Yazarlar

Plasebo etkisi

‘Plasebo’ kelimesi, Latincede “I shall please” (memnun edeceğim) anlamı taşır ve ilk kez 14. yüzyılda Hristiyan cenazelerinde “Placebo Domino in regione vivorum” (Yaşayanlar diyarındaki Efendi›yi memnun edeceğim) cümlesi içerisinde memnun edici, tatmin edici anlamlarında kullanılmıştır. İlk yazılı İngilizce eserlerden biri olan Canterbury Hikayeleri’ndeki dalkavuğun isminin Placebo olması, kelimen...

Beynimizle ne yapmalıyız?

Geçtiğimiz günlerde çağdaş filozoflardan Catherine Malabou’nun “Beynimizle Ne Yapmalıyız?” adlı ilgi çekici bir kitabını okudum. 2004 yılında yapılan bu çalışmaya kadar nöroloji, felsefe ve siyaseti kesiştirme çalışması daha önce yapılmamış. Kitap, kendi ifadesiyle “katı bir şekilde analitik-indirgemeci değil; Avrupa felsefesi kadar soyut ve kapalı değil”. Avrupası felsefesinin kavramlarıyla nörob...

Akademik sahteciliklere şaşırıyor muyuz?

Akademik sahtecilikler hakkında yazdığım bir kaç yazı şaşkınlıkla karşılandı. Ben hiç şaşırmadım; çünkü doçentlik sınavı jürilerinde, bu tür örneklerle sık sık karşılaşıyordum. Doçentlik sınavları, akademik kariyerde, son kalite kontrol mekanizmasıydı: Başka üniversitelerden beş profesör tarafından, yayınlarınızın incelendiği ve sözlü bir sınavla meslekte yeterliğinizin sınandığı, zorlu bir tecrüb...

Yenilenebilir enerjiler küresel ısınmayı sınırlayabilecek mi?

2017, temiz enerjiler için Çin’in ve güneş enerjisinin başı çektiği yeni bir rekor yılı oldu. Ama, bütün tahminlerin de ötesinde ucuzlayan ve yaygınlaşan yenilenebilir enerjiler küresel ısınmayı sınırlamaya yeterli olacak mı? Yöneticisinin Dr. Fatih Birol olması ile öğündüğümüz Uluslarası Enerji Ajansı (International Energy Agency - IEA) ‘Yenilenebilir Enerjiler 2017’ raporunu yayınladı. Güneş pan...

Ne yapsak da halk bilinçli olsa?

Dünya ülkelerini uygarlığın içinde bulunduğu güncel koşullarla buluşturmak için var olan olanak, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ortadan kalkmıştı. Cumhuriyetin kurulduğu ilk 15 yıldan sonra sanayileşmede ve bilimsel üretimde geri kalmamız, son yıllarda üniversitelerin öğretim kalitelerinin düşmesi, günlük yaşamda, ülkeyi kara bir umutsuzluğa düşüren haberler bu durumdan nasıl çıkacağımıza ilişkin ...

Olgular, değerlerden arındırılabilir mi?

Galileo Galilei, 1615 yılında yazdığı ünlü metni Grand Düşes Christina’ya Mektup’ta o dönem pek çok kişinin karşı çıktığı güneş merkezli Kopernik evren modelinin fiziksel bir gerçeklik olduğunu, bu açıdan yadsınmasının mümkün olmadığını dile getirir. Gerçeğin tek olmasından dolayı doğa yasası karşısında onu konu edinen kişilerin değerlerinin hiçbir önemi yoktur. Bu açıdan bilimsel etkinlik bir nev...

Üniversite gelecekte, sanayi bu günde

Teknolojinin çok hızla değiştiği bir çağda yaşadık. Akademide olmanın en ilginç yanı, geliştirilen teknolojileri herkesten önce hayal etmek; üstünde çalışmak. Bu bazen dezavantaj da olabiliyor. Sizin bunları gördüğünüz, üstünde çalıştığınız zaman kimsenin onlardan haberi olmuyor, kimse ilgilenmiyor; siz de “acaba bunlar bir gün gerçek olur mı?” hissini taşıyorsunuz. Yıl 1985; bir lisansüstü teleil...

Bilimin nesnelliği şüpheli mi?

Bilimsel bilgi en temelde madde/evrenin varolduğu, düzenli olduğu ve düzeni oluşturan ilkelerin açıklanabileceği ön kabullerine dayanan insan aklının ürünleridir. Haliyle bilgi açıklamaya çalıştığı doğal durumdan farklı olarak insan tarafından kurulan ve yeniden doğaya projekte edilen bir şeydir. Buna karşın bilim söz konusu olduğunda bizler genellikle insanı denklemden çıkartarak bilim, nesnellik...

Çin üniversiteleri birinci sınıf olmayı hedefliyor

Geçen yazımda Çin’in akademik etik ihlalleri ile nasıl mücadele ettiğinden örnek vermek için, Çin yüksek eğitim sistemi hakkında biraz okudum. 1966-76 yılları arasında Çin, kültür devrimi adı verilen felaket sırasında tüm üniversitelerini kapatmış; hocalarını ve öğrencilerini kırsal kesimde çalışma kamplarına sürmüş. Kültür devriminden vaz geçtikten sonra, nüfusta %1’lere düşen yüksek öğrenimli sa...