayfaları artırdık. Geleceği bilemeyiz. Tüm kâhinler de, dahası gelecek bilimciler de yanılmaya mahkûmdur. Kimse geleceği kestiremez. Bu konuda ancak genel bazı şeyler söylenebilir. Biraz doğru çıkanı da olur, hiç doğru çıkmayabilir de. Geleceği ...
Ortadoğu bölgesindeki 9 ülkenin bir araya gelerek, Ürdün’de çok geniş çaplı bir bilimsel işbirliğine girişmeleri sevindirici – büyük olay! Neredeyse kadim zamandan beri bir çatışma alanı olan bölgede, böyle bir işbirliğinin gerçekleşmesini biz de kapak konusu yapalım dedik. Toplumlar arasında dostlukların savaşlara dönüşmesini, siyasi iktidarların kendi ülkelerinde iktidar savaşlarının ̵...
Eğitim İş İstanbul 2 No’lu şube her hafta HBT’yi öğretmenlere hediye olarak dağıtıyor. “Bu eğitim yılında da ziyaret ettiğimiz her okula en az bir adet dergi götürüyoruz” diyorlar. İşte dergi hazırlama çalışmalarından bu fotoğrafı bizimle ve HBT okurlarıyla paylaşıyorlar. *** Yeni yılın ilk Herkese Bilim Teknoloji’sinin 41. sayısıyla sizlere merhaba diyelim. Kapağımız, atalarımızın mağ...
Derin bir bunalım çağında yaşıyoruz. Hayır, sadece ülkemizdeki terörü ile yaşattığı dehşeti ve siyasetin çıkmazlarını kastederek söylemiyoruz bunu. Terörün adeta egemenliği tüm toplumları belirli derecelerde etkiliyor, esir alıyor. Bunun adına, korku da diyebilirsiniz. Bir bunalım çağı. 21. yüzyıl yeni doğumlara gebe mi? Evet, bu sarsıntıdan yeni ve daha insani şeylerin çıkması zorunlu, yoksa bugü...