Toplum

Bilgi nedir? Neden bilgiye ihtiyaç duyarız? Bilimsel bilginin önemi nedir? Gerçeği nasıl bilebiliriz? Peki ya kendimizi nasıl biliriz? Bilginin peşine düştüğümüzde sorular da birbiri ardına akıp gider, boyutlar epistemolojiden felsefeye kadar uzanır. Bilginin izini sürmek aynı zamanda insanlığın ilerleyişinin de izini sürmektir. İşin açıkçası birçok açıdan eskiye kıyasla bilgiye daha kolay ulaşıyo...

Şanlıurfa’nın on beş kilometre kuzeydoğusunda yer alan Göbekli Tepe’de Alman arkeolog Klaus Schmidt tarafından gün ışığına çıkarılan, daire biçimin de yerleştirilmiş T biçimli dikilitaşlardan oluşan alan, günümüzden 12.000 yıl önce inşa edilmiştir. Boyları üç ila altı metre arasında değişen bu T biçimindeki dikilitaşların üzerinde, kabartma halinde stilize insan ve hayvan tasvirleri ve soyut sembo...

Bilimin kesin bir tanımını yapmak zordur. Ancak kabaca şöyle diyebiliriz: Dünya hakkında sistematik ve yöntemli bir şekilde bilgi —belli bir tür bilgi— edinme faaliyeti. Bu faaliyetin ürünü bilimsel bilgidir. Bilimle elde edilen bilgiler sıradan, basit, önemsiz bilgiler değildir —bugün kafeteryada ne yemek çıktığı, yarın günlerden ne olduğu, kupayı geçen yıl hangi takımın kazandığı, gibi. Bilimin ...

Düşünmek için var olmanın gerekliliğini vurgulayan Fransız filozof Descartes’ a (1596-1650) ait «Düşünüyorum öyleyse varım.» sözü, felsefe tarihinin en ünlü sözlerinden birisi. Bu sözün altında insanın kendi varlığını düşünce yoluyla anlaması gerçeği yatar. Kişi yaşamı boyunca diğer insanlar ve çevre ile sürekli bir etkileşim halindedir. Öğrenmenin oluşması için de yaşantı gerekmektedir. Bilim ins...

Konuşma sesleri neye göre seçiliyordu ve kimler seçiyordu? Yapılan üretim ne ise o ‘üretim’ sırasında çıkan ‘en karakteristik sesler’ yansılama yoluyla konuşma diline kodlarla aktarılıyor, yüceltiliyor; mitlerde ise göksel ışıklı varlıkların ruhları tarafından yerdeki kamlara öğretildiği söyleniyordu. Örneğin derelerden toplanan (ve çaytaşı denilen) taşlarla ilk aletlerin yapıldığı Alt Paleolitik ...

Bildiğinizden emin olduğunuz bir şeyler düşünün. Örneğin okulda öğrendiğimiz, “üçgenin iç açıları toplamının 180 derece olduğu”. Bu bilginin aksini[1] iddia eden kimseye rastlamayan, her yargının en az bir ön koşulu olduğunu da kimseden duymamış bir çocuk, bu bilgiyi öylesine sahiplenir ki, zihninde bir küçük duvar örerek bu bilgiye uymayabilecek tüm alanları “öte taraf” ilan eder ve hiç kuşkusu o...

Bizimki hep “açık-ev”di. Çocuklarım büyürken, bütün arkadaşları bizde toplanırdı. Kitaplığıma bakar bakar, “Sahi Zeynep Teyze, bütün bu kitapları okudun mu?”, “Okudun da ne oldu?” diye sorarlardı. Bunlara benzer sorular birbirini izlerdi... Bir gün içlerinden biri “Ben bu kadar kitap okuyacağıma, üniversite diye canımı çıkaracağıma, babam bana şimdi Cağaloğlu meydanında bir bakkal açsın, hayatımı ...

Bir topluluk içinde insanlar genelde kendi görüşlerini çoğunluğun görüşüne uydurma eğiliminde oldukları uzun süreden beri bilinen bir durum. Ancak bunun beyinde nasıl gerçekleştiği son yıllara kadar bilinmiyordu. 2011’de, Stanford Üniversitesi’nden psikolog Jamil Zaki ve ekibinin yaptığı araştırmalara göre bunun sorumlusu beynimizin ödül merkezi diye de bilinen ventromedial prefrontal korteks. Bu ...

Bugün küresel eşitsizlik 19. yüzyılın sonlarındaki eşitsizlikle aynı düzeyde. Ve yükselmeye devam ediyor. Eşitsizlik arttıkça insanlar sahip oldukları medeni hakların da ellerinden kayıp gittiğini hissediyor. Bu durum yabancılaşmaya ve öfke patlamalarına yol açarken, milliyetçiliği ve yabancı düşmanlığını körüklüyor. İnsanların son yıllarda en büyük kaygısı, küçülmekte olan paylarını korumak, daha...